Muhalefetin Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığından uzaklaştırma hayali acı bir gerçeğe dönüşebilir

Erdoğan’ın az bir miktar daha  ihtiyacı var. Kılıçdaroğlu ilk kez oy kullanacak 5 milyon gence güveniyordu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)
TT

Muhalefetin Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığından uzaklaştırma hayali acı bir gerçeğe dönüşebilir

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)

Türkiye’de laik çizgideki ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ilk kez ikinci tura bırakmayı başardı ancak 28 Mayıs'ta kazanma şansı zayıf görünüyor.

Pazar günü gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun iyi bir performans göstermesi bekleniyordu, fakat aldığı oy yüzde 45'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oy oranı ise seçimlerin kazananı olmak için gereken yüzde 50 barajının biraz altında kaldı.

Bugün, altı partiden oluşan muhalefet ittifakının, ilk kez 2003 yılında geldiği iktidarının ömrünü 2028 yılına kadar uzatmak için sadece biraz daha oya ihtiyacı olan Erdoğan'ı yenmek için büyük bir çaba sarfetmesi gerekiyorsa da bunu başarması imkansız gibi görünüyor.

Muhalefetin hesapları, Türk halkının, özellikle de ilk kez oy kullanacak olan 5 milyondan fazla gencin, Erdoğan'ın 20 yıllık iktidarından bıktığı inancı üzerineydi.

Bu hesaba, zorlu ekonomik koşulları, enflasyonun yaklaşık yüzde 85'e yükselmesini, Türk lirasının büyük değer kaybetmesini de ekliyorlardı. Ancak muhafazakar çizgideki Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm anketlerden çıkan sonuçların aksine pazar günü oyların yüzde 49,5'ini alırken, Kılıçdaroğlu yüzde 44,89'da kaldı.

Oyların yüzde 5’ini ise üçüncü aday olan milliyetçi çizgideki eski milletvekili Sinan Oğan (55) aldı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına gre aslında seçim kampanyası, seçmenlerin yaklaşık yüzde 89'unun sandık başına gittiği ilk tur için resmi sonuçlar açıklanmadan önce üstü kapalı olarak başlamıştı.

Pazarı pazartesiye bağlayan gece oylar sayılırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) Ankara'daki genel merkezinin balkonundan coşkulu bir kalabalığın karşısına çıkarak kollarını yukarıya kaldırıp onları selamladı.

Diğer yandan CHP Genel Merkezi binasının etrafında sessiz bir hava hakimdi. Kemal Kılıçdaroğlu, dün yaptığı konuşmada, “Ancak şurası da net, bu kadar ceberut bir iktidardan kurtulmak için çok daha fazla mücadele etmesi gereken taraf da biziz” ifadelerini kullanırken CHP kampı, ‘her türlü muhalif sesi susturma girişimini ve medyaya uygulanan kısıtlamaları’ kınadı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise dün yaptığı açıklamada, “İkinci tur bizim için daha kolay olacak. Çünkü oy farkı çok açık bir şekilde ortada. Arada 5 puan, 2,5 milyona yakın oy farkı var. Bunun kapanma ihtimali yok gibi” diye konuştu.

Anketler, genç seçmenlerin oylarının rakiplerin bire karşı iki oy almasını sağlayacağını gösterdiğinden daha fazla genç seçmenin sandık başına gitmesi Kılıçdaroğlu'nun şansını artırabilir.

Pazar günü 5 milyondan fazla genç 18 yaşını doldurarak ilk kez sandık başına gitti ve büyük olasılıkla değişim istiyorlardı. Çünkü Erdoğan’dan başka lider tanımamışlardı.

Eski bir devlet memuru olan 74 yaşındaki Kılıçdaroğlu dün, Twitter'da gençlere seslendiği paylaşımında destekçilerini cesaretlendirmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu tweetinde şunları söyledi:

“En büyük kazığı da gençlere attılar. Sizin hiçbir şeye yetecek paranız yok. Bir kahveyi bile düşünmek zorundasınız. Yaşama sevinciniz çalındı. Oysa gençlik kaygısızlıktır. Bunu bir gün bile yaşatmadılar size. Bizler tartışırken, onlar size karşı birleşmiş durumda.”

Kürt seçmenler

Seçmenlerin yaklaşık yüzde 10'unu temsil eden etnik bir azınlık olan Kürtler de ikinci turda Kılıçdaroğlu'nu güçlü bir şekilde destekleyebilir.

Kürt yanlısı Halkların Demokratik Partisi (HDP), nisan ayı sonlarında, kendisi de bir Alevi Kürt olan ana muhalefet liderini destelediğini açıklamıştı.

Ancak pazar günü Kürt nüfusun yoğun olduğu illerde seçimlere katılım oranının yüzde 80 olduğu düşünülüyor. Bu oran, seçmenlerin yaklaşık yüzde 89’unun sandık başına gittiği ülke geneline kıyasla oldukça geride kalıyor. Bu yüzden Kürtlerin daha fazla desteğini almak, iktidar mücadelesini kazanması neredeyse imkansızlaşan Kılıçdaroğlu için iki yanı keskin bir kılıca dönüşebilir.

Muhalefeti, onlarca yıldır Türk devletine karşı silahlı bir isyan yürüten Kürdistan İşçi Partisi'ne (PKK) ile yan yana koyması Erdoğan'ın en katı söylemlerinden biriydi. Bu söylem, milliyetçilerle ve muhafazakârları aynı çerçevede bir araya getirmiş gibi görünüyor.

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nde kıdemli Türkiye uzmanı olarak çalışan Soner Çağaptay, Kılıçdaroğlu’nun HDP ile yaptığı seçim ittifakının genel olarak kendisine zarar verdiği değerlendirmesinde bulundu. Çağaptay’a göre Kürt nüfusun yoğun olduğu illerdeki bazı HDP seçmenleri seçim günü sandık başına gitmemeyi tercih ederken Türk milliyetçisi bazı seçmenler ise Kılıçdaroğlu'nu HDP ile ittifak yaptığı için suçlayarak ona oy vermedi.

Diğer yandan oyların yüzde 5'ini alan milliyetçi çizgideki cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan'ın desteği ikinci turda belirleyici bir rol oynayabilir. Oğan, Erdoğan'ın çevresindeki dindar muhafazakarlardan uzak, laik bir milliyetçi olarak görülüyor.

Oğan,  teröre karşı da hararetli bir seçim kampanyası yürüttü.

Erdoğan için daha kolay

Ankara'daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kürşad Ertuğrul, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı değerlendirmede, “Oğan'ın temsil ettiği akımın Kürt karşıtı milliyetçiliği, Kılıçdaroğlu'nun onunla (ikinci turda) anlaşma yapmasını oldukça zorlaştırıyor” dedi.

İstanbul'daki Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan Berk Esen ise Kılıçdaroğlu'nun bir şekilde Oğan'ın desteğini alsa bile Kürtlerin kendisine oy vermeyebileceğini söyledi.

Altı partiden oluşan ve bir yıl süren hararetli tartışmaların ardından Kılıçdaroğlu'nu ortak aday olarak seçen muhalefetteki Millet İttifakı, pazar günü yaşadığı hayal kırıklığının ardından şimdi de bir arada kalma zorluğuyla karşı karşıya.

Eurasia Group’tan Emre Peker, ikinci turda Erdoğan'ın seçmeni kazanmasının Kılıçdaroğlu'na göre daha kolay olacağı yorumunda bulundu. Peker, muhalefetin popülaritesi azalırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekçilerinin ikinci turda Kılıçdaroğlu'nun destekçilerinden daha fazla oy kullanması da muhtemel.

Diğer yandan Berk Esen, ilk turda yüzde 49,5 oy alan Erdoğan'ın 28 Mayıs'ta kazanması için Oğan'a büyük tavizler vermesine gerek olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Kürşad Ertuğrul ise Erdoğan'ın seçim kampanyasının ekonomik krizin ağır etkisine rağmen güvenlik konularına odaklanmaya devam edeceğini, çünkü bunun Türkiye'deki ‘muhafazakar milliyetçi’ işçi sınıfı arasında işe yarayan bir formül olduğunu öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajlarının temelinde, altyapı projeleri ve ‘muhafazakâr çoğunluğun manevi hassasiyetleri’ çerçevesinde ‘Güçlü Türkiye’yi inşa etme fikrinin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul, “Öyle görünüyor ki (Erdoğan’ın) seçim kampanyası sosyal tabanında karşılık buluyor” dedi.



Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Türkiye, Husilerin insansız hava aracıyla Mekke-i Mükerreme'ye saldırı girişimini ve grubun gerçekleştirdiği diğer eylemleri şiddetle kınadı. Ankara, bu eylemlerin yalnızca bölgesel güvenliği tehdit etmekle kalmadığını, uluslararası deniz ticaret yolları ve küresel istikrar üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınarken Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediğini ve Riyad'la dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye Savunma Bakanlığı da Husilerin saldırılarını ve Suudi Arabistan'a yönelik diğer eylemlerini kınayarak bölgenin istikrarını tehdit eden bu eylemlere son verilmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlık, Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki tehditlerinin sürmesinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bugün (Perşembe) düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, “Husilerin, geçen hafta sonu Suudi Arabistan'ı hedef alan İHA saldırısı da dahil olmak üzere gerçekleştirdiği eylemleri kınıyor ve yalnızca bölgesel istikrarı değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da tehdit eden bu tür eylemlere derhal son verilmesi gerektiğini vurguluyoruz” dedi.

‘Kabul edilemez eylemler’

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, çarşamba gecesi yayımladığı açıklamada, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınadı. Açıklamada, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediği ve Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca bölgesel istikrar ve güvenliği tehdit eden bu saldırıların derhal durdurulması ve gerilimi daha da tırmandıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısı yinelendi.

hju
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün (Çarşamba) yayımlanan Türk gazetecilere yönelik açıklamalarında, Irak'ta konuşlanan saldırganların Suudi Arabistan'ı hem güneyden hem de kuzeyden hedef almaya çalışmasının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Fidan, bu girişimlerin yalnızca Suudi Arabistan'a zarar vermeyi değil, bölgeyi de hedef aldığını belirterek bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ruhuna uygun hareket ettiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki anlaşmanın teknik görüşmelerinde şu aşamada ittifakın karargâh yapısı ve personel sayısı gibi konuların ele alındığını kaydetti.

Bu kapsamda Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Mekke Anlaşması” çerçevesinde üç ülke arasındaki askeri işbirliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirlik kapasitesinin artırılması ve savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirtti.

Sözcü, üç ülke arasındaki ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.


Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
TT

Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Danışman Türki Al eş-Şeyh, Riyad Sezonu’nun geleneksel sporların yer aldığı Etnospor Festivali’nin 2026 edisyonuna ev sahipliği yapacağını açıkladı. Kasım ayında başkent Riyad’da düzenlenmesi planlanan festivalin ardından Riyad Sezonu, 2027 yılında İstanbul’da düzenlenecek festival edisyonuna da sponsor olacak. İstanbul’daki organizasyonun Mayıs 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Açıklama, Al eş-Şeyh ile Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla perşembe günü İstanbul’da düzenlenen imza töreninde yapıldı. Törende Riyad’ın 2026 edisyonuna ev sahipliği yapmasına ve Riyad Sezonu’nun İstanbul’da düzenlenecek bir sonraki edisyona sponsor olmasına ilişkin anlaşmalar imzalandı.

Al eş-Şeyh, Etnospor Festivali’nin gelecek kasım ayında Riyad’da düzenlenecek edisyonunun izleyiciler için “büyük bir sürpriz” barındıracağını açıkladı. Al eş-Şeyh ayrıca gelecek yıl Bilal Erdoğan ve Dünya Etnospor Konfederasyonu ile işbirliğinin sürdürüleceğini ve Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacağını belirtti.

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı, anlaşmanın önümüzdeki dönemde daha fazla işbirliğinin önünü açacağını ifade etti. Al eş-Şeyh, kısa sürede elde edilen sonuçlardan duyduğu memnuniyeti dile getirirken ortaklığın başarıya ulaşmasına katkı sağlayan çalışmaları övdü.

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından düzenlenen festival, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımcıları geleneksel spor dallarına ilişkin farklı müsabaka ve deneyimlerde buluşturuyor. Uluslararası organizasyon, farklı yaş gruplarından geniş bir izleyici kitlesini kendine çekiyor.

Etnospor kapsamında çeşitli halkların kültürlerinde tarihsel köklere sahip geleneksel spor ve uygulamalar yer alıyor. Geleneksel okçuluk, binicilik sporları, güreş ve atlı sporların yanı sıra zamanla uluslararası etkinlik ve şampiyonalara dönüşen farklı müsabakalar da festival programında bulunuyor.

Bu spor dalları, son yıllarda uluslararası katılımla çeşitli Etnospor etkinliklerine ev sahipliği yapan Türkiye’de geniş bir ilgi görüyor. Riyad’da düzenlenecek 2026 edisyonu, Riyad Sezonu’nun ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikler listesine yeni bir organizasyon eklerken Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olması da etkinliğin Suudi Arabistan dışındaki varlığını genişletmesini sağlayacak.


Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum: Erdoğan son kez aday olacak seçim 16 Nisan 2028'de olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum: Erdoğan son kez aday olacak seçim 16 Nisan 2028'de olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 16 Nisan 2028’de yapılabileceğini söyledi

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olacağını ve cumhurbaşkanlığı ile milletvekili seçimlerinin normal takvimi olan 7 Mayıs 2028 olan tarihinin aynı yılın 16 Nisan'ına çekilebileceğini ifade etti.

Türkiye Basın Federasyonu'nca düzenlenen Anadolu Sohbetleri programında gündeme dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı Mehmet Uçum,  “Mecliste 600 milletvekilinin 360'ının, yani milletvekillerinin beşte üç çoğunluğunun seçimlerin yenilenmesi yönünde karar vermesi halinde seçimler 16 Nisan 2028'de yapılabilir” dedi.

 Yeni dönem için adaylık

Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2018'de uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında son kez cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacağını söyledi.

Uçum'un açıklaması, “erken seçim” yapılmasından ziyade “seçimlerin yenilenmesine” işaret ediyor. Buna göre Erdoğan, cumhurbaşkanı ve Meclisin beş yıllık görev süresi dolmadan önce, 360 milletvekilinin imzasıyla seçimlerin yenilenmesini talep edebiliyor.

dfgthy
Erdoğan’ın başdanışmanı ve Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum (X hesabı)

Seçimlerin yenilenmesi, Erdoğan'ın anayasal olarak iki dönemle sınırlı olan cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkını tüketmesi nedeniyle yeniden aday olabilmesinin iki yolundan biri olarak değerlendiriliyor. Diğer yol ise anayasa değişikliği yapılması veya yeni bir anayasa hazırlanması ve bunun Mecliste üçte iki çoğunlukla, yani 600 milletvekilinden 400'ünün oyuyla kabul edilmesi ya da halkoyuna sunulması.

Ancak Cumhur İttifakı'nı oluşturan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) bu çoğunluğa sahip olmaması ve iktidar partisinin kamuoyu yoklamalarında gerileyen desteği dikkate alındığında, yeni anayasa değişikliklerinin halk tarafından kabul edilmemesine ilişkin ihtimallerin de bulunduğu belirtiliyor.

Uçum, daha önce 25 Haziran'da X hesabından yayımladığı açıklamada da seçim tarihini 16 Nisan 2028 olarak işaret etmiş ve “erken seçim” ifadesinin kullanılmasına karşı çıkarak “seçimlerin yenilenmesi” senaryosundan söz etmişti.

frgthy
Erdoğan, 14 Eylül'de Türkiye'nin kuzeyindeki Samsun'da gençlerle bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu tarih, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş için yapılan anayasa referandumunun gerçekleştirildiği tarih olması nedeniyle sembolik önem taşıyor. Söz konusu sistem, 2018'de yapılan erken seçimlerin ardından uygulanmaya başlanmış ve Erdoğan seçimi kazanmıştı.

Gerçekte Erdoğan üç cumhurbaşkanlığı dönemi geçirdi. Bunlardan ilki 2014'te, parlamenter sistem döneminde başladı. O dönemde cumhurbaşkanlarının tek bir yedi yıllık dönem için seçilmesi ve siyasi partileriyle ilişkilerini kesmeleri öngörülüyordu.

Erdoğan, anayasa değişikliği ve 2018'de seçimlerin yapılması nedeniyle bu dönemi tamamlamadı. Böylece 2018 ve 2023'te olmak üzere iki dönem için aday olma hakkı elde etti. Eğer 360 milletvekilinin onayıyla seçimlerin yenilenmesine karar verilirse bu, Erdoğan'ın Mayıs 2028'e kadar sürmesi öngörülen mevcut ikinci dönemini tamamlamamış olması anlamına gelecek ve yeni bir dönem için adaylığının önünü açacak.

En uygun senaryo

Gözlemciler, seçimlerin normal tarihinden üç hafta önce yapılmasını öngören “seçimlerin yenilenmesi” senaryosunun, Erdoğan'ın mevcut görev süresinin uzun bir bölümünün kaybedilmesini önlemek amacıyla seçildiğini belirtiyor.

Bu değerlendirmelere göre Erdoğan, kabul edilmeme endişesi veya yeniden aday olmasına imkân verecek kadar zaman kalmaması nedeniyle yeni anayasanın gündeme getirilmesini ertelemeyi tercih etti.

Cumhur İttifakı'nın 360 milletvekiline sahip olmamasına rağmen muhalefet ve bazı gözlemciler, PKK'nın feshedilmesi ve silah bırakmasını öngören “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin çerçeve yasanın kabul edilmesi sırasında ortaya çıkan siyasi ivmeye güvenildiğini belirtiyor.

gthyjukı
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı'nın talebi üzerine 360 milletvekilinin onay vermesi şartıyla seçimleri yenileyebilir (TBMM'nin X hesabı)

Bu kapsamda, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nden (DEM Parti) ya da muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP), yaşanan bölünmenin ardından destek verecek milletvekillerinin çıkabileceği ifade ediliyor. CHP'de eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla geçici olarak yeniden genel başkanlık görevine dönmesi ve partide 44 milletvekilinin Özgür Özel'in CHP'den geçici olarak uzaklaştırılmasının ardından kurduğu “yeni partiye” geçmemiş olması da bu senaryonun unsurları arasında gösteriliyor.

Yoğun mesaj trafiği

Son günlerde seçimlerin öne çekilmesi ve Erdoğan'ın yeniden adaylığına işaret eden mesajlar artarken, bunun “erken seçim” olarak nitelendirilmemesine özellikle dikkat çekiliyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhurbaşkanımızın siyasi tarzını bilenler için, bir sonraki seçime hazırlandığımızı söylediğinde bunun erken seçimle hiçbir ilgisi olmadığı açıktır” dedi.

6yjı7
Erdoğan, 14 Ağustos'ta AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamalarında konuşurken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, 14 Ağustos'ta AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada bir sonraki seçimlerde aday olmaya hazır olduğunu ortaya koydu. Erdoğan, partisinin 2071 yılına kadar uzanan gelecek planları hazırladığını söyledi.

72 yaşındaki Erdoğan, siyasi hayatında 50 yılı geride bıraktığını belirterek, “Hayatta olduğum sürece Türkiye'ye hizmet etmeyi sürdüreceğim” dedi. Erdoğan şöyle konuştu:

“Ben Tayyip Erdoğan'ım. Siyasette 50 yılı tamamladım. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet etmek için mücadele edeceğim. Aziz milletimin duası ve desteğiyle bu ülke için sevgiyle çalışmayı sürdüreceğim. Bu bedende ruh olduğu müddetçe bu sevda sönmeyecek.”

dfgthy
Bahçeli, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanlığına aday olması konusunda ısrarcı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan'ın en yakın müttefiki olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de çarşamba günü yaptığı açıklamada yeniden adaylık konusuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Cumhurbaşkanı üç adımın ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasının ardından önünde sadece üçüncü ve son aşamayı tamamlamak kaldı. İnşallah üçüncü zaferi de tamamlanacaktır.”