Yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a tebrikler sürüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'a Avrupalı mevkidaşlarından tebrik mesajları geldi.

AA
AA
TT

Yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a tebrikler sürüyor

AA
AA

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'ı kutladı.

Blinken, Twitter hesabından “Türkiye’nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı tebrik ediyorum.” paylaşımında bulundu.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile çalışmaya devam etmeyi dört gözle beklediğini belirten Blinken, Türkiye’nin NATO müttefiki ve ortağı olarak değerli olduğunu kaydetti.

MI6 Başkanı Moore'dan, yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a Türkçe tebrik mesajı

ngiltere'nin dış istihbarat servisi MI6'nın Başkanı Richard Moore, Twitter'dan yaptığı Türkçe paylaşımda, "Dost ve eski meslektaşıma yeni görevinde başarılar dilerim. Hayırlı olsun, bakanım!" ifadelerini kullandı.

Tebrik mesajına sehven Hakan Fidan ismiyle açılmış bir hesabı ekleyen Moore, yaptığı bir sonraki paylaşımda, "Hay aksi, bu utanç verici! ama hesap bir parodi olsa bile iyi dileklerim gerçek!" ifadesine yer verdi.

Moore, 2014-2017 yıllarında İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi olarak Türkiye'de görev yapmıştı.

"İşbirliğimizi ve bağlarımızı güçlendirerek ortak sorunlarımızı ele almayı dört gözle bekliyorum"

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra, Twitter'dan yayımladığı mesajında, Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan'ı tebrik etti.

Hoekstra, mesajında, "Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ederim. İşbirliğimizi ve bağlarımızı güçlendirerek ortak sorunlarımızı ele almayı dört gözle bekliyorum." ifadesini kullandı.

Başka bir paylaşım daha yapan Hoekstra, bir önceki kabinede Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ederek, bundan sonra Meclis'teki faaliyetlerinde başarılar diledi.

"Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız"

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Dost ülke, NATO müttefiki ve Akdeniz'de stratejik ortak Türkiye'nin Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ediyoruz. Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız. Başarılar." ifadelerini kullandı.

Ankara'ya gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başlama törenine katılan Malta Dışişleri, Avrupa İşleri ve Ticaret Bakanı Ian Borg da Twitter'da, dünkü merasimde Hakan Fidan ile beraber çekildiği bir fotoğrafı paylaşarak, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı ve yeni Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ı en içten şekilde tebrik ediyorum. İyi niyetleri ve nezaketleri için teşekkür ettiğim selefleri Mevlüt Çavuşoğlu ve Mehmet Muş ile kurmuş olduğum işbirliğimizi sürdürmek ve ilerletmek dileğiyle."

"Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu"

Pakistan Dışişleri Bakanı Bilaval Butto Zerdari ise Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olarak görevlendirilmesi dolayısıyla kutladı.

Zerdari, Twitter'da yaptığı paylaşımda, Fidan'la çok yakında çalışmak ve stratejik ortaklığı daha yüksek seviyeleri çıkarmak için sabırsızlandığını belirterek, "Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu." ifadesini kullandı.

"İşbirliğimizi dört gözle bekliyorum"

Hırvatistan Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grlic Radman da sosyal medya hesabından, "Hakan Fidan'ı yeni görevi için tebrik ediyorum. Türkiye ve Hırvatistan arasındaki güçlü ilişkilerin devamı için gelecek işbirliğimizi dört gözle bekliyorum." paylaşımında bulundu.

Mevlüt Çavuşoğlu'na yapıcı çalışması ve bu zamana kadar beraber gösterdikleri ortak çaba için teşekkür eden Grlic Radman, "Sizinle işbirliği yapmak harikaydı. Gelecek çalışmalarınızda başarılar dilerim." ifadesini kullandı.

Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis de Twitter hesabından, "Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olması dolayısıyla tebrik ediyorum. Aramızdaki verimli işbirliğini dört gözle bekliyorum." mesajını paylaştı.

İrlanda Dışişleri Bakanı Micheal Martin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'ı kutladı.

Martin, "Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar konusunda devam eden güçlü işbirliğini sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Twitter'dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan'ı kutladı.

Baerbock, "Hakan Fidan'ı, Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanmasından dolayı tebrik ederim. Size güveniyorum ve Türk-Alman ilişkilerini ilerletmek ve bu zor zamanlarda karşılaştığımız büyük zorlukların üstesinden gelmek amacıyla sizinle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock, eski Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nu da güvene dayalı işbirliğinden dolayı takdir ederek, iyi dileklerde bulundu.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Fidan'ı dışişleri bakanı olması dolayısıyla tebrik etti.

"AB-Türkiye arasındaki yakın ortaklığı sürdürmeyi ve birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ifadesini kullanan Borrell, Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na da teşekkürlerini ve iyi dileklerini iletti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanlık Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ve İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da Fidan'ı tebrik edenler arasında yer aldı.

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra, Twitter'dan yayımladığı mesajında, Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan'ı tebrik etti.

Hoekstra, mesajında, "Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ederim. İşbirliğimizi ve bağlarımızı güçlendirerek ortak sorunlarımızı ele almayı dört gözle bekliyorum." ifadesini kullandı.

Başka bir paylaşım daha yapan Hoekstra, bir önceki kabinede Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ederek, bundan sonra Meclis'teki faaliyetlerinde başarılar diledi.

"Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız"

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Dost ülke, NATO müttefiki ve Akdeniz'de stratejik ortak Türkiye'nin Dışişleri Bakanı olarak atanan Hakan Fidan'ı tebrik ediyoruz. Küresel sınamaların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya hazırız. Başarılar." ifadelerini kullandı.

Ankara'ya gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başlama törenine katılan Malta Dışişleri, Avrupa İşleri ve Ticaret Bakanı Ian Borg da Twitter'da, dünkü merasimde Hakan Fidan ile beraber çekildiği bir fotoğrafı paylaşarak, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı ve yeni Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ı en içten şekilde tebrik ediyorum. İyi niyetleri ve nezaketleri için teşekkür ettiğim selefleri Mevlüt Çavuşoğlu ve Mehmet Muş ile kurmuş olduğum işbirliğimizi sürdürmek ve ilerletmek dileğiyle."

"Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu"

Pakistan Dışişleri Bakanı Bilaval Butto Zerdari ise Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olarak görevlendirilmesi dolayısıyla kutladı.

Zerdari, Twitter'da yaptığı paylaşımda, Fidan'la çok yakında çalışmak ve stratejik ortaklığı daha yüksek seviyeleri çıkarmak için sabırsızlandığını belirterek, "Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu." ifadesini kullandı.

"İşbirliğimizi dört gözle bekliyorum"

Hırvatistan Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grlic Radman da sosyal medya hesabından, "Hakan Fidan'ı yeni görevi için tebrik ediyorum. Türkiye ve Hırvatistan arasındaki güçlü ilişkilerin devamı için gelecek işbirliğimizi dört gözle bekliyorum." paylaşımında bulundu.

Mevlüt Çavuşoğlu'na yapıcı çalışması ve bu zamana kadar beraber gösterdikleri ortak çaba için teşekkür eden Grlic Radman, "Sizinle işbirliği yapmak harikaydı. Gelecek çalışmalarınızda başarılar dilerim." ifadesini kullandı.

Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis de Twitter hesabından, "Hakan Fidan'ı Dışişleri Bakanı olması dolayısıyla tebrik ediyorum. Aramızdaki verimli işbirliğini dört gözle bekliyorum." mesajını paylaştı.

İrlanda Dışişleri Bakanı Micheal Martin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla, Fidan'ı kutladı.

Martin, "Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar konusunda devam eden güçlü işbirliğini sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"Hakan Fidan'ı, Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanmasından dolayı tebrik ederim. Size güveniyorum ve Türk-Alman ilişkilerini ilerletmek ve bu zor zamanlarda karşılaştığımız büyük zorlukların üstesinden gelmek amacıyla sizinle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum."

Baerbock, eski Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nu da güvene dayalı işbirliğinden dolayı takdir ederek, iyi dileklerde bulundu.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Fidan'ı tebrik etti.

"AB-Türkiye arasındaki yakın ortaklığı sürdürmeyi ve birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ifadesini kullanan Borrell, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na da teşekkürlerini ve iyi dileklerini iletti.

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, Twitter’dan, Hakan Fidan’ı tebrik ederek, "Avusturya-Türkiye arasındaki ilişkileri birlikte güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum." paylaşımında bulundu.

Bakan Schallenberg, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na da güzel işbirliğinden ötürü teşekkür ederek, başarı dileklerinde bulundu.

Letonya Dışişleri Bakanı Edgars Rinkevics, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hakan Fidan'ı Türkiye Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenmesi dolayısıyla tebrik ediyorum. Letonya ve Türkiye çok iyi ikili ilişkilere sahip ve yakın NATO müttefikleri. Dışişleri Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca mükemmel işbirliği için Mevlüt Çavuşoğlu'na çok teşekkürler." ifadelerini kullandı.

Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib de sosyal medyadaki mesajında Hakan Fidan'ı tebrik etti.

Yakın Belçika-Türkiye ortaklığını devam ettirmek için sabırsızlandığını belirten Lahbib, önceki Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'na da "iyi işbirliği" için teşekkür ederek, iyi dileklerini iletti.

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Fidan'ı kutladı.

Bakan Clevery, paylaşımında, "İngiltere ve Türkiye terör tehditleriyle mücadele ediyor ve NATO'da yan yana çalışıyor. Birlikte çalışmayı ve dostluğumuzu derinleştirmeyi dört gözle bekliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyar Saidov, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Değerli kardeşim Hakan Fidan'ı telefonla arayarak, Türkiye Dışişleri Bakanı olarak atanmasından dolayı kutlayarak, resmi bir ziyaret için Özbekistan'a davet ettik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğu güçlendirmeye yönelik geniş gündemi ele aldık ve Özbekistan-Türkiye ilişkilerini daha da geliştirmek için tüm çabalarımızı seferber etmeye hazır olduğumuzu kaydettik.” ifadelerini kullandı.

Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, Fidan'ı kutladı, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür etti.

Twitter hesabından Fidan'ın fotoğrafını paylaşan Gil, Dışişleri Bakanı Fidan'a yeni görevinde başarılar diledi.

Gil, "Kardeş Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı tebrik ediyoruz, yönetiminde başarılar diliyoruz. Bugün dayanışma ve tamamlayıcılık ilkelerine dayanarak eşi görülmemiş bir düzeye ulaşan ilişkilerin derin gündemi üzerinde çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile çekilmiş fotoğrafına da yer veren Gil, "İkili ilişkilerin derinleşmesinde paha biçilmez katkısı için Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ediyoruz. Onun yönetiminde yasallığı savunmak ve uluslarımızı emperyalist saldırılara karşı destekleme konusunda sağlam durduk. Ona geleceğinde başarılar dileriz." dedi.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanlık Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ve İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da Fidan'ı tebrik edenler arasında yer aldı.



Suudi Arabistan ve Türkiye’nin de aralarında olduğu 8 ülkeden İsrail’e ortak tepki: Filistinlilerin zorla tehciri kabul edilemez

İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria’nın güneyindeki Nablus yakınlarında kuşatma altındaki Filistinlilerin evlerinin yakınında dört çeker araçlarıyla dolaşıyor (AFP)
İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria’nın güneyindeki Nablus yakınlarında kuşatma altındaki Filistinlilerin evlerinin yakınında dört çeker araçlarıyla dolaşıyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’nin de aralarında olduğu 8 ülkeden İsrail’e ortak tepki: Filistinlilerin zorla tehciri kabul edilemez

İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria’nın güneyindeki Nablus yakınlarında kuşatma altındaki Filistinlilerin evlerinin yakınında dört çeker araçlarıyla dolaşıyor (AFP)
İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria’nın güneyindeki Nablus yakınlarında kuşatma altındaki Filistinlilerin evlerinin yakınında dört çeker araçlarıyla dolaşıyor (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya, Pakistan, Türkiye, Katar ve Mısır dışişleri bakanları, pazar günü İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Savunma Bakanı Israel Katz’ın Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin tehcir edilmesine ilişkin açıklamalarını sert bir şekilde kınadı. Bakanlar, açıklamalarda Filistinlileri topraklarından zorla çıkarmaya yönelik plan ve mekanizmaların gündeme getirilmesini de reddetti.

Bakanlar ortak açıklamada, söz konusu açıklama ve önerileri kışkırtıcı olarak nitelendirerek bunların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu belirtti.

Açıklamada, Filistinlilerin tehcir edilmesini amaçlayan her türlü girişim ve planın kesin bir dille reddedildiği vurgulandı. Bu girişimlerin işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında olmasına ya da hangi ad ve gerekçeyle sunulmasına bakılmaksızın reddedildiği belirtilirken zorla tehcire yönelik çağrıların resmî politikaya veya Filistinlileri topraklarından koparmayı hedefleyen fiili uygulamalara dönüştürülmesinin ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuldu.

Bakanlar, bu tür adımların başta ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planı olmak üzere uluslararası barış çabalarına doğrudan meydan okuma niteliği taşıdığını belirtti. Açıklamada, söz konusu planın zorla tehciri reddettiğine dikkat çekilerek bu tür girişimlerin bölgedeki istikrarın sağlanması ihtimalini zayıflatabileceği uyarısı yapıldı.

Ortak açıklamada, Gazze Şeridi’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken Gazze ile Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunması gerektiği ifade edildi.

Bakanlar, adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün hayata geçirilmesi olduğunu belirtti. Bu kapsamda, ilgili uluslararası meşruiyet kararları doğrultusunda 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini vurguladı.

Bakanlar ayrıca uluslararası topluma ve özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sorumluluklarını yerine getirerek işgal altındaki Filistin topraklarında yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatma girişimlerine karşı çıkma çağrısında bulundu.

Açıklamada, uluslararası hukuk kurallarına uyulmasının güvence altına alınması istenirken Filistin halkının kendi topraklarındaki varlığını ve direncini destekleme kararlılığı yinelendi. Ayrıca Filistin meselesini ortadan kaldırmaya veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmaya yönelik her türlü girişimin reddedildiği belirtildi.


İsrail ile Türkiye arasındaki yanlış anlaşılmaları önlemek için ABD’nin kararlı bir adım atması gerekiyor

Suriye’deki Ebu Zuhur Üssü, 18 Ağustos 2026 (Reuters)
Suriye’deki Ebu Zuhur Üssü, 18 Ağustos 2026 (Reuters)
TT

İsrail ile Türkiye arasındaki yanlış anlaşılmaları önlemek için ABD’nin kararlı bir adım atması gerekiyor

Suriye’deki Ebu Zuhur Üssü, 18 Ağustos 2026 (Reuters)
Suriye’deki Ebu Zuhur Üssü, 18 Ağustos 2026 (Reuters)

Michael Harari

İsrail’in Suriye’nin kuzeyine düzenlediği son saldırı, Kudüs ile Ankara arasındaki gerilimin ciddi şekilde tırmanmasına yol açtı. İki ülke arasındaki ilişkiler, son üç yılda belirgin biçimde kötüleşirken, derin görüş ayrılıklarının merkezinde, en azından Suriye’de Esed rejiminin devrilmesine kadar, Filistin meselesi ve Gazze savaşı yer aldı. Bugün ise Şam’daki yeni yönetimle birlikte Suriye, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın bir başka cephesine dönüşmüş durumda. Bu durum, ağustos ayının ortalarında İsrail’in düzenlediği saldırının da gösterdiği üzere, tarafları tehlikeli biçimde doğrudan bir çatışmaya yaklaştırabilir. İki ülkenin kasıtlı ya da istemeden doğrudan bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek için öncelikle her iki tarafın çıkarlarının ortaya konulması ve sınırlarının net biçimde belirlenmesi gerekiyor.

hjg
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026’da Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’ndaki bir oturumda konuşma yapıyor. (Reuters)

İsrail, son dönemde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına rağmen Türkiye ile doğrudan bir çatışma arayışında değil. Ancak olası bir İran senaryosuna karşı Suriye hava sahasında hareket serbestisini korumak istiyor. Bununla birlikte İsrail, Şera hükümetine yönelik derin şüphelerini sürdürüyor. Barrack da yakın zamanda verdiği bir röportajda bu kaygıları dikkat çekici bir ayrıntı düzeyi ve kayda değer bir tarafsızlıkla açıkladı.

İsrail ayrıca Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun genişlemesini veya aşırı ölçüde kalıcı hale gelmesini engellemek istiyor. Daha somut ifadeyle İsrail, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki mevcut askeri varlığını genişletmesinin önüne geçmeye çalışıyor. Tüm bu hesaplamaların arka planında ise 7 Ekim’in yarattığı sonuçlar ve sonrasında İsrail’de ortaya çıkan yeni zihniyet bulunuyor. Bu zihniyet, kontrol altına alma politikasına dayanan yaklaşımları sert ve zaman zaman aşırı bir biçimde reddediyor.

Türkiye ise İsrail’le doğrudan bir çatışma istemiyor. Ancak Ankara, İsrail’in bölgedeki çeşitli cephelerde yürüttüğü ve giderek ‘yoğunlaşan İsrail faaliyetleri’ olarak değerlendirdiği girişimlerden duyduğu endişeyi artırıyor ve bunları bölgede ‘İsrail hegemonyası’ kurma çabası olarak görüyor.

Ankara, özellikle Suriye’de Şera hükümetini, başta Kürt meselesi olmak üzere hayati çıkarlarını korumasına ve aynı zamanda Suriye’de ve ötesinde nüfuzunu genişletmesine yardımcı olacak stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması da bu daha geniş hedefin son dönemdeki önemli örneklerinden birini oluşturuyor.

Suriye ise kendisini iki tarafın arasında sıkışmış halde buluyor. Bir yandan İsrail’in saldırısı siyasi açıdan Şam’ın işine geliyor. Saldırı, Şam’ın ‘İsrail’in saldırgan niyetleri’ ve Suriye’nin egemenliğinin ihlal edildiğine ilişkin söylemini güçlendirirken, İsrail’in faaliyetlerini sınırlandırması yönündeki uluslararası baskının artmasına da katkı sağlayabilir. Öte yandan Suriye’nin giderek tırmanan bir İsrail-Türkiye karşılaşmasının sahasına dönüşmesi, Şera’nın ülke üzerindeki kontrolünü pekiştirme ve ağır ekonomik sorunlarla mücadele etme çabalarını doğrudan zayıflatıyor. Bölgedeki pek çok dosyada olduğu gibi çözümün anahtarı Washington’da bulunuyor. ABD, yakın bölgesel ortakları olan İsrail ve Türkiye ile, siyasi açıdan büyük yatırım yaptığı Suriye hükümeti arasında denge kurmaya çalışırken, stratejik odağını İran üzerinde tutmak istiyor.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Barrack’ın son açıklamaları İsrail’i açıkça sorumlu tutan bir nitelik taşıdı. Barrack, ABD’nin Türkiye’nin İsrail tarafından hedef alınan havaalanında askeri varlık kurma yönündeki iddia edilen planlarına ilişkin İsrail istihbaratını incelediğini ve bu bilgilerin doğru olmadığı sonucuna vardığını söyledi. İsrail’de yaklaşan seçimlere yaptığı gönderme ise daha da dikkat çekiciydi. Başkan Trump bu açıklamalara doğrudan yanıt vermedi ve Barrack’ın tutumunu destekleyip desteklemeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte, adil bir değerlendirme açısından Barrack’ın Ankara’ya olan açık yakınlığının da göz önünde bulundurulması gerekiyor.

scfv
Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi tarafından 17 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya Diplomasi Forumu’nun beşinci oturumunun açılış töreninde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile tokalaştığı görülüyor. (AFP)

İsrail ile Türkiye’nin bugün Suriye’de birbirlerinin ‘kırmızı çizgilerini’ test ettiği görülüyor. Taraflar, Suriye hükümeti ve merkezi yönetimin ülkenin tamamında kontrolü yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde, kendi çıkarlarını koruma ve nüfuzlarını genişletme konusunda ne kadar ileri gidebileceklerini anlamaya çalışıyor.

Türkiye, Ankara ile yakın ilişkiler içinde olan, güçlü ve kararlı bir merkezi hükümetin Şam’da yönetimi elinde tutmasını ve kendisine Suriye’de geniş bir nüfuz alanı açmasını tercih ediyor. İsrail ise mevcut Suriye hükümetine ne ölçüde güvenebileceği konusunda henüz kesin bir karar vermiş değil. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun daha fazla genişlemesini veya kalıcı hale gelmesini açıkça istemiyor. Bununla birlikte iki tarafın ortak bir temel çıkarı bulunuyor: İran’ı Suriye’nin dışında tutmak. İlginç olan ise tarafların bu ortak paydanın öneminin henüz tam anlamıyla farkında görünmemesi.

Önümüzdeki haftalar, özellikle her iki taraftaki iç siyasi hesaplar nedeniyle kritik olacak. Bu durum, özellikle 27 Ekim’de yapılması planlanan İsrail seçimleri yaklaşırken daha da önem kazanıyor. Bu nedenle, aralarındaki gerilim ve düşmanlık giderek artan iki tarafın yanlış hesaplamalar yaparak daha büyük bir çatışmaya yol açmasını önlemek için ABD’nin daha kararlı biçimde devreye girmesi gerekiyor. Türkiye’nin 2015’te bir Rus uçağını düşürmesi ve Suriye hava savunmasının 2018’de Lazkiye üzerinde başka bir Rus uçağını düşürmesi, ilgili tarafların aslında tırmanmayı istemediği durumlarda bile krizlerin ne kadar hızlı biçimde daha geniş çaplı çatışmalara dönüşebileceğini hatırlatmalı.

Bu nedenle İsrail ile Türkiye’nin, kamuoyundan uzak ve üst düzey doğrudan bir iletişim kanalı açması gerekiyor. Böylece taraflar hayati çıkarlarını ortaya koyabilir ve bir şekilde kendi kırmızı çizgileri üzerinde müzakere yürütebilir. Böyle bir kanal, yanlış anlamaların ve bunların sonucunda hesaplanmamış bir çatışmanın ortaya çıkma ihtimalini azaltabilir. Ayrıca iki taraf üzerinde ABD baskısına acilen ihtiyaç var. ABD, bu aşamada özel ve acil bir sorumluluk taşıyor. Washington’ın rolü, İsrail ile Türkiye’nin her ikisinin de istemediği bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek açısından belirleyici.


İstanbul açıklarında Türk bayraklı iki ticaret gemisi çarpıştı

Arka planda vapur bulunan Türk bayrağı (Arşiv- Reuters)
Arka planda vapur bulunan Türk bayrağı (Arşiv- Reuters)
TT

İstanbul açıklarında Türk bayraklı iki ticaret gemisi çarpıştı

Arka planda vapur bulunan Türk bayrağı (Arşiv- Reuters)
Arka planda vapur bulunan Türk bayrağı (Arşiv- Reuters)

İstanbul Valiliği bugün yaptığı açıklamada, Türk bayraklı iki ticari geminin İstanbul açıklarında, Marmara Denizi’nde çarpıştığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre olayın ardından sahil güvenlik botları ve helikopterler arama-kurtarma çalışmaları için bölgeye sevk edildi.Valilik,gemilerden birinde herhangi hasar tespit edilmezken, 10 kişilik mürettebata sahip Tuğberk İmamaoğlu gemisi ile iletişim kurulamadığını ve  geminin batmış olabileceğinin değerlendirildiğini belirtti.