Türkiye, Suriye’de şu anda en öncelikli konunun Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) tehdit olmaktan çıkması olduğunu vurgularken İsrail’i ise komşu ülkenin istikrarı açısından en büyük tehdit olarak nitelendirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye için en öncelikli konunun SDG’nin tehdit veya “düşman unsur” olmaktan çıkması olduğunu söyledi. Fidan, “SDG’nin çözülmesinin ve devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığına” ilişkin ilk açıklamaların olumlu mesajlar taşıdığını belirterek Türkiye’nin sürecin sahadaki ilerleyişini yakından takip ettiğini ve uygulamanın kamuoyuna verilen mesajlarla uyumlu olmasını beklediklerini ifade etti.
SDG lideri Mustafa Hüseyin Abdi (Mazlum Abdi), geçen 25 Ağustos’ta Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamada, esas olarak Kürt Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) öncülük ettiği güçlerin lağvedildiğini duyurdu. Ankara, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması açısından “önemli bir gelişme” olarak nitelendirdiği adımı memnuniyetle karşıladı.
Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın danışmanı olarak atanırken SDG mensuplarının devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin de takip edilmesini üstlendi.
Suriye istikrara doğru
Fidan, pazar ve pazartesi günlerinde Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Türk gazetecilere yaptığı ve çarşamba günü Ankara’da yayımlanan açıklamalarda, “Şimdiye kadar kaydedilen ilerleme geliştirilebilir. Mevcut tehditlerin ve izlenmesi gereken yolun farkındayız. Devam eden bir süreç var ve bunu başarıya ulaştırmak için sürdürmemiz gerekiyor. Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından, her şeyin daha yeni başladığını söylemiştim” dedi.

Fidan, “Geldiğimiz aşamada taktik ve stratejik düzeyde olumlu gelişmeler yaşanıyor. Bizi 40-50 yıldır kuşatan birçok sorun, özellikle de temel olarak Suriye ve Irak’tan kaynaklanan terör meselesi, çözüm yoluna girmiş durumda” ifadelerini kullandı.
İki gün süren ziyareti sırasında Şam’da bulunmasının, Suriye’de hayatın normale dönmeye başladığına ilişkin kendisine bir gösterge sunduğunu belirten Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaklaşık iki saat süren görüşmesinde tüm meseleleri ele aldığını söyledi.
Fidan, Suriye’nin yaptırım listesinden çıkarılmasının ülkedeki yatırımların önündeki engelleri kaldırdığını, terör listelerinden çıkarılmasının da son derece önemli olduğunu belirtti.
Türkiye Dışişleri Bakanı, Suriye’de istikrar açısından şu anda en büyük tehdidin İsrail olduğunu söyledi.
Fidan, “İsrail, komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından hoşlanmıyor. Bunu bir tehdit olarak görüyor ve tehdit tanımı nedeniyle bu ülkeleri istikrarsızlaştıracak girişimlere başvuruyor” dedi.
Fidan, “Bir noktada İsrail’in ya bu yaklaşımı kabul edip bölgesiyle barış içinde yaşamayı öğrenmesi ya da bu saldırgan politikalarını sürdürerek uluslararası toplum içinde daha fazla yalnızlaşması gerekecek” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail’in çevresindeki tüm ülkeleri tehdit olarak gördüğünü belirten Fidan, İsrail’in gücünü bu ülkelerin zayıflığından aldığını söyledi.
Fidan, başta İsrail olmak üzere bölgede istikrarsızlık yaratmaya çalışan aktörlerin bakış açısıyla hayata geçirilebilecek başka operasyonların da bulunduğunu belirterek Türkiye’nin bu uygulamalar karşısında “eli kolu bağlı oturmayacağını”, aksine bunlara karşı koymak için aktif şekilde hareket edeceğini vurguladı.
Bölgesel iş birliği vurgusu
Fidan, bir bölgede yaşanan herhangi bir olumsuz gelişmenin diğer ülkeleri de etkilediğini belirterek “Örneğin Ürdün, Irak’ta yaşananlardan ve Suriye’de yaşananlardan etkileniyor. Bunun önüne geçmek mümkün değil. Bu nedenle herkes, son derece hassas olan bu yeni aşamada iş birliği yapmaya çalışıyor” dedi.
Bölge ülkelerinin istikrarın mümkün olduğunu ve birlikte hareket etmeleri halinde hedeflere ulaşılabileceğini gördüğünü belirten Fidan, başka bir seçeneğin bulunmadığını söyledi.
Fidan, “Ya sorunları çözmek için birlikte çalışacağız ya da geçmişte olduğu gibi hâkim güce veya buradaki temsilcisine gidip ‘İstediğinizi yakın ama bana dokunmayın’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bölge ülkeleri arasındaki iş birliğinin halen İran-ABD savaşında da kullanıldığını belirten Fidan, bu iş birliğinin giderek daha fazla kurumsallaştırılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Fidan, Türkiye’nin İsrail’in bölgede istikrarsızlaştırıcı rolüne karşı iş birliği ve barışçıl diplomasiye dayalı bir çabanın içinde olduğunu belirterek bu yapıcı yaklaşımın Ortadoğu’da daha geniş bir istikrar alanının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.



