İstanbul yılın 8 ayında 11,5 milyonu aşkın yabancı ziyaretçi ağırladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/4565106-i%CC%87stanbul-y%C4%B1l%C4%B1n-8-ay%C4%B1nda-115-milyonu-a%C5%9Fk%C4%B1n-yabanc%C4%B1-ziyaret%C3%A7i-a%C4%9F%C4%B1rlad%C4%B1
İstanbul yılın 8 ayında 11,5 milyonu aşkın yabancı ziyaretçi ağırladı
(AA)
Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, geçen ay, Ağustos 2022'ye göre yüzde 4,9 artışla 1 milyon 747 bin 611 yabancı turist İstanbul'u ziyaret etti.
İstanbul'a geçen ay en çok yabancı 179 bin 17 kişi ile Rusya Federasyonu'ndan geldi. Rusya'nın ardından 127 bin 486 kişi ile Almanya ikinci, 101 bin 459 kişi ile İran üçüncü, 81 bin 257 kişi ile ABD dördüncü oldu. Bu ülkeleri de 74 bin 664 kişi ile Suudi Arabistan, 72 bin 2 kişi ile İngiltere ve 61 bin 850 kişi ile Fransa izledi.
Arap ülkeleri içerisinde, ağustos ayında İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sıralamasında da Suudi Arabistan birinci, Irak ikinci, Kuveyt üçüncü, Cezayir dördüncü oldu. Ürdün, Fas, Libya ve Mısır bu ülkeleri takip etti.
Yılın 8 ayında ise İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı toplamda 11 milyon 524 bin 246'yı buldu.
Ziyaretçilerin ilk tercihi İstanbul Havalimanı oldu
Aynı dönemde toplam 8 milyon 85 bin 738 yabancıya hizmet veren İstanbul Havalimanı'nı ağustos ayında 1 milyon 235 bin 473 yabancı tercih etti.
İstanbul'a ağustosta hava yoluyla gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısı içerisinde İstanbul Havalimanı'nın payı yüzde 72,69 olarak gerçekleşti.
Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan da ağustosta 462 bin 575 yabancı giriş yaptı. Sabiha Gökçen Havalimanı en çok yabancı ziyaretçinin giriş yaptığı ikinci sınır kapısı olurken, hava yoluyla İstanbul'a giriş yapan yabancıların yüzde 27,22'sini oluşturdu. Atatürk Havalimanı'nı ise geçen ay 1501 yabancı ziyaretçi kullandı.
Böylece, geçen ay hava yoluyla İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 3,9 artarak 1 milyon 699 bin 549'a ulaştı.
İstanbul'a geçen ay deniz yoluyla gelen yabancı sayısı ise 48 bin 62 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artış oranı yüzde 58,61 oldu.
Temmuz'da doluluk oranı yüzde 64,36
Kültür ve Turizm Bakanlığının en son yayımladığı konaklama istatistiklerine göre, bakanlık belgeli tesislere geliş sayısı, bu yılın temmuz ayında toplam 1 milyon 277 bin 350 oldu.
Bu tesislerde toplam 3 milyon 1528 geceleme yapılırken, ortalama kalış süresi 2,35 gün oldu. İstanbul'daki konaklama tesislerinin temmuz ayı doluluk oranı ise yüzde 64,36 olarak gerçekleşti.
Terörsüz Türkiye süreci neden yavaş ilerliyor?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5267553-ter%C3%B6rs%C3%BCz-t%C3%BCrkiye-s%C3%BCreci-neden-yava%C5%9F-ilerliyor
Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
Türkiye’de hükümet, Kürt siyasi çevreler tarafından “barış süreci”ni ilerletme konusunda tereddüt etmek ve süreci yavaşlatmakla eleştiriliyor. Kürt siyasi çevreler sürecin fiilen, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı ve örgüte kendini feshetme ve silah bırakma çağrısı içeren açıklamayla başladığı belirtirken Hükümet ise sürecin yasal boyutta ilerletilmesi için PKK’nın tamamen feshedildiği ve silah bıraktığına dair resmi teyidin güvenlik birimlerinden gelmesini bekliyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Barışa hızlı adımlarla ilerlememiz gerekirken hükümet tereddütlü, çekingen ve oyalayıcı bir tutum sergiliyor” dedi. Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Hükümetin ‘barış süreci’nde adım atmadığı her an, bu sürece karşı olanların çeşitli manipülasyonlara başvurduğunu bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları (DEM Parti X hesabı)
Türk basınında sıkça yöneltilen “Süreç durdu mu?” sorusuna da yanıt veren Hatimoğulları, sürecin tamamen durmadığını ancak sürekli ertelendiğini belirterek, “Sürecin sorunsuz ilerlemesini umuyoruz, ancak ciddi bir yavaşlama, hatta durgunluk söz konusu. Bunu aşmak için çaba gösteriyoruz fakat hükümet tarafından bir hareket görmüyoruz” dedi.
Oyalama gerekçeleri
Hatimoğulları, hükümetin daha önce Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeleri beklediğini, şimdi ise İran’daki gelişmeleri ve olası bir savaşın sonuçlarını izlediğini savundu. “Hiçbir hükümet halk baskısı olmadan kendiliğinden adım atmaz; ancak Türkiye bu sorunun çözümüne odaklanmalı ve bölge ülkelerindeki gelişmelere göre hareket etmemelidir. Bölge adeta kaynayan bir kazan haline geldi; ateş yalnızca İran’da değil, tüm bölgeye yayılmış durumda” dedi.
Öcalan, 27 Şubat 2025'te PKK silah bırakma çağrısı yaptı (EPA)
Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “barış ve demokratik toplum” çağrısının yalnızca barış umutlarını artırmakla kalmadığını, Türkiye’yi tarihsel bir dönemece taşıdığını belirten Hatimoğulları, çatışma çözümü örneklerine bakıldığında bir yılda atılan adımların başka yerlerde 10 yılda atıldığını söyledi.
Hatimoğulları, “PKK’nın silah bırakma ve örgütsel yapısını feshetme yönünde attığı adım tarihidir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılı aşkın tarihindeki en önemli gelişmelerden biridir. Bu adımın gerekleri yerine getirilirse Türkiye yalnızca kısıtlarından kurtulmakla kalmayacak, toplumsal kutuplaşma azalacak ve demokrasi alanı genişleyecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise hükümetin “terörsüz Türkiye süreci” olarak adlandırdığı sürecin normal seyrinde ilerlediğini ve olumsuz bir durum bulunmadığını belirtiyor.
Hükümet, sürecin yasal boyutta ilerletilmesini, istihbarat ile savunma ve içişleri bakanlıklarından PKK’nın tamamen feshedildiği ve silah bıraktığına dair resmi teyit gelmesine bağlıyor.
PKK’ya ilişkin kaygılar
Öte yandan, 2013’teki önceki “barış süreci”nde önemli rol oynayan eski AK Parti milletvekili Adnan Boynukara, PKK’nın silah bırakma ve demokratik sürece katılma yönünde gerçek bir zihniyet değişikliği ortaya koymadığını söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Prespektif sitesinde aktardığı analize göre Boynukara “Gerçek bir zihniyet değişimi olmadığında silahlarınızı sembolik olarak yakarsınız ama dağlarda kazmaya devam edersiniz” diyerek, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Kandil’de düzenlenen törende bazı örgüt mensuplarının silahlarını sembolik olarak yakmasına atıfta bulundu.
Sürece ilişkin tartışmaların yüzeysel siyasi söylemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Boynukara, silah bırakmanın yenilgi ya da teslimiyet olarak değil, sivil alanda yeni bir siyasi aşamaya geçiş olarak anlatılması gerektiğini ifade etti.
Bir grup PKk’lı 11 Temmuz 2025'te sembolik bir törenle silahlarını yakarak barış sürecine olan bağlılıklarını teyit etti (Reuters)
Boynukara, “Prespektif” sitesinde yayımlanan makalesinde, daha derin sorunun örgütsel düşünme biçimi olduğunu belirterek, “biz ve onlar”, “sadakat ve ihanet”, “itaat ve çözülme” gibi keskin karşıtlıklar üzerinden şekillenen zihniyetin değişmesi gerektiğini vurguladı.
Bu zihniyetin sürekli tehdit algısıyla beslendiğini, esneklik yerine katılık ürettiğini kaydeden Boynukara, değişimin içsel bir yenilenme değil, zayıflama olarak algılandığını ve bunun dönüşüm süreçlerine yapısal direnç yarattığını ifade etti.
Boynukara, örgüt ortadan kalksa bile onu mümkün kılan düşünce biçiminin kendiliğinden yok olmayacağını, yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdüreceğini belirtti.
Sonuç olarak Boynukara, dil ve örgütsel zihniyet değişmeden sorunun özünün değişmeyeceğini, Türkiye’nin PKK ile ilişkilerinde karşı karşıya olduğu temel meselenin de bu olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5267543-suudi-arabistan-ve-t%C3%BCrkiye-diplomatik-i%C5%9F-birli%C4%9Fini-derinle%C5%9Ftiriyor
Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.
Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.
Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.
23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5265722-23-nisan-%C3%BClke-genelinde-d%C3%BCzenlenen-t%C3%B6renler-ile-kutlan%C4%B1yor
23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor
Fotoğraf: Xinhua
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.
23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul
İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.
Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.
Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة