Türkiye 2022 yılında en çok turist ağırlayan 5. ülke oldu

Ernst & Young tarafından hazırlanan Turizm Sektörü Değerlendirmesi 2023 raporuna göre, 2022 yılında Türkiye, Fransa, İspanya, ABD, İtalya'dan sonra en çok ziyaretçi ağırlayan 5. ülke oldu

2023 yılının ilk yarısında İstanbul ziyaretçi sayısında son 5 yılın rekorunu kırdı (AA)
2023 yılının ilk yarısında İstanbul ziyaretçi sayısında son 5 yılın rekorunu kırdı (AA)
TT

Türkiye 2022 yılında en çok turist ağırlayan 5. ülke oldu

2023 yılının ilk yarısında İstanbul ziyaretçi sayısında son 5 yılın rekorunu kırdı (AA)
2023 yılının ilk yarısında İstanbul ziyaretçi sayısında son 5 yılın rekorunu kırdı (AA)

Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi Ernst & Young (EY) turizm ve konaklama sektörüne ilişkin hazırladığı Turizm Sektörü Değerlendirmesi 2023 raporunun sonuçlarını açıkladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, söz konusu raporda, turizm endüstrisi alanında değişen dinamiklerin ve trendlerin öncelikleri etkilediği belirtilirken, 2023 yılının, sürdürülebilirlik, teknoloji, kültürel deneyimler, sağlık ve güvenlik trendlerinin küresel turizm alanında birleştiği anlamına geldiği vurgulandı.

Rapora göre, sürdürülebilir ve çevre dostu seyahat seçeneklerine giderek daha fazla öncelik verildi, karbon ayak izini azaltan uçuşlar, yeşil konaklama ve ekolojik açıdan bilinçli turist faaliyetlerinin seyahat tercihlerinde belirleyici rol oynadı.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin yayımladığı verilere göre, Atlanta Hartsfield-Jackson Uluslararası Havalimanı 2023 yılı ekim ayında 5,36 milyonun üzerinde tarifeli koltukla uluslararası yolcular için dünyanın en yoğun havalimanı oldu. Dubai Uluslararası Havalimanı listede ikinci sırayı alırken, İstanbul Havalimanı yolcu trafiğinde yedinci sırada yer aldı.

Türkiye'nin turizm gelirleri 2023 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 27 artışla 21,7 milyar dolara yükseldiği belirtilen raporda, İstanbul'da 10 Haziran’da Inter Milan ile Manchester City arasında oynanan Şampiyonlar Ligi finali, ev sahibi şehre yaklaşık 75 milyon avro (80 milyon dolar) ekonomik katkı sağladığı kaydedildi.

Türkiye, en çok ziyaret edilen 5. ülke

Raporda, Türkiye'nin, toplam 51 milyon ziyaretçi ile 2022 yılında en çok turist ağırlayan 5. ülke olduğu bildirilirken, 2023 yılının ilk yarısında bu rakamın 2022 ilk yarısına göre yüzde 21 artarak 22 milyon olarak yansıdığı açıklandı.

2023 yılının ilk yarısında ziyaretçilerin geliş amacının yüzde 76,2'lık oranla "seyahat, eğlence, spor ve kültürel faaliyetler", yüzde 16,6'lık oranla "akraba ve arkadaş ziyareti" olarak kaydedilen raporda, Türkiye’ye “alışveriş" için gelenlerin oranının ise önceki yıllarla benzer biçimde yüzde 3’te sabit kaldığı belirtildi.

Raporda, 2023 ilk yarısında Türkiye’yi en çok ziyaret eden turist grubunu önceki yıla göre yüzde 34 artarak 5,2 milyon kişiye ulaşan Rus ziyaretçilerin oluşturduğu vurgulandı. Rusya'dan gelen ziyaretçilerin toplam ziyaretçi sayısının yüzde 13'ünü, ikinci sıradaki Almanya'dan gelen turistlerin ise yüzde 12'sini oluşturduğu bildirilen raporda, İngiltere'den gelen ziyaretçi sayısının da önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış göstererek 3. sırada yer aldığı aktarıldı.

İstanbul, en çok ziyaret edilen şehir

İstanbul'un, 2023 yılının ilk yarısında 11 milyon 524 bin yabancı ziyaretçiyi ağırladığı belirtilen raporda, 2023'ün ilk yarısında İstanbul'u ziyaret eden yabancı ziyaretçi oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,22 artış gösterdiği kaydedildi.

Öte yandan İstanbul'a gelen ziyaretçi sayısında yine önceki yıllarla benzer biçimde Rusya, Almanya, İran, ABD ve Suudi Arabistan, İngiltere ilk sıralarda yer aldı. İstanbul 2022'de tek başına 16,02 milyon yabancı turisti ağırlarken, en fazla yabancı ziyaretçi yine Rusya'dan geldi. Rusya'dan gelen turistler toplam ziyaretçilerin yüzde 9,33'ünü, ikinci sırada Almanya yüzde 7,72'ünü ve üçüncü İran ise (yüzde 6,85) takip etti.

Raporda, 2022 yılında İstanbul'u 12,82 milyon yabancı ziyaretçiyle Akdeniz kıyısında yer alan ve tatil köyleriyle tanınan Antalya takip ederken, listenin üçüncü sırasında, 4,64 milyon yabancı ziyaretçiyle hem Bulgaristan hem de Yunanistan’a sınırı olan Edirne, dördüncü sırasında ise Bodrum, Marmaris ve Fethiye ilçeleriyle ünlü Muğla yer aldı.

Sağlık turizmi yüzde 88 arttı

Türkiye’de sağlık turizmine olan ilginin artmaya devam ettiği belirtilen EY raporunda, 2023 yılının ilk yarısında sağlık hizmeti amacıyla Türkiye'yi 746 bin 290 kişinin ziyaret edildiği kaydedildi.

Raporda sağlık turizminden elde edilen gelirin 1 milyar 33 milyon dolarına ulaştığı açıklanırken, TÜRSAB'ın, Türkiye'nin 2023 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 artışla 1,8 milyonun üzerinde sağlık turistini ağırlayacağını öngördüğü ifade edildi.

2022 yılında da sağlık turizminde 2021’e göre yüzde 88 artış yaşandığı ve bu durumun sağlık hizmetleri gelirine de yüzde 23 artış olarak yansıdığı ifade edilen raporda. 2022'de 2,12 milyar dolar gelir elde edilirken 1 milyon 258 bin 382 ziyaretçinin Türkiye’de sağlık hizmeti aldığı aktarıldı.

Türkiye kruvaziyer turizminin önde gelen ülkelerinden biri oldu

Raporda, son yıllarda yapılan yatırımlarla Türkiye kruvaziyer turizminin önde gelen ülkelerinden biri haline geldiği ve 2023 yılının ilk yarısında kruvaziyer yoluyla Türkiye'yi 483 binden fazla kişinin ziyaret ettiği açıklandı.

Söz konusu dönemde limanlara yanaşan kruvaziyer gemi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 (420 gemi), yolcu sayısının ise yüzde 107 (31.057 yolcu) arttığı kaydedilirken, Kuşadası'nın, 191 sefer ile en fazla kruvaziyerin yanaştığı ilçe olduğu ve 258 bin 719 ziyaretçiyi ağırladığı belirtildi.

Kuşadası'nı 115 bin 760 ziyaretçi ve 72 sefer ile Galataport (İstanbul) takip etti.

Seyahat ve turizm sektörünün katkısı yükseliyor

Rapora göre, 2022 yılında dünya genelinde seyahat ve turizm sektörü, küresel gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) yüzde 7,6 katkıda bulundu.

Söz konusu rakam, 2021 seviyesine göre yüzde 22 artış, 2019 seviyesine göre ise yüzde 23 düşüş gösterdiği belirtilen raporda, rakamın 2023'te 9,5 trilyon dolarına, 2033'te ise 15,5 trilyon dolarına ulaşacağının öngörüldüğü kaydedildi.

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’ne göre ise 2022’de Avrupa'da seyahat ve turizmin GSYH’ye katkısı 2021'e göre yüzde 40 artışla 579,2 milyar doları olarak gerçekleşti. Ancak 2022'de bu oran 2019'a göre hâlâ yüzde 7,2 daha düşük seviyede kaldı.

Raporda, Türkiye'nin turizm gelirlerinin GSYH’ye katkısının son üç yılda yüzde 2,1'den yüzde 5,1'e yükseldiği vurgulanırken, Türkiye'de 2022 yılında bir önceki yıla göre paket tur harcamalarının yüzde 83,4, seyahat hizmetleri harcamalarının ise yüzde 82,1 arttığı açıklandı.



Apple kara listedeki firmadan çip alma peşinde

Apple'ın zam kararının ardından şirketin hisseleri bir günde yüzde 6'dan fazla değer kaybetmişti (Reuters)
Apple'ın zam kararının ardından şirketin hisseleri bir günde yüzde 6'dan fazla değer kaybetmişti (Reuters)
TT

Apple kara listedeki firmadan çip alma peşinde

Apple'ın zam kararının ardından şirketin hisseleri bir günde yüzde 6'dan fazla değer kaybetmişti (Reuters)
Apple'ın zam kararının ardından şirketin hisseleri bir günde yüzde 6'dan fazla değer kaybetmişti (Reuters)

Apple, ABD'nin kara listesindeki Çinli firma CXMT'den çip satın almaya çalışıyor.

Financial Times'ın aktardığına göre teknoloji devi, CXMT'den bellek yongası satın alabilmek için Donald Trump yönetimiyle irtibat halinde.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan kaynaklar, Apple yetkililerinin yaklaşık bir ay önce ABD Ticaret Bakanlığı'yla temasa geçtiğini, Washington'da lobicilik faaliyetlerine devam ettiğini söylüyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Çinli çip üreticileri CXMT ve YMTC'yi Çin Halk Kurtuluş Ordusu'yla bağlantılı oldukları gerekçesiyle kara listeye almıştı.

ABD ulusal güvenliğini tehdit edebilecek şirketlerin yer aldığı "1260H" diye bilinen bu listenin herhangi bir hukuki bağlayıcılığı yok. Dolayısıyla Apple'ın bu şirketlerden çip almasının önünde yasal bir engel bulunmuyor.

Diğer yandan ABD Ticaret Bakanlığı da geçen yıl CXMT'yi yaptırım listesine almayı planlamış ancak Washington ve Pekin arasındaki ticaret görüşmelerinin etkilenmemesi için karar ertelenmişti. Kaynaklara göre bakanlığın böyle bir adım atıp atmayacağı belli değil. Trump yönetiminin de şirketin listeye alınmayacağına dair Apple'a güvence sunmaya yanaşmayabileceği aktarılıyor.

Kongre'nin de Apple'ın CXMT'yle iş yapmasına tepki gösterebileceğine dikkat çekiliyor.

Temsilciler Meclisi Çin Komitesi'nin Cumhuriyetçi başkanı John Moolenaar, şunları söylüyor:

Apple'ın Çinli bir askeri şirketle ortaklık kurmayı tercih etmesi ciddi bir hata olur.

Yapay zeka veri merkezlerinin yaygınlaşmasıyla artan olağanüstü talep nedeniyle çip fiyatları son dönemde yükselişte. Apple bu hafta iMac, MacBook, iPad, Vision Pro gibi ürünlerin fiyatının yükseltileceğini açıklamıştı.

Apple CEO'su Tim Cook da 17 Haziran'da Wall Street Journal'da yayımlanan röportajında, bellek ve depolama çipi maliyetlerindeki büyük artışa karşı çözüm arayışında olduklarını söylemişti.

Şirket, CXMT'yi bellek tedarikçisi haline getirerek bu yükü hafifletmek istiyor.

Apple'ın Çin'de satılan iPhone'lar için YMTC'den 2022'de çip alma çabaları da tepki çekmişti. Dönemin Senato İstihbarat Komitesi'ndeki en üst düzey Cumhuriyetçi olan Marco Rubio, "Apple ateşle oynuyor" demişti. Çin'e karşı şahin tutumuyla tanınan Rubio, Trump yönetiminde Dışişleri Bakanı. 

Independent Türkçe, Financial Times, Wall Street Journal


Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Apple, iPad ve MacBook fiyatlarını yükseltti.

Şirket, yapay zekâ sektörünün veri merkezi yatırımları sebebiyle artan bellek ve depolama çipi maliyetlerini artık tüketicilere yansıtmama seçeneklerinin kalmadığını belirtti.

Fakat bu zam, Apple'ın en büyük gelir kaynağı olan iPhone'u etkilemiyor.

Öte yandan şirketin bütçe dostu Windows ve Chromebook modellerinden pazar payı kapmak amacıyla piyasaya sürdüğü en ucuz dizüstü bilgisayarı olan Neo'nun başlangıç fiyatı, lansmanından sadece birkaç ay sonra 599 dolardan 699 dolara çıkacak.

Apple'ın fiyatları yükseltmesi, sektörde gıpta edilen tedarik ilişkilerine sahip, dünyanın en değerli elektronik şirketlerinin bile bellek çiplerinin fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini gösteriyor.

Micron gibi bellek üreticileri, son aylarda Nvidia gibi yapay zekâ çip üreticilerinin siparişlerine öncelik vererek, bu şirketlerin büyük kâr elde etmesine yardımcı oldu.

Apple yaptığı açıklamada, "Bir bileşen fiyatının bu kadar hızlı ve bu kadar fazla arttığını daha önce hiç görmedik. Şimdiye kadar müşterilerimizi bu artıştan koruduk fakat artık iPad ve Mac için bugün uyguladığımız zamlar da dâhil olmak üzere, birçok üründe fiyatları artırmaya başlamamız gereken bir noktaya geldik" dedi.

Apple'ın internet sitesinde yer alan güncel fiyatlara göre, 512 gigabayt depolama alanına sahip MacBook Air'in fiyatı 1,099 dolardan 1,299 dolara yükselirken, 1 terabayt depolama alanına sahip MacBook Pro'nun fiyatı ise 1,699 dolardan 1,999 dolara çıktı. 128 gigabaytlık iPad Air'in fiyatı ise 599 dolardan 749 dolara çıktı.

Independent Türkçe

 


Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar Suudi Arabistan’da yeniden ihracatı rekor seviyeye taşıdı, ticaret fazlası iki katına çıktı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar Suudi Arabistan’da yeniden ihracatı rekor seviyeye taşıdı, ticaret fazlası iki katına çıktı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)

Son ticari gelişmeler, Suudi ekonomisinin jeopolitik sarsıntılar karşısındaki olağanüstü dayanıklılığını bir kez daha ortaya koydu. Krallığın mal ticareti dengesi fazlası, geçen yılın aynı dönemine göre Nisan ayında yüzde 100’ün üzerinde artarak 25,4 milyar riyale (6,77 milyar dolar) ulaştı.

Resmî istatistikler, daha önce Hürmüz Boğazı’nda yaşanan deniz taşımacılığı aksaklıklarının Suudi lojistik sisteminin başarısına dönüştüğünü gösterdi. “Yeniden ihracat” kalemi, 2017’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıkarak 15,5 milyar riyale (4,13 milyar dolar) ulaştı. Bu yükseliş, Suudi Arabistan’ın limanlarını alternatif güzergâhlara dönüştürerek bölgesel yük trafiğini kriz döneminde başarıyla karşılamasının sonucu olarak değerlendirildi. Veriler, ülkenin altyapısının küresel ticaret akışını güvence altına alma ve “Vizyon 2030” hedefleriyle uyumlu sürdürülebilir yapısal kazanımlar elde etme kapasitesini ortaya koydu.

Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) perşembe günü yayımladığı öncü göstergeler, Suudi Arabistan’ın dış ticaret performansında dikkat çekici bir iyileşmeye işaret etti. Veriler, Krallığın çevresindeki zorluklara rağmen ticari ivmesini koruduğunu ve dış sektörünün güçlü yapısını sürdürdüğünü gösterdi. Ticaret fazlasındaki artış, bir yandan ihracattaki yükselişten diğer yandan ithalat harcamalarındaki düşüşten kaynaklandı.

Kuruma göre toplam mal ihracatı Nisan ayında yıllık bazda yüzde 9,3 artarak yaklaşık 101 milyar riyale (26,93 milyar dolar) yükseldi. Bu rakam, 2025’in aynı ayında kaydedilen yaklaşık 93 milyar riyalin üzerinde gerçekleşti.

Petrol ihracatı destekledi

Büyümenin temel itici gücü petrol ihracatındaki yükseliş oldu. Petrol ihracatı yüzde 11,7 artarak 69,6 milyar riyale (18,56 milyar dolar) çıktı. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam yaklaşık 62,7 milyar riyal (16,72 milyar dolar) seviyesindeydi.

Petrol dışı ihracat (yeniden ihracat dâhil) ise yüzde 4,5 artışla 31,4 milyar riyale (8,37 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem içinde yeniden ihracat tek başına yüzde 20,4 yükselerek 15,5 milyar riyale (4,13 milyar dolar) çıktı ve 2017’den bu yana en yüksek aylık seviyeyi gördü.

Bu güçlü performansta, “makine, elektrikli cihazlar ve ekipmanlar ile bunların parçaları” sektöründeki yüzde 74’lük artış etkili oldu. Söz konusu ürün grubu, yeniden ihraç edilen malların toplamının yüzde 53,5’ini oluşturdu.

Yoğun lojistik faaliyet, Suudi Arabistan’ın İran savaşı sırasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan deniz taşımacılığı sorunları nedeniyle bölgesel yük trafiğinin bir bölümünü kendi limanlarına yönlendirmesinden kaynaklandı. Krallık, sevkiyatları Cidde ve Yenbu’daki Kızıldeniz limanlarına kaydırırken, doğu ve batı kıyılarındaki limanların kapasitesini artırdı ve Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı devreye alarak petrol ve mal akışının kesintisiz sürmesini sağladı.

Bu çabaların sonucunda petrol dışı ihracatın (yeniden ihracat dâhil) ithalata oranı yüzde 37,8’den yüzde 41,6’ya yükseldi.

Bu kapsamda Bloomberg, Suudi Arabistan’ın, ABD ile İran arasında bölgedeki petrol akışını yeniden canlandırmayı amaçlayan barış anlaşmasının üzerinden bir haftadan fazla süre geçmesinin ardından, Basra Körfezi’ndeki Ras Tanura Limanı’ndan ham petrol yüklemelerine yeniden başlamaya hazırlandığını bildirdi.

İthalattaki düşüş ticaret fazlasını güçlendirdi

Öte yandan toplam mal ithalatı yüzde 5,2 azalarak 80 milyar riyalden (21,33 milyar dolar) 76 milyar riyale (20,26 milyar dolar) geriledi.

Bu düşüş, ticaret dengesindeki iyileşmeyi destekledi. Mal ticareti fazlası yüzde 100,8 artışla Nisan 2025’teki yaklaşık 13 milyar riyalden (3,47 milyar dolar) Nisan 2026’da 25,4 milyar riyale (6,77 milyar dolar) yükseldi.

Başlıca ticaret ortakları

Petrol dışı ihracatta ilk sırayı yüzde 28,1 payla makine ve elektrikli ekipmanlar aldı. Bunu yüzde 17,1 ile plastik ve kauçuk ürünleri izledi.

İthalatta da aynı ürün grubu, yüzde 33,3’lük payla ilk sırada yer aldı. Ulaştırma ekipmanları ve parçaları ise yüzde 10,2 ile ikinci sırada bulundu.

Ülkeler bazında ise Çin, Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürdü. Çin, toplam Suudi ihracatının yüzde 15,2’sini oluştururken, onu yüzde 10,6 ile Birleşik Arap Emirlikleri ve yüzde 9,7 ile Güney Kore takip etti.

dgthyjk8
Krallığın güneyindeki Cizan Limanı (SPA)

İthalatta da Çin yüzde 29,4’lük payla ilk sırada yer aldı. Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 7,9 ile ikinci, ABD ise yüzde 7,2 ile üçüncü sırada bulundu.

Bu dönemde Cidde İslam Limanı kritik bir rol üstlendi. Liman, ithal edilen malların yüzde 33,7’sinin giriş yaptığı en önemli gümrük kapısı olurken, petrol dışı Suudi ihracatının yüzde 23,3’ünün çıkış noktası olarak da ilk sırada yer aldı.

“Suudi ekonomisinin dayanıklılığını gösteriyor”

Şura Meclisi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayn, ticaret fazlasındaki güçlü artışın yalnızca ihracat rakamlarındaki iyileşmeyi değil, Suudi ekonomisinin küresel ve bölgesel ticaret dalgalanmalarına karşı dayanıklılığını da ortaya koyduğunu söyledi.

El-Buayn, “Ticaret fazlasının 25,4 milyar riyale ulaşması, Suudi Arabistan’ın yalnızca enerji ihracatçısı olarak değil, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren etkili bir oyuncu olarak da öne çıktığını gösteriyor” dedi.

Petrol dışı ihracat ve yeniden ihracattaki tarihi artışın gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten El-Buayn, ülkenin üç kıtayı birbirine bağlayan bir lojistik merkez olma yolunda ilerlediğini vurguladı. Ayrıca petrol dışı ihracatın ithalata oranındaki yükselişin, ekonominin dış ticarette petrole bağımlılığını kademeli olarak azalttığının olumlu bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Liman altyapısının önemi

Ticaret hukuku uzmanı ve danışman Dr. Usame bin Ganem el-Ubeydi ise Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı krizinin, Suudi Arabistan’ın limanlar, ulaşım ağları ve enerji altyapısına yaptığı yatırımların önemini ortaya koyduğunu söyledi.

El-Ubeydi’ye göre, uzun vadeli kalkınma projeleri olarak görülen bu yatırımlar, kriz dönemlerinde ekonomik istikrarı güçlendiren pratik araçlara dönüştü.

Gelecek dönemde ihracattaki bu artışın sürdürülebilir büyümeye dönüştürülmesi gerektiğini belirten El-Ubeydi, yerli üretim oranının artırılması ve Suudi ürünlerinin küresel rekabet gücünün yükseltilmesinin önemine dikkat çekti.

El-Ubeydi, ticaret fazlasının Suudi Arabistan’ın ulusal ihracatı artırma ve dünya pazarlarındaki varlığını genişletme politikasının doğruluğunu kanıtladığını, ekonominin yalnızca petrol gelirlerine bağımlı olmaktan uzaklaştığını ve bunun da “Vizyon 2030” hedefleriyle uyumlu şekilde gayrisafi yurt içi hasılaya olumlu katkı sağladığını ifade etti.

Böylece Nisan ayındaki ticari performans, ulaşım, lojistik ve enerji alanlarında yapılan stratejik yatırımların kriz zamanlarında gerçek bir güvence mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu. Ticaret fazlasındaki artış ve stratejik geçiş noktalarından geçen yük hacmindeki büyüme, Suudi dış ticaretinin yeni bir döneme girdiğini; ülkenin lojistik esnekliği, tedarik zincirlerini yönlendirme kapasitesi ve üç kıtayı birbirine bağlayan küresel bir ticaret merkezi olma hedefinde önemli ilerleme kaydettiğini gösterdi.