Expo 2030 Suudi Arabistan ekonomisi için ne anlama geliyor?

Indepedent Arabia’ya konuşan ekonomistler, Expo 2030’un turizm alanında kapsamlı bir toparlanmanın beklendiği bir dönemde Suudi Arabistan’a doğrudan ve dolaylı faydalar sağladığını söylediler.

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Expo 2030 Suudi Arabistan ekonomisi için ne anlama geliyor?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Indepedent Arabia

Suudi Arabistan'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapmaya hak kazanmasıyla birlikte ekonomistler, bu büyük küresel etkinliğin Suudi Arabistan ekonomisine tüm sektörleri kapsayacak şekilde büyük faydalar sağlayacağını açıkladı. Etkilerinin yakın gelecekte yerel ekonomiye yansıyacağını ifade eden ekonomistler, bunların başında da gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesinin ve ekonomik çeşitliliğin arttırılmasının geleceği tahminlerini bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre ekonomistler, Expo 2030’un Riyad’da düzenlenecek olmasından beklenen getirilerin başında ekonomik getiriler olduğunu söyledi. Ekonomistlere göre, Riyad Expo 2030’dan en çok yararlanacak sektörlerin başında turizm ve konaklama, seyahat ve havacılık, emlak ve inşaat, sergi ve etkinlik endüstrisi, perakende ticaret ve alışveriş merkezleri gelecek.

Expo 2030’a giden yol

Suudi Arabistan, Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapmasıyla ilgili tanıtım kampanyasına 28 Mart 2022'de Dubai'deki Expo 2020 etkinlikleri kapanış töreninde başladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, kampanyanın başlamasından kısa bir süre önce 29 Ekim 2021 tarihinde Riyad, ‘Değişim Çağı: Birlikte geleceğe bakıyoruz’ sloganıyla Expo 2030’a ev sahipliği yapmak için resmi olarak başvurduğunu açıklamıştı.

Riyad, Expo 2030’a ev sahipliği yapmak için İtalya'nın başkenti Roma, Güney Kore'nin Busan şehri ve Ukrayna'nın kıyı şehri Odessa ile yarıştı.

İtalya, daha önce Milano Expo 2015 ile bu uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmıştı. Uluslararası Sergiler Bürosu (The Bureau International des Expositions/BIE) kurallarına göre, hiçbir ülke, aynı fuarı 15 yıl içinde bir kez daha düzenlenmesine izin verilmiyor. Ayrıca, Doğu Avrupa'daki jeopolitik olaylar göz önüne alındığında, Expo 2030’a ev sahipliği yapma yarışının Riyad ve Busan arasında yaşandığı söylenebilir.

BIE Genel Kurulu’nun Paris yakınlarında gerçekleştirdiği toplantıda yapılan oylamada, İtalya'nın başkenti Roma ve Güney Kore'nin güneydoğusundaki Busan şehri elendi. Riyad, Expo 2030’a ev sahipliği yapma hakkı kazandı.

BIE’nin X platformu (eski adıyla Twitter) üzerinden açıkladığı oylamada Suudi Arabistan 119, Güney Kore 29 ve İtalya 17 oy aldı. Böylece BAE’nin ardından bir Arap ülkesi daha Expo’ya ev sahipliği yapma hakkı hazandı.

Artan küresel rekabet

Ekonomist İhsan Ali Ebu Halika, Expo’nun uluslararası bir etkinlikten ya da büyük bir fuardan daha fazlası olduğunu ve bu yüzden Expo’ya ev sahipliği yapmanın her zaman küresel rekabeti artırdığını düşünüyor. Suudi ekonomiste göre her ülke, kendi topraklarında yapılması halinde bu etkinliğin başarısı için en iyi tekliflerini sunuyor ve yapabileceklerini ortaya koyuyor.

Buhulaiga (İsim farklı yazılmış. Hangisi doğru bilemedim), sözlerini şöyle sürdürdü:

Riyad'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapması, Suudi Arabistan için toplum ekonomisi tarihinde bir dönüm noktası olan, radikal değişiklikler oluşturan ve bir yandan ülke ekonomisini yönetme biçiminde, diğer yandan da belirli hedeflere ulaşmak için diğer ülkelerle olan ilişkilerinde büyük bir değişime imza atan Vizyon 2030’a ulaşma yarışında bitiş çizgisini temsil ediyor.

Büyük getiriler

Uluslararası bir etkinlik olan Expo’nun ekonomik öneminin farkında olmayanların olduğunu belirten Buhulaiga, şöyle devam etti:

Bununla ilgili olarak Milano Expo 2015 ile İtalya’nın bu etkinliğe ev sahipliği yapan şehirlerinin elde ettiği büyük getirilere yakından bakabiliriz. Bu getirilerin İtalya’daki ekonomik etkisi 10 milyar euroyu (10,99 milyar dolar) aştığını ve 100 bin doğrudan ve dolaylı iş fırsatı yarattığını tespit ettik. Ekim 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Dubai Expo 2020 ise dünyanın dört bir yanından 21 milyon ziyaretçi çekti. Koronavirüs salgını nedeniyle birkaç ay ertelenen fuar, 24 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Dubai Expo 2020’nin 2013 (Expo’ya ev sahipliği yapma hakkını kazanma tarihi) ile 2042 yılları arasında BAE ekonomisine yaklaşık 155 milyar dirhemlik (42,21 milyar dolar) bir katkısı olması bekleniyor. Bununla birlikte yaklaşık bir milyon tam zamanlı istihdam fırsatı sağlaması tahmin ediliyor. Bu da yıllık 35 bin 600'den fazla iş fırsatı yaratılması anlamına geliyor.

Tüm bunlar çerçevesinde Expo 2030'un Riyad için büyük önem taşıdığının altını çizen Buhulaiga, “Vizyon 2030'un hedeflerinden biri de aynı yıl içerisinde Suudi Arabistan'a yaklaşık 100 milyon ziyaretçi çekmek ve böylece bu 100 milyon ziyaretçinin barınma gibi ihtiyaçları çerçevesinde başka alanlara da katkıda bulunmasını sağlamaktır” şeklinde konuştu.

Expo’nun doğrudan ve dolaylı faydaları

Riyad merkezli Kalkınma ve Ekonomik Danışma Merkezi'nin CEO'su ve ekonomi danışmanı Dr. Ali Ebu Hamsin’e göre, önerilen altı milyon metrekarelik alanın hazırlığı gibi çalışmalar nedeniyle Expo 2030'un Riyad’a yaklaşık 30 milyar riyale (sekiz milyar dolar) mal olacağı tahmin ediliyor. Buna rağmen tüm ekonomik sektörlere ve Suudi Arabistan’da kişi başına düşen gelir düzeyine doğrudan ve dolaylı pek çok fayda sağlanması bekleniyor.

Ebu Hamsin, Expo’ya ev sahipliği yapmanın Suudi Arabistan’ın GSYİH’sının artmasına, dolayısıyla kişi başına milli gelirin artmasına da katkıda bulunmasının beklendiğini söyledi. Expo’nun yıllara yayılan sosyal, kültürel ve ekonomik faydaların yanı sıra istihdam olanakları da sağladığını dile getiren Dr. Ebu Hamsin, bunun da Suudi Arabistan'a ekonomik çeşitlilik yolunda güçlü bir ivme kazandıracağını sözlerine ekledi.

Dr. Ebu Hamsin, fuar alanına 40 milyondan fazla ziyaretçinin gelmesinin yanı sıra bir milyar kişinin de Expo fuarları tarihinde daha önce hiç gerçekleşmemiş olan sanal platform (Metaverse) aracılığıyla ziyaret etmesinin beklendiğini aktardı. Ayrıca, fuara devlet şirketlerinden, uluslararası kuruluşlardan ve ziyaretçilerden yapılması beklenen katılımın, ekonomiye doğrudan 222 milyar riyallik (59,2 milyar dolar) bir katkı sağlayacak birçok ekonomik faydası olduğunu söyledi. Dr. Ebu Hamsin, bu uluslararası etkinliğin düzenlenmesi sonrasında sağlanacak faydaların yanı sıra fuar hazırlık aşamasından fuarın düzenleneceği tarihe kadar dolaylı olarak da ekonomik fayda sağlanmasının beklendiğini kaydetti.

Dr. Ebu Hamsin, Expo’nun 2022 yılında bir trilyon doların üzerinde bir rakama ulaşan toplam GSYİH’nın yüzde 23'üne tekabül eden net büyüme oranıyla ekonomik etkisi olacağını belirtti.

Bu ekonomik faydaların, Dubai ve Milano’da yapılan önceki Expo’larla karşılaştırıldığında fuar alanı, ekipmanı ve beklenen ziyaretçi sayısına göre tahmin edildiğini hatırlatan Dr. Ebu Hamsin, Expo'ya dünya çapında ilgi artarken, bu fuara ev sahipliği yapma onurunu kazanmak için başvuran ülke ve ziyaretçi sayısının da arttığına dikkati çekti. Dr. Ebu Hamsin, ilk kez düzenlendiğinde tahminen altı milyon kişinin ziyaret ettiği Expo’nun, 2010 yılında Şangay’daki fuarına 73 milyon, Paris'teki fuara 50 milyon, Brüksel'deki fuara 41 milyon ve Dubai'deki fuara da 24 milyon ziyaretçinin geldiğini aktardı.

Suudi Arabistan'ın eğlence sezonları ve etkinlikleri düzenleme konusundaki deneyimi ve bu etkinliklere katılan ziyaretçi sayısının da göz önüne alınması gerektiğini belirtern Dr. Ebu Hamsin, Expo’nun başlamasından sonraki ilk altı ay içinde fuarı 40 milyondan fazla kişinin ziyaret etmesinin ve ortalama 300 riyal (80,1 dolar) olması beklenen bilet fiyatıyla 12 milyar riyal (3,2 milyar dolar) civarı doğrudan gelir elde edilmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.

Ekonomist, fuar süresince 500 riyallik (133,4 dolar) en az 20 milyon turist vizesi alınmasının beklendiğini ve böylece 10 milyar riyal (2,67 milyar dolar) gibi bir gelirin de buradan beklendiğini ifade etti. Fuarın ayrıca sağlık sigortası gibi 10 milyar riyal (2,67 milyar dolar) değerinde diğer ücretlerle birlikte ülke ekonomisine ek gelir sağlayacağının tahmin edildiğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinin yaklaşık 350 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam olanağı sağlayacağının tahmin edildiğini kaydeden Dr. Ebu Hamsin, fuarın geçici ve kalıcı iş fırsatları sağlayacağını, her iş için aylık ortalama 5 bin riyal (bin 334 dolar) gibi bir maaş ödeneceğini kaydetti. Dr. Ebu Hamsin, Suudi Arabistan ekonomisinin 10,5 milyar riyal (2,8 milyar dolar) değerinde bir gelir elde etmesinin beklendiğini açıkladı.

Yatırımları ve iş fırsatları çekmek

İş Stratejileri İdaresi ekonomi danışmanı Ahmed eş-Şehri ise Suudi Arabistan’ın Expo 2030'a ev sahipliği yaparak inovasyon, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanında küresel bir merkez olarak konumunu güçlendireceğini aktardı. Ayrıca, çeşitli alanlarda karşılıklı ticareti ve uluslararası iş birliğini geliştirmeyi, büyüme oranlarını, iş fırsatlarını olumlu yönde etkileyen ve turizmin büyüme oranlarına olumlu etkisi olan yatırımlar çekmeyi, yabancı ve yerli girişimcilik fırsatlarını artırmayı hedeflediğini söyledi.

Şehri, Suudi Arabistan’ın fuar sayesinde petrol dışı gelir kaynaklarını artırma çabalarını ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmeyi, endüstrileri geliştirmeyi, iş fırsatları yaratmayı, ekonomik büyümeyi artırmayı, hem kendi vatandaşları hem de tüm bölge sakinleri için yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlayan Vizyon 2030'un hedeflerine ulaşmayı amaçladığını belirtti.

Yatırıma yönelik yeni ufuklar açılması

Expo 2030 organizasyonunun başkent Riyad ve genel olarak Suudi Arabistan'daki ekonomik faaliyetler üzerinde olumlu bir etki yaratmasını bekleyen Şehri, fuarın yatırımları artırabileceğini, iş ve turizm alanında cazip fırsatlar doğurabileceğini, ekonomik büyümeye katkı sağlayabileceğini ifade etti. Fuarın ayrıca, iş fırsatları oluşturabileceğini, şirketlere ve iş adamlarına yeni fırsatlar verebileceğini söyledi. Fuarın farklı halklar ve kültürler arasındaki iş birliğini ve etkileşimi arttırabileceğini, halklar arasındaki mesafeleri kapatabileceğini düşünen Şehri, kültürel alışverişi artırarak kültürün ve sosyal ve kültürel açıklığın desteklenmesine katkıda bulunabileceğini de sözlerine ekledi.

Şehri, sözlerine şöyle devam etti:

Fuarın düzenlenmesi sanayi alanlarının ve teknolojinin gelişmesine, sürdürülebilirliğe, Suudi Arabistan vatandaşlarının ve ülke sakinlerinin yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkıda bulunabilir. Bunun yanında ekonomik çeşitliliğin artırılmasına ve Riyad'ın aradığı ekonomik ve sosyal dönüşümün sağlanmasına yardımcı olabilir.

Turizm ve inşaat alanında patlama bekleniyor

Bahreyn merkezli SICO Bank’a göre, Suudi Arabistan'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma hakkı kazanması, önümüzdeki yıllarda inşaat alanında patlamaya yol açmanın yanı sıra dev turizm projelerini de hızlandıracak.

SICO Bank tarafından yapılan bir araştırma raporuna göre, Expo ve başta spor alanı olmak üzere diğer uluslararası etkinlikler, Riyad'ın hac ve umreden sonra turistler için sürdürülebilir bir yıllık talep geliştirmesine yardımcı olacak.

Raporda, fuarı ziyaret etmesi beklenen ziyaretçi sayısının, 22 milyon kişinin ziyaret ettiği Milano Expo 2015 ve 24 milyon kişinin ziyaret ettiği Dubai Expo 2020’de kaydedilen ziyaretçi sayısını geçebileceği belirtildi.

Expo nasıl başladı?

Expo 1851'den beri düzenleniyor. En son başarıların ve teknolojilerin yer aldığı fuar, ekonomik kalkınma, ticaret, sanat ve kültür alanlarında uluslararası iş birliğini teşvik etmesinin yanında bilim ve teknolojiyi yayması nedeniyle en etkili küresel platformlardan biri olarak görülüyor.

Merkezi Paris’te bulunan BIE, tüm uluslararası fuarların organizasyonunun denetlenmesinden sorumlu uluslararası kuruluştur. BIE’nin tüm kararları birlikte aldığı ve bu etkinliklerin sürekli olarak iyileştirilmesi için birlikte çalıştığı için 170 üyesi var.

Şu an her beş yılda bir dünya şehirlerinden birinde düzenlenen Expo, altı ay kadar devam edebiliyor. Katılımcılarını çoğunlukla devletler ve hükümetler oluşturuyor. Onları dernekler, şirketler, kurumlar, kuruluşlar ve sivil toplumlar takip ediyor.

Expo’ların temaları genellikle insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunları ele alıyor. Uluslararası katılımcılar, kendileri için ayrılan stantları tasarlayıp özelleştirebilir ya da katılım maliyeti daha düşük olan ortak bir standı paylaşabilirler.

İlk Expo, ‘Büyük Fuar’ başlığı altında 1851 yılında İngiltere’nin başkenti Londra'da bulunan Kristal Saray'da düzenledi. Fuarda Sanayi Devrimi'nin yenilikleri sergilendi.

O tarihten bu yana bir Arap ülkesi olan BAE (Dubai Expo 2020) de dahil olmak üzere 14 ülke ve 22 şehirde 35 kez düzenlendi. 1851’deki ilk Expo’dan sonra Fransa'nın başkenti Paris altı kez, Brüksel ise dört kez ev sahipliği yaptı. Expo 2025’in ise 13 Nisan-13 Ekim 2025 tarihleri ​​arasında Japonya'nın Osaka kentinde düzenlenmesi planlanıyor.

 



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


IMF, 2027’de Suudi Arabistan ekonomisinin yüzde 7,9 büyümesini öngörüyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)
TT

IMF, 2027’de Suudi Arabistan ekonomisinin yüzde 7,9 büyümesini öngörüyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)

Uluslararası Para Fonu (IMF), Suudi Arabistan ekonomisinin 2027 yılında yüzde 7,9 oranında güçlü bir büyüme kaydetmesini bekliyor. Bu öngörüde, enerji üretimi ve ihracatındaki toparlanmanın yanı sıra bölgesel ticaretin kademeli olarak yeniden canlanması, savaş kaynaklı aksaklıkların azalması ve raporun temel senaryosu kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması etkili oluyor.

Tahminler, Suudi Arabistan ekonomisinin bu yıl enerji üretimi ve taşımacılığında yaşanan aksaklıkların yol açtığı baskıların ardından yeniden ivme kazanabileceğine işaret ediyor. Petrol ihracat güzergâhlarının çeşitliliği ve ihracatın bir bölümünün Hürmüz Boğazı’na uğramadan Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilebilmesini sağlayan altyapı, ülkenin toparlanma kapasitesini destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

IMF, ekim ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’da yüzde 3,3 daralacağını, 2027’de ise yüzde 7,9 büyüyeceğini öngördü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Fon, nisan ayında yayımladığı tahminlerinde 2026 için yüzde 3,1, 2027 için ise yüzde 4,5 büyüme bekliyordu. Tahminlerdeki bu belirgin değişim, savaşın seyrindeki gelişmeleri ve ekonomik faaliyetlerin yeniden başlamasına ilişkin varsayımları yansıtıyor.

İhracat altyapısı ekonomik dayanıklılığı destekliyor

Suudi Arabistan ekonomisi, alternatif petrol ihracat güzergâhlarına sahip olmasından yararlanıyor. Bu güzergâhların başında, ham petrolü ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşıyan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı geliyor. Hattın günlük taşıma kapasitesi yaklaşık 7 milyon varile ulaşıyor.

Suudi Arabistan, petrol boru hatlarının toplam kapasitesini günlük 10 milyon varile çıkarmayı hedefliyor. Bu adımın, deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıklar karşısında ihracat sisteminin esnekliğini artırması amaçlanıyor.

Alternatif güzergâhlar, deniz taşımacılığındaki sorunların petrol akışına etkisini sınırlama imkânı sunuyor. IMF’nin varsayımlarına göre üretim ve ihracatın kademeli olarak toparlanması da gelecek yıl ekonomik faaliyetleri destekleyecek.

Körfez ekonomilerinde enerji üretiminin yeniden başlamasıyla toparlanma beklentisi

Güçlü büyüme beklentisi yalnızca Suudi Arabistan ile sınırlı değil. IMF, enerji üretimi ve ihracatının yanı sıra lojistik faaliyetlerin yeniden canlanmasıyla diğer Körfez ekonomilerinin de 2027’de yüksek büyüme oranlarına ulaşacağını öngörüyor.

Fonun 2027 yılına ilişkin büyüme tahminleri şöyle:

Katar: Yüzde 18,8

Kuveyt: Yüzde 17,1

Bahreyn: Yüzde 13,9

Suudi Arabistan: Yüzde 7,9

Birleşik Arap Emirlikleri: Yüzde 7,7

Umman: Yüzde 2,2

Bu tahminler, 2026 yılında yaşanması beklenen ciddi ekonomik daralmaların ardından geliyor. IMF, 2026’da Kuveyt ekonomisinin yüzde 16,7, Katar ekonomisinin yüzde 15,6 ve Bahreyn ekonomisinin yüzde 11,3 daralacağını öngörüyor. Birleşik Arap Emirlikleri için yüzde 3,9 daralma beklenirken, Umman ekonomisinin yüzde 4,1 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması temel senaryonun parçası

IMF’nin temel senaryosu, Hürmüz Boğazı’nın Mart 2027’de yeniden açılmaya başlamasını ve aynı yılın ekim ayına kadar genel olarak savaş öncesi koşullara dönülmesini öngörüyor. Bu süreçte enerji akışının, deniz taşımacılığının, sigorta işlemlerinin ve ödemelerin kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.

Bununla birlikte, toparlanmanın ne kadar hızlı gerçekleşeceği çatışmaların seyrine ve deniz ulaşımının istikrar kazanmasına bağlı olacak. Suudi Arabistan’ın alternatif ihracat güzergâhları ise bölgesel koşulların iyileşmesiyle birlikte ekonominin dış şokları absorbe etme ve büyüme ivmesini yeniden kazanma kapasitesini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.


Altın, petrol ve dolardaki gerilemenin desteğiyle yükseliyor... Piyasalar ABD’nin enflasyon verilerini bekliyor

Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)
Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)
TT

Altın, petrol ve dolardaki gerilemenin desteğiyle yükseliyor... Piyasalar ABD’nin enflasyon verilerini bekliyor

Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)
Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)

Altın fiyatları, bugün dolar ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin desteğiyle yükseldi. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (FED) gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin ipuçları ararken, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerini bekliyor.

Spot altın, % 0,3 artışla ons başına 4 bin 206,01 dolara yükseldi. Altın, günün erken saatlerinde 2 Ekim'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. ABD'de aralık vadeli altın kontratları da % 0,3 değer kazanarak ons başına 4 bin 230,40 dolara çıktı.

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile Ukrayna arasında enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulması konusunda ateşkes sağlandığını duyurmasının ardından petrol fiyatlarının gerilemesinin ve doların zayıflamasının, haftanın başında altının yükselişine zemin hazırladığını söyledi.

Waterer, petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyona ilişkin kısa vadeli baskıları ve faiz oranlarına yönelik endişeleri hafiflettiğini, bunun da altının cazibesini artırdığını belirtti.

Trump, dün Rusya ile Ukrayna arasında enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulması konusunda anlaşmaya varıldığını ve anlaşmanın derhal yürürlüğe girdiğini açıkladı. Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, anlaşmanın ayrıntılarını hâlâ beklediğini ifade etti. Rus petrol arzının artabileceği beklentisiyle petrol fiyatları geriledi.

Döviz piyasalarında dolar sınırlı bir bantta hareket etti. Doların zayıf seyri, ABD doları üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha ucuz hâle getirdi.

Altın geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de faiz oranlarının yükselmesi, yatırımcısına faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini genellikle azaltıyor.

Enflasyon verileri piyasaların yönünü belirleyecek

Piyasalar, ABD'de çarşamba günü açıklanacak tüketici fiyat endeksini (TÜFE), perşembe günü yayımlanacak üretici fiyat endeksi (ÜFE) ve perakende satış verilerini bekliyor. Söz konusu verilerin, FED'in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin ipuçları sunması bekleniyor.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ekim ayında ABD'de faiz artırımı yapılması ihtimalini yüzde 17 olarak fiyatlıyor. Aralık ayına kadar faiz artırımı olasılığı ise yüzde 86'ya yükseliyor.

Ekonomik baskıların bir başka göstergesi olarak, ABD'li tüketicilerin ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmeleri ekim ayının başında daha da kötüleşti. Ortadoğu'daki çatışmalarla bağlantılı yaşam maliyeti artışının tüketici beklentileri üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.

Diğer değerli metaller de yükseldi

Değerli metallerdeki yükseliş altınla sınırlı kalmadı. Spot gümüş % 0,5 artışla ons başına 61,12 dolara yükselirken platin yüzde 1 değer kazanarak bin 704,70 dolara çıktı. Paladyumun ons fiyatı da % 1,2 artışla bin161,81 dolara ulaştı.