Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Ortak Yuvarlak Masa Toplantısı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2022 yılında yüzde 41 artışla 6,5 milyar dolara ulaştığını belirtti

(AA)
(AA)
TT

Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Ortak Yuvarlak Masa Toplantısı

(AA)
(AA)

Bakan Bolat, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul'da bir otelde düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Ortak Yuvarlak Masa Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, tarihi ve kültürel bağlara sahip olunan Suudi Arabistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimiz devlet başkanlarımızın gösterdiği istikamette her geçen gün güçlenerek geliştiğini söyledi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ​​​​​​Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'la 17-18 Temmuz tarihlerinde, Cidde'de gerçekleştirdikleri zirve toplantılarından sonra her seviyede olağanüstü hızla geliştiğine dikkati çeken Bolat, ticaretin önündeki sorunların da bir bir ortadan kaldırıldığını dile getirdi.

"Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hedefleniyor"

Suudi Arabistan'ı, EXPO 2030 organizasyonunu 180 ülkeden 119'unun kabul oyuyla kazanarak elde ettikleri başarıdan ötürü tebrik eden Bakan Bolat, Türkiye'nin bu oylamada Suudi Arabistan'a çok güçlü destek verdiğini ve EXPO 2030 organizasyonuna Türkiye'nin şanına yakışır bir pavilyonla katılacağını bildirdi.

Bakan Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2022 yılında yüzde 41 artışla 6,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Karşılıklı ticaretimiz bu yılın 11 ayında, 6,2 milyar dolara yaklaşmıştır. İnşallah geçen yılın rakamını rahatlıkla aşacağız. Burada altını çizmek istediğim husus, dünyada büyük bir talep daralması ve durgunluk ve ticaret gerilemesi bulunmakta. Başta enerji olmak üzere emtia fiyatları, gıda fiyatlarında ciddi bir düşüş var. Dolayısıyla bizim Suudi Arabistan'la ticaretimiz esasında miktar bazında çok daha yüksek bir artış kaydetmiştir. İnşallah orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaret, iki ülkenin stratejik hedefleridir." diye konuştu.

"STA sürecini başlatmak adına mayıs ayında verimli istikşafi görüşmeler yapıldı"

Türk ihracatçılarının başta konfeksiyon, tekstil, makine, gıda, savunma sanayi ürünleri olmak üzere Suudi Arabistan'ın güvenilir ortakları konumunda olduğunu vurgulayan Bolat, şöyle devam etti:

Suudi Arabistan da başta petrol ürünleri, kimyasallar ve demir çelikte ülkemiz için önemli bir tedarikçidir. İki ülke de Avrupa, Asya ve Afrika kıtasının kesiştiği kavşakta çok stratejik bir konumda bulunmaktadırlar. Güçlü altyapıları, dünyaya entegre açık ekonomileri ve girişimci ruhuna sahip iş dünyası ile Türkiye ve Suudi Arabistan'ın ticaret ve yatırım iş birliğinde çok güçlü potansiyelleri bulunmaktadır. Bunu hayata geçirme noktasında en önemli araçlardan biri de Türkiye ile Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasında bir serbest ticaret anlaşması yapılmasıdır. Nitekim Körfez İşbirliği Konseyi, Türkiye ile STA sürecini başlatmak adına mayıs ayında Türkiye'yle verimli istikşafi görüşmeler yapmıştır. Ümidimiz en kısa sürede resmi müzakerelere başlayarak iş dünyamızın hizmetine bu serbest ticaret anlaşmasını sunmaktır.

Türkiye'nin Suudi Arabistan ile ilişkilerinin önemli bir boyutunun da müteahhitlik sektörü olduğuna dikkati çeken Bolat, şunları söyledi:

Türk müteahhitlik sektörü 1972 yılında Libya, Irak ve Suudi Arabistan'la başladığı uluslararası projeler ve taahhütler yolculuğunda bugüne kadar 133 ülkede 11 bin 950 projeyi, 480 milyar dolarlık bir ihale bedeliyle başarıyla tamamlamışlardır. Dünyadaki en büyük müteahhitler ligi listesinde, 42 firma ile Türk müteahhitleri, Çin'in ardından dünyada ikinci sırada gelmektedirler ve müteahhitlerimiz Suudi Arabistan'ın kalkınmasında, altyapı ve üstyapı projelerinde bugüne kadar 28 milyar dolar değerinde 400 projeyi başarıyla üstlenmişlerdir.

Bakan Bolat, ekonomik ilişkilerde önemli bir diğer konunun da karşılıklı yatırımlar olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan'ın bugüne kadar Türkiye'de 2 milyar dolar değerinde özel sektör yatırımı gerçekleştirdiğini dile getiren Bolat, "Bu noktada her iki ülke arasında çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması ve yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşması imzalanmış ve yürürlüktedir. Dolayısıyla yatırımlar için güçlü bir yasal altyapı bulunmaktadır. Türkiye olarak da Suud yatırımlarının teşvik noktasında her türlü uygun ortamı sağlamaktayız. Nitekim bugüne kadar tam 1400 Suud'lu firma, Türkiye'de kurularak yatırım fırsatlarından yararlanmaktadırlar. Ümit ediyoruz ki bu karşılıklı yatırımlar daha da hızlanacaktır." ifadelerini kullandı.

"Ticarette gümrükler ve teknik konular noktasında hemen hemen hiçbir engel kalmamıştır"

Toplantı öncesinde, Suudi Standartları, Metroloji ve Kalite Örgütü Başkanı Sayın Dr. Saad Al-Qasabi ve heyetiyle çok verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Bolat, şunları kaydetti:

Bu görüşmede iki ülke arasındaki sorunları bitirme noktasında önemli bir mesafe sağladık. Gerek Türk Standartları Enstitüsünün Suudi Arabistan'da tanınması gerekse beyaz kanatlı ürünler ve balıkçılık ürünlerinde Türk şirketlerinin standartlarının tanınması noktasında, inşallah heyetlerimiz çok kısa bir sürede kalan engelleri ortadan kaldıracaklar. Böylece geçen temmuz ayında Cumhurbaşkanı'mızın Suudi Arabistan ziyaretinden bu yana iki ülke arasındaki ticarette gümrükler ve teknik konular noktasında hemen hemen hiçbir engel kalmamıştır. Ayrıca Suudi Arabistan, 17 Ekim tarihinden itibaren Türkiye'den Suudi Arabistan'a gidecek vatandaşlarımız için e-vize uygulamasını başlatmıştır, Türkiye'yi bu listeye dahil etmiştir. Böylece iş insanlarımızın seyahati noktasında büyük bir kolaylık sağlanmış oldu. Bu vesileyle değerli başkan nezdinde Suud'lu dostlarımıza çok teşekkür ediyoruz.

Ticaret Bakanı Bolat, bugünkü yuvarlak masa toplantısının iki ülkenin iş insanları arasında önemli fırsatların değerlendirilmesi için büyük bir vesile olacağını ifade ederek,"İş konseylerimiz Türk Suud İş Konseyi'nin iki tarafının değerli katkılarıyla hazırlanan bildiri, ve bildiride sektör bazlı projelere yer verilmesi her iki ülkedeki yatırım imkanlarının yeniden değerlendirilmesi, üçüncü ülkelerde ortak yatırım yapma konuları ve 2024 yılı için hazırlanan eylem planını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Ve bu eylem planının gerçekleştirilmesi için her türlü desteği vereceğiz." şeklinde sözlerini tamamladı.

Toplantı, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti.



Reuters: Mossad başkanı ve Suriyeli bakan, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı hakkında görüştü

İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
TT

Reuters: Mossad başkanı ve Suriyeli bakan, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı hakkında görüştü

İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters

İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'ın başkanı ve Suriye dışişleri bakanı, İsrail'in Suriye'deki Ebu el-Zuhur hava üssünü bombalamasından birkaç gün önce telefon görüşmesi gerçekleştirerek Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını görüştü.

Konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgilere göre Mossad başkanı Roman Gofman, 14 Ağustos'ta Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüştü. Görüşme, İsrail ile Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Şam hükümeti arasında bugüne kadar yapılan en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor.

İsrail'in salı günü Ebu el-Zuhur hava üssüne saldırmasının ardından, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Suriye'nin buraya Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermenin eşiğinde olduğunu ve bunun İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturacağı yönünde defalarca yapılan uyarıları görmezden geldiğini ifade etmişti.

Kaynaklar, dört gün önce Gofman ile Şeybani arasında yapılan telefon görüşmesinde Türkiye'nin Suriye'ye askeri destek sağlama konusunun gündemin ana başlığı olduğunu belirtirken, kaynaklardan biri görüşmenin "İsrail'in, (Türkiye'nin) askeri varlığını artırma, silah satışı, insansız hava araçları temini ve diğer konulardaki soruları" üzerine odaklandığını söyledi.

Üst düzey bir yetkili olan ikinci kaynak ise Gofman'ın bu görüşmeyi, Türkiye'nin Suriye ordusuna silah temini konusunda bilgi almak için kullandığını ifade etti. Konuya yakın üçüncü kaynak, görüşmenin gerçekleştiğini doğruladı ve Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının ele alındığını söyledi.

Ne olmuştu?

Türkiye, Suriye'de 2024'te Beşar Esad yönetiminin sona ermesinden bu yana Şara yönetimini destekleyen ülkeler arasında öne çıkarken, Ankara'nın Suriye'deki etkisi İsrail'de de güvenlik endişelerine neden oldu.

ABD ile yakın ilişkiler geliştiren Şara, temmuz ayında Suriye'nin İsrail'le bir güvenlik anlaşması yapmak istediğini ve İsrail'in Suriye'ye yönelik politikasının daha dengeli olması için farklı ülkelerin desteğini aradığını açıklamıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail'i tehdit edebilecek bir Türk askeri varlığının Suriye'de oluşmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Netanyahu, hava üssüne yönelik saldırıya ilişkin, Türkiye'yi daha önce bu konuda uyardıklarını ancak uyarıların dikkate alınmadığını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise İsrail'in açıklamalarını "mesnetsiz iddialar" olarak nitelendirerek, saldırıların Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti.

Türkiye ise belirli bir asker konuşlandırma planına ilişkin açıklama yapmadan, Suriye hükümetiyle iş birliğini sürdüreceğini ve ülkenin istikrarsızlaştırılmasına karşı olduğunu bildirdi.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında olası çatışmaları önlemeye yönelik bir mekanizma oluşturmak için çalıştığını ve taraflar arasındaki bilgi paylaşımı ile diyaloğu kolaylaştırdığını açıkladı.

Independent Türkçe, Reuters


Türkiye: Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz

Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)
Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)
TT

Türkiye: Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz

Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)
Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)

Türkiye Cumhurbaşkanlığı, dün (çarşamba) yaptığı açıklamada Ankara'nın “Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğini” bildirdi. Açıklamada, İsrail'in Suriye'nin Türk güçlerinin Ebu Zuhur Havaalanı'na konuşlanmasına izin verdiği yönündeki iddialarının temelsiz olduğu belirtildi.

Açıklamada, Türkiye'nin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu gibi Ortadoğu'da kalıcı barışın tesis edilmesini desteklediği vurgulanarak, bunun sağlanmasının tek yolunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun saldırgan politikalarından vazgeçmesinden geçtiği ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye, Suriye'de güvenlik, istikrar ve refahın tesis edilmesi amacıyla meşru bir zeminde Suriye hükümetiyle iş birliğini kararlılıkla sürdürecek ve hiçbir şekilde Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyecektir.”

Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, dün Suriye'nin güneyindeki bölgede incelemelerde bulunarak burada konuşlanan askerlerle bir araya geldi.

Zamir'in açıklamaları, İsrail basını tarafından Suriye ve Türkiye hükümetlerine yönelik mesajlar olarak değerlendirildi. Zamir, “Ne olduğunu görüyor ve Suriye cephesindeki gelişmeleri takip ediyoruz. Düşman güçlerin sınırlarımızda konuşlanmasına izin vermeyeceğiz. Gücümüzü gereken yerde ve gereken zamanda, hassas bir şekilde nasıl kullanacağımızı biliyoruz” dedi.


Türkiye Cumhurbaşkanı, yeni bir dönem için aday olacağına dair imada bulundu

Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye Cumhurbaşkanı, yeni bir dönem için aday olacağına dair imada bulundu

Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, 2028’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olabileceğinin ve iktidarda daha uzun yıllar kalmayı hedeflediğinin sinyalini verdi. Erdoğan, AK Parti’nin gelecek planlarının 2071 yılına kadar uzandığını söyledi.

72 yaşındaki Erdoğan, siyasi hayatında 50 yılı geride bıraktığını belirterek, ömrü ve sağlığı elverdiği sürece Türkiye’ye hizmet etmeyi sürdüreceğini ifade etti.

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşan Erdoğan, “Ben Tayyip Erdoğan. Siyasette 50 yılı tamamladım. Allah ömür ve sağlık verdiği müddetçe Türkiye’ye hizmet yolunda daha nice yıllar mücadele edeceğim. Aziz milletimin duası ve desteğiyle bu ülke için sevgiyle çalışmayı sürdüreceğim. Ruh bu bedende olduğu sürece bu sevda sönmeyecek” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin geleceğinde gençlerin rolüne de dikkat çekerek, “Dilleri bilen, dünyayı iyi okuyan, tarihinin farkında, inancına ve vatanına sahip çıkan bir genç nesil geliyor. En büyük eserim, bu neslin yetişeceği iklimi oluşturmak oldu” ifadelerini kullandı.

2028’de yeniden adaylık planı

Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana görev yapanlara teşekkür ederek, “Bu hareketin henüz yolun başında olduğunu” söyledi. Cumhurbaşkanı, “Biz daha yolun başındayız. Bu hareket, bu kadrolar, bu gençler, onların çocukları ve torunları Türkiye’yi yönetecek. Önce 2053’e, ardından 2071’e taşıyacaklar. Parti, son 25 yılda olduğu gibi Türkiye’nin geleceğinde de iz bırakmaya devam edecek” diye konuştu.

fgthy
Erdoğan, partisinin kuruluşunun 25. yıldönümü kutlamaları sırasında parti destekçilerinden oluşan kalabalığa hitap ediyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan’ın, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde destekçilerine hitap ettiği konuşması dikkat çekti.

AK Parti’nin Cumhur İttifakı’ndaki ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) lideri Devlet Bahçeli ile AK Parti yöneticileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, Erdoğan’ın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin ve ittifakın adayı olduğunu belirtmişti.

Ancak mevcut Türkiye Anayasası’na göre Erdoğan’ın bir sonraki seçimde yeniden aday olabilmesi hukuki engelle karşı karşıya. 1982’de kabul edilen ve daha sonra birçok kez değiştirilen Anayasa, cumhurbaşkanının görev süresi konusunda en fazla iki kez seçilebilmesine imkân tanıyor.

Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için ya Anayasa’nın değiştirilmesi ya da TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerekiyor. Seçimlerin yenilenmesi kararının alınabilmesi için 600 sandalyeli Meclis’te 360 milletvekilinin desteği gerekiyor.

AK Parti’nin Erdoğan’ın talimatıyla yeni bir anayasa hazırlığı üzerinde çalışmasına rağmen, seçimlerin Meclis kararıyla yenilenmesi seçeneğinin daha olası olduğu değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum da daha önce yaptığı açıklamada, normal takvimde Mayıs 2028’de yapılması öngörülen seçimlerin Nisan 2028’e çekilebileceğini belirtmiş ve bunun “erken seçim” sayılmayacağını savunmuştu. AK Parti’nin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ise seçimlerin 2027 sonbaharında yapılabileceğini dile getirmişti.

Barış süreci

Erdoğan, konuşmasında hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak nitelediği sürece de değindi.

cdfvgthyj
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) üyelerinin Türk toplumuna entegre edilmesini sağlayan bir yasayı onayladı (Reuters)

Cumhurbaşkanı, Türkiye’de kardeşlik ve toplumsal birlik duygusunun güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak hükümetin terör sorununu tamamen çözmek için çalıştığını söyledi.

TBMM’nin 10 Ağustos’ta “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeyi Güçlendirme Kanunu”nu kabul ettiğini hatırlatan Erdoğan, hedeflerinin Türkiye’yi ve bölgeyi gelecek nesiller için terörden arındırmak olduğunu ifade etti.

Erdoğan, “Biz sadece terör sorununu sona erdirmiyoruz; aynı zamanda Türkiye’yi içeriden istikrarsızlaştırmaya yönelik emperyalist planları da tersine çeviriyoruz” dedi.

Ekonomiden savunma sanayisine övgü

Erdoğan, AK Parti hükümetlerinin 24 yıllık iktidarı boyunca elde edilen kazanımları da sıraladı. Türkiye’nin tarihindeki en büyük yatırım ve projelerin gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, ekonomi, sağlık, eğitim ve ulaştırma alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.

Türkiye’nin 2025 yılında dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 21. sıradan 16. sıraya, Avrupa’da ise altıncı sıraya yükseldiğini ifade etti.

Erdoğan ayrıca Türkiye’nin savaş gemileri, insansız hava araçları, helikopterler, tanklar, füzeler ve denizaltılar dahil olmak üzere çok sayıda savunma sanayisi ürününü kendi imkânlarıyla üretebilir hale geldiğini söyledi.

Muhalefetten AK Parti’ye milletvekili ve belediye başkanı transferleri

Erdoğan, konuşmasında üç milletvekilinin AK Parti’ye katıldığını açıkladı. Bunlardan ikisinin milliyetçi İYİ Parti’den, birinin ise Gelecek Partisi’nden olduğu belirtildi. Bu transferlerle AK Parti’nin TBMM’deki sandalye sayısı 280’e yükseldi.

xscdfgth
Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılan muhalefet milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Ayrıca muhalefet partilerinden yedi belediye başkanının da AK Parti’ye katıldığı açıklandı.

Muhalefet partileri ise AK Parti’nin milletvekilleri ve belediye başkanlarını transfer etmek amacıyla “baskı, tehdit ve çeşitli teşvik yöntemlerine” başvurduğunu öne sürüyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iki milletvekilinin AK Parti’ye geçmesinin ardından X hesabından yaptığı açıklamada, partisinin farklı yönlerden saldırıya uğradığını savundu.

Dervişoğlu, “Bize her taraftan saldırdıklarına göre doğru yoldayız” ifadelerini kullandı.