Haaretz: Hamas'ın siyasi geleceği olursa, Erdoğan buna ortak olmak isteyecek

Gazete, Türkiye'nin Hamas'a verdiği desteği masaya yatırdı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim'den sonra yaptığı konuşmalarda Hamas'ı "mücahitler" olarak nitelendirmişti (AA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim'den sonra yaptığı konuşmalarda Hamas'ı "mücahitler" olarak nitelendirmişti (AA)
TT

Haaretz: Hamas'ın siyasi geleceği olursa, Erdoğan buna ortak olmak isteyecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim'den sonra yaptığı konuşmalarda Hamas'ı "mücahitler" olarak nitelendirmişti (AA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim'den sonra yaptığı konuşmalarda Hamas'ı "mücahitler" olarak nitelendirmişti (AA)

İsrail merkezli Haaretz gazetesi, yayımladığı analiz yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi gibi bazı Ortadoğu liderlerinin savaş bittikten sonra Hamas'ın etkili olmaya devam edeceğini düşündüklerini öne sürdü.

Zvi Bar'el imzasıyla yayımlanan analizde, "Hamas, Ankara'nın terk etmeyi planlamadığı sevgili dostu" ifadelerine yer verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuyla ilgili sözleri hatırlatıldı.

Erdoğan daha önce, "Hamas, Filistin'in bir gerçeğidir. Hamas'ın dışlanması, Hamas'ın yok edilmesi gerçekçi bir senaryo değil" ifadelerini kullanmış ve çözüm müzakerelerine dahil edilmesi gerektiğini söylemişti.

Gazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinde "savaş sonrası dönem için Filistin üzerinde etki yarışının başlangıcının görülebileceği" değerlendirmesini yaptı.

Türkiye ve Biden yönetiminin Hamas konusunda anlaşmazlık yaşadığını öne süren gazete, geçen perşembe ABD'nin Terörizm ve Finansal İstihbarat'tan Sorumlu Hazine Bakanlığı Müsteşarı Brian Nelson'ın İstanbul'a yaptığı ziyareti hatırlattı.

Nelson'ın Türkiye'nin Hamas'a verdiği iddia edilen finansal destekle ilgili "alışılmışın dışında sert mesajlar vermek için" İstanbul'a geldiği öne sürüldü.

Nelson, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında, "Hamas'ın gelecekteki olası saldırıları için Türkiye'de finansal destek bulmaya devam etmesinden son derece endişeliyiz" ifadelerini kullanmıştı.

Haaretz'de yer alan analizde, ABD'nin 7 Ekim'den sonra Türkiye'den Hamas'a herhangi bir para akışı tespit edemediği ancak yıllardır Türkiye'de işlettiği şirketler olduğu iddia edildi. Yazıda ayrıca, Türkiye'nin özel güvenlik şirketi SADAT aracılığıyla Hamas'a danışmanlık ve askeri yardım hizmeti verdiği öne sürüldü.

Analizde, Ankara ve Washington arasındaki anlaşmazlığın ABD yönetimini ikilemde bıraktığı ve Hamas'ın savaştan sonra ayakta kalıp kalmayacağı ve Filistin siyasetinde önemli bir aktör olup olmayacağına ilişkin soruları gündeme getirdiği aktarıldı.

Yazıda, "İsrail ve ABD gibi Hamas'ı yok etmeye kararlı olanlar, Hamas'ın Gazze Şeridi'nin ötesinde bir operasyon zeminine sahip olduğu gerçeğini görmezden gelemez" dendi.

Hamas'ın lider kadrolarının Katar ve Lübnan'da olduğu hatırlatılan yazıda, Türkiye'nin Hamas aktivistlerine vatandaşlık verdiği öne sürüldü. Malezya'nın yanı sıra bazı Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin de Hamas'ı finansal olarak desteklediği iddia edildi.

Haaretz'in analizinde, "Hamas'ın siyasi bir geleceği olursa, şu ana kadar İsrail-Filistin çatışmasından dışlanan Erdoğan bunun ortağı olmak isteyecektir" iddiasında bulunuldu.

Dün İsrail basınında, iç istihbarat servisi Şin Bet'in başkanı Ronen Bar'ın Hamas liderlerinin Türkiye'de, Katar'da ve Lübnan'da öldürüleceğine ilişkin sözleri yer almıştı.

Independent Türkçe



Erzincan'da altın madeni sahasındaki toprak kaymasına ilişkin 2 mühendis tutuklandı

AA
AA
TT

Erzincan'da altın madeni sahasındaki toprak kaymasına ilişkin 2 mühendis tutuklandı

AA
AA

İliç'teki maden ocağında yaşanan toprak kaymasına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda maden ocağını işleten şirkette idareci pozisyonunda çalışan mühendis İ.T. ve K.M.A. ifade işlemleri için adliyeye sevk edildi.

Savcılık sorgusu sonrası nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen İ.T. ve K.MA. tutuklandı.

Soruşturma kapsamında daha önce altın madeni ocağını işleten şirketin Kanadalı yöneticisi J.R.G'nin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklanmıştı, 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş"

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş"

AA
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen Antalya mitinginde vatandaşlara hitap etti.

"Akdeniz'i saran zümrüt yayılsın, her şeyinle güzellikte daimsin Antalya. Sevdasın, tutkusun, aşksın, gönlümde kurulu köşksün Antalya. Anlatmaya yetmez diller, sana çıkar bütün yollar Antalya." ifadeleriyle vatandaşları selamlayan Erdoğan, Antalya'da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Erdoğan, bugünkü mitinge 80 bin kişinin katıldığı bilgisinin kendisine iletildiğini belirterek "10 binler Antalya'da bugün bizlerle beraber. Ne kadar kaldı şurada artık, 30 günümüz var. Ana kademe, kadın kolları, gençler, Cumhur İttifakı 31 Mart'a hazır mıyız? 31 Mart'ta yeniden Antalya diyor muyuz?" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlardan "evet" yanıtını alan ve Antalya'nın ilçelerinin isimlerini tek tek sayarak yerel seçimde destek sözü alan Erdoğan, Antalya'nın yerel seçimlerde destan yazmaya hazırlandığını vurguladı.

"Antalya diplomasinin de küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "buğulu gözlerle Akdeniz ufuklarını süzen" Antalya'nın, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle ve hepsinden önemlisi insanıyla Türkiye'ye değer kattığına, huzur verdiğine işaret ederek "Antalya artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin de küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor. İşte dün başlayan ve üçüncüsü yapılan Antalya Diplomasi Forumu, bu yükselişin işaretlerinden biridir." değerlendirmesinde bulundu.

Foruma binlerce kişinin katıldığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Antalya artık sadece Türkiye'nin değil, dünyanın bütünleştiği bir yer. Bu tür organizasyonlar, şehrimizin marka değerinin artmasına da katkı sağlıyor. Bu vesileyle başta evladınız, yol arkadaşım Mevlüt Çavuşoğlu'na çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu konuda önemli gayretleri oldu ve Diplomasi Forumu'nu buralara kadar getirdik. Biz de Antalya Diplomasi Forumu'nda dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılara ülkemizi ve küresel meselelere yaklaşımımızı anlatma imkanı bulduk."

"Seçimler, siyasetçiler için hesap verme dönemleridir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü mitingde hem vatandaşlarla hasret gidermeyi hem de 31 Mart seçimlerinde destek talep etmek istediklerinin altını çizerek "Biliyorsunuz seçimler, siyasetçiler için hesap verme dönemleridir. Biz zaten yıllardır hesap verdik, hesap veriyoruz ama hesaptan kaçanlara da 31 Mart'ta hesap sormaya hazır mıyız? Gümbür gümbür 31Mart'a hazırlanıyor muyuz?" diye konuştu.

Alandakilerden "evet" yanıtını alan Erdoğan, "Hükümeti veya belediyeleri yönetmek için sandıkta yetki alan siyasetçiler, seçim meydanlarında yaptıklarının muhasebesini yapar, yapacaklarının sözünü verirler. Milletimiz bu süreçte gördüklerini, duyduklarını kendi iç dünyasında değerlendirir, verdiği kararı da sandıkta ilan eder. Antalya, şimdi geçtiğimiz 5 yılda büyükşehir ve ilçeleriyle, belediyelerini yönetenlere notlarını veriyor, önümüzdeki 5 yıl için aday olanları da ölçüp tartıyor." dedi.

"Her meselesinde Antalya'nın yanında yer almaya devam edeceğiz"

Cumhur İttifakı olarak büyükşehir ve ilçe adaylarıyla Antalya'ya hizmete talip olduklarını söyleyen Erdoğan, genel seçimlerde kendilerine cumhurbaşkanlığında yüzde 43, milletvekilliğinde ise yüzde 41 oy veren Antalyalılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii bu oy oranları, Antalya ile aramızdaki muhabbeti yansıtmaktan uzaktır. İnşallah hep birlikte 31 Mart'ta sandıkları Cumhur İttifakı oylarıyla patlatarak bunu telafi edeceğimize inanıyorum. Bugün buradaki şu muhteşem mitingimizin 31 Mart'taki zaferimizin müjdecisi olduğuna inanıyorum. Şimdi burada, sizlerden bunun sözünü almak istiyorum; Antalya, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı belediyeciliği, gerçek belediyecilik için söz veriyor mu? Antalya, tercihini milli iradeden, gelişmeden, kalkınmadan yana kullanmak için söz veriyor mu? Sırtını Toroslar'a verip ayağını Akdeniz'e uzatan Antalya'nın sözünde duracağına ben yürekten inanıyorum. Biz de Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla her meselesinde Antalya'nın yanında yer almaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak, hükümet olarak, Cumhur İttifakı ve kabinenin ülke için iş başında, ülkenin yönetiminde olduğunu vurgulayarak "Şimdi Cumhur İttifakı ve şu anda da hükümet olarak iş başında olduğumuza göre, yerel yönetimi de 31 Mart'ta bize teslim ettiğinizde evelallah ülkeyi biz uçurmaya devam edecek miyiz? Öyleyse bu ülkeyi maalesef çöpten çukurdan, çamurdan çıkarmayanlara bir daha teslim edemeyiz." diye konuştu.

"Antalya'nın dünya şehri vasfını, her alanda güçlendirme konusundaki sözlerimizi yerine getireceğiz"

Antalya'nın dünya şehri vasfını, her alanda güçlendirme sözlerini yerine getireceklerini söyleyen Erdoğan, siyasi hayatları boyunca her zaman "ne aldanan olacağız ne aldatan olacağız" anlayışına sıkı sıkıya bağlı kaldıklarını söyledi.

Millete asla yalan söylemediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizi aldatmaya kalkanlar da eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler ama ülkemizde tüm sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden, son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 31 Mart seçimlerine yönelik parti teşkilatıyla yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz günlerde CHP'nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? 'Gerçek niyetinizi saklayın', konuşmayın ki tepki almayın, polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım, susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş haberdar olmasın.' diyor. Yani 'şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın, milleti kandırın' diyor. Kim bu? CHP'nin genel başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, 'millete saygılı olun' demiyor da 'riyakarlık yaparak milleti kandırın' diyor. Teşkilatlarına 'dürüst davranın' demiyor da 'seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın.' diyor."

Tabii ne yapsalar boş, ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyduk. Görüldüğü gibi sandıkta hesaba çekilecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdı. CHP'nin genel başkanı önce İstanbul'da, Mersin'de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi, ittifak yaptı. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştı."

"Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş"

CHP Genel Başkanı Özel'in, CHP ve DEM Parti arasında yerel seçimlerdeki işbirliği iddialarına ilişkin açıklamasını anımsatan Erdoğan, "CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan, 'bizim DEM ile ittifakımız yok' diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir.

Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye'nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en üst sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılı ile zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde 10 yıllık zorlu bir mücadelenin, bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde önemli mesafe katettik. İşte büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4,5 oranında büyürken milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu? 13 bin doları aştı. Nereden, nereye?"

"Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez"

Tesis ettikleri kesintisiz büyüme iklimi sayesinde istihdamda üretimde, ihracatta, turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Tüm bunları söylerken çalışanları ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz. Tam tersine bu sıkıntıların çözümünün üretiminin, büyümenin, yatırımdan, çalışmaktan, kazanmaktan geçtiğini de söylüyoruz." dedi.

Türkiye'nin kimi yerler gibi zahmetsiz gelir kaynaklarına sahip bir ülke olmadığını söyleyen Erdoğan, kendilerinin ne yapıyorlarsa alın teriyle yapacaklarını söyledi.

Bu şekilde ortaya çıkacak kazancı 85 milyonla bölüşeceklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak? Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı için de geçerlidir. Her kim karşınıza çıkıp da hesapsız kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmasına yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Antalya, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya, ana kademe, kadın kolları, gençler hazır mıyız? Antalya ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya'nın altın çağını başlatmaya var mıyız?"


ABD'nin Ankara Büyükelçisi Flake: Türkiye'nin Afrika'da yaptıklarını takdir ediyoruz, özellikle de Çin ile rekabet konusunda

AA
AA
TT

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Flake: Türkiye'nin Afrika'da yaptıklarını takdir ediyoruz, özellikle de Çin ile rekabet konusunda

AA
AA

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, Antalya Diplomasi Forumu'na (ADF) ilişkin, "Harika bir çalışma yani bu, olağanüstü bir organizasyon." dedi.

Flake, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen ADF 2024'ün ikinci gününde, AA standını ziyaret etti.

Büyükelçi Flake, burada, AA'nın İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında beyaz fosfor kullanması başta olmak üzere, işlediği savaş suçlarına yönelik belge niteliğindeki fotoğrafların yer aldığı "Kanıt" kitabını inceledi ve ADF'ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Flake'i, AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan karşıladı.

Özhan, Büyükelçi Flake'e 13 dilde yayın yapan AA’nın faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi, ayrıca dünya genelinde devam eden krizlerdeki rolünü ve "Kanıt" kitabını anlattı.

AA'nın, dünya genelinde devam eden çok sayıda krizi ele aldığının altını çizen Özhan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda AA'nın, sahada faaliyet yürüten en önemli haber ajansları arasında olduğunu vurguladı.

AA'nın 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de sahada olduğuna işaret eden Özhan, AA’nın Kudüs-Batı Şeria’da 12 muhabiri, Gazze’de de 6 muhabiri ve 26 foto muhabirinin görev yaptığını belirterek Gazze’de görev yapan AA kameramanı Muntasır es Savvaf’ın İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Özhan, "Kanıt" kitabına ilişkin, "Gazze'deki savaşta, İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen saldırılarla Roma Statüsü'nün ihlal edilen maddelerini ortaya koyan olayların kanıtlarını bir araya getiren bir kitap da hazırladık." ifadesini kullandı.

"Kanıt" kitabının Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail aleyhine açılan "soykırım" davasında BM mahkemesine de sunulduğunu aktaran Özhan, Gazze'de 30 binden fazla masum insanın hayatını kaybettiğini söyledi.

Büyükelçi Flake, ADF'yi "olağanüstü bir organizasyon" olarak nitelendirdi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Flake ise ADF kapsamında Türkiye, Afrika ve buradaki fırsatlar hakkında görüşme yapmak için sabırsızlandıklarını belirtti.

Flake, "Türkiye'nin Afrika'da yaptıklarını takdir ediyoruz, özellikle de Çin ile rekabet konusunda." diye konuştu.

ADF kapsamında çok sayıda panel düzenlendiğine işaret eden Flake, "Harika bir çalışma yani bu, olağanüstü bir organizasyon." dedi.

Flake, ADF'de bulunmaktan mutlu olduğunu; sadece diplomatların değil, devlet başkanlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarından (STK) temsilcilerin de burada yer aldığını dile getirerek "Burası, olunması gereken yer." değerlendirmesini yaptı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve Madagaskar Cumhurbaşkanı Rajoelina ile görüştü

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve Madagaskar Cumhurbaşkanı Rajoelina ile görüştü

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Somali'ye savunma başta olmak üzere birçok alanda desteklerinin devam edeceğini ve Somali ile Etiyopya arasında yaşanan gerginlik konusunda her türlü arabuluculuk için hazır olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye-Somali ilişkilerinin yanı sıra İsrail'in Filistin topraklarındaki katliamları ve insani yardımlar, terörle mücadele, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Görüşmede Erdoğan, Türkiye'nin Somali'ye savunma başta olmak üzere birçok alanda desteklerinin devam edeceğini ifade etti.

Erdoğan, Türkiye'nin Somali ile Etiyopya arasında yaşanan gerginlik konusunda her türlü arabuluculuk için hazır olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, İsrail'in Filistin topraklarındaki pervasız saldırılarının artık sona ermesi ve 1967 sınırları esas alınarak bağımsız Filistin devletinin kurulması temelinde bir kalıcı barış zemininin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Görüşmede Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Madagaskar Cumhurbaşkanı Rajoelina ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Madagaskar Cumhurbaşkanı Andry Rajoelina ile Antalya'da bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ve Madagaskar arasındaki ilişkiler, bölgesel ve küresel konular değerlendirildi.

AA
AA

Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Madagaskar arasında ekonomi başta olmak üzere birçok işbirliği alanı bulunduğunu ve bunların geliştirilmesi için gayretlerin artarak devamının iki ülkenin de çıkarına olduğunu belirtti.

Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu.

Görüşmede, "Türkiye Cumhuriyeti ile Madagaskar Cumhuriyeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması" da imzalandı.


"Seçimden sonra IMF ile görüşmek için ABD'den destek istendiği" iddiası yalanlandı

AA
AA
TT

"Seçimden sonra IMF ile görüşmek için ABD'den destek istendiği" iddiası yalanlandı

AA
AA

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, "Seçimden sonra IMF ile görüşme yapmak için ABD'den destek istendiği" yönündeki iddiaların doğru olmadığını bildirdi.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarından paylaşılan, 'Seçimden sonra IMF ile görüşme yapmak için ABD'den destek istendiği' yönündeki iddialar doğru değildir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Brezilya'da düzenlenen G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları toplantısı kapsamında ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile bölgesel ve küresel ekonomik gelişmelerin ele alındığı ikili görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmede, IMF ile ilgili herhangi bir başlık söz konusu olmamıştır. Bakan Şimşek, gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde çok taraflı kalkınma bankaları ve ülkelerle ilişkileri ve işbirliğini güçlendirecek hususlarda görüş alışverişinde bulunmuştur."

Açıklamada, piyasalarda güvensizlik ve tedirginlik oluşturmaya yönelik kasıtlı şekilde dolaşıma sokulan spekülatif haberlere itibar edilmemesi istendi.


TSK'ya ait F-16'lar, tanker uçağı ile havada yakıt ikmali gerçekleştirdi

AA
AA
TT

TSK'ya ait F-16'lar, tanker uçağı ile havada yakıt ikmali gerçekleştirdi

AA
AA

 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait F-16 uçaklarının Fransız Hava Kuvvetlerine ait çok rollü yakıt ve ulaştırma uçağıyla ile ilk defa havada yakıt ikmali görevi gerçekleştirdiği belirtildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığının NATO hava sahasının etkin bir şekilde korunmasında müttefik ülkelerle işbirliğini artırmaya devam ettiği kaydedildi.


Milli Savunma Bakanı Güler, IKBY Başkanı Barzani ile görüştü

AA
AA
TT

Milli Savunma Bakanı Güler, IKBY Başkanı Barzani ile görüştü

AA
AA

Bakanlıktan Güler'in, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Barzani'yi kabulüne ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Diplomasi Forumu için Antalya'ya gelen IKBY Başkanı Neçirvan Barzani ile ikili görüşme gerçekleştirdi." ifadesi kullanıldı.


Türkiye ile Irak, Kalkınma Yolu Projesi için karşılıklı ofis açacak

AA
AA
TT

Türkiye ile Irak, Kalkınma Yolu Projesi için karşılıklı ofis açacak

AA
AA

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile Irak arasında ulaştırma alanında ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınması için çalışmaların hızlandığını söyledi.

Bu kapsamda, kısa süre önce Irak Ulaştırma Bakanı Rezzak Muheybes es-Sadavi ve beraberindeki heyet ile bir araya geldiklerini anımsatan Uraloğlu, ülkeler arasında ulaştırma sektöründeki ilişkilerinin ve çalışmaların çok yönlü devam ettiğini vurguladı.

Uraloğlu, yürütülen ilişkiler kapsamında Kalkınma Yolu Projesi'nin önemli bir yeri olduğunun altını çizerek, "Ülkemiz ile Irak makamları Kalkınma Yolu konusunda yakın ve yoğun bir çalışma yürütmektedir. Irak ile projenin teknik tarafına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Projenin finansmanı ve yürütülmesi konusunda da fikir alışverişi sürdürülüyor. Kalkınma Yolu Projesi'nin takibi için iki ülke arasında karşılıklı ofis açılması konusunda mutabık kalındı. İlerleyen dönemde bu konuda somut adımlar atılacaktır. " ifadelerini kullandı.

Bölgede örnek bir güzergah yönetim modeli oluşturmayı hedeflediklerine işaret eden Uraloğlu, demir yolunda ilk etapta uluslararası koridorları tamamlama gayretinde olduklarını ve Kalkınma Yolu'nun Türkiye'deki devamını bitireceklerini söyledi.

Uraloğlu, proje ile bölgede ulaşımın daha kolay hale geleceğine dikkati çekerek, "Ümit Burnu'ndan bugün yaklaşık 45, Kızıldeniz'den yaklaşık 35 günde yapılan nakliyeler Kalkınma Yolu'nu bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir sürede yapılabilecek." dedi.

Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak'ın güneyinde inşa edilen Fav Limanı'na gelecek yüklerin Türkiye'ye, buradan Avrupa'ya ulaştırılacağını belirten Uraloğlu, bu amaçla 2022'nin başında altyapı çalışmalarına başlanan ve 4 yılda tamamlanması öngörülen projeyle Fav Limanı'ndan ülkeye ulaşacak yaklaşık 1200 kilometrelik çift yönlü otoban ve demir yolu inşa edilmesi planlandığını aktardı.

Kalkınma Yolu Projesi için 320 kilometrelik otoyol planlandı

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kalkınma Yolu Projesi'nde Türk ve Irak hükümetleri, devam eden çalışmalara ek olarak 23,8 milyar dolarlık yatırım yapacak. Türkiye, bu yatımları demir ve kara yolları için gerçekleştirecek.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında yürüttüğü çalışmalarla ülkeden geçen 2 bin 88 kilometrelik demir yolu bağlantısı için 615 kilometrelik yeni hat, 1912 kilometrelik kara yolu koridoru içinse 320 kilometrelik yeni otoyol yatırımı planladı.

Söz konusu demir yolu ağının 439 kilometresi mevcut durumda iken 1034 kilometresi devam ediyor, 615 kilometresi ise planlanıyor. Planlanan demir yolu ağları Gaziantep-Ovaköy arasında bulunuyor. Bu demir yolu için 5,8 milyar dolarlık yatırım yapılacak.

Proje kapsamında ülkeden geçen kara yolu 1912 kilometre olacak. Söz konusu kara yollarının 1592 kilometresi mevcut durumda bulunurken, 320 kilometresi için planlama yapıldı. Şanlıurfa-Ovaköy arasında planlanan kara yolunun yatırım tutarı 2 milyar dolar olarak öngörülüyor.


Türk savunma sanayisinden Katar'da gövde gösterisi

AA
AA
TT

Türk savunma sanayisinden Katar'da gövde gösterisi

AA
AA

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani himayesinde düzenlenen ve Katar Silahlı Kuvvetleri tarafından organize edilen DIMDEX, bölgenin uluslararası savunma ve güvenlik endüstrisi alanında öne çıkan etkinlikleri arasında yer alıyor.

DIMDEX'in sekizincisi 4-6 Mart tarihlerinde Katar Ulusal Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Türk savunma sanayisi, önceki yıllarda olduğu gibi DIMDEX'e güçlü bir katılım sağlayacak.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Türkiye'den 40 şirket, Türk pavilyonunda ürün ve kabiliyetlerini sergileyecek.

Anadolu Shipyard, ASELSAN, ASFAT, BAYKAR, BMC, DEARSAN, HAVELSAN, KAREL, Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ, Meteksan Savunma, Nurol Makina, REPKON, Robit Teknoloji, ROKETSAN, SİMSOFT ve TİTRA Teknoloji'nin aralarında bulunduğu şirketler, hava, kara, deniz platformları, silah sistemleri ve yazılım çözümleriyle Katar ve bölge ülkeleriyle olan iş birlikteliklerini artırmayı amaçlıyor.

Türk savunma sanayisi firmaları tarafından üretilen ya da yapımı tamamlanan silahlı insansız hava aracı, zırhlı araç, silah sistemi, bot, eğitim gemisi, eğitim merkezi gibi platform ve tesisler Katar güvenlik güçleri tarafından kullanılıyor.

Etkinlik, 3 gün boyunca ticari alışverişte bulunmak, en son askeri teknolojik gelişmeleri keşfetmek ve küresel deniz savunma ve güvenlik sektörüne katkıda bulunan uzman panel tartışmalarının bir parçası olmak için dünyanın dört bir yanından kilit karar vericileri bir araya getirecek.

DIMDEX, denizcilik ekosistemini hem operasyonel hem de güvenlik düzeyinde etkileyen trendlere ilişkin kapsamlı stratejik bilgiler sunuyor ve uluslararası sularda istikrarın korunmasına katkıda bulunan en son teknolojilerin sergilenmesine olanak sağlıyor.

Bölgenin kendi türünde tek savunma ve denizcilik fuarı olan DIMDEX'te, belirlenen hedeflere ulaşmak için birbirini tamamlayan kara ve hava gibi diğer ilgili savunma sistemleri de sergileniyor. Fuarda aynı zamanda savunma misyonlarının başarısı için kritik öneme sahip olan teknolojik çözümler, siber güvenlik ve yapay zeka alanlarındaki en son gelişmelere yer veriliyor.


Bursa'da bu yıl 80 binin üzerinde Kuveytli turistin ağırlanması hedefleniyor

Arşiv - AA
Arşiv - AA
TT

Bursa'da bu yıl 80 binin üzerinde Kuveytli turistin ağırlanması hedefleniyor

Arşiv - AA
Arşiv - AA

Her mevsim ziyaret edilen Uludağ'a, termal tesislere, kanyonlara ve doğal güzelliklere sahip Bursa'ya, bu yıl 80 binin üzerinde Kuveytli turistin gelmesi bekleniyor.

"Osmanlı'nın ilk payitahtı" Bursa, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık'ın yanı sıra zengin bitki örtüsü ve gastronomisiyle de turistlerin ilgisini çekiyor.

Özellikle Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerinden turistlerin ilgi gösterdiği kentin otellerinde geçen yıl 320 bini yabancı, 1 milyon 368 bin 163 misafir konakladı.

Çoğunlukla yaz mevsiminde gelen Orta Doğulu turistlerin uğrak yerleri arasında Ulucami, Hanlar Bölgesi, Uludağ, İnkaya Çınarı, Gölyazı, Kayhan Çarşısı, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri ile Orhaneli ilçesindeki rafting parkuru yer aldı.

Bursalı turizmciler, geçen yıl 44 bin 400 kişinin geldiği Endonezya'nın ardından 40 bin 800 kişiyle ikinci sıradaki Kuveyt'ten daha fazla turist çekilmesi, geceleme sayısının artırılması ve ülkeye daha fazla döviz kazandırılması amacıyla çalışmalar yürütüyor.

Kuveytli turizm acenteleriyle iş birliği yapan Bursalı firmalar, bu ülkeden 2024 yılında 80 binin üzerinde turist getirmeyi hedefliyor.

"Kuveytliler Bursa'da olmaktan çok mutlular"

Bursa Turizm Yatırımcıları ve İş İnsanları Derneği Başkanı Doğan Sager, AA muhabirine, bu yıl kent turizminde hedefleri, geçen senelere göre yüksek tuttuklarını söyledi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Güney Marmara Temsil Kurulu Üyesi de olan Doğan Sager, Büyükşehir Belediyesinin girişimleriyle turizmde yeni rotaların oluşturulduğunu belirterek, acenteleri Bursa'ya davet ederek yeni rotaları anlatmaya başladıklarını dile getirdi.

Bursa'nın turizmde hak ettiği değeri görmesi için çalıştıklarını vurgulayan Sager, şöyle devam etti:

"Partner acentelerimizden Bursa ile ilgili çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Yeni rotaları da çok beğendiler. Firmamızın Kuveytli partneri 10 bin turisti Türkiye'ye getirmeyi hedefliyor. Bunların hepsinin uğrak yeri de Bursa olacak. En az 3-4 gece Bursa'da konaklayacaklar. Programları bu şekilde planladık. Bursa çok daha fazlasını hak ediyor. 2 yıl önce Kuveyt'ten gelen 70 bin misafiri otellerde ağırlamıştık. Bunun yanında kendi dairelerinde konaklayan Kuveytliler de vardı."

Kuveyt'in Bursa turizmi için çok önemli olduğunu anlatan Sager, bu ülkeden geçen yıla göre 2 kat fazla turisti ağırlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Sager, sonraki yıllarda bu sayının katlanarak artacağına inandıklarını dile getirerek "Kuveytliler Bursa'yı kendi evleri gibi görüyorlar. 1980'lerden beri Bursa'yı tercih ediyorlar. Bursa doğasıyla, tarihiyle, kendileri için bir cenneti temsil ediyor. Dolayısıyla burada olmaktan çok mutlular." ifadelerini kullandı.

"Türk halkı turistlerin ağırlama konusunda her zaman cana yakın"

Bursa'ya turist getiren Kuveytli seyahat firmasının sahibi Hüseyin Abbas Kasem de 1983'ten bu yana turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini belirtti.

Türkiye'nin turistik bölgelerine ve eğlence yerlerine ziyaretçi getirdiklerini ifade ederek şöyle konuştu:

"Bu seneki hedefimiz yaklaşık 10 bin Kuveytli turistin Türkiye'deki turistik ve tarihi yerleri seyahat etmesidir. Ayrıca Türk halkının turistlerin ağırlama konusunda her zaman turistleri güler yüzle karşıladığını, cana yakın ve misafirperver olduğunu belirtmek isterim. Bu yıl planımız Türkiye'nin tüm turistik yerlerine yönelik seyahat programları düzenlemek. Kuveyt halkıyla, Türk halkıyla ve yetkililerle iletişim halinde olup iki ülkenin arasında her alanda işbirliğinin sağlanmasını amaçlıyoruz. Kuveyt ve Türk halkına mutluluk ve başarılar diliyorum."