Bakan Bolat: Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artış sürecek

Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artışın süreceğini belirterek, "Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız." dedi.

AA
AA
TT

Bakan Bolat: Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artış sürecek

AA
AA

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğince (MÜSİAD) Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu kapsamında düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışında konuştu.

Bolat, kongrenin ve fuarın Türk ve Suudlu iş dünyası üyelerine ticaret ve yatırım açısından çok büyük faydalar sağlayacağına işaret ederek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında var olan kardeş ve dostça ilişkilerin siyaset, ekonomi, ticaret, yatırım, turizm ve kültür gibi her alanda çok daha ileri seviyelere yükselmesine büyük katkılar sunacağını vurguladı.

Ticaret Bakanlığı olarak Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın gerçekleştirilmesine destek verdiklerini dile getiren Bolat, Türk firmalara yurt dışı fuarlara katılmaları için sundukları desteklerden bahsetti.

İhracatçılara hem yurt dışında hem de Türkiye'de sundukları desteklerin devam edeceğinin altını çizen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü.

"Bugünkü Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda yapı ve inşaat, kapı ve pencere, iklimlendirme, elektrik, aydınlatma, gıda, kozmetik, makine, ambalaj, mobilya tekstil, sağlık, mutfak ekipmanları ve hizmetler alanlarında Türk firmalar ürünleri sergiliyor. 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ise dünyanın diğer ülkelerinden gelen Müslüman iş insanlarının Suudi Arabistanlı ve Türk meslektaşlarıyla buluşmalarına ve iş yapmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler çok iyi düzeyde ilerlemektedir."

Bolat, iki ülke liderinin karşılıklı ziyaretlerinden bahsederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın bu konudaki kararlı ve yüksek iradesine işaret etti.

"Orta vadede 10 milyar dolar karşılıklı ticaret için var gücümüzle çalışacağız"

Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminde yaşanan artışa değinerek, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid el-Kasabi ve diğer mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde çok önemli projelerin gündeme geldiğini söyledi.

Ticaret hacmindeki artışın süreceğini dile getiren Bolat, "2024, Allah'ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Zaten yılın ilk 2 ayında da Türkiye olarak bizim ihracatımızda yüzde 56'lık bir artış gerçekleşmiştir. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız." diye konuştu.

Bolat, özellikle inşaat, inşaat malzemeleri ve savunma sanayisi ürünlerinde, muhtelif projelerin devreye alınmasıyla beraber, karşılıklı ticaret ve yatırımlarda çok büyük bir sıçrama yaşanacağını söyledi.

İki ülke arasında son yıllarda gerçekleşen ekonomik ziyaretlerden ve etkinliklerden bahseden Bolat, çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini, iş forumları, iş konseyi toplantıları ve alım heyeti gibi programlar düzenlendiğini anlattı.

"İslam ülkeleri ile ticaretimiz 2023'te 132 milyar dolara yükseldi"

Ticaret Bakanı Bolat, tüm dünyada olumsuzluklar ve sıkıntılar yaşanırken Türkiye'nin ihracatını artırmaya ve büyümeye devam ettiğini belirterek, Türkiye'nin gayrisafi milli hasılanın tarihte ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1 trilyon 119 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

İhracatta ve dış ticarette son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ve ilerlemeleri anlatan Bolat, mal ihracatının 256 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 100 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Bolat, "2028 için vizyonumuz mal ihracatında 375 milyar dolar, hizmetler ihracatında da 200 yüz milyar dolara ulaşmak. Tüm üreticilerimizle ve ihracatçılarımızla var gücümüzle çalışacağız." dedi.

Geleneksel pazarları arasında yer alan AB, ABD ve OECD ülkelerinin yanı sıra İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme ve uzak ülkeler stratejisi sayesinde bu hedefe ulaşmak için çalıştıklarını dile getiren Bolat, Türkiye'nin İslam ülkeleri ile gerçekleştirdiği ticaret konusunda verileri paylaştı.

Bolat, 2002'de 10,7 milyar dolar olan Türkiye'nin bütün İslam ülkeleri ile ticaretinin 2023'te 12 kat artışla 132 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerde geçen yıl bir sıçrama yaşandığını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:

"Körfez-Arap İş Birliği Konseyi’nden ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 227 milyon dolar iken, 2022’de 16,2 milyar dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ülkemize gelen yatırımlar ise 2002’de 296 milyon dolar iken, 2022’de 21,4 milyar dolara yükselmiştir. Öte yandan ülkemizden Körfez-Arap İşbirliği Konseyi’ne doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 22 milyon dolar iken, 2022’de 171 milyon dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’na yatırımlarımız 2002’de 1,4 milyar dolar iken, 2022’de 5,4 milyar dolara yükselmiştir. Bunun yanında Türkiye Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolardan fazla yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ayrıca geçen ay İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu'nda eğitimi desteklemek amacıyla Suudi Kalkınma Fonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız arasında 55 milyon dolarlık kalkınma kredisi anlaşması imzalanmıştır."

"Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetleri 2023 yılında 3 milyar dolara ulaştı"

Türkiye’deki uluslararası sermayeye sahip şirket sayısının 2002 yılında 5 bin 600 iken 2023 yılında 80 bin 500’e yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımların ise 2003-2023 yıllarında 262 milyar dolara, Türkiye’den yurt dışına yabancı yatırımların da 60 milyar dolar seviyelerine ulaştığını aktardı.

Bolat, Türkiye'nin Körfez-Arap İş Birliği Konseyi ülkelerinde 716 proje ile 74 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti verdiğini, Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetlerinin ise 2023 yılında 16 proje ile yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Türkiye'nin turizm açısından Arap bölgesi için önemli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Bolat, Suudi Arabistan’dan ülkeye gelen turist sayısının 2023 yılında 820 binin üzerine çıkarak önemli bir seviyeye geldiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı el-Kasabi ile beraberindekiler Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından bakanlar ve beraberindeki heyet fuar alanını ziyaret etti. Türk ihracatçı ve üreticileriyle sohbet eden Bolat, iş insanlarıyla fotoğraf çektirdi.



Bağdat’tan “silahların devletin kontrolünde toplanmasına” karşı çıkanlara uyarı

Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
TT

Bağdat’tan “silahların devletin kontrolünde toplanmasına” karşı çıkanlara uyarı

Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)

Irak’ta yürütme ve yasama organları, dün “silahların devletin kontrolünde toplanması” projesine karşı çıkanlara yönelik yaptırım uygulanabileceği uyarısında bulundu. İktidardaki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, silah meselesinin 30 Haziran 2027’ye kadar çözüme kavuşturulmasını öngören anlaşmaya bağlılığını teyit etti.

Irak hükümeti de kurumlarına yasaları uygulama ve “silahların devlet kontrolünde toplanmasına ilişkin devlet kararlarını engelleyen, bu girişimlere katılan veya katkıda bulunan herkes hakkında cezai şikâyet süreçlerini başlatma” talimatı verdiğini açıkladı.

Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi de iç barışın korunması, hukukun uygulanması ve silahların devletin kontrolünde toplanması amacıyla hükümetin attığı adımlara destek verdiğini bildirdi.

Ankara’dan Irak ve Suriye açıklaması

Öte yandan Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin “komşuları Suriye ve Irak ile sınırlarının güvenliği tamamen sağlanana kadar” bu ülkelerdeki askerlerini tutmaya devam edeceğini söyledi.

Güler, “Kuvvet yapımız ve konuşlanmamız; terör tehdidinin gelişimine, sınır güvenliğimize ve sahadaki gelişmelere göre belirleniyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Iraklı bazı silahlı grupların, silahların devlet kontrolünde toplanması planına katılmayı kabul etmeleri karşılığında öne sürdükleri şartlardan biri de Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesiydi.


Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke Anlaşması’nın imza töreninin ardından (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili kanun teklifi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasıyla TBMM'ye sunuldu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onayına ilişkin kanun teklifinin parlamentoya sunulmasının, üç kardeş ülke arasındaki stratejik iş birliğinin pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.

Duran, söz konusu stratejik ortaklığın kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi, ortak savunma kapasitesini artırmayı ve bölgede güvenlik ile istikrarı korumayı amaçladığını ifade etti.

Duran, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, bölge ülkelerinin bölgesel meselelerde sorumluluk üstlenmesi ilkesine dayanan Mekke Anlaşması’nın, güvenlik ve dayanışmaya öncelik veren ortak bir iradeyi yansıttığını kaydetti.

Duran, “Anlaşmanın parlamentoda onay sürecinin ülkemiz ve kardeş ülkeler Suudi Arabistan ile Pakistan için hayırlı olmasını temenni ediyor, bu sürece katkı sağlayacak tüm siyasi partilere ve milletvekillerine şimdiden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

vfghy
Hakan Fidan ve Faysal bin Ferhan, pazartesi günü yaptıkları telefon görüşmesinde bölgesel meseleleri ve Husilerin saldırılarını ele aldı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Parlamento kaynakları, şu anda çalışma ziyareti için Kırgızistan’da bulunan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Türkiye’ye dönüşünün ardından kanun teklifini, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki Dışişleri Komisyonu’na sevk edeceğini bildirdi. Teklif, komisyonda ele alınmasının ardından onaylanmak üzere Genel Kurul’a sunulacak.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, imzacı ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış bir saldırı sayılması gibi önemli hükümler içeriyor. Bu düzenleme, NATO Antlaşması’nın 5. maddesini andırıyor.

Anlaşmada ayrıca ortak silah üretimi, savunma sanayisi şirketleri arasında teknoloji paylaşımı, askerî eğitim ve ortak tatbikatlar, uzman askerî personelin yetiştirilmesi, istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele alanlarında iş birliğine ilişkin hükümler bulunuyor.

Kanun teklifinin parlamentoya sunulmasından bir gün önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile bölgesel güvenlik meselelerini görüştü.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre pazartesi günü telefonla gerçekleştirilen görüşmede iki bakan, Husilerin Suudi Arabistan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarına odaklandı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Husilerin saldırılarını sert bir dille kınadı. Erdoğan, Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği saldırının aralarında umrecilerin de bulunduğu çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açtığını söyledi.

csdfghy
Erdoğan, pazartesi akşamı Türkiye’de köy muhtarlarıyla yaptığı toplantıda konuşurken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, pazartesi gecesi ile salıyı bağlayan saatlerde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde köy muhtarlarıyla yaptığı toplantıda konuştu. Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıların bölgedeki gerilimi ciddi ölçüde artırdığını belirten Erdoğan, Suudi Arabistan’ı “dost ve kardeş ülke” olarak nitelendirdi.


Türk yönetmen Çatak Şarku’l Avsat konuştu: Politik sinema dünyanın bilincini uyandırıyor

Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).
Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).
TT

Türk yönetmen Çatak Şarku’l Avsat konuştu: Politik sinema dünyanın bilincini uyandırıyor

Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).
Film, El Gouna Film Festivali’nin 9’uncu edisyonu kapsamında gösterildi (Yapım şirketi).

Türk yönetmen İlker Çatak, Sarı Zarflar filminin başrol oyuncusu Özgü Namal ile sanatsal iş birliğinin, henüz 15 yaşındayken annesiyle birlikte İstanbul’da izlediği bir tiyatro oyununa dayandığını söyledi. O dönem Namal’ın sahnedeki varlığından çok etkilendiğini anlatan Çatak, genç bir oyuncu olmasına rağmen sahnede herkesten daha güçlü bir etki bıraktığını belirtti. Gösterinin ardından annesiyle uzun süre Namal’ın yeteneği hakkında konuştuğunu aktaran yönetmen, oyuncunun sonraki yıllarda yıldızlaşma sürecini de yakından takip ettiğini ifade etti.

Çatak, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Sarı Zarflar filminin hazırlıkları sırasında oyuncu seçimi direktörünün Özgü Namal’ı önermesiyle eski anısının yeniden aklına geldiğini söyledi. Namal’ın oyunculuğu bırakmış olabileceğini düşündüğünü belirten yönetmen, oyuncunun İstanbul’dan uzakta, kırsal bir bölgede yaşadığını ancak projeyi görüşmek üzere kendisiyle buluşmaya geldiğini anlattı. Bu görüşmenin Namal’ın yeniden oyunculuğa dönme isteğiyle aynı döneme denk geldiğini kaydeden Çatak, yıllardır performansının izini taşıdığı bir oyuncuyla çalışma fırsatı bulduğunu dile getirdi.

Sarı Zarflar, El Gouna Film Festivali kapsamında gösteriliyor. Film, Türkiye’de sanatla uğraşan Derya ve Aziz adlı evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Tiyatro oyunlarının açılışında yaşanan bir olayın ardından hayatları altüst olan çift, devletin hedefi haline geliyor. İnançlarından ödün vermeden ayakta kalmaya çalışırken günlük hayatın gerekliliklerini de karşılamak zorunda kalan ikilinin evliliği giderek artan baskılarla karşı karşıya kalıyor. Ergenlik çağındaki kızları ise babasının geri adım atmayı reddeden tutumuyla annesinin ailenin geleceğini güvence altına alma çabası arasında sıkışıp kalıyor.

Türk yönetmen, Özgü Namal ve Türk oyuncu Tansu Biçer’i seçmesinde ikisinin de tiyatro geçmişine sahip olmasının önemli rol oynadığını belirtti. İstanbul’da küçük bir tiyatro işleten Biçer’in sahne konusunda geniş deneyime sahip olduğunu vurgulayan Çatak, ortak seçmeler sırasında iki oyuncunun birbirleriyle kurduğu uyumun kısa sürede ortaya çıktığını söyledi. İkilinin birlikte sergilediği performansta aradığı ilişkiyi gördüğünü kaydeden yönetmen, oyuncuların birbirlerine doğal biçimde karşılık verebildiklerini ve böylece evlilik sahnelerinin senaryodaki diyalogların ötesinde bir canlılık kazandığını ifade etti.

cd vdf
Yönetmen, politik temalı filmler yapmayı tercih ediyor (Yapım şirketi)

Çatak, başrol oyuncularına diyalogları şekillendirme konusunda geniş özgürlük tanıdığını, kelimeleri değiştirmelerine ve kendi ifadelerini kullanmalarına izin verdiğini anlattı. Oyuncuların deneyimlerinin, sahnenin anlamını koruyarak bunu başarabileceklerine dair kendisine güven verdiğini belirten yönetmen, onlarla çalışmayı Lionel Messi gibi bir futbolcuyla sözleşme yapmaya benzetti.

Çatak, bu düzeyde bir yeteneğe sahip olmanın yönetmene de sorumluluk yüklediğini belirterek oyuncuların kendilerini ortaya koyabilecekleri koşulları sağlamanın önemine dikkat çekti. Herkesin önceden belirlenmiş bir yaklaşımın dışına çıkmaktan çekinmeden konuşabildiği ve öneriler sunabildiği bir çalışma ortamı oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Bu güvenin kendi çalışma biçimini de etkilediğini söyleyen Çatak, oyuncuların çalışma sırasında ortaya koyduklarını dinlemeye ve farklı önerilere daha açık hale geldiğini dile getirdi. Oyuncunun duygusuna nasıl ulaştığını çözümlemesine ya da kullandığı yöntemleri açıklamasını istemesine gerek duymadığını belirten yönetmen, kamera karşısında ikna edici bir sonuç elde edilmesini yeterli bulduğunu ifade etti.

Başrol oyuncularının hayatlarını oyunculuğa adadıklarını ve mesleklerine ilişkin önemli bir birikim edindiklerini kaydeden Çatak, bu nedenle performanslarına ilişkin kararları kendilerinin verebilmesi için onlara gerçek bir alan açılması gerektiğini söyledi. Yönetmene göre oyuncunun özgürlüğü, öncelikle senaryonun sağlamlığına dayanıyor. Karakterin neyi savunduğunu ve neyin peşinde olduğunu açıkça bilen oyuncu, sahnenin bütünlüğünü bozmadan kendi kelimeleriyle kendini ifade edebiliyor.

Filmlerinde yıldız oyunculara yer verme konusuna da değinen Çatak, tanınmış isimlerle çalışmayı bir zorunluluk olarak görmediğini ancak bu isimlerin filmin daha geniş kitlelere ulaşma ihtimalini artırdığının farkında olduğunu söyledi. Batı toplumlarında izleyicilerin belirli oyuncuları tanıyabildiğini, buna karşılık başka ülkelerdeki önemli yeteneklerin yıllarca ortaya koydukları eserlere ve mesleklerine yaptıkları katkılara rağmen yeterince bilinmeyebildiğini belirtti.

Geçen yıl Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan filmin çekim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çatak, önceki filmi Öğretmenler Odası ile Oscar yarışına ilişkin kampanya sona erdikten sonra çekimlere başladığını anlattı. Bu süreçte enerjisinin büyük bölümünü tükettiğini hissettiğini belirten yönetmen, aynı zamanda kariyerinin en büyük prodüksiyonuna hazırlanıyordu.

cd
Türk yönetmen İlker Çatak (Yapım şirketi)

Filmde diyaloglu rollerde yaklaşık 60 oyuncunun yer almasının geniş kapsamlı bir organizasyon gerektirdiğini vurgulayan Çatak, çok sayıda ayrıntıyı takip etmek zorunda kaldığını söyledi. Bunun yanı sıra kamera önünde olup bitenlere, sahnelere ve karakterlere odaklanması gerektiğini belirten yönetmen, yoğun iş yükünün çekim sürecini daha da zorlaştırdığını ifade etti.

Alman ekip ile Türk oyuncuların bir arada çalışmasının da süreci güçleştirdiğini anlatan Çatak, iki dili konuşabilen sınırlı sayıdaki kişiden biri olduğu için çeviri yapmak ve talimatları aktarmak gibi sorumlulukların önemli bölümünü üstlendiğini kaydetti.

Çatak, Öğretmenler Odası filmini tamamlamadan önceki dönemi de hatırlatarak kariyerinde hangi filmlere yer vermek istediğini ve yıllar sonra geriye dönüp baktığında nasıl bir filmografiye sahip olmayı arzuladığını düşünmeye başladığını söyledi.

Bazı sanatsal tercihlerin bir izleyici tarafından başarılı bulunurken bir başkasını rahatsız edebileceğini belirten Çatak, bir filmin nasıl karşılanacağını yapım aşamasında kesin olarak bilmenin mümkün olmadığını ifade etti. Bununla birlikte politik bir duruş taşıyan filmler yapmayı tercih ettiğini vurgulayan yönetmen, yaşadığımız dünyada toplumsal bilince ihtiyaç duyulduğunu düşündüğünü söyledi. Çatak, her sanatçının kendi eserlerinin niteliğini belirleme hakkına da saygı duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaları sırasında bu özgürlük alanını aradığını ve filmleri hakkında farklı görüşlerin ortaya çıkmasını doğal karşıladığını belirten Çatak, yeni bir fikri denemenin onun reddedilmesi ihtimalini de göze almayı gerektirdiğini söyledi. Yönetmen, risk alma isteğinin Sarı Zarflar filmindeki sanatsal kararlarının ardındaki temel motivasyonlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.