Muhalefetin Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığından uzaklaştırma hayali acı bir gerçeğe dönüşebilir

Erdoğan’ın az bir miktar daha  ihtiyacı var. Kılıçdaroğlu ilk kez oy kullanacak 5 milyon gence güveniyordu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)
TT

Muhalefetin Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığından uzaklaştırma hayali acı bir gerçeğe dönüşebilir

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk muhalefetinin görevi zorlu görünüyor. (AFP)

Türkiye’de laik çizgideki ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ilk kez ikinci tura bırakmayı başardı ancak 28 Mayıs'ta kazanma şansı zayıf görünüyor.

Pazar günü gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun iyi bir performans göstermesi bekleniyordu, fakat aldığı oy yüzde 45'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oy oranı ise seçimlerin kazananı olmak için gereken yüzde 50 barajının biraz altında kaldı.

Bugün, altı partiden oluşan muhalefet ittifakının, ilk kez 2003 yılında geldiği iktidarının ömrünü 2028 yılına kadar uzatmak için sadece biraz daha oya ihtiyacı olan Erdoğan'ı yenmek için büyük bir çaba sarfetmesi gerekiyorsa da bunu başarması imkansız gibi görünüyor.

Muhalefetin hesapları, Türk halkının, özellikle de ilk kez oy kullanacak olan 5 milyondan fazla gencin, Erdoğan'ın 20 yıllık iktidarından bıktığı inancı üzerineydi.

Bu hesaba, zorlu ekonomik koşulları, enflasyonun yaklaşık yüzde 85'e yükselmesini, Türk lirasının büyük değer kaybetmesini de ekliyorlardı. Ancak muhafazakar çizgideki Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm anketlerden çıkan sonuçların aksine pazar günü oyların yüzde 49,5'ini alırken, Kılıçdaroğlu yüzde 44,89'da kaldı.

Oyların yüzde 5’ini ise üçüncü aday olan milliyetçi çizgideki eski milletvekili Sinan Oğan (55) aldı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına gre aslında seçim kampanyası, seçmenlerin yaklaşık yüzde 89'unun sandık başına gittiği ilk tur için resmi sonuçlar açıklanmadan önce üstü kapalı olarak başlamıştı.

Pazarı pazartesiye bağlayan gece oylar sayılırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) Ankara'daki genel merkezinin balkonundan coşkulu bir kalabalığın karşısına çıkarak kollarını yukarıya kaldırıp onları selamladı.

Diğer yandan CHP Genel Merkezi binasının etrafında sessiz bir hava hakimdi. Kemal Kılıçdaroğlu, dün yaptığı konuşmada, “Ancak şurası da net, bu kadar ceberut bir iktidardan kurtulmak için çok daha fazla mücadele etmesi gereken taraf da biziz” ifadelerini kullanırken CHP kampı, ‘her türlü muhalif sesi susturma girişimini ve medyaya uygulanan kısıtlamaları’ kınadı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise dün yaptığı açıklamada, “İkinci tur bizim için daha kolay olacak. Çünkü oy farkı çok açık bir şekilde ortada. Arada 5 puan, 2,5 milyona yakın oy farkı var. Bunun kapanma ihtimali yok gibi” diye konuştu.

Anketler, genç seçmenlerin oylarının rakiplerin bire karşı iki oy almasını sağlayacağını gösterdiğinden daha fazla genç seçmenin sandık başına gitmesi Kılıçdaroğlu'nun şansını artırabilir.

Pazar günü 5 milyondan fazla genç 18 yaşını doldurarak ilk kez sandık başına gitti ve büyük olasılıkla değişim istiyorlardı. Çünkü Erdoğan’dan başka lider tanımamışlardı.

Eski bir devlet memuru olan 74 yaşındaki Kılıçdaroğlu dün, Twitter'da gençlere seslendiği paylaşımında destekçilerini cesaretlendirmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu tweetinde şunları söyledi:

“En büyük kazığı da gençlere attılar. Sizin hiçbir şeye yetecek paranız yok. Bir kahveyi bile düşünmek zorundasınız. Yaşama sevinciniz çalındı. Oysa gençlik kaygısızlıktır. Bunu bir gün bile yaşatmadılar size. Bizler tartışırken, onlar size karşı birleşmiş durumda.”

Kürt seçmenler

Seçmenlerin yaklaşık yüzde 10'unu temsil eden etnik bir azınlık olan Kürtler de ikinci turda Kılıçdaroğlu'nu güçlü bir şekilde destekleyebilir.

Kürt yanlısı Halkların Demokratik Partisi (HDP), nisan ayı sonlarında, kendisi de bir Alevi Kürt olan ana muhalefet liderini destelediğini açıklamıştı.

Ancak pazar günü Kürt nüfusun yoğun olduğu illerde seçimlere katılım oranının yüzde 80 olduğu düşünülüyor. Bu oran, seçmenlerin yaklaşık yüzde 89’unun sandık başına gittiği ülke geneline kıyasla oldukça geride kalıyor. Bu yüzden Kürtlerin daha fazla desteğini almak, iktidar mücadelesini kazanması neredeyse imkansızlaşan Kılıçdaroğlu için iki yanı keskin bir kılıca dönüşebilir.

Muhalefeti, onlarca yıldır Türk devletine karşı silahlı bir isyan yürüten Kürdistan İşçi Partisi'ne (PKK) ile yan yana koyması Erdoğan'ın en katı söylemlerinden biriydi. Bu söylem, milliyetçilerle ve muhafazakârları aynı çerçevede bir araya getirmiş gibi görünüyor.

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nde kıdemli Türkiye uzmanı olarak çalışan Soner Çağaptay, Kılıçdaroğlu’nun HDP ile yaptığı seçim ittifakının genel olarak kendisine zarar verdiği değerlendirmesinde bulundu. Çağaptay’a göre Kürt nüfusun yoğun olduğu illerdeki bazı HDP seçmenleri seçim günü sandık başına gitmemeyi tercih ederken Türk milliyetçisi bazı seçmenler ise Kılıçdaroğlu'nu HDP ile ittifak yaptığı için suçlayarak ona oy vermedi.

Diğer yandan oyların yüzde 5'ini alan milliyetçi çizgideki cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan'ın desteği ikinci turda belirleyici bir rol oynayabilir. Oğan, Erdoğan'ın çevresindeki dindar muhafazakarlardan uzak, laik bir milliyetçi olarak görülüyor.

Oğan,  teröre karşı da hararetli bir seçim kampanyası yürüttü.

Erdoğan için daha kolay

Ankara'daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kürşad Ertuğrul, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı değerlendirmede, “Oğan'ın temsil ettiği akımın Kürt karşıtı milliyetçiliği, Kılıçdaroğlu'nun onunla (ikinci turda) anlaşma yapmasını oldukça zorlaştırıyor” dedi.

İstanbul'daki Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan Berk Esen ise Kılıçdaroğlu'nun bir şekilde Oğan'ın desteğini alsa bile Kürtlerin kendisine oy vermeyebileceğini söyledi.

Altı partiden oluşan ve bir yıl süren hararetli tartışmaların ardından Kılıçdaroğlu'nu ortak aday olarak seçen muhalefetteki Millet İttifakı, pazar günü yaşadığı hayal kırıklığının ardından şimdi de bir arada kalma zorluğuyla karşı karşıya.

Eurasia Group’tan Emre Peker, ikinci turda Erdoğan'ın seçmeni kazanmasının Kılıçdaroğlu'na göre daha kolay olacağı yorumunda bulundu. Peker, muhalefetin popülaritesi azalırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekçilerinin ikinci turda Kılıçdaroğlu'nun destekçilerinden daha fazla oy kullanması da muhtemel.

Diğer yandan Berk Esen, ilk turda yüzde 49,5 oy alan Erdoğan'ın 28 Mayıs'ta kazanması için Oğan'a büyük tavizler vermesine gerek olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Kürşad Ertuğrul ise Erdoğan'ın seçim kampanyasının ekonomik krizin ağır etkisine rağmen güvenlik konularına odaklanmaya devam edeceğini, çünkü bunun Türkiye'deki ‘muhafazakar milliyetçi’ işçi sınıfı arasında işe yarayan bir formül olduğunu öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajlarının temelinde, altyapı projeleri ve ‘muhafazakâr çoğunluğun manevi hassasiyetleri’ çerçevesinde ‘Güçlü Türkiye’yi inşa etme fikrinin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul, “Öyle görünüyor ki (Erdoğan’ın) seçim kampanyası sosyal tabanında karşılık buluyor” dedi.



Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bakanlar ve yetkililer, Gazze Şeridi’ndeki durumu, İsrail’in ateşkes ihlallerini ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planının ikinci aşamasının uygulanmasını ele aldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ev sahipliği yaptı. Görüşme, Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında dün gerçekleştirildi. Toplantıya Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile BAE Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş katıldı.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantının öncelikli amacının, bölgedeki gelişmeler ışığında Filistin meselesini uluslararası toplumun gündeminde tutmak olduğunu belirtti. Kaynaklar, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Lübnan’da artan İsrail geriliminin bu çabayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

İsrail’e yönelik eleştiriler

Kaynaklar, toplantıya katılanların Gazze Şeridi’nde ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladığını, ayrıca Filistinlilerin bölgeyi kendi kendilerine yönetmesi ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılmasının önemine dikkat çektiğini aktardı.

dv
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıdan, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasına geçilmesinin Ortadoğu’daki gerilimi azaltmaya katkı sağlayacağı konusunda mutabakata varıldı. İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria’daki operasyonlarını devam ettirmesinin barış sürecini sekteye uğrattığı ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’da ‘ayrımcı yapıyı’ derinleştiren uygulamaları ile Mescid-i Aksa dahil kutsal mekânların tarihi statüsünü zedeleyen adımlarının da gündeme geldiğini belirtti. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ve İsrail’in ateşkesi zayıflatmaya yönelik girişimleri ile iki devletli çözümü engelleme çabalarına karşı adım atılmasının önemini vurguladı.

vfvbfrgb
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları bölgede büyük yıkıma neden oldu. (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan verilere göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’nde 757 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 111 kişi yaralandı. 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybı 72 bin 336’ya, yaralı sayısı ise 172 bin 213’e ulaştı.

Genişleme politikasına ilişkin uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’i güvenlik gerekçesini öne sürerek daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla suçladı.

Fidan dün ADF2026 kapsamında yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik konusunu daha fazla toprak ele geçirme amacıyla kullandığını söyledi. İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs ile Lübnan ve Suriye’ye yönelik genişlemeci bir politika izlediğini ifade etti.

Fidan, İsrail’in süregelen işgal politikalarına en kısa sürede son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgede kalıcı barışın tek yolunun ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve sınırlarını tanıması olduğunu belirtti.

scdv s
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada (Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, İsrail’in genişlemeci politikalarının ve toprak edinme girişimlerinin Türkiye açısından bölgesel bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, İsrail’in halihazırda Avrupa ve ABD tarafından güçlü şekilde desteklenmesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in faaliyetlerini sınırlamak için kurumsal düzeyde ortak bir tutum sergilememesini eleştirdi.

Avrupa’nın, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ‘soykırımın’ ardından giderek daha fazla farkındalık geliştirdiğini ve İsrail’in politikalarından mesafe koymaya başladığını söyleyen Fidan, bölge ülkelerinin de yeni bir ‘uyanış sürecinin’ eşiğinde olduğunu ve İsrail’i bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Fidan ayrıca, İsrail’in barış planının ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle insani yardımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Gazze Şeridi’ne daha fazla tıbbi ve insani yardımın girişine izin verilmesi gerektiğini belirten Fidan, Filistin teknik komitesinin bölgede çalışmalarına başlaması çağrısında bulundu.

Uluslararası toplumun tutumuna tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ADF2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma uzlaşı temelinde harekete geçme ve İsrail’in barış süreci ile müzakereleri zayıflatma girişimlerine karşı hazırlıklı olma çağrısında bulundu.

dsv
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında konuştu. (Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşananların yalnızca bir insani trajedi olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, bölgede yaşananların mevcut uluslararası sistemin nelere izin verdiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel sistemdeki krizin öncelikle ahlaki ve varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getiren Erdoğan, bu krizin ulaştığı seviyeyi anlamak için 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze Şeridi’ne bakmanın yeterli olduğunu söyledi.

Erdoğan, son iki buçuk yılda İsrail saldırıları sonucu 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Erdoğan, “Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.


Dışişleri Bakanı Fidan İsrail'i "daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla" suçladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)
TT

Dışişleri Bakanı Fidan İsrail'i "daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla" suçladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün İsrail'i, Ortadoğu'daki savaşı "daha fazla toprak işgal etmek" için bahane olarak kullanmakla suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada, "İsrail güvenliğini sağlamayı değil, daha fazla toprak istiyor. (Binyamin) Netanyahu hükümeti, daha fazla toprak işgal etmek için güvenliği bahane olarak kullanıyor" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı, İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarına (Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs) ilave olarak, şimdi de Lübnan ve Suriye'ye ait topraklarda kontrolünü genişletmeye çalıştığını belirtti.

Fidan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu bir işgal ve devam eden bir genişleme... durdurulmalı," ve "İsrail, yalnızca kendi güvenliğini korumaya çalıştığını göstererek dünyanın zihninde bir yanılsama yarattı" vurgusunda bulundu.


Erdoğan ve Şahbaz Şerif, İran savaşını sona erdirmenin yollarını görüştü

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan ve Şahbaz Şerif, İran savaşını sona erdirmenin yollarını görüştü

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran ve ABD arasında ilan edilen geçici ateşkesin ülkesi adına memnuniyet duyduğunu ifade ederek, yapıcı diyalog ve diplomasinin barışa giden en kısa yol olduğunu ifade etti.

Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in 15 günlük bu anlaşmaya varılmasını sağlayan girişimini övdü ve ülkesinin Pakistan ve diğer taraflarla kalıcı bir ateşkes sağlamak ve İsrail'in provokasyonlarıyla başlayan İran'daki "saçma savaşı" sona erdirmek için gösterdiği çabaları vurguladı.

Erdoğan, Antalya’da beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nun oturum aralarında Şerif ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar da katıldı.

Bu görüşmeden önce Şerif ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında bir görüşme yapılmış ve bu görüşmeye Pakistanlı mevkidaşı da katılmıştı.

Her iki görüşmede de İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ateşkesle ilgili son gelişmelerin yanı sıra, geçen cumartesi günü yapılan ve somut bir anlaşmayla sonuçlanmayan ilk tur görüşmelerin ardından İslamabad'da yeni bir İran-Amerika müzakereleri turu düzenleme çabaları ele alındı.

Üçlü görüşme ve İran konulu toplantılar

Şerif ile görüşmesinin ardından Erdoğan, Pakistan Başbakanı'nın yanı sıra Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad al Sani'nin de katıldığı üçlü bir toplantı düzenleyerek ateşkesle ilgili gelişmeleri, İran-Amerika müzakerelerini ve İran'ın savaşa girmesinin bölge üzerindeki etkilerini ele aldı.

Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun oturum aralarında Şerif ve Katar Emiri ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun oturum aralarında Şerif ve Katar Emiri ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın katıldı.

k Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre bu görüşmeler, başta ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma olmak üzere bölgesel sorunlara "bölgesel sahiplenme" ilkesi çerçevesinde çözüm yolları bulmak amacıyla Antalya'da düzenlenen Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarının üçüncü toplantısının ardından gerçekleşti.

Fidan ve mevkidaşları Faysal bin Ferhan, Bedr Abdülati ve Muhammed İshak Dar, İran savaşını durdurmak için dört ülkenin arabuluculuk çabalarının devamı olarak 18 Mart'ta Riyad'da, ardından 29 Mart'ta İslamabad'da ikinci bir toplantı gerçekleştirdiler.

Antalya Diplomasi Forumu'ndaki açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD-İsrail-İran çatışması nedeniyle Körfez ülkelerinin uluslararası sulara erişimine kısıtlama getirilmesinden kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

En önemli şeyin, yerleşik kurallara uygun olarak seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına almak ve Hürmüz Boğazı'nı ticari gemilere açık tutmak olduğunu ifade etti.

Savaşın, komşu bölgelerden uluslararası pazarlara enerji kaynaklarının taşınması için alternatif yolların aranmasını hızlandırdığı şeklinde algılandığını belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye temsilcisi olarak, “Kalkınma Yolu” gibi iddialı projeler aracılığıyla enerji ve bağlantı alanlarında komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzu duyurmak istediğini ifade etti.

Erdoğan, kalıcı barışı tesis etmek için mevcut ateşkes fırsatından en iyi şekilde yararlanmanın gerekliliğine inandıklarını ve çatışmalar ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, silahların diyaloğun, kanlı çatışmaların ise anlaşmazlıkların çözümünde müzakerenin yerini almaması gerektiğini söyledi. “Barışa giden en kısa yolun yapıcı diyalog ve diplomasi olduğunu unutmamalıyız” dedi.

Erdoğan, "Sadece güçlülerin kanununa saygı duyan bir dünya düzeni, insanlığı daha derin ve daha ağır bir çatışma ve adaletsizlik çıkmazına sürükleyecektir ve bölgemizi kırk gün boyunca barut kokusuyla dolduran İran savaşı bunun son örneğidir" ifadesini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Beşinci Antalya Diplomasi Forumu'na 150'den fazla ülkeden 20'den fazla devlet ve hükümet başkanı, yaklaşık 15 cumhurbaşkanı yardımcısı ve hükümet başkanı, 40'tan fazla dışişleri bakanı da dahil olmak üzere 50'den fazla bakan, 75 uluslararası kuruluş temsilcisi de dahil olmak üzere 460'tan fazla üst düzey yetkili, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu faaliyetlerini yarın tamamlayacak.