Erdoğan'ın galibiyeti, ABD basınında nasıl yorumlandı?

ABD basını, ilk turda olduğu gibi ikinci turu da yakından takip etti

AA
AA
TT

Erdoğan'ın galibiyeti, ABD basınında nasıl yorumlandı?

AA
AA

İlk turda hiçbir adayın gerekli oy oranına ulaşamamasıyla ikinci tura kalan seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,18 oranında oyla sandıktan galip çıktı. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,82 oyla mağlup oldu.

ABD basını, ilk turda olduğu gibi ikinci turu da yakından takip etti. 

Analizlerde, Erdoğan'ın seçimleri ilk turda kazanamaması, Türkiye'deki kutuplaşma ve izlenecek olası politikalar masaya yatırıldı. 

"Erdoğan seçimleri kazanmış olabilir ama halkın sevgisini kaybetti"

ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'de yayımlanan "Erdoğan'ın galibiyeti göründüğü gibi değil" başlıklı analizde, seçimlerin ikinci tura kalmasını sağlayan ana muhalefetin aslında başarılı olduğu savunuldu. 

New York Üniversitesi'nden tarihçi Ruth Ben-Ghiat'ın kaleme aldığı analizde, Kılıçdaroğlu'nun ikinci turda yüzde 47,82 oranında oy toplamasına dair "Muhalefeti giderek daha fazla baskı altına alan bir otokratla rekabet etmenin zorlukları göz önüne alındığında, bu muhalefet için çok sağlam bir sonuçtu" değerlendirmesi yapıldı.

Yazıda, Erdoğan'ın muhalefet üzerindeki baskısını özellikle 2016'daki darbe girişiminden sonra artırarak daha da otoriterleştiği iddia edildi. Ben-Ghiat, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da seçimleri "darbe teşebbüsü" diye nitelediğini hatırlattı. 

"İmamoğlu, muhtemelen Erdoğan'ı yenebilecek tek kişiydi"

Analizde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 2 yıl 7 ay hapis cezası verilmesiyle ilgiliyse "Muhtemelen Erdoğan'ı yenebilecek tek kişiydi ve bu nedenle otokratik bir bakış açısından, onu oyun dışı bırakmak mantıklı bir hamleydi" yorumu yapıldı.

Ben-Ghiat'ın, Erdoğan'ın 5 yıl daha iktidarda kalmaya hak kazanmasıyla muhalifler üzerindeki baskısını daha da artırabileceğini savunarak, "Bu seçimi kazanmış olabilir ama Türk halkının büyük bir kısmının sevgisini ve inancını yitirdi" diye yazdı. 

"Erdoğan, Batılı müttefikleriyle çıkmazları aşmaya odaklanacak"

Ülkenin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal'ın (WSJ) "Erdoğan'ın seçim zaferi: Türkiye'nin dünya sahnesindeki rolünü şekillendirmek" başlıklı analizinde, cumhurbaşkanının sandıktan galip çıkarak gücünü pekiştirdiği belirtildi. 

WSJ'nin Ortadoğu muhabiri Jared Malsin'in analizinde, Erdoğan'ın yeni dönemine dair şu yoruma yer verildi: 

Dünya, bir darbe girişimini ve ülke içindeki birçok krizi atlattıktan sonra kendi mirasını güvence altına almaya yönelen, artık hem müttefiklerinden hem de düşmanlarından taviz koparmaya alışmış, öngörülemez bir figürle mücadele etmek zorunda kalacak.

Analizde, Erdoğan'ın Rusya'yla ilişkilerini geliştirerek ABD ve Avrupa'yı kızdırdığına işaret edilirken, liderin yeni döneminde "Batılı müttefikleriyle ilişkilerindeki çıkmazları aşmaya odaklanacağı" değerlendirmesi yapıldı.

Öte yandan Malsin, Erdoğan'ın Türkiye vizyonunu hayata geçirmesinin önündeki en büyük engelin mali sıkıntılar olduğunu savundu. Yazıda, Erdoğan'ın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve İsrail gibi ülkelerle ilişkilerini düzelterek, ekonomiyi uzun vadede rayına oturtmayı hedeflediğine işaret edildi.

"Seçilmiş otokrat"

Ülkenin tanınmış gazetelerinden Washington Post'tan (WP) Ishaan Tharoor'un analizinde Erdoğan "seçilmiş otokrat" diye nitelendi. 

Tharoor, Erdoğan'ı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban'a benzeterek, cumhurbaşkanının bu liderleri "gölgede bıraktığını" yazdı. 

Analizde, Erdoğan'ın izlediği siyasete dair şu yorumlara yer verildi: 

Dünya sahnesinde çok az devlet adamı, kendi ulusları üzerinde böylesine belirleyici bir iz bırakmıştır. Yine çok az lider, Erdoğan'ın kurnazlığı ve acımasızlığıyla seçimlerdeki zorlukların üstesinden gelmiş, dindar ve milliyetçi seçmenlerden oluşan çekirdek bir bloğu aralıksız kültür savaşıyla seferber etmiş ve aynı zamanda devlet aygıtı üzerindeki ezici kontrolünü kendi lehine kullanmıştır.

Tharoor, analizinde "Erdoğan'ın medya üzerindeki tekeli ve devlet kurumları üzerindeki kontrolü göz önüne alındığında, seçimlerin 'adil' olarak nitelenmesi imkansız" değerlendirmesini de paylaştı.

"Demokratik direncin kanıtı"

ABD merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü'nden Aslı Aydıntaşbaş ise WP'de yayımlanan yazısına "Erdoğan Türkiye'deki seçimleri kazandı. Ancak bu hikayenin sonu değil" başlığını attı.

Aydıntaşbaş, seçimlerin ikinci turda kafa kafaya geçtiğine dikkat çekerek, şöyle yazdı: 

Bu Türkiye için hikayenin sonu değil. Erdoğan bir 5 yıl daha iktidarda kalabilir. Bu 5 yılın kurumların içinin daha da boşaltılmasına ve otoriter siyasi alışkanlıkların ülkenin bilincine işlemesine yol açacağı neredeyse kesin. Ancak seçimler özgür ve adil olmasa da çok çekişmeli geçti.

Yazıda, Kılıçdaroğlu'nun ikinci turda 25 milyondan fazla oy aldığına işaret edilerek bu, "Türk toplumunun süregelen demokratik direncinin bir kanıtı" diye nitelendi. 

Independent Türkçe, CNN, Washington Post, Wall Street Journal



Alanya'da yamaç paraşütü kazasında turist öldü, pilot yaralandı

(AA)
(AA)
TT

Alanya'da yamaç paraşütü kazasında turist öldü, pilot yaralandı

(AA)
(AA)

Yamaç paraşütü pilotu A.Ş, Belarus uyruklu D.S. ile yamaç paraşütüyle tandem uçuşu yapmak için Dinek Mahallesi'ndeki 800 metrelik Yassıtepe'den atlayış yaptı.

Havada süzülen paraşütçüler, bir süre sonra irtifa kaybederek ağaçlık alana düştü. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Belarus uyruklu turistin hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan tandem pilotu da itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılarak, ambulansa ulaştırıldı. Pilot A.Ş, hastaneye kaldırıldı.

D.S'nin cenazesi de otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.


Türkiye, Çin ve Japonya ilişkilerinin tarihi İstanbul'da düzenlenen konferansta konuşuldu

RCAST, İstanbul'da "İmparatorluklar Sonrası Avrasya: İki Dünya Savaşı Arasında Çin, Türk Dünyası ve Japonya" konulu bir konferans düzenledi (AA)
RCAST, İstanbul'da "İmparatorluklar Sonrası Avrasya: İki Dünya Savaşı Arasında Çin, Türk Dünyası ve Japonya" konulu bir konferans düzenledi (AA)
TT

Türkiye, Çin ve Japonya ilişkilerinin tarihi İstanbul'da düzenlenen konferansta konuşuldu

RCAST, İstanbul'da "İmparatorluklar Sonrası Avrasya: İki Dünya Savaşı Arasında Çin, Türk Dünyası ve Japonya" konulu bir konferans düzenledi (AA)
RCAST, İstanbul'da "İmparatorluklar Sonrası Avrasya: İki Dünya Savaşı Arasında Çin, Türk Dünyası ve Japonya" konulu bir konferans düzenledi (AA)

Levent'teki Tekfen Tower'da düzenlenen konferansta, Japon akademisyenler Ikeuchi Satoshi, Kawashima Shin ve Kamakura Jun konuşmacı; Boğaziçi Üniversitesinden Selçuk Esenbel ve Erdal Küçükyalçın ile İstanbul Üniversitesinden Ahmed Yakoob müzakereci olarak söz aldı.

Türkiye ile Çin arasındaki ilk uluslararası anlaşma

Kawashima, "1. Dünya Savaşından Sonra Çin-Türk İlişkileri ve Japonya" başlıklı sunumunda Türkiye-Çin ilişkisinin tarihini anlattı.

Türkiye ile Çin'in ilk kez 1934 yılında bir anlaşma imzaladığını ifade eden Kawashima, bu anlaşmaya giden sürecin 1925'te Brüksel'de başladığını, Çin'in Türkiye ile anlaşmak için "karşılıklı eşitlik" ilkesinin korunması şartını öne sürdüğünü belirtti.

Kawashima, Çin'in bu teklifine karşın Türkiye'nin ise "en çok kayrılan ülke" statüsü talep ettiğini kaydederek, "Eğer Çin ile Türkiye arasındaki anlaşmada en çok kayrılan ülke statüsü ile ilgili bir madde olsaydı, Türkiye gümrük tarifesi veya bölge dışı haklar konusunda özel haklardan faydalanabilecekti" dedi.

Türkiye ile Çin arasındaki anlaşmanın sürüncemede kalması sebebiyle Türkiye, Sovyetler Birliği, Afganistan ve İran'dan oluşacak Çin ve Japonya'nın ise sonradan dahil olması beklenen "Asya Ligi"nin kurulamadığını aktaran Kawashima, "Bir diğer sorun ise Sincan'dı. Vali Yang anlaşmanın imzalanmasını istemedi" ifadelerini kullandı.

Kawashima, Milletler Cemiyetinde Türkiye'nin Mançurya olayında Japonya'ya karşı Çin'i desteklediğini ve uluslararası destek bulamayan Japonya'nın 1933'te cemiyetten ayrıldığını söyledi.

Uzmanlık alanı Çin etnik politikası olan Kumakura ise "90'ıncı yılında Doğu Türkistan Türk İslam Cumhuriyeti'ni (1933-1934) hatırlamak" başlıklı sunum yaptı.

Kamakura, Kaşgar'da 1933 sonbaharında kurulmak istenen bağımsız cumhuriyetin ömrünün çok kısa olduğunu belirterek, "Bu devlet, uluslararası destekten mahrum olması nedeniyle 1934 baharında yıkıldı" dedi.

Konferansa Türkiye'den katılan akademisyenler Esenbel, Küçükyalçın ve Yakoob sunumların ardından konuya ilişkin akademik katkılar sundu.


Suudi Arabistan’daki özel sektör Körfez-Türkiye Forumu’na hazırlanıyor

Cidde’de düzenlenen Suudi Arabistan-Türkiye İş Konseyi’nin toplantısından bir kesit (Şarku’l Avsat)
Cidde’de düzenlenen Suudi Arabistan-Türkiye İş Konseyi’nin toplantısından bir kesit (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’daki özel sektör Körfez-Türkiye Forumu’na hazırlanıyor

Cidde’de düzenlenen Suudi Arabistan-Türkiye İş Konseyi’nin toplantısından bir kesit (Şarku’l Avsat)
Cidde’de düzenlenen Suudi Arabistan-Türkiye İş Konseyi’nin toplantısından bir kesit (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Suudi Arabistan’daki özel sektör, 11-13 Kasım tarihleri ​​arasında İstanbul’da düzenlenmesi planlanan Körfez-Türkiye Ekonomik Forumu’na katılmaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini geliştirmeyi ve ticareti artırmayı amaçlayan forum hakkında ülkedeki tüm ticaret odalarını bilgilendirdi.

Körfez İstatistik Merkezi’nin verilerine göre, KİK ülkeleriyle Türkiye arasındaki ticaret hacmi 2021 yılında 22 milyar dolara ulaştı.

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi ise 2021’de 3,7 milyar dolar iken, 2022’de 6,5 milyar dolara yükseldi.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dış ticaret hacminin bu yılın ilk yarısında 3,4 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Körfez-Türkiye ekonomisinde çeşitli alanlar öne çıkarken, ticaret, yatırım, enerji ve altyapı ve sanayi, ulaşım, lojistik hizmetler, turizm, tarım ve gıdaya odaklanılıyor.

Toplantıya çok sayıda yetkilinin yanı sıra Körfez ülkelerinden işletme sahipleri ve Türk mevkidaşlarının katılması bekleniyor.

Körfez- Türkiye Ekonomik Forumu, KİK ülkelerinin liderleri, Ticaret Bakanları, KİK Genel Sekreterliği ve Körfez İşbirliği Konseyi Odaları Federasyonu (FGCCC) tarafından destekleniyor.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi’nin forumda bir konuşma yapması bekleniyor.

Türk hükümeti, son dönemde Körfez ülkeleri ve özellikle Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri güçlendirmeye yönelik hamlelerini yoğunlaştırdı.

Bunlardan en sonuncusu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Temmuz ayında Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaretti.

Erdoğan, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada, bölgedeki en önemli ülkelerden biri olan Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri geliştirmek istediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı’nın ziyaretine 200’ün üzerinde iş insanı ve yatırımcının eşlik etmesi, Suudi pazarının önemini ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin doğru yolda olduğunu gösteriyor.

Özel sektörün katılımı

Cumhurbaşkanının ziyareti sırasında, Cidde şehrinde Suudi Arabistan-Türkiye İş Konseyi’nin toplantısı düzenlendi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih, burada yaptığı konuşmada 2030 Vizyonu yatırımlarında özel sektörün bulunmasını çok önemsediklerini belirtti.

Bakan, “Hem Suudi Arabistan, hem de Türkiye özel sektörünün var olmasını çok önemsiyoruz. Burada yatırımların farklılaşmasını ve çeşitlenmesini istiyoruz” dedi.

Falih, “2030 Vizyonu’nun en belirgin özelliklerinden biri, Suudi Arabistan’ın yanı sıra Türk şirketleri de dahil olmak üzere yabancı özel sektörleri de sürece dahil etme isteğidir” diyerek, 2030 hedefleri kapsamında o tarihe kadar 3,3 trilyon dolarlık yatırım hedeflediklerini vurguladı.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat da aynı toplantıda yaptığı konuşmada, güçlü ilişkilerin varlığı nedeniyle iki ülke arasında yatırım ve ticaretin geliştirilmesi için çalışılması gerektiğini vurguladı.

Bolat, “Dünyada en fazla serbest ticaret anlaşması imzalayan 10 ülkeden birisi olan Türkiye olarak KİK üyesi ülkelerle de ticaretimizi serbestleştirmeyi önemsiyoruz. Ülkelerimizin sahip olduğu tarihi ve kültürel bağların yanı sıra güçlü ekonomilerimiz, nitelikli iş gücü piyasalarımız ve başarılı girişimcilerimizin olduğu bir ortamda ekonomik ve ticari ilişkilerimizi çok daha üst seviyelere çıkarmak güç olmayacaktır” dedi.

Kızıldeniz Projesi

Ticaret Bakanı, konuşmasında ayrıca şunları söyledi;

Suudi Arabistan’ın ülkemizde 2 milyar doları aşan doğrudan yatırımları ve ülkemizde faaliyet gösteren bin 400’den fazla Suudi şirketi bulunmaktadır. Hız, hizmet, kaliteli performans ve uluslararası projelerle kalitesini ispatlayan müteahhitlik firmalarımız, Suudi Arabistan’ın özellikle 2030 Vizyon Projeleri arasında yer alan NEOM, Diriyah Gate, Qiddiya, Amalla ve Kızıldeniz başta olmak üzere birçok projede yer almayı arzu etmektedirler ve bu konuda iş birliğine ve ortaklığa hazırdır.

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf ise, Ağustos ayında Ankara’ya yaptığı ziyarette, Türkiye-Suudi Arabistan Yuvarlak Masası Toplantısı'nda da bir grup Türk iş insanı ile bir araya geldi.

Suudi Bakan, “Türk yatırımcısına güveniyoruz ve Türkiye'nin bu fırsatlardan yararlanmasını gönülden temenni ediyoruz” diye ekledi.

Şubat ayında Türkiye ve Suriye’yi vuran yıkıcı depremin ardından, Riyad ile Ankara arasında, Merkez Bankası’na 5 milyar dolarlık mevduat yatırılması konusunda anlaşma imzalandı.


Atakule, Suudi Arabistan Milli Günü'nün 93. yıl dönümüne özel ışıklandırıldı

(Twitter)
(Twitter)
TT

Atakule, Suudi Arabistan Milli Günü'nün 93. yıl dönümüne özel ışıklandırıldı

(Twitter)
(Twitter)

Başkent Ankara'nın simgelerinden Atakule, Suudi Arabistan Milli Günü'nün 93. yıl dönümü dolayısıyla Suudi Arabistan bayrağı renklerine büründü.

Başkentin, önemli günlerde renk ve ışık gösterilerine sahne olan simgesi Atakule, 23 Eylül'de yeşil renkle ışıklandırıldı.

Suudi Arabistan Milli Günü'nün 93. yıl dönümü dolayısıyla Atakule'nin tepe kısmındaki ekrana "Suudi Arabistan Milli Günü Kutlu Olsun" ifadesi ve Suudi Arabistan bayrağı yansıtıldı.


İstanbul yılın 8 ayında 11,5 milyonu aşkın yabancı ziyaretçi ağırladı

(AA)
(AA)
TT

İstanbul yılın 8 ayında 11,5 milyonu aşkın yabancı ziyaretçi ağırladı

(AA)
(AA)

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, geçen ay, Ağustos 2022'ye göre yüzde 4,9 artışla 1 milyon 747 bin 611 yabancı turist İstanbul'u ziyaret etti.

İstanbul'a geçen ay en çok yabancı 179 bin 17 kişi ile Rusya Federasyonu'ndan geldi. Rusya'nın ardından 127 bin 486 kişi ile Almanya ikinci, 101 bin 459 kişi ile İran üçüncü, 81 bin 257 kişi ile ABD dördüncü oldu. Bu ülkeleri de 74 bin 664 kişi ile Suudi Arabistan, 72 bin 2 kişi ile İngiltere ve 61 bin 850 kişi ile Fransa izledi.

Arap ülkeleri içerisinde, ağustos ayında İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sıralamasında da Suudi Arabistan birinci, Irak ikinci, Kuveyt üçüncü, Cezayir dördüncü oldu. Ürdün, Fas, Libya ve Mısır bu ülkeleri takip etti.

Yılın 8 ayında ise İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı toplamda 11 milyon 524 bin 246'yı buldu.

(AA)

Ziyaretçilerin ilk tercihi İstanbul Havalimanı oldu

Aynı dönemde toplam 8 milyon 85 bin 738 yabancıya hizmet veren İstanbul Havalimanı'nı ağustos ayında 1 milyon 235 bin 473 yabancı tercih etti.

İstanbul'a ağustosta hava yoluyla gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısı içerisinde İstanbul Havalimanı'nın payı yüzde 72,69 olarak gerçekleşti.

Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan da ağustosta 462 bin 575 yabancı giriş yaptı. Sabiha Gökçen Havalimanı en çok yabancı ziyaretçinin giriş yaptığı ikinci sınır kapısı olurken, hava yoluyla İstanbul'a giriş yapan yabancıların yüzde 27,22'sini oluşturdu. Atatürk Havalimanı'nı ise geçen ay 1501 yabancı ziyaretçi kullandı.

Böylece, geçen ay hava yoluyla İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 3,9 artarak 1 milyon 699 bin 549'a ulaştı.

(AA)

İstanbul'a geçen ay deniz yoluyla gelen yabancı sayısı ise 48 bin 62 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artış oranı yüzde 58,61 oldu.

Temmuz'da doluluk oranı yüzde 64,36

Kültür ve Turizm Bakanlığının en son yayımladığı konaklama istatistiklerine göre, bakanlık belgeli tesislere geliş sayısı, bu yılın temmuz ayında toplam 1 milyon 277 bin 350 oldu.

Bu tesislerde toplam 3 milyon 1528 geceleme yapılırken, ortalama kalış süresi 2,35 gün oldu. İstanbul'daki konaklama tesislerinin temmuz ayı doluluk oranı ise yüzde 64,36 olarak gerçekleşti.


Türkiye'nin "en hızlı" posta güvercini 505 kilometreyi 9 saatte uçtu

Yarışmaya İstanbul'dan katılan Tayfun Çağlanyandere'nin posta güvercini 505 kilometrelik mesafeyi 9 saatte uçarak birinci oldu (AA)
Yarışmaya İstanbul'dan katılan Tayfun Çağlanyandere'nin posta güvercini 505 kilometrelik mesafeyi 9 saatte uçarak birinci oldu (AA)
TT

Türkiye'nin "en hızlı" posta güvercini 505 kilometreyi 9 saatte uçtu

Yarışmaya İstanbul'dan katılan Tayfun Çağlanyandere'nin posta güvercini 505 kilometrelik mesafeyi 9 saatte uçarak birinci oldu (AA)
Yarışmaya İstanbul'dan katılan Tayfun Çağlanyandere'nin posta güvercini 505 kilometrelik mesafeyi 9 saatte uçarak birinci oldu (AA)

Edirne'de posta güvercinleri "Golden Cup Final Yarışması" düzenlendi.

Karaağaç Mahallesi'nde gerçekleştirilen organizasyona Türkiye, Romanya, Almanya, Belçika ve Hollanda'dan 429 güvercin katıldı.

Kuşlarının gelmesini bekleyen katılımcılar zaman zaman "güvercin uçuverdi" türküsüyle de oynayarak vakit geçirdi.

Bolu'nun Gerede ilçesinden bırakılan güvercinler, 505 kilometrelik yol kattetti.

Final yarışmasında İstanbul'dan katılan Tayfun Çağlanyandere'nin posta güvercini 505 kilometrelik mesafeyi 9 saatte uçarak birinci oldu.

Birinciye altın kemer ve 300 bin lira ödül verilirken, dereceye giren güvercinlerin sahiplerine de kupa ve para ödülü takdim edildi.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve CHP Edirne İl Başkanı Samet Kahraman organizasyona katılanları tebrik etti.

Organizasyonu düzenleyen Cesur Pakarda, uluslararası etkinliği her yıl düzenlemekten mutlu olduklarını belirterek katkıda bulunanlara teşekkür etti.


İstanbul'da terör örgütü MLKP'ye yönelik operasyonda 13 zanlı yakalandı

(AA)
(AA)
TT

İstanbul'da terör örgütü MLKP'ye yönelik operasyonda 13 zanlı yakalandı

(AA)
(AA)

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Suriye'de terör örgütü kamplarında silahlı saldırı ve sabotaj eğitimi aldıkları, MLKP'nin İstanbul yapılanması içerisinde faaliyet gösterdikleri ve örgüte eleman temin ettikleri belirlenen 17'si İstanbul ve 1'i İzmir'de olmak üzere 18 zanlıya operasyon düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 4 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi.

Operasyonda şüphelilerden 13'ü gözaltına alındı. Adresinde bulunamayan bir zanlı ise aranıyor.

Şüphelilerin ikametlerindeki aramalarda, 1 tabanca ve 24 mermi, çok sayıda dijital materyal ile örgütsel doküman ele geçirildi.

Zanlıların adli işlemleri devam ediyor.


Adalet Bakanı Tunç'tan Hollanda'daki Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırıya tepki

Yılmaz Tunç (AA)
Yılmaz Tunç (AA)
TT

Adalet Bakanı Tunç'tan Hollanda'daki Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırıya tepki

Yılmaz Tunç (AA)
Yılmaz Tunç (AA)

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lahey'de Türkiye'nin yanı sıra Pakistan, Endonezya ve Danimarka'nın Lahey büyükelçilikleri önünde Kur'an-ı Kerim'e yönelik gerçekleştirilen saldırıları lanetlediğini bildirdi.

Din ve vicdan özgürlüğünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuki metinler ve anayasada korunması gereken en önemli hassasiyetlerden biri olduğunu belirten Tunç, şunları kaydetti:

Ancak en son örneğini Hollanda'da gördüğümüz, uluslararası hukuku hiçe sayan nefret eylemleri, dinimize olduğu gibi aynı zamanda evrensel değerlere de açık bir saldırıdır. Evrensel insani değerleri ilke edinen hiçbir ülke bu çirkin saldırılara sessiz kalmamalıdır. Hollanda adli makamları derhal harekete geçerek bu eylemi gerçekleştirenlerin yargı önünde hesap vermesini sağlamalıdır.


Dışişleri Bakanı Fidan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

(AA)
(AA)
TT

Dışişleri Bakanı Fidan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

(AA)
(AA)

Bakanlığın X sosyal medya platformundan yapılan açıklamaya göre, Fidan, 78. BM Genel Kurulu marjında New York'ta BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü.

Fidan, Guterres ile görüşmede, Ukrayna'daki son gelişmeler, Karadeniz Tahıl Girişimi ve Kıbrıs konusunu ele aldı.

BM Sözcülüğü Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Guterres'in, BM ile Türkiye arasındaki yakın işbirliğini ve Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Girişimi de dahil olmak üzere Ukrayna'daki savaşın küresel etkilerine yönelik çabalarını takdirle karşıladığı kaydedildi.

Genel Sekreter Guterres ve Bakan Fidan'ın ayrıca Kıbrıs meselesinin yanı sıra Suriye'deki durumu da ele aldıkları aktarıldı.


İçişleri Bakanı Yerlikaya 85 göçmen kaçakçılığı organizatörünün yakalandığını bildirdi

AA
AA
TT

İçişleri Bakanı Yerlikaya 85 göçmen kaçakçılığı organizatörünün yakalandığını bildirdi

AA
AA

Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Muğla, İzmir, Çanakkale ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıklarınca göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik operasyon düzenlendiğini belirtti.

Operasyonlarda 85 organizatörün yakalandığını duyuran Yerlikaya, bu kişilerden 64'ünün tutuklandığını ve 21'i için adli kontrol kararı verildiğini bildirdi.

Bakan Yerlikaya'nın verdiği bilgilere göre, Muğla İl Jandarma Komutanlığının düzenlediği operasyonda 42 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunlardan 35'i tutuklandı, 7'si hakkında adli kontrol kararı verildi.

İzmir İl Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarınca düzenlenen İHA destekli operasyonda, 26 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunlardan 19'u tutuklandı, 4'ü hakkında adli kontrol kararı verildi. 3 şahsın tutuksuz yargılanmasına devam edilecek.

Çanakkale İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen operasyonda, 14 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunlardan 8'i tutuklandı, 2'si hakkında adli kontrol kararı verildi. 4 şahsın tutuksuz yargılanmasına devam edilecek.

Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen operasyonda ise 3 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunlardan 2'si tutuklandı, 1'i hakkında adli kontrol kararı verildi.

Operasyonu düzenleyen jandarmayı tebrik eden ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine karşı mücadelenin azim ve kararlılıkla devam edeceğini açıklayan Yerlikaya operasyon görüntülerini de paylaştı.