Çin'de gelişmiş 5G ağ teknolojisi, sanayi üretiminin çehresini değiştiriyor

Hücre iletişiminin kapasitesini yeni bir seviyeye taşıyan gelişmiş 5G teknolojisi (5G-A), endüstriyel kontrolde etkinliği artırırken, iş akışlarına getirdiği esneklikle geleneksel sanayi kollarını "akıllı imalatla" buluşturuyor

(AA)
(AA)
TT

Çin'de gelişmiş 5G ağ teknolojisi, sanayi üretiminin çehresini değiştiriyor

(AA)
(AA)

Çin'de ilk kez kullanılmaya başlayan gelişmiş 5G ağ teknolojisi, modern imalat uygulamalarında sağladığı etkinlik, esneklik ve verimlilikle sanayi üretiminde dönüşümün aracı oluyor.

Çin hükümetinin endüstriyel interneti teşvik projesi kapsamında devlete ait Great Wall Motors'un bağlı iştiraki Exquisite Automotive'in Baoding'deki fabrikasında 5G protokolünün yeni sürümü "5G Advanced" (5G-A) ile kontrol edilen üretim hattı kuruldu.

China Unicom, Huawei ve EA Automation ortaklığında oluşturulan endüstriyel kontrol ağı, sinyal gecikme süresini azaltarak etkinliği artırırken üretim bileşenlerinin seçimi ve iş akışlarının düzenlenmesinde sağladığı esneklik sayesinde, geleneksel sanayi kolunu "akıllı imalatla" buluşturdu.

Hücre iletişiminin kapasitesini yeni bir seviyeye taşıyan gelişmiş 5G teknolojisi, 6G'ye geçiş sürecinde büyük veri ve endüstriyel internet uygulamalarına yeni kapılar açmaya aday görünüyor.

Sanayide dijital dönüşüm ve akıllı imalat

ABD, Almanya, Japonya ve Çin gibi dünyanın önde gelen sanayi ülkeleri, hakim oldukları endüstrilerdeki rekabetçi güçlerini sürdürmek ve yeni avantajlar elde edebilmek için dijital dönüşümü ulusal stratejilerinin parçası haline getirmiş durumda.

ABD, Ekim 2022'de "Gelişmiş İmalat Ulusal Stratejisi"ni açıkladı. İleri imalat teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasını, bu alandaki iş gücü kapasitesinin ve tedarik zincirlerinin direncinin artırılmasını öngören strateji, "akıllı imalatın geleceğine yöne verme" hedefini koydu.

Almanya'da sanayiciler ve hükümetler, imalat alanındaki dijital dönüşümü "4. sanayi devrimi" olarak nitelendirerek buhar makinesi, üretim bantları ve bilgisayarların ardından "akıllı imalatın" ve "akıllı fabrikaların" hakim olacağı bu yeni düzene geçişte atılması gereken adımları ulusal planlarına dahil etti.

"Endüstri 4.0" olarak adlandırılan bu yeni düzen, Almanya Federal Ekonomik İşler Bakanlığının yayımladığı bir belgede şu ifadelerle anlatılıyor:

"Sanayi üretiminde parçalar ve donanımlar iletişim kurduğunda, bir tamiratın yapılmasını ve yeni bir malzemenin getirilmesini talep ettiklerinde, insanlar, makineler ve endüstriyel süreçler akıllı ağlarla birbirine bağlandığında, 'Endüstri 4.0'dan söz ediyoruz demektir."

Japonya'nın "Sanayi 2022 Siyaset Belgesi"nde de dijitalleşmenin imalat alanında üretim altyapısından çalışma biçimlerine, iletişim süreçlerinden tedarik zincirlerinin yönetimine dek iş modelini kökten değiştirdiği vurgulandı.

Çin, gelişmiş 5G teknolojisini imalat sanayisine taşıyor

Birçok ülke sanayide dijital dönüşümü büyümenin yeni motoru olarak görürken nitelikli ekonomik kalkınma için imalat sektörünü dijital teknolojilerle daha bağlantılı ve akıllı hale getirmeye çalışıyor.

Dünyanın en büyük ölçekli sanayi üretimine sahip ülkesi olan, küresel çapta katma değerli imalat çıktısının yaklaşık yüzde 30'unu karşılayan Çin de bu eğilimin dışında değil.

Çin Sanayi ve Enformasyon Teknolojisi Bakanlığı, Ekim 2019'da "5G+ Endüstriyel İnternet" stratejisini ve "512 Projeye Teşvik Çözümü" planını açıkladı.

Gelişmiş 5G teknolojisini (5G-Advanced) modern imalat uygulamalarına uyarlayarak reel ekonominin dönüşümünü ve gelişimini sağlamayı amaçlayan plan kapsamında bugüne dek 20 sektörde projeler yürütüldü.

Çin'in kablolu ve mobil iletişim operatörleri China Telecom, China Mobile ve China Unicom, telekomünikasyon altyapısı geliştiren Huawei, ZTE ve Xiaomi gibi çözüm ortaklarıyla akıllı imalat, akıllı döküm, akıllı şebeke, akıllı madencilik, akıllı liman ve akıllı lojistik uygulamaları geliştirdi.

Baoding'de akıllı otomotiv

China Unicom'un Huawei ve EA Automation ile devlete ait Great Wall Motors şirketinin iştiraki Exquisite Automotive'in Hıbey eyaletinin Baoding şehrindeki fabrikasında yürüttüğü akıllı imalat uygulaması da bu projelerden biri.

Exquisite Automotive, Great Wall Motors'un GWM, Haval, Wey, Ora, Tank ve Poer markaları için yedek parça üretmek üzere kurulmuş bir şirket. Şirketin merkezi ve ana üretim tesisi, başkent Pekin'in 160 kilometre güneybatısındaki Boading şehrinde bulunuyor.

Araştırma ve test safhasındaki proje, fabrikada gelişmiş 5G (5G-A) hücre iletişim teknolojisiyle Ultra Güvenilir Düşük Gecikmeli İletişim Ağı (URLLC) uygulaması geliştirmeyi hedefliyor.

Fabrikada model olarak inşa edilen kablosuz üretim hattı, 5G-A'nın düşük sinyal gecikme özelliği sayesinde endüstriyel kontrol bakımından kablolu ağlara ve kablosuz Wi-Fi ağlarına göre çok daha yüksek performans gösteriyor.

5G-A ağı ile kontrol edilen üretim hattı, makinelerin ve robotik kolların yerleşiminde ve iş akışında farklı düzenlemelere izin vererek üretimde esnekliğe olanak sağlıyor ve yatırım maliyetlerini büyük oranda azaltıyor.

Öte yandan üretim bileşenleri için farklı seçimlere olanak veren sistem, tüketicilerin, standart bir otomobilde faklı büyüklükte bir motor veya farklı renk istekleri gibi özelleştirilmiş ürünlere olan talebinin arttığı bir dönemde, üreticilerin kitlesel ölçekte özelleştirilmiş üretim ihtiyacına yanıt vermenin yanında tedarik zincirlerindeki değişimlere hızlı adaptasyon yeteneği sağlıyor.

Kablosuz kontrol ağları üretim maliyetini yüzde 5,7 azaltıyor

Projenin yürütücülerinden EA Automation şirketinin Endüstriyel Bilgi Teknolojileri Bölümü Müdür Yardımcısı Yüen Canciang, gelişmiş 5G hücre teknolojisinin kablolu ağlara veya kablosuz yerel ağlara göre, endüstriyel kontrol bakımından büyük avantaj sağladığını vurguladı.

5G-A'nın ilk kez bir fabrikanın kontrol ağının temel katmanı olarak kullanıldığını, bunun için tüm kablolu ağı sökerek kablosuz iletişimi test ettiklerini belirten Yüen, "Kablosuz ağı tercih etmemizin sebebi öncelikle sinyal gecikme süresinin kablolu ağlara göre düşük olması. Kablolu ağlar piramit şeklinde yapılandırılıyor, veri toplama ve endüstriyel kontrol süreçleri için ayrı ağlar oluşturuluyor. Bu da veri yığılmalarına ve ağ iletişiminde gecikmeye yol açıyor." dedi.

Yüen, kablolu ağlarda komut ve aktivasyon arasında geçen sürenin 0,5 ila 1 saniye olduğunu, 5G-A destekli kablosuz ağlarda ise aktivasyonun gerçek zamanlı hale geldiğini, sinyal gecikme süresinin 0,4 ila 0,9 milisaniyeye kadar indiğini vurguladı.

Kablosuz ağların yatırım maliyeti açısından da daha avantajlı olduğuna dikkati çeken Yüen, "Kablolu ağlardaki hasarlar nedeniyle çok kez üretimi durdurmak zorunda kalıyoruz. Kablosuz ağlar ise esnekliğe olanak sağlamanın yanında üretim maliyetini yüzde 5,7 azaltıyor." ifadelerini kullandı.

5G-A, büyük veri ve endüstriyel internet

Proje için hücresel veri hizmetleri sağlayan China Unicom'un Büyük Veri Bilim Şefi Fan Ci'an da Çin'de 5G hücresel iletişim protokolünün ticari kullanımının 31 Ekim 2019'da başladığını, aradan geçen dört yılda ülke genelinde 5G kullananların sayısının 737 milyona ulaştığını belirtti.

Çin'in 3,19 milyon 5G baz istasyonuyla, dünyadaki toplam altyapının yüzde 60'ına ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Fan, 20 bine ulaşan özel ağ uygulaması içinde 7 bin endüstriyel internet projesi bulunduğu bilgisini paylaştı.

Fan, 5G altyapısının yeni protokollerle güncellenerek geliştiğini, 5G-A'nın da bu sürecin parçası olduğunu belirterek telekomünikasyon şirketleri arasındaki üçüncü nesil mobil iletişim ortaklık projesi 3GPP'nin 18. sürümü olan 5G-A'nın, bant genişliği, sinyal gecikme süresi ve bağlantı sayısı bakımından 5G'nin yaklaşık 10 katı kapasite sağladığını kaydetti.

5G'de saniyede 1 gigabayt olan azami indirme hızının 5G-A'da saniyede 10 gigabayta çıktığı, 10 ila 20 milisaniye olan gecikme hızının ise 4 ila 9 milisaniyeye indiğine işaret eden Fan, bunun, 6G'ye geçiş sürecinde büyük veri ve endüstriyel internet uygulamalarına yeni kapılar açacağını vurguladı.



Uçakta fotoğraf çekenlere kötü haber: British Airways kuralları sertleştirdi

British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
TT

Uçakta fotoğraf çekenlere kötü haber: British Airways kuralları sertleştirdi

British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)

British Airways, kabin ekibini korumak amacıyla yolcuların uçak içinde fotoğraf çekmesine ilişkin kısıtlamaları sıkılaştırdı.

Bayrak taşıyıcı havayolu şirketi, British Airways personelinin izni olmadan videoya alınmasını, fotoğrafının çekilmesini veya canlı yayımlanmasını önlemek amacıyla taşıma koşullarını güncelledi.

Kurallara uymadıkları takdirde yolcular uçaktan çıkarılma veya havayolunun uçuş yasağıyla karşı karşıya kalacak.

Kabul edilemez davranışlarla ilgili 11a maddesinde artık şu ifadeler yer alıyor:

Uçakta bulunduğunuz sırada, kabin ekibimizi veya diğer çalışma arkadaşlarımızı rızaları dışında videoya aldığınıza, canlı yayımladığınıza veya fotoğrafını çektiğinize dair makul bir düşünce oluşursa… Bu davranışı sürdürmenizi önlemek için makul gördüğümüz her türlü önlemi alabiliriz.

Havayolu şirketi, uçak iniş yaptığında yolcuların uçaktan inmesini isteyebilir, yolculuğun geri kalan kısmı için taşıma hizmeti vermeyi reddedebilir veya cezai kovuşturma amacıyla olayı ilgili makamlara bildirebilir.

Kuralların, Meta gözlükleri ve GoPro'lar gibi cihazlarla yapılan çekimleri de kapsaması bekleniyor.

Çoğu havayolu şirketi, yolcuların diğer yolcuların mahremiyetine saygı gösterdiği sürece genellikle fotoğraf çekilmesinde bir sakınca olmadığını belirtiyor. Ancak kurallar uçuştan uçuşa değişiklik gösterebilir.

Birleşik Krallık Sivil Havacılık Otoritesi'ne (CAA) göre, video veya fotoğraf çekiminin "kabin güvenliğini hiçbir şekilde tehlikeye atmaması" koşuluyla, kuralları belirleme yetkisi kabin ekibine ve kaptana ait.

British Airways, kısa süre önce Elon Musk'ın Starlink internet sistemini kullanan Britanyalı ilk havayolu şirketi olurken ilk uçuş, Londra Heathrow'dan ABD'nin Houston kentine giden bir Boeing 787-8 uçağıyla gerçekleştirildi.

Havayolu şirketi, bu gelişmiş sistemin yolcuların uçuşları sırasında "internet yayınları, iş ve bağlantıda kalmak için hızlı ve güvenilir internete" erişmesini sağlayacağını belirtiyor.

The Independent cevap hakkı için British Airways'le temasa geçti.

Independent Türkçe


Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
TT

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)

Çin hükümetinin, Meta'nın Manus'u satın alma işlemini durdurması, Washington-Pekin hattındaki teknoloji rekabetini kızıştırdı.

Vuhan'da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla Silikon Vadisi'nin dikkatini çekmişti.

2025'in sonunda Meta, şirketi satın almak için anlaşmaya varmıştı. Bu gelişme, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması için önemli bir fırsat olarak görülüyordu.

Ancak Pekin yönetimi, DeepSeek'ten sonra çok konuşulan yapay zeka şirketinin CEO'su Xiao Hong'la baş bilim insanı Ji Yichao'ya geçen ay yurtdışına çıkış yasağı getirmişti.

Çin hükümeti, ocak ayında süreçle ilgili inceleme de başlatmıştı. Ülkenin ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) pazartesi günü yapılan açıklamada, Manus'un devrinin yatırım kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiği bildirilmişti.

New York Times'ın analizine göre, 2 milyar dolarlık anlaşmayı suya düşüren bu adım, Pekin'in yapay zeka teknolojilerini "stratejik varlık" olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

Meta ve Manus'la ilgili son gelişmeler, Washington ve Pekin'in ileri teknoloji üzerinden yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi de tırmandırdı.

Haberdeki verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021'den bu yana düşüşte. 2024'te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi riskler nedeniyle birçok girişim ve yatırımcı strateji değiştiriyor. Çinli start-up'lar artık daha çok yerel yatırımcılara yönelirken, ABD'li fonlar da regülasyon risklerinden kaçınmak için geri çekiliyor.

Bazı şirketlerse Singapur gibi üçüncü ülkeler üzerinden küreselleşmeye çalışıyor. Örneğin TikTok'un sahibi ByteDance ve moda firması Shein, merkezlerini Singapur'a taşımıştı.

Geçen yıl Çin'de kurulan Manus da kısa süre içinde Singapur'a taşınmış, daha sonra da Meta tarafından satın alınmıştı.

Uzmanlara göre Çin'in müdahalesi yalnızca tek bir anlaşmayı değil gelecekteki benzer işlemleri de etkileyebilir.

Diğer yandan Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin Manus'la ilgili adımı ABD'yle jeopolitik rekabet nedeniyle atmadığı savunuluyor.

Yapay zeka, veri ve algoritmaları içeren anlaşmaların "hiçbir zaman sıradan ticari işlemler olarak değerlendirilmediği" belirtilirken, Çin'in "stratejik teknoloji sektörlerinde güvenlik incelemeleri" yapma hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times


Tesla'nın elektrikli kamyonu 7 yıl gecikmeyle nihayet seri üretime giriyor

Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)
Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)
TT

Tesla'nın elektrikli kamyonu 7 yıl gecikmeyle nihayet seri üretime giriyor

Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)
Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)

Tesla'nın Semi kamyonu, planlanandan 7 yıl sonra nihayet seri üretime girdi.

Tesla CEO'su Elon Musk, ilk olarak 2017'de tanıtılan elektrikli kamyonun üretimine 2019'da başlanacağına söz vermişti.

Bu hedef önce 2020'ye, ardından 2021'e, sonra da 2022'ye ertelendikten sonra sınırlı sayıda üretilen "pilot" serisinden ilk birkaç ünite PepsiCo'ya teslim edilmişti.

Tesla'nın Nevada'daki Gigafactory'sinde 3,6 milyar dolarlık bir genişletme projesi kapsamında 2023'te Semi kamyonlarına özel bir yüksek hacimli üretim fabrikası da inşa edilmiş ancak 2024'e gelindiğinde seri üretim hedefi bir kez daha 2026'ya ertelenmişti.

Oysa Volvo'nun elektrikli kamyonu, Tesla Semi'nin tanıtılmasından bir yıl sonra duyurulmuş ve sadece bir yıl sonra seri üretime girmişti.

İsveçli otomobil üreticisi, halihazırda elektrikli kamyon üretiminde dünya lideri.

Tesla'nın teslim tarihlerini kaçırması, Musk'ın çeşitli şirketlerinde belirlediği aşırı iyimser zaman çizelgelerinin devamı niteliğinde.

2017'de Semi'yle birlikte tanıtılan ikinci nesil Tesla Roadster'ın 2020'de üretime geçmesi planlanıyordu ancak halihazırda üretim tarihi 2027 olarak belirlendi.

Şirketin Tam Otonom Sürüş (Full Self-Driving / FSD) teknolojisinde de benzer gecikmelerle karşılaşıldı ve Model 3'ün piyasaya sürülmesini geciktiren üretim darboğazları yaşandı.

Musk, SpaceX'te ise roketleri Mars'a gönderme programını ertelemek zorunda kaldı. İlk başta şirketin devasa Starship roketiyle bu fırlatmanın 2022'de gerçekleşeceğini iddia etmişti.

2026 itibarıyla Starship roketi hâlâ testlerden geçerken Mars görevlerine daha yıllar var.

Semi modelinde üretim hedeflerine ulaşılamamasına rağmen Tesla, Teksas'taki yaklaşık 158 bin metrekarelik tesisinde yılda 50 bin adede kadar kamyon üretmeyi hedeflediğini belirtiyor.

Tesla Semi kamyonu yaklaşık 10 yıl önce ilk kez tanıtıldığında Musk, aracın 1000 beygir gücünün üzerinde bir performans sergileyeceğini ve "şimdiye kadarki en güvenli, en konforlu kamyon" olacağını iddia etmişti.

Kamyonun 0'dan 100 km/s'ye yalnızca 20 saniyede çıkabildiği belirtilmişti; bu da fosil yakıtlı ortalama bir çekiciden üç kat daha hızlı olduğu anlamına geliyor.

Musk ayrıca Long Range versiyonunun yaklaşık 800 km, Standard Range versiyonunun ise yaklaşık 523 km menzili olacağını söylemişti.

Kamyonu bizzat test ettikten sonra "sürüşünün spor arabaya benzediğini" ifade etmişti.

Independent Türkçe