Trump, İran konusunda karar aşamasında: Seçim yenilgisi seçeneklerini daraltıyor

İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)
İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)
TT

Trump, İran konusunda karar aşamasında: Seçim yenilgisi seçeneklerini daraltıyor

İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)
İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantının ardından geniş çaplı savaşı yeniden başlatma konusunda "yakında" karar vereceğini açıklayarak İran'la çatışmanın yeniden tırmanabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ülkenin geriye kalanını da yok etmeyi tercih etmediğini ancak bunu yapmak zorunda kalabileceğini söyleyen Trump, olası saldırıları İran'ın nükleer programının yeniden kapasite kazanmasını önleme şartına bağladı.

Trump'ın açıklamaları, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde yenilgiye uğramasının ardından geldi. Seçim sonuçları, Trump'ın kararını vereceği siyasi ortamı değiştirse de elindeki güç araçlarını ortadan kaldırmadı.

Tahran seçim sonuçlarını kendi zaferi olarak sunmaya çalışırken, Amerikan seçmeninin başkanın partisini cezalandırması ABD'nin askeri yenilgiye uğradığı anlamına gelmiyor. Ancak bu sonuç Trump'ı daha zorlu bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: İç siyasette kendisini zayıflatan bir çatışmayı, rakibi karşısında geri adım atmış görünmeden nasıl sona erdirecek?

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, seçim sonuçlarının çatışmayı birbirine zıt iki yönde etkileyebileceğini düşünüyor. Buna göre sonuçlar, yıpranmış iki taraf arasında bir uzlaşma için fırsat yaratabileceği gibi, İran'ın zafer ilan etmesini önlemek isteyen Trump'ı gerilimi tırmandırmaya da yöneltebilir.

Üç seçenek

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığı habere göre Trump üç seçeneği değerlendiriyor. Yeni saldırılar düzenlemek, İran yönetimini ekonomik açıdan daha fazla sıkıştırmak veya önemli Amerikan tavizlerini içeren bir anlaşmaya varmak.

Ancak bu seçeneklerin tümü aynı sorunda düğümleniyor: İran'a zarar verme kapasitesine sahip olmak, Beyaz Saray'ın istediği siyasi sonucu elde etmeyi garanti etmiyor.

thyju
ABD Başkanı Donald Trump ve yanında Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)

Hava saldırıları İran'ın askeri kapasitesine daha fazla zarar verebilir ancak yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetini tek başına belirleyemez veya Tahran'ın müfettişlerle işbirliği yapmasını sağlayamaz. Ablukanın sürdürülmesi baskıyı canlı tutsa da İran'ın misilleme riskini ve deniz trafiğindeki aksama ihtimalini uzatıyor. Anlaşma ise her iki tarafın da taleplerini ve söylemlerini yükselttiği bir dönemde, kendi kamuoylarına kabul ettirebilecekleri adımlar atmasını gerektiriyor.

Axios, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) büyük çaplı operasyonların yeniden başlatılması ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürdüğünü ancak henüz yeni bir talimat almadığını bildiriyor. Üçüncü bir uçak gemisi grubunun bölgeye ulaşması da hazırlıkların yoğunlaştığına işaret edebilir. Ancak Singapur'u ziyaret eden Theodore Roosevelt uçak gemisinin bölgeye kasım ayının ortasından önce ulaşması beklenmiyor. Bu durum, saldırı için kesin bir tarih ya da operasyonun başlaması açısından zorunlu bir koşul değil, hazırlık göstergesi niteliği taşıyor.

Ortadoğu Forumu araştırmacısı Michael Rubin, askeri operasyonların sürmesini bekliyor. Şarku’l Avsat'a konuşan Rubin, Trump'ın alacağı herhangi bir karara bağlı kalacağına inanmanın aptallık olduğunu söylüyor. Ancak İran'ın zafer kazanmış görünmesi halinde Trump'ın siyasi mirasının son derece kötü olacağını belirterek, bu nedenle başkanın saldırganlığını daha da artıracağını öne sürüyor.

Rubin, Trump'ın önünde başka bir seçim bulunmadığına dikkati çekerek, Kongre'nin başkanın adımlarını yasa dışı kabul etse bile pratikte ne yapabileceğini sorguluyor.

Rubin'in değerlendirmesi önemli bir motivasyona işaret ediyor: Seçim yenilgisi, Trump'ı içine kapanmaya değil, kaybını telafi edecek bir dış politika başarısı aramaya yöneltebilir. Ancak bu, başkanın davranışlarına ilişkin bir öngörüden ibaret; kararın kesinleştiğini gösteren bir kanıt değil.

Felç etmeyen kısıtlamalar

Seçim sonuçları başkanı otomatik olarak hareket edemez hale getirmiyor. Ayrıca yeni seçilen Kongre, seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yetkilerini hemen devralmıyor. Yeni Kongre'nin görev süresi 3 Ocak'ta başlayacak. Dolayısıyla seçim yenilgisinin doğrudan siyasi etkisiyle yeni çoğunluğun denetim ve yasama araçlarını kullanmaya başlaması arasında bir zaman farkı bulunuyor.

Bununla birlikte Kongre'nin rolünü yalnızca sözlü itirazlarla sınırlamak doğru değil. Kongre, bütçe ve ödenekler üzerinde yetkiye sahip olmasının yanı sıra denetim, hesap sorma ve askeri güç kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler yapma araçlarını da elinde bulunduruyor. Ancak bu yetkilerin fiili kısıtlamalara dönüşmesi siyasi uzlaşma ve yasal süreçler gerektiriyor; ayrıca başkanlık vetosuyla karşılaşabiliyor.

Dolayısıyla seçim sonuçları tek başına yeni bir saldırıyı engellemese de uzun süreli bir çatışmanın finansmanını sağlamak ve buna siyasi destek bulmak Trump yönetimi açısından daha zor hale gelebilir.

fgbhyjuk
Enerji ticaretinin kritik güzergâhlarından Hürmüz Boğazı'nda seyreden ticari gemiler (Reuters)

Trump üzerindeki en yakın baskı ise siyasi alanda hissediliyor. Başkan Yardımcısı JD Vance, seçim yenilgisini savaşın kamuoyunda ne ölçüde destek görmediğinin göz ardı edilmesine bağlayan bir değerlendirme yaptı. Gerilimin yeniden tırmanması enerji maliyetlerini artırır veya kayıpları büyütürse Cumhuriyetçi Parti içindeki ayrışmayı derinleştirebilir ve yönetimin diğer önceliklerini hayata geçirme kapasitesini zayıflatabilir.

Bu nedenle Trump'ın savunulabilir bir sonuç ortaya koyması gerekiyor. Bu sonuç, doğrulanabilir nükleer kısıtlamalar, deniz ulaşımının yeniden güvence altına alınması veya savaşın daha elverişli şartlarda sona erdirilmesi olabilir. Aksi halde daha fazla yıkımla yetinilmesi, seçimlerden önce gündeme gelen temel soruyu yeniden ortaya çıkarabilir: Askeri kazanımlar nasıl kalıcı bir siyasi uzlaşmaya dönüştürülecek?

Müzakere fırsatı

Ortadoğu Enstitüsü araştırmacısı Alex Vatanka, "Bu tabloyu daha önce de gördük" diyerek Trump'ın çatışmayı sona erdirmekte defalarca başarısız olduğunu ve zaferin nasıl bir sonuç anlamına geleceğini henüz belirleyemediğini söylüyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan Vatanka, Trump'ın yarın savaşı sona erdirerek Amerikan zaferini ilan edebileceğini ancak "İran'ın da söyleyecek bir sözü bulunduğunu" belirtiyor. Bunun belirsizliğin temel kaynağı olduğunu kaydeden Vatanka, buna rağmen seçim sonuçlarının diplomasiye kapı aralayabileceği görüşünde.

Vatanka'ya göre Trump siyasi açıdan zayıfladı, Demokratlar savaşın yönetilme biçimi nedeniyle kendisine karşı çıkacak ve İran da ağır kayıplar yaşıyor. Bu nedenle her iki tarafın da siyasi bir anlaşmaya varmak için geçerli gerekçeleri bulunuyor.

Tahran'ın Katar aracılığıyla Washington'a bir nükleer anlaşma önerisi iletmesi, bu ihtimali destekleyen diplomatik hareketliliğe işaret ediyor. Ancak Reuters'a göre İran, müzakerelere başlamadan önce kendi taleplerinin yerine getirilmesinde ısrar ediyor.

dcfghyju
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin, Muhsin Rızai ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in Tahran'da daha önce gerçekleştirdiği görüşmeden paylaştığı fotoğraf

Axios'un haberine göre arabulucular, iki gün içinde uygulanması öngörülen bir düzenlemeyi de ele alıyor. Buna göre ablukanın kaldırılması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması karşılığında müfettişlerin saldırıya uğrayan tesislere girişine izin verilmesi, ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin başlatılması öngörülüyor. Ancak bu, üzerinde çalışılan bir öneri; henüz varılmış bir anlaşma değil.

Burada Trump'ın seçim yenilgisi ile İran'ın zaferi arasındaki fark ortaya çıkıyor. Seçim sonuçları Tahran'a propaganda malzemesi sağlasa da ablukayı kaldırmıyor veya ülkenin askeri kapasitesini yeniden inşa etmiyor. Trump'ın siyasi zayıflığının abartılması, Rubin'in öngördüğü gibi başkanı gerilimi tırmandırmaya itebilir. Bu zayıflığın müzakere sürecinde değerlendirilmesi ise Vatanka'nın işaret ettiği çıkış yolunu açabilir.

Seçimler, seçeneklerin siyasi maliyetini değiştirdi ancak Trump'ın bunlardan hangisini tercih edeceğini ya da iki tarafın da yaşadığı yıpranmayı savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya dönüştürüp dönüştüremeyeceğini henüz belirlemedi.



Trump, İran konusunda karar aşamasında: Seçim yenilgisi seçeneklerini daraltıyor

İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)
İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)
TT

Trump, İran konusunda karar aşamasında: Seçim yenilgisi seçeneklerini daraltıyor

İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)
İran'ın Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş yük gemilerinin yanından geçen küçük bir tekne, 24 Ekim (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantının ardından geniş çaplı savaşı yeniden başlatma konusunda "yakında" karar vereceğini açıklayarak İran'la çatışmanın yeniden tırmanabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ülkenin geriye kalanını da yok etmeyi tercih etmediğini ancak bunu yapmak zorunda kalabileceğini söyleyen Trump, olası saldırıları İran'ın nükleer programının yeniden kapasite kazanmasını önleme şartına bağladı.

Trump'ın açıklamaları, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde yenilgiye uğramasının ardından geldi. Seçim sonuçları, Trump'ın kararını vereceği siyasi ortamı değiştirse de elindeki güç araçlarını ortadan kaldırmadı.

Tahran seçim sonuçlarını kendi zaferi olarak sunmaya çalışırken, Amerikan seçmeninin başkanın partisini cezalandırması ABD'nin askeri yenilgiye uğradığı anlamına gelmiyor. Ancak bu sonuç Trump'ı daha zorlu bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: İç siyasette kendisini zayıflatan bir çatışmayı, rakibi karşısında geri adım atmış görünmeden nasıl sona erdirecek?

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, seçim sonuçlarının çatışmayı birbirine zıt iki yönde etkileyebileceğini düşünüyor. Buna göre sonuçlar, yıpranmış iki taraf arasında bir uzlaşma için fırsat yaratabileceği gibi, İran'ın zafer ilan etmesini önlemek isteyen Trump'ı gerilimi tırmandırmaya da yöneltebilir.

Üç seçenek

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığı habere göre Trump üç seçeneği değerlendiriyor. Yeni saldırılar düzenlemek, İran yönetimini ekonomik açıdan daha fazla sıkıştırmak veya önemli Amerikan tavizlerini içeren bir anlaşmaya varmak.

Ancak bu seçeneklerin tümü aynı sorunda düğümleniyor: İran'a zarar verme kapasitesine sahip olmak, Beyaz Saray'ın istediği siyasi sonucu elde etmeyi garanti etmiyor.

thyju
ABD Başkanı Donald Trump ve yanında Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)

Hava saldırıları İran'ın askeri kapasitesine daha fazla zarar verebilir ancak yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetini tek başına belirleyemez veya Tahran'ın müfettişlerle işbirliği yapmasını sağlayamaz. Ablukanın sürdürülmesi baskıyı canlı tutsa da İran'ın misilleme riskini ve deniz trafiğindeki aksama ihtimalini uzatıyor. Anlaşma ise her iki tarafın da taleplerini ve söylemlerini yükselttiği bir dönemde, kendi kamuoylarına kabul ettirebilecekleri adımlar atmasını gerektiriyor.

Axios, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) büyük çaplı operasyonların yeniden başlatılması ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürdüğünü ancak henüz yeni bir talimat almadığını bildiriyor. Üçüncü bir uçak gemisi grubunun bölgeye ulaşması da hazırlıkların yoğunlaştığına işaret edebilir. Ancak Singapur'u ziyaret eden Theodore Roosevelt uçak gemisinin bölgeye kasım ayının ortasından önce ulaşması beklenmiyor. Bu durum, saldırı için kesin bir tarih ya da operasyonun başlaması açısından zorunlu bir koşul değil, hazırlık göstergesi niteliği taşıyor.

Ortadoğu Forumu araştırmacısı Michael Rubin, askeri operasyonların sürmesini bekliyor. Şarku’l Avsat'a konuşan Rubin, Trump'ın alacağı herhangi bir karara bağlı kalacağına inanmanın aptallık olduğunu söylüyor. Ancak İran'ın zafer kazanmış görünmesi halinde Trump'ın siyasi mirasının son derece kötü olacağını belirterek, bu nedenle başkanın saldırganlığını daha da artıracağını öne sürüyor.

Rubin, Trump'ın önünde başka bir seçim bulunmadığına dikkati çekerek, Kongre'nin başkanın adımlarını yasa dışı kabul etse bile pratikte ne yapabileceğini sorguluyor.

Rubin'in değerlendirmesi önemli bir motivasyona işaret ediyor: Seçim yenilgisi, Trump'ı içine kapanmaya değil, kaybını telafi edecek bir dış politika başarısı aramaya yöneltebilir. Ancak bu, başkanın davranışlarına ilişkin bir öngörüden ibaret; kararın kesinleştiğini gösteren bir kanıt değil.

Felç etmeyen kısıtlamalar

Seçim sonuçları başkanı otomatik olarak hareket edemez hale getirmiyor. Ayrıca yeni seçilen Kongre, seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yetkilerini hemen devralmıyor. Yeni Kongre'nin görev süresi 3 Ocak'ta başlayacak. Dolayısıyla seçim yenilgisinin doğrudan siyasi etkisiyle yeni çoğunluğun denetim ve yasama araçlarını kullanmaya başlaması arasında bir zaman farkı bulunuyor.

Bununla birlikte Kongre'nin rolünü yalnızca sözlü itirazlarla sınırlamak doğru değil. Kongre, bütçe ve ödenekler üzerinde yetkiye sahip olmasının yanı sıra denetim, hesap sorma ve askeri güç kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler yapma araçlarını da elinde bulunduruyor. Ancak bu yetkilerin fiili kısıtlamalara dönüşmesi siyasi uzlaşma ve yasal süreçler gerektiriyor; ayrıca başkanlık vetosuyla karşılaşabiliyor.

Dolayısıyla seçim sonuçları tek başına yeni bir saldırıyı engellemese de uzun süreli bir çatışmanın finansmanını sağlamak ve buna siyasi destek bulmak Trump yönetimi açısından daha zor hale gelebilir.

fgbhyjuk
Enerji ticaretinin kritik güzergâhlarından Hürmüz Boğazı'nda seyreden ticari gemiler (Reuters)

Trump üzerindeki en yakın baskı ise siyasi alanda hissediliyor. Başkan Yardımcısı JD Vance, seçim yenilgisini savaşın kamuoyunda ne ölçüde destek görmediğinin göz ardı edilmesine bağlayan bir değerlendirme yaptı. Gerilimin yeniden tırmanması enerji maliyetlerini artırır veya kayıpları büyütürse Cumhuriyetçi Parti içindeki ayrışmayı derinleştirebilir ve yönetimin diğer önceliklerini hayata geçirme kapasitesini zayıflatabilir.

Bu nedenle Trump'ın savunulabilir bir sonuç ortaya koyması gerekiyor. Bu sonuç, doğrulanabilir nükleer kısıtlamalar, deniz ulaşımının yeniden güvence altına alınması veya savaşın daha elverişli şartlarda sona erdirilmesi olabilir. Aksi halde daha fazla yıkımla yetinilmesi, seçimlerden önce gündeme gelen temel soruyu yeniden ortaya çıkarabilir: Askeri kazanımlar nasıl kalıcı bir siyasi uzlaşmaya dönüştürülecek?

Müzakere fırsatı

Ortadoğu Enstitüsü araştırmacısı Alex Vatanka, "Bu tabloyu daha önce de gördük" diyerek Trump'ın çatışmayı sona erdirmekte defalarca başarısız olduğunu ve zaferin nasıl bir sonuç anlamına geleceğini henüz belirleyemediğini söylüyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan Vatanka, Trump'ın yarın savaşı sona erdirerek Amerikan zaferini ilan edebileceğini ancak "İran'ın da söyleyecek bir sözü bulunduğunu" belirtiyor. Bunun belirsizliğin temel kaynağı olduğunu kaydeden Vatanka, buna rağmen seçim sonuçlarının diplomasiye kapı aralayabileceği görüşünde.

Vatanka'ya göre Trump siyasi açıdan zayıfladı, Demokratlar savaşın yönetilme biçimi nedeniyle kendisine karşı çıkacak ve İran da ağır kayıplar yaşıyor. Bu nedenle her iki tarafın da siyasi bir anlaşmaya varmak için geçerli gerekçeleri bulunuyor.

Tahran'ın Katar aracılığıyla Washington'a bir nükleer anlaşma önerisi iletmesi, bu ihtimali destekleyen diplomatik hareketliliğe işaret ediyor. Ancak Reuters'a göre İran, müzakerelere başlamadan önce kendi taleplerinin yerine getirilmesinde ısrar ediyor.

dcfghyju
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin, Muhsin Rızai ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in Tahran'da daha önce gerçekleştirdiği görüşmeden paylaştığı fotoğraf

Axios'un haberine göre arabulucular, iki gün içinde uygulanması öngörülen bir düzenlemeyi de ele alıyor. Buna göre ablukanın kaldırılması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması karşılığında müfettişlerin saldırıya uğrayan tesislere girişine izin verilmesi, ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin başlatılması öngörülüyor. Ancak bu, üzerinde çalışılan bir öneri; henüz varılmış bir anlaşma değil.

Burada Trump'ın seçim yenilgisi ile İran'ın zaferi arasındaki fark ortaya çıkıyor. Seçim sonuçları Tahran'a propaganda malzemesi sağlasa da ablukayı kaldırmıyor veya ülkenin askeri kapasitesini yeniden inşa etmiyor. Trump'ın siyasi zayıflığının abartılması, Rubin'in öngördüğü gibi başkanı gerilimi tırmandırmaya itebilir. Bu zayıflığın müzakere sürecinde değerlendirilmesi ise Vatanka'nın işaret ettiği çıkış yolunu açabilir.

Seçimler, seçeneklerin siyasi maliyetini değiştirdi ancak Trump'ın bunlardan hangisini tercih edeceğini ya da iki tarafın da yaşadığı yıpranmayı savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya dönüştürüp dönüştüremeyeceğini henüz belirlemedi.


Irak, ABD'nin İran'a yönelik olası saldırılarına karşı acil durum planları hazırlıyor

Iraklı milis gruplardan birine ait çok namlulu roketatar (Haşdi Şabi Medya)
Iraklı milis gruplardan birine ait çok namlulu roketatar (Haşdi Şabi Medya)
TT

Irak, ABD'nin İran'a yönelik olası saldırılarına karşı acil durum planları hazırlıyor

Iraklı milis gruplardan birine ait çok namlulu roketatar (Haşdi Şabi Medya)
Iraklı milis gruplardan birine ait çok namlulu roketatar (Haşdi Şabi Medya)

Bağdat, olası bir askeri çatışmanın ülkeye yansımalarını önlemek için sınır güvenliğini artırıyor. Ordu komutanlarına silahlı grupların ihlallerine müdahale yetkisi verildi

Bağdat'tan cuma günü edinilen bilgilere göre Irak hükümeti, ABD ile İran arasında askeri çatışma çıkması ihtimaline karşı çok yönlü bir acil durum planı hazırladı. Plan kapsamında sınır kentlerine askeri birlikler konuşlandırılması ve bu birliklerin subaylarına, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'na danışmadan olası ihlallere müdahale etme talimatı verilmesi öngörülüyor. Hükümetin bazı birimleri ise uzaktan eğitime geçilmesi ve çatışma bölgelerinden kaçabilecek sivillerin kabul edilmesine yönelik hazırlıklar üzerinde çalışıyor.

ABD'nin İran'a yönelik saldırı düzenleyebileceğine ilişkin işaretler bu hafta yoğunlaşırken, Bağdat'taki bazı çevreler, Şii silahlı grupların güncellenmiş hedef listesi doğrultusunda geniş çaplı biçimde Tahran'ın yanında savaşa katılmasından endişe ediyor.

Sınır güvenliğinde sıkı denetim

Üst düzey bir güvenlik yetkilisi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Irak hükümetinin Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın talimatıyla sınır kentlerinde sıkı denetim uygulanması ve sahadaki gözetimin artırılması yönünde önleyici tedbirler aldığını söyledi. Yetkili, olağan dışı hareketliliklere ilişkin değerlendirmelerin 24 saat esasına göre güncellendiğini belirtti.

İsminin açıklanmasını istemeyen ve kamuoyuna açıklama yapma yetkisi bulunmadığını belirten yetkili, önlemlerin Irak'ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi'nde Süleymaniye'den güneyde Kuveyt ve İran sınırına yakın Basra'ya kadar İran sınırının izlenmesini, ayrıca Suriye sınırı boyunca ordu birliklerinin konuşlandırılmasını kapsadığını aktardı.

Iraklı yetkili, bölgesel açıdan hassas stratejik noktalarda silahlı grupların faaliyet gösterebileceği endişesi nedeniyle askeri komuta kademesinin özellikle Basra vilayetine odaklandığını kaydetti.

sdcvfgbhyj
Irak polisinin cuma günü Kerkük sokaklarında gerçekleştirdiği askeri devriyeden bir görüntü

Geçen hafta savaşın olası sonuçlarını ele almak üzere düzenlenen geniş katılımlı toplantıya katılan bir başka yetkili ise Başbakan Ali Zeydi'nin, ordu komutanlarına yasa dışı silahlı grupların gerçekleştirebileceği ihlallere kendisine danışmadan derhal müdahale etme yetkisi verdiğini söyledi.

Yetkili, söz konusu komutanların artık silahlı grupları caydırmak için "olağanüstü yetkilere" sahip olduğunu ifade etti.

Uzaktan eğitim hazırlığı

Askeri planlara paralel olarak Ulusal Güvenlik Bakanlar Kurulu, olağanüstü koşullarda okulların uzaktan eğitime geçmesi, hassas kurumlardaki bazı kamu belgelerinin taşınarak dijital ortamda muhafaza edilmesi ve askeri çatışmalardan kaçabilecek sivillerin ülkeye girişine yönelik hazırlıkları görüştü. Bu bilgileri, konuyla ilgili bilgi sahibi bir sivil yetkili aktardı.

Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ali Zeydi'nin başkanlık ettiği Ulusal Güvenlik Bakanlar Kurulu'nda Ulusal Güvenlik Danışmanı ile içişleri, savunma, dışişleri, maliye ve planlama bakanları yer alıyor.

Ancak hükümetten bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, eğitim ve genel olarak kamu kurumlarının çalışma düzenine ilişkin kararlar almak için henüz erken olduğunu belirtti.

Kaynak, "Hükümet, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından mart ayında savaşın başlamasıyla birlikte acil durum planlarını hazırlamıştı. Bu planlar, gelişmelere göre bugüne kadar düzenli olarak güncelleniyor" dedi.

Devrim Muhafızları'nın hedef listesi güncelleniyor

Buna karşılık siyasi yetkililer, bu hafta Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamalarda, İran Devrim Muhafızları'nın talimatları doğrultusunda silahlı grupların hedef listelerini güncellemesinin daha önce görülmemiş düzeyde endişeye yol açtığını dile getirdi.

Çarşamba günü Tasnim Haber Ajansı, Devrim Muhafızları'nın bölgesel kolu Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin açıklamalarını yayımladı.

Kaani, "Direniş liderleri, dini lider Mücteba Hamaney'in kendilerine gönderdiği ve düşmanla sınırsız biçimde mücadele edilmesi çağrısında bulunan mesajı aldı. Liderler, tam bağlılıklarını yazılı olarak ilan ederek bu çağrıyı somut adımlara dönüştürmeye başladı" ifadelerini kullandı.

ascdv
Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, 5 Kasım 2026'da Bağdat'ta ABD temsilcisi Tom Barrack'ı kabul etti (Irak hükümeti)

Iraklı yetkililerden biri, "Silahlı grupların bu kez savaşa katılması halinde Zeydi kendisini ABD'ye düşman bir ülkenin başbakanı konumunda bulabilir" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, perşembe akşamı Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Irak Başbakanı'nın krizleri büyümeden kontrol altına almak gibi son derece zor bir görevi üstlendiğini söyledi.

Zeydi de aynı gün ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Irak topraklarının komşu ülkelere yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceklerini yineledi.

Kürt kaynaklar, ABD'li temsilcinin cuma akşamı Erbil ve Süleymaniye'deki yetkililerle bir araya gelerek İran krizindeki son gelişmeleri ve Tahran'la askeri çatışmanın yeniden başlaması ihtimalini değerlendireceğini Şarku’l Avsat'a doğruladı.

Koordinasyon Çerçevesi'nde İran endişesi

Siyasi cephede ise Zeydi, ABD'nin İran'a yönelik olası saldırılarına karşı hazırladığı planların ana hatları hakkında iktidar koalisyonunun liderlerini bilgilendirdi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir siyasi kaynak, Başbakan'ın Şii siyasi güçlerin önde gelenlerini bünyesinde barındıran Koordinasyon Çerçevesi'ne ABD'nin İran'a yakın zamanda askeri operasyon düzenleyebileceği ihtimalini aktardığını söyledi. Zeydi'nin ayrıca İran'la müttefik ve koalisyondaki bazı partilere yakın silahlı grupların Tahran'ın talimatıyla misilleme operasyonlarına katılabileceğine ilişkin endişelerini de paylaştığı belirtildi.

xsdv s
Irak Hizbullah Tugayları mensupları, Bağdat'ta örgütün bayrağını taşıyor (AFP)

Kaynağa göre Başbakan, iktidar koalisyonunda yer alan güçlerin söz konusu grupların savaşa katılmasını engellemeye yardımcı olmasını umuyor. Ancak bazı koalisyon bileşenlerinin, "Tahran'ın askeri çatışmayı kaybetmesi ve bunun kendi siyasi varlıkları üzerindeki olası sonuçlarından endişe duyduğu" yönündeki kuşkular da sürüyor.

Hizbullah Tugayları'na karşı koordineli kampanya7Irak hükümetinin İran'la olası bir askeri çatışmaya karşı hazırlık yaptığı dönemde, silahlı grupların ticari faaliyetlerine ilişkin haberlerin gündeme gelmesi dikkat çekiyor. Bu arada Bağdat üzerindeki, söz konusu grupların komşu ülkelere yönelik saldırılar düzenlemesini engelleme baskısı da artıyor.

Silahlı gruplara yakınlığıyla bilinen bazı aktivistler, bu grupların liderleri ve aile çevrelerindeki kişilerin yönettiği veya bağlantılı olduğu şirketler ile ticari çıkar ağlarına ilişkin bilgiler paylaştı.

Özellikle Hizbullah Tugayları'nı hedef alan ve doğrulanması güç olan bu haberler, ülkede sık sık direniş söylemini öne çıkaran silahlı grupların meşruiyetini zayıflatmaya yönelik girişimlerin olup olmadığı konusunda tartışma başlattı.

Söz konusu haberlerde, İran'ın yanında olası bir çatışmaya katılmaya hazırlanan bu grupların mali çıkarları ve ekonomik hedefleri mercek altına alınıyor.


Trump, İran’a yönelik yeni saldırı kararını yakında verecek… Tahran askeri tesislerini yeniden tahkim ediyor

Trump, İran’a yönelik yeni saldırı kararını yakında verecek… Tahran askeri tesislerini yeniden tahkim ediyor
TT

Trump, İran’a yönelik yeni saldırı kararını yakında verecek… Tahran askeri tesislerini yeniden tahkim ediyor

Trump, İran’a yönelik yeni saldırı kararını yakında verecek… Tahran askeri tesislerini yeniden tahkim ediyor

ABD ile İran arasında askeri çatışmaların yeniden başlaması ihtimali, tarafların karşılıklı hamleleriyle gündemdeki yerini koruyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yeni saldırılar düzenleyip düzenlememe konusunda yakında karar vereceğini açıklarken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da muhtemel askeri operasyonların yeniden başlaması için hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor. Bu sırada Katar’ın Washington ile Tahran arasında uzlaşı sağlanmasına yönelik diplomatik girişimleri sürüyor.

Trump, yeni askeri saldırılar düzenlemek, İran üzerindeki ekonomik baskıyı sürdürmek veya Tahran’ın tavizler vermesini öngören bir anlaşmaya varmak gibi seçenekleri değerlendiriyor. Öte yandan uydu görüntüleri, İran’ın önemli füze üslerinin yakınlarında kazı ve inşaat çalışmalarına başladığını, ABD ve İsrail saldırılarında hasar gören en az 12 askeri tesiste ise onarım faaliyetlerinin yürütüldüğünü ortaya koydu.

Diplomatik cephede ise Katarlı arabulucular, karşılıklı güven tesis etmeyi amaçlayan bir anlaşma taslağını ilerletmeye çalışıyor. Taslak kapsamında ABD’nin deniz ablukasını kaldırması ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir bölümünü serbest bırakması öngörülüyor. Buna karşılık Tahran’dan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini saldırılara maruz kalan nükleer tesislere davet etmesi ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden gemi trafiğine açması isteniyor. Bu adımların, İran’ın nükleer programı ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoku konusunda müzakerelerin yeniden başlamasının önünü açması hedefleniyor.

İran ise Washington’a ilettiğini belirttiği yedi şartta ısrar ediyor. Tahran yönetimi, bu şartlar karşılanmadan Hürmüz Boğazı’nı açmayı ve müzakerelere başlamayı reddediyor.

Tüm bu gelişmeler, İsrail’in saldırıların yeniden başlatılması yönündeki baskısını artırdığı bir dönemde yaşanıyor. ABD’de ise askeri tırmanışın gerekliliği ve olası sonuçları konusunda farklı görüşler öne çıkıyor. Özellikle yeni bir çatışmanın enerji piyasaları üzerindeki muhtemel etkileri Washington’daki tartışmaların odağında yer alıyor.