Yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a tebrikler sürüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'a Avrupalı mevkidaşlarından tebrik mesajları geldi.

AA
AA
TT

Yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a tebrikler sürüyor

AA
AA

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'ı kutladı.

Blinken, Twitter hesabından “Türkiye’nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı tebrik ediyorum.” paylaşımında bulundu.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile çalışmaya devam etmeyi dört gözle beklediğini belirten Blinken, Türkiye’nin NATO müttefiki ve ortağı olarak değerli olduğunu kaydetti.

MI6 Başkanı Moore'dan, yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a Türkçe tebrik mesajı

ngiltere'nin dış istihbarat servisi MI6'nın Başkanı Richard Moore, Twitter'dan yaptığı Türkçe paylaşımda, "Dost ve eski meslektaşıma yeni görevinde başarılar dilerim. Hayırlı olsun, bakanım!" ifadelerini kullandı.

Tebrik mesajına sehven Hakan Fidan ismiyle açılmış bir hesabı ekleyen Moore, yaptığı bir sonraki paylaşımda, "Hay aksi, bu utanç verici! ama hesap bir parodi olsa bile iyi dileklerim gerçek!" ifadesine yer verdi.

Moore, 2014-2017 yıllarında İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi olarak Türkiye'de görev yapmıştı.

"İşbirliğimizi ve bağlarımızı güçlendirerek ortak sorunlarımızı ele almayı dört gözle bekliyorum"

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra, Twitter'dan yayımladığı mesajında, Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan'ı tebrik etti.

Hoekstra, mesajında, "Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ederim. İşbirliğimizi ve bağlarımızı güçlendirerek ortak sorunlarımızı ele almayı dört gözle bekliyorum." ifadesini kullandı.

Başka bir paylaşım daha yapan Hoekstra, bir önceki kabinede Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ederek, bundan sonra Meclis'teki faaliyetlerinde başarılar diledi.

"Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız"

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Dost ülke, NATO müttefiki ve Akdeniz'de stratejik ortak Türkiye'nin Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ediyoruz. Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız. Başarılar." ifadelerini kullandı.

Ankara'ya gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başlama törenine katılan Malta Dışişleri, Avrupa İşleri ve Ticaret Bakanı Ian Borg da Twitter'da, dünkü merasimde Hakan Fidan ile beraber çekildiği bir fotoğrafı paylaşarak, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı ve yeni Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ı en içten şekilde tebrik ediyorum. İyi niyetleri ve nezaketleri için teşekkür ettiğim selefleri Mevlüt Çavuşoğlu ve Mehmet Muş ile kurmuş olduğum işbirliğimizi sürdürmek ve ilerletmek dileğiyle."

"Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu"

Pakistan Dışişleri Bakanı Bilaval Butto Zerdari ise Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olarak görevlendirilmesi dolayısıyla kutladı.

Zerdari, Twitter'da yaptığı paylaşımda, Fidan'la çok yakında çalışmak ve stratejik ortaklığı daha yüksek seviyeleri çıkarmak için sabırsızlandığını belirterek, "Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu." ifadesini kullandı.

"İşbirliğimizi dört gözle bekliyorum"

Hırvatistan Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grlic Radman da sosyal medya hesabından, "Hakan Fidan'ı yeni görevi için tebrik ediyorum. Türkiye ve Hırvatistan arasındaki güçlü ilişkilerin devamı için gelecek işbirliğimizi dört gözle bekliyorum." paylaşımında bulundu.

Mevlüt Çavuşoğlu'na yapıcı çalışması ve bu zamana kadar beraber gösterdikleri ortak çaba için teşekkür eden Grlic Radman, "Sizinle işbirliği yapmak harikaydı. Gelecek çalışmalarınızda başarılar dilerim." ifadesini kullandı.

Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis de Twitter hesabından, "Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olması dolayısıyla tebrik ediyorum. Aramızdaki verimli işbirliğini dört gözle bekliyorum." mesajını paylaştı.

İrlanda Dışişleri Bakanı Micheal Martin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'ı kutladı.

Martin, "Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar konusunda devam eden güçlü işbirliğini sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Twitter'dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'ı kutladı.

Baerbock, "Hakan Fidan'ı, Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanmasından dolayı tebrik ederim. Size güveniyorum ve Türk-Alman ilişkilerini ilerletmek ve bu zor zamanlarda karşılaştığımız büyük zorlukların üstesinden gelmek amacıyla sizinle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock, eski Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nu da güvene dayalı işbirliğinden dolayı takdir ederek, iyi dileklerde bulundu.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Fidan'ı dışişleri bakanı olması dolayısıyla tebrik etti.

"AB-Türkiye arasındaki yakın ortaklığı sürdürmeyi ve birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ifadesini kullanan Borrell, Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na da teşekkürlerini ve iyi dileklerini iletti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanlık Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ve İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da Fidan'ı tebrik edenler arasında yer aldı.

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra, Twitter'dan yayımladığı mesajında, Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan'ı tebrik etti.

Hoekstra, mesajında, "Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ederim. İşbirliğimizi ve bağlarımızı güçlendirerek ortak sorunlarımızı ele almayı dört gözle bekliyorum." ifadesini kullandı.

Başka bir paylaşım daha yapan Hoekstra, bir önceki kabinede Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ederek, bundan sonra Meclis'teki faaliyetlerinde başarılar diledi.

"Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız"

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Dost ülke, NATO müttefiki ve Akdeniz'de stratejik ortak Türkiye'nin Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ediyoruz. Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız. Başarılar." ifadelerini kullandı.

Ankara'ya gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başlama törenine katılan Malta Dışişleri, Avrupa İşleri ve Ticaret Bakanı Ian Borg da Twitter'da, dünkü merasimde Hakan Fidan ile beraber çekildiği bir fotoğrafı paylaşarak, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı ve yeni Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ı en içten şekilde tebrik ediyorum. İyi niyetleri ve nezaketleri için teşekkür ettiğim selefleri Mevlüt Çavuşoğlu ve Mehmet Muş ile kurmuş olduğum işbirliğimizi sürdürmek ve ilerletmek dileğiyle."

"Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu"

Pakistan Dışişleri Bakanı Bilaval Butto Zerdari ise Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olarak görevlendirilmesi dolayısıyla kutladı.

Zerdari, Twitter'da yaptığı paylaşımda, Fidan'la çok yakında çalışmak ve stratejik ortaklığı daha yüksek seviyeleri çıkarmak için sabırsızlandığını belirterek, "Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu." ifadesini kullandı.

"İşbirliğimizi dört gözle bekliyorum"

Hırvatistan Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grlic Radman da sosyal medya hesabından, "Hakan Fidan'ı yeni görevi için tebrik ediyorum. Türkiye ve Hırvatistan arasındaki güçlü ilişkilerin devamı için gelecek işbirliğimizi dört gözle bekliyorum." paylaşımında bulundu.

Mevlüt Çavuşoğlu'na yapıcı çalışması ve bu zamana kadar beraber gösterdikleri ortak çaba için teşekkür eden Grlic Radman, "Sizinle işbirliği yapmak harikaydı. Gelecek çalışmalarınızda başarılar dilerim." ifadesini kullandı.

Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis de Twitter hesabından, "Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olması dolayısıyla tebrik ediyorum. Aramızdaki verimli işbirliğini dört gözle bekliyorum." mesajını paylaştı.

İrlanda Dışişleri Bakanı Micheal Martin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla, Fidan'ı kutladı.

Martin, "Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar konusunda devam eden güçlü işbirliğini sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"Hakan Fidan'ı, Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanmasından dolayı tebrik ederim. Size güveniyorum ve Türk-Alman ilişkilerini ilerletmek ve bu zor zamanlarda karşılaştığımız büyük zorlukların üstesinden gelmek amacıyla sizinle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum."

Baerbock, eski Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nu da güvene dayalı işbirliğinden dolayı takdir ederek, iyi dileklerde bulundu.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Fidan'ı tebrik etti.

"AB-Türkiye arasındaki yakın ortaklığı sürdürmeyi ve birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ifadesini kullanan Borrell, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na da teşekkürlerini ve iyi dileklerini iletti.

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, Twitter’dan, Hakan Fidan’ı tebrik ederek, "Avusturya-Türkiye arasındaki ilişkileri birlikte güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum." paylaşımında bulundu.

Bakan Schallenberg, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na da güzel işbirliğinden ötürü teşekkür ederek, başarı dileklerinde bulundu.

Letonya Dışişleri Bakanı Edgars Rinkevics, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hakan Fidan'ı Türkiye Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenmesi dolayısıyla tebrik ediyorum. Letonya ve Türkiye çok iyi ikili ilişkilere sahip ve yakın NATO müttefikleri. Dışişleri Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca mükemmel işbirliği için Mevlüt Çavuşoğlu'na çok teşekkürler." ifadelerini kullandı.

Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib de sosyal medyadaki mesajında Hakan Fidan'ı tebrik etti.

Yakın Belçika-Türkiye ortaklığını devam ettirmek için sabırsızlandığını belirten Lahbib, önceki Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'na da "iyi işbirliği" için teşekkür ederek, iyi dileklerini iletti.

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Fidan'ı kutladı.

Bakan Clevery, paylaşımında, "İngiltere ve Türkiye terör tehditleriyle mücadele ediyor ve NATO'da yan yana çalışıyor. Birlikte çalışmayı ve dostluğumuzu derinleştirmeyi dört gözle bekliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyar Saidov, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Değerli kardeşim Hakan Fidan'ı telefonla arayarak, Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanmasından dolayı kutlayarak, resmi bir ziyaret için Özbekistan'a davet ettik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğu güçlendirmeye yönelik geniş gündemi ele aldık ve Özbekistan-Türkiye ilişkilerini daha da geliştirmek için tüm çabalarımızı seferber etmeye hazır olduğumuzu kaydettik.” ifadelerini kullandı.

Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, Fidan'ı kutladı, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür etti.

Twitter hesabından Fidan'ın fotoğrafını paylaşan Gil, Dışişleri Bakanı Fidan'a yeni görevinde başarılar diledi.

Gil, "Kardeş Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı tebrik ediyoruz, yönetiminde başarılar diliyoruz. Bugün dayanışma ve tamamlayıcılık ilkelerine dayanarak eşi görülmemiş bir düzeye ulaşan ilişkilerin derin gündemi üzerinde çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile çekilmiş fotoğrafına da yer veren Gil, "İkili ilişkilerin derinleşmesinde paha biçilmez katkısı için Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ediyoruz. Onun yönetiminde yasallığı savunmak ve uluslarımızı emperyalist saldırılara karşı destekleme konusunda sağlam durduk. Ona geleceğinde başarılar dileriz." dedi.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanlık Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ve İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da Fidan'ı tebrik edenler arasında yer aldı.



NATO’nun Ankara Zirvesi’nde Trump ile ilişkilerini yeniden ayarlaması gündemde

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor... Türkiye, 9 Nisan 2026 (EPA)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor... Türkiye, 9 Nisan 2026 (EPA)
TT

NATO’nun Ankara Zirvesi’nde Trump ile ilişkilerini yeniden ayarlaması gündemde

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor... Türkiye, 9 Nisan 2026 (EPA)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor... Türkiye, 9 Nisan 2026 (EPA)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, NATO üyesi ülkelerin temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek zirvede, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkileri yeniden yapılandırmaları ve ABD’nin ittifaka desteğini azaltma ihtimaline karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'nın Trump'ın Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu "kişisel saygı" nedeniyle 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde yapılacak NATO zirvesine liderler düzeyinde katılmasını beklediğini, ancak Trump'ın toplantıya katılmakta tereddüt ettiğini anladığını belirtti.

Trump yıllardır NATO'yu eleştiriyor ve geçen hafta Avrupa üye devletlerinin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için gemi göndermeyi reddetmesi nedeniyle ABD'yi ittifaktan çekmekle tehdit etti. Bu durum, daha önce Grönland'ı ittifaka kabul etme planları nedeniyle ittifak içindeki gerilimleri daha da artırdı.

Fidan, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, müttefiklerin Trump'ın eleştirilerini her zaman sadece retorik olarak değerlendirdiklerini, ancak şimdi ABD'nin rolünde olası bir düşüşe karşı planlama yaptıklarını ve savunma kapasitelerini güçlendirmek için çalıştıklarını söyledi.

Fidan, "NATO ülkelerinin Ankara zirvesini ABD ile ilişkilerini sistematik olarak yeniden yapılandırmak için bir fırsata dönüştürmeleri gerekiyor" ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanı, "Eğer ABD ittifakın bazı mekanizmalarından çekilirse, bunu kademeli olarak sona erdirmek için bir plan ve program olmalıdır" dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Trump'ın ittifaka duyduğu hayal kırıklığını anladığını, ancak "Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunun" Washington'un İran'daki savaş çabalarını desteklediğini söyledi.

Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili geçen hafta Reuters'e verdiği demeçte, NATO'dan hayal kırıklığına uğrayan Trump'ın Avrupa'daki bazı ABD birliklerini geri çekmeyi düşündüğünü söylemişti.


Türkiye, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına alacak bir "güvenlik anlaşması" çağrısında bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)
TT

Türkiye, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına alacak bir "güvenlik anlaşması" çağrısında bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)

Türkiye, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün devam etmesinin ve ülkelerin birbirine güvenebilmesi için bölgede bir güvenlik anlaşmasının gerekliliğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ve ABD'nin ateşkesin önemini ve buna olan ihtiyaçlarını farkında olduklarını, İslamabad'da yapılan müzakerelerin ciddiyetlerini ortaya koyduğunu vurguladı ve aynı zamanda İsrail'in müzakereleri engellemeye çalıştığı konusunda uyarıda bulundu.

Fidan, Pakistan'daki görüşmelerin başarısız olmasına rağmen İran ve ABD'nin ateşkes konusunda samimi olduğunu belirterek, Washington ve Tahran'ın ilk tutumlarını ortaya koyduğunu kaydetti. Fidan, bugün Türkiye'nin Anadolu Ajansı muhabirleriyle yaptığı geniş kapsamlı basın toplantısında, “İlk tutumlar genellikle bir dereceye kadar sert olur, ardından taraflar arabulucuların desteğiyle bu tutumları birbirine yaklaştırmaya çalışır; tabii ateşkesin sağlanması, sürdürülmesi ve kalıcı hale getirilmesi niyeti varsa” ifadelerini kullandı.

Fidan, Türkiye’nin İslamabad’daki müzakere taraflarıyla sürekli temas halinde olduğunu; ne tür bir katkı sunabileceğini değerlendirmek ve tıkanma noktalarını belirlemek amacıyla bunu yaptığını belirtti. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in müzakerelerle ilgili basın toplantısı düzenlediğini belirten Fidan, Vance'in açıklamalarının İran'ın nükleer dosyasında tıkanıklık varken masaya bir öneri konulduğunu gösterdiğini kaydetti.

İran tarafının ABD'nin önerisini değerlendireceğini ve “buna yanıt vereceklerini düşündüğünü” belirten Fidan, müzakere edilen konuların niteliği göz önüne alındığında 15 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmanın teknik olarak mümkün olmayabileceğini vurguladı.

Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, müzakerelerin 45 ila 60 gün arasında bir süre daha devam etmesinin yeni bir ateşkes önerisini gerektirebileceğini belirtti ve İran'ın nükleer programı, özellikle de zenginleştirme konusunda “ya hep ya hiç” denklemine geri dönülmesinin ciddi engellere yol açabileceği uyarısında bulundu. “Bazı arabulucuların ve diğer ülkelerin desteğiyle bunu aşmaya çalışacağız” diyen Fidan sözlerine şöyle devam etti: “İsrail'in engelleyici rolünü her zaman hesaba katmak gerekir; bunu Amerikalılara ve diğer taraflara sürekli olarak söylüyoruz.”

Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve Türkiye'nin buradaki silahlı güce katılıp katılamayacağı konusunda Fidan, bu konunun Türkiye'ye gündeme getirilmediğini ve tüm dünyanın istediğinin engelsiz uluslararası seyrüsefer özgürlüğü olduğunu vurguladı. Türkiye'nin tutumunun, boğazın barışçıl yollarla açılması gerektiği yönünde olduğunu ve silahlı bir uluslararası barış gücüyle müdahale etmenin çok zor olacağını düşündüğünü ifade etti.

Dışişleri Bakanı, İran ile müzakerelerin yapılması ve ikna yöntemlerine başvurulması gerektiğini söyleyerek boğazın mümkün olan en kısa sürede açılması gerektiğini belirtti.

Fidan, bölgedeki son gelişmelerin kapsamlı bir güvenlik yapısı oluşturulması ve ülkelerin güvenlik kapasitelerinin güçlendirilmesi ihtiyacını teyit ettiğini ve Türkiye'nin bölgede bir güvenlik anlaşması yapılması konusunu gündeme getirdiğini belirtti. Bölgedeki sorunların temel nedeninin ülkeler arasındaki güven eksikliği olduğunu belirten Bakan, “Bu güveni inşa etmek için ülkelerin birbirlerinin egemenliğine saygı göstermeyi taahhüt ettikleri bir güvenlik anlaşması şarttır. Ekonomik kalkınma projeleri ve diğer projeler bu temele dayandırılabilir. İran savaşı sonrası dönemde bu sorunun kökten çözülmesini umuyoruz” şeklinde konuştu.


Savaş sonrası Körfez-Arap ülkeleri ekonomik ilişkileri ve kartların yeniden dağıtılması

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, İslamabad'daki Dışişleri Bakanlığı binasında yapılacak toplantı öncesinde, 29 Mart 2026 (AFP)
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, İslamabad'daki Dışişleri Bakanlığı binasında yapılacak toplantı öncesinde, 29 Mart 2026 (AFP)
TT

Savaş sonrası Körfez-Arap ülkeleri ekonomik ilişkileri ve kartların yeniden dağıtılması

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, İslamabad'daki Dışişleri Bakanlığı binasında yapılacak toplantı öncesinde, 29 Mart 2026 (AFP)
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, İslamabad'daki Dışişleri Bakanlığı binasında yapılacak toplantı öncesinde, 29 Mart 2026 (AFP)

Amir Ziyab et-Temimi

Geçtiğimiz 1950'li yılların başlarından itibaren, petrol gelirlerinin artmasıyla birlikte Körfez ülkeleri, çeşitli alanlarda Arap ülkelerine yardım ve uygun koşullu krediler sunmayı başardılar. Bu yardımlar arasında, Arap Devletleri Birliği kararları uyarınca savaş çabalarına verilen destek ile bu ülkelerdeki kalkınma projelerini ve altyapı geliştirme çalışmalarını finanse etmek için verilen uygun koşullu krediler yer alıyor. 1970’li yıllarının ortalarında petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte Körfez ülkeleri büyük mali fazlalar elde etmiş ve ekonomik destek daha da güçlendi. Bu ülkeler, başta gayrimenkul ve turizm sektörleri olmak üzere bir dizi Arap ülkesinde doğrudan yatırım şirketleri kurmaya yöneldi. Ayrıca petrol, enerji, deniz taşımacılığı ve tarım sektörlerinde uzmanlaşmış özel şirketler de kuruldu. Ancak desteğin en belirgin şekli, Arap ülkelerinin döviz rezervlerini güçlendirmek ve ithalat finansmanı ya da borç servisi gibi dış yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı olmak amacıyla merkez bankalarındaki mevduatlara odaklandı. Mevcut gelişmeler ışığında, savaşın sona ermesinden sonra Körfez ülkeleri diğer Arap ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini nasıl şekillendirebilir?

Mısır Merkez Bankası'na göre Mısırlılar Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasındaki dönemde yaklaşık 25,6 milyar dolarlık havale yaptılar. Bu rakam, bir önceki yılın aynı döneminde 20 milyar dolardı. Bu havaleler, savaşın patlak vermesinden önce, bu yılın başlarında Mısır'ın döviz rezervlerinin 50 milyar doların üzerine çıkmasına katkıda bulundu. Bu havalelerin uzun zamandır Mısır ekonomisini desteklemek için hayati öneme sahip olduğu şüphe götürmez. Çünkü bunlar devletin dış yükümlülüklerini karşılamasına yardımcı oluyor ve birçok ailenin geçim ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor.

 Sayılarının 500 binin üzerinde olduğu tahmin edilen Lübnanlılar da Körfez ülkelerinde çalışıyor. Bunların arasında, yüzlerce kuruluşa sahip binlerce yatırımcı ve iş adamı bulunuyor. Yatırımlarının hacmi on milyarlarca dolar olarak tahmin ediliyor. Lübnanlılar Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Kuveyt'te yoğunlaşıyor. Suudi Arabistan'da 200 ila 300 bin, BAE’de yaklaşık 150 bin, Katar ve Kuveyt'te ise on binlerce Lübnanlı bulunuyor.

Körfez ülkelerinde çalışan Lübnanlıların yıllık para transferi yaklaşık 6 ila 7 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Yurtdışındaki Lübnanlıların para transferlerinin, özellikle ekonomik performansın gerilemesi ve imalat, turizm ve tarım gibi ana sektörlerin durması karşısında, Lübnan ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biri olduğu bir sır değil.

Körfez ülkelerindeki Lübnanlılar, mesleki becerileri ve yüksek eğitim seviyeleri temelinde hayati öneme sahip sektörlerde çalışıyor. Lübnanlılar, Lübnan'daki siyasi ve güvenlik durumunun yansımaları da dahil olmak üzere, Körfez'de çalışan çok sayıda kişinin istikrarını etkileyen büyük zorluklarla karşı karşıya.

ABD/İsrail-İran Savaşı, Körfez ülkelerine ağır mali yükler getirdi. Petrol, elektrik ve su tesislerinin yanı sıra altyapıya da yayılan yıkım, onarım ve yeniden yapılandırma çalışmalarının yürütülmesi için büyük bütçe tahsisatlarına yol açıyor.

Buna karşın, yarım asrı aşkın bir süredir Lübnan’da yaşayan Körfez ülkeleri vatandaşları da var. Bunlar, bu ülkede konut ve gayrimenkuller edinmiş, birçok projeye yatırım yapmış ve Lübnan bankalarına para yatırmış kişiler.

Savaş sonrası mali ve savunma yükümlülükleri

Şüphesiz ki savaş, Körfez ülkelerine ağır mali yükümlülükler getirdi. Petrol, elektrik ve su tesislerinin yanı sıra altyapıya da uzanan yıkım, onarım ve yeniden yapılandırma çalışmalarının yürütülmesi için büyük bütçelerin ayrılmasını gerektirecek.

Örneğin, Katar'daki doğal gaz tesisleri, üretimi ve ihracatı durduran büyük hasarlara uğradı ve tahminlere göre bu tesislerin yeniden faaliyete geçmesi ve gelir elde etmesi üç ila beş yıl sürebilir. Kuveyt'teki petrol rafinerileri de İran saldırıları nedeniyle hasar gördü; buna havaalanı ve limanda meydana gelen hasarlar da eklenince hava ve deniz ulaşımı aksadı. Sivil kurumların uğradığı hasarlardan bahsetmeye bile gerek yok.

frvfr
İran'ın BAE’nin Fuceyra kentindeki bir tesisi hedef almasının ardından, bir işçi bisiklet sürerken arkasında yükselen dumanlar, 14 Mart 2026 (AP)

Aynı durum Suudi Arabistan ve BAE için de geçerli. Bu ülkelerin petrol ve sivil tesisleri ile altyapıları hasar görürken, Bahreyn ise insan ve ekonomik kayıpların boyutunu artıran şiddetli saldırılarla karşı karşıya kaldı. Böylece, İran ile sıkı bağları olan Umman dahil Körfez ülkeleri, hasarları telafi etmek ve zarar gören çeşitli tesislerde çalışmaları yeniden başlatmak için en az 200 milyar dolar olarak tahmin edilen devasa mali kaynaklar ayırmak zorunda.

Körfez ülkeleri, başta Mısır Merkez Bankası olmak üzere merkez bankalarına para yatırarak Arap ülkelerine mali yardım sağlamaya devam ediyordu.

Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve bunun sonucunda tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle, bu ülkelerin petrol ve gaz gelirlerinde düşüş ve mal ithalatı maliyetlerinde artış yaşayacağına şüphe yok.

Bunun yanında, askeri kapasitelerin geliştirilmesi, savunma sistemlerinin güçlendirilmesi ve silahların askeri teknoloji gelişmelerine uygun olarak modernize edilmesi için savunma harcamalarının artırılması da gerekecek.

Körfez-Arap ekonomik ilişkileri gerileme mi yaşıyor?

Savaşın etkilerinin, Körfez ülkelerinin, savaş nedeniyle ekonomileri zarar gören ve zaten karmaşık ekonomik koşullar, dış borçların hizmet maliyetindeki artış ve ulusal para birimlerinin değer kaybı ile boğuşan bir dizi Arap ülkesine destek sağlama kapasitesini etkilemesi bekleniyor.

wefre
Kahire'de düzenlenen Arap Birliği Dışişleri Bakanları Toplantısı, 10 Eylül 2024 (AFP)

Körfez ülkelerinden gelen petrol arzındaki kesinti birçok Arap ülkesini etkiledi. Mısır da bu durumdan nasibini aldı ve elektrik tüketimini kısıtlamak ve yakıt fiyatlarını artırmak zorunda kaldı. Ayrıca, savaşın etkisiyle ziyaretçi sayısının azalması nedeniyle Mısır turizm sektörü de ek baskılarla karşı karşıya. Bu veriler çerçevesinde Körfez ülkeleri, karşılaştıkları yeni mali baskılar ve bazı Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt'in İran'ın saldırılarına karşı bazı Arap ülkelerinin tutumlarından duyduğu hoşnutsuzluk nedeniyle, kısa vadede Mısır, Lübnan, Suriye ve Yemen'e mali destek sağlayamayacak gibi görünüyor.

Körfez ülkeleri, merkez bankalarına para yatırarak Arap ülkelerine mali yardım sağlamaya devam ediyordu. Bunların en önemlisi, Körfez ülkelerinden gelen mevduatlara sahip olan Mısır Merkez Bankası'ydı. Bu mevduatlar, Kuveyt'ten 4 milyar dolar, Suudi Arabistan'dan 5,3 milyar dolar, Katar'dan 4 milyar dolar ve BAE’den 12 milyar dolar olarak dağılıyordu.

Körfez ülkelerinin yatırımları sadece devlet mevduatlarıyla sınırlı kalmayıp, doğrudan yatırımları, finansal piyasalara yapılan yatırımları ve hazine tahvillerinin satın alınmasını da kapsıyor.

BAE, bu mevduatın 11 milyar dolarlık bir kısmını, Mısır'ın kuzeyinde toplam değeri 35 milyar dolar olarak tahmin edilen uzun vadeli bir gayrimenkul projesi olan Ras el-Hikme Projesi’ne doğrudan yatırım olarak aktardı. Körfez ülkeleri bu parayı geri almak konusunda birçok zorlukla karşı karşıya bulunurken, projenin kendisi de beklenen getiriyi sağlayamayabilir.

dfrbg
Beyrut’taki Lübnan Merkez Bankası binası, 4 Nisan 2025 (Reuters)

Ayrıca, Lübnan Merkez Bankası'nda Körfez ülkelerine ait mevduatlar bulunuyor. Suriye gibi diğer Arap ülkelerindeki bankalar ve finans kurumlarındaki fonlar da özellikle Körfez ülkelerinden gelen devlet fonlarını barındırıyor. Körfez ülkelerinin yatırımları sadece devlet mevduatlarıyla sınırlı kalmayıp, doğrudan yatırımları, finansal piyasalara yapılan yatırımları ve hazine tahvillerinin satın alınmasını da kapsıyor.  Aynı zamanda bu paranın tamamının veya bir kısmının geri alınmasının mümkün olup olmadığı ve bu yatırımların kayda değer bir getiri sağlayıp sağlamadığı sorusu halen cevap bekliyor.

Mali ve ekonomik zorluklar ve yeniden yapılanma

Körfez ülkeleri, Arap ülkeleriyle ekonomik iş birliği stratejilerini yeniden gözden geçirmek, yatırımları rasyonelleştirmek, yeni alternatifler değerlendirmek ve yatırılan fonların tamamını veya bir kısmını geri kazanmak için uygun yollar bulmak zorunda kalabilir.

Arap ülkelerinin ekonomileri, istenen ekonomik sonuçları elde etme kapasitelerini sınırlayan yapısal dengesizliklerle boğuşmaya devam ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Körfez ülkeleri, önümüzdeki yıllarda enerji ekonomileriyle ilgili zorluklarla karşılaşacaklarına şüphe yok. Özellikle de mevcut savaşın yakıt tedariki ve deniz taşımacılığının aksamasına ilişkin endişeleri göz önüne alındığında, bu durum tüketici ülkeleri alternatif enerji kaynakları geliştirmeye ve fosil yakıtlara olan bağımlılıklarını azaltmaya itebilir.

Tüm bu zorluklar, Körfez ülkelerini farklı ekonomik seçeneklere yönlendirmeli ve Arap ülkelerine yönelik cömert destek ve finansman politikalarının gözden geçirilmesine, hatta belki de ekonomik yapılarının yeniden değerlendirilmesine yol açmalı. Bu da Körfez ülkelerinin gelecekte yabancı işgücüne, özellikle de vasıfsız işgücüne olan ihtiyaçları konusunda soru işaretlerinin ortaya çıkmasına sebep oluyor.