Er-Rumeyyan: Geleceğe Yatırım Girişimi 7 yılda 125 milyar dolarlık anlaşmaya tanık oldu

Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesi altında Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın sekizincisi düzenleniyor

Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)
Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

Er-Rumeyyan: Geleceğe Yatırım Girişimi 7 yılda 125 milyar dolarlık anlaşmaya tanık oldu

Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)
Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)

Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın sekizincisi, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz'in himayesinde bugün Riyad'da başladı. Dünya liderlerinin, CEO'ların ve karar alıcıların bir araya geldiği konferansta, sınırların olmadığı ve bağlantılı bir dünyada gezegenin en büyük sorunlarını ele almaya yönelik stratejiler üzerine konuşuluyor.

Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı Başkanı Yasir er-Rumeyyan, “Geleceğe Yatırım Girişimi, 2017'deki lansmanından bu yana 125 milyar dolardan fazla değere sahip anlaşmanın imzalanmasına vesile olarak, yatırım dünyasında dönüştürücü bir güç haline geldi” dedi.

Er-Rumeyyan, bu yıl sekizincisi düzenlenen konferansın 7 binden fazla katılımcıyı ve 600 uluslararası konuşmacıyı bir araya getirerek en önemli küresel zorluklara ve yatırım fırsatlarına ışık tutacağını belirtti.

Er-Rumeyyan, “Bugün, yenilikçi çözümler gerektiren birbirine bağlı küresel zorluklarla karşı karşıyayız. Bu yılki konferansta, yükselen hayat pahalılığı ve sağlık alanındaki eşitsizlikler gibi sınırların ötesine yayılan acil sorunlar vurgulanıyor. Bununla birlikte, bu zorluklar ilerleme için çeşitli yollar açıyor. Bu yılki konferansın teması da (Sonsuz ufuk: Yarını şekillendirmek için bugüne yatırım yapmak) bununla ilgili” ifadelerini kullandı.

Er-Rumeyyan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün olasılıklarla dolu yeni bir çağın eşiğinde bulunuyoruz. Bu çağ sadece ekonomilerimize değil, tüm insanlığın geleceğine yatırım yapmamızı gerektiriyor. Bu da amaçlı yatırımın, küresel zorlukları ele alan, yeniliği teşvik eden, olumlu ve kalıcı bir etki yaratan sürdürülebilir, uzun vadeli yatırımların özüdür.”

Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin 2030 yılında gelişmiş piyasaları geride bırakacağı öngörüsünde bulunan er-Rumeyyan, küresel ekonomiyi yönlendirecek alanlarda stratejik yatırımlara duyulan ihtiyacı vurguladı.

Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda konuşan er-Rumeyyan'ı gösteren bir ekran (Şarku’l Avsat)Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda konuşan er-Rumeyyan'ı gösteren bir ekran (Şarku’l Avsat)

Finansal getirilerin önemi ne kadar yüksek olsa da toplum ve çevre üzerinde olumlu etkisi olan yatırımların en sürdürülebilir yatırımlar olduğunu belirten er-Rumeyyan, gelişmekte olan piyasaların bunun en iyi örneği olduğunu söyledi. “Uzun vadeli yatırımlar, kazançlı getiriler sağlama ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme kabiliyetlerini kanıtlamıştır” diyen er-Rumeyyan, dünyanın halen kullanılmamış potansiyel bakımından zengin olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan'ın, eşsiz kaynakları ve stratejik konumu sayesinde amaca yönelik yatırımların yönlendirilmesinde çok önemli bir role sahip olduğuna dikkat çeken er-Rumeyyan, bu faktörün hayati önem taşıyan alanlara yatırım yapılmasını mümkün kıldığını kaydetti.

Enerji sektörünün amaca yönelik yatırım gerektiren en önemli sektörlerden biri olduğunu belirten er-Rumeyyan, enerji sektörünün düşük karbon ekonomisine geçişi, uzun vadeli yatırımları ve kamu ile özel sektör arasında yakın iş birliğini gerektirdiğini belirtti. Er-Rumeyyan'a göre Suudi Arabistan, mevcut enerji ihtiyaçları ile gelecek nesiller için sürdürülebilir gelecek inşa etmek arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Örneğin, büyük enerji şirketleri 2017'den bu yana düşük karbon teknolojilerine 65 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.

Er-Rumeyyan, “Enerjinin ekonominin motoru rolünün ötesine geçerek gelecek nesiller için ilerleme ve refahın itici gücü haline gelmesini arzu ediyoruz” ifadesini kullandı.

Er-Rumeyyan, Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın sekizincisinin, zorlukları fırsatlara dönüştürmek, küresel ekonomi ve tüm insanlık adına parlak bir gelecek inşa etmek için bulunmaz fırsat olduğunu belirtti. Amaca yönelik yatırım ve uluslararası iş birliği yoluyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabileceğini dile getiren er-Rumeyyan, böylece gelecek nesiller için daha iyi bir dünya inşa edilebileceğini söyledi.

Diğer yandan Geleceğe Yatırım Girişimi CEO'su Richard Attias konuşmasında, “Bir dönüm noktasındayız ve seçimlerimiz çağı belirleyecek. Ortak çabalarımız daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya yaratacak” ifadelerini kullandı.

Geleceğe Yatırım Girişimi CEO'su Richard Attias, Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)Geleceğe Yatırım Girişimi CEO'su Richard Attias, Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nın açılış oturumunda konuştu. (Şarku’l Avsat)

Attias, “Gelecek, ufkun ötesini hayal etmeye cesaret edenlere ait olacaktır. Hepinizi, dünyayı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi gören değişim liderleri olmaya çağırıyorum. Gelecek vizyonunun özü budur: Sınırlara meydan okumak ve bilinmeyene doğru sıçramak” şeklinde konuştu.

Attias ayrıca, Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı CEO'luğundan ayrıldığını açıkladı.

Üç gün sürecek Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı, ‘Sonsuz ufuk: Yarını şekillendirmek için bugüne yatırım yapmak’ temasıyla düzenleniyor.

Attias, “Sonsuz Ufuk sadece bir slogan değil, kolektif vizyonumuzu genişletmek ve geleceğin sınırsızlığını kucaklamak için bir çağrıdır. Bu tema, yatırımın sınır tanımadığı bir geleceğe götüren konuşmalara öncülük etme ve herkes için daha iyi bir yarın konusunda çalışma taahhüdümüzü somutlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat)Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat)

Bu yıl sekizincisi düzenlenen konferansta küresel zorluklarla yüzleşmek ve bunları ele almak için yeni stratejiler, Afrika'nın küresel ekonomideki rolü, kadınların liderlik pozisyonlarındaki rolü, iç yapılar ve yatırımların pratik yönleri üzerinde duruluyor.

Konferans katılımcıları (Şarku’l Avsat)Konferans katılımcıları (Şarku’l Avsat)

Bu yıl sekizincisi düzenlenen konferansa 6 binden fazla konuğun katılması ve 500 konuşmacının içinde bulunduğumuz döneme ilişkin çeşitli konularda 200'den fazla oturum gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu oturumlarda yapay zekâ, inovasyon, sağlık ve jeopolitik gibi konuların yanı sıra ekonomik istikrar, adil kalkınma ve iklim değişikliği ile mücadele konularının ele alınacak.

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu

Aynı zamanda Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu yöneticisi olan er-Rumeyyan, ‘Jeopolitik Ekonomi’ başlıklı ilk oturumda yaptığı konuşmada, Suudi ekonomisinin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğunu ve fonun öncelikli odağının yerel olmaya devam ettiğini söyledi.

Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat) Konferans salonlarından biri (Şarku’l Avsat)

Er-Rumeyyan, “Küresel yatırımlar eskiden tüm yatırımların yüzde 2'sini oluşturuyordu. Daha sonra bu oran yüzde 30'a çıktı. Biz Suudi Arabistan’a yatırım yapmaya odaklanarak bu oranı yüzde 18-20'ye düşürmeyi hedefliyoruz. Şu anda yönetimimiz altında 930 milyar dolarlık varlık var ve yabancı varlıkların payı yüzde 30” dedi.

Fonun ‘büyük şirketlerle birçok cesur yatırım ortaklığı kurduğunu ve yatırımlarının kullanımında bir paradigma değişikliği olduğunu’ vurgulayan er-Rumeyyan sözlerini şöyle sürdürdü:

“2015'ten bu yana 92 yeni şirket kurduğumuz yerel ekonomiye odaklandık ve o zamandan bu yana önemli başarılar elde ettik. Suudi Arabistan sadece bölgesel değil, küresel bir yapay zekâ merkezi olmak için iyi bir konuma sahip. Sadece fosil değil, yenilenebilir enerji de dahil olmak üzere düşük enerji maliyetinden büyük fayda var.”

Er-Rumeyyan, büyük enerji oyuncularının 2017'den beri düşük karbon teknolojilerine 65 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını ve bunun sadece bir başlangıç olduğunu söyledi.

BlackRock

BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı Larry Fink, yükselen faiz oranlarının toplumun birçok yaşlı kesimini desteklemeye yardımcı olduğunu, dünya genelinde yaşlı tasarruf sahiplerinin yükselen faiz oranlarından güçlü bir şekilde faydalandığını söyledi.

“Faiz oranlarının pek çok kişinin umduğu seviyelere düştüğünü görmeyeceğiz” diyen Fink, ‘daha fazla sermayenin altyapı ve teknolojiye yönlendirilmesi gerektiğini’ vurguladı.

Fink, “Doğru fırsatları bekleyen 9 trilyon dolarlık özel sermaye parası var” dedi.



Limanlar ve lojistik, yılın ilk yarısında Suudi Arabistan’ın ulaştırma sektöründeki büyüme ivmesine öncülük etti

Cidde İslam Limanı (SPA)
Cidde İslam Limanı (SPA)
TT

Limanlar ve lojistik, yılın ilk yarısında Suudi Arabistan’ın ulaştırma sektöründeki büyüme ivmesine öncülük etti

Cidde İslam Limanı (SPA)
Cidde İslam Limanı (SPA)

Suudi Arabistan ulaştırma sektörü, 2026 yılının ilk yarısında operasyonel faaliyetlerin genişlemesi ile lojistik, liman ve taşımacılık alanlarında faaliyet gösteren halka açık şirketlerin performansındaki iyileşmeye bağlı olarak finansal ivmesini artırdı. Sektördeki şirketlerin toplam net kârı, 2025 yılının aynı döneminde kaydedilen 254,4 milyon riyalden (67,8 milyon dolar) yüzde 155,5 artışla yaklaşık 395,6 milyon riyal yükselerek 650 milyon riyale (173,3 milyon dolar) ulaştı.

Söz konusu finansal toparlanmada ikinci çeyrekte sergilenen güçlü performans etkili oldu. Sektörde yer alan dokuz şirketin toplam gelirleri yıllık bazda yüzde 13,1 artarak yaklaşık 6,21 milyar riyale çıkarken, 2025'in ikinci çeyreğinde kaydedilen 341,4 milyon riyallik zarar, bu yılın aynı döneminde 156,1 milyon riyal net kâra dönüştü.

İkinci çeyrek sonuçlarındaki bu kayda değer dönüşüm, kiralama ile havacılık bağlantılı bazı faaliyetlerdeki baskıların sürmesine rağmen lojistik, liman ve taşımacılık şirketlerinin performansındaki artışı yansıttı.

Sektörde SAL Saudi Logistics, Saudi Ground Services, Budget Saudi, Theeb, Lumi, SAPTCO, SISCO Holding, Flynas ve Sharey olmak üzere toplam dokuz şirket yer alıyor.

SAL kârda lider konumda

SAL Saudi Logistics, ilk yarıda net kârını 2025'in aynı dönemine göre yüzde 10,4 artışla 315,3 milyon riyalden yaklaşık 348 milyon riyale çıkararak sektörün toplam kârının yaklaşık yüzde 53,5'ini elde etti.

Şirket, kâr artışını kargo yer hizmetleri ve lojistik sektörlerindeki operasyonel performansın iyileşmesine ve gelir büyümesine bağladı.

United International Transportation Company (Budget Saudi) ise ilk yarıda kaydettiği 127,8 milyon riyal net kâr ile kârlılıkta ikinci sırada yer aldı. Bir önceki yılın aynı döneminde 168,4 milyon riyal kâr açıklayan şirketin kârı yüzde 24 oranında geriledi.

DFGB HNM
SAL Saudi Logistics binası (Şirketin internet sitesi)

Şirket, kâr düşüşünün jeopolitik koşullar nedeniyle kısa süreli kiralama faaliyetlerindeki doluluk oranlarının azalması, sigorta maliyetlerinin artması ve daha ihtiyatlı bir politika kapsamında alacak karşılıklarının yükselmesinden kaynaklandığını belirtti.

Üçüncü sırada yer alan SISCO Holding’in net kârı; liman ve lojistik sektörlerindeki gelir büyümesi ile güçlü performansın etkisiyle 2025'in ilk yarısındaki 44,7 milyon riyalden yüzde 91 artarak 85,4 milyon riyale yükseldi.

Sektör yeniden kârlılığa dönüyor

Sektör şirketleri ikinci çeyrekte finansal performanslarında büyük bir dönüşüme imza atarak 2025'in aynı çeyreğinde kaydedilen 341 milyon riyallik zarara kıyasla yaklaşık 156 milyon riyal net kâr açıkladı.

Aynı dönemde toplam gelirler, geçen yılın aynı dönemindeki 5,5 milyar riyale kıyasla yüzde 13 artış göstererek 6,213 milyar riyale ulaştı.

Söz konusu dönüşüm, faaliyetlerdeki büyümenin artık yalnızca gelirlere yansımakla kalmayıp, kârlılık ve operasyonel verimlilikte de gözle görülür bir iyileşmeye dönüştüğünü göstermesi bakımından kritik önem taşıyor.

Lojistik talebi büyümeyi destekliyor

Şarku'l Avsat'a değerlendirmelerde bulunan finans ve ekonomi uzmanı Dr. Süleyman Al Humeyd el-Halidi; Suudi ulaştırma ve lojistik sektörünün 2026'nın ilk yarısında güçlü bir finansal performans sergilediğini belirtti. El-Halidi, bu gelişmede lojistik hizmetlere yönelik talebin artması, kargo ve taşımacılık trafiğindeki büyüme ile dev projeler ve Vizyon 2030 ile bağlantılı ekonomik faaliyetlerin genişlemesinin etkili olduğunu ifade etti.

Söz konusu etkenlerin, Suudi ekonomisinin kollarından biri olan ulaştırma ve lojistik alanında krallığın gelişmiş ülkeler arasındaki konumunu pekiştirdiğini aktaran el-Halidi, operasyonel verimliliğin artması ve kâr marjlarındaki iyileşmenin sonuçları desteklediğini kaydetti.

El-Halidi, katma değerli hizmetlerdeki genişleme ile dijital dönüşümün verimliliği artırmaya, filo ve tedarik zinciri yönetimini geliştirmeye yardımcı olduğunu dile getirdi.

Gelirlerdeki büyümenin kârlılığa dönüşmesinin geçici bir iyileşme değil, talebin gücü ve sürdürülebilirliğinin olumlu bir göstergesi olduğunu vurgulayan el-Halidi; sanayi, ticaret, turizm, perakende ve altyapı projelerindeki genişlemenin taşımacılık, depolama ve tedarik hizmetlerine olan talebi artırdığını ifade etti.

İlk yarı sonuçlarındaki en önemli unsurun yalnızca gelir artışı olmadığını, şirketlerin bu büyümeyi daha iyi kâr marjlarına dönüştürme yeteneği olduğunu belirten el-Halidi, bunun büyüme kalitesini ve operasyonel verimliliği yansıttığını kaydetti.

El-Halidi ayrıca, altyapı yatırımları ile liman, havalimanı ve lojistik bölgelerin geliştirilmesinin yanı sıra krallığın üç kıtayı birbirine bağlayan bölgesel bir lojistik merkezi olma konumunun güçlenmesiyle sektörün önümüzdeki dönemde büyük büyüme fırsatlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Rakamlarla sektör verileri:

- 650 milyon riyal: Ulaştırma sektörü şirketlerinin ilk yarı net kârı.

- %155,5: Kârlılıkta yıllık bazda yaşanan artış oranı.

- 173,3 milyon dolar: Sektörün toplam konsolide kâr değeri.

- 6,21 milyar riyal: Şirketlerin ikinci çeyrekteki toplam geliri.

- %13,1: Gelirlerde yıllık bazda kaydedilen büyüme oranı.


ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla Brent petrolün fiyatı 100 doları aştı

Hürmüz Boğazı’nda sisin ortasında demirlemiş bir yüzer tarama platformu ve ticari gemiler (AP)
Hürmüz Boğazı’nda sisin ortasında demirlemiş bir yüzer tarama platformu ve ticari gemiler (AP)
TT

ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla Brent petrolün fiyatı 100 doları aştı

Hürmüz Boğazı’nda sisin ortasında demirlemiş bir yüzer tarama platformu ve ticari gemiler (AP)
Hürmüz Boğazı’nda sisin ortasında demirlemiş bir yüzer tarama platformu ve ticari gemiler (AP)

Brent petrolün varil fiyatı, ABD ile İran arasındaki çatışmaların tırmanması ve Çin’in petrol alımlarını yeniden artırmasıyla bugün temmuz ayından bu yana ilk kez 100 dolar seviyesini aşarak haftalardır görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bir ABD deniz kuvvetleri gemisine gece saatlerinde balistik füzelerle düzenlenen saldırı girişimlerine misilleme olarak petrol taşıyan beş İran tankerinin imha edildiğini açıkladı. Açıklamanın ardından Londra’da Brent petrolün vadeli işlemleri yüzde 2’den fazla değer kazandı.

Söz konusu tırmanış, şubat ayında başlayan ve dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışında aksamalara yol açan savaşın son gelişmesi olarak kayıtlara geçti.

Jeopolitik risklerin artmasıyla eş zamanlı olarak, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin’in ham petrol alımları da son günlerde yükselişe geçti. Çin’in alımlara ara vermesi, savaşın başında fiyat artışlarını sınırlayan başlıca unsurlardan biri olurken, alımların yeniden başlaması bazı piyasa göstergelerini haftalardır görülen en güçlü seviyelere taşıdı.

Yılbaşından bu yana yüzde 60’tan fazla değer kazanan Brent petrol, bu yıl içinde üçüncü kez 100 dolar eşiğini aştı. Ortadoğu’daki çatışmaların Suudi Arabistan yakınlarındaki Kızıldeniz’e sıçraması ve Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesiyle birlikte, başta motorin olmak üzere işlenmiş petrol ürünlerinin fiyatları da daha yüksek bir oranda artış gösterdi.

Petrol ve işlenmiş ürün fiyatlarında eş zamanlı olarak yaşanan bu yükselişler, yeni bir enflasyonist baskı dalgası yaratma riski taşırken küresel merkez bankalarının enflasyon ve faiz oranlarıyla mücadele sürecini daha da karmaşık hale getiriyor.


İran'daki savaş Amerikalılara 100 milyar dolara mal oldu

ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
TT

İran'daki savaş Amerikalılara 100 milyar dolara mal oldu

ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)

Brown Üniversitesi'nin tahminine göre İran'daki savaş Amerikalılara ek enerji maliyetleri nedeniyle 100 milyar dolara mal oldu. Üstelik bu rakam her 2 dakikada 1 milyon dolar daha artıyor.

Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Kamu İlişkileri Fakültesi'nin hazırladığı İran Savaşı Enerji Maliyeti Takibi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik ortak saldırılar düzenlemesinden bu yana benzin ve motorin fiyatlarını takip ediyor.

Bu ek maliyet, ülke genelinde tahmini 131 milyon hane bulunduğu dikkate alındığında, hane başına yaklaşık 763 dolara denk geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü savaş, ABD genelinde büyük ölçüde tepkiyle karşılandı. Bunun nedenlerinden biri de savaşın akaryakıt fiyatlarında büyük artışa yol açması. Dünyadaki petrolün yaklaşık yüzde 20'si, İran'ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Trump geçen ay Amerikalılara daha yüksek benzin fiyatlarını kabul etmeleri çağrısında bulundu. New York'un Garden City kentinde düzenlenen siyasi mitingde konuşan Trump, "çok kötü bir ülkenin" nükleer silaha sahip olmamasını sağlamanın bedeli olarak "benzine birazcık daha fazla para ödemenin" buna değer olduğunu söyledi.

Trump, 14 Ağustos'taki mitingde, "İran'ı yenmeyi tamamladıktan sonra... Çok yakında Hürmüz Boğazı'nın ABD toprağı olduğunu ilan edeceğim" dedi.

Pazartesi günü itibarıyla ortalama benzin fiyatı galon başına 4,15 dolardı. Bu, İşçi Bayramı hafta sonu için ulusal düzeyde rekor fiyat ve tatil döneminde fiyatların ilk kez 4 doların üzerine çıkması anlamına geliyor.

Amerikan Otomobil Birliği'ne (AAA) göre mevcut fiyat, 2012'de belirlenen önceki İşçi Bayramı rekoru olan 3,82 doların oldukça üzerinde.

Ancak Brown Üniversitesi'nin takip sistemine göre birçok eyalette akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlar çok daha yüksek. Pazartesi günü Kaliforniya'da ortalama benzin fiyatı galon başına 5,86 dolar, Hawaii'de ise 5,39 dolardı.

Savaşın yol açtığı ek maliyetin büyük bölümü benzinden kaynaklanıyor. Ancak motorin fiyatları da cuma günü rekor seviyeye ulaştı ve o zamandan beri yükseliyor. AAA'ya göre pazartesi sabahı itibarıyla motorinin galon fiyatı 5,90 dolardı. Bu fiyat, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 daha yüksek.

Brown Üniversitesi'nin takip sistemine göre tüketiciler açısından maliyetin en fazla arttığı eyalet Teksas oldu. Teksas'taki tüketiciler, İran savaşının başlamasından bu yana benzin ve motorin için yaklaşık 11 milyar dolar daha fazla ödüyor. Kaliforniya ve Florida'da yaşayanların ödediği ek maliyet ise sırasıyla yaklaşık 8 milyar dolar ve 5 milyar dolar.

Başlangıçta savaşın 4 ila 5 hafta süreceğini öne süren Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için Amerikalıların akaryakıt istasyonlarında daha fazla ödeme yapmaya razı olduğunu söylüyor. Ancak anketler, Amerikalıların çoğunun Trump'ın savaşı yönetme biçimini onaylamadığını gösteriyor.

Trump, sık sık savaşın fiilen sona erdiğini, İran ordusunun yok edildiğini ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini öne sürmesinin yanı sıra, savaş sona erdiğinde akaryakıt fiyatlarının "çakılacağı" sözünü verdi.

Independent Türkçe