Türkiye'nin ihracatı eylülde 22 milyar 490 milyon dolar oldu

Türkiye'nin ihracatı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 azalarak 22 milyar 490 milyon dolar, ithalatı yüzde 14,6 düşerek 27 milyar 501 milyon dolar oldu

(AA)
(AA)
TT

Türkiye'nin ihracatı eylülde 22 milyar 490 milyon dolar oldu

(AA)
(AA)

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan eylül ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.

Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat, eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,5 azalarak 22 milyar 490 milyon dolar, ithalatı yüzde 14,6 gerilemeyle 27 milyar 501 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47,8 azalarak 9 milyar 607 milyon dolardan 5 milyar 12 milyon dolara geriledi.

İhracatın ithalatı karşılama oranı Eylül 2022'de yüzde 70,2 iken geçen ay yüzde 81,8'e yükseldi.

Ocak-eylül döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat yüzde 0,5 azalarak 187 milyar 204 milyon dolara gerilerken ithalat yüzde 1,2 artarak 274 milyar 432 milyon dolar oldu.

Dış ticaret açığı, ocak-eylül döneminde yüzde 4,9 artışla 83 milyar 142 milyon dolardan 87 milyar 228 milyon dolara çıktı.

İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Eylül 2022'de yüzde 69,3 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 68,2'ye geriledi.

Enerji ve altın hariç dış ticaret

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, eylülde yüzde 2,3 azalarak 20 milyar 746 milyon dolardan 20 milyar 260 milyon dolara geriledi. Eylülde enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat da yüzde 1,5 düşerek 20 milyar 598 milyon dolardan 20 milyar 280 milyon dolara düştü.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı eylülde 19 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,9 azalarak 40 milyar 540 milyon dolara geriledi. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 99,9 oldu.

İmalat sanayisinin payı yüzde 94,1 oldu

Ekonomik faaliyetler incelendiğinde, ihracatta eylülde imalat sanayisinin payı yüzde 94,1, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,4 oldu.

Ocak-eylül döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayisinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 olarak kaydedildi.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta eylülde ara mallarının payı 71,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,7 olarak hesaplandı.

Ocak-eylül döneminde ise ara mallarının payı yüzde 73,5, sermaye mallarının payı yüzde 13,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 12,5 oldu.

Eylül ayında Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada

Eylülde ihracatta ilk sırayı 1 milyar 746 milyon dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyar 201 milyon dolarla ABD, 1 milyar 196 milyon dolarla Irak, 1 milyar 96 milyon dolarla İtalya ve 1 milyar 69 milyon dolarla Birleşik Krallık izledi. Söz konusu ayda ilk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,1'ini oluşturdu.

Ocak-eylül döneminde de ihracatta ilk sırada Almanya yer aldı. Bu ülkeye 15 milyar 904 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Almanya'yı 11 milyar 7 milyon dolarla ABD, 9 milyar 156 milyon dolarla İtalya, 9 milyar 87 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 8 milyar 933 milyon dolarla Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,9'una karşılık geldi.

Eylülde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin'den yapılan ithalat 3 milyar 728 milyon dolar olurken bu ülkeyi 3 milyar 134 milyon dolarla Rusya, 2 milyar 357 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 249 milyon dolarla ABD, 1 milyar 175 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,3'ünü oluşturdu.

Ocak-eylül döneminde ise ithalatta ilk sıra Rusya'nın oldu. Bu ülkeden yapılan ithalatın tutarı 34 milyar 705 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rusya'yı 34 milyar 397 milyon dolarla Çin, 21 milyar 190 milyon dolarla Almanya, 16 milyar 563 milyon dolarla İsviçre, 11 milyar 840 milyon dolarla ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,3'üne tekabül etti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, eylülde bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 1,7 artarken ithalat yüzde 6,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla ihracat yüzde 2 artarken ithalat yüzde 12,7 azalış gösterdi.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, "ISIC Rev.4" sınıflaması içinde yer alan imalat sanayisi ürünlerini kapsıyor. Eylülde bu sınıflamaya göre imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,1 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,1 olarak kayıtlara geçti.

Ocak-eylül döneminde "ISIC Rev.4"e göre imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 hesaplandı. Aynı dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6 oldu.

Eylülde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 83,6 olarak belirlendi. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5 olarak kaydedildi.

Ocak-eylül döneminde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,7 oldu. Söz konusu dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,2 olarak kayıtlara geçti.

Özel Ticaret Sistemi verileri

Özel Ticaret Sistemi'ne göre eylülde ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,8 azalarak 20 milyar 452 milyon dolara, ithalat da yüzde 14,8 gerileyerek 25 milyar 723 milyon dolara düştü.

Eylülde dış ticaret açığı yüzde 44,9 azalarak 9 milyar 568 milyon dolardan 5 milyar 271 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Eylül 2022'de yüzde 68,3 iken bu yılın aynı ayında yüzde 79,5'e yükseldi.

Özel Ticaret Sistemi'ne göre ihracat ocak-eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,7 azalarak 170 milyar 172 milyon dolar olurken ithalat yüzde 0,4 artışla 256 milyar 717 milyon dolara çıktı.

Ocak-eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,2 artarak 80 milyar 722 milyon dolardan 86 milyar 545 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Eylül 2022'de yüzde 68,4 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 66,3 oldu.



Wall Street'in yapay zeka iştahı kesildi mi?

3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)
3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)
TT

Wall Street'in yapay zeka iştahı kesildi mi?

3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)
3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından teknoloji şirketi ağırlıklı endeksler sarsıldı (Reuters)

ABD'de ara seçimlerin ardından yapay zeka sektörünün geleceğine ilişkin endişeler, teknoloji hisselerinde sert düşüşlere yol açtı.

Demokratların hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu sağlaması hisselerdeki düşüşü tetikleyen gelişmelerden biri oldu.

Partinin önde gelen isimleri, yapay zeka sektörünün büyümesini sağlayan veri merkezlerinin denetimsiz biçimde yaygınlaşmasına karşı çıkıyor. Bu tesislerin yüksek miktarda su ve elektrik tüketmesinin hane halkı faturalarını artıracağına ve yerel toplulukları olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.

Mayısta yayımlanan Gallup anketine göre Amerikalıların yüzde 71'i yaşadıkları bölgede veri merkezi kurulmasına karşı çıkıyor.

Elon Musk'ın SpaceX ve Tesla firmalarının ana merkezinin yer aldığı Teksas'ta Senato seçimini kazanan Demokrat James Talarico, yapay zeka alanındaki ABD liderliğinin korunması gerektiğini ancak teknolojinin çalışma hayatı ve çocukların eğitimi üzerindeki etkilerinin de ele alınmasının elzem olduğunu belirtti.

Teksas'ta Cumhuriyetçi rakibini yenerek eyaletin valisi seçilen Demokrat Gina Hinojosa da seçim kampanyasında yeni veri merkezlerinin inşasına yönelik denetimler uygulanacağı sözü verdi.

New York borsasında teknoloji şirketlerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq Composite endeksi perşembe (5 Kasım) günü yüzde 5,5 gerileyerek Nisan 2025'ten bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. Nasdaq 100 endeksindeki düşüş ise yüzde 6,4'e ulaştı.

Satış dalgasında S&P 500 şirketlerinin toplam piyasa değerinden yaklaşık 3 trilyon dolar silindi. Asya piyasalarına da yayılan düşüşte Japonya'nın Nikkei 225 endeksi haftayı yüzde 9,3 kayıpla tamamladı. Bu, endeksin Mart 2020'den bu yana en kötü haftalık performansıydı.

ABD piyasaları cuma günü (6 Kasım) kayıplarının bir bölümünü telafi etse de Nasdaq Composite, S&P 500 ve Dow Jones haftayı ekside kapattı.

Diğer yandan teknoloji hisselerindeki düşüş yalnızca siyasi belirsizliklerden kaynaklanmıyor.

Yatırımcılar haftalardır veri merkezi işletmecilerinin artan borçlarından, teknoloji devlerinin azalan nakit rezervlerinden ve yapay zeka yatırımlarının beklenen getiriyi sağlayıp sağlayamayacağından endişe duyuyordu. Demokratların seçim zaferi, sektördeki büyümenin yavaşlayabileceğine ilişkin bu kaygıları daha da güçlendirdi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC


Çin yuan ikilemini çözmeye çalışıyor: PBOC hangi adımları atacak?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
TT

Çin yuan ikilemini çözmeye çalışıyor: PBOC hangi adımları atacak?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)

Çin yuanının dolar ve euro karşısında değer kazanması, ihracatçı şirketlerin kâr marjlarını daraltırken Pekin yönetimini de zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor.

Yuan bu yıl dolar karşısında yaklaşık yüzde 5, euro karşısında yüzde 9 değer kazandı. Avrupa liderleri ve Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin para biriminin hâlâ gerekenden düşük değerde seyrettiğini ve ihracatçılara haksız rekabet avantajı sağladığını savunuyor.

Pekin yönetimiyse hızlı değer artışının ihracatçıların kârlarını eriterek istihdamı tehdit etmesinden endişeleniyor. Çin Merkez Bankası (PBOC), rekor düzeydeki dış ticaret fazlasının yuanın düşük değerinden değil, sanayideki teknolojik dönüşümden kaynaklandığını belirtiyor.

Reuters'ın görüştüğü analistler, PBOC'nin yuanın yükselişini yavaşlatmak için kademeli adımlar atmasını bekliyor.

PBOC salı günü finans kuruluşlarının tutması gereken döviz zorunlu karşılık oranını artıracağını duyurmuştu. Diğer seçenekler arasında bankalardan yuanı aşağı yönlendirmelerini istemek, günlük referans kurunu daha zayıf belirlemek ve yurtdışı yatırımlara yönelik kuralları gevşetmek yer alıyor.

Diğer yandan Pekin'in, Avrupa'nın 1985'teki Plaza Anlaşması benzeri bir kur düzenlemesine katılma çağrılarına mesafeli yaklaşması bekleniyor. ABD, Japonya, Batı Almanya ve Fransa yönetimleri arasında imzalanan anlaşma, doların diğer para birimleri karşısında sert biçimde değer kaybetmesini sağlamıştı.

Çinli yetkililer, bu anlaşmayı uzun süredir ABD'nin ekonomik baskısının bir örneği olarak görüyor ve Japonya'nın sonraki yıllarda yaşadığı ekonomik durgunlukla ilişkilendiriyor.

Yuan, ABD'nin yaptırım gücünü zayıflatıyor

The Diplomat'ın analizinde, Donald Trump'ın gümrük tarifeleri, müttefiklerine yönelik tehditleri ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığını zayıflatma girişimlerinin doların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdığı ifade ediliyor.

Çin ve BRICS ülkeleri uzun süredir doların küresel ticaretteki ağırlığını azaltmayı hedefliyor. Bu süreçte yuan, özellikle Çin'in komşuları ve Kuşak ve Yol Girişimi'ne katılan ülkeler açısından dolara alternatif olarak öne çıkıyor.

Çin'in 2015'te kurduğu Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), SWIFT'e alternatif olarak çalışıyor. CIPS'nin günlük ortalama işlem hacmi, Ocak 2022'de 339 milyar yuan seviyesindeyken Haziran 2026'da 828 milyar yuana yükseldi. Çin'in sınır ötesi ödemelerinde yuanın payı da Ocak 2014'te yüzde 21'den Temmuz 2026'da yüzde 49'a çıktı.

Ancak küresel finans piyasalarında doların ağırlığını kaybettiğine ilişkin belirgin bir işaret bulunmuyor.

Çin'in, Batı yaptırımlarını atlatmak isteyen Rusya ve İran'la yuan üzerinden ticaret yapmasının, küresel ekonomide doların yerini değiştirmekten çok ABD'nin yaptırım gücünü zayıflatmayı amaçladığı yorumu yapılıyor.

Independent Türkçe, The Diplomat, Reuters


Wall Street’te sert satış dalgası... Nasdaq 2,3 trilyon dolar değer kaybetti

New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)
New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)
TT

Wall Street’te sert satış dalgası... Nasdaq 2,3 trilyon dolar değer kaybetti

New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)
New York’taki Nasdaq Borsası’nda işlem seansı sırasında Nasdaq endeksini gösteren ekran (Reuters)

Wall Street, yapay zekâ odaklı teknoloji ve yarı iletken şirketlerinin öncülüğünde geniş çaplı bir satış dalgasının etkisiyle, son yılların en sert düşüş seanslarından birini yaşadı. Washington’daki siyasi değişimlerin veri merkezlerine yapılan devasa yatırımları frenleyebileceği ve aylardır piyasaları rekor seviyelere taşıyan hızlı büyümeye son verebileceği yönündeki endişeler artış gösterdi.

S&P 500 endeksi yüzde 4,4 oranında gerileyerek, Başkan Donald Trump’ın açıkladığı gümrük vergilerinin küresel piyasaları sarstığı Nisan 2025’ten bu yana en kötü günlük performansını kaydetti. Dow Jones endeksi 1833 puan (yüzde 3,4) düşerken, Nasdaq endeksi yüzde 5,5 ile daha büyük bir kayıp yaşadı.

Yapay zekâyla bağlantılı varlıklardan çıkış eğiliminin yayılmasıyla birlikte bu baskılar ABD piyasalarıyla sınırlı kalmayarak küresel piyasalara da sıçradı. Nasdaq 100 endeksi yüzde 6’dan fazla düşüşle Mart 2020’deki Kovid-19 pandemisi çalkantılarından bu yana en büyük düşüşünü kaydetti; piyasa değerinden yaklaşık 2,3 trilton dolar silindi ve endeks 6 Ekim’deki zirvesinden yüzde 15 uzaklaştı.

Fırtınanın merkezinde yapay zekâ

Çip şirketleri ve veri merkezi altyapı sağlayıcıları, yüksek borçlanma maliyetleri ve sektör hisselerindeki aşırı değerleme endişeleri eşliğinde, yapay zekâ altyapısına yönelik devasa harcamaların mevcut hızda sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerinin yeniden gündeme gelmesiyle en çok kaybettirenler arasında yer aldı.

Nvidia hisseleri yüzde 9,3 oranında gerileyerek Ocak 2025’ten bu yana en büyük düşüşünü kaydetti ve yıl başından bu yana elde ettiği kazançları sildi. Advanced Micro Devices hisseleri yüzde 17,3, CoreWeave yüzde 9,8 ve GE Vernova yüzde 7,5 oranında değer kaybetti. Philadelphia Yarı İletken Endeksi de yüzde 12 düşüşle Mart 2020’den bu yana en kötü seansını yaşadı ve haziran ayındaki zirvesinden bu yana yüzde 38’den fazla değer kaybederek ayı piyasasına girdi.

Teknoloji ve çip şirketlerinin ABD endekslerindeki yüksek ağırlığı dikkate alındığında, bu kayıplar ayrı bir önem kazanıyor. Bu şirketlerin hisse hareketleri artık piyasanın genel performansını doğrudan etkiliyor ve değerlemelerindeki herhangi bir düzeltme ana endeksleri daha alt seviyelere çekebilecek bir güç taşıyor.

Söz konusu satış dalgası, Demokratların Kongre ara seçimlerini kazanmasının ardından piyasalarda yaşanan güçlü kazançların sadece bir gün sonrasında geldi. Seçim sonuçları, yatırımcılar arasında Trump'ın nüfuzunu sınırlayacak politik bir dengenin oluşacağı, İran ile yaşanan savaşın ve bu savaşın enerji fiyatları ile enflasyon üzerindeki baskılarının kontrol altına alınmasının önünü açacağı beklentilerini güçlendirmişti.

Ancak ilk günkü iyimserlik, yatırımcıların odağının siyasi değişimin yapay zekâ sektörü üzerindeki olası etkilerine kaymasıyla hızla yerini düşüşe bıraktı. Demokratların zaferi, özellikle yerel toplulukların yüksek elektrik tüketimi ve bunun enerji faturalarına yansımasına yönelik artan itirazları doğrultusunda, veri merkezlerinin genişlemesine ilişkin denetimlerin sıkılaştırılacağı endişelerini artırdı.

Bu merkezlerin inşasındaki herhangi bir yavaşlama; gelişmiş çip, elektrik ve altyapı ekipmanlarına olan talebi azaltma riski taşıyor. Bu sektörler, ABD ekonomik büyümesinin ana itici güçlerinden biri haline gelen devasa yatırım harcamaları dalgasından doğrudan faydalanmıştı.

Purpose Investments Baş Yatırım Sorumlusu Greg Taylor, satış dalgasının 2000 ve 2001 yıllarındaki dot-com balonunun çöküşünü hatırlattığını belirterek, piyasanın tek bir temaya -yapay zekâya- odaklanmasının, yatırımcı beklentileri değiştiğinde piyasayı düşüşe karşı daha hassas hale getirdiğine dikkat çekti.

Portföyden çıkışların artması ve riskten korunma talebinin yükselmesi

Savunma sektörleri de düşüş dalgasından kaçamadı; kayıplar S&P 500 endeksinde yer alan 11 sektörün tamamına yayılırken, Dow Jones endeksini oluşturan 30 hissenin tamamı değer kaybetti. Açığa satış pozisyonu en yüksek olan şirketler ile kâr etmeyen teknoloji şirketlerinin hisseleri de geriledi. Bu durum, yatırımcıların sadece yapay zekaya olan risklerini azaltmakla kalmayıp, portföylerindeki risk seviyesini genel anlamda düşürmeye yöneldiklerine işaret etti.

Oynaklık endeksi VIX 28,18 puana yükselerek mart ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü ve hisse senetlerindeki beklenen dalgalanmalara ilişkin endişelerin arttığını gösterdi. İnanılan yükseliş trendini sürdüren kazanan hisselere yatırım yapan stratejilerin satış dalgasından etkilenmesiyle, iShares MSCI USA Momentum Factor ETF’si yüzde 8,2 oranında gerileyerek 2020’den bu yana en kötü günlük performansını kaydetti.

Buna karşılık yatırımcılar daha güvenli bir liman arayışıyla ABD Hazine tahvillerine yöneldi. Geçen ay yüzde 5,3’ü aşan 10 yıllık tahvil getirisi, çarşamba günkü kapanıştaki yüzde 4,90 seviyesinden yüzde 4,84’e geriledi.

Enerji piyasalarında ise Brent petrol vadeli işlemleri, İran ile yaşanan savaşın gidişatı ve küresel enerji arzının normale dönme zamanına ilişkin belirsizliklerin sürmesiyle, bir önceki seansta yaşanan yaklaşık yüzde 9’luk keskin kayıpların bir kısmını toparlayarak yüzde 3,9 artışla varil başına 98,29 dolara yükseldi.

Düşüşün şiddetine rağmen bazı hisseler istisnai kazançlar elde etti. AppLovin hisseleri, analist beklentilerini aşan finansal sonuçların ardından yüzde 31 sıçrarken; Tapestry hisseleri, beklenenden güçlü kâr açıklaması ve yıllık öngörülerini yükseltmesi sonrasında yüzde 7,1 değer kazandı.

Seans genel olarak değerlendirildiğinde, yüksek değerleme ve sermaye harcamalarındaki yavaşlama endişelerinin, siyasi değişimler ve jeopolitik belirsizliklerle kesiştiği bir dönemde piyasaların; yapay zekânın sunduğu olağanüstü büyüme fırsatlarını fiyatlamaktan, bu büyümenin maliyetini ve risklerini yeniden değerlendirme aşamasına geçtiğini ortaya koyuyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirlemeyi daha da zorlaştırıyor.