Kadir Gecesi dualarla idrak edildi

Ramazan ayının 27'nci gecesinde olduğu genel kabul görmüş olan ve Kur'an-ı Kerim'de "bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi idrak edildi.

Kadir Gecesi dualarla idrak edildi
TT

Kadir Gecesi dualarla idrak edildi

Kadir Gecesi dualarla idrak edildi

İslam dininde "bin aydan daha hayırlı olduğu" kabul edilen Kadir Gecesi vesilesi ile vatandaşlar camilere akın etti.

Kadir Gecesi İstanbul'daki camilerde idrak edildi

Kentte vatandaşlar, Kadir Gecesi'ni idrak etmek için Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ile Sultanahmet, Süleymaniye, Fatih, Büyük Çamlıca ve Taksim camileri başta olmak üzere tüm camileri doldurdu.

Akşam namazını cemaatle kılanlar, yatsı namazını da camilerde ve çevrelerinde bekledi.

Vatandaşların birçoğu, oruçlarını da Sultanahmet Meydanı'ndaki çimlerin üzerinde açtı. Çevredeki lokantalarda da iftar için uzun kuyruklar oluştu.

İftarın ardından çok sayıda vatandaşın aileleriyle camilere geldiği görüldü. Yatsı namazının eda edilmesinden sonra teravih namazına geçildi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde Kadir Gecesi için program düzenlendi.

İlahilerin okunup duaların edildiği programa, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş da katıldı.

Yoğun kalabalık nedeniyle Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ve Sultanahmet Camisi içerisinde yer kalmayınca vatandaşlar Sultanahmet Meydanı'nı doldurdu.

Kur'an-ı Kerim tilavetini dinleyen vatandaşlar, dua etti.

Öte yandan, Kadir Gecesi dolayısıyla Büyük Çamlıca Camisi'ne "Kadir Gecemiz Mübarek Olsun" yazılı mahya asıldı.

Deprem bölgesinde Kadir Gecesi idrak edildi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'de meydana gelen depremin merkez üssü ile afetin etkilediği Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa, Kilis ve Malatya'da Kadir Gecesi dolayısıyla programlar yapıldı.

Gaziantep'te Kadir Gecesi dolayısıyla vatandaşlar camileri doldurdu.

İl Müftülüğünce kentteki camilerde düzenlenen programlarda Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Şahinbey Millet Camisi ve Külliyesi avlusunda ise cemaate ikramda bulunuldu.

Şanlıurfa

"Peygamberler şehri" olarak da adlandırılan Şanlıurfa'da, Kadir Gecesi nedeniyle vatandaşlar Balıklıgöl Yerleşkesi'ndeki camilere akın etti.

Akşam ezanından itibaren yerleşkeye gelenler, camilerde namaz kıldı, Kuran-ı Kerim okudu, dua etti.

Yatsı namazının ardından Şanlıurfa Müftülüğünce Dergah Camisi'nde mevlit okutuldu.

Kentteki camilerin tamamında kandil dolayısıyla özel programlar düzenlendi.

Malatya

Malatya'da Battalgazi ilçesinde Kernek Karagözlüler Cami de Kadir Gecesi dolayısıyla program düzenlendi. Bazı vatandaşlar, camiye gelenlere çikolata ikram etti.

İl Müftüsü Şahin Yıldırım, camiyi inşa eden hayırsever Nüvit Kargözlü'ye Diyanet İşleri Başkanlığınca gönderilen teşekkür belgesini verdi.

Kur'an-ı Kerim ve ilahilerin okunmasının ardından Yıldırım, ramazan ayı ile Kadir Gecesi'nin önemiyle ilgili vaaz verdi.

Kilis

Kilis'te Kadir Gecesi dolayısıyla vatandaşlar, camilere akın etti. İl Müftülüğü tarafından kentteki camilerde Kadir Gecesi dolayısıyla program düzenlendi.

Akşam namazının ardından camileri dolduranlar namaz kılarak dua etti. Yoğunluk nedeniyle bazı vatandaşlar namazlarını dışarıda kılmak durumunda kaldı.

Hacı Mustafa Cümbüş Camisi'ndeki programa katılan İl Müftüsü Alettin Bozkurt’un namaz öncesi verdiği vaazla başlayan programda, Kur'an-ı Kerim okundu.

Kahramanmaraş

Kahramanmaraş'ta Kadir Gecesi dolayısıyla program düzenlendi.

Türkiye’nin 4. büyük camisi Abdülhamid Han Camisi’nde bin aydan daha hayırlı geceyi idrak etmek isteyen vatandaşlar cami ve avluyu doldurdu.

Burada namazlarını kılıp dua eden vatandaşlar, cam fanustaki Sakal-ı Şerif'i görmek için yoğunluk oluşturdu. Sakal-ı Şerif, dua ve salavatlar eşliğinde vatandaşlara gösterildi.

Kent geneli ve ilçelerdeki camilerde de yatsı namazından önce Kur'an-ı Kerim, mevlit ve ilahiler okundu, dua edildi.

Dernek ve vatandaşlar tarafından ikramda bulunuldu.

Adıyaman

Adıyaman'da Kadir Gecesi dolayısıyla program düzenlendi.

Emir Sultan Camisine akşam ezanından itibaren vatandaşlar namaz kıldı, Kuran-ı Kerim okudu, dua etti.

Kentteki camilerin tamamında kandil dolayısıyla özel programlar düzenlendi.

Namaz sonrası çeşitli ikramlar dağıtıldı.

Erzurum, Ardahan ve Tunceli'de Kadir Gecesi dolayısıyla camilerde program düzenlendi.

Erzurum'da iftardan sonra camiler dolmaya başladı.

Başta tarihi Ulu Cami, Lalapaşa Camisi ve Muratpaşa Camisi olmak üzere camileri dolduran cemaat, namaz kılıp dua etti.

Düzenlenen programlarda Kur'an-ı Kerim ve ilahiler okundu.

Erzurum İl Müftüsü Rüstem CanLalapaşa Cami'sinde Filistin ve şehitler için dua etti.

Vatandaşların yoğun olarak katıldığı programda cemaate cami çıkışında ikramda bulunuldu.

Ardahan’da da camilerde Kadir Gecesi programları düzenlendi.

Kentteki camilere gelenler ibadet yaptı, dua etti.

Tunceli’de ise İl Müftülüğü tarafından kentteki camilerde program düzenlendi.

Vatandaşlar, Kur'an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif dinledi, namaz kılıp dua etti.

Yatsı namazının ardından cemaate ikramda bulunuldu.

Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye'de de Kadir Gecesi dolayısıyla camilerde program düzenlendi.

Adana Müftülüğü tarafından Hacı Sabancı Merkez Camisi'nde düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Camiye gelenler namaz kıldı, dua etti.

İlahi ve kasidelerin okunduğu programa katılan vatandaşlar, gecenin manevi atmosferini yaşadı.

Mersin

Mersin'de Kadir Gecesi dolayısıyla kentin en büyük camileri arasında yer alan Muğdat Camisi'nde program düzenlendi.

Camiye gelenler dua edip, namaz kıldı.

Programda Kur'an-ı Kerim okundu, ilahiler seslendirildi.

Cami çıkışında vatandaşlara ikramda bulunuldu.

Hatay

Hatay’ın İskenderun ilçesinde Kadir Gecesi münasebetiyle Nihal Atakaş Camisi’nde program düzenlendi.

Hatay Müftüsü Mevlüt Topçu tarafından verilen vaazın ardından Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Kılınan akşam ve teravih namazının ardından hatim duası yapıldı.

Cami çıkışı vatandaşlara "Hediyem Kuran Olsun" kampanyası kapsamında Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Kur’an-ı Kerim hediye edildi.

Osmaniye

Osmaniye'de Kadir Gecesi münasebetiyle Zafer Camisi'nde program düzenlendi.

Verilen vaazın ardından Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Kılınan akşam ve teravih namazının ardından hatim duası yapıldı.

Cami çıkışı vatandaşlara Osmaniye Belediyesince ikramda bulunuldu.

Trakya'da Kadir Gecesi dualarla idrak edildi

Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da Kadir Gecesi dolayısıyla camilerde Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

Edirne'de Selimiye, Eski ve Üç Şerefeli camiler başta olmak üzere selatin camilerde Kadir Gecesi programı düzenlendi.

Batı Trakya ve çevre illerden gelen vatandaşlar, restorasyonu devam eden Selimiye Camisi'nin ibadete açık bölümünü doldurdu.

Kur'an-ı Kerim, mevlit ve ilahilerin okunduğu gecede dualar edildi.

Eski Cami'deki programda İl Müftüsü Hasan Başoğlu, Kadir Gecesi'nin öneminden bahsetti.

Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun ve vatandaşlar programın ardından yatsı ve teravih namazını kıldı.

Namazın ardından sakal-ı şerif ziyarete açıldı. Sakal-ı şerifi görmek isteyenler yoğunluk oluşturdu.

Vali Sezer, camiden ayrıldığı sırada vatandaşların Kadir Gecesi'ni kutladı.

Türkiye Diyanet Vakfınca (TDV) “Hediyem Kur'an Olsun” kampanyası kapsamında Eski Cami'deki programın ardından vatandaşlara 500 Kur'an-ı Kerim hediye edildi.

Kırklareli ve Tekirdağ

Kırklareli'nde de Hızırbey Cami başta olmak üzere birçok camide program düzenlendi.

Kur'an-ı Kerim, mevlit ve ilahiler okunan programda, İl Müftü Yardımcısı Ramazan Özdemir vaaz verdi.

Ardından vatandaşlar yatsı ve teravih namazını kıldı.

Tekirdağ'da tarihi Rüstempaşa Camisi başta olmak üzere camilerde Kadir Gecesi idrak edildi.



Ankara, Somali'de Afrika Boynuzu'na adım attı

Somali, karasularında 30 milyar varilden fazla petrol ve doğalgaz rezervine sahip olabilir (AFP)
Somali, karasularında 30 milyar varilden fazla petrol ve doğalgaz rezervine sahip olabilir (AFP)
TT

Ankara, Somali'de Afrika Boynuzu'na adım attı

Somali, karasularında 30 milyar varilden fazla petrol ve doğalgaz rezervine sahip olabilir (AFP)
Somali, karasularında 30 milyar varilden fazla petrol ve doğalgaz rezervine sahip olabilir (AFP)

Mahmud Ebu Bekir

Türkiye-Somali ilişkileri son dönemde, özellikle askeri ve güvenlik alanındaki iş birliği ile petrol arama yatırımları konusunda kayda değer bir gelişme gösterdi. Bu durum, genel olarak Afrika Boynuzu bölgesinde ve özel olarak Somali’de Türkiye’nin projesine ilişkin birçok soruyu gündeme getiriyor. Bu projenin sadece ikili iş birliğiyle sınırlı mı olduğu, yoksa Aden Körfezi ve Kızıldeniz bölgelerindeki gerginliklerle ilgili daha kapsamlı bir bakış açısı çerçevesinde Türkiye'nin rolünün yeniden düzenlenmesiyle mi bağlantılı olduğu merak uyandırıyor. Bu durum, özellikle Husi hareketinin ABD-İsrail-İran çatışmasına dahil olması ve Etiyopya'nın Kızıldeniz veya Aden Körfezi'nde bir deniz çıkışı kurma projesini açıklamasından sonra bölgeyi saran gerilimler göz önüne alındığında daha da önem kazanmıştır. Ankara, Etiyopya'nın ayrılıkçı Somaliland bölgesi hükümetiyle imzaladığı "Mutabakat Zaptı"nın dondurulmasında kilit rol oynamıştır. Bu mutabakat zaptı, Addis Ababa'ya Somali kıyılarına erişim izni verilmesi karşılığında kuzey Somali bölgesinin bağımsızlığının tanınmasını amaçlamış ve Mogadişu ile Addis Ababa arasında diplomatik bir krize yol açmıştır.

Askeri görüşmeler

Bu bağlamda, Somali Kara Kuvvetleri Komutanı General Sahal Abdullah Ömer, iki ülke arasındaki askeri iş birliğini güçlendirmek amacıyla üst düzey bir ikili toplantıda Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile bir araya geldi.

Görüşmeler sırasında iki askeri yetkili, Aden Körfezi bölgesinde ortak operasyonel koordinasyonun güçlendirilmesi, Somali Ulusal Ordusu'nun kapasitesinin geliştirilmesi, strateji ve savunma planlaması alanlarında iş birliği çabalarının yoğunlaştırılması gibi birçok önemli konuya odaklandı.

Bir Somali haber sitesi, görüşmelerin özellikle Somali ordusu için devam eden eğitim programlarının hızlandırılmasına, ordunun hazırlık durumunun iyileştirilmesine ve Aden Körfezi ile Kızıldeniz'in güney kesimindeki mevcut güvenlik sorunlarına daha iyi yanıt verebilmek için askeri prosedürlerin güncellenmesine odaklandığını belirtti.

Petrol yatırımları

Bu gelişme, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Arslan Bayraktar’ın, Türk sondaj gemisi Çağrı Bey’in cuma günü Somali’ye vararak ilk açık deniz sondaj çalışmalarına başlayacağını duyurmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bakan Bayraktar, Somali'den çıkarılan petrolün Somali, Doğu Afrika ve Türkiye'ye büyük fayda sağlayacak bir projede kullanılacağını ifade etti.

Peki Türk varlığı, Afrika Boynuzu bölgesinde ve Babu’l-Mendeb Boğazı girişlerinde bir istikrar faktörü oluşturuyor mu? Bu varlık, bağımsız olarak mı, yoksa İran ve Arap Körfezi bölgesinde devam eden savaş kapsamında daha fazla çatışmaya sahne olmaya aday bu bölgedeki uluslararası güvenlik dinamiklerinin bir parçası olarak mı değerlendirilmeli?

Çok yönlü iş birliği

Afrika Boynuzu işleri uzmanı Abdurrahman Ebu Haşim, Somali-Türkiye ilişkilerinin ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarını kapsayan ve birbiriyle iç içe geçmiş çok yönlü iş birliğinin Afrika Boynuzu bölgesindeki en önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Ebu Haşim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Somali'nin başkenti Mogadişu'ya yaptığı ziyaretin, on yıllardır Mogadişu'ya yapılan ve cumhurbaşkanı düzeyinde Afrika’ya yapılan ilk ziyaret olduğunu, bu adımın Türkiye'nin Somali'ye olan ilgisinin arttığını yansıttığını belirtti.

Güvenlik alanında ise Türkiye'nin Mogadişu'da açtığı Somali-Türk Görev Kuvveti (TÜRKSOM) askeri eğitim üssünün, ordunun yeniden inşasını amaçlayan uzun vadeli programlar kapsamında Somali Silahlı Kuvvetleri’nin eğitimini denetlediğini belirten Ebu Haşim, son dönemde Türk Donanması'nın Somali'nin bölgesel sularının güvenliğini desteklemeye katılmasıyla iş birliğinin daha da güçlendiğini söyledi.

Ekonomik düzeyde ise iş birliğinin büyük bir büyüme kaydettiğini belirten Ebu Haşim, Türk şirketleri altyapı ve yeniden inşa projelerine katılıyor, ticaret hacmi artıyor ve petrol arama dahil olmak üzere enerji sektörüne olan ilgi giderek yoğunlaşıyor. Eğitim alanında ise Türk üniversitelerinin, iki ülke arasındaki kültürel ve bilgi bağlarını güçlendirmek amacıyla burs programları aracılığıyla Somalili öğrencilere geniş fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Karmaşık bir bölgesel bağlam

Türkiye-Somali ortaklığının karmaşık bir bölgesel bağlamda ortaya çıktığını söyleyen Ebu Haşim’e göre Somali, özellikle bazı uluslararası aktörlerin Mogadişu'daki federal hükümetle koordinasyon kurmadan Somaliland bölgesi ile doğrudan ilişkilerini güçlendirme yönündeki hamleleri nedeniyle, toprak bütünlüğüyle ilgili zorluklarla karşı karşıya.

Ayrıca Etiyopya hem sınır gerilimleri hem de bazı Somali bölgelerine dolaylı olarak verdiği destek yoluyla sahnede etkili bir rol oynuyor. Bu durum, Mogadişu’yu bölgesel güçlerle, en önemlisi de Ankara ile diplomatik ve stratejik ilişkilerini güçlendirmeye itti.

Bu çabanın temel amacının, Mogadişu'nun egemenliğini pekiştirmek ve Somali'nin çeşitli bölgelerindeki varlığını güçlendirmek olduğunu belirten yazar, bu nedenle Türk desteğinin stratejisinin temel dayanaklarından biri olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Afrika Boynuzu'ndaki jeopolitik rekabetin göz ardı edilemeyeceğini belirten Ebu Haşim, bir yandan İsrail, Etiyopya ve diğerleri gibi bölgesel güçlerin çıkarlarının kesiştiğini, diğer yandan ise Somali hükümetinin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik çabalarını desteklemeye çalışan Türkiye, Mısır ve diğer ülkelerin olduğunu, bunun da Türkiye-Somali hareketlerinin hızlanmasını açıkladığını söyledi.

Bölgesel denge faktörü

Somali siyasi analisti Muhammed Abdi ise Ankara ile Mogadişu arasındaki ilişkilerde yaşanan bu atılımın, bölge genelinde karşılaşılan zorluklara dair ortak bir anlayıştan kaynaklandığını düşünüyor. Abdi, iş birliği alanlarının belirli bir sektörle sınırlı kalmayıp, ekonomik ve yatırım alanlarının yanı sıra askeri ve güvenlik gibi konularda çeşitlilik gösterdiğine dikkat çekiyor.

Abdi, Hasan Şeyh Mahmud hükümetinin Türkiye'nin yardımıyla Etiyopya ile Somaliland hükümeti arasında imzalanan mutabakat metnini boşa çıkarmayı başardığını ve Türk başkentinde Mogadişu ile Addis Ababa arasında imzalanan ‘Ankara Deklarasyonu’nun ‘son dört yılda elde edilen en önemli başarılardan biri olduğunu düşünüyor.

Etiyopya'nın Somali'nin egemenlik sınırlarını tanıması açısından, bu anlaşmaya varılmasının Türkiye-Somali ikili iş birliğinin meyvelerinden biri olduğunu açıklayan Somalili analist, Türkiye’nin Somali’deki varlığının, ayrılıkçı girişimler ya da federal devlet çerçevesinin dışındaki güvenlik düzenlemeleri yoluyla Somali’nin birliğini zedeleyebilecek her türlü tek taraflı girişime karşı bir denge unsuru olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Bu dinamiklerin ikili çerçevenin ötesine geçerek Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu bölgelerindeki güvenlik ve istikrar dengelerini doğrudan etkilediğine dikkati çeken Abdi, çünkü Türkiye'nin Somali'deki varlığının, Kızıldeniz çevresindeki mevcut gerilimlerden ayrı olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu rolün, bölgesel ve uluslararası güçler arasında büyük bir rekabetin yaşandığı bölgede, güç dengesinin yeniden düzenlenmesine katkıda bulunacağını vurguladı.

Çıkarların korunması

Ankara ile Mogadişu arasında 2024 yılının şubat ayında imzalanan ekonomik ve askeri iş birliği anlaşmasının, Türkiye'nin Somali'ye, egemenliğine yönelik yabancı müdahale dahil olmak üzere her türlü acil tehdide karşı karasularını savunmasında yardım etme yükümlülüğünü öngördüğünü, ayrıca korsanlık ve kaçakçılıkla ilgili zorlukların üstesinden gelinmesini de kapsadığını belirten Abdi, buna Türkiye’nin anlaşma hükümleri uyarınca Somali Deniz Kuvvetleri'ni eğitme ve yeniden yapılandırma taahhüdünün yanı sıra Somali Donanması'nın aralarında fırkateynlerin de olduğu Türk yapımı silahlarla donatılmasının dahil olduğunu vurguladı.

Abdi, taraflar arasında imzalanan anlaşmaların Ankara’ya stratejik çıkarlar sağladığını ve bunların arasında Somali’nin karasularında, Aden Körfezi’nde ve Bab’ul-Mendeb Boğazı’nın girişlerinde etki alanını genişletmenin de yer aldığını belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre bu durum, Afrika kıtasına ihraç edilen Türk ürünleriyle yüklü ticari gemilerinin güvenliğini garanti altına alıyor, Özellikle Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle, Ankara'nın Cibuti'de bulunan Avrupa güçlerine güvenmek yerine bu bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi kaçınılmaz hale geliyor.

Ekonomik getiriler

Türkiye ile Somali arasındaki iş birliğinin sadece güvenlik ve askeri alanlarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin bazı araştırma raporlarında tahmin edildiği üzere Somali’nin petrol ve doğalgaz kaynaklarını çıkarmayı amaçladığı önemli ve umut verici ekonomik anlaşmaların da mevcut olduğunu belirten Somalili analiste göre bunlardan biri, Somali'nin karasularında 30 milyar varilden fazla petrol ve gaz rezervine sahip olabileceğini belirten ABD hükümetine bağlı bir rapor. Bu durum, Ankara'yı bu önemli alanda yatırım yapmak üzere münhasır anlaşmalar imzalamaya teşvik etti ve bu anlaşmalar kapsamında ekonomik getirilerin yaklaşık yüzde 30'unu elde etmesini sağladı.

Türkiye’nin Somali’deki petrol ve doğalgaz çıkarımı konusundaki başarısının, mevcut ittifakları yeniden düzenleyeceğini ve Afrika Boynuzu’ndaki bölgesel dengeleri yeniden şekillendireceğini değerlendiren Abdi, enerji keşiflerinin, bölgedeki çatışmaların gerekçesini azaltacağını ve özellikle komşu ülke Etiyopya ile olan gerginliği hafifleteceğini öngörüyor. Çünkü bu, Etiyopya'nın dünyanın diğer bölgelerinden Cibuti Limanı üzerinden ithalat yapmak yerine, sınırlarına yakın enerji kaynaklarına bağımlı hale gelmesi için geniş alanlar açacak, bu da kara ile çevrili bir ülke olarak üstlendiği ithalat ve transit masraflarını azaltacaktır.

Abdi yaptığı değerlendirmede, Ankara ile Mogadişu arasında var olan siyasi, askeri ve ekonomik bağların, Somali'nin birliği ve egemenliğiyle ilgili zorlukları önlemek amacıyla kısa sürede oluşturulan bir stratejik ittifak olarak tanımlanabileceğini, buna karşın uluslararası deniz trafiğinin en önemli koridorlarından biri olan bu bölgede Türkiye'nin etkin ve güçlü bir varlığa sahip olmasını sağladığını belirterek sözlerini noktaladı.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.


İstanbul'da İsrail konsolosluğu yakınlarında düzenlenen saldırıda üç kişi öldü, iki polis memuru yaralandı

Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).
Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).
TT

İstanbul'da İsrail konsolosluğu yakınlarında düzenlenen saldırıda üç kişi öldü, iki polis memuru yaralandı

Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).
Türkiye'deki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında silah sesleri duyulmasının ardından polis olay yerine müdahale etti (Reuters).

Medyada yar alan haberlere göre bugün İstanbul'daki İsrail konsolosluğu binası yakınlarında meydana gelen silahlı saldırıda üç kişi öldü, iki polis memuru ise yaralandı.

Reuters'e göre, Türkiye Adalet Bakanı, İsrail konsolosluğu yakınlarındaki silahlı saldırıyla ilgili olarak üç savcının görevlendirildiğini belirtti.

Reuters'ın yayınladığı bir videoda, silah sesleri duyulurken bir polis memurunun silahını çekip siper aldığı görülüyor. Videoda kan içinde bir kişi de görülüyor. İsrail konsolosluğu çevresinde her zaman yoğun güvenlik önlemleri alınıyor.

Televizyon görüntülerinde ise silahlı polis memurlarının olaydan sonra bölgede devriye gezdiği gösterildi.

NTV ve Doğan Haber Ajansı'na (DHA) göre, operasyonda üç şüpheli "etkisiz hale getirildi" Saldırganlardan birisi öldü, ikisi yaralı olarak ele geçirildi.

Soruşturmaya yakın bir kaynak AFP'ye, şu anda Türkiye topraklarında İsrail diplomatı bulunmadığını söyledi.


Erdoğan, İran'la savaşın sonuçları konusunda uyarıda bulunarak Türkiye'nin tarafsızlığını teyit etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan, İran'la savaşın sonuçları konusunda uyarıda bulunarak Türkiye'nin tarafsızlığını teyit etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün, İran'da savaşın genişlemesine karşı uyarıda bulunarak, hükümetinin önceliğinin bölgedeki mevcut aşamayı zarar görmeden atlatmak ve ülkeyi gerilimin ateşinden uzak tutmak olduğunu hatırlattı.

Erdoğan, “gayrimeşru” olarak nitelendirdiği bu savaşın ana sorumluluğunu İsrail hükümetine yükleyerek, “bu savaşın sadece bölgeyi bir çatışma alanına dönüştürmekle kalmayıp, tüm insanlığı ekonomik yükler altında ezdiğini” söyledi.

Erdoğan, “Bu savaşta dökülen her damla kanın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iktidarını uzatacağını unutmamalıyız” ifadesini kullandı.

fdbfdb
Erdoğan, dün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada, bölgenin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birinin sadece savaşın devam etmesi değil, aynı zamanda bunun daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmaya dönüşme riski olduğunu belirtti; zira enerji, ulaşım ve sivil altyapıyı hedef alan misilleme saldırıları ne yazık ki bu olasılığı artırmaktadır.

Erdoğan, 28 Şubat'ta bölgede başlayan ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmanın ilk ayını geride bıraktığını ve tehdit ve tehlike düzeyinin giderek daha da artarak devam ettiğini belirtti.

İran ile savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediğini, aksine onu baltaladığını belirten Erdoğan, diplomasi, diyalog ve uzlaşmanın bu çıkmazdan kurtulmak için mevcut en iyi araçlar olduğunu vurguladı ve aşırı taleplere sarılmak yerine ortak bir zemin aranması gerektiğini ifade etti.

Barış Yolu

Cumhurbaşkanı, daha fazla kan dökülmeden barış yolunun açılacağına dair umudunu dile getirerek, "Bu nedenle, kendimizi tehlikeye atmamız gerekse bile elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarıyla yapılan dörtlü toplantıya katıldığını ve toplantıda İran savaşıyla ilgili endişeler ile savaşı sona erdirme adımlarının müzakere edildiğini belirtti.

Ayrıca, Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ve diğer yetkililerin kendi alanlarında yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek, “Kan dökülmesini durdurmak, silahları susturmak ve sorunları diplomatik yollarla çözmek için bir umut ışığı varsa, bu fırsatı değerlendirmek bizim görevimizdir” dedi.

İncirlik'in kullanımı

Aynı bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çarşamba günü Mısır, Ürdün, Katar ve Japonya'daki mevkidaşlarıyla bölgedeki savaşın son gelişmelerini ve savaşı sona erdirmek için gösterilen çabaları görüştü.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörlüğü'ne bağlı “Medya Dezenformasyonla Mücadele Merkezi”, X hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nün ABD'nin “B-1 B Lancer” bombardıman uçakları tarafından kullanıldığı iddialarını yalanladı.

Açıklamada, bu iddiaların yanıltıcı bilgiler içerdiği, bu konuda dolaşan fotoğraf ve videoların eski olduğu, daha önceki rutin eğitim faaliyetlerine ait olduğu ve güncel olmadığı, ayrıca mevcut bölgesel çatışmalarla hiçbir şekilde bağlantılı olmadığı belirtildi.

Açıklamada, kaynağı belirsiz iddialara veya resmi olmayan kaynaklardan gelen kışkırtıcı içeriklere itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.