Trafiğe martta 226 bin 617 aracın kaydı yapıldı

Trafiğe kayıtlı araç sayısı martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,1 artışla 29 milyon 367 bin 254 oldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Trafiğe martta 226 bin 617 aracın kaydı yapıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Trafiğe martta 226 bin 617 aracın kaydı yapılırken 2 bin 239 aracın kaydı silindi. Böylece trafikteki araç sayısı martta 224 bin 378 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu, mart ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, martta trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 18,2 artarak 226 bin 617'ye yükseldi. Söz konusu dönemde kaydı silinen taşıt sayısı ise yüzde 4,43 azalışla 2 bin 239'a geriledi. Böylece trafikteki taşıt sayısı, martta 224 bin 378 artış kaydetti.

Söz konusu ayda trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 45,5'ini motosiklet, yüzde 39,1'ini otomobil, yüzde 8,7'sini kamyonet, yüzde 3,8'ini traktör, yüzde 1,8'ini kamyon, yüzde 0,6'sını minibüs, yüzde 0,4'ünü otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Martta trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre ise yüzde 17,1 arttı.

Bu artış motosiklette yüzde 21,9, traktörde yüzde 18,3, otomobilde yüzde 15,4, otobüste yüzde 15,4, kamyonette yüzde 7,3 ve kamyonda yüzde 0,8 olarak gerçekleşirken özel amaçlı taşıtta yüzde 8,8, minibüste yüzde 6,9 azalış oldu.

Trafiğe kaydı yapılan taşıtların martta yıllık değişimlerine bakıldığında, özel amaçlı taşıtta yüzde 43,4, motosiklette yüzde 33,6, minibüste yüzde 30,4, otobüste yüzde 19,7, otomobilde yüzde 16,2 artış görülürken kamyonette yüzde 13,1, kamyonda 11,8 ve traktörde 5,4 azalış kayıtlara geçti.

- Trafiğe kayıtlı araç sayısı 29,4 milyon

Trafiğe kayıtlı araç sayısı, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,1 artarak 26 milyon 937 bin 791'den 29 milyon 367 bin 254'e yükseldi.

Mart sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 52,8'ini otomobil, yüzde 18,1'ini motosiklet, yüzde 15,5'ini kamyonet, yüzde 7,5'ini traktör, yüzde 3,3'ünü kamyon, yüzde 1,7'sini minibüs, yüzde 0,7'sini otobüs ve yüzde 0,4'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

- Devri yapılan araçlar

Devri yapılan toplam 865 bin 144 taşıtın yüzde 67,1'i otomobil, yüzde 14,9'u kamyonet, yüzde 10,3'ü motosiklet, yüzde 3,2'si traktör, yüzde 2,2'si kamyon, yüzde 1,6'sı minibüs, yüzde 0,5'i otobüs ve yüzde 0,2'si özel amaçlı taşıt olarak kayıtlara geçti.

Martta trafiğe kaydı yapılan 88 bin 718 otomobilden yüzde 12,7'si Renault, yüzde 10,7'si Fiat, yüzde 7,1'i Chery, yüzde 6,1'i Opel, yüzde 5,9'u Peugout, yüzde 5,4'ü Hyundai, yüzde 5,4'ü Toyota, yüzde 5'i Citroen, yüzde 4,9'u Dacia, yüzde 4,8'i Volkswagen, yüzde 3,6'sı Skoda, yüzde 3'ü Ford, yüzde 2,9'u Mercedes-Benz, yüzde 2,7'si Honda, yüzde 2,4'ü MG, yüzde 2,2'si BMW, yüzde 2,2'si Nissan, yüzde 1,9'u Volvo, yüzde 1,6'sı Audi, yüzde 1,6'sı Kia ve yüzde 7,8'i diğer markalardan oluştu.

Söz konusu ayda trafiğe kaydı yapılan 278 bin 891 otomobilin yüzde 66,1'i benzinli, yüzde 12,9'u dizel, yüzde 12,7'si hibrit, yüzde 7,1'i elektrikli ve yüzde 1,2'si LPG yakıtlı olarak kaydedildi. Mart sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 498 bin 386 otomobilin ise yüzde 35,2'sinin dizel, yüzde 33'ünün LPG yakıtlı, yüzde 29,2'sinin benzinli, yüzde 1,7'sinin hibrit ve yüzde 0,6'sının elektrikli olduğu belirlendi. Otomobillerin yüzde 0,2'inin ise yakıt türü bilinmiyor.

Bu dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 31,4'ünün 1300 ve altı, yüzde 22,4'ünün 1401-1500, yüzde 19,1'inin 1301-1400, yüzde 13,1'inin 1501-1600, yüzde 6,3'ünün 1601-2000, yüzde 0,7'sinin 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip olduğu görüldü.

Kaydı yapılan otomobillerin yüzde 39,6'sı gri, yüzde 24,8'i beyaz, yüzde 12'si mavi, yüzde 11,9'u siyah, yüzde 6,4'ü kırmızı, yüzde 2,7'si yeşil, yüzde 1,2'si turuncu, yüzde 0,6'sı mor, yüzde 0,4'ü sarı ve yüzde 0,4'ü diğer renkli araçlar oldu.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.