Sandık kurullarında görev alan kamu personeli 1 Nisan'da idari izinli sayılacak

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde sandık kurullarında görev alan kamu personeli, 1 Nisan Pazartesi idari izinli olacak.

AA
AA
TT

Sandık kurullarında görev alan kamu personeli 1 Nisan'da idari izinli sayılacak

AA
AA

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, konuya ilişkin kararı, sosyal medya hesabından duyurdu.

Kararda, 31 Mart Pazar günü yapılacak Mahalli idareler Genel Seçimleri'nde görev alacak sandık kurulu başkanları ile bir üyesinin, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 22. ve 23. maddelerinde belirtilen usul ve esaslara göre kamu görevlileri arasından belirlendiği anımsatılarak, şu ifadelere yer verildi:

"Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerinin her birine ait oy pusulaları olduğundan, oyların sayım ve dökümü, tutanakların düzenlenmesi ve diğer işlemler tamamlandıktan sonra belgelerin ve seçim malzemelerinin İlçe Seçim Kurullarına teslim süreci gece geç saatlere kadar devam etmektedir.

Bu nedenle, sandık kurullarında görev alan kamu personelinin, 1 Nisan 2024 Pazartesi günü idari izinli sayılmaları Sayın Cumhurbaşkanımızca uygun görülmüştür."



Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

TT

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırması ve Türkiye'yi Suriye'yi vesayeti altına almaya çalışmakla suçlamasının ardından Türkiye dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'den çekilmesi ve istikrar çabalarını engellemekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Dışişleri bakanlığı açıklamasında, “İsrail, bölgedeki güvenliğe yönelik en büyük tehdit haline geldi” diyerek, “stratejik bir istikrarsızlaştırıcı, kaosa neden olan ve terörizmi körükleyen” bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre açıklama şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bölgede güvenliğin tesis edilebilmesi için İsrail'in öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmesi, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Suriye'deki istikrar çabalarını baltalamaktan vazgeçmesi gerekmektedir.”

Suriye'ye yönelik hava saldırılarını dün gece yoğunlaştıran İsrail, saldırıları Şam'daki “yeni yöneticilere” bir uyarı olarak ilan etti ve Ankara'yı Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, çarşamba gecesi düzenlenen hava saldırılarının “İsrail Devleti'nin güvenliğinin tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğimize dair açık bir mesaj ve gelecek için bir uyarı” olduğunu söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail silahlı kuvvetlerinin Suriye içindeki tampon bölgelerde kalacağını ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı harekete geçeceğini belirterek, Suriye hükümetini, İsrail'e düşman güçlerin girmesine izin vermesi halinde ağır bir bedel ödeyeceği konusunda uyardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin endişelerini yansıtarak, Ankara'yı Suriye'de, Lübnan'da ve başka yerlerde “olumsuz bir rol” oynamakla suçladı.

Saar, Paris'te düzenlediği basın toplantısında “Suriye'ye Türk vesayetini empoze etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Niyetlerinin bu olduğu çok açık” ifadelerini kullandı.