Sarıyer'deki Santa Maria Kilisesi'nde silahlı saldırı... İstanbul Valisi Gül: Paylaşılan diğer bilgilere itibar etmeyelim

İçişleri Bakanı Yerlikaya ile İstanbul Valisi Gül, İstanbul'daki Santa Maria Kilisesi'nde ayine katılanlardan C.T'nin, maskeli 2 kişinin silahlı saldırısında hayatını kaybettiğini, saldırganların yakalanması için çalışmaların başlatıldığını bildirdi

(AA)
(AA)
TT

Sarıyer'deki Santa Maria Kilisesi'nde silahlı saldırı... İstanbul Valisi Gül: Paylaşılan diğer bilgilere itibar etmeyelim

(AA)
(AA)

Sarıyer'de bir kilisede silahla vurulan kişi hayatını kaybetti.

Büyükdere Mahallesi'ndeki Santa Maria Kilisesi'ne gelen 2 kişi, içeride düzenlenen ayin sırasında henüz belirlenemeyen nedenle silahla ateş açtı.

Saldırıda silahla vurulan bir kişi hayatını kaybederken ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Geniş bir alanda güvenlik şeridi çekerek inceleme yapan polis, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

Güvenlik önlemleri kapsamında vatandaşların olay yerine yaklaşmalarına izin verilmedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bugün saat 11.40 sıralarında Sarıyer Büyükdere Mahallesi'nde bulunan Santa Maria Kilisesi'ndeki ayin sırasında, ayine katılanların içinde bulunan C.T, maskeli 2 kişi tarafından silahlı saldırıya uğramış ve maalesef hayatını kaybetmiştir. Konuyla ilgili geniş çaplı soruşturma ve saldırganları yakalamak için çalışmalar başlatılmıştır. Bu alçak saldırıyı şiddetle kınıyoruz." ifadelerini kullandı.

 "Bu alçak saldırıyı şiddetle kınıyoruz"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

Bugün saat 11.40 sıralarında Sarıyer Büyükdere Mahallesi'nde bulunan Santa Maria Kilisesi'ndeki ayin sırasında, ayine katılanların içinde bulunan C.T, maskeli 2 kişi tarafından silahlı saldırıya uğramış ve maalesef hayatını kaybetmiştir. Konuyla ilgili geniş çaplı soruşturma ve saldırganları yakalamak için çalışmalar başlatılmıştır. Bu alçak saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

"Paylaşılan diğer bilgilere itibar etmeyelim"

İstanbul Valisi Davut Gül, olay yerine gelerek incelemelerde bulunduktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya'nın konuya ilişkin açıklama yaptığını anımsatan Gül, şöyle devam etti:

Hepimizin başı sağ olsun. Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz. 52 yaşında bir vatandaşımız vefat etti. 2 maskeli şahıs saldırıda bulundu. Bununla ilgili polisimizin, savcılığımızın araştırması devam ediyor. Yaralı yok. Tek bir kişiye saldırı olmuş. Bildiğimiz, içeri girilmiş ve içerideki bir kişiye saldırıda bulunulmuş. Bakanlarımız açıklama yaptı. Sayın Cumhurbaşkanımız olayı takip ediyor. İçişleri Bakanımız, Adalet Bakanımız takip ediyor. Polisimiz, savcımız herkes görevini yapıyor. İçişleri Bakanlığımızın açıklaması olayın çerçevesini çiziyor. Bunun dışında çok söylenebilecek bir şey de yok.

Bir gazetecinin, sosyal medyada Fatih Camisi'ndeki saldırıya atıfta bulunulduğunu aktarması üzerine Gül, "Hayır efendim. Şu an itibarıyla açıklanan bu bilgilerin dışında bir bilgi de yok. Bunun dışındaki paylaşılan diğer bilgilere de itibar etmeyelim." dedi.

Vali Gül, "Yabancı konsolosluklardan ya da elçiliklerden size gelen bir tepki var mı acaba, özellikle İtalyan Konsolosluğu ya da bir iletişim kuruldu mu?" sorusunu, "Hayır efendim. Biz kilisemizin baş pederiyle de görüştük. Ona da geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Dolayısıyla da olay daha çok yeni. Aşağı yukarı 2 saatlik bir olay. Herkes görevini yapıyor. İnşallah failler de bulunup adli makamlara çıkartılacaktır." diye cevapladı.

"Rastgele bir ateş söz konusu değil, hedefe alınan bir kişi üzerinden mi saldırı var?" sorusunu ise Gül, "Burada ne dersek diyelim hüküm tesis etmiş olacağız. Söylediğimiz nokta bu. 2 tane maskeli kişi içeri giriyor ve bir kişiye ateş ediyorlar. O kişi de hayatını kaybediyor. Polis ve savcılığımız bu konuda araştırmalara devam ediyor." şeklinde yanıtladı.

Bakan Yerlikaya'dan kilisede inceleme

İçişleri Bakanı Yerlikaya, silahlı saldırının meydana geldiği Santa Maria Kilisesi'nde incelemelerde bulundu.

İncelemelerin ardından burada bekleyen basın mensuplarına açıklama yapan Yerlikaya, olayın kovuşturulması ve araştırılması için emniyetin çalıştığını söyledi.

İstanbul'da pek çok ibadethane olduğunu, her birinde özgürce, huzur ve güven ortamında ibadetlerin yerine getirildiğini aktaran Yerlikaya, bütün dini cemaatlerin bu huzur ve güven ortamından fevkalade memnun olduğunu belirtti.

Bakan Yerlikaya, "Milletimizin birlik ve beraberliğini bozmaya kastedenler hiçbir şekilde başarılı olamayacaktır. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Biz, her zaman İstanbul'umuz başta olmak üzere ülkemizin her yerinde huzur ve güven ortamında birbirimize güvenerek yaşamaya devam edeceğiz. Bu saldırıyı kimler yaptıysa bilin ki onları da en kısa zamanda tespit edip, adalete teslim etmek bizim görevimizdir ve bunu yapmaya da kararlıyız." diye konuştu.

Olayı ilk duydukları andan itibaren, valilik, emniyet, istihbarat teşkilatı ve devletin bütün kademelerinin uyum içinde çalıştığına dikkati çeken Yerlikaya, şunları kaydetti:

Sayın Cumhurbaşkanımız da Eskişehir'e giderken ilk açıklamayı yaptı. İlk andan itibaren kendilerine bilgi vermeye gayret ediyoruz. Gelişmelerle ilgili milletimize en kısa zamanda bilgi vereceğiz. Santa Maria Kilisesi'nin pederlerine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Tekrar bu kilisenin cemaatine de 'Geçmiş olsun' diyorum ve başsağlığı diliyorum. Allah tekrarından hepimiz korusun diyorum.

Adalet Bakanı Tunç: Soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Sarıyer'deki Santa Maria Kilisesi'nde ayin sırasında düzenlenen silahlı saldırının aydınlatılması için bir başsavcıvekili ve iki cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini bildirdi.

Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Sarıyer'de Santa Maria Kilisesi'ndeki ayin sırasında maskeli iki kişinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıyı şiddetle kınadığını belirterek, şunları kaydetti:

Bir kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış olup, olayın aydınlatılması için bir başsavcıvekili ve iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin tespiti ve yakalanması için çalışmalar devam etmektedir. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan açıklama

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Santa Maria Kilisesi'nde ayin sırasında bir kişiye yönelik silahlı saldırıyı kınadığını, olayın aydınlatılması için geniş çaplı soruşturma yürütüldüğünü bildirdi.

Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İstanbul Sarıyer’de Santa Maria Kilisesinde ayin sırasında bir şahsa yapılan silahlı saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor, hayatını kaybeden şahsın ailesine başsağlığı diliyoruz. Güvenlik güçlerimiz olayın aydınlatılması ve faillerin adalet önünde hesap vermesi için geniş çaplı bir soruşturma yürütmektedir." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Santa Maria Kilisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Santa Maria Kilisesi'nde pazar ayini sırasındaki saldırıyı kınadı.

Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

Sarıyer'deki Santa Maria Kilisesi'nde pazar ayini sırasında gerçekleştirilen alçak saldırıyı telin ediyor ve hayatını kaybeden vatandaşımızın yakınlarına ve dostlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin birlik ve beraberliğine, vatandaşlarımızın huzuruna kast edenlere bugüne kadar imkan vermedik bundan sonra da asla vermeyeceğiz.

CHP Genel Başkanı Özel, Santa Maria Kilisesi'ndeki silahlı saldırıyı kınadı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Santa Maria Kilisesi'nde pazar ayini sırasında düzenlenen saldırıyı kınadı.

Özel, sosyal medya hesabından, "Sarıyer Santa Maria Kilisesi'nde yaşanan ve 1 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan silahlı saldırıyı kınıyor, saldırının sebeplerinin tüm yönleriyle bir an önce açığa çıkmasını temenni ediyorum." mesajını paylaştı.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Santa Maria Kilisesi'ndeki silahlı saldırıyı kınadı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Santa Maria Kilisesi'nde pazar ayini sırasında düzenlenen saldırıyı kınadı.

Akşener, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Santa Maria Kilisesi'ndeki saldırıyı kınayarak, "Vefat eden vatandaşımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ülkemizde böylesi provokatif şiddet olaylarının bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

 



23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua
TT

23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.

23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul

İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.

Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.

Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.


Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
TT

Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Almanya ilişkilerinin son dönemde gerçekleşen üst düzey temaslarla iyi bir ivme kazandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgemizdeki savaşın Avrupa’yı da zayıflatmaya başladığını, bu gidişe barış odaklı yaklaşımla müdahale edilmemesi halinde çatışma sürecinin vereceği hasarın çok daha büyük olacağını belirtti.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün (Çarşamba) Ankara’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakereleri yeniden canlandırmak ve savaşan tarafların liderlerini bir araya getirmek için çaba gösterdiğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca Erdoğan’ın, NATO’daki Avrupalı müttefiklerden transatlantik güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beklediğini dile getirdiği kaydedildi.


Savaş, Türkiye’deki İranlıları ülkelerine dönmeye zorlayabilir

İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
TT

Savaş, Türkiye’deki İranlıları ülkelerine dönmeye zorlayabilir

İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)

İranlı Saderi Hakşenas, İstanbul’daki bir dükkânda hamur işi satarak günlerini geçiriyor; ancak aklı Tahran’daki kızında.

Ailesi, vize yenileme sürecinde yaşanan zorluklar nedeniyle kızlarını İran’a göndermek zorunda kaldı. Bu karar, kırılgan ateşkesin her an bozulabileceğine dair endişelere rağmen alındı.

Uzun yıllar boyunca kısa süreli ikamet izinleri, on binlerce İranlının ekonomik fırsatlar aramak ve Türkiye’de görece istikrarlı bir yaşam sürmek için ülkeye gelmesine olanak tanıdı. Ancak mevcut koşullar belirsizliğini korurken, savaşın etkisi durumu daha da riskli hale getirdi.

Hakşenas, çalıştığı pastane tezgâhının arkasında ellerini kaldırarak, “Her gün ağlıyorum. Ne ülkemde hayat var ne de burada. Ne yapacağımı bilmiyorum” sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.

İran’a dönüş

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Saderi Hakşenas ve eşi beş yıl önce, iki kızlarıyla birlikte Türkiye’ye taşındı. Aile, altı ay ile iki yıl arasında yenilenebilen turistik vizelerle yaşamını sürdürüyor.

Bu yıl, sağlık sorunları nedeniyle işsiz kalan eşinin durumu yüzünden bir avukat tutamayan aile, 20 yaşındaki kızları Asal için yeni vize başvurusu süresini kaçırdı. Lise son sınıf öğrencisi olan Asal, ayın başlarında bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve bir geceyi göçmen merkezinde geçirdi.

ffgbfg
İstanbul’da bir pastanede çalışan 47 yaşındaki İranlı Saderi Hakşenas (AP)

Annesi, sınır dışı edilmenin ileride Türkiye’ye dönüşünü zorlaştırabileceği endişesiyle, kızını Tahran’a götürecek bir tanıdık buldu. Aile, Asal’ın öğrenci vizesiyle yeniden Türkiye’ye dönebilmesini umut ediyor.

Hakşenas, İran’da aylarca süren internet kesintisi nedeniyle kızından ayrıldığından bu yana onunla iletişim kuramadığını belirtiyor.

Türkiye’de yaşayan çok sayıda İranlı geçici statüye sahip bulunurken, ülkeye büyük çaplı bir mülteci akını yaşanmadı. İranlıların çoğu güvenliği kendi ülkelerinde aramayı tercih ederken, kara sınırlarından geçenlerin önemli bir kısmının başka ülke vatandaşlığına ya da oturum iznine sahip olduğu ifade ediliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 100 bin İranlı yaşıyordu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre ise savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 89 bin İranlı Türkiye’ye giriş yaparken, 72 bine yakını ülkeden ayrıldı.

Bazı İranlılar, savaşın sona ermesini beklemek amacıyla kısa süreli ve vizesiz ikamet imkânlarından yararlanırken, ülkede daha uzun süre kalmak isteyenler için seçeneklerin sınırlı olduğu belirtiliyor.

Uluslararası koruma

İstanbul Barosu’na bağlı Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezi’nden Sedat Albayrak, İranlılar için uluslararası koruma statüsü elde etmenin zor olabildiğini ve mevcut sistemin daha çok kısa süreli ikamet izinlerine yönlendirdiğini belirtti. Albayrak, “Bu izinlerle 10 yılı aşkın süredir yaşayan insanlar var” dedi.

Savaşın uzaması halinde daha fazla İranlının ülkelerine dönmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Yaklaşık 11 yıl önce çocuklarının eğitimi için Türkiye’ye gelen Nadir Rahim de bu riskle karşı karşıya. Rahim, mevcut koşulların devam etmesi durumunda ailesiyle birlikte İran’a dönmek zorunda kalabileceğini söylüyor.

Türkiye’de iş kurma ya da yasal olarak çalışma izni almanın zorluğu nedeniyle geçimini İran’daki motosiklet dükkânından elde ettiği gelirle sağlayan Rahim, savaşın başlamasından bu yana satış yapamadığını belirtiyor. Uluslararası yaptırımlar ve internet kesintileri de para transferini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

fev
İstanbul’da bir İran marketi (AP)

Ailenin elindeki birikimin Türkiye’de yalnızca birkaç ay daha yaşamaya yeteceği ifade edilirken, çocukların Türkiye’de büyüdüğü, Farsça okuyamadıkları ve dili akıcı konuşamadıkları aktarılıyor. Rahim, çocuklarının İran’daki yaşama nasıl uyum sağlayacağı konusunda endişeli olduğunu dile getirerek, “Savaş devam ederse geri dönmekten başka seçeneğimiz kalmayacak” dedi.

Bu süreçte günlerinin büyük bölümünü telefonundan haberleri takip ederek geçiren Rahim, Tahran’daki ailesinden gelecek haberleri bekliyor ya da İranlı arkadaşlarıyla bir araya gelerek savaş hakkında sohbet ediyor.

Kötü hayat şartları

42 yaşındaki bir İranlı kadın, ailesine maddi destek sağlamak amacıyla sekiz ay önce Türkiye’ye geldi. Kendisi ve kızı, öğrenci vizesi alabilmek için üniversiteye kayıt yaptırdı. Kadın, yasal statüsünü koruyabilmek adına sabah saatlerinde derslere katıldıktan sonra hizmet sektöründe çalışıyor ve zaman zaman gece 03.00’e kadar mesai yapıyor.

Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen kadın, kızıyla birlikte bir evde altı kişiyle aynı odayı paylaştıklarını söyledi. İran’da bir gelecek görmediğini dile getiren kadın, Türkiye’de ise gelirinin son derece sınırlı olduğunu ve yalnızca ailesine küçük miktarlarda para gönderebildiğini ifade etti.

Öte yandan 33 yaşındaki serbest çalışan bir mimar, İran’da ocak ayında düzenlenen kitlesel protestolara yönelik sert müdahalelerin ardından Tahran’dan Türkiye’ye geldi. Geçici olarak sığındığı farklı yerler arasında yaşamını sürdüren kadın, başlangıçta durumun sakinleşmesiyle ülkesine dönmeyi planladığını, ancak şubat sonunda ABD ile İsrail’in İran’la savaşa girmesiyle planlarının değiştiğini belirtti.

devfre
İstanbul’da bir kafede oturan iki İranlı (AP)

İsmini açıklamak istemeyen mimar, “Durumun beklediğimden çok daha kötü olduğunu düşünmeye başladım” dedi. İnternet kesintileri nedeniyle İran’daki müşterileriyle çalışamadığını ifade eden kadın, 90 günlük vizesiz kalış süresinin dolmak üzere olduğunu ve Türkiye’de daha uzun süreli ikamet başvurusu yapacak maddi imkâna sahip olmadığını söyledi.

Kadın, bu nedenle Malezya’ya gitmeye karar verdiğini, burada vizesiz kalış süresi içinde bir ay boyunca barınma karşılığında sığınak inşaatında çalışacağını belirtti. Geleceğe dair net bir planı olmadığını da sözlerine ekledi.