Türkiye'de yaşlı nüfusu yüzde 21,4 artarak 8 milyon 722 bin kişiye ulaştı

Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus beş yılda yüzde 21,4 artarak geçen yıl 8 milyon 722 bin 806 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2023 itibarıyla yüzde 10,2'ye çıktı.

AA
AA
TT

Türkiye'de yaşlı nüfusu yüzde 21,4 artarak 8 milyon 722 bin kişiye ulaştı

AA
AA

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılına ilişkin "İstatistiklerle Yaşlılar" çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, 2018'de 7 milyon 186 bin 204 kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus, son beş yılda yüzde 21,4 artarak 2023'te 8 milyon 722 bin 806 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2018'de yüzde 8,8 iken, 2023'te yüzde 10,2'ye çıktı.

Yaşlı nüfusun 2023'te yüzde 44,5'ini erkekler, yüzde 55,5'ini kadınlar oluşturdu. Nüfus projeksiyonlarında yaşlı nüfus oranının 2030'da yüzde 12,9, 2040'ta yüzde 16,3, 2060'ta yüzde 22,6 ve 2080'de yüzde 25,6 olacağı öngörüldü.

Yaşlı nüfus, yaş grubuna göre incelendiğinde, 2018'de bu kesimin yüzde 62,2'si 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,6'sı 75-84 yaş grubunda ve yüzde 9,2'sinin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2023'te yüzde 64'ünün 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,1'inin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,9'unun 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı belirlendi.

Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı 2023'te 6 bin 609 oldu.

Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10'u geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hızla artış gösterdi.

Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmayla sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artmasıyla nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazla.

Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili bilgi veren göstergelerden olan ortanca yaş da 2018'de 32 iken 2023'te 34 oldu. Ortanca yaş 2023'te erkeklerde 33,2, kadınlarda 34,7 olarak hesaplandı.

Nüfus projeksiyonlarında ortanca yaşın 2030'da 35,6, 2040'ta 38,5, 2060'ta 42,3 ve 2080'de 45 olacağı tahmin edildi.

Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı 2018'de yüzde 12,9 iken 2023'te yüzde 15'e çıktı.

Türkiye, yaşlı nüfusunda 184 ülke arasında 67'nci sırada

Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2030'da yüzde 19,6, 2040'ta yüzde 25,3, 2060'ta yüzde 37,5 ve 2080'de yüzde 43,6 olacağı öngörüldü.

Nüfus tahminlerine göre, 2023'te dünya nüfusu 8 milyar 45 milyon 311 bin 448 kişi, yaşlı nüfus ise 807 milyon 790 bin 294 kişi oldu. Buna göre, dünya nüfusunun yüzde 10'unu yaşlı nüfus oluşturdu.

En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke, yüzde 30,1 ile Japonya, yüzde 24,5 ile İtalya ve yüzde 23,6 ile Finlandiya oldu. Türkiye bu açıdan 184 ülke arasında 67'nci sırada yer aldı.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2023'te yüzde 20 ile Sinop olarak belirlendi. Bu ili yüzde 19,5 ile Kastamonu, yüzde 18,3 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,5 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4 ile Hakkari ve 4,2 ile Şanlıurfa izledi.

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısı 2023'te 54 oldu.

Yaklaşık her dört haneden birinde en az bir yaşlı fert var

Türkiye'de 2023'te toplam 26 milyon 309 bin 332 haneden 6 milyon 458 bin 465'inde yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu belirlendi. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 24,5'inde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü.

En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 458 bin 465 haneden 1 milyon 669 bin 270'inde tek başına yaşlı fertler yaşıyor. Bu hanelerin yüzde 74,4'ünde yaşlı kadınlar, yüzde 25,6'sında da yaşlı erkekler bulunuyor.

En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2023 yılında yüzde 34,4 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,3 ile Burdur, yüzde 34 ile Çanakkale izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 7,8 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 13,5 ile Batman, yüzde 14,9 Van izledi.



Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı

Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı
TT

Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı

Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı

Pınar Yayınları'nın kurucularından, eski Mazlum-Der Genel Başkanı Cevat Özkaya, İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı. Üsküdar'da düzenlenen cenaze törenine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Bilal Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.

Türkiye'de yayıncılık ve sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan, Pınar Yayınları'nın kurucularından Cevat Özkaya, 72 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi gören Özkaya için İstanbul'da cenaze töreni düzenlendi.

Özkaya'nın cenaze namazı, 17 Ekim 2026 Cumartesi günü öğle namazının ardından Üsküdar'daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde kılındı.

CENAZE TÖRENİNE NUMAN KURTULMUŞ VE AHMET DAVUTOĞLU DA KATILDI

Cevat Özkaya'nın cenaze törenine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Bursa Milletvekili Kani Torun ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan katıldı.

Özkaya'nın ailesi, yakınları, dostları ile yayıncılık ve sivil toplum çevrelerinden isimler de cenaze töreninde hazır bulundu.

Özkaya'nın naaşı, cenaze namazının ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'na götürülerek toprağa verildi.

Cevat Özkaya kimdir?

• 1954 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu. Ortaokul ve lise eğitiminin ardından İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü tamamladı.

• Kısa bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra 1976 yılında yayıncılık dünyasına adım attı. Pınar Dergisi’nin yayın kadrosunda yer aldı.

• Pınar Yayınları'nın kuruluşunda görev aldı ve 45 yıl boyunca bu yayınevinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. İslam dünyasının fikir akımlarını ve öncü isimlerinin eserlerini okuyucuyla buluşturdu.

• Özkaya, 1988'de kurulan Araştırma ve Kültür Vakfının kurucuları arasında yer aldı ve Umran dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü

• Özkaya, yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra sivil toplum çalışmalarında da görev aldı. Bir dönem Mazlum-Der Genel Başkanlığı yaptı.


Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti

Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti
TT

Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti

Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti

Yayımcı, yazar ve Araştırma ve Kültür Vakfı'nın kurucularından  fikir adamı Cevat Özkaya hayatını kaybetti.

Kolon kanseri tedavisi gören Cevat Özkaya, 16 Ekim 2026 tarihinde 72 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi 17 Ekim Cumartesi günü Üsküdar Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi'nde ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'na defnedilecektir.

Özkaya’nın acı haberini duyuran Pınar Yayınları sosyal medya hesabındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı.

Yayınevimizin kurucularından, genel yayın yönetmenimiz kıymetli büyüğümüz ve hocamız Cevat Özkaya Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
 Ömrünü ilme, fikre ve yayıncılığa adayan Cevat Özkaya Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine yakınlarına sevenlerine ve bütün ilim ve kültür camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Cevat Özkaya kimdir?

• 1954 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu. Ortaokul ve lise eğitiminin ardından İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü tamamladı.

• Kısa bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra 1976 yılında yayıncılık dünyasına adım attı. Pınar Dergisi’nin yayın kadrosunda yer aldı.

• Pınar Yayınları'nın kuruluşunda görev aldı ve 45 yıl boyunca bu yayınevinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. İslam dünyasının fikir akımlarını ve öncü isimlerinin eserlerini okuyucuyla buluşturdu.

• Özkaya, 1988'de kurulan Araştırma ve Kültür Vakfının kurucuları arasında yer aldı ve Umran dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü

• Özkaya, yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra sivil toplum çalışmalarında da görev aldı. Bir dönem Mazlum-Der Genel Başkanlığı yaptı.


Ali Keyali, 2013 Banyas katliamının baş şüphelisi olarak yakalandı

Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)
Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)
TT

Ali Keyali, 2013 Banyas katliamının baş şüphelisi olarak yakalandı

Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)
Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)

Suriye Genel İstihbarat Teşkilatı, 2013 yılında Banyas’ta gerçekleştirilen katliamın baş şüphelisi Ali Keyali’yi, diğer adıyla Miraç Ural’ı, sınırdan kaçmaya çalışırken yakaladı. Şarku’l Avsat’ın Suriye Arap Haber Ajansı SANA’dan aktardığı habere göre operasyon, zanlının kaçış girişimi sırasında düzenlendi. Ajans, Keyali’nin nerede yakalandığına veya hangi ülkeye gitmeye çalıştığına ilişkin bilgi vermedi.

xcvfbg
Suriye makamlarının, Ali Keyali’nin (Mirac Ural) yakalanmasının ardından yayımladığı ilk fotoğraf

Suriyeli kaynaklar, Keyali’nin Lübnan sınırını birkaç kez geçerken tespit edildiğini belirtiyor. Öte yandan Lübnan’daki MTV kanalının haberine göre Metn bölgesine bağlı Mansuriye’de bir kişinin evinden kaçırıldığı, eşinin ve oğlunun da kelepçelendiği olayda kaçırılan kişinin, Suriye ve Türkiye vatandaşı Ali Keyali olduğu bildirildi. Suriye’de “Banyas Kasabı” olarak tanınan Miraç Ural’ın söz konusu kişi olduğu öne sürüldü. Şarku’l Avsat, haberin doğruluğunu henüz bağımsız olarak teyit edemedi.

Miraç Ural kimdir?

1956 yılında Türkiye’nin Hatay’ın İskenderun ilçesinde doğan Miraç Ural, aşırı sol görüşlü bir örgüte katıldı. Bu nedenle Türkiye’de birkaç kez hapse giren Ural, 1980’lerin başında Suriye’ye kaçtı. Burada dönemin Devlet Başkanı Hafız Esad tarafından kendisine verilen Suriye vatandaşlığı da dahil olmak üzere çeşitli ayrıcalıklardan yararlandı.

ghj
Suriye İnsan Hakları Ağına göre, Ali Keyali (Mirac Orall), Suriyeli sivillere yönelik katliamlarda kendisine eşlik eden yardımcısıyla birlikte.

Daha sonra Ali Keyali adını kullanan Ural, “Suriye Direnişi” adını verdiği silahlı grubu yönetti. Grup, savaş yıllarında Beşşar Esad rejiminin güçleriyle birlikte savaştı. Adı, Beyda ve Banyas katliamlarıyla anılan grup, Suriye halkına yönelik baskılara da katıldı. Ural’ın adı ayrıca 2012’deki Hula katliamı ve Türkiye’deki Reyhanlı saldırılarıyla ilişkilendirildi.

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) kayıtlarına göre Beyda katliamında 36’sı çocuk, 28’i kadın olmak üzere 264 sivil hayatını kaybetti. Ras en-Nebaa katliamında ise 56’sı çocuk, 43’ü kadın olmak üzere 195 sivil yaşamını yitirdi.

İki katliama ilişkin tanıklıklar ve raporlarda, cesetlerin sokaklara, dükkânlara ve bodrumlara kadar yayıldığı, sivillerin ateşli silahlar ve kesici aletlerle infaz edildiği, evlerin ve cesetlerin yakıldığı yönündeki anlatımlara yer verildi.

fvghyju
Suriyeli sivillere yönelik katliamları gerçekleştiren grubunun üyeleriyle birlikte Ali Keyali (Miraç Ural) (Sosyal medyada paylaşıldı)

Keyali’ye bağlı milisler, Lazkiye, Halep ve İdlib kırsalında da Suriyelilere yönelik katliamlar gerçekleştirdi. Bu saldırılarda yüzlerce kişi öldü veya yaralandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Eylül 2013’te yayımladığı raporda Beyda’da 167, Banyas’ta ise 81 kişi olmak üzere en az 248 kişinin infaz edildiğini belgeledi. Örgüt, gerçek can kaybının daha yüksek olabileceğine dikkat çekti.

Hayatta kalanların ifadeleri ve görüntülü kanıtlara dayanan raporda, kurbanların büyük bölümünün çatışmalar sona erdikten ve muhalif savaşçılar bölgeden çekildikten sonra öldürüldüğü sonucuna varıldı.

Beyda’da yakalama haberi sevinçle karşılandı

Keyali’nin yakalandığı haberinin duyulmasının ardından, perşembe günü Suriye’nin batısındaki Tartus iline bağlı Banyas kentinin Beyda beldesindeki camilerden tekbir sesleri yükseldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bölgedeki camilerden tekbirler getirildiği görüldü. Görüntüleri paylaşanlar, tekbirlerin Ural’ın yakalanmasını kutlamak amacıyla getirildiğini belirtti. Böylece 2013’teki katliamın üzerinden yaklaşık 13 yıl geçtikten sonra zanlının yakalandığı haberi bölgede yankı buldu.

Suriye İnsan Hakları Ağı Direktörü Fadel Abdülgani, gelişme üzerine bugün X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“10 Mayıs 2013’te, 92’si çocuk, 71’i kadın olmak üzere 459 sivilin öldürüldüğünü belgelediğimiz raporumuzu yayımladık. Bölge sakinlerinin ifadelerine dayanarak Ali Keyali’nin adını rapora ekledik ve kendisinin katliamın önde gelen sorumlularından biri olduğunu belirttik. Bu, mezhepçi bir nitelik taşıyan bir katliamdı. Çocukların, kadınların ve erkeklerin isimlerini kayda geçiriyorduk. Aileler bazı üyelerini ya da tüm yakınlarını kaybetmişti. Hayatta kalanlar bize unutulması güç tanıklıklar aktarıyordu. Aradan 13 yıldan fazla zaman geçtikten sonra, bu davanın sonunda en önemli şüphelilerinden birinin sorgulanabileceği aşamaya gelmesinin önemini hissediyorum. Bugün özellikle bütün bu yıllar boyunca bekleyen kurban ailelerini düşünüyorum.”

loş
Ali Keyali (Miraç Ural), Suriye’de sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafında

Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya İşlerinden Sorumlu Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan da X hesabından yaptığı açıklamada, Suriye istihbaratının İçişleri Bakanlığıyla iş birliği içinde Miraç Ural olarak bilinen Ali Keyali’yi yakalamasını kutladı.

Zeydan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Halkımızı, Suriye istihbaratının İçişleri Bakanlığıyla iş birliği içinde, Suriye devrimi sırasında Beyda-Banyas katliamı da dahil olmak üzere halkımıza karşı katliamlar gerçekleştiren suçlu Miraç Ural, namıdiğer Ali Keyali’yi yakalamasından dolayı kutluyoruz. Zaman geçse de geçmese de katil suçluların tamamı yakalanacak. Güvenlik birimlerimizin takibinden kaçış yok.”

Suriye makamları, 4 Ekim’de de aynı katliama katılmakla suçladıkları ve Ural’ın yardımcısı olarak nitelendirdikleri Cemal Trablusi’nin gözaltına alındığını duyurmuştu.

Suriye yönetimi, Esad rejimi döneminde sivillere yönelik ihlallere karışan kişileri yakalamaya yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Yetkililer, bu girişimleri geçiş dönemi adaleti ve işlenen suçlardan sorumlu kişilerin hesap vermesini sağlama çabalarının bir parçası olarak tanımlıyor.

Suriye’de muhalifler, 8 Aralık 2024’te başkent Şam’a girerek yönetimi babası Hafız Esad’dan devralan Beşşar Esad rejimini devirmişti.