Expo 2030 Suudi Arabistan ekonomisi için ne anlama geliyor?

Indepedent Arabia’ya konuşan ekonomistler, Expo 2030’un turizm alanında kapsamlı bir toparlanmanın beklendiği bir dönemde Suudi Arabistan’a doğrudan ve dolaylı faydalar sağladığını söylediler.

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Expo 2030 Suudi Arabistan ekonomisi için ne anlama geliyor?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Indepedent Arabia

Suudi Arabistan'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapmaya hak kazanmasıyla birlikte ekonomistler, bu büyük küresel etkinliğin Suudi Arabistan ekonomisine tüm sektörleri kapsayacak şekilde büyük faydalar sağlayacağını açıkladı. Etkilerinin yakın gelecekte yerel ekonomiye yansıyacağını ifade eden ekonomistler, bunların başında da gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesinin ve ekonomik çeşitliliğin arttırılmasının geleceği tahminlerini bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre ekonomistler, Expo 2030’un Riyad’da düzenlenecek olmasından beklenen getirilerin başında ekonomik getiriler olduğunu söyledi. Ekonomistlere göre, Riyad Expo 2030’dan en çok yararlanacak sektörlerin başında turizm ve konaklama, seyahat ve havacılık, emlak ve inşaat, sergi ve etkinlik endüstrisi, perakende ticaret ve alışveriş merkezleri gelecek.

Expo 2030’a giden yol

Suudi Arabistan, Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapmasıyla ilgili tanıtım kampanyasına 28 Mart 2022'de Dubai'deki Expo 2020 etkinlikleri kapanış töreninde başladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, kampanyanın başlamasından kısa bir süre önce 29 Ekim 2021 tarihinde Riyad, ‘Değişim Çağı: Birlikte geleceğe bakıyoruz’ sloganıyla Expo 2030’a ev sahipliği yapmak için resmi olarak başvurduğunu açıklamıştı.

Riyad, Expo 2030’a ev sahipliği yapmak için İtalya'nın başkenti Roma, Güney Kore'nin Busan şehri ve Ukrayna'nın kıyı şehri Odessa ile yarıştı.

İtalya, daha önce Milano Expo 2015 ile bu uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmıştı. Uluslararası Sergiler Bürosu (The Bureau International des Expositions/BIE) kurallarına göre, hiçbir ülke, aynı fuarı 15 yıl içinde bir kez daha düzenlenmesine izin verilmiyor. Ayrıca, Doğu Avrupa'daki jeopolitik olaylar göz önüne alındığında, Expo 2030’a ev sahipliği yapma yarışının Riyad ve Busan arasında yaşandığı söylenebilir.

BIE Genel Kurulu’nun Paris yakınlarında gerçekleştirdiği toplantıda yapılan oylamada, İtalya'nın başkenti Roma ve Güney Kore'nin güneydoğusundaki Busan şehri elendi. Riyad, Expo 2030’a ev sahipliği yapma hakkı kazandı.

BIE’nin X platformu (eski adıyla Twitter) üzerinden açıkladığı oylamada Suudi Arabistan 119, Güney Kore 29 ve İtalya 17 oy aldı. Böylece BAE’nin ardından bir Arap ülkesi daha Expo’ya ev sahipliği yapma hakkı hazandı.

Artan küresel rekabet

Ekonomist İhsan Ali Ebu Halika, Expo’nun uluslararası bir etkinlikten ya da büyük bir fuardan daha fazlası olduğunu ve bu yüzden Expo’ya ev sahipliği yapmanın her zaman küresel rekabeti artırdığını düşünüyor. Suudi ekonomiste göre her ülke, kendi topraklarında yapılması halinde bu etkinliğin başarısı için en iyi tekliflerini sunuyor ve yapabileceklerini ortaya koyuyor.

Buhulaiga (İsim farklı yazılmış. Hangisi doğru bilemedim), sözlerini şöyle sürdürdü:

Riyad'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapması, Suudi Arabistan için toplum ekonomisi tarihinde bir dönüm noktası olan, radikal değişiklikler oluşturan ve bir yandan ülke ekonomisini yönetme biçiminde, diğer yandan da belirli hedeflere ulaşmak için diğer ülkelerle olan ilişkilerinde büyük bir değişime imza atan Vizyon 2030’a ulaşma yarışında bitiş çizgisini temsil ediyor.

Büyük getiriler

Uluslararası bir etkinlik olan Expo’nun ekonomik öneminin farkında olmayanların olduğunu belirten Buhulaiga, şöyle devam etti:

Bununla ilgili olarak Milano Expo 2015 ile İtalya’nın bu etkinliğe ev sahipliği yapan şehirlerinin elde ettiği büyük getirilere yakından bakabiliriz. Bu getirilerin İtalya’daki ekonomik etkisi 10 milyar euroyu (10,99 milyar dolar) aştığını ve 100 bin doğrudan ve dolaylı iş fırsatı yarattığını tespit ettik. Ekim 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Dubai Expo 2020 ise dünyanın dört bir yanından 21 milyon ziyaretçi çekti. Koronavirüs salgını nedeniyle birkaç ay ertelenen fuar, 24 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Dubai Expo 2020’nin 2013 (Expo’ya ev sahipliği yapma hakkını kazanma tarihi) ile 2042 yılları arasında BAE ekonomisine yaklaşık 155 milyar dirhemlik (42,21 milyar dolar) bir katkısı olması bekleniyor. Bununla birlikte yaklaşık bir milyon tam zamanlı istihdam fırsatı sağlaması tahmin ediliyor. Bu da yıllık 35 bin 600'den fazla iş fırsatı yaratılması anlamına geliyor.

Tüm bunlar çerçevesinde Expo 2030'un Riyad için büyük önem taşıdığının altını çizen Buhulaiga, “Vizyon 2030'un hedeflerinden biri de aynı yıl içerisinde Suudi Arabistan'a yaklaşık 100 milyon ziyaretçi çekmek ve böylece bu 100 milyon ziyaretçinin barınma gibi ihtiyaçları çerçevesinde başka alanlara da katkıda bulunmasını sağlamaktır” şeklinde konuştu.

Expo’nun doğrudan ve dolaylı faydaları

Riyad merkezli Kalkınma ve Ekonomik Danışma Merkezi'nin CEO'su ve ekonomi danışmanı Dr. Ali Ebu Hamsin’e göre, önerilen altı milyon metrekarelik alanın hazırlığı gibi çalışmalar nedeniyle Expo 2030'un Riyad’a yaklaşık 30 milyar riyale (sekiz milyar dolar) mal olacağı tahmin ediliyor. Buna rağmen tüm ekonomik sektörlere ve Suudi Arabistan’da kişi başına düşen gelir düzeyine doğrudan ve dolaylı pek çok fayda sağlanması bekleniyor.

Ebu Hamsin, Expo’ya ev sahipliği yapmanın Suudi Arabistan’ın GSYİH’sının artmasına, dolayısıyla kişi başına milli gelirin artmasına da katkıda bulunmasının beklendiğini söyledi. Expo’nun yıllara yayılan sosyal, kültürel ve ekonomik faydaların yanı sıra istihdam olanakları da sağladığını dile getiren Dr. Ebu Hamsin, bunun da Suudi Arabistan'a ekonomik çeşitlilik yolunda güçlü bir ivme kazandıracağını sözlerine ekledi.

Dr. Ebu Hamsin, fuar alanına 40 milyondan fazla ziyaretçinin gelmesinin yanı sıra bir milyar kişinin de Expo fuarları tarihinde daha önce hiç gerçekleşmemiş olan sanal platform (Metaverse) aracılığıyla ziyaret etmesinin beklendiğini aktardı. Ayrıca, fuara devlet şirketlerinden, uluslararası kuruluşlardan ve ziyaretçilerden yapılması beklenen katılımın, ekonomiye doğrudan 222 milyar riyallik (59,2 milyar dolar) bir katkı sağlayacak birçok ekonomik faydası olduğunu söyledi. Dr. Ebu Hamsin, bu uluslararası etkinliğin düzenlenmesi sonrasında sağlanacak faydaların yanı sıra fuar hazırlık aşamasından fuarın düzenleneceği tarihe kadar dolaylı olarak da ekonomik fayda sağlanmasının beklendiğini kaydetti.

Dr. Ebu Hamsin, Expo’nun 2022 yılında bir trilyon doların üzerinde bir rakama ulaşan toplam GSYİH’nın yüzde 23'üne tekabül eden net büyüme oranıyla ekonomik etkisi olacağını belirtti.

Bu ekonomik faydaların, Dubai ve Milano’da yapılan önceki Expo’larla karşılaştırıldığında fuar alanı, ekipmanı ve beklenen ziyaretçi sayısına göre tahmin edildiğini hatırlatan Dr. Ebu Hamsin, Expo'ya dünya çapında ilgi artarken, bu fuara ev sahipliği yapma onurunu kazanmak için başvuran ülke ve ziyaretçi sayısının da arttığına dikkati çekti. Dr. Ebu Hamsin, ilk kez düzenlendiğinde tahminen altı milyon kişinin ziyaret ettiği Expo’nun, 2010 yılında Şangay’daki fuarına 73 milyon, Paris'teki fuara 50 milyon, Brüksel'deki fuara 41 milyon ve Dubai'deki fuara da 24 milyon ziyaretçinin geldiğini aktardı.

Suudi Arabistan'ın eğlence sezonları ve etkinlikleri düzenleme konusundaki deneyimi ve bu etkinliklere katılan ziyaretçi sayısının da göz önüne alınması gerektiğini belirtern Dr. Ebu Hamsin, Expo’nun başlamasından sonraki ilk altı ay içinde fuarı 40 milyondan fazla kişinin ziyaret etmesinin ve ortalama 300 riyal (80,1 dolar) olması beklenen bilet fiyatıyla 12 milyar riyal (3,2 milyar dolar) civarı doğrudan gelir elde edilmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.

Ekonomist, fuar süresince 500 riyallik (133,4 dolar) en az 20 milyon turist vizesi alınmasının beklendiğini ve böylece 10 milyar riyal (2,67 milyar dolar) gibi bir gelirin de buradan beklendiğini ifade etti. Fuarın ayrıca sağlık sigortası gibi 10 milyar riyal (2,67 milyar dolar) değerinde diğer ücretlerle birlikte ülke ekonomisine ek gelir sağlayacağının tahmin edildiğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinin yaklaşık 350 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam olanağı sağlayacağının tahmin edildiğini kaydeden Dr. Ebu Hamsin, fuarın geçici ve kalıcı iş fırsatları sağlayacağını, her iş için aylık ortalama 5 bin riyal (bin 334 dolar) gibi bir maaş ödeneceğini kaydetti. Dr. Ebu Hamsin, Suudi Arabistan ekonomisinin 10,5 milyar riyal (2,8 milyar dolar) değerinde bir gelir elde etmesinin beklendiğini açıkladı.

Yatırımları ve iş fırsatları çekmek

İş Stratejileri İdaresi ekonomi danışmanı Ahmed eş-Şehri ise Suudi Arabistan’ın Expo 2030'a ev sahipliği yaparak inovasyon, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanında küresel bir merkez olarak konumunu güçlendireceğini aktardı. Ayrıca, çeşitli alanlarda karşılıklı ticareti ve uluslararası iş birliğini geliştirmeyi, büyüme oranlarını, iş fırsatlarını olumlu yönde etkileyen ve turizmin büyüme oranlarına olumlu etkisi olan yatırımlar çekmeyi, yabancı ve yerli girişimcilik fırsatlarını artırmayı hedeflediğini söyledi.

Şehri, Suudi Arabistan’ın fuar sayesinde petrol dışı gelir kaynaklarını artırma çabalarını ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmeyi, endüstrileri geliştirmeyi, iş fırsatları yaratmayı, ekonomik büyümeyi artırmayı, hem kendi vatandaşları hem de tüm bölge sakinleri için yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlayan Vizyon 2030'un hedeflerine ulaşmayı amaçladığını belirtti.

Yatırıma yönelik yeni ufuklar açılması

Expo 2030 organizasyonunun başkent Riyad ve genel olarak Suudi Arabistan'daki ekonomik faaliyetler üzerinde olumlu bir etki yaratmasını bekleyen Şehri, fuarın yatırımları artırabileceğini, iş ve turizm alanında cazip fırsatlar doğurabileceğini, ekonomik büyümeye katkı sağlayabileceğini ifade etti. Fuarın ayrıca, iş fırsatları oluşturabileceğini, şirketlere ve iş adamlarına yeni fırsatlar verebileceğini söyledi. Fuarın farklı halklar ve kültürler arasındaki iş birliğini ve etkileşimi arttırabileceğini, halklar arasındaki mesafeleri kapatabileceğini düşünen Şehri, kültürel alışverişi artırarak kültürün ve sosyal ve kültürel açıklığın desteklenmesine katkıda bulunabileceğini de sözlerine ekledi.

Şehri, sözlerine şöyle devam etti:

Fuarın düzenlenmesi sanayi alanlarının ve teknolojinin gelişmesine, sürdürülebilirliğe, Suudi Arabistan vatandaşlarının ve ülke sakinlerinin yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkıda bulunabilir. Bunun yanında ekonomik çeşitliliğin artırılmasına ve Riyad'ın aradığı ekonomik ve sosyal dönüşümün sağlanmasına yardımcı olabilir.

Turizm ve inşaat alanında patlama bekleniyor

Bahreyn merkezli SICO Bank’a göre, Suudi Arabistan'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma hakkı kazanması, önümüzdeki yıllarda inşaat alanında patlamaya yol açmanın yanı sıra dev turizm projelerini de hızlandıracak.

SICO Bank tarafından yapılan bir araştırma raporuna göre, Expo ve başta spor alanı olmak üzere diğer uluslararası etkinlikler, Riyad'ın hac ve umreden sonra turistler için sürdürülebilir bir yıllık talep geliştirmesine yardımcı olacak.

Raporda, fuarı ziyaret etmesi beklenen ziyaretçi sayısının, 22 milyon kişinin ziyaret ettiği Milano Expo 2015 ve 24 milyon kişinin ziyaret ettiği Dubai Expo 2020’de kaydedilen ziyaretçi sayısını geçebileceği belirtildi.

Expo nasıl başladı?

Expo 1851'den beri düzenleniyor. En son başarıların ve teknolojilerin yer aldığı fuar, ekonomik kalkınma, ticaret, sanat ve kültür alanlarında uluslararası iş birliğini teşvik etmesinin yanında bilim ve teknolojiyi yayması nedeniyle en etkili küresel platformlardan biri olarak görülüyor.

Merkezi Paris’te bulunan BIE, tüm uluslararası fuarların organizasyonunun denetlenmesinden sorumlu uluslararası kuruluştur. BIE’nin tüm kararları birlikte aldığı ve bu etkinliklerin sürekli olarak iyileştirilmesi için birlikte çalıştığı için 170 üyesi var.

Şu an her beş yılda bir dünya şehirlerinden birinde düzenlenen Expo, altı ay kadar devam edebiliyor. Katılımcılarını çoğunlukla devletler ve hükümetler oluşturuyor. Onları dernekler, şirketler, kurumlar, kuruluşlar ve sivil toplumlar takip ediyor.

Expo’ların temaları genellikle insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunları ele alıyor. Uluslararası katılımcılar, kendileri için ayrılan stantları tasarlayıp özelleştirebilir ya da katılım maliyeti daha düşük olan ortak bir standı paylaşabilirler.

İlk Expo, ‘Büyük Fuar’ başlığı altında 1851 yılında İngiltere’nin başkenti Londra'da bulunan Kristal Saray'da düzenledi. Fuarda Sanayi Devrimi'nin yenilikleri sergilendi.

O tarihten bu yana bir Arap ülkesi olan BAE (Dubai Expo 2020) de dahil olmak üzere 14 ülke ve 22 şehirde 35 kez düzenlendi. 1851’deki ilk Expo’dan sonra Fransa'nın başkenti Paris altı kez, Brüksel ise dört kez ev sahipliği yaptı. Expo 2025’in ise 13 Nisan-13 Ekim 2025 tarihleri ​​arasında Japonya'nın Osaka kentinde düzenlenmesi planlanıyor.

 



ABD'nin İran havacılığına yaptırımları yarın yürürlüğe giriyor

İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)
İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)
TT

ABD'nin İran havacılığına yaptırımları yarın yürürlüğe giriyor

İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)
İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)

ABD'nin İran hava yolu şirketleri ile İran'a uçuş düzenleyen şirketlere yönelik öngördüğü yaptırım yarın (çarşamba) yürürlüğe giriyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'ın İran havacılık sektörüne yönelik uyguladığı ikincil yaptırımlar nedeniyle İran'da faaliyet gösteren tüm hava yolu şirketlerinin önümüzdeki iki gün içinde faaliyetlerini durdurmasını beklediğini söyledi.

Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile pazartesi günü gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ABD merkezli CNBC'ye verdiği röportajda, İran hava yolu şirketlerinin 23 Eylül'den itibaren faaliyetlerini durduracağını söyledi.

Bessent, “Bir İran uçağı herhangi bir havalimanına indiğinde ona yakıt sağlayamaz, iniş hizmeti veremez veya bilet satamazsınız. Aksi takdirde dolar merkezli finans sisteminden dışlanırsınız” dedi.

Uçuşlar sürüyor

Şarku’l Avsat’ın İran Mehr Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre bugün (Salı) Iran Air şirketi, Türkiye, Azerbaycan ve Irak'taki sivil havacılık kurumlarından İstanbul, Bakü ve Necef seferlerinin durdurulması veya askıya alınmasına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bildirim almadı.

Iran Air'in açıklamasına göre söz konusu destinasyonlara uçuş izinlerinde veya seferlerin gerçekleştirilme koşullarında herhangi bir değişiklik olması halinde bu durum, ilgili havacılık makamlarının karar almasının ardından şirkete resmi bildirim yoluyla iletilecek.

Açıklamada, mevcut koşullar dikkate alındığında ve herhangi bir resmi bildirim alınana kadar İran hava yolu şirketinin İstanbul, Bakü ve Necef hatlarındaki uçuş programının mevcut prosedürler doğrultusunda sürdürüleceği vurgulandı.

Iran Air ayrıca resmi bir bildirim alınması ve uçuş programında değişiklik yapılması halinde yolcuların şirketin resmi kanalları aracılığıyla bilgilendirileceğini belirtti.

Irak Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Şirvan Doberdeni ise Iran International'a yaptığı açıklamada, Washington'ın Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmasının ardından Irak'ın İran'ın dolara erişimi için geriye kalan tek güzergâh haline geldiğini söyledi.

Yaptırımların arka planı

Bu gelişme, ABD Hazine Bakanlığı'nın 8 Eylül'de aldığı ve 27 İran hava yolu şirketine yaptırım uygulanmasını öngören kararın ardından yaşandı. Bakanlık söz konusu adımı ekonomik izolasyon operasyonu olarak nitelendirdiği baskı politikasının bir parçası olarak açıkladı.

Listede Iran Air Tour, Iran Aseman, Qeshm Air, Kish Air ve Sepehran gibi büyük şirketler de yer aldı. Şirketler İran hükümetine ve askeri faaliyetlere destek vermekle, aralarında silah, personel ve yasa dışı sevkiyatların taşınmasının da bulunduğu faaliyetlere katılmakla suçlandı.

Buna paralel olarak Bakanlık, İran hava sahası üzerinden bazı uçuşlara izin veren üç havacılık yetkisini de askıya aldı. Söz konusu izinler, ABD dışındaki hava yolu şirketlerinin ABD menşeli ticari uçakları İran'a yapılan seferlerde kullanmasına da olanak sağlıyordu. Bakanlık, hava güvenliğine ilişkin başvuruların ise her vaka özelinde değerlendirileceğini belirtti.

Bakanlık ayrıca listede yer alan İran hava yolu şirketlerine uçak taşımacılığı, kargo hizmetleri ve satış acentesi desteği de dahil olmak üzere hizmet sağlayan yabancı şirketlerin de ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Bölgesel yansımalar

Sahada kararın etkileri kısa sürede görülmeye başladı. İran medyasında yer alan haberlere göre Irak hükümeti, 23 Eylül'den itibaren İran'la tüm hava yolu seferlerini durdurma ve İranlı hava yolu şirketlerine yer hizmeti sunmayı kesme kararı aldı. Kaynaklar, bu adımın ABD yaptırımlarına uyma ve ikincil yaptırımlara maruz kalma endişesinden kaynaklandığını belirtti.

Türkiye ve Gürcistan da İranlı hava yolu şirketlerine yönelik hizmetlerini durdurarak benzer adımlar attı.

Pekin'le koordinasyon

Bessent, Tahran'ın en önemli ekonomik ortağı olan Çin'in yeni kısıtlamalara uymasını sağlamak amacıyla Pekin'le yoğun görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.

Çinli yetkililerin İran'a yönelik ekonomik baskı sürecine büyük ölçüde dahil olduğunu belirten Bessent, Washington'ın Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng'in de aralarında bulunduğu Çinli mali yetkililerle İran'a yönelik ABD yaptırımlarına uyulması konusunda olumlu görüşmeler yürüttüğünü söyledi.

Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Washington'da yapılması beklenen zirveden iki gün önce yaşanıyor. İran'a yönelik yaptırımlar, ticari anlaşmazlığın yanı sıra zirvenin gündemindeki başlıklardan birini oluşturuyor.

İran'ın havacılık sektörü, uzun yıllardır uygulanan ve ülkenin yeni uçak ve yedek parça satın almasını engelleyen yaptırımlar nedeniyle zaten ciddi ölçüde yıpranmış durumda. Yeni yaptırım paketi, ülkenin hava filosundan geriye kalan kapasitenin de büyük ölçüde devre dışı kalması riskini beraberinde getiriyor.


Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden faaliyete geçirmeye başladı

Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)
Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden faaliyete geçirmeye başladı

Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)
Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)

Suudi Arabistan, ay başında düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından faaliyetleri durdurulan ve ülkenin ham petrolünü Kızıldeniz kıyısına taşıyarak Hürmüz Boğazı’ndan uzak bir güzergâhtan ihraç etmesine olanak sağlayan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden devreye almaya başladı. Reuters ve Bloomberg’e konuşan konuya yakın kaynaklar, yeniden faaliyete geçirme sürecinin başladığını bildirdi.

Reuters’a konuşan üç kaynak, boru hattındaki faaliyetlerin yeniden başladığını belirtirken, iki kaynak petrol sevkiyatının şu anda düşük oranlarda gerçekleştirildiğini ve ham petrol yüklemelerinin bugün ilerleyen saatlerde Yanbu Limanı’ndan yeniden başlayabileceğini aktardı.

Bloomberg ise ayrı bir haberinde, Suudi Arabistan’ın boru hattını yeniden devreye alma sürecinin ilk aşamalarına girdiğini ve krallığın bu hat üzerinden ihracatı hafta içinde yeniden başlatmayı hedeflediğini bildirdi.

Bloomberg’e konuşan petrol piyasasındaki işlemciler de tankerlerin Yanbu Limanı’na ulaştığına ilişkin işaretleri şimdiden gördüklerini belirtti. Boru hattı üzerinden taşınan petrol, burada yüklenerek Kızıldeniz kıyısından ihraç edilebiliyor.

13 Eylül’de düzenlenen İHA saldırıları Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın kapatılmasına yol açmış, bunun ardından Yanbu Limanı’ndaki ham petrol yükleme operasyonları da durmuştu. Bloomberg, Saudi Aramco’nun boru hattı güzergâhında hasar gören bir pompa istasyonunu devre dışı bırakarak ilk aşamada akışın bir bölümünü yeniden sağlamaya, ardından hattı tam kapasiteyle çalıştırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü bildirdi.


Petrol, ABD-İran geriliminin düşeceği beklentisiyle 100 doların altına indi

Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Petrol, ABD-İran geriliminin düşeceği beklentisiyle 100 doların altına indi

Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)

Petrol fiyatları pazartesi günü son 12 günün en düşük seviyesine geriledi. Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol sevkiyatının artması ve bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında ABD-İran savaşına ilişkin diplomatik ilerleme sağlanabileceği yönündeki beklentilerin güçlenmesi, Brent ve ABD ham petrolünün varil başına 100 doların altına gerilemesine yol açtı.

Brent petrolünün kasım teslimatı 3,48 dolar veya yüzde 3,35 düşerek New York saatiyle 11.02'de varil başına 100,39 dolara geriledi. Brent, seans sırasında 9 Eylül'den bu yana ilk kez 100 doların altına indi.

Ekim teslimatı salı günü sona erecek Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı ise 4,64 dolar veya yüzde 4,63 gerileyerek 95,66 dolara düştü. Kasım teslimatı da 92,34 dolardan işlem gördü.

Fiyatlar, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz üzerinden yeniden artırdığına ilişkin işaretlerden de destek buldu. Husilerin Suudi Aramco'nun Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırıları, bazı sevkiyatların Yanbu üzerinden gerçekleştirilmesini durdurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York'a gelmesi beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi.

ABD ile İran arasında pazar günü yeni karşılıklı tehditler yöneltilirken El Cezire, Tahran'ın müzakerelerin yeniden başlaması için arabuluculara bazı şartlarını ilettiğini bildirdi.

PVM Oil Associates analisti Tamas Varga, bu hafta BM toplantıları sırasında barış görüşmelerinde ilerleme sağlanabileceğine ilişkin beklentilerin de petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Husilerin Aramco'nun Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırıları, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden yönlendirmesine neden olmuştu.

Öte yandan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mesud Süleyman, Reuters'a yaptığı açıklamada Şerara petrol sahasındaki üretimin kısmen düştüğünü söyledi. Süleyman, düşüşün nedenine ilişkin ise bilgi vermedi.