Borç krizindeki Evergrande, soruşturma çıkmazında iflasa doğru ilerliyor

Çin’in borç krizindeki inşaat ve emlak şirketi Evergrande, ödeme güçlüklerine ek olarak hakkında başlatılan soruşturmalarla adım adım iflasa yaklaşıyor

(AA)
(AA)
TT

Borç krizindeki Evergrande, soruşturma çıkmazında iflasa doğru ilerliyor

(AA)
(AA)

İnşaat sektöründe dünyanın en büyük yatırımcılarından olan şirketler grubunun, vadesi dolan borçlarını yeniden yapılandırmak için hazırladığı plan, düzenleyici kurumların ve adli makamların yürüttüğü soruşturmalar nedeniyle çıkmaza girdi.

Çin'de borç krizi, bir gayrimenkul devini daha çöküşün eşiğine getirdi

Ekonomik sıkıntıların arttığı Çin'de 40 yıllık büyüme modeli bozulma yolunda

Evergrande ve iki yan kuruluşunun hisseleri Hong Kong borsasında işleme kapatıldı

Evergrande, 24 Eylül'de Hong Kong Borsası'na yaptığı bildirimde, Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu ile Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonunun, şirketin borç yapılandırması için hazırladığı plana "idari tedbir" koyduğunu bildirdi.

Bildirimde, şirketin, ana iştiraki Hengda Gayrimenkul Grubu'na yönelik yürütülen soruşturmada alınan "idari tedbirler" nedeniyle yeni borç tahvili çıkaramayacağı belirtildi.

Açıklamanın ardından şirketin hisseleri, dün gün içinde yüzde 21,8 değer kaybederken, grubun 2 yıldır devam eden borç problemlerini çözüp çözemeyeceğine dair soru işaretleri arttı.

Çin’in GSYH’sinin yüzde 2’si kadar borcu var

Evergrande'nin 2022 sonunda 2,4 trilyon yuana (yaklaşık 330 milyar dolar) ulaşan toplam borç yükümlülüğü, Çin’in gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 2’sine karşılık geliyor.

Şirket, vadesi geldiği halde ödeyemediği için temerrüde düşen 12,6 milyar yuan (1,7 milyar dolar) dış borcu nedeniyle alacaklıların açtığı çok sayıda davayla karşı karşıya bulunuyor.

Çin'de emlak sektöründeki süregelen durgunluk ve konut satışlarında azalma nedeniyle ödeme güçlükleri derinleşen şirket, 25 ve 26 Eylül'de kreditörlerle borç yapılandırmasını görüşmek üzere planladığı 6 toplantıyı iptal etti.

İptallere gerekçe olarak "satışların beklenenden zayıf olması" ve "yapılandırma koşullarını yeniden değerlendirme ihtiyacı" gösterildi.

Şirket, 30 Ekim'de Hong Kong'da görülecek ilk dava duruşmasına kadar alacaklılarıyla anlaşmaya varamazsa, borçları karşılığında varlıkları haczedilmeye başlanabilir.

Varlık yönetim birimi soruşturuluyor

Evergrande, 16 Ağustos'ta borsaya yaptığı bildirimde, ana iştiraki Hengda Gayrimenkul Grubu'nun, bilgi paylaşımı kurallarını ihlal ettiği şüphesiyle otoritelerce soruşturulduğunu duyurmuştu.

Şirketin varlık yönetimi iştiraki Evergrande Finansal Varlık Yönetimi'nin, "gölge bankacılık" faaliyetlerine yönelik kapsamlı adli soruşturmanın odağında olduğu anlaşılıyor.

Şirketin, bireysel müşterilere sattığı menkul varlıklardan elde ettiği gelirleri, düzenlemelere aykırı olarak konut projelerinin finansmanında kullandığı iddia ediliyor.

İştirakin merkezinin bulunduğu Şıncın şehrinde polis, 18 Eylül'de "şirketin bazı çalışanlarının" soruşturma kapsamında gözaltına alındığını bildirdi.

Gözaltına alınanların kimliği açıklanmazken, ulusal basın organlarına sızan bilgilerde, aralarında Genel Müdür Du Liang ve Genel Müdür Yardımcısı Yao Bıncai'nin olduğu yönetici düzeyinde 10'dan fazla kişinin, "yasa dışı fon toplama" şüphesiyle soruşturulduğu ileri sürüldü.

Evergrande, 2021'de aralarında kendi çalışanlarının da bulunduğu 70 bin müşteriye toplam 40 milyar yuan (5,47 milyar dolar) tutarındaki menkul varlık için nema ödemekte başarısız olmuştu.

Eski grup yöneticileri de gözaltında

Ekonomi ve finans haberleri servisi Caixin'in, "konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara" dayandırdığı haberine göre, Evergrande'nin eski Üst Yöneticisi (CEO) Şia Haycun ve eski Mali İşler Koordinatörü (CFO) Pan Darong da gözaltında tutuluyor.

Şia ve Pan, 2021'de grubun krediler için üçüncü taraflara teminat gösterdiği banka mevduatlarını, iştiraklerine yönlendirdiğinin anlaşılmasıyla ortaya çıkan skandal nedeniyle temmuzda istifa etmişti.

Öte yandan grubun 16 Eylül'de devlete devredilen sigorta şirketi Evergrande Hayat Teminat'ın eski yöneticisi Cu Cialin'in de 17 Eylül'de gözaltına alındığı bildirildi.

Ulusal Mali Düzenleme İdaresi, yeni oluşturulan, devlete ait Haigang Hayat Sigorta Şirketinin, Evergrande iştirakini tüm varlıkları ve yükümlülükleriyle devraldığını duyurmuştu.

İştirakin "ciddi borç ödeme problemleri olduğunu" işaret eden yetkililer, "yakın denetim ve risk çözümüne ihtiyaç duyulduğunu" vurgulamıştı.

İnşaat alanında en büyük yatırımcıydı

İş insanı Şu Ciayin tarafından 1996’da "Hengda Grup" adıyla Çin’in güneyindeki Guangcou şehrinde kurulan şirket, büyük şehirlerdeki büyük ölçekli konut ve kentsel dönüşüm projelerine yaptığı yatırımla kısa sürede dünyanın en büyük inşaat ve emlak şirketlerinden biri haline geldi.

2009'da Hong Kong Borsası’ndaki halka arzında 722 milyon dolar yatırım toplayan şirket, 2018’de inşaat sektöründe dünyanın en çok gelir elde eden şirketi oldu.

Çin genelinde 280’den fazla şehirde 1300’den fazla inşaat projesi gerçekleştiren şirket, 120 binden fazla çalışana istihdam sağladı.

Yılda yaklaşık 600 bin konut üreten şirket, Çin’de konut arzının önemli bir bölümünü karşılıyordu.

Ana faaliyet kolu inşaat olan şirket, varlık yönetiminden elektrikli araç üretimine, tema parklarından yiyecek içecek markalarına kadar farklı alanlarda da yatırımlar yaptı, ülkenin en başarılı futbol kulüplerinden biri olan Guangzhou FC’nin işletmesini üstlendi.

Problemlerin başlangıcı

Çin hükümetinin inşaat ve emlak sektöründeki sağlıksız büyümeyi engellemek için 2020'den itibaren bankaların ve finans kuruluşlarının sektöre verdiği kredilere oran sınırlaması getirmesi, Evergrande’nin borçlarını çevirmekte sıkıntıya düşmesini tetikleyen en önemli etken olarak görülüyor.

Ülkenin hızlı ekonomik büyüme kaydettiği yıllarda yan iş kollarıyla gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan sektör, "büyük borç-büyük yatırım" döngüsüyle ilerliyordu.

Çin'de 2019 sonunda başlayan Kovid-19 salgını, konut yatırımlarında ve satışlarında durgunlukla bu döngüde ciddi kesintiye yol açtı.

Sektördeki durgunluk yatırımcıların borçlanmasını bir anda problemli hale getirdi. Üstelik Çin hükümeti de hem aşırı borçlanmanın finansal sistemde doğurduğu risklerden hem de piyasadaki spekülasyonun konut fiyatlarını aşırı artırmasından rahatsızdı.

Devlet Başkanı Şi Cinping'in "Konutlar yaşamak içindir, spekülasyon için değil." sözleriyle harekete geçen düzenleyici kurumlar, gayrimenkul şirketlerine borç kısıtlamaları getirmeye kadar verdi.

"Üç kırmızı çizgi"

Hükümet, aralarında Evergrande'nin de olduğu 12 büyük gayrimenkul şirketine devlet bankalarından borçlanabilmeleri için "üç kırmızı çizgiye" uyma şartı getiren yönetmelik sundu.

Yönetmelikle, şirketlere toplam varlıklarının toplam borçlara oranının yüzde 70'ten fazla olmaması, net borcun öz sermayeyi aşmaması ve nakit varlıkların kısa dönemli borçlardan ya fazla ya da en azından eşit olması kriterleri getirildi.

Evergrande, o sırada borçlanma kriterlerin hiçbirini sağlayamayacak durumdaydı. Şirket, ertesi yıl borçlanma kısıtlamalarının etkilerini hissetmeye başladı, Eylül 2021'de vadesi gelen iki yurt dışı borç tahvilinin faizini ödemede 2 kez başarısız oldu.

Bu büyüklükteki bir şirketin cüzi boyuttaki dış faiz ödemelerinde dahi sıkıntıya girmesi, daha geniş ölçekli bir borç krizinin kapıda olduğunu gösteriyordu.

Borç yönetimi çabaları

Yeni borç bulmakta sıkıntı yaşayan şirket, varlıklarını satarak borçlarını karşılama çabasına girişti.

Evergrande, 29 Eylül 2021’de, Liaoning eyaletinde ortağı olduğu Şıncing Bankasındaki hisselerini yaklaşık 10 milyar yuana (yaklaşık 1,5 milyar dolar) kamuya ait bir varlık yönetim şirketine sattığını bildirdi.

Öte yandan şirketin, Ekim 2021'de emlak yönetim birimi Evergrande Emlak Hizmetleri'nin yüzde 50,1 hissesini 20 milyar Hong Kong dolarına (yaklaşık 2,5 milyar dolar) Guandong merkezli bir başka inşaat grubuna olan Hopson İnşaat Holding'e devretme girişimi sonuçsuz kaldı.

Guangdong eyalet yönetimi, Aralık 2021'de Evergrande’nin borçları için temerrüde düşmesini önlemek üzere risk yönetim uzmanlarından oluşan heyet görevlendirdi.

Yurt dışında iflas korumasına başvurdu

2021'deki 476 milyar yuan (yaklaşık 65 milyar dolar), 2022'de 105 milyar yuan (yaklaşık 15,7 milyar dolar) zarar açıklayan şirketin toplam borç yükü, 2022 sonu itibarıyla 2,4 trilyon yuana (yaklaşık 330 milyar dolar) çıktı.

Bu yıl, borçları nedeniyle birçok kez temerrüde düşen şirket, 17 Ağustos'ta ABD'de iflas koruması için mahkemeye başvurdu.

Manhattan İflas Mahkemesine yapılan başvuruda, borçlarının yeniden yapılandırılması sürecinde şirketi dava etmek veya ABD'deki varlıklarını dondurmak isteyen alacaklılara karşı korunma talep edildi.

Evergrande'nin Hong Kong Borsası'nda Temmuz 2020'de hisse başına 25,80 Hong Kong dolarından işlem gören hisseleri dün 0,43 Hong Kong dolarına kadar geriledi. Şirket, geçen sürede piyasa değerinden 42,8 milyar dolar kaybetti.

Analistler, kötü tabloya ek olarak adli soruşturmayla çıkan yeni engeller ve sorunların şirketi daha fazla iflasa yaklaştırdığı değerlendirmesini yapıyor.



Çin, Ukrayna savaşı sonrası Rus enerji sektörünün finansal can damarına nasıl dönüştü?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de Çin liderinin resmi konutu olan Zhongnanhai yerleşkesinde yürürken görülüyor - Eylül 2025 (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de Çin liderinin resmi konutu olan Zhongnanhai yerleşkesinde yürürken görülüyor - Eylül 2025 (Reuters)
TT

Çin, Ukrayna savaşı sonrası Rus enerji sektörünün finansal can damarına nasıl dönüştü?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de Çin liderinin resmi konutu olan Zhongnanhai yerleşkesinde yürürken görülüyor - Eylül 2025 (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de Çin liderinin resmi konutu olan Zhongnanhai yerleşkesinde yürürken görülüyor - Eylül 2025 (Reuters)

Çin, 2022’de Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Rus petrolü ve gazı alımlarını dikkat çekici ölçüde artırdı. Bu gelişme, Moskova ile Pekin’in savaşın başlamasından yalnızca birkaç gün önce ilan ettiği “sınırsız ortaklık” çerçevesinde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Enerji alanındaki iddialı ilişkiler dosyası, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında çarşamba günü Pekin’de gerçekleştirilecek zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Görüşmeler, küresel enerji tedarik haritasında yaşanan dramatik dönüşümlerin gölgesinde yapılıyor.

Doğal gaz sektöründe Rus enerji devi Gazprom, yaklaşık 3 bin kilometre uzunluğundaki “Sibirya’nın Gücü” boru hattı üzerinden Çin’e gaz sevkiyatı gerçekleştiriyor. Toplam değeri 400 milyar dolara ulaşan ve 30 yıllık tarihi anlaşma kapsamında yürütülen proje, 2019’un sonunda devreye alınmıştı.

Bu hat üzerinden yapılan ihracat, 2025 yılında yaklaşık dörtte bir oranında artarak 38,8 milyar metreküpe ulaştı ve hattın başlangıçta planlanan yıllık 38 milyar metreküplük kapasitesini aştı.

Putin’in geçen yıl eylül ayında Çin’e yaptığı ziyaret sırasında iki ülke, bu güzergâhtan yıllık sevkiyatı ilave 6 milyar metreküp artırarak toplamda 44 milyar metreküpe çıkarma konusunda anlaşmıştı. Buna paralel olarak, Şubat 2022’de yapılan bir başka anlaşma kapsamında Çin, Rusya’nın Uzak Doğu’daki Sahalin Adası’ndan geçecek boru hattı aracılığıyla 2027’ye kadar yılda 10 milyar metreküpe kadar gaz satın almayı taahhüt etmişti. Daha sonra bu hedef 12 milyar metreküpe yükseltildi.

Buna rağmen Rusya’nın Çin’e yaptığı gaz ihracatı, Moskova’nın 2018 ve 2019 yıllarında Avrupa’ya yıllık sevk ettiği rekor düzeydeki 177 milyar metreküplük hacimle karşılaştırıldığında hâlâ sınırlı kalıyor.

Avrupa’ya alternatif arayışı ve Sibirya’nın gücü 2 müzakereleri

Rusya’nın Avrupa Birliği’nin gaz ithalatındaki payı, Ukrayna savaşı sırasında özellikle boru hattı sevkiyatlarında sert şekilde geriledi. Rusya geçen yıl Avrupa Birliği’nin sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikçileri arasında yüzde 16’lık payla ikinci sıradaki yerini korusa da birlik için ana tedarikçi konumundaki ABD ile arasındaki fark önemli ölçüde açıldı.

Bu tablo karşısında Rusya ile Çin, Moğolistan üzerinden yılda 50 milyar metreküp gaz taşıma kapasitesine sahip yeni “Sibirya’nın Gücü 2” boru hattı projesi için karmaşık müzakereleri sürdürüyor. Gazprom’un 2020’den bu yana fizibilite çalışması yürüttüğü proje, Rusya’nın Avrupa’daki ana pazarını kaybetmesinin ardından Çin’e yönelmesiyle birlikte stratejik önem kazandı.

f4t5y
Çin’in Şangay kentindeki bir mağaza, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trumpın portrelerinin de aralarında bulunduğu, geleneksel Çin tarzında hazırlanmış ünlü figürlere ait görseller satıyor (EPA)

Gazprom CEO’su Alexey Miller, projeye ilişkin “hukuken bağlayıcı bir memorandum” imzalandığını açıklasa da nihai sözleşme henüz sonuçlandırılamadı.

Öte yandan Rusya’nın Çin’e deniz yoluyla yaptığı LNG ihracatı geçen yıl yüzde 18,2 artarak 9,79 milyon tona yükseldi. Çin gümrük verilerine göre Rusya, Avustralya ve Katar’ın ardından Çin’in üçüncü büyük LNG tedarikçisi oldu. Çin ise dünyanın deniz yoluyla taşınan en büyük gaz ithalatçısı konumunda bulunuyor.

2026’nın başında petrol satışlarında rekor artış

Petrol sektöründe ise Çin, deniz ve boru hatları üzerinden taşınan Rus petrolünün en büyük müşterileri arasında yer almayı sürdürüyor. Batı yaptırımlarına rağmen Rus petrol ihracatı yüksek seviyelerini korudu.

Çin’in Rusya’dan yaptığı petrol ithalatı 2025 yılında günlük yaklaşık 2,01 milyon varile, toplamda ise 100,72 milyon tona ulaştı. Bu rakam önceki dönemlere kıyasla yüzde 7,1’lik hafif bir gerilemeye işaret etse de, Rus petrolü Çin’in toplam petrol ithalatının yüzde 20’sini oluşturdu.

2026’nın ilk aylarında ise Rusya Devlet Başkanı’nın dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Rus petrol ihracatının yılın ilk çeyreğinde yüzde 35 artarak 31 milyon tona ulaştığını açıkladı.

grthyu67
İnsanlar, Gazprom tarafından Gulf of Finland kıyısında, Saint Petersburg’da kurulan dev Rusya bayrağının indirildiği sahil boyunca yürürken görülüyor (EPA)

Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin, ağırlıklı olarak Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu (ESPO) ham petrolünü satın alıyor. Bu petrol, Rus petrol sahalarını Çin rafinerilerine ve Rusya’nın Uzak Doğu’daki Kozmino Limanı’na bağlayan 4 bin 70 kilometrelik ESPO boru hattının “Skovorodino-Mohe” kolu üzerinden taşınıyor.

Rus petrol boru hattı işletmecisi Transneft, Kozmino Limanı üzerinden yapılan ihracatı artırmak amacıyla hattın kapasitesini genişletmek için çalışmalar yürüttüğünü ve projeyi 2029’a kadar tamamlamayı hedeflediğini açıkladı.

Çin ayrıca Pasifik Okyanusu’ndaki Sahalin Adası’ndan gelen petrolü de tüketiyor. Özellikle Sahalin karışımı ile “Sokol” petrol türleri öne çıkıyor. ESPO karışımı sevkiyatlar ise Temmuz 2025’te ihracat kapasitesinin günlük 1 milyon varile çıkarılmasının ardından yüksek seviyelerini korudu. Transneft hâlihazırda ihracatı bu seviyede sürdürüyor.

Bunlara ek olarak Rusya, Kazakistan üzerinden geçen “Atasu-Alaşankou” boru hattı aracılığıyla Çin’e petrol ihracatını yıllık 2,5 milyon ton artırma konusunda anlaşmaya vardı. Böylece toplam sevkiyat hacmi 12,5 milyon tona yükseldi.


İran'a yönelik saldırının askıya alınmasının ardından petrol fiyatları %2 düştü

Umman'ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler (AFP)
Umman'ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler (AFP)
TT

İran'a yönelik saldırının askıya alınmasının ardından petrol fiyatları %2 düştü

Umman'ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler (AFP)
Umman'ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ortadoğu'daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelere alan açmak için İran'a yönelik planlanan askeri operasyonu askıya aldığını duyurmasının ardından, petrol fiyatları bugün gerçekleşen Asya işlemlerinde %2'den fazla değer kaybetti.

Temmuz vadeli Brent ham petrolü kontratları 3,01 dolar veya %2,7 oranında düşerek varil başına 109,09 dolara geriledi.

Haziran vadeli ABD hafif petrolü WTI ise 1,38 dolar veya %1,3 kayıpla 107,28 dolardan işlem gördü. Haziran vadeli bu kontratın işlem süresi bugün dolarken, en aktif kontrat olan Temmuz vadeliler %2 düşüşle varil başına 102,32 dolara geriledi. Her iki gösterge petrolde bir önceki seansta mayıs başı ve nisan sonundan bu yana en yüksek seviyelerini kaydetmişti.

Trump: Anlaşma için çok iyi bir fırsat var

Başkan Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin Tahran'ın nükleer silah edinmesini engelleyecek bir anlaşmaya varması için "çok iyi bir fırsat" olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, Trump'ın görüşmelere şans tanımak amacıyla askeri harekâtı askıya aldığını duyurmasından birkaç saat sonra geldi.

Gelişmeleri değerlendiren KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, şunları kaydetti:

"Trump'ın sinyalleri ani baskıyı bir nebze hafifletmiş olsa da temel riskler varlığını koruyor. Piyasa şu an Trump'ın açıklamalarının gerçek bir yumuşama hamlesi mi yoksa sadece taktiksel bir ateşkes mi olduğunu izliyor. İran'ın nasıl yanıt vereceği, sahada fiilen nelerin yaşanacağı ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker hareketliliği, petrol fiyatlarının gelecekteki yönünü belirleyen ana unsurlar olacaktır."

Ortadoğu'da devam eden çatışmalar, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin taşındığı hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasına yol açtı ve arz kesintisi endişelerini ciddi şekilde artırdı.

Pakistan'ın ara buluculuk diplomasisi sürüyor

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi dün yaptığı açıklamada, Tahran'ın pozisyonunun Pakistan aracılığıyla ABD'ye iletildiğini belirtti, ancak daha fazla ayrıntı vermedi. İsmini açıklamak istemeyen Pakistanlı bir yetkili ise İslamabad'ın iki taraf arasında yeni bir teklif köprüsü kurduğunu doğruladı, ancak ilerlemenin hala yavaş olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, Washington müzakereler süresince İran petrol ihracatına yönelik yaptırımları askıya almayı kabul etti. Ancak Amerikalı bir yetkili bu iddiayı tamamen yalanladı.

Rus petrolü muafiyeti uzatıldı, ABD stokları alarm veriyor

Diğer kontratlar ve diplomatik dosyalara bakıldığında; ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, "enerji sektöründe en çok zarar gören" ülkelerin deniz yoluyla Rus petrolü almaya devam edebilmeleri için yaptırım muafiyetini 30 gün daha uzattı.

ABD iç piyasasında ise Enerji Bakanlığı verileri, geçtiğimiz hafta Stratejik Petrol Rezervi'nden (SPR) 9,9 milyon varil ile rekor düzeyde bir çekim yapıldığını gösterdi. Böylece toplam stoklar yaklaşık 374 milyon varile gerileyerek Temmuz 2024'ten bu yana en düşük seviyesine indi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol da süregelen sevkiyat aksamaları ve askeri operasyonlar nedeniyle ticari petrol stoklarının hızla eridiği ve kritik seviyedeki bu stokların artık sadece birkaç haftalık ihtiyacı karşılayabileceği konusunda uyarıda bulundu.


Sibirya’nın Gücü 2 Petrol Boru Hattı projesi, Putin ve Şi görüşmelerinin ana gündem maddesi

Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)
Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)
TT

Sibirya’nın Gücü 2 Petrol Boru Hattı projesi, Putin ve Şi görüşmelerinin ana gündem maddesi

Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)
Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün Çin'in başkenti Pekin'e resmi bir ziyarette bulunuyor. Kremlin, Rusya'nın Çin'e yönelik enerji ihracatını önemli ölçüde artırmayı hedefleyen bu ziyarete büyük bir umut bağlıyor.

Moskova'nın "görülmemiş derecede yüksek seviyede" olarak tanımladığı ikili ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan zirve, Putin'in Çin'e gerçekleştirdiği 25. ziyaret olma özelliğini taşıyor. Bu durum, Rus lider ile Çinli mevkidaşı Şi Cinping arasındaki kişisel bağların derinliğini de gözler önüne seriyor. Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın dokuz yıl aradan sonra Çin’e yaptığı ilk ziyaretten sadece birkaç gün sonraya gerçekleşmesi ile diplomatik açıdan ayrı bir siyasi önem kazanmış durumda.

İki lider arasındaki "ciddi ve detaylı" görüşmelerin odak noktasını, ertelenen ve yıllık 50 milyar metreküp kapasiteye sahip olması planlanan «Sibirya'nın Gücü 2» gaz boru hattı projesi oluşturuyor. Bu proje, daha önce Avrupa'yı besleyen Rus yataklarındaki doğalgazı doğuya, yani Çin'e taşımayı amaçlıyor.

Analistler, Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalin dördüncü yılında Rusya'da derinleşen ekonomik sorunlar göz önüne alındığında, Putin ve Şi'nin projede nihai bir anlaşmaya varma olasılığını yüksek görüyor. Bu proje, Avrupa pazarında kaybedilen ihracat payının bir kısmını telafi etmek adına Moskova'nın elindeki tek gerçek fırsat olarak değerlendiriliyor. Taraflar geçtiğimiz eylül ayında bir mutabakat zaptı imzalamış ve toplam fiyat ile satın alma taahhüt miktarı konusundaki anlaşmazlıklar sürse de Gazprom mühendisleri teknik tasarımlar üzerinde çalışmaya başlamıştı.

İran savaşı ve enerji şoku Çin'i çeşitlendirmeye itiyor

Mevcut jeopolitik koşullar, iki ülkenin yakınlaşmasında kritik bir rol oynuyor. Rusya, Çin'in ham petrol ithalatının yüzde 20'sini karşılayarak halihazırda ülkenin en büyük tedarikçisi konumunda bulunsa da Pekin yönetimi, tarihsel olarak enerji ihtiyacını güvenceye almak için Ortadoğu ve İran'a bağımlı durumdaydı. Nitekim Çin'in ithal ettiği petrolün üçte biri, gazın ise dörtte biri, şu anda ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Bu kapanışın yol açtığı enerji krizi, Çin genelinde ciddi yakıt kıtlığına neden oldu. Bu durum, geçtiğimiz nisan ayında enflasyon oranlarında gözle görülür bir artışa ve yerel ekonomik faaliyetlerde ani yavaşlamaya yol açtı. Yaşanan bu şok, Pekin'e tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi ve Rus enerjisine aşırı bağımlılık konusundaki endişelerini bir kenara bırakması için güçlü bir motivasyon sağlıyor; her ne kadar uzmanlar Rusya'nın, Çin'in Ortadoğu'dan gelen tüm tedarikini tek başına ikame edemeyeceğini düşünse de.

Bu göstergelere rağmen piyasa gözlemcileri, «Sibirya'nın Gücü 2» hattındaki gaz fiyatının bu ziyaret sırasında netleşip netleşmeyeceği konusunda bazı şüpheler taşıyor. Pekin yönetimi, fiyatın Rusya iç pazarındaki gibi düşük ve sübvansiyonlu seviyelerde olması konusunda ısrar ediyor. Ayrıca Çin'in gaz tüketiminin halihazırda zirve noktasına ulaşmış olabileceği yönündeki endişeleri, uzun vadeli satın alma taahhütlerine girme konusunda tereddüt yaratıyor.

Buna rağmen uzmanlar, anlaşmanın imzalanması için mevcut zamanlamanın ideal olduğu görüşünde. Zira Çin, enerji açığını kapatmak için acilen kaynağa ihtiyaç duyarken, Rusya ise bütçesini finanse etmek adına yeni gelir kapıları aradığı kritik bir dönemeçten geçiyor.

Diplomatik koordinasyon ve masadaki 40 belge

Diplomatik cephede Kremlin, iki lider arasındaki düzenli yıllık görüşmeler dizisinin devamı olan bu ziyaretten büyük beklentiler içerisinde. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre liderlerin bu yıl çok taraflı zirvelerde üç kez daha bir araya gelmesi planlanıyor.

Rusya Devlet Başkanı'nın Siyasi Danışmanı Yuri Uşakov, Rusya ve Çin'in dış politika pozisyonlarının "esas itibarıyla aynı" olduğunu vurguladı. Uşakov, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin Ortadoğu krizinin ortasında uluslararası ilişkilerde istikrara katkı sağladığını belirterek, Rusya'nın güvenilir bir enerji tedarikçisi, Çin'in ise sorumlu ve ana tüketici rolünü sürdürdüğünü ifade etti.

39 yetkiliden oluşan üst düzey Rus heyetinin yarın Çinli mevkidaşlarıyla kapsamlı görüşmeler yapması bekleniyor. Putin ve Şi, yaklaşık 40 ortak belge ve anlaşmanın imza törenine başkanlık edecek. Zirve, küresel meselelerin daha esnek bir ortamda ele alınacağı gayri resmi bir toplantıyla sona erecek.

Rusya Devlet Başkanı'nın ajandası, tarihi bağların derinliğini yansıtan sembolik bir buluşmaya da ev sahipliği yapacak. Putin, Çin'e 2000 yılında yaptığı ilk ziyaret sırasında henüz 10 yaşındayken kendisiyle fotoğraf çektiren Çinli  mühendisle bir araya gelecek. Çin Dışişleri Bakanlığı, bu adımın Pekin ile Moskova arasındaki stratejik ortaklığı daha derin seviyelere taşımak için gerçek bir fırsat olacağını vurguladı.