Erdoğan, üçüncü döneminde ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu hayata geçirme sözü verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve başlama töreninde konuşuyor (Reuters)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve başlama töreninde konuşuyor (Reuters)
TT

Erdoğan, üçüncü döneminde ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu hayata geçirme sözü verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve başlama töreninde konuşuyor (Reuters)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve başlama töreninde konuşuyor (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 yıllık üçüncü döneminde ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu hayata geçirmek için kararlılıkla çalışma sözü verdi.

20 yıllık iktidarının ardından bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, Meclis’te düzenlenen törende yemin ederek resmen görevine başladı.

Erdoğan’ın, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen göreve başlama törenine 78 ülkeden üst düzey katılım oldu.

Törene, 21 devlet başkanı ve 13 başbakanın yanı sıra çok sayıda bakan ile aralarında Türk Devletleri Teşkilatı, NATO ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da olduğu uluslararası kuruluş temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanının göreve başlama törenine, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan da katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan törende (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan törende (Reuters)

Dışişleri Bakanı, Kral Selman ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz’in tebrik ve selamlarını ileterek, kardeş Türkiye hükümetine ve halkına daha fazla ilerleme ve refah dileklerini ifade etti.

Muhalefete eleştiri

Elde ettikleri zaferlerle birlikte tevazuyu büyüttüklerini, ancak muhalefetten böyle bir tavır görmediklerini dile getiren Erdoğan şu ifadeleri kullandı;

“En büyük sıkıntımız zaten ülkemizde bu noktada gerçekten gayretli bir muhalefetin olmayışıdır. Eski alışkanlıklarını terk etmeye maalesef yanaşmadılar. Milletin maslahatı yerine kendi küçük hesaplarının peşine düştüler. Samimi bir özeleştiri yapmaktan ziyade hatayı, kusuru, başarısızlıklarının sebeplerini vatandaşta aradılar. Hemen her seçim sonrasında musafahalaşmak için uzattığımız eli, hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı bir tavır sergilemelerini ümit ediyoruz.”

Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de sorumluluk bilinciyle hareket etmesini beklediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi;

Gazetecisi, yazarı, sivil toplumu, sanatçısı, siyasetçisiyle tüm muhalefet cenahının artık milli iradeyle barışmasını istiyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılına kavuşmanın heyecanını yaşadığımız bu yılda Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.

Cumhurbaşkanı ayrıca, “Oylarıyla destek ve teveccühleriyle buna vesile olan aziz milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum. Bizleri, bir kez daha Cumhurbaşkanlığı makamına layık gören 27 milyon 835 bin kardeşimin hepsine tek tek teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Milli iradenin sandıkta iki kez tecelli ettiğine ve milletin kesin kararını verdiğine dikkat çeken Erdoğan, “Türkiye, sandıkların kapanması ve sonuçların açıklanmasıyla artık yeni bir yola girmiştir. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara da şu çağrıda bulundu;

Buradan tüm vatandaşlarımı, ilçeleri, köyleri, haneleriyle 81 vilayetimizin tamamında bir ‘kardeşlik seferberliği’ başlatmaya davet ediyorum. Gün, bir olma, beraber olma, bin yıllık kardeşliğimizi perçinleme günüdür. Gün, evlatlarımızın aydınlık yarınlarına sahip çıkma günüdür. Gelin, seçim dönemindeki kırgınlıkları, kızgınlıkları bir tarafa koyalım. Gelin, küslük olmuşsa, kalpler kırılmışsa barışmanın yollarını arayalım. Gelin, hep beraber Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz verelim. Cumhuriyetimizin 100. yılını şanına, ruhuna ve manasına uygun bir şekilde 85 milyon olarak hep birlikte idrak edelim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kime oy verirse versin sandıklara giderek demokrasinin gücüne güç katan tüm vatandaşları tebrik ederek, şu ifadelerle devam etti;

Kilometrelerce yol katederek, kimi zaman saatlerce sıra bekleyerek, ana vatanlarına karşı vatandaşlık görevlerini yerine getiren yurt dışındaki gurbetçilerimizi özellikle tebrik etmek istiyorum. 6 Şubat’ta asrın felaketini yaşadıkları, sırf oy tercihlerinden dolayı son iki haftada sayısız hakarete maruz kaldıkları halde iradelerine sahip çıkan depremzedelerimize buradan bir kez daha saygılarımı sunuyorum.

Erdoğan’ın Anıtkabir ziyareti (EPA)
Erdoğan’ın Anıtkabir ziyareti (EPA)

Seçimlerin ardından arayarak sevinçlerini paylaşan devlet ve hükümet başkanlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte yanımızda duranların desteğini hiçbir zaman unutmayacağız. Rabbim, bizi milletimize ve dostlarımıza mahcup etmesin diyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni anayasa

Son 21 yıldır olduğu gibi vaat edilen her şeyin tek tek gerçekleştireceklerini söyleyen Erdoğan, “Demokrasimizi darbe ürünü mevcut anayasadan kurtararak, özgürlükçü, sivil ve kuşatıcı bir anayasayla güçlendireceğiz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal'in ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesini, hakiki manasıyla pratiğe dökmekte kararlıyız" diye konuştu.

Erdoğan göreve başlama töreninde (EPA)
Erdoğan göreve başlama töreninde (EPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şu ifadelerle devam etti;

“Gelecek 5 sene boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin şanını ve şerefini korumak, itibarını artırmak, adını tüm dünyada yüceltmek için bütün gücümüzle çalışmaya söz veriyoruz. Devletimizin varlığını, vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin kayıtsız ve şartsız egemenliğini her zeminde koruyacağımızı taahhüt ediyoruz. ‘Gayret bizden, tevfik Allah’tandır’ inancıyla bugünden itibaren Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘bismillah’ diyoruz” dedi.

Meclisteki yemin oturumu (AFP)
Meclisteki yemin oturumu (AFP)

Büyük zorluklar

Erdoğan, cumhurbaşkanı seçimi ikinci turunda yüzde 52,18 oy alırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 47,82 oranında kaldı.

Erdoğan, seçimde 27 milyon 834 bin 589, Kılıçdaroğlu ise 25 milyon 504 bin 724 oy aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı üçüncü döneminde, Batı ile gergin ilişkilerin yanı sıra ekonomik gerileme, enflasyon ve fiyatlardaki yükseliş, Türk lirasının rekor seviyelere düşmesi ve döviz rezervlerindeki zayıflık gibi büyük zorluklar bekliyor.



Erdoğan, Trump'ın Türkiye'yi F-35 programına geri döndüreceğine güveniyor

Bir F-35 savaş uçağı, 17 Kasım 2025'te Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde düzenlenen Dubai Hava Gösterisi'nde (Reuters)
Bir F-35 savaş uçağı, 17 Kasım 2025'te Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde düzenlenen Dubai Hava Gösterisi'nde (Reuters)
TT

Erdoğan, Trump'ın Türkiye'yi F-35 programına geri döndüreceğine güveniyor

Bir F-35 savaş uçağı, 17 Kasım 2025'te Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde düzenlenen Dubai Hava Gösterisi'nde (Reuters)
Bir F-35 savaş uçağı, 17 Kasım 2025'te Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde düzenlenen Dubai Hava Gösterisi'nde (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yayınlanan bir röportajda, ülkesinin F-35 savaş uçağı programından dışlanmasını "adaletsiz bir karar" olarak değerlendirerek, Türkiye'nin programa yeniden dahil edilmesi için ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'da bulunmasına güvendiğini belirtti.

Erdoğan, Bloomberg News'in sorularına verdiği ve Cumhurbaşkanlığı tarafından aktarılan yazılı yanıtında, "Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi önemli ve gerekli konulardır" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu hedefin ABD ile ilişkileri iyileştirmeyi ve NATO'nun savunmasına katkıda bulunmayı amaçladığını” belirtti ve “F-35 savaş uçakları için sipariş bedelinin ödendiğini” vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı, Erdoğan'ın “Türkiye'nin Rusya'dan askeri teçhizat satın aldığı için F-35 programından çıkarılması kararını haksız bulduğunu” söylediğini ve eylül ayında Beyaz Saray'da yapılan görüşmede bunu “şahsen Donald Trump'a ilettiğini” doğruladığını belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı, Trump'ın ABD başkanlığına geri dönmesinin Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerin “yapıcı ve daha rasyonel bir temelde” ilerlemesi için fırsat sağladığını söyledi.

Ankara, Rus S-400 hava savunma sistemini satın alması nedeniyle 2019 yılında F-35 programından sadece müşteri olarak değil, aynı zamanda bu Amerikan savaş uçağının üretiminde ortak olarak da programdan çıkarıldı.

Erdoğan ayrıca, Moskova ile Kiev arasındaki “çatışmadan uzak durmayı başardığı” için “Türkiye'nin gelecekteki barış müzakerelerine ev sahipliği yapma konusunda olası seçenek olmaya devam ettiğini” vurguladı ve Ankara'nın “iki ülke arasındaki ateşkesi izlemeyi destekleyebileceğini” belirtti.

“Türkiye'nin hem (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile doğrudan konuşabilecek tek taraf olduğunu” vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı, “Türkiye'nin kapısının herkese açık olduğunu” vurgulayarak, Erdoğan'ın “her iki lidere de birçok kez taahhüdünü açıkça ifade ettiğini” belirtti.


Erdoğan, Bloomberg'e konuştu: NATO'nun güvenliği için Türkiye F-35'e dönmeli

Fotoğraf: Reuters_Arşiv
Fotoğraf: Reuters_Arşiv
TT

Erdoğan, Bloomberg'e konuştu: NATO'nun güvenliği için Türkiye F-35'e dönmeli

Fotoğraf: Reuters_Arşiv
Fotoğraf: Reuters_Arşiv

Yaklaşık on yıl önce Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasıyla gerilen Ankara–Washington hattının, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde yeniden toparlanma sürecine girdiğini belirten Erdoğan, savunma, enerji ve bölgesel krizlere yaklaşımda iki ülkenin politika önceliklerinin giderek örtüşmeye başladığını ifade etti. Türkiye’nin bir yandan NATO ile, diğer yandan en büyük ticaret ortaklarından biri olan Rusya ile ilişkilerini yeniden dengelemeye çalıştığını vurguladı.

Yaklaşık on yıl önce Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasıyla gerilen Ankara–Washington hattının, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde yeniden toparlanma sürecine girdiğini belirten Erdoğan, savunma, enerji ve bölgesel krizlere yaklaşımda iki ülkenin politika önceliklerinin giderek örtüşmeye başladığını ifade etti. Türkiye’nin bir yandan NATO ile, diğer yandan en büyük ticaret ortaklarından biri olan Rusya ile ilişkilerini yeniden dengelemeye çalıştığını vurguladı.

"NATO'nun güvenilği"

Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray’da Trump ile yaptığı görüşmede F-35 konusunu bizzat gündeme getirdiğini belirterek, Türkiye’nin S-400 alımı gerekçe gösterilerek programdan çıkarılmasını “haksız” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim almasının ve programa yeniden dahil edilmesinin, yalnızca iki ülke için değil NATO’nun güvenliği açısından da önemli olduğunu söyledi.

Bloomberg’in geçen ay yayımladığı haberde, Türkiye’nin S-400 sistemlerini iade etmeyi değerlendirdiği ileri sürülmüştü. Haberde, Erdoğan’ın bu konuyu Türkmenistan’daki bir toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğü iddia edilmişti. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da aralık ayında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin S-400’leri elden çıkarmaya yakın olduğunu ve sürecin 4–6 ay içinde sonuçlanabileceğini öngörmüştü.

Türkiye’nin ABD’den F-16 Blok 70 savaş uçakları almak istediğini de hatırlatan Erdoğan, fiyat ve şartların müttefiklik ruhuna uygun olması gerektiğini vurguladı ve Eurofighter alım sürecini örnek gösterdi.

"Halkbank davası haksız"

Erdoğan, Halkbank davasını Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim olarak değerlendirdiklerini belirterek, önceliklerinin Türkiye’nin itibarı ile bankanın adil olmayan şekilde cezalandırılmaması olduğunu söyledi. Sürecin, hukuka ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa uygun bir şekilde sonuçlanmasını temenni ettiklerini ifade etti.

Bloomberg'de yayınlanan haber şöyle:

Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray'da Trump ile yaptığı görüşmede F-35 konusunda bizzat gündeme getirdiğini belirterek, Türkiye'nin Rusya'dan askeri teçhizat satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılma kararını "haksız" olarak nitelendirdi. Erdoğan "Sayın Trump'ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye–ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemine geçilmesi yönünde bir imkan doğmuştur. Türkiye'nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD'nin yanı sıra NATO'nun güvenliği için de önemli ve gereklidir" ifadelerini kullandı.

S-400 Füzeleri

Bloomberg'in geçen ay yayınladığı haberde, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini iade etmek istediği belirtilmişti. Kaynaklara göre, Erdoğan, Türkmenistan'da düzenlenen bir toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e bu konuyu gündeme getirdi. Bu durum, Erdoğan'ın ABD ile savunma konusunda ilişkileri düzeltmeye çalıştığının bir işareti olarak görülürken, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Trump'ın yakın müttefiki Tom Barrack, aralıkta yaptığı açıklamada Ankara'nın S-400'leri elden çıkarmaya yakın olduğunu belirterek, konunun dört ila altı ay içinde çözülebileceğini öngörmüştü.

Türkiye ayrıca ABD'den F-16 Blok 70 uçakları satın almak istiyor, ancak fiyat konusunda görüşmeler devam ediyor. Erdoğan bu anlaşmanın şartlarının müttefiklik ilişkilerinin ruhuyla uyumlu olmasının beklendiğini belirterek Türkiye'nin Eurofighter jet alımını örnek gösterdi.

Türk-Amerikan ilişkilerinde bir başka sorun ise Halkbank davası olarak öne çıkıyor. Halkbank, 2019 yılında ABD'de, İran'a yönelik yaptırımları delmeye yardımcı olmakla suçlanmıştı. Uzun yıllardır devam eden davada, banka dolandırıcılık, kara para aklama ve yaptırım ihlali suçlamalarıyla karşı karşıya.

Erdoğan bu konuyu Türkiye'ye yönelik haksız bir girişim olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Bizim için esas olan, Türkiye'nin itibarının korunması ve bankamızın haksız bir şekilde cezalandırılmamasıdır. Görüşmeler bu çerçevede devam etmektedir. Temennimiz hem hukuka uygun hem de iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı.

Amerikan LNG'si

Trump yönetimi eylül ayında, Rus ham petrolünün üçüncü büyük alıcısı konumundaki Türkiye'den, Moskova'dan enerji ithalatını kısıtlamasını istemişti. Türkiye'nin petrol rafinerileri, ABD'nin geçen yılın sonunda Moskova'nın en büyük iki petrol üreticisine yaptırım uygulamasının ardından alımlarını azaltmaya başlamıştı.

ABD'nin endişelerini gidermek amacıyla Ankara, gaz stratejisini gözden geçirerek Amerikan LNG'sine dayalı bir portföy oluşturmaya odaklanırken, ABD'nin petrol ve gaz sahalarına yatırım arayışında olduğunu açıklamıştı. Erdoğan, "Özellikle ABD menşeli LNG tedarikimizi kayda değer ölçüde artırdık" dedi ve ABD'nin Türkiye'nin LNG tedarik zincirinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Son resmi verilere göre, Türkiye'nin petrol alımlarının %61'i ve gaz tedarikinin %40'ı hala Rusya'dan sağlanıyor, dolayısıyla bu yapıda bır değişim uzun yıllar alabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin duruşu çok nettir; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hidrokarbon ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak enerji güvenliğimizi etkileyecek her başlıkta dikkatli ve dengeli hareket etmek durumundayız" dedi.

Bölgesel sorunlar

Rusya ve NATO müttefikleri ile ilişkileri dengelemek, özellikle 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ile Türkiye için gittikçe zorlaşan bir duruma dönüştü. Erdoğan, Rusya'ya yaptırım uygulamayı reddederken, Rus gemilerinin boğazlardan Karadeniz'e geçisini ise kısıtladı. Aynı zamanda Kiev'e de silah tedarikinde bulundu. Türkiye'nin savaşta net bir taraf almamasının bir neticesi olarak, Erdoğan'a göre şartlar olgunlaştığı anda Türkiye, İstanbul'u yeniden Ukrayna-Rusya arasında barışın konuşulduğu merkez haline getirmeye hazır.

Erdoğan, "Türkiye olarak hem Sayın Putin'le hem Sayın Zelenskiy'le doğrudan konuşabilen; aynı anda Washington, Brüksel hattında olsun NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde olsun somut girişimlerde bulunarak güçlü ve dengeli diplomatik temaslar yürütebilen yegane aktörüz" diye konuştu.

Türkiye, Hamas ile İsrail arasında ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasında da önemli aktörlerden biri oldu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu sık sık sertçe eleştiren Erdoğan, "Gazze'de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'nün başarı şansı, sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlıdır. Türkiye dahil Şarm el Şeyh Deklarasyonu'na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğunun bilinmesi gerekir. Takdir edersiniz ki Türkiye'nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur. Biz hem Filistin tarafıyla derin tarihî bağlarımız hem İsrail'le geçmişte yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları hem de NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkinliğimiz itibarıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız" ifadelerini kullandı.

Bloomberg


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.