Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail yönetimi bir avuç toprak parçasına sıkıştırdığı Gazzelileri acımasızca katlediyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/4874756-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-erdo%C4%9Fan-i%CC%87srail-y%C3%B6netimi-bir-avu%C3%A7-toprak-par%C3%A7as%C4%B1na-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rd%C4%B1%C4%9F%C4%B1
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail yönetimi bir avuç toprak parçasına sıkıştırdığı Gazzelileri acımasızca katlediyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Batılı güçlerin koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail yönetimi bir avuç toprak parçasına sıkıştırdığı Gazzelileri acımasızca katlediyor." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail yönetimi bir avuç toprak parçasına sıkıştırdığı Gazzelileri acımasızca katlediyor
AA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İşgalci İsrail Yönetimi'nin Dezenformasyon Faaliyetleri ve Gazetecilere ve Medya Kuruluşlarına Yönelik Saldırıları" temasıyla gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Enformasyon Bakanları Olağanüstü Toplantısı'na gönderdiği video mesajda, katılımcıları selamlarken, toplantının başarılı geçmesini diledi.
İslam dünyasının dört bir yanından toplantıya katılanlara "Hoş geldiniz" diyen Erdoğan, "Toplantınızın başta işgal edilmiş Filistin topraklarında gazetecilik görevini yapmaya çalışan medya mensupları başta olmak üzere tüm basın camiası için hayırlara vesilesi olmasını Rabb'imden niyaz ediyorum." ifadesini kullandı.
Erdoğan, 7 Ekim'den beri Gazze'de ve İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında çok büyük vahşet yaşandığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Batılı güçlerin koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail yönetimi bir avuç toprak parçasına sıkıştırdığı Gazzelileri acımasızca katlediyor. Bugüne kadar 30 binin üzerinde Filistinli kardeşimiz hunharca şehit edildi, 70 binin üzerinde kardeşimiz de yaralandı. İsrail'in katlettiği Gazzelilerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. İsrail işgal güçleri sadece masum sivilleri değil aynı zamanda sahadaki gerçekleri dünyaya duyurmaya çalışan basın mensuplarını da hedef alıyor. Özgür basının sesini kesmek amacıyla İsrail'in katlettiği medya mensubu sayısı da 100'ün üzerindedir."
İsrail'in yıldırma, korkutma, susturma politikalarına rağmen gazetecilerin her türlü riski göze alarak Gazze halkına ve hakikate karşı görevlerini yerine getirdiğini belirten Erdoğan, "Filistinli mazlumların sesi soluğu olan tüm cesur gazetecileri selamlıyor, vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum." diye konuştu.
"İsrail'in dezenformasyon çabalarının engellenmesi en önemli görevlerimiz arasındadır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel basın kuruluşlarındaki tasallutunu da kullanan İsrail'in, eş zamanlı olarak dezenformasyon faaliyetlerine hız verdiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İşlediği savaş ve insanlık suçlarını örtmek için İsrail, gerçeklerin çarpıtılması ve propaganda başta olmak üzere her yolu kullanmaktadır. Yaptıkları tarafgir haberlerle Batılı medya organları İsrail'in propaganda makinasının işlemesine katkı sunmuşlardır. Bu tablo karşısında İslam ülkeleri olarak sorumluluklarımızdan biri de yalanın hakikati perdelemesinin önüne geçmektir. Gazzeli kardeşlerimize yönelik barbarlıkların kayıt altına alınması, duyurulması, İsrail'in dezenformasyon çabalarının engellenmesi en önemli görevlerimiz arasındadır. 'Filistin topraklarında gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik dezenformasyon ve saldırılar' başlıklı toplantınızın buna vesile olacağına inanıyorum."
Toplantının düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, "Rabb'im Filistinli kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun." dedi.
23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5265722-23-nisan-%C3%BClke-genelinde-d%C3%BCzenlenen-t%C3%B6renler-ile-kutlan%C4%B1yor
23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor
Fotoğraf: Xinhua
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.
23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul
İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.
Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.
Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.
Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5265494-erdo%C4%9Fan-ortado%C4%9Fu-sava%C5%9F%C4%B1-avrupay%C4%B1-zay%C4%B1flatmaya-ba%C5%9Flad%C4%B1
Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Almanya ilişkilerinin son dönemde gerçekleşen üst düzey temaslarla iyi bir ivme kazandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgemizdeki savaşın Avrupa’yı da zayıflatmaya başladığını, bu gidişe barış odaklı yaklaşımla müdahale edilmemesi halinde çatışma sürecinin vereceği hasarın çok daha büyük olacağını belirtti.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün (Çarşamba) Ankara’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakereleri yeniden canlandırmak ve savaşan tarafların liderlerini bir araya getirmek için çaba gösterdiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca Erdoğan’ın, NATO’daki Avrupalı müttefiklerden transatlantik güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beklediğini dile getirdiği kaydedildi.
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İranlı Saderi Hakşenas, İstanbul’daki bir dükkânda hamur işi satarak günlerini geçiriyor; ancak aklı Tahran’daki kızında.
Ailesi, vize yenileme sürecinde yaşanan zorluklar nedeniyle kızlarını İran’a göndermek zorunda kaldı. Bu karar, kırılgan ateşkesin her an bozulabileceğine dair endişelere rağmen alındı.
Uzun yıllar boyunca kısa süreli ikamet izinleri, on binlerce İranlının ekonomik fırsatlar aramak ve Türkiye’de görece istikrarlı bir yaşam sürmek için ülkeye gelmesine olanak tanıdı. Ancak mevcut koşullar belirsizliğini korurken, savaşın etkisi durumu daha da riskli hale getirdi.
Hakşenas, çalıştığı pastane tezgâhının arkasında ellerini kaldırarak, “Her gün ağlıyorum. Ne ülkemde hayat var ne de burada. Ne yapacağımı bilmiyorum” sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
İran’a dönüş
Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Saderi Hakşenas ve eşi beş yıl önce, iki kızlarıyla birlikte Türkiye’ye taşındı. Aile, altı ay ile iki yıl arasında yenilenebilen turistik vizelerle yaşamını sürdürüyor.
Bu yıl, sağlık sorunları nedeniyle işsiz kalan eşinin durumu yüzünden bir avukat tutamayan aile, 20 yaşındaki kızları Asal için yeni vize başvurusu süresini kaçırdı. Lise son sınıf öğrencisi olan Asal, ayın başlarında bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve bir geceyi göçmen merkezinde geçirdi.
İstanbul’da bir pastanede çalışan 47 yaşındaki İranlı Saderi Hakşenas (AP)
Annesi, sınır dışı edilmenin ileride Türkiye’ye dönüşünü zorlaştırabileceği endişesiyle, kızını Tahran’a götürecek bir tanıdık buldu. Aile, Asal’ın öğrenci vizesiyle yeniden Türkiye’ye dönebilmesini umut ediyor.
Hakşenas, İran’da aylarca süren internet kesintisi nedeniyle kızından ayrıldığından bu yana onunla iletişim kuramadığını belirtiyor.
Türkiye’de yaşayan çok sayıda İranlı geçici statüye sahip bulunurken, ülkeye büyük çaplı bir mülteci akını yaşanmadı. İranlıların çoğu güvenliği kendi ülkelerinde aramayı tercih ederken, kara sınırlarından geçenlerin önemli bir kısmının başka ülke vatandaşlığına ya da oturum iznine sahip olduğu ifade ediliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 100 bin İranlı yaşıyordu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre ise savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 89 bin İranlı Türkiye’ye giriş yaparken, 72 bine yakını ülkeden ayrıldı.
Bazı İranlılar, savaşın sona ermesini beklemek amacıyla kısa süreli ve vizesiz ikamet imkânlarından yararlanırken, ülkede daha uzun süre kalmak isteyenler için seçeneklerin sınırlı olduğu belirtiliyor.
Uluslararası koruma
İstanbul Barosu’na bağlı Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezi’nden Sedat Albayrak, İranlılar için uluslararası koruma statüsü elde etmenin zor olabildiğini ve mevcut sistemin daha çok kısa süreli ikamet izinlerine yönlendirdiğini belirtti. Albayrak, “Bu izinlerle 10 yılı aşkın süredir yaşayan insanlar var” dedi.
Savaşın uzaması halinde daha fazla İranlının ülkelerine dönmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Yaklaşık 11 yıl önce çocuklarının eğitimi için Türkiye’ye gelen Nadir Rahim de bu riskle karşı karşıya. Rahim, mevcut koşulların devam etmesi durumunda ailesiyle birlikte İran’a dönmek zorunda kalabileceğini söylüyor.
Türkiye’de iş kurma ya da yasal olarak çalışma izni almanın zorluğu nedeniyle geçimini İran’daki motosiklet dükkânından elde ettiği gelirle sağlayan Rahim, savaşın başlamasından bu yana satış yapamadığını belirtiyor. Uluslararası yaptırımlar ve internet kesintileri de para transferini neredeyse imkânsız hale getiriyor.
İstanbul’da bir İran marketi (AP)
Ailenin elindeki birikimin Türkiye’de yalnızca birkaç ay daha yaşamaya yeteceği ifade edilirken, çocukların Türkiye’de büyüdüğü, Farsça okuyamadıkları ve dili akıcı konuşamadıkları aktarılıyor. Rahim, çocuklarının İran’daki yaşama nasıl uyum sağlayacağı konusunda endişeli olduğunu dile getirerek, “Savaş devam ederse geri dönmekten başka seçeneğimiz kalmayacak” dedi.
Bu süreçte günlerinin büyük bölümünü telefonundan haberleri takip ederek geçiren Rahim, Tahran’daki ailesinden gelecek haberleri bekliyor ya da İranlı arkadaşlarıyla bir araya gelerek savaş hakkında sohbet ediyor.
Kötü hayat şartları
42 yaşındaki bir İranlı kadın, ailesine maddi destek sağlamak amacıyla sekiz ay önce Türkiye’ye geldi. Kendisi ve kızı, öğrenci vizesi alabilmek için üniversiteye kayıt yaptırdı. Kadın, yasal statüsünü koruyabilmek adına sabah saatlerinde derslere katıldıktan sonra hizmet sektöründe çalışıyor ve zaman zaman gece 03.00’e kadar mesai yapıyor.
Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen kadın, kızıyla birlikte bir evde altı kişiyle aynı odayı paylaştıklarını söyledi. İran’da bir gelecek görmediğini dile getiren kadın, Türkiye’de ise gelirinin son derece sınırlı olduğunu ve yalnızca ailesine küçük miktarlarda para gönderebildiğini ifade etti.
Öte yandan 33 yaşındaki serbest çalışan bir mimar, İran’da ocak ayında düzenlenen kitlesel protestolara yönelik sert müdahalelerin ardından Tahran’dan Türkiye’ye geldi. Geçici olarak sığındığı farklı yerler arasında yaşamını sürdüren kadın, başlangıçta durumun sakinleşmesiyle ülkesine dönmeyi planladığını, ancak şubat sonunda ABD ile İsrail’in İran’la savaşa girmesiyle planlarının değiştiğini belirtti.
İstanbul’da bir kafede oturan iki İranlı (AP)
İsmini açıklamak istemeyen mimar, “Durumun beklediğimden çok daha kötü olduğunu düşünmeye başladım” dedi. İnternet kesintileri nedeniyle İran’daki müşterileriyle çalışamadığını ifade eden kadın, 90 günlük vizesiz kalış süresinin dolmak üzere olduğunu ve Türkiye’de daha uzun süreli ikamet başvurusu yapacak maddi imkâna sahip olmadığını söyledi.
Kadın, bu nedenle Malezya’ya gitmeye karar verdiğini, burada vizesiz kalış süresi içinde bir ay boyunca barınma karşılığında sığınak inşaatında çalışacağını belirtti. Geleceğe dair net bir planı olmadığını da sözlerine ekledi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة