Expo 2030 Suudi Arabistan ekonomisi için ne anlama geliyor?

Indepedent Arabia’ya konuşan ekonomistler, Expo 2030’un turizm alanında kapsamlı bir toparlanmanın beklendiği bir dönemde Suudi Arabistan’a doğrudan ve dolaylı faydalar sağladığını söylediler.

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Expo 2030 Suudi Arabistan ekonomisi için ne anlama geliyor?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Indepedent Arabia

Suudi Arabistan'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapmaya hak kazanmasıyla birlikte ekonomistler, bu büyük küresel etkinliğin Suudi Arabistan ekonomisine tüm sektörleri kapsayacak şekilde büyük faydalar sağlayacağını açıkladı. Etkilerinin yakın gelecekte yerel ekonomiye yansıyacağını ifade eden ekonomistler, bunların başında da gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesinin ve ekonomik çeşitliliğin arttırılmasının geleceği tahminlerini bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre ekonomistler, Expo 2030’un Riyad’da düzenlenecek olmasından beklenen getirilerin başında ekonomik getiriler olduğunu söyledi. Ekonomistlere göre, Riyad Expo 2030’dan en çok yararlanacak sektörlerin başında turizm ve konaklama, seyahat ve havacılık, emlak ve inşaat, sergi ve etkinlik endüstrisi, perakende ticaret ve alışveriş merkezleri gelecek.

Expo 2030’a giden yol

Suudi Arabistan, Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapmasıyla ilgili tanıtım kampanyasına 28 Mart 2022'de Dubai'deki Expo 2020 etkinlikleri kapanış töreninde başladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, kampanyanın başlamasından kısa bir süre önce 29 Ekim 2021 tarihinde Riyad, ‘Değişim Çağı: Birlikte geleceğe bakıyoruz’ sloganıyla Expo 2030’a ev sahipliği yapmak için resmi olarak başvurduğunu açıklamıştı.

Riyad, Expo 2030’a ev sahipliği yapmak için İtalya'nın başkenti Roma, Güney Kore'nin Busan şehri ve Ukrayna'nın kıyı şehri Odessa ile yarıştı.

İtalya, daha önce Milano Expo 2015 ile bu uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmıştı. Uluslararası Sergiler Bürosu (The Bureau International des Expositions/BIE) kurallarına göre, hiçbir ülke, aynı fuarı 15 yıl içinde bir kez daha düzenlenmesine izin verilmiyor. Ayrıca, Doğu Avrupa'daki jeopolitik olaylar göz önüne alındığında, Expo 2030’a ev sahipliği yapma yarışının Riyad ve Busan arasında yaşandığı söylenebilir.

BIE Genel Kurulu’nun Paris yakınlarında gerçekleştirdiği toplantıda yapılan oylamada, İtalya'nın başkenti Roma ve Güney Kore'nin güneydoğusundaki Busan şehri elendi. Riyad, Expo 2030’a ev sahipliği yapma hakkı kazandı.

BIE’nin X platformu (eski adıyla Twitter) üzerinden açıkladığı oylamada Suudi Arabistan 119, Güney Kore 29 ve İtalya 17 oy aldı. Böylece BAE’nin ardından bir Arap ülkesi daha Expo’ya ev sahipliği yapma hakkı hazandı.

Artan küresel rekabet

Ekonomist İhsan Ali Ebu Halika, Expo’nun uluslararası bir etkinlikten ya da büyük bir fuardan daha fazlası olduğunu ve bu yüzden Expo’ya ev sahipliği yapmanın her zaman küresel rekabeti artırdığını düşünüyor. Suudi ekonomiste göre her ülke, kendi topraklarında yapılması halinde bu etkinliğin başarısı için en iyi tekliflerini sunuyor ve yapabileceklerini ortaya koyuyor.

Buhulaiga (İsim farklı yazılmış. Hangisi doğru bilemedim), sözlerini şöyle sürdürdü:

Riyad'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapması, Suudi Arabistan için toplum ekonomisi tarihinde bir dönüm noktası olan, radikal değişiklikler oluşturan ve bir yandan ülke ekonomisini yönetme biçiminde, diğer yandan da belirli hedeflere ulaşmak için diğer ülkelerle olan ilişkilerinde büyük bir değişime imza atan Vizyon 2030’a ulaşma yarışında bitiş çizgisini temsil ediyor.

Büyük getiriler

Uluslararası bir etkinlik olan Expo’nun ekonomik öneminin farkında olmayanların olduğunu belirten Buhulaiga, şöyle devam etti:

Bununla ilgili olarak Milano Expo 2015 ile İtalya’nın bu etkinliğe ev sahipliği yapan şehirlerinin elde ettiği büyük getirilere yakından bakabiliriz. Bu getirilerin İtalya’daki ekonomik etkisi 10 milyar euroyu (10,99 milyar dolar) aştığını ve 100 bin doğrudan ve dolaylı iş fırsatı yarattığını tespit ettik. Ekim 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Dubai Expo 2020 ise dünyanın dört bir yanından 21 milyon ziyaretçi çekti. Koronavirüs salgını nedeniyle birkaç ay ertelenen fuar, 24 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Dubai Expo 2020’nin 2013 (Expo’ya ev sahipliği yapma hakkını kazanma tarihi) ile 2042 yılları arasında BAE ekonomisine yaklaşık 155 milyar dirhemlik (42,21 milyar dolar) bir katkısı olması bekleniyor. Bununla birlikte yaklaşık bir milyon tam zamanlı istihdam fırsatı sağlaması tahmin ediliyor. Bu da yıllık 35 bin 600'den fazla iş fırsatı yaratılması anlamına geliyor.

Tüm bunlar çerçevesinde Expo 2030'un Riyad için büyük önem taşıdığının altını çizen Buhulaiga, “Vizyon 2030'un hedeflerinden biri de aynı yıl içerisinde Suudi Arabistan'a yaklaşık 100 milyon ziyaretçi çekmek ve böylece bu 100 milyon ziyaretçinin barınma gibi ihtiyaçları çerçevesinde başka alanlara da katkıda bulunmasını sağlamaktır” şeklinde konuştu.

Expo’nun doğrudan ve dolaylı faydaları

Riyad merkezli Kalkınma ve Ekonomik Danışma Merkezi'nin CEO'su ve ekonomi danışmanı Dr. Ali Ebu Hamsin’e göre, önerilen altı milyon metrekarelik alanın hazırlığı gibi çalışmalar nedeniyle Expo 2030'un Riyad’a yaklaşık 30 milyar riyale (sekiz milyar dolar) mal olacağı tahmin ediliyor. Buna rağmen tüm ekonomik sektörlere ve Suudi Arabistan’da kişi başına düşen gelir düzeyine doğrudan ve dolaylı pek çok fayda sağlanması bekleniyor.

Ebu Hamsin, Expo’ya ev sahipliği yapmanın Suudi Arabistan’ın GSYİH’sının artmasına, dolayısıyla kişi başına milli gelirin artmasına da katkıda bulunmasının beklendiğini söyledi. Expo’nun yıllara yayılan sosyal, kültürel ve ekonomik faydaların yanı sıra istihdam olanakları da sağladığını dile getiren Dr. Ebu Hamsin, bunun da Suudi Arabistan'a ekonomik çeşitlilik yolunda güçlü bir ivme kazandıracağını sözlerine ekledi.

Dr. Ebu Hamsin, fuar alanına 40 milyondan fazla ziyaretçinin gelmesinin yanı sıra bir milyar kişinin de Expo fuarları tarihinde daha önce hiç gerçekleşmemiş olan sanal platform (Metaverse) aracılığıyla ziyaret etmesinin beklendiğini aktardı. Ayrıca, fuara devlet şirketlerinden, uluslararası kuruluşlardan ve ziyaretçilerden yapılması beklenen katılımın, ekonomiye doğrudan 222 milyar riyallik (59,2 milyar dolar) bir katkı sağlayacak birçok ekonomik faydası olduğunu söyledi. Dr. Ebu Hamsin, bu uluslararası etkinliğin düzenlenmesi sonrasında sağlanacak faydaların yanı sıra fuar hazırlık aşamasından fuarın düzenleneceği tarihe kadar dolaylı olarak da ekonomik fayda sağlanmasının beklendiğini kaydetti.

Dr. Ebu Hamsin, Expo’nun 2022 yılında bir trilyon doların üzerinde bir rakama ulaşan toplam GSYİH’nın yüzde 23'üne tekabül eden net büyüme oranıyla ekonomik etkisi olacağını belirtti.

Bu ekonomik faydaların, Dubai ve Milano’da yapılan önceki Expo’larla karşılaştırıldığında fuar alanı, ekipmanı ve beklenen ziyaretçi sayısına göre tahmin edildiğini hatırlatan Dr. Ebu Hamsin, Expo'ya dünya çapında ilgi artarken, bu fuara ev sahipliği yapma onurunu kazanmak için başvuran ülke ve ziyaretçi sayısının da arttığına dikkati çekti. Dr. Ebu Hamsin, ilk kez düzenlendiğinde tahminen altı milyon kişinin ziyaret ettiği Expo’nun, 2010 yılında Şangay’daki fuarına 73 milyon, Paris'teki fuara 50 milyon, Brüksel'deki fuara 41 milyon ve Dubai'deki fuara da 24 milyon ziyaretçinin geldiğini aktardı.

Suudi Arabistan'ın eğlence sezonları ve etkinlikleri düzenleme konusundaki deneyimi ve bu etkinliklere katılan ziyaretçi sayısının da göz önüne alınması gerektiğini belirtern Dr. Ebu Hamsin, Expo’nun başlamasından sonraki ilk altı ay içinde fuarı 40 milyondan fazla kişinin ziyaret etmesinin ve ortalama 300 riyal (80,1 dolar) olması beklenen bilet fiyatıyla 12 milyar riyal (3,2 milyar dolar) civarı doğrudan gelir elde edilmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.

Ekonomist, fuar süresince 500 riyallik (133,4 dolar) en az 20 milyon turist vizesi alınmasının beklendiğini ve böylece 10 milyar riyal (2,67 milyar dolar) gibi bir gelirin de buradan beklendiğini ifade etti. Fuarın ayrıca sağlık sigortası gibi 10 milyar riyal (2,67 milyar dolar) değerinde diğer ücretlerle birlikte ülke ekonomisine ek gelir sağlayacağının tahmin edildiğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinin yaklaşık 350 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam olanağı sağlayacağının tahmin edildiğini kaydeden Dr. Ebu Hamsin, fuarın geçici ve kalıcı iş fırsatları sağlayacağını, her iş için aylık ortalama 5 bin riyal (bin 334 dolar) gibi bir maaş ödeneceğini kaydetti. Dr. Ebu Hamsin, Suudi Arabistan ekonomisinin 10,5 milyar riyal (2,8 milyar dolar) değerinde bir gelir elde etmesinin beklendiğini açıkladı.

Yatırımları ve iş fırsatları çekmek

İş Stratejileri İdaresi ekonomi danışmanı Ahmed eş-Şehri ise Suudi Arabistan’ın Expo 2030'a ev sahipliği yaparak inovasyon, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanında küresel bir merkez olarak konumunu güçlendireceğini aktardı. Ayrıca, çeşitli alanlarda karşılıklı ticareti ve uluslararası iş birliğini geliştirmeyi, büyüme oranlarını, iş fırsatlarını olumlu yönde etkileyen ve turizmin büyüme oranlarına olumlu etkisi olan yatırımlar çekmeyi, yabancı ve yerli girişimcilik fırsatlarını artırmayı hedeflediğini söyledi.

Şehri, Suudi Arabistan’ın fuar sayesinde petrol dışı gelir kaynaklarını artırma çabalarını ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmeyi, endüstrileri geliştirmeyi, iş fırsatları yaratmayı, ekonomik büyümeyi artırmayı, hem kendi vatandaşları hem de tüm bölge sakinleri için yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlayan Vizyon 2030'un hedeflerine ulaşmayı amaçladığını belirtti.

Yatırıma yönelik yeni ufuklar açılması

Expo 2030 organizasyonunun başkent Riyad ve genel olarak Suudi Arabistan'daki ekonomik faaliyetler üzerinde olumlu bir etki yaratmasını bekleyen Şehri, fuarın yatırımları artırabileceğini, iş ve turizm alanında cazip fırsatlar doğurabileceğini, ekonomik büyümeye katkı sağlayabileceğini ifade etti. Fuarın ayrıca, iş fırsatları oluşturabileceğini, şirketlere ve iş adamlarına yeni fırsatlar verebileceğini söyledi. Fuarın farklı halklar ve kültürler arasındaki iş birliğini ve etkileşimi arttırabileceğini, halklar arasındaki mesafeleri kapatabileceğini düşünen Şehri, kültürel alışverişi artırarak kültürün ve sosyal ve kültürel açıklığın desteklenmesine katkıda bulunabileceğini de sözlerine ekledi.

Şehri, sözlerine şöyle devam etti:

Fuarın düzenlenmesi sanayi alanlarının ve teknolojinin gelişmesine, sürdürülebilirliğe, Suudi Arabistan vatandaşlarının ve ülke sakinlerinin yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkıda bulunabilir. Bunun yanında ekonomik çeşitliliğin artırılmasına ve Riyad'ın aradığı ekonomik ve sosyal dönüşümün sağlanmasına yardımcı olabilir.

Turizm ve inşaat alanında patlama bekleniyor

Bahreyn merkezli SICO Bank’a göre, Suudi Arabistan'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma hakkı kazanması, önümüzdeki yıllarda inşaat alanında patlamaya yol açmanın yanı sıra dev turizm projelerini de hızlandıracak.

SICO Bank tarafından yapılan bir araştırma raporuna göre, Expo ve başta spor alanı olmak üzere diğer uluslararası etkinlikler, Riyad'ın hac ve umreden sonra turistler için sürdürülebilir bir yıllık talep geliştirmesine yardımcı olacak.

Raporda, fuarı ziyaret etmesi beklenen ziyaretçi sayısının, 22 milyon kişinin ziyaret ettiği Milano Expo 2015 ve 24 milyon kişinin ziyaret ettiği Dubai Expo 2020’de kaydedilen ziyaretçi sayısını geçebileceği belirtildi.

Expo nasıl başladı?

Expo 1851'den beri düzenleniyor. En son başarıların ve teknolojilerin yer aldığı fuar, ekonomik kalkınma, ticaret, sanat ve kültür alanlarında uluslararası iş birliğini teşvik etmesinin yanında bilim ve teknolojiyi yayması nedeniyle en etkili küresel platformlardan biri olarak görülüyor.

Merkezi Paris’te bulunan BIE, tüm uluslararası fuarların organizasyonunun denetlenmesinden sorumlu uluslararası kuruluştur. BIE’nin tüm kararları birlikte aldığı ve bu etkinliklerin sürekli olarak iyileştirilmesi için birlikte çalıştığı için 170 üyesi var.

Şu an her beş yılda bir dünya şehirlerinden birinde düzenlenen Expo, altı ay kadar devam edebiliyor. Katılımcılarını çoğunlukla devletler ve hükümetler oluşturuyor. Onları dernekler, şirketler, kurumlar, kuruluşlar ve sivil toplumlar takip ediyor.

Expo’ların temaları genellikle insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunları ele alıyor. Uluslararası katılımcılar, kendileri için ayrılan stantları tasarlayıp özelleştirebilir ya da katılım maliyeti daha düşük olan ortak bir standı paylaşabilirler.

İlk Expo, ‘Büyük Fuar’ başlığı altında 1851 yılında İngiltere’nin başkenti Londra'da bulunan Kristal Saray'da düzenledi. Fuarda Sanayi Devrimi'nin yenilikleri sergilendi.

O tarihten bu yana bir Arap ülkesi olan BAE (Dubai Expo 2020) de dahil olmak üzere 14 ülke ve 22 şehirde 35 kez düzenlendi. 1851’deki ilk Expo’dan sonra Fransa'nın başkenti Paris altı kez, Brüksel ise dört kez ev sahipliği yaptı. Expo 2025’in ise 13 Nisan-13 Ekim 2025 tarihleri ​​arasında Japonya'nın Osaka kentinde düzenlenmesi planlanıyor.

 



Ortadoğu’daki enerji tesislerine yönelik saldırıların artmasının ardından Brent petrol 118 doları aştı

Fransa’nın Paris yakınlarındaki Vaudoy-en-Brie kasabasında gün batımında çalışan petrol pompaları (Reuters)
Fransa’nın Paris yakınlarındaki Vaudoy-en-Brie kasabasında gün batımında çalışan petrol pompaları (Reuters)
TT

Ortadoğu’daki enerji tesislerine yönelik saldırıların artmasının ardından Brent petrol 118 doları aştı

Fransa’nın Paris yakınlarındaki Vaudoy-en-Brie kasabasında gün batımında çalışan petrol pompaları (Reuters)
Fransa’nın Paris yakınlarındaki Vaudoy-en-Brie kasabasında gün batımında çalışan petrol pompaları (Reuters)

Brent ham petrol fiyatları, İran’ın Ortadoğu’daki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve İsrail’in güney Pars gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından, bugün işlem sırasında varil başına 118 doları aşarak rekor seviyeye yükseldi.

Brent ham petrol vadeli işlemleri yüzde 10,08 artışla saat 09:00’da varil başına 118,20 dolara ulaştı. Gün içi işlemde yaklaşık 8 dolar yükselerek 9 Mart’tan bu yana en yüksek seviyesi olan 115,10 doları gördü.

ABD Batı Teksas Ham Petrolü (WTI) ise yüzde 3,09 artışla varil başına 99,30 dolara çıktı; gün içinde yaklaşık 4 dolar yükselerek 100,02 doları buldu.

WTI şu anda Brent petrole kıyasla 11 yılın en büyük iskonto seviyesinde işlem görüyor; bunun ABD’den gelen verilerle bağlantılı olduğu bildirildi.

Stratejik rezervler, artan nakliye maliyetleri ve Ortadoğu’daki enerji tesislerine yönelik saldırıların yeniden gündeme gelmesi, Brent petrolü destekleyen faktörler arasında yer alıyor.

Phillip Nova analistlerinden Priyanka Sachdeva, yayımladığı bir notta şu ifadeleri kullandı: “Ortadoğu’daki tırmanış, enerji altyapısına yapılan hassas saldırılar ve İranlı liderlerin ölümü, uzun süreli petrol arzı aksaklıklarına işaret ediyor.”

Sachdeva ayrıca, “ABD Merkez Bankası’nın (FED) sıkı bir dil kullanmasına rağmen faiz oranlarını sabit bırakması, savaşın ardından ekonomik kaygıları artırdı” dedi.

FED dün faiz oranlarını sabit tutarken, politika yapıcılar, ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmanın etkilerini değerlendirerek enflasyonun yükselebileceği öngörüsünde bulundu.


FED savaşa rağmen sıkı para politikasında kararlı

Washington’daki FED binasının ön cephesinden görünüm (Reuters)
Washington’daki FED binasının ön cephesinden görünüm (Reuters)
TT

FED savaşa rağmen sıkı para politikasında kararlı

Washington’daki FED binasının ön cephesinden görünüm (Reuters)
Washington’daki FED binasının ön cephesinden görünüm (Reuters)

Federal Rezerv (Fed) Yönetim Kurulu, faiz oranlarını yüzde 3,50 – yüzde 3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. Bu karar, Ortadoğu’da artan askeri gerilimlerin yarattığı jeopolitik şokları dengelemeye yönelik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Ancak asıl dikkat çeken, kararın kendisinden çok, geleceğe dair artan belirsizlik oldu; merkez bankası, yüksek enflasyonu kontrol etme isteği ile enerji fiyatlarındaki sıçramalar ve uluslararası deniz taşımacılığındaki aksaklıkların beslediği stagflasyon endişeleri arasında sıkışmış durumda.

Bu sabitleme kararı, yıl içinde ikinci kez alındı ve geçici bir istikrar izlenimi verse de, aslında Fed’in maksimum hedge yaklaşımına doğru bir kayışı yansıtıyor. Yani kararlar artık ekonomik verilere olduğu kadar, sahadaki askeri gelişmelere de bağlı hale gelmiş durumda. Bu durum, önümüzdeki toplantılarda faizlerin tekrar artırılmasını da içeren tüm senaryoların masada olduğunu gösteriyor.

Karar, geniş ölçüde beklendiği şekilde geldi; Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) 12 üyeden 11’inin oyuyla faizleri sabit tutma yönünde karar aldı. Toplantı sonrası yayımlanan açıklamada, ekonomiye ilişkin öngörülerde önemli bir değişiklik yapılmadığı, 2026 yılı için biraz daha hızlı büyüme ve daha yüksek enflasyon beklentisinin korunduğu ifade edildi.

Belirsizlik artarken, yetkililer gelecekte bazı faiz indirimlerinin olacağını öngörmeye devam ettiklerini yineledi. Üyelerin faiz beklentilerini yansıtan ve yakından takip edilen “dot plot” gösterimi, bu yıl bir, 2027’de ise bir faiz indirimi olacağını öngörüyor; ancak zamanlaması hâlâ net değil.

19 FOMC üyesinin öngörülerinde bu yıl için 7 kişi faizlerin değişmeyeceğini tahmin ediyor; bu, Aralık ayına göre bir artış anlamına geliyor. Önümüzdeki yıllara ilişkin beklentiler farklılık gösterse de, uzun vadede federal fon oranının yaklaşık yüzde 3,1 civarında sabitlenmesi öngörülüyor.

Açıklamada, yaklaşık üç hafta önce başlayan İran ile savaşın yol açtığı belirsizliklere de dikkat çekildi. Savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki etkileri, petrol piyasalarında dalgalanmalara yol açarak enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalma riskini artırıyor. Açıklamada, “Ortadoğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkileri belirsiz” denildi.

Yönetim kurulu üyesi Steven Miran, artan işgücü piyasası kaygıları nedeniyle tekrar 0,25 puanlık faiz indirimi çağrısında bulundu. Daha önce Ocak ayında Miran’a katılan Christopher Waller ise bu toplantıda faizlerin sabit tutulmasını destekledi.

Savaş öncesinde piyasalar, bu yıl iki faiz indirimi beklerken, üçüncü indirimin olasılığı düşüktü. Ancak petrol fiyatlarındaki artış ve güçlü enflasyon göstergeleri, 2026 için beklenen indirimin sadece bir kez olacağı yönünde revize edildi.

Ekonomik beklentilerdeki güncellemelerde, Fed yetkilileri bu yıl ABD GSYH’sının yüzde 2,4 büyümesini öngörüyor; bu, Aralık ayı tahminlerinin biraz üzerinde. 2027’de ise yüzde 2,3 büyüme bekleniyor; bu, önceki tahmine göre 0,3 puanlık bir artış anlamına geliyor.

Yetkililer, bu yıl kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) bazında enflasyonun yüzde 2,7 olmasını bekliyor; hem genel hem de temel enflasyon için. Ancak, gümrük tarifleri ve savaşın etkisinin azalmasıyla birlikte, enflasyonun önümüzdeki yıllarda tekrar yüzde 2 hedefine yaklaşacağı öngörülüyor. İşsizlik oranının ise yıl sonunda yüzde 4,4 civarında kalması bekleniyor.

Fed’in faizleri sabit tutma kararı, karmaşık bir siyasi ortamda alındı. Başkan Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell ve ekibine faizleri düşürme yönünde baskı yapmayı sürdürüyor. Bu hafta başında Trump, enflasyon yükselmesine ve savaşın belirsiz etkilerine rağmen Powell’ın acil bir toplantı çağrısı yapmamasını eleştirdi.


Petrol fiyatlarının seyrini bekleyen Asya piyasalarında dalgalanma

Seul’de döviz kurlarını takip eden bir yatırımcı (AFP)
Seul’de döviz kurlarını takip eden bir yatırımcı (AFP)
TT

Petrol fiyatlarının seyrini bekleyen Asya piyasalarında dalgalanma

Seul’de döviz kurlarını takip eden bir yatırımcı (AFP)
Seul’de döviz kurlarını takip eden bir yatırımcı (AFP)

Asya piyasaları bugün işlemlerinde karışık bir görünüm sergiledi. Bu sırada, geçici olarak düşen petrol fiyatlarının etkisiyle Amerikan vadeli hisse senetleri geriledi.

Ancak ham petrol fiyatlarındaki düşüş uzun sürmedi. Brent petrol, erken işlemlerde yaklaşık yüzde 4 artışla varil başına 104,21 dolara yükselirken, Batı Teksas tipi ham petrol 97,61 dolara çıktı. AP’nin verilerine göre dün fiyatlar yaklaşık 93 dolara kadar düşmüştü.

ABD vadeli piyasalarında ise Standard & Poor’s 500 ve Dow Jones Endüstri Endeksi’nin her biri yüzde 0,5 değer kaybetti.

Asya tarafında, Tokyo’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 düşüşle 53.630,16 puana gerileyerek sabah kazançlarını koruyamadı. Güney Kore’de KOSPI endeksi ise dikkat çekici şekilde yüzde 1,6 artışla 5.639,77 puana ulaştı.

Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 artışla 25.892,88 puana çıkarken, Şanghay Kompozit Endeksi yüzde 0,6 düşüşle 4.058,31 puan seviyesinde işlem gördü.

Avustralya’da S&P/ASX 200 endeksi yüzde 0,4 yükselerek 8.614,30 puana çıktı. Endeksin yükselişi, ülke merkez bankasının temel faiz oranını yüzde 4,1’e çıkarma kararıyla desteklendi. Bu adım, özellikle artan yakıt maliyetleriyle birlikte yükselen enflasyon baskılarını sınırlamayı hedefliyor. Banka, Kasım 2023’ten bu yana ilk kez faizi artırmış, 3 Şubat toplantısında sabit tuttuğu yüzde 3,85 seviyesini yükseltmişti.

Diğer piyasalarda ise Tayvan’da TAIEX endeksi yüzde 1,5 artarken, Hindistan’da BSE SENSEX endeksi yüzde 0,1 değer kaybetti.

Wall Street, pazartesi seansını güçlü kazançlarla kapatmıştı. Standard & Poor’s 500 endeksi yüzde 1 yükselerek 6.698,38 puana ulaşarak beş haftanın en büyük kazancını kaydetti. Dow Jones Endüstri Endeksi yüzde 0,8 artışla 46.946,41 puan seviyesine gelirken, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,2 yükselerek 22.374,18 puana çıktı.

Piyasaları yönlendirmede petrol fiyatları halen en belirleyici faktör olarak öne çıkıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları öncesinde varil fiyatı yaklaşık 70 dolarken hızla yükseldi. İran, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini neredeyse tamamen kısıtladı ve bu durum petrol akışında ciddi aksamalara yol açtı.

Bu gelişmeler, bazı üreticilerde üretim kesintilerine neden olurken, boğazın uzun süre kapalı kalması halinde büyük miktarda arzın engellenebileceği ve küresel enflasyonun ekonomiyi zorlayacak seviyelere yükselebileceği endişelerini artırdı.

SPI Asset Management’tan Stephen Innes, “Piyasalar hâlâ tedirginlik içinde, ancak petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte kaygı bir miktar azaldı. Brent petrolün 100 dolar seviyelerine gerilemesi, yatırımcı davranışını, korumaya yönelik birikimden riskli varlıklarda fırsat arayışına kaydırdı” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Donald Trump hafta sonu yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından etkilenen ülkeleri krizi çözmek için adım atmaya çağırdı ve ABD’nin bu kapsamda ‘büyük destek sağlayacağını’ duyurdu.

Savaşın süresi ve kapsamına ilişkin belirsizlik, iki haftadan uzun süredir devam eden çatışmaların ardından küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtı. Yine de piyasalar, genellikle askerî krizlerden hızla toparlanma eğilimi gösteriyor ve birçok yatırımcı, petrol fiyatlarında ani ve kalıcı artışlar yaşanmadığı sürece bunun tekrarlanmasını bekliyor.

Yüksek enerji fiyatları, Fed’in büyümeyi destekleme ile enflasyonu kontrol altında tutma dengesini sağlamasını zorlaştırıyor. Buna karşın piyasa katılımcıları, Fed’in bu hafta yapılacak toplantısında faiz indirimi yapmasını beklemiyor.

Teknoloji sektöründe ise Nvidia hisseleri güçlü performansını sürdürdü. Dün hisseler yüzde 1,6 artarken, CEO Jensen Huang, yapay zekâ çiplerine olan talebin 2027 yılına kadar trilyon dolara ulaşabileceğini açıkladı; bu durum, Amerikan piyasalarındaki kazançları önemli ölçüde destekledi.

Döviz piyasalarında ise ABD doları 159,43 Japon yeni seviyesine yükseldi; önceki seansta 159,05 yen seviyesindeydi. Euro ise 1,1478 dolara gerileyerek, bir önceki değer olan 1,1507 doların altına indi.