Cübbeli Ahmet'ten İsmailağa'ya yanıt: Tarikat Hasan Efendi'nin değildir ki beni ihraç etsin

“Hasan Efendi nasıl Mahmud Efendi'nin müridiyse ben de Mahmud Efendi'nin müridiyim, mürit müridi nasıl ihraç edecek”

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cübbeli Ahmet'ten İsmailağa'ya yanıt: Tarikat Hasan Efendi'nin değildir ki beni ihraç etsin

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Kamuoyunda "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, İsmailağa cemaatinin kendisini cemaatten ihraç ettiğine yönelik açıklamasına yanıt verdi. 

Sosyal medya hesabından yaklaşık 4 saatlik bir video paylaşan Ünlü, İsmailağa cemaatinin açıklamasında yer alan, "Şeyhimiz Hasan Efendi Hazretlerimiz Cübbeli Ahmet Hoca'yı reddetti" ifadesine tepki gösterdi.

Ünlü, "Tarikat Hasan Efendi'nin tarikatı değildir ki beni ihraç etsin. Hasan Efendi nasıl Mahmud Efendi'nin müridiyse ben de Mahmud Efendi'nin müridiyim, mürit müridi nasıl ihraç edecek? Öte yandan videoda montaj söz konusu" ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Mahmut Ustaosmanoğlu öldükten sonra İsmailağa cemaatinde “posta oturma” hakkının kendisinde olduğunu belirten Ünlü, 5 gün önce bir video yayınlayıp cemaatin ileri gelenlerine çarşamba akşamına kadar süre vermişti.

Ancak süre henüz dolmadan İsmailağa cemaati, Cübbeli Ahmet Hoca ile tüm bağlarını kopardığını bildirdi.



Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

TT

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırması ve Türkiye'yi Suriye'yi vesayeti altına almaya çalışmakla suçlamasının ardından Türkiye dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'den çekilmesi ve istikrar çabalarını engellemekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Dışişleri bakanlığı açıklamasında, “İsrail, bölgedeki güvenliğe yönelik en büyük tehdit haline geldi” diyerek, “stratejik bir istikrarsızlaştırıcı, kaosa neden olan ve terörizmi körükleyen” bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre açıklama şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bölgede güvenliğin tesis edilebilmesi için İsrail'in öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmesi, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Suriye'deki istikrar çabalarını baltalamaktan vazgeçmesi gerekmektedir.”

Suriye'ye yönelik hava saldırılarını dün gece yoğunlaştıran İsrail, saldırıları Şam'daki “yeni yöneticilere” bir uyarı olarak ilan etti ve Ankara'yı Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, çarşamba gecesi düzenlenen hava saldırılarının “İsrail Devleti'nin güvenliğinin tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğimize dair açık bir mesaj ve gelecek için bir uyarı” olduğunu söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail silahlı kuvvetlerinin Suriye içindeki tampon bölgelerde kalacağını ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı harekete geçeceğini belirterek, Suriye hükümetini, İsrail'e düşman güçlerin girmesine izin vermesi halinde ağır bir bedel ödeyeceği konusunda uyardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin endişelerini yansıtarak, Ankara'yı Suriye'de, Lübnan'da ve başka yerlerde “olumsuz bir rol” oynamakla suçladı.

Saar, Paris'te düzenlediği basın toplantısında “Suriye'ye Türk vesayetini empoze etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Niyetlerinin bu olduğu çok açık” ifadelerini kullandı.