Türkiye'nin ihracatı eylülde 22 milyar 490 milyon dolar oldu

Türkiye'nin ihracatı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 azalarak 22 milyar 490 milyon dolar, ithalatı yüzde 14,6 düşerek 27 milyar 501 milyon dolar oldu

(AA)
(AA)
TT

Türkiye'nin ihracatı eylülde 22 milyar 490 milyon dolar oldu

(AA)
(AA)

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan eylül ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.

Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat, eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,5 azalarak 22 milyar 490 milyon dolar, ithalatı yüzde 14,6 gerilemeyle 27 milyar 501 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47,8 azalarak 9 milyar 607 milyon dolardan 5 milyar 12 milyon dolara geriledi.

İhracatın ithalatı karşılama oranı Eylül 2022'de yüzde 70,2 iken geçen ay yüzde 81,8'e yükseldi.

Ocak-eylül döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat yüzde 0,5 azalarak 187 milyar 204 milyon dolara gerilerken ithalat yüzde 1,2 artarak 274 milyar 432 milyon dolar oldu.

Dış ticaret açığı, ocak-eylül döneminde yüzde 4,9 artışla 83 milyar 142 milyon dolardan 87 milyar 228 milyon dolara çıktı.

İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Eylül 2022'de yüzde 69,3 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 68,2'ye geriledi.

Enerji ve altın hariç dış ticaret

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, eylülde yüzde 2,3 azalarak 20 milyar 746 milyon dolardan 20 milyar 260 milyon dolara geriledi. Eylülde enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat da yüzde 1,5 düşerek 20 milyar 598 milyon dolardan 20 milyar 280 milyon dolara düştü.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı eylülde 19 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,9 azalarak 40 milyar 540 milyon dolara geriledi. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 99,9 oldu.

İmalat sanayisinin payı yüzde 94,1 oldu

Ekonomik faaliyetler incelendiğinde, ihracatta eylülde imalat sanayisinin payı yüzde 94,1, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,4 oldu.

Ocak-eylül döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayisinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 olarak kaydedildi.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta eylülde ara mallarının payı 71,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,7 olarak hesaplandı.

Ocak-eylül döneminde ise ara mallarının payı yüzde 73,5, sermaye mallarının payı yüzde 13,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 12,5 oldu.

Eylül ayında Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada

Eylülde ihracatta ilk sırayı 1 milyar 746 milyon dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyar 201 milyon dolarla ABD, 1 milyar 196 milyon dolarla Irak, 1 milyar 96 milyon dolarla İtalya ve 1 milyar 69 milyon dolarla Birleşik Krallık izledi. Söz konusu ayda ilk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,1'ini oluşturdu.

Ocak-eylül döneminde de ihracatta ilk sırada Almanya yer aldı. Bu ülkeye 15 milyar 904 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Almanya'yı 11 milyar 7 milyon dolarla ABD, 9 milyar 156 milyon dolarla İtalya, 9 milyar 87 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 8 milyar 933 milyon dolarla Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,9'una karşılık geldi.

Eylülde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin'den yapılan ithalat 3 milyar 728 milyon dolar olurken bu ülkeyi 3 milyar 134 milyon dolarla Rusya, 2 milyar 357 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 249 milyon dolarla ABD, 1 milyar 175 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,3'ünü oluşturdu.

Ocak-eylül döneminde ise ithalatta ilk sıra Rusya'nın oldu. Bu ülkeden yapılan ithalatın tutarı 34 milyar 705 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rusya'yı 34 milyar 397 milyon dolarla Çin, 21 milyar 190 milyon dolarla Almanya, 16 milyar 563 milyon dolarla İsviçre, 11 milyar 840 milyon dolarla ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,3'üne tekabül etti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, eylülde bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 1,7 artarken ithalat yüzde 6,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla ihracat yüzde 2 artarken ithalat yüzde 12,7 azalış gösterdi.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, "ISIC Rev.4" sınıflaması içinde yer alan imalat sanayisi ürünlerini kapsıyor. Eylülde bu sınıflamaya göre imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,1 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,1 olarak kayıtlara geçti.

Ocak-eylül döneminde "ISIC Rev.4"e göre imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 hesaplandı. Aynı dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6 oldu.

Eylülde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 83,6 olarak belirlendi. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5 olarak kaydedildi.

Ocak-eylül döneminde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,7 oldu. Söz konusu dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,2 olarak kayıtlara geçti.

Özel Ticaret Sistemi verileri

Özel Ticaret Sistemi'ne göre eylülde ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,8 azalarak 20 milyar 452 milyon dolara, ithalat da yüzde 14,8 gerileyerek 25 milyar 723 milyon dolara düştü.

Eylülde dış ticaret açığı yüzde 44,9 azalarak 9 milyar 568 milyon dolardan 5 milyar 271 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Eylül 2022'de yüzde 68,3 iken bu yılın aynı ayında yüzde 79,5'e yükseldi.

Özel Ticaret Sistemi'ne göre ihracat ocak-eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,7 azalarak 170 milyar 172 milyon dolar olurken ithalat yüzde 0,4 artışla 256 milyar 717 milyon dolara çıktı.

Ocak-eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,2 artarak 80 milyar 722 milyon dolardan 86 milyar 545 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Eylül 2022'de yüzde 68,4 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 66,3 oldu.



Altında düşüş: Haziran sonrasının en yüksek haftalık kaybına doğru gidiyor

Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)
Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)
TT

Altında düşüş: Haziran sonrasının en yüksek haftalık kaybına doğru gidiyor

Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)
Uganda'nın Entebbe şehrinde bulunan Afrika Altın Rafinerisi 'AGR'de sergilenen altın külçeleri (Reuters)

Altın fiyatları, bugün gerileyerek dört ayı aşkın sürenin en büyük haftalık kaybını kaydetmeye yöneldi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin, ABD’de faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulacağı beklentisini güçlendirmesi ve yatırımcıların gelecek hafta yapılacak ABD Merkez Bankası (FED) toplantısını beklemesi, altın üzerindeki baskıyı artırdı.

Piyasalarda spot altın % 0,2 düşüşle ons başına 4 bin 016,27 dolara geriledi. Günün erken saatlerinde 20 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyesini gören altın, kayıplarının bir bölümünü telafi etti. Buna rağmen değerli metal, hafta başından bu yana yüzde 3,5 değer kaybederek haziran ayından bu yana en kötü haftalık performansını kaydetmeye yöneldi.

Aralık teslimatlı ABD altın vadeli işlemleri de % 0,7 düşüşle ons başına 4 bin 030,40 dolara indi.

Capital.com’un piyasa araştırmaları başkanı Monty Saffieddine, spekülatörlerin altın için kritik eşik olarak görülen 4 bin dolar seviyesini korumaya çalıştığını söyledi. Saffieddine, bu seviyenin belirgin biçimde altına inilmesinin, piyasaların faiz indirimi beklentilerinin zayıfladığına ve kalıcı enflasyon baskısı, yükselen tahvil getirileri ve güçlü dolar senaryosunu fiyatlamaya yöneldiğine işaret edebileceği uyarısında bulundu.

Petrol fiyatları ise dün yaklaşık yüzde 4 yükselerek son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış, enerji arzında yeni kesintiler yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı.

Enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyon baskısını artırırken, FED’in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına yol açabilir. Bu durum, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini azaltıyor. Çünkü faiz getirisi sunan varlıkların daha yüksek getiri sağlaması, altın tutmanın fırsat maliyetini yükseltiyor.

Saffieddine, jeopolitik gerilimin daha da artmasının petrol fiyatlarını yukarı çekebileceğini belirtti. Ham petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden canlandırdığını, tahvil getirilerini yukarı ittiğini ve ABD’de para politikasının gevşetilmesini geciktirdiğini ifade eden Saffieddine, bu gelişmelerin altın açısından olumsuz bir tablo oluşturduğunu kaydetti.

Yatırımcıların odağında, 27-28 Ekim tarihlerinde yapılması planlanan FED para politikası toplantısı ile gelecek hafta açıklanacak ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) verileri bulunuyor. PCE endeksi, FED’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşma çabalarında temel aldığı başlıca enflasyon göstergesi olarak öne çıkıyor.

Piyasalar, FED’in gelecek haftaki toplantısında faizleri büyük ölçüde sabit tutmasını bekliyor. Bununla birlikte, aralık ayında faiz artırımı ihtimali de gündemdeki yerini koruyor. Bu senaryoya ilişkin piyasa beklentisinin yüzde 80 seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Öte yandan HSBC analistleri dün yayımladıkları araştırma notunda, piyasa dinamiklerindeki değişim ve yatırım pozisyonlarının nakde çevrilmesini gerekçe göstererek, 2026 yılı için platin ve paladyumun ortalama fiyat tahminlerini düşürdü.

Diğer değerli metallerde de düşüş görüldü. Spot gümüş %1 gerileyerek ons başına 53,98 dolara, platin %0,1 düşüşle bin 568,58 dolara indi. Paladyum ise ons başına bin 054,50 dolarda yatay seyretti.

Gümüş, platin ve paladyum fiyatları da haftayı kayıpla tamamlamaya yöneldi.


IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
TT

IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Suudi Arabistan ekonomisine ilişkin öngörüleri, bölgesel huzursuzlukların enerji üretimi, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde yarattığı baskılara rağmen iyileşme ve büyüme açısından olumlu bir tabloya işaret etti. Krallığın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2026 yılında petrol ve doğal gaz sektöründeki yavaşlamadan etkilenmesi beklenirken, petrol dışı faaliyetlerin daha dayanıklı bir seyir izlediği belirtildi. Ekonominin, enerji üretiminin kademeli olarak normale dönmesi ve ticaret koşullarının iyileşmesiyle birlikte 2027 yılında güçlü bir toparlanma kaydetmesi öngörülüyor.

IMF tarafından Ekim 2026’da yayımlanan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda Suudi Arabistan; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan bölgesinin, çatışmaların yanı sıra küresel ticaret ve enerji arzındaki aksamalarla mücadele ettiği bir dönemde öne çıkan ana ekonomiler arasında gösterildi.

Büyümede geçici bir gerileme ve petrol dışı faaliyetlerin dayanıklılığı

Rapor, bölgesel enerji üretimi, deniz taşımacılığı ve özellikle Hürmüz ile Babu’l Mendeb boğazlarıyla bağlantılı tedarik zincirlerini etkileyen aksamalar neticesinde hidrokarbon sektörünün ilk yarıda gerilemesine bağlı olarak, Suudi Arabistan’ın reel GSYİH’sinin 2026 yılında yüzde 3,3 oranında küçüleceğini öngörüyor.

Buna karşılık, Krallık’taki petrol dışı faaliyetlerin, yatırım ivmesinin sürdürülmesi ve Vizyon 2030 kapsamındaki ekonomik çeşitlendirme programlarının desteğiyle enerji sektörlerine kıyasla daha dirençli bir seyir izlediği ve görece daha iyi bir performans sergilediği kaydedildi.

Turizm sektöründe ise Suudi Arabistan, bölgesel gerilimlerden doğrudan etkilenen diğer ülkelere kıyasla otel doluluk oranlarında en düşük düşüşü kaydederek, mevcut şartlar altında turizm hizmetleri hareketliliğini koruma konusunda nispi bir başarı ortaya koydu.

2027’de güçlü bir toparlanma bekleniyor

2026 yılında beklenen küçülmeye rağmen IMF, Suudi Arabistan ekonomisinin bir sonraki yıl güçlü bir toparlanma kaydetmesini ve reel GSYİH’sinin 2027 yılında yüzde 7,9 oranında büyümesini öngörüyor.

Söz konusu toparlanmanın; enerji üretiminin kademeli olarak normal seviyelerine dönmesi, güvenlik ve ticaret koşullarının istikrara kavuşması ve küresel tedarik zinciri akışının iyileşmesiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Raporun orta vadeli öngörülerinde ise Krallık’ın reel GSYİH büyümesinin 2031 yılı itibarıyla yüzde 3,6 civarında dengeleneceği ve mevcut dönemde beklenen dalgalanmaların ardından ekonominin daha istikrarlı bir büyüme patikasına gireceği belirtiliyor.

Enflasyon ve para politikası

Suudi Arabistan’da ortalama enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,7 civarında gerçekleşmesi, takip eden yıllarda ise yüzde 2 seviyesinde istikrar kazanması bekleniyor.

Sübvansiyonlar, fiyat kontrolleri ve mali disiplini içeren etkenler, enflasyonist baskıların dizginlenmesine ve bölgedeki birçok ekonomiye kıyasla fiyatların görece istikrarlı seyretmesine katkı sağladı.

Para politikası tarafında ise Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkililerinin de aralarında bulunduğu Körfez ülkeleri merkez bankaları, finansal piyasaların istikrarını desteklemek ve olası enflasyonist baskıları sınırlamak amacıyla ABD Merkez Bankası’nın (FED) hamleleriyle uyumlu adımlar attı.

Mali esneklik ve şokları absorbe etme kapasitesi

2026 yılında Suudi Arabistan’ın mali politikası; altyapının geliştirilmesi, harcama verimliliğinin artırılması ve uzun vadeli yapısal reformların desteklenmesi dahil olmak üzere harcamaların stratejik önceliklere yönlendirilmesine imkan tanıyacak şekilde, disiplin ve ihtiyatla nitelendiriliyor.

Rapora göre Krallık, bölgesel huzursuzluk sürecine, cari denge ve resmi rezervler üzerinde oluşabilecek geçici şokların emilmesine yardımcı olan konforlu rezervler ve mali pozisyonlarla girdi.

Bölgesel ve küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde söz konusu mali marjlar, ekonomik önceliklere yatırım yapılmaya devam edilirken dalgalanmalara karşı direncin artırılması açısından kritik önem taşıyor.

Yapay zekâ

Teknoloji ve yapay zekâya yapılan yatırımlar, Suudi Arabistan’ın diğer Körfez ülkeleriyle birlikte varlığını genişletmeye çalıştığı alanlardan birini oluşturuyor. Rapor, yapay zekâ altyapısına ve veri merkezlerine yönelik açıklanan ve raporda yer alan verilere göre GSYİH’nin yüzde 5’ini aşan yatırımlara dikkat çekerken, bu yatırımların orta vadede verimliliği ve büyümeyi artırmasının beklendiğini belirtiyor.

Aynı zamanda yapısal reformlar; iş gücü piyasalarının esnekliğinin artırılması, beşerî sermayeye yatırım yapılması ve petrol dışı ihracatın çeşitlendirilmesi yoluyla ekonominin dış şoklara karşı direncini artırmada önemli bir unsur olmayı sürdürüyor.

Rapor ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin son yirmi yılda mal ihracatını çeşitlendirme konusunda kaydettiği ilerlemeye işaret ederek, üretim ile ticaret tabanını genişletmeye ve geleneksel gelir kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmaya yönelik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguluyor.

Söz konusu eğilimler bir arada değerlendirildiğinde; ekonomik çeşitlendirmenin ve yeni sektörlere yapılan yatırımların, Suudi Arabistan’ın mevcut huzursuzlukların etkilerini aşma ve orta vadeli büyüme beklentilerini koruma kapasitesini desteklemedeki kritik rolünü ortaya koyuyor.


Enflasyon endişelerinin artmasıyla altın bir haftayı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi

Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)
Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)
TT

Enflasyon endişelerinin artmasıyla altın bir haftayı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi

Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)
Londra’nın Hatton Garden bölgesindeki Bird & Co. şirketinde sergilenen İngiliz altın külçeleri ve “sovereign” altın sikkeleri. (Reuters)

Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirmesiyle altın fiyatları bugün %1’in üzerinde geriledi. Yatırımcılar, para politikasının gelecekteki seyrine ilişkin ipuçları için gelecek hafta yapılacak ABD Merkez Bankası (FED) toplantısını bekliyor.

Spot altın, %1,1 düşüşle ons başına 4 bin 094,90 dolara gerileyerek 14 Ekim’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Aralık vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,9 değer kaybederek ons başına 4 bin 111,40 dolara indi.

Oanda’nın kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesinin enflasyon beklentilerini artırabileceğini, bunun da faizlerin daha uzun süre yüksek kalması ihtimalini güçlendirerek altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan yüksek enflasyonun sürmesi, para politikasının sıkılaştırılması yönündeki gerekçeleri güçlendirse de FED yetkililerinin şimdilik temkinli davranması bekleniyor.

CME Group’un FedWatch aracına göre piyasalar, Fed’in 27-28 Ekim’deki para politikası toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 16 olarak fiyatlıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimali ise yüzde 90 olarak öngörülüyor.

Piyasalar ayrıca gelecek hafta açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) verilerini bekliyor. FED’in % 2’lik enflasyon hedefine ulaşma çabaları kapsamında yakından takip ettiği PCE endeksi, enflasyonun seyrine ilişkin önemli göstergeler arasında yer alıyor.

Wong, yatırımcıların kısa ve uzun vadede faizlerin yüksek kalmasını beklediğini belirterek, getiri sağlamayan altını elde tutmanın alternatif maliyetinin yükselmesinin değerli metalin cazibesini azalttığını ifade etti.

Reuters teknik analisti Wang Tao ise teknik analiz modeline göre spot altının ons başına 4.073 dolar seviyesini test edebileceğini belirtti. Bu seviye, altının 14 Ekim’de gördüğü en düşük düzey olarak öne çıkıyor. Tao, yukarı yönlü hareketlerde 4.135 dolar seviyesinin direnç oluşturduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda fiyatların 4.150-4.169 dolar aralığına yükselebileceğini kaydetti.

Diğer değerli metallerde de düşüş görüldü. Spot gümüş % 2,6 gerileyerek ons başına 56,44 dolara, platin % 2,1 düşüşle bin 594,25 dolara, paladyum ise %2,6 kayıpla ons başına bin 059,05 dolara indi.