ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası: İki üst düzey yetkili görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)
ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)
TT

ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası: İki üst düzey yetkili görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)
ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)

ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası hız kazandı. Bakanlığın üst düzey iki yetkilisi dün görevlerinden istifa etti. İstifalar, Başkan Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Partili müttefiklerinin salı günü yapılan ara seçimlerde Kongre'deki kontrolü kaybetmesinin ardından yaşandı.

Adalet Bakanlığı Ulusal Güvenlik Birimi Başkanı John Eisenberg ile Trump hakkında geçmişte yürütülen ceza soruşturmalarını takip etmekle görevli Jason Reding Quinones'in istifaları, Sivil Haklar Birimi Başkanı Harmeet Dhillon'un perşembe günü görevinden ayrılmasının ardından geldi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre son istifalarla birlikte Adalet Bakanlığı, öne çıkan iki girişiminin yönetiminden yoksun kaldı. Bunlardan ilki geçmiş soruşturmaların yeniden incelenmesini, ikincisi ise yükseköğretim alanını hedef alıyordu.

Eisenberg ve Quinones'in istifa nedenleri henüz netlik kazanmadı. Ancak özellikle iktidar partisinin ağır yenilgi aldığı ara seçimlerin ardından üst düzey ABD'li yetkililerin yönetimden ayrılması alışılmadık bir durum değil. Demokratlar, Trump yönetimi ve başkanın ticari ilişkileri hakkında bir dizi soruşturma başlatmayı planlıyor.

Florida Güney Bölgesi Savcısı olarak görev yapan Quinones, Trump'ın Adalet Bakanlığını siyasi rakiplerinden intikam almak amacıyla kullanma girişimlerinin merkezinde yer almıştı. Ofisine, Trump'ın 2021'de görevden ayrılmasının ardından gizli belgeleri ele alış biçimi ve 2016 başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyasının Rusya ile temasları başta olmak üzere, çeşitli ceza soruşturmalarını yeniden inceleme görevi verilmişti.

Yetkililerin “Büyük Komplo” adını verdiği soruşturma, Trump'ın uzun yıllara yayılan bir suç komplosunun kurbanı olduğunu kanıtlamayı amaçlıyordu. Ancak soruşturma şimdiye kadar herhangi bir ceza davası açılması konusunda önemli zorluklarla karşılaştı. Soruşturmayı denetleyen savcı Joseph diGenova da eylül ayında görevinden ayrıldı.

Quinones'in Miami'deki savcılık ofisi ayrıca, Trump yönetiminin Havana'ya yönelik baskı politikasını önemli ölçüde artıran bir adımla Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında da ceza suçlamalarında bulunmuştu.



İran ve ABD arasında askerî söylemin gölgesinde müzakere süreci

ABD'ye ait “MH-60R Sea Hawk” tipi helikopter, dün Umman Denizi'nde USS Ross muhribinin güvertesinde (CENTCOM)
ABD'ye ait “MH-60R Sea Hawk” tipi helikopter, dün Umman Denizi'nde USS Ross muhribinin güvertesinde (CENTCOM)
TT

İran ve ABD arasında askerî söylemin gölgesinde müzakere süreci

ABD'ye ait “MH-60R Sea Hawk” tipi helikopter, dün Umman Denizi'nde USS Ross muhribinin güvertesinde (CENTCOM)
ABD'ye ait “MH-60R Sea Hawk” tipi helikopter, dün Umman Denizi'nde USS Ross muhribinin güvertesinde (CENTCOM)

ABD ile İran arasında gerilimi kontrol altına almaya yönelik diplomatik girişimler yoğunlaşırken, iki ülke müzakereye ilişkin öneri ve şartlar konusunda karşılıklı mesajlar veriyor. Ancak taraflar, anlaşmaya varılamaması halinde askerî seçeneğin gündeme gelebileceğine yönelik tehditkâr söylemlerini de sürdürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde, gerilimin düşürülmesi ve anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesine yönelik çabaları ele aldı. Pakistan'ın arabuluculuk rolünün zayıflamasının ardından Katar, süreçte başlıca arabulucu konumuna geldi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de dün Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile diplomatik girişimleri görüştü. Arakçi, perşembe günü ise Suudi Arabistan, Katar, Umman, Kuveyt, Türkiye ve Ürdün'lü mevkidaşlarıyla temaslarda bulunmuştu.

Washington'dan gelen açıklamalarda diplomatik temaslarda ilerleme kaydedildiğine yönelik işaretlere rağmen ABD, askerî seçeneği gündemde tutuyor. Trump, partisinin Kongre seçimlerinde yaşayabileceği kayıpların İran'a ilişkin planlarını etkilemeyeceğini belirterek, Amerikan güçlerinin tam hazırlık durumunda olduğunu vurguladı.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları, dün Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası üzerinde ABD'ye ait MQ-1 tipi bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu. Ayrıca Tahran'ın izin vermediği güzergâhtan geçmeye çalıştıkları sırada deniz mayınlarına çarpan iki petrol tankerinde yangın çıktığını ileri sürdü.


ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası: İki üst düzey yetkili görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)
ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)
TT

ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası: İki üst düzey yetkili görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)
ABD Adalet Bakanlığının başkent Washington'daki binası (Reuters – Arşiv)

ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası hız kazandı. Bakanlığın üst düzey iki yetkilisi dün görevlerinden istifa etti. İstifalar, Başkan Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Partili müttefiklerinin salı günü yapılan ara seçimlerde Kongre'deki kontrolü kaybetmesinin ardından yaşandı.

Adalet Bakanlığı Ulusal Güvenlik Birimi Başkanı John Eisenberg ile Trump hakkında geçmişte yürütülen ceza soruşturmalarını takip etmekle görevli Jason Reding Quinones'in istifaları, Sivil Haklar Birimi Başkanı Harmeet Dhillon'un perşembe günü görevinden ayrılmasının ardından geldi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre son istifalarla birlikte Adalet Bakanlığı, öne çıkan iki girişiminin yönetiminden yoksun kaldı. Bunlardan ilki geçmiş soruşturmaların yeniden incelenmesini, ikincisi ise yükseköğretim alanını hedef alıyordu.

Eisenberg ve Quinones'in istifa nedenleri henüz netlik kazanmadı. Ancak özellikle iktidar partisinin ağır yenilgi aldığı ara seçimlerin ardından üst düzey ABD'li yetkililerin yönetimden ayrılması alışılmadık bir durum değil. Demokratlar, Trump yönetimi ve başkanın ticari ilişkileri hakkında bir dizi soruşturma başlatmayı planlıyor.

Florida Güney Bölgesi Savcısı olarak görev yapan Quinones, Trump'ın Adalet Bakanlığını siyasi rakiplerinden intikam almak amacıyla kullanma girişimlerinin merkezinde yer almıştı. Ofisine, Trump'ın 2021'de görevden ayrılmasının ardından gizli belgeleri ele alış biçimi ve 2016 başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyasının Rusya ile temasları başta olmak üzere, çeşitli ceza soruşturmalarını yeniden inceleme görevi verilmişti.

Yetkililerin “Büyük Komplo” adını verdiği soruşturma, Trump'ın uzun yıllara yayılan bir suç komplosunun kurbanı olduğunu kanıtlamayı amaçlıyordu. Ancak soruşturma şimdiye kadar herhangi bir ceza davası açılması konusunda önemli zorluklarla karşılaştı. Soruşturmayı denetleyen savcı Joseph diGenova da eylül ayında görevinden ayrıldı.

Quinones'in Miami'deki savcılık ofisi ayrıca, Trump yönetiminin Havana'ya yönelik baskı politikasını önemli ölçüde artıran bir adımla Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında da ceza suçlamalarında bulunmuştu.


İran Ordusu, savaşın başlangıcına kıyasla daha güçlü hâle geldiğini açıkladı

İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)
İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)
TT

İran Ordusu, savaşın başlangıcına kıyasla daha güçlü hâle geldiğini açıkladı

İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)
İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)

İran ordusu, yerel medyada bugün yayımlanan haberlere göre, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaşın başlangıcına kıyasla artık daha güçlü ve daha hazırlıklı olduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsatın IRNA'dan aktardığına göre Ordu Sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, İran güçlerinin “en üst düzeyde teyakkuz hâlinde olduğunu ve ABD ile Siyonist rejimle doğrudan çatışma deneyimi sayesinde savaşın başlangıcına kıyasla daha güçlü bir konuma geldiğini” belirtti.

Ekremi Niya ayrıca, İran güçlerinin “daha fazla motivasyon, kararlılık ve özgüven kazandığını” ifade etti.