Türkiye nüfusu 85 milyon 372 bini geçti, İstanbul'un nüfusu Cumhuriyet tarihinde 2. kez geriledi

Türkiye'nin nüfusu, 2023'te bir önceki yıla göre 92 bin 824 kişi artarak 85 milyon 372 bin 377 oldu. İstanbul'un nüfusu geçen yıl bir önceki yıla göre 252 bin kişi azaldı

(AA)
(AA)
TT

Türkiye nüfusu 85 milyon 372 bini geçti, İstanbul'un nüfusu Cumhuriyet tarihinde 2. kez geriledi

(AA)
(AA)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2023 Sonuçları"nı açıkladı.

Buna göre, 2022 yılı itibarıyla 85 milyon 279 bin 553 olan ülke nüfusu geçen yıl 92 bin 824 kişi artarak 85 milyon 372 bin 377 kişi oldu.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,1 (42 milyon 734 bin 71 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,9 (42 milyon 638 bin 306 kişi) olarak kaydedildi.

Yıllık nüfus artış hızı, 2022'de binde 7,1 iken 2023'te binde 1,1'e geriledi.

İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2022'de yüzde 93,4 iken 2023'te yüzde 93 oldu.

Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 6,6'dan yüzde 7'ye yükseldi.

Türkiye'de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 253 bin 293 kişi azalarak 1 milyon 570 bin 543 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 48,6'sını erkekler, yüzde 51,4'ünü kadınlar oluşturdu.

Yabancı uyruklu nüfus kapsamında; referans tarihinde geçerli ikamet veya çalışma iznine sahip kişiler, uluslararası koruma kimlik belgesi gibi ikamet izni yerine geçen kimlik belgesi olan ve referans tarihinde geçerli adres beyanı olan kişiler ve izinle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkmış referans tarihinde geçerli adres beyanı olan mavi kart hamili kişiler değerlendirildi.

(AA)

Kurs, turizm, bilimsel araştırma ve benzeri nedenlerle 90 günden kısa süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler nüfusa dahil edilmedi.

Bayburt, 86 bin 47 kişiyle en az nüfusa sahip il oldu

İstanbul'un nüfusu, bir önceki yıla kıyasla 252 bin 27 kişi düşerek 15 milyon 655 bin 924 kişiye geriledi. Türkiye nüfusunun yüzde 18,34'ünün ikamet ettiği İstanbul'u, 5 milyon 803 bin 482 kişiyle Ankara, 4 milyon 479 bin 525 kişiyle İzmir, 3 milyon 214 bin 571 kişiyle Bursa ve 2 milyon 696 bin 249 kişiyle Antalya izledi.

Bayburt, 86 bin 47 kişiyle en az nüfusa sahip il oldu. Bu ili, 89 bin 317 kişiyle Tunceli, 92 bin 819 kişiyle Ardahan, 148 bin 539 kişiyle Gümüşhane ve 155 bin 179 kişiyle Kilis takip etti.

Yaşlı nüfus arttı, ortanca yaş yükseldi

Türkiye'nin 2007 ve 2023 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görüldü.

Türkiye'de 2022'de 33,5 olan ortanca yaşın, 2023'te 34'e çıktığı tespit edildi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,8'den 33,2'ye, kadınlarda ise 34,2'den 34,7'ye çıktığı hesaplandı.

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop'un 42,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu belirlendi. Bu ili, 42,4'er ile Giresun ve Kastamonu izledi. Öte yandan 21,2 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa'yı, 22,7 ile Şırnak ve 24 ile Ağrı takip etti.

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 41,9 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip il oldu. En düşük ortanca yaşa sahip yer ise 20,7 ile Şanlıurfa olarak belirlendi. Kadınlarda 43,8 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerini alırken Şanlıurfa 21,6 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip il olarak kayıtlara geçti.

(AA)
(AA)

İstanbul'un nüfusu Cumhuriyet tarihinde 2. kez geriledi

Geçen yıl 10 ilin nüfusu azalırken, İstanbul, bu iller arasında ilk sırada yer aldı.

Kentin nüfusu 2022'de 15 milyon 907 bin 951 iken geçen yıl bu rakam 252 bin 27 kişilik azalışla 15 milyon 655 bin 924'e geriledi. Böylece kentin nüfusu 2020'deki 56 bin 815 kişilik düşüşten sonra Cumhuriyet tarihinde 2. kez azalmış oldu.

Ülke nüfusunun yüzde 18,33'ünün ikamet ettiği İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 13 kişi ile nüfus yoğunluğunda da ilk sırada yer almaya devam etti.

Kentin nüfusu 1950'de 1 milyonu geçti

Yıllara göre İstanbul'un nüfus verilerine bakıldığında, kentin nüfusunun, 1927'de 700 bin, 1950'de 1 milyon, 1955'de 1,5 milyon 1980'de 4,5 milyon 1985'te 5,5 milyon, 2000'de 11,1 milyon, 2010'da 13,2 milyon olduğu görüldü.

En fazla yıllık nüfus artışı 2019'da yaşandı

2001-2023 döneminde İstanbul'un nüfusunun yıllık bazda en fazla 2019'da arttığı görüldü. Söz konusu yılda ilin nüfusu bir önceki yıla göre 451 bin 543 kişi arttı. İlin nüfusunun en az arttığı yıl ise 38 bin 493 kişi ile 2018 olarak kayıtlara geçti.

TÜİK'in hesapladığı 2000-2006 dönemi yıl sonu nüfusları, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre tahmin ediliyor.

Ülkede kilometrekareye düşen kişi sayısı 111

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı" Türkiye genelinde 111 oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 13 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek il olarak kayıtlara geçti. Bu ilden sonra 582 kişi ile Kocaeli ve 373 kişi ile İzmir sıralandı.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 12 kişiyle Tunceli olarak belirlendi. Bu ili, 19 kişiyle Ardahan ve 21 kişiyle Erzincan izledi.

Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya'nın nüfus yoğunluğu 60, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova'nın nüfus yoğunluğu ise 360 olarak gerçekleşti.



İstanbul'da İsrail konsolosluğu yakınlarında düzenlenen saldırıda üç kişi öldü, iki polis memuru yaralandı

Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).
Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).
TT

İstanbul'da İsrail konsolosluğu yakınlarında düzenlenen saldırıda üç kişi öldü, iki polis memuru yaralandı

Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).
Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).

Medyada yar alan haberlere göre bugün İstanbul'daki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında meydana gelen silahlı saldırıda üç kişi öldü, iki polis memuru ise yaralandı.

Reuters'e göre, Türkiye Adalet Bakanı, İsrail konsolosluğu yakınlarındaki silahlı saldırıyla ilgili olarak üç savcının görevlendirildiğini belirtti.

Reuters'ın yayınladığı bir videoda, silah sesleri duyulurken bir polis memurunun silahını çekip siper aldığı görülüyor. Videoda kan içinde bir kişi de görülüyor. İsrail konsolosluğu çevresinde her zaman yoğun güvenlik önlemleri alınıyor.

Televizyon görüntülerinde ise silahlı polis memurlarının olaydan sonra bölgede devriye gezdiği gösterildi.

NTV ve Doğan Haber Ajansı'na (DHA) göre, operasyonda üç şüpheli "etkisiz hale getirildi".

Soruşturmaya yakın bir kaynak AFP'ye, şu anda Türkiye topraklarında İsrail diplomatı bulunmadığını söyledi.


Erdoğan, İran'la savaşın sonuçları konusunda uyarıda bulunarak Türkiye'nin tarafsızlığını teyit etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan, İran'la savaşın sonuçları konusunda uyarıda bulunarak Türkiye'nin tarafsızlığını teyit etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün, İran'da savaşın genişlemesine karşı uyarıda bulunarak, hükümetinin önceliğinin bölgedeki mevcut aşamayı zarar görmeden atlatmak ve ülkeyi gerilimin ateşinden uzak tutmak olduğunu hatırlattı.

Erdoğan, “gayrimeşru” olarak nitelendirdiği bu savaşın ana sorumluluğunu İsrail hükümetine yükleyerek, “bu savaşın sadece bölgeyi bir çatışma alanına dönüştürmekle kalmayıp, tüm insanlığı ekonomik yükler altında ezdiğini” söyledi.

Erdoğan, “Bu savaşta dökülen her damla kanın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iktidarını uzatacağını unutmamalıyız” ifadesini kullandı.

fdbfdb
Erdoğan, dün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada, bölgenin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birinin sadece savaşın devam etmesi değil, aynı zamanda bunun daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmaya dönüşme riski olduğunu belirtti; zira enerji, ulaşım ve sivil altyapıyı hedef alan misilleme saldırıları ne yazık ki bu olasılığı artırmaktadır.

Erdoğan, 28 Şubat'ta bölgede başlayan ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmanın ilk ayını geride bıraktığını ve tehdit ve tehlike düzeyinin giderek daha da artarak devam ettiğini belirtti.

İran ile savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediğini, aksine onu baltaladığını belirten Erdoğan, diplomasi, diyalog ve uzlaşmanın bu çıkmazdan kurtulmak için mevcut en iyi araçlar olduğunu vurguladı ve aşırı taleplere sarılmak yerine ortak bir zemin aranması gerektiğini ifade etti.

Barış Yolu

Cumhurbaşkanı, daha fazla kan dökülmeden barış yolunun açılacağına dair umudunu dile getirerek, "Bu nedenle, kendimizi tehlikeye atmamız gerekse bile elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarıyla yapılan dörtlü toplantıya katıldığını ve toplantıda İran savaşıyla ilgili endişeler ile savaşı sona erdirme adımlarının müzakere edildiğini belirtti.

Ayrıca, Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ve diğer yetkililerin kendi alanlarında yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek, “Kan dökülmesini durdurmak, silahları susturmak ve sorunları diplomatik yollarla çözmek için bir umut ışığı varsa, bu fırsatı değerlendirmek bizim görevimizdir” dedi.

İncirlik'in kullanımı

Aynı bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çarşamba günü Mısır, Ürdün, Katar ve Japonya'daki mevkidaşlarıyla bölgedeki savaşın son gelişmelerini ve savaşı sona erdirmek için gösterilen çabaları görüştü.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörlüğü'ne bağlı “Medya Dezenformasyonla Mücadele Merkezi”, X hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nün ABD'nin “B-1 B Lancer” bombardıman uçakları tarafından kullanıldığı iddialarını yalanladı.

Açıklamada, bu iddiaların yanıltıcı bilgiler içerdiği, bu konuda dolaşan fotoğraf ve videoların eski olduğu, daha önceki rutin eğitim faaliyetlerine ait olduğu ve güncel olmadığı, ayrıca mevcut bölgesel çatışmalarla hiçbir şekilde bağlantılı olmadığı belirtildi.

Açıklamada, kaynağı belirsiz iddialara veya resmi olmayan kaynaklardan gelen kışkırtıcı içeriklere itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.


Türkiye’den Kürt gruplara uyarı: İran’da savaşırsanız müdahale ederiz

PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)
PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)
TT

Türkiye’den Kürt gruplara uyarı: İran’da savaşırsanız müdahale ederiz

PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)
PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)

Türk yetkililer, İran’a yönelik bazı cephelerde PKK’nın İran uzantısı PJAK aktif rol alması halinde, Ankara’nın Suriye tecrübesini referans göstererek Kuzey Irak’a müdahale tehdidinde bulunduğunu açıkladı.

Kaynaklar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 28 Şubat’tan bu yana başlamasıyla birlikte Türkiye’nin, PKK ve PJAK unsurlarının Batı İran’da operasyonlar düzenlemesine yönelik planlar konusunda tüm taraflara uyarılarda bulunduğunu belirtti.

Hükûmete yakın Türkiye gazetesine göre kaynaklar isim vermeden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Savaşı’nın hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştüğünü ve Türkiye’nin “saldırı için ‘terör örgütlerinin’ kullanılmasına izin vermeyeceğini” vurguladığını aktardı. Erdoğan’ın Türkiye’nin toprak bütünlüğü konusundaki tutumunun açık ve net olduğu ifade edildi.

Ankara’nın hamlesi ve Öcalan’dan uyarı

Kaynaklar, bu görüşmenin ardından Türkiye Dışişleri ve İstihbarat teşkilatlarından heyetlerin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirdiğini ve onlara “Suriye’de yaptığımız gibi müdahale edeceğiz” mesajını ilettiğini belirtti.

Ayrıca, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, Türkiye’deki İmralı cezaevinden, Kuzey Irak’taki Kandil Dağı’ndaki parti yöneticilerine iletilen bir uyarıda bulunduğu ve İsrail’in oyununa kanmayın dediği aktarıldı. Bu uyarının bölgedeki güç dengelerini değiştirdiği ifade edildi.

Trump ve Türkiye’nin tutumu

Analistler, Türkiye’nin İsrail destekli Kürt örgütlerinin herhangi bir hareketine karşı tutumunu, Trump’ın bir ay sonra Miami’deki “Gelecek Yatırım Girişimi” zirvesinde yaptığı konuşmada Türkiye’ye övgüde bulunmasıyla ilişkilendirdi. Trump, “Bence Türkiye harikaydı, gerçekten etkileyiciydiler ve bizden beklenen alanların dışında kaldılar” ifadelerini kullanarak Erdoğan’ı “muhteşem lider” olarak nitelendirdi.

Yazar ve siyasi analist Murat Yetkin, bu övgünün, başka koşullarda Türkiye’de büyük tartışmalara yol açabileceğini belirterek, övgünün Türkiye’nin İran Savaşı sırasında attığı adımlar ve İsrail ile NATO arasında doğrudan çatışmayı önlemedeki rolüne duyulan takdiri gösterdiğini belirtti.

Yetkin, NATO’nun İran’dan Türkiye hava sahasına yönelen üç füzeyi püskürttüğünü, Türkiye’nin hava savunmasının “Patriot” sistemleriyle güçlendirildiğini ve Adana’daki İncirlik üssünde, altıncı tümen komutasında çok uluslu bir tugay kurulması projesinin açıklanmasının, İran Savaşı’nın Türkiye-NATO ilişkilerini yeni bir düzeye taşıdığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Yetkin, bunun, Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldırıya cevabın önce NATO’dan geleceği, Türkiye’nin doğrudan çatışmaya girmeden, güney ve doğudaki tehditlere karşı koruma sağlanacağı anlamına geldiğini ve bunun İsrail’in herhangi bir provokatif adımını da kapsadığını belirtti.

Analiste göre, Trump’ın Erdoğan’a övgüde bulunarak amaçladığı şey, Türkiye’yi İsrail ile doğrudan çatışmadan uzak tutmak ve olası felaket senaryolarının NATO’nun tarafı olmasını önlemekti.