İkinci el çevrim içi oto pazarında satışlar şubatta yüzde 35 arttıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/4916346-i%CC%87kinci-el-%C3%A7evrim-i%C3%A7i-oto-pazar%C4%B1nda-sat%C4%B1%C5%9Flar-%C5%9Fubatta-y%C3%BCzde-35-artt%C4%B1
İkinci el çevrim içi oto pazarında satışlar şubatta yüzde 35 arttı
Fotoğraf: AA
Türkiye'de ikinci el çevrim içi binek ve hafif ticari araç pazarında satış sayısı, şubatta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artışla 170 bin 457 oldu.
AA muhabirinin Indicata'nın ikinci el çevrim içi pazar raporundan derlediği verilere göre, şubatta çevrim içi mecralarda 363 bin 1 kurumsal ilan yayınlandı. Bu ilanların 170 bin 457 adedi satıldı. Geçen sene aynı döneme göre ilan adetlerinde yüzde 4, satış adetlerinde yüzde 35 artış gözlendi.
İkinci el çevrim içi binek ve hafif ticari araç pazarında en çok satışı yapılan ilk 35 markanın 249 modeline ait 364 bin 881 ilanın ay boyunca fiyat değişimleri incelenerek yapılan analize göre, şubat ayında 2. el çevrim içi binek ve hafif ticari araç pazarında perakende fiyatların bir önceki aya göre ortalama yüzde 0,23, yılbaşından itibaren ise yüzde 0,17 arttığı gözlendi. Toptan satış fiyatlarında ise artış şubat ayında yüzde 2,46, yılbaşından itibaren de yüzde 4,52 seviyesinde gerçekleşti.
- 1196 adet ikinci el elektrikli otomobil satıldı
Motor tipine göre değerlendirildiğinde, söz konusu pazarda geçen ay 100 bin 265 adetle en çok dizel araçlar satıldı.
Dizel otomobilleri, 62 bin 931 satışla benzinli ve 4 bin 517 satışla oto gazlı otomobiller takip etti. Hibrit otomobil satış sayısı 1548, ikinci el elektrikli otomobil satış sayısı 1196 oldu. Şubat 2023'te 293 ikinci el elektrikli otomobil satılmıştı.
Rapora göre ayrıca geçen senenin şubat ayıyla karşılaştırıldığında dizel araç satış payının yüzde 7 düştüğü, elektrikli araçların satış payının ise yüzde 201,8 arttığı gözlendi.
- Ortalama satış hızı 45 gün oldu
Bu yılın şubat ayında toplam satışların yüzde 38,3'ünü 11 yaş ve üzeri araçlar oluşturdu. 0-5 yaş araç satışlarında ise geçen aya göre yüzde 3 artış görüldü.
İkinci el çevrim içi pazarda geçen ay araçların ortalama satış hızları ocak ayı ile aynı süre olan 45 gün olarak belirlendi. Renault marka araçlar 37 gün ortalama satış hızı ile pazar ortalamasına göre daha hızlı satıldı. BMW markalı araçlar ise 63 günlük satış hızıyla en yavaş satılan araçlar oldu.
- Günlük 450 binden fazla ikinci el araç datası analiz ediliyor
Makine öğrenmesi, yapay zeka ve büyük verinin birleşmesinden oluşan iş zekası seti Indicata, Türkiye'deki ikinci el çevrim içi araç pazarını tarayarak günlük 450 binden fazla ikinci el araç datasını analiz ediyor.
Raporda yer alan satış verileri, ikinci el ticareti yapan 40 binden fazla kurum ve kuruluşun çevrim içi pazarda verdikleri ilan verilerine dayanıyor. Bunlar arasında Sahibinden, Arabam, Letgo ve VavaCars gibi listeleme sitelerinin yanı sıra kurumsal ikinci el web siteleri, Leaseplan, Intercity ve Otokoç gibi kurum ve platformlar yer alıyor.
Rakamlara bireysel araç ilanları dahil edilmiyor. Çevrim içi platformda ikinci el ticareti yapan kurumlar, iki sebeple satışa sundukları araçların ilanlarını geri çekiyor.
Bunlardan ilki, değişen pazar koşullarına göre araç fiyatı revize edilerek ilanın yeniden yayınlanması. Söz konusu ilanların yeniden ne zaman yayınlandığı da Indicata tarafından takip ediliyor. İkinci sebep ise satış. Kurum, aracı sattığı için ilandan çekiyor. İlandan tamamen kaldırılan araçlar, "satış" olarak kabul ediliyor.
Katar, savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazından ilk LNG sevkiyatını yaptıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5271587-katar-sava%C5%9F%C4%B1n-ba%C5%9F%C4%B1ndan-bu-yana-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1ndan-ilk-lng-sevkiyat%C4%B1n%C4%B1-yapt%C4%B1
Katar, savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazından ilk LNG sevkiyatını yaptı
Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
Katar’dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan bir tanker, İran ile savaşın başlamasından bu yana bölgeden gerçekleştirilen ilk sevkiyat olarak Hürmüz Boğazı’nı geçti.
Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten derlediği gemi takip verilerine göre ayın başlarında Katar’daki Ras Laffan ihracat terminalinde yüklenen Al Kharaitiyat adlı tanker boğazı terk etti ve şu anda Umman Körfezi’nde bulunuyor.
Veriler, geminin bir sonraki varış noktasının Pakistan olduğunu gösteriyor.
Görünüşe göre tanker, İran tarafından onaylanan ve Hürmüz Boğazı’ndan İran kıyısı boyunca uzanan kuzey rotasını kullandı.
London Stock Exchange Group verilerine göre Katar LNG tankeri Al Kharaitiyat, Katar’daki Ras Laffan limanından ayrıldıktan sonra Cumartesi günü Pakistan’ın Qasim Limanı’na doğru Hürmüz Boğazı’na yöneldi.
Bu geçiş, İran ile savaşın başlamasından bu yana bir Katar LNG tankerinin boğazdan yaptığı ilk geçiş olarak kaydedildi.
Reuters’a konuşan kaynaklar, Katar’ın bu LNG kargosunu Pakistan’a sattığını ve işlemin iki ülke hükümetleri arasında yapılan bir anlaşma kapsamında gerçekleştiğini söyledi.
Kaynaklara göre İran, Katar ve Pakistan arasındaki güveni artırmak amacıyla sevkiyata onay verdi.
Anlaşmaya yakın bir kaynak, Reuters’a Pakistan’ın gaz sıkıntısını hafifletmek için sınırlı sayıda LNG tankerinin boğazdan geçişine izin verilmesi konusunda İran ile görüşmeler yürüttüğünü aktardı.
Ayrıca İran’ın bu süreçte yardım sağlamayı kabul ettiği ve tarafların ilk geminin güvenli geçişi için koordinasyon içinde olduğu belirtildi.
Katar, Pakistan’ın başlıca LNG tedarikçileri arasında yer alıyor.
London Stock Exchange Group verilerine göre, Marshall Adaları bayraklı ve “Qatar Gas Transport Company (Nakilat)” tarafından işletilen tankerin kapasitesi 211 bin 986 metreküp.
Reuters’a konuşan bir kaynak, daha önce İran Devrim Muhafızları’nın 6 Nisan’da Hürmüz Boğazı’na doğru ilerleyen iki Katar LNG tankerini—“Al Thumama” ve “Rasheeda”—durdurduğunu ve gemilerin herhangi bir açıklama yapılmadan oldukları yerde beklemeleri emrini aldığını söyledi.
Katar, dünyanın en büyük ikinci LNG ihracatçısı konumunda olup sevkiyatlarının büyük kısmı Asya’daki alıcılara gidiyor.
İran saldırılarının Katar’ın LNG ihracat kapasitesinin yüzde 17’sini aksattığı, onarım çalışmalarının ise yıllık 12,8 milyon tonluk üretimde 3 ila 5 yıl sürecek kesintilere yol açmasının beklendiği bildirildi.
Aramco beklentileri aştı: İlk çeyrekte düzeltilmiş gelir 33,6 milyar dolara ulaştıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5271556-aramco-beklentileri-a%C5%9Ft%C4%B1-i%CC%87lk-%C3%A7eyrekte-d%C3%BCzeltilmi%C5%9F-gelir-336-milyar-dolara-ula%C5%9Ft%C4%B1
Aramco beklentileri aştı: İlk çeyrekte düzeltilmiş gelir 33,6 milyar dolara ulaştı
Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
Saudi Aramco, 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü operasyonel esnekliği ve küresel dalgalanmalara karşı yüksek hazırlık seviyesi sayesinde analist beklentilerini belirgin şekilde aşan olağanüstü bir finansal performans sergiledi.
Şirketin pazar günü yayımladığı mali sonuçlar açıklamasına göre, düzeltilmiş net gelir yaklaşık yüzde 26 artarak 33,6 milyar dolara (126 milyar riyal) yükseldi. Böylece analistlerin 109 milyar riyal seviyesindeki ortalama beklentisi aşılmış oldu. Geçen yılın aynı döneminde şirketin düzeltilmiş net geliri 99,8 milyar riyal seviyesindeydi.
Şirket ayrıca, sürdürülebilir ve artan getiri sağlama stratejisi doğrultusunda 21,89 milyar dolar (82,08 milyar riyal) tutarında temel temettü dağıtımını onayladı. Bu adım, nakit akışlarına ve finansal yapısının gücüne duyulan güveni yansıtıyor.
Sonuçlar, Aramconun karmaşık jeopolitik koşullara rağmen operasyonel faaliyetlerden 30,7 milyar dolar düzeyinde nakit akışı üretme kapasitesini koruduğunu da ortaya koydu.
Şirketin güçlü büyümesi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını etkileyen mevcut jeopolitik gelişmelere karşı dayanıklılığını teyit etti. “Doğu-Batı” petrol boru hattının tam kapasiteyle işletilmesi kapsamında yapılan stratejik altyapı yatırımları, küresel piyasalara enerji akışının sürdürülmesinde ve enerji şokunun etkilerinin hafifletilmesinde kritik rol oynadı. Bu durum şirketin küresel enerji güvenliği açısından güvenilir ortak konumunu daha da güçlendirdi.
Cidde’de bulunan ve Saudi Aramco şirketine ait bir petrol tesisi olan Kuzey Cidde Terminali’ndeki depolama tankları (AP)
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine uyguladığı abluka ve ABD-İsrail çatışmasının enerji arzını daraltarak fiyatları yükseltmesi üzerine Aramco, doğu kıyısındaki ham petrol akışını Kızıldeniz’deki Yenbu Limanı’na yönlendirdi.
Aramco Başkanı ve CEO’su Mühendis Amin Nasser, “Günlük 7 milyon varil kapasiteye ulaşan Doğu-Batı boru hattımız, küresel enerji şokunun etkilerini hafifleten hayati bir tedarik damarı olduğunu kanıtladı” dedi. Nasser, “Güvenilir enerji arzı kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Ham petrol fiyatları yılın ilk çeyreğinde şubat başındaki 60 dolar seviyelerinden mart ayında varil başına 100 doların üzerine çıktı. Bu yükselişte İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının küresel enerji krizine yol açması etkili oldu.
Finansal Verilerin Analizi
Ayrıntılara göre düzeltilmiş net gelir 33,6 milyar dolar (125,97 milyar riyal) seviyesine ulaşarak analistlerin 31,16 milyar dolarlık ortalama tahminini geride bıraktı. Bu rakam, tek seferlik kalemler, ikame maliyetleri, bazı türev araçlardaki gerçeğe uygun değer dalgalanmaları ve finansman giderleri gibi toplamda yaklaşık 1,06 milyar dolar (3,96 milyar riyal) tutarındaki muhasebe etkileri hariç tutulduktan sonra şirket operasyonlarının gerçek performansını yansıtıyor. Söz konusu veriler, şirketin Suudi finans piyasası platformunda yayımlanan sonuçlarında yer aldı.
يعكس أداؤنا في الربع الأول مرونة تشغيلية كشركة عالمية رائدة في مجال الطاقة في مواجهة التحديات الجيوسياسية المعقدة، مع الاستمرار في تلبية احتياجات العالم من الطاقة
Net kâr, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 25’in üzerinde artarak 25,51 milyar dolardan (95,68 milyar riyal) 32,04 milyar dolara (120,13 milyar riyal) yükseldi. Artışta ham petrol satışlarındaki yükseliş ve fiyat artışları etkili oldu.
Hissedarlara ait net gelir de yıllık bazda yüzde 25,5 artış kaydederek 32,04 milyar dolara ulaştı.
Bu yükselişin temel nedeni, toplam gelirlerin yüzde 7 artarak 115,49 milyar dolara (433,10 milyar riyal) çıkması oldu. Artış; ham petrol, rafine ürünler ve petrokimya ürünlerindeki fiyat yükselişi ile satılan ham petrol ve kimyasal ürün miktarlarındaki artıştan kaynaklandı. Satışlara bağlı diğer gelirler de 34,14 milyar riyale ulaştı.
Amin Nasser, “Aramco”nun önceki bir etkinliğinde konuşma yaparken (Reuters)
Çeyreklik bazda bakıldığında ise şirketin net kârı 2025’in son çeyreğine göre yüzde 72,9 yükseldi. Kâr 18,53 milyar dolardan 32,04 milyar dolara çıktı. Bu güçlü büyümede kâr marjlarındaki iyileşme ve işletme maliyetlerindeki düşüş etkili oldu. Gelir vergisi ve zekât yükümlülükleri artsa da şirket, arama-üretim ile rafineri ve petrokimya sektörlerindeki verimlilik artışı sayesinde maliyet dalgalanmalarını yönetmeyi başardı.
Finansal yapı açısından Aramco, özkaynaklarını yıllık yüzde 3,9 artırarak 408,46 milyar dolara (1,5 trilyon riyal) yükseltti. Hisse başına kâr 0,13 dolar (0,50 riyal) olarak gerçekleşti. Bu da şirketin sürdürülebilir temettü politikasını sürdürme kapasitesine duyulan güveni artırdı.
Nakit Akışı ve Finansal Yapı
Şirket, faaliyetlerden 30,7 milyar dolar (115,2 milyar riyal) düzeyinde nakit akışı elde etti. Serbest nakit akışı ise geçen yılki 19,2 milyar dolardan 18,6 milyar dolara (69,9 milyar riyal) geriledi. Bu düşüşte, faaliyet sürekliliğini sağlamak amacıyla işletme sermayesinde yapılan 15,8 milyar dolarlık (59,1 milyar riyal) stratejik artış etkili oldu.
Şirket ayrıca güçlü sermaye yapısını koruyarak borçluluk oranını yüzde 3,8’den yüzde 4,8’e çıkardı. Ortalama yatırım sermayesi getirisi yüzde 20,7 olarak gerçekleşti ve bu durum varlık yönetimindeki etkinliği ortaya koydu.
Temettü ve Gelecek Büyüme Planları
Yönetim kurulu, güçlü performans doğrultusunda ilk çeyrek için 21,9 milyar dolar (82,1 milyar riyal) tutarında temel temettü dağıtımını açıkladı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 3,5 artış anlamına geliyor. Ödemelerin yılın ikinci çeyreğinde yapılması planlanıyor.
Uzun vadeli büyümeyi güvence altına almak isteyen şirket, ilk çeyrekte üretim kapasitesini artırmak ve kritik altyapısını güçlendirmek amacıyla 12,1 milyar dolar (45,4 milyar riyal) sermaye harcaması gerçekleştirdi.
Operasyonel Esneklik ve Kriz Yönetimi
Sonuçları değerlendiren Amin Nasser, şirketin performansının güçlü operasyonel hazırlığını ve mevcut jeopolitik ortamın karmaşıklığına uyum sağlama kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.
Nasser, günlük 7 milyon varil kapasiteyle çalışan Doğu-Batı boru hattının petrol ve ürün akışını küresel pazarlara ulaştıran hayati bir arter haline geldiğini belirtti. Bu hattın, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kısıtlamalarından etkilenen müşterilere destek sağladığını ve küresel enerji şokunun etkilerini hafiflettiğini ifade etti.
“Son gelişmeler, petrol ve doğal gazın enerji güvenliği ile küresel ekonominin sürdürülebilirliği açısından temel önemini açıkça ortaya koyuyor” diyen Nasser, “Tüm zorluklara rağmen ‘Aramco’, gelişmiş yerel altyapısı ve küresel ağı sayesinde stratejik önceliklerine odaklanmayı sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
Nasser, Reuters’a yaptığı açıklamada ise dünyanın son iki ayda yaklaşık 1 milyar varil petrol kaybettiğini söyledi. Enerji akışının yeniden başlaması durumunda bile sistemin normale dönmesinin zaman alacağını belirten Nasser, “Hedefimiz basit: Sistem üzerindeki baskıya rağmen enerji akışının sürmesini sağlamak” dedi.
Değeri 1 trilyon doları aşan Samsung’da grev tehdidihttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5271282-de%C4%9Feri-1-trilyon-dolar%C4%B1-a%C5%9Fan-samsung%E2%80%99da-grev-tehdidi
Değeri 1 trilyon doları aşan Samsung’da grev tehdidi
Samsung işçileri geçen ay da greve gitmişti (AFP)
Samsung'un değeri 1 trilyon doların üzerine çıkarken, Güney Koreli sendikalar ikramiye ve ücretlerin artırılmasını istiyor.
Çarşamba günü Samsung, Asya'da piyasa değeri 1 trilyon doları aşan ikinci şirket oldu. Firmanın hisseleri, rekor kazançlar ve Apple'la çip üretimi anlaşması haberinin ardından fırladı.
1 trilyon barajını Asya'da geçen ilk çip üreticisiyse Tayvan merkezli TSMC'ydi.
Diğer yandan Financial Times'ın aktardığına göre Güney Kore'deki iki sendika, şirketten her birimin faaliyet kârının yüzde 15'ini işçilere dağıtmasını ve maaşlara yüzde 7 zam yapmasını talep ediyor.
Bu taleplerin karşılanmaması durumunda sendikalar, 21 Mayıs'tan itibaren 18 günlük grev yapılacağını bildirdi.
Bellek yongası arzının kısıtlı olduğu bir dönemde böyle bir grev, küresel tedarik zincirlerini aksatabilir.
Seul'deki Sungkyunkwan Üniversitesi'nden Kwon Seok-joon, 18 günlük bir grevin Samsung'u 10 trilyon ila 17 trilyon won (yaklaşık 310 ila 527 milyar TL) zarara uğratabileceğine dikkat çekiyor.
Böyle bir senaryo, Samsung'a tedarik sağlayan 1700 küçük şirket üzerinde de domino etkisi yaratabilir.
Kore Merkez Bankası'nın tahminlerine göre ülkenin ilk çeyrekteki yüzde 1,7'lik gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyümesinin yaklaşık yarısı yonga üretiminden geliyor.
Adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan bir yetkili, Samsung'un faaliyet kârının yaklaşık yüzde 13'ünü tek seferlik ikramiye olarak vermeyi planladığını söylüyor.
Ancak sendikalar, ikramiyelerin sözleşmelere dahil edilmesini ve her yıl düzenli şekilde ödenmesini istiyor.
Ulusal Samsung Elektronik Sendikası Başkan Vekili Woo Ha-kyung, sendikaların istediği gibi ikramiyelerin sözleşmelere dahil edilmemesi nedeniyle müzakerelerin tıkandığını belirtiyor.
Diğer yandan Samsung, elektronik ev cihazları, akıllı telefon ve televizyon gibi birçok ürün üretiyor. Dev firmanın sadece yarı iletken biriminin maaş ve ikramiye anlaşması yapması halinde diğer bölümlerin de benzer taleplerde bulunabileceğine dikkat çekiliyor.
Independent Türkçe, Financial Times, Wall Street Journal
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة