Güneş enerjisiyle çalışan motor geliştirildi

Güneş enerjisiyle çalışan, elektrik motorlarına sahip araçlar üretilmesi planlanıyor.
Güneş enerjisiyle çalışan, elektrik motorlarına sahip araçlar üretilmesi planlanıyor.
TT

Güneş enerjisiyle çalışan motor geliştirildi

Güneş enerjisiyle çalışan, elektrik motorlarına sahip araçlar üretilmesi planlanıyor.
Güneş enerjisiyle çalışan, elektrik motorlarına sahip araçlar üretilmesi planlanıyor.

Hindistan Mühendislik ve Teknoloji Koleji'nden (Bhubaneswar) araştırmacılar, enerjisini güneşten alan bir doğru akım elektrik motoru modeli geliştirdi. Sistem, güneş enerjisi şebekesinin üretimini artırmak ve motoru yüzde 88 verimlilikle çalıştırmak için yapay zeka teknolojisine dayanıyor. Yapılan açıklamalar doğru akım elektrik motorlarının verimliliği yüzde 75 ila 88 arasında değiştiği yönünde. Bu tür motorların endüstriyel makinelerde, elektrikli ev aletlerinde ve hatta elektrikli arabalarda kullanılabileceği belirtiliyor. Çalışmanın baş araştırmacısı Bismeet Mohanty, modelin odak noktasının motordan maksimum fayda elde etmek için sistemin mevcut güneş enerjisine bağlı olarak genel etkinliğini artırmak olduğunu söyledi. Verimlilik, güneş enerjisi şebekesinden, motorun rejeneratif frenleme sisteminden şarj olan bir bataryadan enerji üreten bir yapay zeka algoritmasına dayanıyor.

Güneş pilleri, belirli bir miktarda radyasyonla, ürettikleri maksimum elektrik gücü olan bir yüksek güce sahip. Bu maksimum nokta sıcaklık ve güneş ışığı ile değişiyor. Bu da güneş pillerinin maksimum miktarda enerji üretmesini engelliyor. Maksimum üretime olduğunca yaklaşmak için güneş pillerinin direnci ayarlanıyor ve böylece elde edilen enerji miktarı değiştirilebiliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre işte bu noktada MATLAB-Simulink yapay zeka modeli devreye giriyor. Amerikan Elektrik Mühendisleri Derneği Dergisi, Mohanty ve meslektaşlarının, günlük sıcaklık ve güneş radyasyonu ölçümlerine dayanarak maksimum üretim sağlayabilecek güneş pillerinin direncini hesaplamak için bir yapay sinir ağı geliştirdiklerini bildirdi.

Bu teknoloji, maksimum güç noktasını izlemek için mevcut yapay zeka tekniklerinden yararlanıyor. Model, yapay bir sinir ağı kullanılarak geliştirildiğinden karmaşık kriterler kullanarak tahminlerde bulunabiliyor. Ancak bu tahminler için kesin kriterleri aktaramıyor. Güneşten güç alan elektrikli araçlar, güneşli zamanlarda motoru çalıştırmak için yeterli enerji üretiyor ve fazla enerjinin bataryada depolandığını gösteriyor. Hava bulutlu olduğunda ise motorun çalışması bataryaya aktarılıyor. Motorun rejeneratif frenleme sistemi frenleme sırasında aküyü şarj ederek kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürüyor.

Ekip şimdiye kadar sadece sanal bir model geliştirdi ancak gelecek planları arasında bunu gerçeğe dönüştürmek var. Güneş enerjisiyle çalışan elektrik motoru modeli endüstriyel ortamlarda ya da buzdolabı ve vantilatör gibi elektrikli ev aletlerinde kullanılabilir. Mohanty, bir gün elektrikli araçlarda da böyle bir sistem görmeyi ve bu araçların ana elektrik şebekesine bağlanma ihtiyacını ortadan kaldırmayı umduğunu belirttiği açıklamasında şunları söyledi:

Bugün elektrikli aracı istasyonda ya da evde şarj etmek zorundayız. Ben şarj edilmeye ihtiyaç duymayan, bunun yerine enerjisini doğrudan güneşten ya da kendisinden alan bir elektrikli araç istiyorum.

Çalışmanın sonuçları temmuz ayında Uluslararası Elektrik Bilimleri 2023 Uygulamaları için Akıllı Sistemler Konferansı'nda yayımlandı.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.