ABD, F-16 savaş uçaklarının Türkiye’ye satışının mümkün olabileceğine işaret etti

İsveç'in NATO'ya katılım başvurusu, TBMM'de yeniden görüşülmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden, 11 Temmuz 2023’te, NATO zirvesi kapsamında bir araya geldi. (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden, 11 Temmuz 2023’te, NATO zirvesi kapsamında bir araya geldi. (Reuters)
TT

ABD, F-16 savaş uçaklarının Türkiye’ye satışının mümkün olabileceğine işaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden, 11 Temmuz 2023’te, NATO zirvesi kapsamında bir araya geldi. (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden, 11 Temmuz 2023’te, NATO zirvesi kapsamında bir araya geldi. (Reuters)

ABD, Türkiye'nin F-16 modernizasyon ekipmanı ve yeni F-16 uçaklarının alımı talebine olumlu sinyal verdi. Bu, adım, İsveç'in NATO üyeliğine katılma talebinin de ele alınacağı TBMM Dış İlişkiler Komisyonu toplantısı öncesinde atıldı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Patrick Ryder, Türkiye'nin F-16 uçaklarını edinmesinin askeri gücünü modernize etme ve NATO ile operasyonel kapasitesini artırma fırsatı sunacağını söyledi.

Türk basınında çıkan habere göre Ryder şu ifadeleri kullandı:

“bu, Türkiye'nin NATO ile operasyonel yeteneklerini güçlendirmesi, acil durumların yanı sıra istikrarlı koşullarda operasyonları desteklemek için kilit alanlara erişime olanak tanıyacaktır.”

Hürriyet gazetesinin haberine göre Washington, F-16 anlaşmasını uygulamaya koymadan önce İsveç'in NATO'ya katılım protokolünün TBMM'de onaylanmasını bekliyor. Adı açıklanmayan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, ‘Washington'ın TBMM’nin İsveç'in talebini yakında onaylamasını umduğunu ve bunun ABD yönetiminin bir numaralı önceliği olmayı sürdürdüğünü’ aktardı.

Gazete, seçeneklerden birinin ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, İsveç'in NATO'ya katılımını onayladığı gün Kongre'ye bildirmesi ve böylece Türkiye'ye savaş uçağı satışına ilişkin kararını 30 gün içinde alabilmesi olduğunu bildirdi.

Fotoğraf Altı: TBMM, İsveç'in NATO'ya katılım talebini salı günü yeniden görüşecek. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TBMM, İsveç'in NATO'ya katılım talebini salı günü yeniden görüşecek. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

TBMM Dış İlişkiler Komisyonu, 23 Ekim 2021'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sunulan İsveç'in NATO üyeliğine katılma protokolünün görüşmelerine salı günü yeniden başlıyor.

Komisyon, 16 Kasım 2021'de, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri tarafından protokolün bazı yönlerinin açıklığa kavuşturulması talebi üzerine, protokolün onayına ilişkin yasa tasarısının görüşülmesini belirsiz bir tarihe ertelemişti.

Komisyon Başkanı Fuat Oktay, Meclis'in İsveç ve ABD büyükelçilerini komisyon üyelerine bilgi vermek üzere davet edebileceğini söyledi. Ayrıca Erdoğan'ın açıklamalarına atıfta bulunarak, TBMM’nin İsveç'in NATO üyeliğini onaylamasının, ABD'nin Türkiye'nin isteği üzerine en son model 40 adet F-16 savaş uçağı ve Türk Hava Kuvvetleri için 79 adet uçak modernizasyonu satışına onay vermesiyle eş zamanlı olması gerektiğini kaydetti.

Erdoğan ayrıca, Türkiye'nin Kuzey Suriye'de silahlı gruplara karşı gerçekleştirdiği askeri operasyon nedeniyle Kanada ve diğer Batılı ülkeler tarafından uygulanan silah ve askeri teçhizat ihracatı yasağının kaldırılmasının gerekliliğine işaret etti.

Dış İlişkiler Komisyonu, İsveç'in NATO'ya katılma protokolüyle ilgili yeni bir görüşme tarihi açıklanmadan önce, Washington'da üst düzey Türk-Amerikan Savunma Grubu toplantısı düzenlendi. Söz konusu toplantıda, Türkiye'nin Ekim 2021'de talep ettiği F-16 savaş uçakları ve askeri modernizasyonu satışının onaylanması konusu ele alındı ve bu talebin farklı nedenlerle Kongre tarafından engellendiği belirtildi. En son engellenme nedeni ise İsveç'in NATO'ya üyeliğinin henüz onaylanmamasıydı.

Fotoğraf Altı: Erdoğan geçen hafta Macar mevkidaşı ile İsveç'in NATO'ya katılımının onaylanması konusunu görüştü. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Erdoğan geçen hafta Macar mevkidaşı ile İsveç'in NATO'ya katılımının onaylanması konusunu görüştü. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta, Macaristan'a yaptığı ziyaretin ardından verdiği demeçte ABD'nin Türkiye'ye F-16 savaş uçakları satışı ve Kanada'nın silah ambargosu konularında olumlu gelişmelerin, TBMM’nin İsveç'in NATO üyeliğini onaylama sürecine yardımcı olabileceğini söyledi. Erdoğan, "Tüm bu konular birbiriyle bağlantılı" dedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Kanada, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak, insansız hava aracı parçalarının ihracat kısıtlamalarını kaldırmak için Türkiye ile görüşmelere yeniden başlama kararı aldı. Bu karar, Erdoğan'ın temmuz ayında İsveç'in Türkiye'nin onayını alacağını belirtmesinin ardından geldi.

Erdoğan, Macaristan ziyaretinden önce ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsveç'in NATO üyeliği konusunu gündeme getirdiğini ve Biden'ın kendisinden İsveç'in NATO'ya üyeliğini onaylamasını istediğini, karşılığında da Kongre'nin Türkiye'ye F-16 uçakları satışını onaylama taahhüdünde bulunduğunu belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken aynı gün Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüşerek, Washington'ın Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğine onay vermesi yönündeki kararını beklediğini bildirdi.

TBMM Dış İlişkiler Komisyonu, İsveç'in NATO üyeliği protokolünü görüştükten sonra bunu onaylanması için TBMM genel kurulunda sunacak. Sürece ilişkin açıklama yapan Adalet ve Kalkınma Partisi destekçisi Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, İsveç'in PKK'yi desteklemesini sona erdirmesi, bazı NATO üyelerinin Türkiye'ye uyguladığı silah ambargolarının kaldırılması ve Washington'ın Gazze'deki ateşkese yönelik adımlar atması gerektiğini vurguladı.



Yedi Kule ve Samatya… Tarihi İstanbul’da eşsiz atmosfer ve sonsuz keşif imkânları

Samatya sokakları, birçok ünlü Türk dizisinin sahnelerinin çekildiği yerler arasında yer alıyor (Şarku’l Avsat)
Samatya sokakları, birçok ünlü Türk dizisinin sahnelerinin çekildiği yerler arasında yer alıyor (Şarku’l Avsat)
TT

Yedi Kule ve Samatya… Tarihi İstanbul’da eşsiz atmosfer ve sonsuz keşif imkânları

Samatya sokakları, birçok ünlü Türk dizisinin sahnelerinin çekildiği yerler arasında yer alıyor (Şarku’l Avsat)
Samatya sokakları, birçok ünlü Türk dizisinin sahnelerinin çekildiği yerler arasında yer alıyor (Şarku’l Avsat)

İstanbul’a yapılan her yolculuğun, doğal olarak kentin dünyaca ünlü simge yapılarıyla başlaması beklenir. Bu yapılar, şehrin kimliğini pekiştirirken, binlerce yıllık medeniyetlerin şekillendirdiği tarihsel derinliğiyle de her ziyaretçinin listesinde özel bir yer edinir. Ancak İstanbul, yalnızca ünlü yapılarından ibaret değildir; çok daha fazlasını sunar.

Zengin tarihi sayesinde İstanbul, her biri kendine özgü atmosfer ve keşif imkânları sunan farklı semtleriyle öne çıkar. Her ziyaret, yeni bir deneyim ve keşif fırsatı anlamına gelir.

Bu semtler arasında, şehrin tarihi surları boyunca uzanan Yedikule ve Samatya, İstanbul’un en çekici ve dikkat çekici bölgelerinden ikisi olarak öne çıkmaktadır. Bu bölgeler bir zamanlar imparatorlara ev sahipliği yapmış, farklı dini toplulukların merkezi olmuş ve bugün hâlâ canlı yerel kültürüyle dikkat çekmektedir.

Sokaklarında dolaşan ziyaretçiler, geçmiş medeniyetlerin izlerini, geleneksel dükkânları, tarihi köşkleri ve geleneksel kafeleri bir arada görebilir. Aynı zamanda bu bölgeler, nesilden nesile aktarılan zengin bir mutfak kültürünü de korumaktadır ve bu yönleriyle Türk geleneklerini yansıtan ideal yerlerdir.

Yedi Kule… Kalıcı bir miras

Yedikule (Yedi Kule) Hisarı, İstanbul’un en eski surları boyunca yürüyüşe başlamak için en uygun noktalardan biridir. Bu surlar, kültürel açıdan şehrin en zengin bölgelerinden biri olan Tarihi Yarımada boyunca uzanmaktadır.

Kalenin tarihi 5. yüzyıla, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu dönemine kadar uzanır. Şehir, çeşitli saldırılara karşı korunmak amacıyla inşa edilmiş, daha sonra Osmanlı döneminde yeni surlar ve kapılar eklenerek genişletilmiştir.

SDVFD
Tarihi Aya Haralambos Kilisesi (Şarku’l Avsat)

Birçok kapıya sahip olan kalede, özellikle ünlü Altın Kapı (Golden Gate) görülmeden geçilmemelidir. İçeride ziyaretçiler, kaleye adını veren yedi kuleyi, zindanları, silah depolarını ve hazine bölümlerini keşfedebilir. Ayrıca kuleleri birbirine bağlayan koridorlarda yürüyerek Marmara Denizi ve Tarihi Yarımada’nın panoramik manzarasının keyfini çıkarabilirler.

Samatya’ya uzanan yol

Yedikule ziyaretinden sonra keşif Samatya yönünde devam edebilir. Yol boyunca, Rum Ortodoks Aziz Konstantin ve Helena Kilisesi gibi dikkat çekici yapılar yer alır. Bu kilise zarif çan kulesiyle bilinir.

DVF
İstanbul’daki Samatya sokakları (Şarku’l Avsat)

Samatya yakınlarında ayrıca Studios Manastırı kalıntıları bulunur. Daha sonra İmrahor Camii’ne dönüştürülen bu yapı, bölgenin Bizans ve Osmanlı mirasını birlikte yansıtır.

Kutsal taşlardan ortak sofralara: Samatya’nın ruhu

Samatya’ya varıldığında ziyaretçileri, Türk dizilerinde de sıkça yer almış tarihi meydan karşılar. Sıcak ve davetkâr atmosferiyle dikkat çeker.

Bölgede ikinci el kitapçılar, kafeler, restoranlar, tatlı dükkânları ve özgün tarihi ahşap evler bir aradadır. Restore edilerek kafeye dönüştürülmüş bazı köşklerde Türk kahvesi içmek, bölgenin en karakteristik deneyimlerinden biridir. Sokaklarda sıklıkla görülen dost canlısı kediler de bu atmosferin bir parçasıdır.

Yedikule ile Samatya arasındaki eski demiryolu hattı yakınında bulunan Demiryolu İşçileri Kilisesi (Samatya Kilisesi) bugün Süryani cemaati tarafından kullanılmaktadır. Kilise, geç Osmanlı dönemindeki demiryolu işçileriyle olan bağlantısıyla dikkat çeker.

Bölgede ayrıca Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi ve Aziz Mimas Kilisesi de bulunur. Bu yapılar, Samatya’nın çok kültürlü yapısını açıkça ortaya koyar.

Samatya, geçmişte küçük bir balıkçı köyü iken bugün zengin bir gastronomi merkezine dönüşmüştür. Özellikle taze balıklar ve topik gibi geleneksel mezeler (nohut ezmesi ve karamelize soğanla yapılan ve patates veya unla karıştırılan köfte benzeri bir yiyecek) öne çıkar.

Ekstra önemli yapılar

Balıklı Rum Hastanesi… ve Aya Haralambos (Hagios Charalambos) Kilisesi

İstanbul’da bazı tarihi hastaneler günümüzde de faaliyet göstermeye devam etmektedir. Yedikule ve Samatya’da kültür ve gastronomi keşfinin ardından Balıklı Rum Hastanesi ziyaret edilebilir. Bu kurum, şehrin kültürel ve sosyal hafızasında özel bir yere sahiptir ve Türkiye içinden ve dışından hastalara hizmet vermeye devam etmektedir. Aynı zamanda yaşayan bir müze ve kültürel miras alanı olarak kabul edilmektedir.

Hastane bahçesinde yer alan Aya Haralambos Kilisesi, 18. yüzyılda hastalar ve personel için ibadet yeri olarak inşa edilmiştir. Adını 2. yüzyılda yaşamış ve Ortodoks Kilisesi’nde “salgın hastalıklardan koruyucu” olarak kabul edilen Aziz Haralambos’tan alır.

Bu kilise, veba salgınlarının yoğun olduğu dönemlerde kurulan hastaneye manevi bir koruma ve umut sembolü olarak görülmüştür.


Terörsüz Türkiye süreci neden yavaş ilerliyor?

Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
TT

Terörsüz Türkiye süreci neden yavaş ilerliyor?

Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)

Türkiye’de hükümet, Kürt siyasi çevreler tarafından “barış süreci”ni ilerletme konusunda tereddüt etmek ve süreci yavaşlatmakla eleştiriliyor. Kürt siyasi çevreler sürecin fiilen, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı ve örgüte kendini feshetme ve silah bırakma çağrısı içeren açıklamayla başladığı belirtirken Hükümet ise sürecin yasal boyutta ilerletilmesi için PKK’nın tamamen feshedildiği ve silah bıraktığına dair resmi teyidin güvenlik birimlerinden gelmesini bekliyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Barışa hızlı adımlarla ilerlememiz gerekirken hükümet tereddütlü, çekingen ve oyalayıcı bir tutum sergiliyor” dedi. Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Hükümetin ‘barış süreci’nde adım atmadığı her an, bu sürece karşı olanların çeşitli manipülasyonlara başvurduğunu bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

sdvfr
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları (DEM Parti X hesabı)

Türk basınında sıkça yöneltilen “Süreç durdu mu?” sorusuna da yanıt veren Hatimoğulları, sürecin tamamen durmadığını ancak sürekli ertelendiğini belirterek, “Sürecin sorunsuz ilerlemesini umuyoruz, ancak ciddi bir yavaşlama, hatta durgunluk söz konusu. Bunu aşmak için çaba gösteriyoruz fakat hükümet tarafından bir hareket görmüyoruz” dedi.

Oyalama gerekçeleri

Hatimoğulları, hükümetin daha önce Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeleri beklediğini, şimdi ise İran’daki gelişmeleri ve olası bir savaşın sonuçlarını izlediğini savundu. “Hiçbir hükümet halk baskısı olmadan kendiliğinden adım atmaz; ancak Türkiye bu sorunun çözümüne odaklanmalı ve bölge ülkelerindeki gelişmelere göre hareket etmemelidir. Bölge adeta kaynayan bir kazan haline geldi; ateş yalnızca İran’da değil, tüm bölgeye yayılmış durumda” dedi.

vfghy
Öcalan, 27 Şubat 2025'te PKK silah bırakma çağrısı yaptı (EPA)

Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “barış ve demokratik toplum” çağrısının yalnızca barış umutlarını artırmakla kalmadığını, Türkiye’yi tarihsel bir dönemece taşıdığını belirten Hatimoğulları, çatışma çözümü örneklerine bakıldığında bir yılda atılan adımların başka yerlerde 10 yılda atıldığını söyledi.

Hatimoğulları, “PKK’nın silah bırakma ve örgütsel yapısını feshetme yönünde attığı adım tarihidir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılı aşkın tarihindeki en önemli gelişmelerden biridir. Bu adımın gerekleri yerine getirilirse Türkiye yalnızca kısıtlarından kurtulmakla kalmayacak, toplumsal kutuplaşma azalacak ve demokrasi alanı genişleyecektir” dedi.

sdfghyj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise hükümetin “terörsüz Türkiye süreci” olarak adlandırdığı sürecin normal seyrinde ilerlediğini ve olumsuz bir durum bulunmadığını belirtiyor.

Hükümet, sürecin yasal boyutta ilerletilmesini, istihbarat ile savunma ve içişleri bakanlıklarından PKK’nın tamamen feshedildiği ve silah bıraktığına dair resmi teyit gelmesine bağlıyor.

PKK’ya ilişkin kaygılar

Öte yandan, 2013’teki önceki “barış süreci”nde önemli rol oynayan eski AK Parti milletvekili Adnan Boynukara, PKK’nın silah bırakma ve demokratik sürece katılma yönünde gerçek bir zihniyet değişikliği ortaya koymadığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Prespektif sitesinde aktardığı analize  göre Boynukara “Gerçek bir zihniyet değişimi olmadığında silahlarınızı sembolik olarak yakarsınız ama dağlarda kazmaya devam edersiniz” diyerek, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Kandil’de düzenlenen törende bazı örgüt mensuplarının silahlarını sembolik olarak yakmasına atıfta bulundu.

Sürece ilişkin tartışmaların yüzeysel siyasi söylemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Boynukara, silah bırakmanın yenilgi ya da teslimiyet olarak değil, sivil alanda yeni bir siyasi aşamaya geçiş olarak anlatılması gerektiğini ifade etti.

frgthy
Bir grup PKk’lı 11 Temmuz 2025'te sembolik bir törenle silahlarını yakarak barış sürecine olan bağlılıklarını teyit etti (Reuters)

Boynukara, “Prespektif” sitesinde yayımlanan makalesinde, daha derin sorunun örgütsel düşünme biçimi olduğunu belirterek, “biz ve onlar”, “sadakat ve ihanet”, “itaat ve çözülme” gibi keskin karşıtlıklar üzerinden şekillenen zihniyetin değişmesi gerektiğini vurguladı.

Bu zihniyetin sürekli tehdit algısıyla beslendiğini, esneklik yerine katılık ürettiğini kaydeden Boynukara, değişimin içsel bir yenilenme değil, zayıflama olarak algılandığını ve bunun dönüşüm süreçlerine yapısal direnç yarattığını ifade etti.

Boynukara, örgüt ortadan kalksa bile onu mümkün kılan düşünce biçiminin kendiliğinden yok olmayacağını, yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdüreceğini belirtti.

Sonuç olarak Boynukara, dil ve örgütsel zihniyet değişmeden sorunun özünün değişmeyeceğini, Türkiye’nin PKK ile ilişkilerinde karşı karşıya olduğu temel meselenin de bu olduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.