Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, Washington ile Tahran arasında şubat sonu başlayan savaşı durdurmaya yönelik mutabakat zaptının şekillenmesinden birkaç gün sonra; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarının katılacağı dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yapıyor.

Mısır resmi haber ajansı MENA’nın Perşembe akşamı aktardığı bilgilere göre Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, Pazar günü Kahire’de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirecek. Toplantının ardından ortak bir basın toplantısı düzenlenecek.

Şarku'l Avsat’a konuşan eski bir Mısırlı diplomat, zirvenin "bölgesel iş birliğini pekiştirme, ortaklığı derinleştirme ve bölgesel konularda koordinasyonu sağlama" amacını taşıdığını belirtti. Diplomata göre görüşmelerde, bölgede sükuneti kalıcı hale getirme çabalarının sürdürülmesi ve Washington ile Tahran arasında önümüzdeki 60 gün boyunca yürütülecek müzakerelerde ortak bir zemin oluşturulması hedefleniyor.

İran savaşını durduran dörtlü mekanizma

"Dörtlü mekanizma", birkaç gün önce Washington ile Tahran arasında varılan anlaşmada kritik bir rol oynadı. Grubun çalışmaları resmi olarak ilk kez geçtiğimiz Mart ayında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıyla başlamış, ardından İran’daki savaşı durdurma çabaları kapsamında İslamabad ve Antalya’da iki toplantı daha gerçekleştirilmişti.

Bu kritik zirve, İsviçre hükümetinin Cuma günü yapılması planlanan ABD-İran müzakerelerini, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ziyaretinin iptal edilmesinin ardından süresiz olarak ertelediğini duyurmasından iki gün sonra gerçekleşiyor.

xvfbghy
Mısır Dışişleri Bakanı, Eylül 2025'te Kahire'de İranlı mevkidaşını ağırlarken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Öte yandan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Perşembe günü yaptığı açıklamada, bazı çekinceleri olmasına rağmen Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptını onayladığını duyurdu. ABD güçleri de Çarşamba günü iki ülke başkanlarının mutabakatı imzalamasının ardından İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırdığını açıkladı.

Stratejik dönüşüm ve bölgesel güvenlik arayışı

Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Muhammed Hicazi, Şarku'l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu dörtlü toplantının Orta Doğu’da derin stratejik dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bölgesel istişareler açısından oldukça önemli bir adım olduğunu vurguladı. Hicazi, özellikle ABD ile İran arasındaki askeri çatışmanın durdurulması, ateşkesin sağlanması, Gazze’deki savaşın sürmesi ve bunun bölgesel güvenlik üzerindeki yansımalarının masada olduğunu ifade etti.

Büyükelçi Hicazi, bölgenin etkin aktörlerinden oluşan bu "İstişari Dörtlü"nün, krizlerin çözümünde, bölge ülkeleri ve küresel güçlerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmede etkili bir bölgesel ve uluslararası mekanizma olduğunu kanıtladığını belirtti.

Hicazi’ye göre zirvede; Washington-Tahran anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi, müzakerelerin tamamlanması, Gazze ve Lübnan dosyalarının ele alınarak bölgede sürdürülebilir bir barışın desteklenmesi planlanıyor.

Ortadoğu için yeni bir güvenlik mimarisi

Toplantının, Dörtlü arasındaki ortaklığı derinleştireceğini belirten Hicazi, gelecekte Ortadoğu’da Güvenlik ve İş Birliği başlığı altında bölgesel veya uluslararası bir konferans düzenlenmesinin önünün açılabileceğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki başarılı örneklerden yola çıkılarak;

Bölgesel ilişkileri düzenleyecek bir ilkeler bildgesinin kaleme alınması,

Diyalog ve kurumsal uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının kurulması,

Ekonomik, güvenlik ve insani iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Yoğun diplomasi trafiği

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan Cuma günü yapılan açıklamada, Bakan Bedir Abdülati’nin, ABD-İran mutabakatının ardından bölgesel gelişmeleri ele almak üzere Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.

Resmi açıklamaya göre, Mısırlı ve Pakistanlı bakanlar, mutabakat zaptının uygulanmasını sağlamak ve tüm tarafların çıkarlarını gözeten, diplomatik çözümleri teşvik eden kalıcı bir nihai anlaşmaya varmak için önümüzdeki süreçte koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Bakan Abdülati, İranlı mevkidaşı Arakçi ile yaptığı görüşmede ise bu mutabakatın bölge güvenliği ve istikrarı için önemli bir dönüm noktası olmasını, tüm sorunların diyalog yoluyla çözülmesine katkı sağlamasını temenni ettiğini dile getirdi.

Kriz yönetiminden istikrarlı kalkınmaya

Büyükelçi Hicazi, bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri gelecekte yönetecek bölgesel sistemin şekli konusunda, ana bölgesel güçler arasında ciddi bir diyaloğun sürdürülmesinin şart olduğunu vurguladı. Hicazi, bölgenin sürekli tekrarlanan krizleri yönetme mantığından sıyrılarak; güvenlik, iş birliği ve kalkınmaya dayalı istikrarlı bir sisteme geçmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut sürecin, Basra Körfezi’nin güvenliği konusunda İran ile karşılıklı anlayış birliğine varılmasını zorunlu kıldığını ifade eden Hicazi; bunun tüm taraflara güvence vereceğini, iyi komşuluk ilişkileri, ortak çıkarlar ve güç kullanmama ilkelerine dayalı normal ilişkilerin temelini atacağını sözlerine ekledi.



Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Mısır ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşme sırasında, bölgesel meselelerde uyum ve iki ülke arasındaki ortaklığın desteklenmesi konusunda belirgin bir yakınlaşma olduğu görüldü.

Abdulati ve Fidan, Kuzey Sahili'ndeki El Alameyn kentinde, geçen şubat ayında Kahire'de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen İkinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın sonuçlarının uygulanmasını takip etmek amacıyla düzenlenen İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı'na başkanlık etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) yapılan açıklamaya göre, perşembe akşamı gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini güçlendirme ve iki ülke liderlerinin 2024 yılında üzerinde mutabık kaldığı üzere ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma yolları ele alındı.

vfghyju
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de askeri iş birliği anlaşması imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

İki bakan, ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin ve iki ülkenin mevcut potansiyelinden tam anlamıyla yararlanılmasını engelleyebilecek tüm zorlukların aşılmasının önemini vurgularken, Serbest Ticaret Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti.

Abdülati, Türk yatırımcıların faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla Mısır'ın attığı adımları gözden geçirirken, Türk tarafının Mısır'da Türk yatırımlarını daha fazla çekmek amacıyla, özellikle Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde otomotiv, ekipman, kimya ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösterecek tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini beklediklerini ifade etti.

İki bakan ayrıca, yük taşımacılığını artırmak amacıyla Mısır ile Türkiye arasındaki Ro-Ro deniz taşımacılığı hattının yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin istişarelerdeki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, Mısır ve Türkiye limanları arasındaki tedarik zincirlerinin ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi de gündeme geldi.

fvg
Mısır ile Türkiye arasındaki İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı El Alameyn'de gerçekleştirildi (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Rakha Ahmed Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire ile Ankara arasında Sudan, Yemen, Suriye ve Gazze gibi bölgesel dosyalarda uyum bulunduğunu söyledi. Hassan, iki ülkenin Orta Doğu'daki krizlerin çözümü için arabuluculuk rolü üstlendiğini belirtti.

Hassan, Libya dosyasının da iki ülkenin gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, krizin çözümü için seçimlerin yapılıp yapılamayacağının ele alındığını, seçimlerin Libya krizinin çözümü açısından temel bir adım olduğunu ifade etti. Ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın da gündemde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Ankara'da, 2025 yılının Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yıl dönümüne denk geldiğine ve iki ülkenin tüm alanlarda ortaklık ve iş birliğini stratejik düzeye yükseltme iradesine vurgu yapılan bir ortak bildiri imzalamıştı.

Demokrasi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bölgesel meseleler uzmanı Kerem Said ise Türkiye'nin, bölgedeki nüfuzunu güçlendirmesinin merkezi bir ülke ve gerek Libya meselesi gerekse Doğu Akdeniz konusunda temel bir dayanak olan Mısır'la yakınlaşmasını güçlendirmesine bağlı olduğuna inandığını belirtti.

Said, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Türk Dışişleri Bakanı'nın Mısır ziyaretinin, ticari ve askeri ilişkilerin yanı sıra diplomatik koordinasyon açısından da ikili ilişkilerde dikkat çekici bir gelişme yaşandığı bir döneme denk geldiğini söyledi.

fdfrgthy
Abdulati ve Fidan, bugün (Cuma) ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin önemine dikkat çekt. (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Said, ziyaretin Libya sahasındaki koordinasyona odaklandığını belirterek, Mısır ve Türkiye'nin Libya'da birleşik bir siyasi sistem ve birleşik bir askeri yapı oluşturulmasının önemi konusunda ortak bir yaklaşım ve vizyona sahip olduğunu ifade etti.

Said ayrıca, İsrail'in bölgeyi yeniden şekillendirmeye yönelik hamlelerinin nasıl ele alınacağının da görüşmelerde gündeme geldiğini belirtti. Özellikle İsrail'in Filistin toprakları, güney Suriye ve güney Lübnan'daki operasyonlarını genişletme konusundaki ısrarına dikkat çeken Said, İsrail'in Kızıldeniz bölgesindeki girişimlerine, özellikle Somaliland’ı tanımasının ve Kızıldeniz kıyısında bu bölgede askeri üs kurma çabasının da değinilen konular arasında olduğunu söyledi.

Said, Sudan'daki savaşla bağlantılı dosyaya da değinerek, Mısır ve Türkiye'nin Sudan'daki resmi yönetimin desteklenmesi ve her türlü ayrılıkçı hareketle mücadele edilmesinin önemi konusunda ortak bir görüşe sahip olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) açıklamaya göre Abdulati ve Fidan, ikili düzeyde ve Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Dörtlü Mekanizma çerçevesinde yakın koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Bu mekanizmanın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlama çabalarını desteklemeyi amaçladığı belirtildi.

Görüşmelerde ayrıca bölgedeki gerilimi düşürme ve tansiyonu kontrol altına alma çabaları ile siyasi ve diplomatik çözümlerin ilerletilmesi ele alındı. Bu kapsamda, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına uyulmasını sağlamaya yönelik girişimler de değerlendirildi.

Abdulati ve Fidan, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki ihlallerini kınarken, Filistin topraklarındaki gerilimin derhal durdurulması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birinci ve ikinci aşamalarından oluşan barış planının, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesi de dahil olmak üzere hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

İki bakan ayrıca, ateşkesin sağlanması ve Sudan'ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyan, Sudan halkının beklentilerini karşılayan siyasi bir çözüme ulaşılması yönündeki çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bölgedeki mevcut gelişmeleri ve son durumu ele aldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Temim Hilaf'ın bugün (Cuma) yaptığı açıklamaya göre El Alameyn kentinde gerçekleştirilen dostane görüşmede bakanlar, stratejik ortaklığı güçlendirme ve ortak çıkarları ilerletme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bakanların ayrıca ülkeleri arasındaki köklü dostluk ve yakın iş birliği bağlarının derinliğine dikkat çektiğini belirtti.


Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
TT

Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)

Mısır’da futbolun etkisinin ulaştığı boyutu gösteren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Mısır Milli Takımı’nın kaptanı Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transferi, spor dünyasından siyaset alanına taşındı. Transfer, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ın perşembe günü Mısır’ın Yeni El-Alameyn kentinde gerçekleştirdiği görüşmede gündeme geldi.

Abdulati, Fidan’la düzenlediği ortak basın toplantısında, “Mısır, değer verdiğimiz yıldız futbolcu Muhammed Salah’ın Türk halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmasından dolayı minnettarlığını ifade ediyor” dedi. Abdulati, Salah’ın Türkiye’de gördüğü coşkulu karşılamanın “Mısırlıların kalbini mutlu ettiğini” belirtti.

Türk Dışişleri Bakanı Fidan da konuya ilişkin, “Muhammed Salah’ın transferinden memnuniyet duyuyoruz. Sanki bu vesileyle Mısır ve Türkiye halkları birbirine sarıldı” ifadelerini kullandı. Fidan, transferin “iki halk arasındaki bağların derinliğini yansıttığını ve Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin gücünü ortaya koyduğunu” söyledi.

Mısırlı yazar ve akademisyen, Mansura Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Muhammed Fethi Yunus ise Salah’ın Türkiye ligine transferini, “Mısır’ın en önemli yumuşak güç unsurlarından birinin harekete geçirilmesi” olarak değerlendirdi. Yunus, Salah’ın “toplumsal etkisi oldukça yüksek küresel bir yıldız” olduğunu belirterek, çeşitli araştırmaların onun İngiltere’de “İslamofobi”nin, yani İslam’a yönelik hastalıklı korku ve önyargının, gerilemesindeki rolünü ortaya koyduğunu ve Liverpool’da forma giydiği dönemde İslam’a ilişkin olumsuz paylaşımların oranının düştüğünü gösterdiğini ifade etti.

crgthy
Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Muhammed Salah’ın Türkiye’de futbol kariyerine devam etmesini konuştu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Yunus, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dünya daha önce de spor yıldızlarının siyasetin ve siyasi çıkarların aşırılıklarını yatıştırmada olumlu roller üstlendiğine tanık oldu” dedi. Buna örnek olarak Fildişi Sahili’nin yıldızı Didier Drogba’yı gösteren Yunus, Drogba’nın ülkesinin 2007’de Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmasından önce isyancıları ateşkes ve barış ilan etmeye çağırdığını hatırlattı. Fildişi Sahili Milli Takımı’nın ülkenin kuzeyinde isyancıların kontrolündeki bölgelerde maç oynamasının da ülkede barışın önünü açtığını belirtti.

Muhammed Salah, Türk taraftarlardan “destansı” olarak nitelendirilen bir karşılama gördü. Transferin tamamlandığının açıklanmasının ardından Trabzon sokaklarında düzenlenen kutlama konvoylarıyla başlayan coşku, havalimanında Salah’ı karşılamak için toplanan binlerce taraftarla devam etti. Stadı dolduran taraftarlarla, havai fişekler ve yüksek tezahüratlar geceye damgasını vurdu.

Salah, kendisine yönelik coşkulu karşılama hakkında, “Böylesine harika bir atmosferin içinde olduğum için çok mutluyum. Daha önce böyle bir şey gördün mü? Açıkçası hatırlamıyorum. Ancak bu kadar büyük bir sevgi ve ilgi görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor” dedi.

Salah ayrıca medya kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Trabzonspor ile hem yerel hem de Avrupa arenasında başarı elde etmek için “elinden gelenin en iyisini yapacağı” sözünü verdi. Daha önce forma giydiği her kulüpte başarılar elde ettiğini belirten Salah, “Türkiye’de de aynısını yapacağım” dedi.

Fethi Yunus, Muhammed Salah’ın transferinin, geçmişte Çin ile ABD arasında yaşanan ve “ping pong diplomasisi” olarak bilinen süreci yeniden hatırlattığını söyledi. Yunus, 1971’de Japonya’da düzenlenen dünya şampiyonası sırasında sporun iki ülke arasındaki uzlaşmanın önünü açtığını belirtti. Yunus, “Popüler futbol yıldızlarının etkisi zaman zaman kurşunlardan daha güçlü olabilir” ifadelerini kullanarak, Salah’ın Türkiye’de gördüğü olağanüstü ilginin, karşılanma törenlerinden kamuoyuna sunuluş biçimine kadar her aşamada kendisini gösterdiğini kaydetti.