Er-Rumeyyan: Geleceğe Yatırım Girişimi 7 yılda 125 milyar dolarlık anlaşmaya tanık oldu

Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesi altında Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın sekizincisi düzenleniyor

Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)
Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

Er-Rumeyyan: Geleceğe Yatırım Girişimi 7 yılda 125 milyar dolarlık anlaşmaya tanık oldu

Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)
Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)

Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın sekizincisi, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz'in himayesinde bugün Riyad'da başladı. Dünya liderlerinin, CEO'ların ve karar alıcıların bir araya geldiği konferansta, sınırların olmadığı ve bağlantılı bir dünyada gezegenin en büyük sorunlarını ele almaya yönelik stratejiler üzerine konuşuluyor.

Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan, “Geleceğe Yatırım Girişimi, 2017'deki lansmanından bu yana 125 milyar dolardan fazla değere sahip anlaşmanın imzalanmasına vesile olarak, yatırım dünyasında dönüştürücü bir güç haline geldi” dedi.

Er-Rumeyyan, bu yıl sekizincisi düzenlenen konferansın 7 binden fazla katılımcıyı ve 600 uluslararası konuşmacıyı bir araya getirerek en önemli küresel zorluklara ve yatırım fırsatlarına ışık tutacağını belirtti.

Er-Rumeyyan, “Bugün, yenilikçi çözümler gerektiren birbirine bağlı küresel zorluklarla karşı karşıyayız. Bu yılki konferansta, yükselen hayat pahalılığı ve sağlık alanındaki eşitsizlikler gibi sınırların ötesine yayılan acil sorunlar vurgulanıyor. Bununla birlikte, bu zorluklar ilerleme için çeşitli yollar açıyor. Bu yılki konferansın teması da (Sonsuz ufuk: Yarını şekillendirmek için bugüne yatırım yapmak) bununla ilgili” ifadelerini kullandı.

Er-Rumeyyan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün olasılıklarla dolu yeni bir çağın eşiğinde bulunuyoruz. Bu çağ sadece ekonomilerimize değil, tüm insanlığın geleceğine yatırım yapmamızı gerektiriyor. Bu da amaçlı yatırımın, küresel zorlukları ele alan, yeniliği teşvik eden, olumlu ve kalıcı bir etki yaratan sürdürülebilir, uzun vadeli yatırımların özüdür.”

Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin 2030 yılında gelişmiş piyasaları geride bırakacağı öngörüsünde bulunan er-Rumeyyan, küresel ekonomiyi yönlendirecek alanlarda stratejik yatırımlara duyulan ihtiyacı vurguladı.

Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda konuşan er-Rumeyyan'ı gösteren bir ekran (Şarku’l Avsat)Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda konuşan er-Rumeyyan'ı gösteren bir ekran (Şarku’l Avsat)

Finansal getirilerin önemi ne kadar yüksek olsa da toplum ve çevre üzerinde olumlu etkisi olan yatırımların en sürdürülebilir yatırımlar olduğunu belirten er-Rumeyyan, gelişmekte olan piyasaların bunun en iyi örneği olduğunu söyledi. “Uzun vadeli yatırımlar, kazançlı getiriler sağlama ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme kabiliyetlerini kanıtlamıştır” diyen er-Rumeyyan, dünyanın halen kullanılmamış potansiyel bakımından zengin olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan'ın, eşsiz kaynakları ve stratejik konumu sayesinde amaca yönelik yatırımların yönlendirilmesinde çok önemli bir role sahip olduğuna dikkat çeken er-Rumeyyan, bu faktörün hayati önem taşıyan alanlara yatırım yapılmasını mümkün kıldığını kaydetti.

Enerji sektörünün amaca yönelik yatırım gerektiren en önemli sektörlerden biri olduğunu belirten er-Rumeyyan, enerji sektörünün düşük karbon ekonomisine geçişi, uzun vadeli yatırımları ve kamu ile özel sektör arasında yakın iş birliğini gerektirdiğini belirtti. Er-Rumeyyan'a göre Suudi Arabistan, mevcut enerji ihtiyaçları ile gelecek nesiller için sürdürülebilir gelecek inşa etmek arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Örneğin, büyük enerji şirketleri 2017'den bu yana düşük karbon teknolojilerine 65 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.

Er-Rumeyyan, “Enerjinin ekonominin motoru rolünün ötesine geçerek gelecek nesiller için ilerleme ve refahın itici gücü haline gelmesini arzu ediyoruz” ifadesini kullandı.

Er-Rumeyyan, Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın sekizincisinin, zorlukları fırsatlara dönüştürmek, küresel ekonomi ve tüm insanlık adına parlak bir gelecek inşa etmek için bulunmaz fırsat olduğunu belirtti. Amaca yönelik yatırım ve uluslararası iş birliği yoluyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabileceğini dile getiren er-Rumeyyan, böylece gelecek nesiller için daha iyi bir dünya inşa edilebileceğini söyledi.

Diğer yandan Geleceğe Yatırım Girişimi CEO'su Richard Attias konuşmasında, “Bir dönüm noktasındayız ve seçimlerimiz çağı belirleyecek. Ortak çabalarımız daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya yaratacak” ifadelerini kullandı.

Geleceğe Yatırım Girişimi CEO'su Richard Attias, Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)Geleceğe Yatırım Girişimi CEO'su Richard Attias, Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)

Attias, “Gelecek, ufkun ötesini hayal etmeye cesaret edenlere ait olacaktır. Hepinizi, dünyayı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi gören değişim liderleri olmaya çağırıyorum. Gelecek vizyonunun özü budur: Sınırlara meydan okumak ve bilinmeyene doğru sıçramak” şeklinde konuştu.

Attias ayrıca, Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı CEO'luğundan ayrıldığını açıkladı.

Üç gün sürecek Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı, ‘Sonsuz ufuk: Yarını şekillendirmek için bugüne yatırım yapmak’ temasıyla düzenleniyor.

Attias, “Sonsuz Ufuk sadece bir slogan değil, kolektif vizyonumuzu genişletmek ve geleceğin sınırsızlığını kucaklamak için bir çağrıdır. Bu tema, yatırımın sınır tanımadığı bir geleceğe götüren konuşmalara öncülük etme ve herkes için daha iyi bir yarın konusunda çalışma taahhüdümüzü somutlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat)Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat)

Bu yıl sekizincisi düzenlenen konferansta küresel zorluklarla yüzleşmek ve bunları ele almak için yeni stratejiler, Afrika'nın küresel ekonomideki rolü, kadınların liderlik pozisyonlarındaki rolü, iç yapılar ve yatırımların pratik yönleri üzerinde duruluyor.

Konferans katılımcıları (Şarku’l Avsat)Konferans katılımcıları (Şarku’l Avsat)

Bu yıl sekizincisi düzenlenen konferansa 6 binden fazla konuğun katılması ve 500 konuşmacının içinde bulunduğumuz döneme ilişkin çeşitli konularda 200'den fazla oturum gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu oturumlarda yapay zekâ, inovasyon, sağlık ve jeopolitik gibi konuların yanı sıra ekonomik istikrar, adil kalkınma ve iklim değişikliği ile mücadele konularının ele alınacak.

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu

Aynı zamanda Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu yöneticisi olan er-Rumeyyan, ‘Jeopolitik Ekonomi’ başlıklı ilk oturumda yaptığı konuşmada, Suudi ekonomisinin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğunu ve fonun öncelikli odağının yerel olmaya devam ettiğini söyledi.

Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat) Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat)

Er-Rumeyyan, “Küresel yatırımlar eskiden tüm yatırımların yüzde 2'sini oluşturuyordu. Daha sonra bu oran yüzde 30'a çıktı. Biz Suudi Arabistan’a yatırım yapmaya odaklanarak bu oranı yüzde 18-20'ye düşürmeyi hedefliyoruz. Şu anda yönetimimiz altında 930 milyar dolarlık varlık var ve yabancı varlıkların payı yüzde 30” dedi.

Fonun ‘büyük şirketlerle birçok cesur yatırım ortaklığı kurduğunu ve yatırımlarının kullanımında bir paradigma değişikliği olduğunu’ vurgulayan er-Rumeyyan sözlerini şöyle sürdürdü:

“2015'ten bu yana 92 yeni şirket kurduğumuz yerel ekonomiye odaklandık ve o zamandan bu yana önemli başarılar elde ettik. Suudi Arabistan sadece bölgesel değil, küresel bir yapay zekâ merkezi olmak için iyi bir konuma sahip. Sadece fosil değil, yenilenebilir enerji de dahil olmak üzere düşük enerji maliyetinden büyük fayda var.”

Er-Rumeyyan, büyük enerji oyuncularının 2017'den beri düşük karbon teknolojilerine 65 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını ve bunun sadece bir başlangıç olduğunu söyledi.

BlackRock

BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı Larry Fink, yükselen faiz oranlarının toplumun birçok yaşlı kesimini desteklemeye yardımcı olduğunu, dünya genelinde yaşlı tasarruf sahiplerinin yükselen faiz oranlarından güçlü bir şekilde faydalandığını söyledi.

“Faiz oranlarının pek çok kişinin umduğu seviyelere düştüğünü görmeyeceğiz” diyen Fink, ‘daha fazla sermayenin altyapı ve teknolojiye yönlendirilmesi gerektiğini’ vurguladı.

Fink, “Doğru fırsatları bekleyen 9 trilyon dolarlık özel sermaye parası var” dedi.



Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
TT

Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)

Lucid Motors, finansal baskılarla mücadele etme ve büyüme kapasitesini artırma çabalarını yoğunlaştırdığı bu dönemde; likiditeyi ve operasyonel disiplini iyileştirmeye, yeni ürünler sunmaya ve Suudi Arabistan’daki üretim faaliyetlerini genişletmeye odaklanan yeni bir aşamaya geçiyor. Şirket, bu adımlarla eş zamanlı olarak yeni pazarları hedefleyen teknoloji ve ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

Bu süreç, şirketin ticari faaliyetlerindeki büyümenin devam ettiği bir döneme denk geliyor. İkinci çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 56 artışla 405 milyon dolara ulaşan Lucid’in araç teslimatları ise yüzde 19’luk artışla 3 bin 953 adet olarak gerçekleşti.

Buna karşın Lucid; arzı taleple uyumlu hale getirmek, stokları azaltmak ve likiditeyi korumak amacıyla üretimi kasıtlı olarak düşürdü. Şirketin toplam likiditesi çeyrek sonunda yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.

Lucid CEO’su Silvio Napoli, Şarku’l Avsat’a verdiği özel demeçte önümüzdeki dönem için dört temel öncelik belirlediklerini ifade etti. Napoli; bu önceliklerin 2026 yılına kadar 1,4 milyar dolar tasarruf sağlamak amacıyla nakit akışı ve maliyetlerin iyileştirilmesini, Uber ve Nuro iş birliğiyle otonom taksi programının geliştirilmesini, Suudi Arabistan’daki AMP-2 fabrikasının tam entegre üretime geçişinin tamamlanmasını ve orta boy araç programında lansman aşamasına gelinmesini kapsadığını belirtti.

cvfgbhyj
Lucid CEO’su Silvio Napoli (Şarku’l Avsat)

Napoli, Lucid’in öncü teknolojilere ve üstün ürünlere sahip olduğunu, finansal zorluklarını uygulama aşamasında likidite ve maliyetler, müşteriler ve kalite, kurumsal kültür ve ekip olmak üzere üç temel sütuna odaklanarak çözmeye çalıştığını vurguladı.

Napoli’nin Şarku’l Avsat’a yaptığı bu açıklamalar, Riyad’da ‘Yeni Dünyalar’ temasıyla kapılarını açan LEAP 2026 Konferansı’nın oturum aralarında gerçekleşti. Lucid, elektrikli araç üretim sektöründeki en son teknolojilerini tanıtmak amacıyla bu önemli etkinlikte yer alıyor.

Sözlerini sürdüren Napoli, şirketin bugünkü odağının Lucid’in sahip olduğu güçlü yönleri sürdürülebilir ve tutarlı bir performansa dönüştürmesini sağlayacak disiplinli bir operasyonel model inşa etmek olduğunu belirterek, bu yeni aşamada hedeflerine ulaşmaya kararlı olduklarını kaydetti.

PIF’ın yatırımları

Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile olan ilişkisini geleneksel bir yatırımcı-şirket ilişkisinin ötesinde tanımlayarak, PIF’ın önemli bir stratejik ortak olduğunu ve sağladığı desteğin şirketin potansiyeline ve uzun vadeli büyüme vizyonuna duyulan karşılıklı güveni yansıttığını ifade etti.

Şirket ile PIF’ın ulaşımın geleceğini şekillendirmek ve Vizyon 2030 hedeflerini desteklemek adına ortak bir vizyon paylaştığını belirten Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan’daki varlığının mühendislik yetkinliklerinden, araştırma imkanlarından ve gelişmiş hesaplama kaynaklarından yararlanma fırsatı sunduğunu kaydetti. Napoli, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde yer alan ve ülkenin tam entegre ilk araç üretim tesisi konumundaki AMP-2 fabrikasındaki genişlemenin kilit bir adım olduğunu vurgulayarak, bu çerçevedeki hedeflerin ve taahhütlerin yalnızca elektrikli araç üretimiyle sınırlı kalmayıp, Krallık’ta bu sektöre, teknolojilere ve gelişmiş sanayiye yönelik entegre bir ekosistemin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını sözlerine ekledi.

dvfgthy
Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki Lucid fabrikasının açılış töreninden (SPA)

Lucid’in gelişim yolculuğundaki kritik aşamalarda PIF’ın ana yatırımcı konumunda bulunduğunu belirten Napoli, PIF’ın stratejik ortak olarak kilit bir rol oynamayı sürdürdüğünü ifade etti. Napoli, “Büyümenin bir sonraki aşamasına doğru ilerlerken, dönüşüm planımızı uygulayıp uluslararası pazarlardaki varlığımızı genişletirken bu ortaklık bize daha fazla istikrar sağlıyor. Aynı zamanda Lucid’in stratejisine, teknolojilerine ve uzun vadeli büyüme potansiyeline olan karşılıklı güvenimizi yansıtıyor” dedi.

Otomotiv endüstrisinin yerelleştirilmesi

Lucid’in Suudi Arabistan’da araç parçalarının yarı monte olarak birleştirildiği ilk aşamadan, araç gövdeleri, boyama ve parça üretimini de kapsayan tam entegre üretime kademeli geçişine ilişkin soruya yanıt veren Napoli, iddiayı doğrulayarak şirketin bugün Krallık’ta tam entegre araç üretimi aşamasına geçiş için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Tesisin genişletilmesinin Lucid’in Krallık’taki endüstriyel varlığı ve yolculuğunda yeni bir sayfayı temsil ettiğini belirten Napoli, “1,36 milyon metrekarelik bir alanda araç gövde panellerinin preslenmesi ve tasarımı, ana gövde üretimi, boyama ve nihai montajın yanı sıra güç aktarma organlarının üretimi ve batarya paketlerinin montaj süreçleri entegre edilecek” dedi.

csdfvg
Suudi Arabistan’da üretilen Lucid marka bir araç (SPA)

Bu süreçlerin entegrasyonu için gerekli üretim sistemlerinin kurulumu ve devreye alınması çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Napoli; fabrikanın, ürünlerin ve tedarikçi ekosisteminin hazır hale gelmesine paralel olarak üretimin planlı bir yaklaşımla artırılacağını kaydetti.

Napoli, şirketin hedefinin Krallık’ta uzun vadeli, entegre ve sürdürülebilir endüstriyel kabiliyetler inşa etmek, böylece elektrikli araç ekosisteminin ve gelişmiş sanayinin büyümesini desteklemek olduğunu sözlerine ekledi.

İş fırsatları

Napoli, AMP-2 üretim tesisinin operasyonları kademeli olarak büyüdükçe ve yıllık 150 bin araçlık hedef üretim kapasitesine ulaşıldıkça imalat, mühendislik, kalite güvence, lojistik ve tedarik zinciri alanlarındaki personel sayısında kayda değer bir artış öngörüldüğünü ifade etti.

Şirketin hedeflerinin yalnızca istihdam sağlamakla sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan bünyesinde uzmanlaşmış kabiliyet ve deneyimlerin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını belirten Napoli, bu doğrultuda Lucid’in Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yaptığını kaydetti. Napoli, yerel yeteneklerin bu sektörün büyümesinde etkin rol almasını sağlamak amacıyla gelişmiş araç üretimi süreçleriyle doğrudan bağlantılı pratik eğitim programları ve planları sunulduğunu aktardı.

Napoli, şirketin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki ilgili makamlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını, ekonomi şehrinin daha geniş bir tedarikçi ve üretici ağıyla iletişim kurma çabalarına paralel olarak üretim ihtiyaçlarıyla bağlantılı tedarikçileri bölgeye çekmeye odaklandıklarını sözlerine ekledi.

Lucid’in ortak hedefinin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ni tedarikçiler için entegre bir merkeze dönüştürmek olduğunu belirten Napoli, şirketin bu stratejinin temel sütunlarından birini oluşturduğunu ve küresel ölçekteki 1. ve 2. Seviye lider tedarikçileri bölgeye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Napoli, Kral Selman Otomotiv Sanayi Kompleksi’ndeki tedarikçi merkezinin koltuklar, araç gövdeleri, preslenmiş parçalar, iç sistemler ve dış bileşenlerin imalatında uzmanlaşmış küresel şirketleri çekmede başarı sağladığını açıkladı. Napoli, “Yetkin tedarikçilerin merkeze yakın konumlanmalarını sağlayarak, Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yapıp yerli payı artırarak ve ekosistemin tüm unsurlarının küresel düzeyde rekabet için gerekli kalite ve ekonomik verimlilik standartlarına uyumunu güvence altına alarak bu modelin küresel ölçekte rekabet edebilir bir üretim ekosistemi inşa etmek için doğru temeli oluşturduğuna inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Tedarik zincirleri

Napoli, şirketin Krallık’taki hedeflerinin araç üretiminin ötesine geçtiğini belirterek; mühendislik, tedarik zinciri geliştirme, bilimsel araştırma ve ulusal yeteneklerin yetiştirilmesini destekleyen entegre bir altyapı inşa etmek üzere çalıştıklarını vurguladı.

Bu çerçevede Suudi Arabistan’daki faaliyetlerini yerelleştiren tedarikçilerle, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ve teknoloji ile inovasyon alanındaki diğer araştırma kurumlarıyla iş birliği yapıldığını ifade eden Napoli, İnsan Kaynaklarını Geliştirme Fonu (HADAF) ve Ulusal Otomotiv Akademisi ile de ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Napoli sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kurumlar ve Suudi hükümeti ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde 450’den fazla Suudi yeteneğin elektrikli araç sektöründe ve AMP-2 tesisinde çalışmak üzere eğitilmesine ve nitelik kazanmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha fazla yerel yeteneğin bu programlardan ve fırsatlardan yararlanmasını hedefliyoruz.”


ABD-İran gerilimi petrolü yeniden yükseltti: Fiyatlar yüzde 3’ü aştı

Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
TT

ABD-İran gerilimi petrolü yeniden yükseltti: Fiyatlar yüzde 3’ü aştı

Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)

Petrol fiyatları, haftanın ilk işlem gününde yüzde 3’ün üzerinde arttı. Fiyatlardaki artış, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait Lark Adası’na saldırı düzenlemesi ve Tahran’ın buna karşılık vermesinin ardından geldi.

Brent ham petrolünün vadeli kontratları yüzde 3,1 yükselerek TSİ 10.04 itibarıyla varil başına 91,38 dolara çıktı. ABD Batı Teksas türü ham petrolünün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 3,2 artışla 86,28 dolara yükseldi.

ABD güçleri pazar günü Lark Adası’ndaki iki füze fırlatma platformunu vurdu. Bu, temmuz sonundan bu yana ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği bilinen ilk hava saldırısı oldu. Buna karşılık İran medyası pazartesi günü Tahran’ın Ürdün’deki iki ABD hava üssünü hedef aldığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı kısa bir paylaşımda İran’ın enerji merkezi Hark Adası’nın yerle bir edildiğini söyledi. Ancak adanın saldırıya uğradığını doğrulayan herhangi bir kanıt bulunmadı. Yapay zekâyla oluşturulmuş bir videonun da eşlik ettiği paylaşımda başka ayrıntıya yer verilmedi.

Savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakereler çıkmaza girerken, arabulucular Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için girişimlerini sürdürüyor. Savaşın şubat sonunda başlamasından önce dünya petrol arzının beşte biri bu stratejik su yolundan geçiyordu.

Pazartesi günü yayımlanan deniz taşımacılığı verileri, hafta başında boğazdan geçen ve takip edilebilen ticari gemilerin sayısının günde beş gemiye kadar gerilediğini gösterdi. Bu durum, gemilerinin saldırıya uğramasından endişe eden şirketlerin temkinli davrandığına işaret ediyor.

Brent ve WTI petrolünün ağustos ayını sınırlı kayıplarla tamamlaması bekleniyor. Her iki gösterge petrol de geçen hafta yüzde 4’ten fazla gerileyerek üç haftanın ardından ilk haftalık düşüşünü kaydetmişti.

Trump pazar günü, Venezuela ile kısa süre önce varılan anlaşma kapsamında temin edilecek petrolün, yaklaşık 44 yılın en düşük seviyesine gerileyen ABD Stratejik Petrol Rezervi'nin yeniden doldurulmasında kullanılacağını söyledi.


TÜİK işsizlik verilerini açıkladı

İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)
İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)
TT

TÜİK işsizlik verilerini açıkladı

İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)
İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)

Türkiye ekonomisinin büyüme hızı yılın ikinci çeyreğinde yavaşlarken, işsizlik oranının yükselmesi ekonomik faaliyet ve iş gücü piyasası üzerindeki baskıların sürdüğüne işaret etti.

Pazartesi günü açıklanan resmî verilere göre Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdü. Bu oran analistlerin beklentilerinin altında kalırken, ekonomik büyümede üst üste dördüncü çeyrekte de yavaşlama kaydedildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı.

Reuters’ın gerçekleştirdiği ankette, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,9 büyümesi beklenirken, analistler 2026 yılının tamamında büyümenin yüzde 3,05 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyordu.

TÜİK verilerine göre iş gücü piyasasındaki zayıflığa işaret eden bir diğer gelişmede ise Türkiye’de işsizlik oranı temmuz ayında bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 8,1’e yükseldi.

İş gücüne katılım oranı temmuz ayında 0,4 puan gerileyerek yüzde 52,5’e düşerken, mevsim etkilerinden arındırılmış atıl iş gücü oranı ise 1,8 puanlık artışla yüzde 30,6’ya yükseldi.

Veriler, Türkiye ekonomisinde büyümenin kademeli olarak yavaşladığını ve buna paralel olarak iş gücü piyasası üzerindeki baskıların arttığını ortaya koydu. Yetkililer ise bir yandan enflasyonla mücadele ederken, diğer yandan yüksek finansman maliyetlerinin ekonomiye yönelik oluşturduğu zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.