Kılıçdaroğlu: Koskoca Türkiye Cumhuriyeti bir sığınmacı deposuna döndühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/4610556-k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu-koskoca-t%C3%BCrkiye-cumhuriyeti-bir-s%C4%B1%C4%9F%C4%B1nmac%C4%B1-deposuna-d%C3%B6nd%C3%BC
Kılıçdaroğlu: Koskoca Türkiye Cumhuriyeti bir sığınmacı deposuna döndü
Kılıçdaroğlu’nun Mayıs ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bir afişi (Reuters)
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkenin ‘bir sığınmacı deposuna döndüğünü’ söyleyerek, hükümetin göç politikasını eleştirdi.
Kılıçdaroğlu, genel başkanlığını sürdürmek için güçlü bir rekabetle karşı karşıya kaldığı partisinin 4 Kasım’daki 38'inci Olağan Kurultayı’na hazırlık amacıyla Yerel Yönetimler Marmara Bölge Toplantısı’nı düzenledi.
CHP Genel Başkanı, burada yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;
“Bir sığınmacı deposuna döndü koskoca Türkiye Cumhuriyeti. Daha geçen gün Ankara’daki terör eyleminin faillerinin Suriye’den geldiği söylendi. Ne deniyor? Sınır namustur. Şu soruyu iktidar sahiplerine sormak zorundayız; o sınırda yazan ‘Sınır namustur’ sözünün gereğini yapıyor musunuz?”
Çoğunluğu Suriyeli mültecilerden oluşan mevsimlik işçiler, Türkiye’nin batısında kurutmak için domates kesiyor (EPA)
Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:
“2020 yılında Suriyelilere 40 milyar dolar para harcandığı söylendi. 2023’teyiz, herhalde 10 milyar dolar harcanmıştır. 100 milyar dolarlık bir kaynağı sığınmacılara harcarken 3-5 milyar doları nerede bulurum diye kapı kapı dolaşan bir Türkiye var.”
TBMM’de gündeme gelecek olan, Irak ve Suriye’ye asker gönderme tezkeresinin süresinin 2 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresine değinen Kılıçdaroğlu şunları söyledi;
“Önümüzdeki hafta parlamentoda bir tezkere görüşülecek. Tezkere, teröre karşı mücadele. Güzel. Teröre karşı hepimiz karşı çıkmak zorundayız. Çözemediğimiz bir cümle var; ‘Gerektiğinde yabancı askerlerin Türkiye’ye davet edilmesi.’ Niçin? 30-35 yıl teröre karşı mücadele eden bizim Silahlı Kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz. Yabancı askerin bizim ülkemizde ne işimiz var. Eğer sizler CHP’liler olarak bunu bütün Türkiye sathına anlatmazsanız sorumluluğunuz var demektir. Sayın Bahçeli’ye de sordum. Diyor ya ‘Ben milliyetçiyim.’ Sayın Erdoğan’a sordum. O da her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan bir kişi. Nasıl olduysa bunlar yan yana geldi. İkisine de sordum, kim bu yabancı askerler? Geçen gün Meclis Başkanı’nı ziyaret ederken kendisine sordum. Oradan da bir haber gelmedi.”
Kılıçdaroğlu’nun Mayıs ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bir afişi (Reuters)
20 göçmen daha sınır dışı edildi
Türk makamları, Suriyeliler başta olmak üzere, yasadışı göçmenler ve ikamet şartlarını ihlal edenleri ülkeden sınır dışı etmeye devam ediyor.
Bursa’nın İnegöl ilçesinde, polisin iki eve yaptığı baskında Suriye uyruklu 20 kaçak göçmen yakalanıp, sınır dışı edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suriye’de yapılan briket evlerin fotoğrafını gösterdi (Reuters)
Öte yandan Türk yetkililerin, geçtiğimiz Pazar günü Rakka’nın kuzeyindeki Tel Abyad sınır kapısından ülkeye kaçak yollarla giren 92 Suriyeliyi sınır dışı ettiği iddia edildi.
Ayrıca geçtiğimiz hafta oturma izni bulunmayan aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 850 Suriyelinin Bab es-Selam, Tel Abyad ve Bab el-Hava geçiş noktalarından sınır dışı edildiği öne sürüldü.
3,4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan ülkede, Suriyeli mültecilere ve genel olarak Araplara yönelik ırkçı eğilimlerin arttığı bir dönemde, Temmuz ayından bu yana ikamet şartlarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 18 binden fazla Suriyeli sınır dışı edildi.
23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5265722-23-nisan-%C3%BClke-genelinde-d%C3%BCzenlenen-t%C3%B6renler-ile-kutlan%C4%B1yor
23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor
Fotoğraf: Xinhua
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.
23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul
İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.
Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.
Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.
Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5265494-erdo%C4%9Fan-ortado%C4%9Fu-sava%C5%9F%C4%B1-avrupay%C4%B1-zay%C4%B1flatmaya-ba%C5%9Flad%C4%B1
Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Almanya ilişkilerinin son dönemde gerçekleşen üst düzey temaslarla iyi bir ivme kazandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgemizdeki savaşın Avrupa’yı da zayıflatmaya başladığını, bu gidişe barış odaklı yaklaşımla müdahale edilmemesi halinde çatışma sürecinin vereceği hasarın çok daha büyük olacağını belirtti.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün (Çarşamba) Ankara’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakereleri yeniden canlandırmak ve savaşan tarafların liderlerini bir araya getirmek için çaba gösterdiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca Erdoğan’ın, NATO’daki Avrupalı müttefiklerden transatlantik güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beklediğini dile getirdiği kaydedildi.
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İranlı Saderi Hakşenas, İstanbul’daki bir dükkânda hamur işi satarak günlerini geçiriyor; ancak aklı Tahran’daki kızında.
Ailesi, vize yenileme sürecinde yaşanan zorluklar nedeniyle kızlarını İran’a göndermek zorunda kaldı. Bu karar, kırılgan ateşkesin her an bozulabileceğine dair endişelere rağmen alındı.
Uzun yıllar boyunca kısa süreli ikamet izinleri, on binlerce İranlının ekonomik fırsatlar aramak ve Türkiye’de görece istikrarlı bir yaşam sürmek için ülkeye gelmesine olanak tanıdı. Ancak mevcut koşullar belirsizliğini korurken, savaşın etkisi durumu daha da riskli hale getirdi.
Hakşenas, çalıştığı pastane tezgâhının arkasında ellerini kaldırarak, “Her gün ağlıyorum. Ne ülkemde hayat var ne de burada. Ne yapacağımı bilmiyorum” sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
İran’a dönüş
Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Saderi Hakşenas ve eşi beş yıl önce, iki kızlarıyla birlikte Türkiye’ye taşındı. Aile, altı ay ile iki yıl arasında yenilenebilen turistik vizelerle yaşamını sürdürüyor.
Bu yıl, sağlık sorunları nedeniyle işsiz kalan eşinin durumu yüzünden bir avukat tutamayan aile, 20 yaşındaki kızları Asal için yeni vize başvurusu süresini kaçırdı. Lise son sınıf öğrencisi olan Asal, ayın başlarında bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve bir geceyi göçmen merkezinde geçirdi.
İstanbul’da bir pastanede çalışan 47 yaşındaki İranlı Saderi Hakşenas (AP)
Annesi, sınır dışı edilmenin ileride Türkiye’ye dönüşünü zorlaştırabileceği endişesiyle, kızını Tahran’a götürecek bir tanıdık buldu. Aile, Asal’ın öğrenci vizesiyle yeniden Türkiye’ye dönebilmesini umut ediyor.
Hakşenas, İran’da aylarca süren internet kesintisi nedeniyle kızından ayrıldığından bu yana onunla iletişim kuramadığını belirtiyor.
Türkiye’de yaşayan çok sayıda İranlı geçici statüye sahip bulunurken, ülkeye büyük çaplı bir mülteci akını yaşanmadı. İranlıların çoğu güvenliği kendi ülkelerinde aramayı tercih ederken, kara sınırlarından geçenlerin önemli bir kısmının başka ülke vatandaşlığına ya da oturum iznine sahip olduğu ifade ediliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 100 bin İranlı yaşıyordu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre ise savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 89 bin İranlı Türkiye’ye giriş yaparken, 72 bine yakını ülkeden ayrıldı.
Bazı İranlılar, savaşın sona ermesini beklemek amacıyla kısa süreli ve vizesiz ikamet imkânlarından yararlanırken, ülkede daha uzun süre kalmak isteyenler için seçeneklerin sınırlı olduğu belirtiliyor.
Uluslararası koruma
İstanbul Barosu’na bağlı Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezi’nden Sedat Albayrak, İranlılar için uluslararası koruma statüsü elde etmenin zor olabildiğini ve mevcut sistemin daha çok kısa süreli ikamet izinlerine yönlendirdiğini belirtti. Albayrak, “Bu izinlerle 10 yılı aşkın süredir yaşayan insanlar var” dedi.
Savaşın uzaması halinde daha fazla İranlının ülkelerine dönmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Yaklaşık 11 yıl önce çocuklarının eğitimi için Türkiye’ye gelen Nadir Rahim de bu riskle karşı karşıya. Rahim, mevcut koşulların devam etmesi durumunda ailesiyle birlikte İran’a dönmek zorunda kalabileceğini söylüyor.
Türkiye’de iş kurma ya da yasal olarak çalışma izni almanın zorluğu nedeniyle geçimini İran’daki motosiklet dükkânından elde ettiği gelirle sağlayan Rahim, savaşın başlamasından bu yana satış yapamadığını belirtiyor. Uluslararası yaptırımlar ve internet kesintileri de para transferini neredeyse imkânsız hale getiriyor.
İstanbul’da bir İran marketi (AP)
Ailenin elindeki birikimin Türkiye’de yalnızca birkaç ay daha yaşamaya yeteceği ifade edilirken, çocukların Türkiye’de büyüdüğü, Farsça okuyamadıkları ve dili akıcı konuşamadıkları aktarılıyor. Rahim, çocuklarının İran’daki yaşama nasıl uyum sağlayacağı konusunda endişeli olduğunu dile getirerek, “Savaş devam ederse geri dönmekten başka seçeneğimiz kalmayacak” dedi.
Bu süreçte günlerinin büyük bölümünü telefonundan haberleri takip ederek geçiren Rahim, Tahran’daki ailesinden gelecek haberleri bekliyor ya da İranlı arkadaşlarıyla bir araya gelerek savaş hakkında sohbet ediyor.
Kötü hayat şartları
42 yaşındaki bir İranlı kadın, ailesine maddi destek sağlamak amacıyla sekiz ay önce Türkiye’ye geldi. Kendisi ve kızı, öğrenci vizesi alabilmek için üniversiteye kayıt yaptırdı. Kadın, yasal statüsünü koruyabilmek adına sabah saatlerinde derslere katıldıktan sonra hizmet sektöründe çalışıyor ve zaman zaman gece 03.00’e kadar mesai yapıyor.
Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen kadın, kızıyla birlikte bir evde altı kişiyle aynı odayı paylaştıklarını söyledi. İran’da bir gelecek görmediğini dile getiren kadın, Türkiye’de ise gelirinin son derece sınırlı olduğunu ve yalnızca ailesine küçük miktarlarda para gönderebildiğini ifade etti.
Öte yandan 33 yaşındaki serbest çalışan bir mimar, İran’da ocak ayında düzenlenen kitlesel protestolara yönelik sert müdahalelerin ardından Tahran’dan Türkiye’ye geldi. Geçici olarak sığındığı farklı yerler arasında yaşamını sürdüren kadın, başlangıçta durumun sakinleşmesiyle ülkesine dönmeyi planladığını, ancak şubat sonunda ABD ile İsrail’in İran’la savaşa girmesiyle planlarının değiştiğini belirtti.
İstanbul’da bir kafede oturan iki İranlı (AP)
İsmini açıklamak istemeyen mimar, “Durumun beklediğimden çok daha kötü olduğunu düşünmeye başladım” dedi. İnternet kesintileri nedeniyle İran’daki müşterileriyle çalışamadığını ifade eden kadın, 90 günlük vizesiz kalış süresinin dolmak üzere olduğunu ve Türkiye’de daha uzun süreli ikamet başvurusu yapacak maddi imkâna sahip olmadığını söyledi.
Kadın, bu nedenle Malezya’ya gitmeye karar verdiğini, burada vizesiz kalış süresi içinde bir ay boyunca barınma karşılığında sığınak inşaatında çalışacağını belirtti. Geleceğe dair net bir planı olmadığını da sözlerine ekledi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة