Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran'la 30 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşma kararlılığındayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İki bölgesel güç Türkiye ve İran, kalkınma ve istikrar için işbirliğini ilerletmelidir. İran'la 30 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşma kararlılığındayız" dedi

Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Recep Tayyip Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran'la 30 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşma kararlılığındayız

Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Recep Tayyip Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile Türkiye-İran İş Forumu’na katıldı.

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin 8. Toplantısı dolayısıyla bugün bir araya geldiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Reisi ile dar kapsamlı görüşmelerinin olduğunu belirten Erdoğan, daha sonra heyetler arası toplantının gerçekleştiğini kaydetti.

Kirman'daki terör saldırılarında hayatını kaybeden İranlılara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Erdoğan, "Türkiye ve Türk milleti olarak İran halkının acısını yürekten paylaşıyoruz. Bu eylemler sadece İran halkını değil, doğrudan bölgemizin huzurunu, barışını ve istikrarını hedef almaktadır. Kandan ve gözyaşından beslenen kaos tüccarları emellerine inşallah ulaşamayacaktır." ifadelerini kullandı.

Türkiye-İran arasında ekonomik ve ticari işbirliğini daha da güçlendireceğine inandığı forumun hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, bu faaliyetin, ekonomik ve ticari ilişkilerde yeni projeleri, işbirliklerini ve yatırımları teşvik etmesini ümit ettiğini söyledi.

Erdoğan, bu etkinliğin tertiplenmesine öncülük eden, katkı veren tüm kurumlara teşekkür ederek, şöyle konuştu:

Türkiye ve İran yaklaşık 170 milyonu aşan toplam nüfusa, muazzam kaynaklara ve insan gücüne sahip iki komşu ve kardeş ülkedir. Tarih boyunca medeniyetlere beşiklik yapmış ülkelerimiz arasında köklü, çok boyutlu ilişkiler mevcuttur. İran, ülkemizin Asya'ya açılan kapılarından biriyken, Türkiye de İran'ın Avrupa'ya açılan kapısıdır. Ülkelerimiz arasındaki iktisadi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi için ciddi bir potansiyelin olduğunu görüyoruz. Bugüne kadar bu potansiyelden çeşitli sebeplerle yeterince istifade edemedik ama ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere ilişkilerimizi halklarımızın refahını artıracak şekilde ileriye taşıma irademizi koruduk. Sayın Reisi ile gerçekleştirdiğimiz ikili ve heyetler arası görüşmelerde işbirliğini geliştirme irademizi yeniden teyit ettik. Farklı alanlarda bugün 10 anlaşma imzaladık, ilişkilerimizin hukuki zeminini bu anlaşmalar tahkim etmiştir.

"İlkeli tutumumuzu koruyoruz"

Erdoğan, bölgede güvenlik, istikrar ve refahın hakim kılınmasında bölgesel sahiplenme ve işbirliğinin öneminin vazgeçilmez olduğunu belirterek, "Dolayısıyla iki büyük bölgesel güç olan Türkiye ve İran, refah, kalkınma ve istikrar için aralarındaki iktisadi işbirliğini mutlaka ilerletmelidir. Bu anlayışla geçmişte İran ile ortaya koyduğumuz 30 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşma kararlılığımızı devam ettiriyoruz."

Türkiye ile İran arasında 2012'de yaklaşık 22 milyar dolara ulaşan ikili ticaretin son yıllarda gerilediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bunun temel nedeni İran'a uygulanan yaptırımlar ve salgın olmuştur. Salgın geride bırakılmış olmakla birlikte yaptırımların ticareti engelleyici etkileri halen sürüyor. Esasen Türkiye olarak buradaki ilkeli tutumumuzu koruyoruz. Tek taraflı yaptırımları tasvip etmediğimizi, bu tür baskı araçlarına başvurulmasının amaca hizmet etmediğini her zaman dile getirdik. Yaptırımlar nedeniyle komşumuz İran'la ekonomik ve ticari ilişkilerimizi sonlandırmadık, bundan sonra da sonlandırmayacağız. Mevcut durumda yaptırımlar, İran ile iş ilişkilerimizde, özellikle bankacılık sisteminden kaynaklanan sorunlara yol açıyor. Bu ve benzeri sorunların kısa zamanda çözüme kavuşturulmasını ümit ediyoruz.

"200 firmamız İran'da kalmayı tercih etmiştir"

Erdoğan, Türkiye ile İran arasındaki ikili ticaretin geliştirilmesi konusunda en temel ihtiyaçlardan birinin, tercihli ticaret anlaşmasının kapsam dışı bırakılan 67 ürün dahil tam olarak uygulanması ve içeriğinin daha da genişletilmesi olduğunu söyledi.

Karma Ekonomik Komisyonun müteakip toplantısının, ekonomi, ticaret ve yatırım alanındaki tüm konuların kapsamlı olarak ele alınması açısından faydalı olacağını bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

Bu sürece iki ülke iş camiasının katkı vermesi önem arz ediyor. İki komşu ülke olarak İran'la ticaretimizin gelişmesi için sınır bölgelerindeki faaliyetlere ve buralardaki altyapıya özel önem atfediyoruz. Gürbulak-Bazergan Sınır Kapısı'nda 2021'de başladığımız modernizasyon çalışmaları tamamlanınca Esendere ve Dilucu gümrük kapıları rahatlayacak ve Gürbulak yüksek kapasiteyle hizmet verecektir. İran'la yeni sınır kapıları açılması konusu da gündemimizdedir. Sınır illerimizin ekonomik kalkınmasını artırmaya matuf sınır ticaret merkezleri tesis edilmesi çalışmaları da devam ediyor.

Erdoğan, Türk müteahhitlik sektörünün başarılarının tüm dünya tarafından bilindiğine işaret ederek, "Ticaret Bakanlığımızın verilerine göre, müteahhitlik firmalarımız İran'da bugüne kadar toplam 4,6 milyar dolarlık 56 proje üstlendi. Birçok Batılı firma yaptırımlar nedeniyle İran'dan kaçarken tüm zorluklara rağmen 200 firmamız İran'da kalmayı tercih etmiştir." dedi.

Akaryakıt fiyat farkları

Bazı Türk firmalarının İran'da karşılaştığı sorunların çözümü konusunda somut adımlar atılmasını beklediklerine dikkati çeken Erdoğan, "Bunun Türkiye'den İran'a daha fazla yatırım gitmesinin önünü açacağına inanıyorum. Biz de firmalarımızı kazan kazan anlayışı çerçevesinde İran'da daha fazla yatırım yapmaya teşvik edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, ikili ticaretin gelişmesi açısından taşımacıları mağdur eden akaryakıt fiyat farklarını karşılıklı olarak kaldırma önerisini tekrarlayarak, Türk hava taşımacılığı firmalarının İran'daki frekans kısıtlamalarının kaldırılması veya daha üst sınır belirlenmesi taleplerinin karşılanmasının da ticari temasların artmasını sağlayacağını söyledi.

Tahran-Van yolcu tren seferlerinin yeniden başlatılmasında fayda gördüklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

İranlı kardeşlerimizin en fazla tercih ettiği turizm destinasyonunun Türkiye olması bizleri memnun ediyor. Bu eğilimin devam etmesini arzu ediyoruz. Bu toplantıya iş insanlarımızın ilgisinin, Türk müteşebbislerin İran'a yatırım yapmakta ne kadar istekli olduklarını gösterdiğini düşünüyorum. Bu yoğun ilgiyi somut neticelere tahvil etmek bizlerin elindedir.

Erdoğan, tüm zorluklara rağmen karşılıklı ticareti artırmaya yönelik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında atacağınız her adımın samimiyetle arkasında olacağımızın bilinmesini isterim. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanı kardeşim Reisi'nin Türk firmalarına ve yatırımcılara verdiği desteği arttırarak sürdüreceğinden şüphe duymuyorum. Hedeflerimize el birliği içinde ulaşacağımıza yürekten inanıyorum." diye konuştu.

"Gazze halkı tarihe utançla geçecek bir vahşetin kurbanı oldu"

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına da değinen Erdoğan, şunları söyledi:

İsrail'in masum Filistinli kardeşlerimize yönelik saldırıları ve bunun sonucunda çoğu çocuk ve kadın 26 bin insan şehit edildi, 65 bin kardeşimiz yaralandı. Gazze halkı insanlık tarihine utançla geçecek bir vahşetin kurbanı oldu. On yıllardır dünyaya insan hakları ve demokrasi dersi verenlerin gerçek yüzlerini bu süreçte hep birlikte gördük.

Erdoğan, Türkiye olarak ilk günden itibaren Filistin meselesinde onurlu, kararlı ve vicdanlı bir duruş sergilendiğini, diplomasiden insani yardımlara kadar her alanda tüm imkanlarla Filistinlilerin yanında olunmaya çalışıldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Mısır'ın da desteğiyle şimdiye kadar 17 uçak ve 5 gemi dolusu insani yardım malzemesini El-Ariş'e gönderdik. Böylece 26 bin tonu un olmak üzere, toplam 30 bin tonu aşkın yardım malzemesini Gazzeli kardeşlerimize ulaştırılmak üzere bölgeye sevk ettik. 380 hasta ve yaralı 344 refakatçiyi Türkiye'de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz. İsrail'in işlediği savaş suçlarının yanına kar kalmaması amacıyla uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek veriyoruz. Katliamların durması, ateşkesin tesisi ve bölgede kalıcı barışa giden yolun açılması için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışacağız.

Erdoğan, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devleti kuruluncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, şunları kaydetti:

Filistinli kardeşlerimizi asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Kandan ve gözyaşından beslenen mevcut İsrail yönetiminin de gittikleri bu yolun yol olmadığını görmelerini, katliamlarına bir an önce son vermelerini bekliyoruz. Daha önce de ifade ettiğim gibi zulümle abad olmaya çalışanın ahiri berbat olur. Bu süreçte zafer Filistinli kardeşlerimin olacaktır. Rabb'im Filistinli kardeşlerimizi rahmetiyle, nusretiyle kuşatsın.

İsrail'in işgal politikaları karşısında canlarıyla topraklarını savunan Filistinlilere Allah'tan yardım niyaz eden Erdoğan, Türkiye-İran İş Forumu'nun hayırlı sonuçlara vesile olmasını diledi.



Özgür Özel ile görüşen Kılıçdaroğlu: Partiyi en uygun zamanda kurultaya götürmek istiyorum

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Özgür Özel ile görüşen Kılıçdaroğlu: Partiyi en uygun zamanda kurultaya götürmek istiyorum

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı. Sönmez, yoğunluk nedeniyle daha önce karşılıklı aramaların sonuçsuz kaldığını ancak görüşmenin daha sonra yapıldığını belirtti.

Sönmez, görüşmenin içeriğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Kemal Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Sayın Özgür Özel’e iletti. Özgür Özel de kendi taleplerinin de bu yönde olduğunu ve bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Konuyu kendi arkadaşlarıyla değerlendirecek ve ardından Sayın Kılıçdaroğlu’na dönüş yapacak.”

Özel’in bu değerlendirmeyi Parti Meclisi ya da MYK düzeyinde ele alabileceği ifade edildi.

“Yanlış anlaşılma oldu”: Dervişoğlu açıklamasına düzeltme

Kılıçdaroğlu’nun evinin önünde açıklama yapan Sönmez, gün içinde ortaya çıkan bazı yorumların yanlış anlaşıldığını belirtti.

Sönmez, özellikle Müsavat Dervişoğlu ile ilgili aktarılan ifadelerin bağlamından koparıldığını söyleyerek, “Kastımızı tam olarak ifade edemedik. Sorular ve yoğunluk nedeniyle yanlış anlaşılma olmuş olabilir” dedi.

Ayrıca kendisinin “parti sözcüsü” olarak tanımlanmasının da doğru olmadığını vurgulayan Sönmez, “Ben Genel Başkan’ın basın danışmanıyım, parti sözcüsü değilim” ifadelerini kullandı.

Siyasi temaslar ve Kılıçdaroğlu’nun programı

Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu’nun mevcut siyasi temaslarına ilişkin de bilgi verdi. Buna göre Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı ya da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile planlanmış herhangi bir görüşme programı bulunmuyor.

Sönmez, “Şu anda Sayın Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir parti lideriyle ya da siyasetçiyle planlanmış bir görüşme takvimi yoktur” dedi. Buna karşın Kılıçdaroğlu’nun CHP milletvekilleri, belediye başkanları, Parti Meclisi üyeleri, il ve ilçe başkanları ve parti üyeleriyle temas halinde olduğu belirtildi.

Ayrıca Sönmez, “Pek çok milletvekili ve belediye başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nu arıyor ve görüşüyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun sağlık durumu nedeniyle şu an için kamera karşısına geçmesinin beklenmediği, ses tellerindeki rahatsızlık sebebiyle uygun görüldüğünde bir açıklama yapılabileceği ifade edildi. Görüşmelerin ve olası açıklamanın programlanması halinde kamuoyuna önceden bilgi verileceği de aktarıldı.

Independent Türkçe


CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı
TT

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mahkeme mutlak butlan kararı verdi.

Partinin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı verdi. Kararın tedbirli olarak alındığı belirtildi.

Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Kararda, "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerime oy birliğiyle karar verildiği" ifade edildi. 

CHP'den genel merkezde toplanma çağrısı

Kararın açıklanmasının ardından CHP Ankara İl Başkanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla parti üyelerine genel merkezde toplanma çağrısında bulundu. Paylaşımda, "Omuz omuza, tek yürek; demokrasiye, dayanışmaya ve halkın iradesine sahip çıkmak için herkesi Genel Merkezimize davet ediyoruz" denildi.

dfevgthyj
Fotoğraf: Reuters

Dava neyi içeriyordu?

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı 4-5 Kasım 2023'te düzenlendi.

Bu kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı Özgür Özel kazandı.

Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, bu kurultayın iptali ve yetkili kurulların görevden uzaklaştırılması talebiyle davalar açtı.

6 Nisan 2025'te ise CHP'de 21. Olağanüstü Kurultay yapıldı.

Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

Lütfü Savaş ve bazı delegelerin açtığı davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirildi.

30 Haziran'daki duruşmanın ardından bir sonraki duruşma tarihi 15 Eylül olarak belirlendi.

Bu süreçte bir hukuk davası dışında bir de ceza davası açıldı.

sdvfbth
Fotoğraf: Reuters

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili bir soruşturma başlattı ve hazırlanan iddianame 3 Haziran'da kabul edildi.

BBC Türkçe'nin incelediği iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yolsuzluk suçlamasıyla görevden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 12 şüpheli hakkında "oylamaya hile karıştırma" suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

İddianamede eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na mağdur, Lütfü Savaş'a ise müşteki sıfatıyla yer veriliyordu.

Kılıçdaroğlu bu dava kapsamında ifade vermeye gitmedi ve bunu "Partimi adliyede tartıştırmam" sözleriyle açıkladı.

 


Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)

İstanbul merkezli üç ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen 110 şüpheliyi yakaladı.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekipleri, bugün şafak vaktinde İstanbul ve diğer iki ilde önceden belirlenen çok sayıda adrese baskın düzenledi. Operasyonda, yasa dışı derneklerde dini dersler adı altında terör örgütünün ideolojisi doğrultusunda çocukları eğitmek, cezaevindeki örgüt mensupları için para toplamak ve örgüt adına faaliyet yürütmek suçlamalarıyla 110 DEAŞ mensubu gözaltına alındı.

Kaynaklar, şüphelilerin DEAŞ'a yeni üyeler kazandırmaya çalıştıklarını, örgütsel propaganda yapmak ve finansman sağlamak amacıyla örgütün radikal fikirlerini öven kitap ve dergilerin satışını üstlendiklerini belirtti. Operasyonlar kapsamında yapılan aramalarda 4 tüfek, 90 mermi ile terör örgütünün propagandasını içeren çok sayıda yasaklı yayın, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınanlar arasında DEAŞ lehine faaliyet yürüten, İstanbul'un Sultanbeyli, Kartal ve Sancaktepe ilçelerinde örgüt sempatizanlarına yönelik ders ve sohbetler düzenleyen İshak Baysal ve Tekin Eriç'in de bulunduğunu açıkladı.

Operasyonlar aralıksız sürüyor

Türk güvenlik makamları geçtiğimiz çarşamba günü, 47 ilde düzenlenen geniş çaplı ve eş zamanlı operasyonlarda 324 DEAŞ terör örgütü mensubunun yakalandığını duyurmuştu. Yakalananlar arasında daha önceden haklarında yakalama kararı bulunanların yanı sıra örgüte finansal destek sağlayan ve geçmişte örgüt saflarında faaliyet yürüten kişilerin de olduğu belirtildi.

Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için terör örgütüne yönelik operasyonlarımıza yılın 365 günü, gece gündüz demeden aralıksız devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra, 5 Mayıs'ta İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen bir başka eş zamanlı operasyonda, kripto paralar üzerinden örgüte fon toplayıp transfer eden bir finans ağına darbe indirilmiş ve 43 DEAŞ mensubu yakalanmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yürütülen incelemelerde, Telegram kanalları üzerinden toplanan paraların takibi zorlaştırmak amacıyla "soğuk cüzdanlara" aktarıldığı ortaya çıkarılmıştı. Kaynaklar, bu dijital cüzdanlar aracılığıyla 2021 ile 2025 yılları arasında yaklaşık 170 bin dolar toplandığını belirtti. İncelemelerde, gözaltına alınan kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı suç kaydı bulunan şahıslarla mali işlemler gerçekleştirdiği tespit edilmiş ve ikametlerinde çok sayıda dijital materyale el konulmuştu.

Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)

Türkiye'nin 2013 yılında terör örgütleri listesine aldığı DEAŞ, 2015-2017 yılları arasında üstlendiği ya da kendisine atfedilen, yaklaşık 300 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir dizi sivil saldırı gerçekleştirmişti. Örgütün yabancı savaşçıları, Suriye'deki iç savaş döneminde Türkiye'yi bir geçiş noktası olarak kullanmıştı.

Türkiye, Özbek asıllı DEAŞ'lı Abdulkadir Masharipov'un (Ebu Muhammed El-Horasani) 2017 yılbaşı gecesi İstanbul'daki Reina gece kulübüne düzenlediği ve çoğunluğu yabancı uyruklu 39 kişinin hayatını kaybettiği, 79 kişinin ise yaralandığı terör saldırısından bu yana örgüt hücrelerine yönelik düzenli operasyonlar yürütüyor. Bu süreçte binlerce kişi gözaltına alınırken, yüzlerce yabancı savaşçı sınır dışı edildi ve binlerce şüphelinin ülkeye girişi engellendi. Bu adımlar, DEAŞ saldırılarının önemli ölçüde azalmasını sağladı.

Örgüt faaliyetlerinin yeniden canlanması

DEAŞ, 7 yıllık bir aranın ardından 2024 Şubat ayı başında Horasan yapılanmasının kolu aracılığıyla İstanbul'daki Santa Maria Kilisesi'ne saldırı düzenleyerek yeniden ortaya çıktı. Türk vatandaşı Tuncer Cihan'ın (52) hayatını kaybettiği bu saldırının ardından, olayla bağlantılı 17 örgüt mensubu yakalandı.

Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)

29 Aralık 2025'te ise Yalova’da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışmada 3 polis memuru ve 6 DEAŞ'lı ölmüş, 8 polis ile 1 güvenlik görevlisi de yaralanmıştı. Olayın ardından düzenlenen operasyonlarda 500'den fazla örgüt üyesi gözaltına alındı. Bu çatışma, İstanbul'daki Reina saldırısından sonra Türk güvenlik güçlerinin örgüte karşı yürüttüğü operasyonlar içindeki en büyük çaplı sıcak çatışma olarak kayıtlara geçti.

Geçtiğimiz 7 Nisan'da İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu yakınlarında meydana gelen bir başka saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada da faillerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu belirlendi. Saldırganlardan birinin ölü ele geçirildiği, ikisinin ise yaralandığı olayda 2 polis memuru hafif şekilde yaralanmıştı. İçişleri Bakanlığı, bu saldırının ardından düzenlenen operasyonlarda, yakalanan 198 şüpheliden 24'ünün doğrudan DEAŞ ile bağlantılı olduğunu açıklamıştı.