Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kendi 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği geride bıraktı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, kendi 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Bugün milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi" dedi

Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Recep Tayyip Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kendi 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği geride bıraktı

Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Recep Tayyip Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

Erdoğan, partisince Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Afyonkarahisar'ın milli mücadelede vatanın istiklali, milletin bekası için canını ortaya koyarak borcunu ödemiş bir şehir olduğunu belirtti.

Kocatepe'de destan yazan, istiklalin düğümünü çözen Afyonkarahisar için ne söyleseler eksik kalacağını ifade eden Erdoğan, şahsı ve Cumhur İttifakı adına kente teşekkür borçlarının olduğunu söyledi.

Mayıs ayında yapılan seçimlerde cumhurbaşkanlığında ve milletvekilliğinde yüzde 64 gibi rekor bir oyla kendilerine destek verdiği için Afyonkarahisarlılara teşekkür eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Dün milli mücadelede vatan müdafaasıyla destan yazan Afyon, bugün de milli iradeye sahip çıkarak yeni bir destana daha imza attı. Rabb'im muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin. Biliyorsunuz, biz partimizi kurarken nereden yola çıktık? Afyonkarahisar'dan yola çıktık. Hamdolsun bugüne kadar girdiğimiz tüm seçimlerde sizlerin güçlü ve sarsılmaz desteğini hep yanımızda hissettik. Bizi yalnız bırakmadınız, önümüze çıkartılan engelleri sizlerle birlikte aştık. Demokrasimizi, vesayetçilere karşı birlikte koruduk, emperyalistlerin oyunlarını sizlerle bozduk. Terör örgütlerinin başını sizlerle ezdik, Türkiye Yüzyılı'nın temellerini yine sizlerle attık.

"Afyon'un yeni bir destanla yine farkını göstereceğine inanıyorum"

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne 38 günün kaldığını ve bir kez daha sandık başına gidileceğini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

Tıpkı 14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi yine çok kritik tercihlerde bulunacağız. Afyon'un 31 Mart seçimlerinde yeni bir destanla yine farkını göstereceğine inanıyorum. Merkezi ve ilçeleriyle Afyon bir kez daha tercihini AK Parti'den ve Cumhur İttifakı'ndan yana yapacaktır, buna inanıyorum. Milli Mücadele'yi nasıl Cumhuriyetimizle taçlandırdıysak, birer yıl arayla yaşadığımız seçimlerle de Türkiye Yüzyılı'nın başladığını tüm dünyaya müjdeliyoruz. Cumhuriyetimizin ilk yüz yılı, kuruluş ve sonrasında yaşadığımız sancıların asrıydı. Geçtiğimiz 21 yılda, ülkemize kazandırdığımız demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla bu ilk asrın eksiklerini önemli ölçüde telafi ettik. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrı ise sadece yükselişin değil ülkemizi ve milletimizi zirvede hak ettiği yere çıkartmanın asrı olacaktır.

"Memnuniyet esaslı yönetimlerle şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı yürüyüşlerini şehirlerdeki belediyecilik hizmetlerini de kapsayacak şekilde gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi.

Vatandaşların önüne "gerçek belediyecilik" dedikleri bir programla çıktıklarına dikkati çeken Erdoğan, bu programın öncelikle afetlere dayanıklı, dirençli, sağlam yerleşim yerleri inşa etmek üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Türkiye Yüzyılı şehirlerini yeni nesil dijital teknolojilere uygun altyapılarla yöneteceklerine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

Çocuklar, yaşlılar, engelliler, gençler ve kadınlar başta olmak üzere vatandaşlarımızın tamamının hayatına dokunan hizmetler, elbette bizim vazgeçilmez adımlarımız olacaktır. Bunun için tüm unsurlarıyla aile müessesesini güçlendireceğiz. Evlatlarımızı çağın her türlü sapkın akımlarından koruyacak, milli ve manevi değerlerimize teçhiz edilmiş nesiller yetiştirecek bir anlayışla programlarımızı hayata geçireceğiz. Şehirlerimizi çevreye ve tabiata duyarlı, estetikle biçimlenmiş, tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri korunmuş, huzurlu, güvenli yerleşim yerleri olarak geliştireceğiz. Katılımcı, kaliteli, memnuniyet esaslı yönetimlerle şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağız. Türkiye Yüzyılı bayrağını, siyasi, ekonomik, askeri her alanda yükseltirken şehirlerimizin de buna ayak uydurmasını sağlayacağız. Önümüzdeki 31 Mart seçimlerinde milletimizin tercihini gerçek belediyecilikten yana yaparak Türkiye Yüzyılı vizyonumuza destek vereceğine inanıyorum.

Muhalefetin parti içi iktidar kavgaları dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğini, dün baş tacı ettiğini bugün yerin dibine sokmaktan çekinmediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Türkiye'nin sorunlarına çare olacak, şehirlerimizin sıkıntılarını giderecek doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok. Milletten ve siyasetin temel değerlerinden öyle kopuklar ki belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil, nereye soruyorlar? Yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse, kimi seçerse, bunlara neyi emrederse bu acemiler de milletin karşısına 'işte adayımız' diyerek onu çıkarıyorlar. Sonra bir de utanmadan millete, 'adaylarımıza tıpış tıpış oy vereceksiniz' dayatmasında bulunuyorlar. Ne diyelim, Allah bunlara akıl fikir, CHP'li kardeşlerimize de sabır versin. Bırakın yeni projelerle milletin huzuruna çıkmayı adaylarını bile ellerine, yüzlerine bulaştırmadan belirleyemeyenlerden ne ülkeye hayır gelir ne de genel başkanı oldukları partiye hayır gelir. Nitekim bir önceki seçimlerde yaptıkları gibi gittiler Kandil güdümünde siyaset yapanlarla iş tuttular, al gülüm ver gülüm pazarlığa giriştiler. Hatalarından ders almak yerine sırf şahsi kariyerleri için bölücü örgütün uzantılarıyla demlenmeyi tercih ettiler.

(AA)
(AA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde milletin sandıkta verdiği mesajı okumayanların 31 Mart'ta bu sefer milletin tokadını yemekten kurtulamayacaklarını söyledi.

Kelime oyunlarıyla gerçekleri gizleyebileceklerini zannedenlerin, milletin ferasetini hafife almanın ne demek olduğunu 31 Mart'ta sandıklar açılınca bir kez daha göreceğini belirten Erdoğan, "Biz de kelime hokkabazlıklarının arkasına saklanmaya çalışılan hakikatleri insanımıza anlatmaktan geri durmayacağız." diye konuştu.

"Milletimizin bağrına basacağına yürekten inanıyoruz"

"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak rakiplerimizin bu içler acısı haline bakıp da asla rehavete katılmıyoruz" diyen Erdoğan, bu tablonun sorumluluklarını daha da arttırdığını ve kendilerine oy verenlerle birlikte siyasi tercihi farklı vatandaşlara da el uzatmaya, onların da hislerine tercüman olmaya, sesine kulak vermeye, beklentilerini karşılamaya çalıştıklarını vurguladı.

Sadece seçim beyannamelerini değil, milletin huzuruna çıkaracakları başkan adaylarını tespit ederken de bu hassasiyetle hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

Kuşatıcı, kucaklayıcı, nitelikli, vizyoner ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden adaylar olmasına özellikle dikkat ettik. Milletimizin de belediye başkan adaylarımızı bağrına basacağına yürekten inanıyoruz. Şimdi burada öyle bir ses vermenizi istiyorum ki Ege'den Akdeniz ve Karadeniz'e kadar duymayan kalmasın.

Alandakilere "31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Afyon ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız?" diye soran ve "Evet" yanıtını alan Erdoğan, "Rabb'im hepinizden razı olsun." dedi.

"Belediyecilik hesap kitap işidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim meydanının er meydanı olduğunu vurgulayarak, "İster genel seçim ister yerel seçim olsun milletimiz, karşısına çıkan adaylara bakar, sandıkta da kararını ortaya koyar. Adayları değerlendirirken tabii sadece boyuna posuna bakmayıp, bu adayların şehrine ve kendi hayatına ne gibi katkısı olacağının, eser ve hizmet konusunda nasıl performans sergileyeceğinin hesabını yapar." dedi.

Türk siyasetinde geçmişte kaldığını ümit ettikleri ama hala kalıntılarına şahit oldukları kötü alışkanlıklar bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

Milletimizin karşısına çıkan adaylardan bazıları öyle hesapsız, kitapsız, öyle ölçüsüz vaatlerle kendini göstermeye çalışıyor ki bazen insan şaşıp kalıyor. Türkiye bir önceki seçimlerde, her konuda atıp tutan, sonra da verdiği sözleri inkar eden zübük siyasetçi tiplerini gördü, tanıdı. Eski Türkiye'de ülkemizin hazine değerindeki yıllarını heba ve imkanlarını çarçur edenleri de en iyi sizler biliyorsunuz. Aynı şekilde belediyelerde de şehrine yıllar kaybettiren başkanlar oldu. Halbuki belediyecilik hesap kitap işidir, bütçeniz bellidir, ihtiyaçlar bellidir, imkanlar bellidir, hepsini bir araya getirip en ideal eser ve hizmet planlamasını yaparsınız. Hükümet olarak biz de elinde doğru dürüst programı, projesi olan belediyeleri, bakanlıklarımız vasıtasıyla destekleriz. Afyon'dan 81 vilayetimizdeki vatandaşlarımızın tamamına sesleniyorum. Her konuda atıp tutan adayları kendi haline bırakın. Varsın onlar kendi tiyatrolarını çevire dursunlar, Afyon'da başka, Ankara'da başka konuşanlardan bu şehre hayır gelmez. Siz, sandıktan şehrinize aşkla hizmet edecek, eser kazandıracak adayları çıkarmaya bakın. Günümüzde vakit en kıymetli hazine haline geldi.

(AA)
(AA)

"Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK gençler ve AK kadınlarla gurur duyduğunu belirterek, "Biz buralara sizlerle geldik. Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü yoktur. Kimin geçmişte ne olduğu değil, asıl bugün nerede durduğu önemlidir. Şehirlerimize herhangi bir eser veya hizmet kazandırmak yerine sırf bize kaybettirmek amacıyla ortaya dökülen enaniyet abidelerine itibar etmeyin." dedi.

Partiyi kurduklarında hangi heyecan ve azimle yola çıktılarsa bugün de aynı şekilde yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, yolunu kaybedenlerin, yolunu değiştirenlerin, yolunu şaşıranların tercihlerinin kendilerini ilgilendirdiğini, bunları, nazarıdikkate almadıklarını sadece işlerine odaklandıklarını, Türkiye Yüzyılı'nın hazırlıklarını yaparken en büyük güç kaynaklarının 21 yılda ülkeye ve şehirlere kazandırdıkları olduğunu kaydetti.

Erdoğan, partisince Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün Türk savunma sanayinin gurur günlerinden birinin daha yaşandığını, Milli muharip uçağı KAAN'ın ilk uçuşunu bu sabah başarıyla gerçekleştirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "KAAN'ı görüyorsunuz değil mi? Daha neler gelecek neler? İnsansız uçakları yaptık mı? Akıncı'yı yaptık mı? Daha durun bakalım, neler gelecek neler? Kızılelma'yı yaptık mı? Bu Kızıl Elma var ya F16'nın taşıdığı bombayı taşıyor. Eyvallah, daha yapacağız." ifadelerini kullandı.

KAAN'ın F16 gibi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Böylece Türkiye, kendi 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Ne demişlerdi? 'Yapamazlar.' Bu özgüven fukaralarına, 'parçası kalorifer peteğine benziyor' diyen hazımsızlara, ilk andan itibaren KAAN projesini baltalamaya çalışan işbirlikçilere rağmen milli muharip uçağımız hamdolsun bugün göklerle buluştu. Rabb'im emeği geçen herkesten razı olsun. Dosta güven düşmana korku salan KAAN'ımızın diğer testlerini de süratle tamamlamak için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Önümüzdeki dönemde savunma sanayinde milletimize yeni müjdeler vermeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, daha sonra kentte, 21 yılda yapılan güncel rakamla 139 milyar lira tutarındaki yatırımları anlattı.

Eğitimde 3 bin 54 adet yeni derslik inşa edildiğini, ikinci devlet üniversitesi olarak Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulduğunu belirten Erdoğan, 11 bin 217 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptıklarını kaydetti.

Erdoğan, 59 spor tesisi yapıldığını, sosyal yardımlarda Afyonkarahisarlı ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 5 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını ifade etti.

Sağlıkta yatak kapasitesi 1885'i bulan 23 hastane dahil 53 sağlık tesisi yapıldığını belirten Erdoğan, Bolvadin ve Emirdağ Devlet Hastaneleriyle birlikte 9 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü dile getirdi.

(AA)
(AA)

"Afyon-Uşak yolu onarımını seneye inşallah tamamlıyoruz"

TOKİ'nin 10 bin 456 konutu tamamlayıp vatandaşların hizmetine sunduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

1820 sosyal konutun yapımına devam ediyoruz. Afyon'daki 11 millet bahçesinden üçünü bitirdik, beşinin yapımı, üçünün projelendirmesi sürüyor. Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 2 bin 159 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde Afyon'da sadece bir adet atık su arıtma tesisi varken bugün 16 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 86'sına hizmet veriyoruz. Fakat ulaştırmada 2002 yılına kadar Afyonkarahisar'a 54 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz bunu 592 kilometreye çıkardık. Afyon'u Denizli, Uşak, Burdur, Isparta, Kütahya ve Konya ile bölünmüş yollarla bağladık. Yapımı süren pek çok yol projemiz var. Ayrıca Afyon-Uşak yolu onarımını seneye inşallah tamamlıyoruz. Şehir sınırları içerisindeki demir yollarının tamamını yeniledik, gar binasını restore ettik. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Etap etap hizmete girecek bu hattın tamamı bittiğinde Afyonkarahisar-Ankara arası 1,5 saate, Afyonkarahisar-İstanbul arası 3,5 saate Afyonkarahisar-İzmir arası iki saate düşecek. Tarım ve ormanda, Afyonkarahisar'a 43 baraj, 28 gölet, 56 içme suyu tesisi, 95 sulama tesisi, 2 arazi toplulaştırma projesi, 232 taşkın koruma tesisi, 3 yer altı depolama ve 4 atık su arıtma tesisi kazandırdık.

Son 20 yılda inşa edilen sulama projeleriyle Afyonkarahisar'da 732 bin dekar araziyi sulamaya açarak yıllık 5,5 milyar lira zirai gelir artışı sağladıklarını ifade eden Erdoğan, yapımı süren 8 barajla 25 bin dekar araziyi daha suya kavuşturacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afyonlu çiftçilerimize 41 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide Afyon'a 3 yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, bir araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Afyon'daki işverenlere toplam 3 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide 137 bin abonesi bulunan ilimizin 19 ilçe ve beldesine doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde Bayat, Kızılören ve Hocalar'ın da aralarında olduğu 14 ilçe ve beldemize doğal gaz arzını sağlayacağız." dedi.

Daha sonra yapılan yatırımlara ve hizmetlere ilişkin video gösterildi.

Konuşmasına devam eden ve yerel seçimlere 38 gün kaldığını hatırlatan Erdoğan, "31 Mart akşamı Afyon ne diyecek? Ben size güveniyorum. Size inanıyorum." diye konuştu.

Şehre yapılan yatırımların anlatmakla bitmediğini dile getiren Erdoğan, "Mevlana Hazretleri ne güzel söylemiş, 'Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.' Biz de milletimizin gönlünde eserlerimizde, hizmetlerimizde, projelerimizde, hoş bir seda bırakmak için çalıştık, çalışıyoruz. Unutmayın Ziya Paşa ne diyor, 'Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.' Eser ve hizmet yarışında kimse bizimle boy ölçüşemez." ifadelerini kullandı.

(AA)
(AA)

Erdoğan, ilerleyen yıllarda ülkenin tamamıyla birlikte, Afyonkarahisar'ı da yeni yatırımlarla güçlendirmeyi, kalkındırmayı sürdüreceklerini belirtti.

İl ve ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken, gelecekte Afyonkarahisar'ı ulaştırmak istedikleri hedeflere en büyük katkıyı verecek isimler olmasına özellikle hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

Biz de her zaman adaylarımızın yanında yer alacak, belediye başkanlarımızı destekleyeceğiz. Kardeşlerim unutmayın, şu anda Cumhur İttifakı iktidar mı? Bir belediye düşünün ki kiminle hareket edecek? Cumhur İttifakı'yla. Demlenenler varsın demlensin. Biz işimize bakacağız. Sizlerin adaylarımıza merkezde ve ilçelerde, beldelerde çok güçlü destek vereceğinize inanıyorum.

"31 Mart'ta gerçek belediyecilikle yola devam diyor muyuz? Cumhur İttifakı'na destek veriyor muyuz?" sorularına alandakilerin verdiği "evet" yanıtının ardından Erdoğan, "Rabb'im hepinizden razı olsun." dedi.

Mitingden notlar

Miting alanında, "Hazırız, kararlıyız", "Türkiye Yüzyılının mimarı, Afyonkarahisar sana sevdalı" yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Mitinge, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Hüseyin Ceylan Uluçay, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile milletvekilleri katıldı.

Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içerisinde yer alan haritada, Afyonkarahisar'ın üzerini raptiyeyle işaretledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Afyonkarahisar Valiliğine ziyarette bulundu. Erdoğan, ziyarette Vali Kübra Güran Yiğitbaşı'ndan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.



Hakan Fidan: Bölgesel işbirliği kapsayıcı olmalı, yeni cepheler istemiyoruz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hakan Fidan: Bölgesel işbirliği kapsayıcı olmalı, yeni cepheler istemiyoruz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Al Jazeera kanalına verdiği röportajda Ortadoğu’da bölgesel paktlar, Suriye, Filistin-İsrail hattı ve İran’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgesel güvenlik mimarisinin kapsayıcı olması gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin ulusal güvenlik hassasiyetlerine de dikkat çekti.

“Kapsayıcı olmayan anlaşmalar bölücü olur”

Ortadoğu’da kurulabilecek bölgesel paktlara ilişkin konuşan Fidan, herhangi bir anlaşmanın dar çerçeveli olmaması gerektiğini belirterek, “Bölgedeki herhangi bir anlaşma daha kapsayıcı olmalı. Aksi halde bölücü olmak ya da yeni bir cephe oluşturmak istemiyoruz” dedi.

Başlangıçta sınırlı sayıda ülkeyle işbirliğinin mümkün olabileceğini ifade eden Fidan, “2-3 ülkeyle başlayabilir ancak zamanla bölgedeki çoğu ülkeyi kapsayan bir yapıya dönüşürse bu ideal olur” diye konuştu.

Bölgesel güvenlik yapısının önemine dikkat çeken Fidan, “Bir tarafla savaşacaksak bu taraf terörist olmalıdır. Birlikte terörizmle mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Suriye: Uzlaşıya destek, kırmızı çizgiler vurgusu

Suriye’de olası iç uzlaşı süreçlerine Türkiye’nin yaklaşımını da değerlendiren Fidan, “Prensip gereği, Türkiye olarak taraflar kim olursa olsun bir uzlaşıya varırlarsa bunu destekleriz” dedi.

Buna karşın Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda kırmızı çizgileri olduğunu belirten Fidan, Şam yönetiminin SDG ile yaptığı anlaşmalarda bu hassasiyetlerin genellikle gözetildiğini söyledi.

Fidan, SDG’nin kontrolündeki bölgelerde Türkiye’ye karşı faaliyet yürüten unsurlara alan sağlandığını da ifade ederek, bu durumun Ankara açısından ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu vurguladı.

Filistin-İsrail: Sorun İsrail politikalarıyla

Gazze’deki gelişmelere ilişkin Türkiye’nin tutumunu da aktaran Fidan, mevcut barış sürecine insani, askeri ve siyasi anlamda mümkün olan her türlü katkıyı sağlamaya hazır olduklarını söyledi.
Türkiye’nin İsrail’le bir sorun yaşamadığını belirten Fidan, “Sorunumuz İsrail’le değil, bölgedeki İsrail politikalarıyla. Özellikle Filistinlilere yönelik tutumları ve son olarak Gazze’deki soykırım” dedi.

İran: Rejim değişikliği dış müdahaleyle olmaz

İran’a yönelik olası bir İsrail saldırısına dair değerlendirmelerde bulunan Fidan, İsrail’in temel hedefinin İran ordusunun bazı kritik kapasitelerini yok etmek olacağını düşündüğünü ifade etti.

Rejim değişikliği tartışmalarına da değinen Fidan, bunun dış askeri müdahaleyle değil, İran halkının iradesiyle ilgili olduğunu belirterek, “İran halkı savaş zamanında ve dışarıdan gelen bir saldırıda, özellikle de bu saldırı İsrail’den geliyorsa, her zaman liderlerinin etrafında kenetlenir” değerlendirmesinde bulundu.

Independent Türkçe, Al Jazeera


Fidan ile Barrack, SDG’nin 15 günlük ateşkesi ihlallerini ele aldı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile perşembe günü Suriye’deki son gelişmeleri görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile perşembe günü Suriye’deki son gelişmeleri görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Fidan ile Barrack, SDG’nin 15 günlük ateşkesi ihlallerini ele aldı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile perşembe günü Suriye’deki son gelişmeleri görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile perşembe günü Suriye’deki son gelişmeleri görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suriye’deki gelişmeleri ve hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan ateşkesin uygulanmasını yakından izlediğini, SDG’nin anlaşmayı ihlal etmeyi sürdürdüğünü bildirdi.

Bu çerçevede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile perşembe günü Dışişleri Bakanlığı’nda bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Suriye’deki son gelişmeler, Suriye ordusu ile SDG arasında 18 Ocak’ta imzalanan ve geçen cumartesi 15 gün süreyle uzatılan ateşkes ile SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ele alındı.

Bakan Fidan ayrıca çarşamba günü Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde Suriye ve Gazze’deki gelişmeler ile bazı bölgesel ve uluslararası meseleleri değerlendirdi.

frgthyu
Suriye’nin Rakka kentinde yaşayanlar, geçen pazar günü Fırat Nehri üzerindeki hasarlı bir köprüden geçiyor (AP)

Öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu, çarşamba günü Suriye Genelkurmay Başkanı Ali Nuruddin en-Nassan ile telefon görüşmesi yaparak Suriye’deki son durumu ele aldı. Görüşmeye ilişkin bilgi, Türk Genelkurmay Başkanlığı’nın “X” hesabından paylaşıldı.

SDG’ye tepki

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Zeki Aktürk, perşembe günü düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında, “Suriye sahasındaki gelişmeleri yakından takip ediyor, kuvvetlerimizin, personelimizin ve sınırlarımızın güvenliği için gerekli tüm tedbirleri alıyoruz” dedi.

Aktürk, 18 Ocak’ta imzalanan ve 15 gün süreyle uzatılan ateşkesin SDG tarafından ihlal edildiğini belirterek, SDG’nin 10 Mart 2025 ve 18 Ocak tarihli anlaşmaları ihlal etmesinin, Suriye’de kalıcı istikrara yönelik kritik bir adım olan entegrasyon sürecini olumsuz etkilediğini ifade etti.

Aktürk, SDG tarafından kazılan tüneller, mağaralar, sığınaklar, mayınlar ve el yapımı patlayıcıların tespit edilerek imha edilmesine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü, Türkiye’nin askeri operasyon bölgelerinde SDG’ye ait toplam 753 kilometrelik tünelin imha edildiğini söyledi.

Türkiye’nin yalnızca coğrafi değil stratejik olarak da nüfuzunu artırma, bölgesel caydırıcılığını güçlendirme ve güvenliğine yönelik tehditlerin bulunduğu her yerde gerekli tedbirleri alma konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Aktürk, sahada ve diplomatik alanda etkin ve önleyici bir savunma politikası izleneceğini kaydetti.

fgthy
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (MSB – X)

Aktürk ayrıca, Suriye hükümetinin kuzey Suriye’de kontrol altına aldığı bölgede insani yardımlar için bir koridor açmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Suriye’ye destek

Zeki Aktürk, “Tek devlet, tek ordu” ilkesi doğrultusunda Türkiye’nin, terör örgütlerine karşı mücadelesinde Suriye’ye desteğini sürdüreceğini, savunma kapasitesinin güçlendirilmesine, ülkenin birliği ve toprak bütünlüğünün sağlanmasına katkı sunacağını söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin savunma ve güvenliğinin teminatı olduğunu vurgulayan Aktürk, ordunun ülkenin varlığına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı kararlılıkla mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında çarşamba günü yaptığı toplantının ardından yayımladığı bildiride, Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasına yönelik çabalara Türkiye’nin güçlü desteğinin devam edeceğini açıkladı.

axsdfrgt
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Ankara’da çarşamba günü yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Aynı zamanda, Türkiye’nin güney ve güneydoğusunda Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu 16 ildeki baro ve avukat dernekleri, Suriye’nin kuzeyindeki çoğunluğu Kürt olan Ayn el-Arab (Kobani) kentine insani yardım ulaştırılabilmesi için Türkiye sınırları içindeki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması çağrısında bulundu.

Baro ve dernekler, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, Ayn el-Arab’daki insani krizin derinleştiğini, gıda, sağlık ve barınma gibi temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlı olduğunu ve sivillerin yaşam hakkının ciddi biçimde tehdit altında bulunduğunu ifade etti.

Açıklamada, Türkiye sınırları içindeki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın kapalı tutulmasının ve Kobani’ye insani yardımın engellenmesinin uluslararası insancıl hukuk ve temel insan haklarına aykırı olduğu savunularak, insani yardımların siyasi veya güvenlik gerekçeleriyle engellenemeyeceği vurgulandı.

Baro ve dernekler, krizin daha da derinleşmesini önlemek amacıyla ilgili tüm kurumlara yazılı başvurular yapılacağını ve sürecin hukuki ve insani boyutlarıyla yakından izleneceğini kaydetti.


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.