Kurşunlu benzin, ABD'de 151 milyon kişide ruh sağlığı sorunları yaratmış

Kurşunlu benzinin bazı zararları bilinse de uzun bir süre geniş çapta kullanılmaya devam edildi (Reuters)
Kurşunlu benzinin bazı zararları bilinse de uzun bir süre geniş çapta kullanılmaya devam edildi (Reuters)
TT

Kurşunlu benzin, ABD'de 151 milyon kişide ruh sağlığı sorunları yaratmış

Kurşunlu benzinin bazı zararları bilinse de uzun bir süre geniş çapta kullanılmaya devam edildi (Reuters)
Kurşunlu benzinin bazı zararları bilinse de uzun bir süre geniş çapta kullanılmaya devam edildi (Reuters)

Çocukken kurşunlu benzine maruz kalmanın, en az 151 milyon Amerikalının ruh sağlığı sorunları yaşamasıyla bağlantılı olduğu saptandı. 

1920'lerde motor performansını iyileştirdiği gerekçesiyle benzine kurşun eklenmeye başlandı. Özellikle 1960-1970'lerde çok yaygın kullanılan kurşunlu benzin pek çok sağlık sorununu da beraberinde getirdi. 

Uzmanlar kurşuna herhangi bir seviyede maruz kalmanın güvenli olmadığını söylüyor. Çok düşük seviyede bile maruz kalınca bilişsel sorunlar yaratabilen madde, çocuklar için daha büyük bir tehdit.

ABD 1996'da kurşunlu benzini yasaklarken, Avrupa ülkeleri de 2000'lerin başından itibaren benzer kararlar aldı. Türkiye de 2004'te kurşunlu benzini yasakladı.

Journal of Child Psychology and Psychiatry adlı hakemli dergide dün (4 Aralık) yayımlanan çalışmayı yürüten ekip, çocukken kurşuna maruz kalmanın ABD halkının ruh sağlığını nasıl etkilediğini masaya yatırdı. 

1940-2015 dönemine odaklanan araştırmacılar, çocukların kan değerlerindeki kurşun seviyesi, kurşunlu benzin kullanımı ve nüfus istatistiklerine ilişkin eski verilerden yararlandı.

Ekip bu verilerden yola çıkarak 2015'te sağ olan bütün Amerikalıların, hayatı boyunca kurşuna ne kadar maruz kalmış olabileceğini hesapladı.

Bilim insanları ayrıca kurşuna maruz kalma ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi inceleyen diğer çalışmalardan da yararlandı.

ABD halkı genelinde, çocukken araba egzozundan kaynaklanan kurşuna maruz kalmayla bağlantılı yaklaşık 151 milyon ruh sağlığı vakası görüldüğü sonucuna vardılar. 

Bunun sonucunda depresyon, anksiyete, dikkat bozukluğu veya hiperaktivite sorunlarının ortaya çıktığı kaydedildi. Araştırmacılar ayrıca insanların ani dürtülerini kontrol etme becerisinin düştüğünü ve onları nevroza daha yatkın hale getirdiğini tespit etti.

Kurşunla bağlantılı ruh sağlığı sorunlarının en çok 1966-1986'da doğan kişilerde görüldüğü saptandı. Bu muhtemelen kurşunlu benzin kullanımının epey yaygın olmasından kaynaklanıyor. 

Duke ve Güney Karolina Tıp Üniversitesi'nde nöropsikoloji alanında çalışan Aaron Reuben, ortak yazarı olduğu çalışmanın "kurşunun zararlı olduğuna dair yeni bir bilgi sunmadığını veya neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını, sadece mevcut verileri alıp tüm ABD nüfusuna uyguladığını" söyleyerek ekliyor:

Kurşunun zararını herhangi bir şekilde abarttığımızdan hiç endişe duymuyoruz.

Benzinden çıkarılsa da kurşunun bazı oyuncak ve bataryalarda hâlâ kullanıldığını belirten Reuben bu maddenin tamamen yasaklanması gerektiğini vurguluyor:

Daha iyi alternatifler var ve bunlar kullanılmalı. Ne zaman bir şirket kurşun içeren bir ürün üretse, bundan kâr elde ediyor ve bedelini herkes ödüyor. Buna bir son vermenin zamanı geldi.

Aynı ekip başka bir araştırmada, kurşunlu benzine maruz kalmanın ABD nüfusunun yaklaşık yarısının IQ'sunu düşürdüğünü saptamıştı.

Independent Türkçe, NBC News, Newsweek, Science Daily, Journal of Child Psychology and Psychiatry, PNAS, BirGün



Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Türkiye İstatistik Kurumu’nun pazartesi günü açıkladığı verilere göre tüketici fiyatlarında enflasyon Nisan ayında aylık bazda yüzde 4,18 artarken, yıllık bazda yüzde 32,37’ye yükseldi. Her iki veri de ekonomistlerin beklentilerinin üzerine çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre açıklanan rakamlar, piyasa tahminlerini aşarken, Reuters tarafından yapılan ankette aylık enflasyonun yüzde 3,28, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,25 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyordu. Reuters, İran ile yaşanan savaşın akaryakıt fiyatlarını keskin şekilde artırmasının yanı sıra, enflasyondaki düşüş hızının beklenenden daha yavaş olacağı yönündeki öngörülere dikkat çekti.

Alt kalemler incelendiğinde, Nisan ayında en yüksek aylık fiyat artışı yüzde 8,94 ile giyim ve ayakkabı grubunda kaydedildi. Bunu yüzde 7,99 ile konut, yüzde 4,29 ile ulaştırma ve yüzde 3,7 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi.

Mart ayı verileri ise aylık enflasyonun yüzde 1,94’e gerilediğini ve yıllık oranın yüzde 30,87 seviyesine düştüğünü göstermiş, her iki veri de beklentilerin altında kalmıştı.

Öte yandan, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Nisan ayında aylık bazda yüzde 3,17 artarken, yıllık bazda yüzde 28,59 yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise geçen ay yayımladığı Para Politikası Kurulu metninde, faiz oranlarını sabit tutarken enflasyon risklerinin arttığına işaret etti. Banka, İran’la yaşanan gelişmelerin ekonomi üzerindeki olası etkilerini yakından izlediğini vurguladı.

Merkez Bankası, Şubat ayında yıl sonu enflasyon tahmin aralığını 2 puan artırarak yüzde 15–21 bandına yükseltmiş, ara hedefini ise yüzde 16 seviyesinde sabit bırakmıştı. Ancak piyasalarda 2025 yılı boyunca enflasyonun düşüş patikasına ilişkin belirsizlikler sürüyor.


Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
TT

Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)

Avustralya'nın başkenti Canberra, bugün Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ve Avustralyalı mevkidaşı Anthony Albanese arasında gerçekleşen kritik bir stratejik zirveye ev sahipliği yaptı. Uluslararası ticaret yollarını tıkayan artan gerilimlerin gölgesinde düzenlenen zirvenin ana gündem maddesi "küresel enerji krizi" oldu.

Görüşmeler sırasında Takaichi, küresel petrol arzındaki kesintilerin tüm Asya-Pasifik bölgesi üzerinde "devasa bir etki" yarattığını vurguladı. Japonya ve Avustralya’nın, istikrarlı enerji arzını garanti altına almak ve kritik kaynakların güvenliğini korumak için "yüksek aciliyet duygusuyla" hareket edeceğini belirtti.

Zirve kapsamında enerji ve kritik mineraller alanında iş birliğini derinleştiren yeni anlaşmalara imza atıldı. Başbakan Albanese, iki ülkenin ekonomilerini gelecekteki belirsizliklerden ve ekonomik şoklardan korumak adına somut adımlar attığını ifade etti. Albanese, şunları kaydetti:

"Birlikte çalışarak daha güvenli ve dirençli tedarik zincirleri oluşturacağız. Bu durum hem şimdi hem de gelecekte her iki ülkedeki şirketlerin ve tüketicilerin yararına olacaktır."

Albanese ayrıca, mevcut jeopolitik durumun sıvı yakıt ve rafine petrol ürünleri arzında yol açtığı aksamalardan dolayı Japonya ile aynı derin endişeyi paylaştıklarını dile getirdi.

Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)

1,3 Milyar Dolarlık Kritik Destek

Avustralya, finansal boyutta Japon şirketlerinin dahil olduğu kritik mineral projelerine 1,3 milyar Avustralya doları (yaklaşık 937 milyon ABD doları) tutarında devasa bir destek paketini duyurdu. Bu adım; Tokyo’nun teknoloji ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan galyum, nikel, grafit, nadir toprak elementleri ve florit gibi stratejik kaynaklara erişimini kolaylaştıracak.

Enerji Güvenliğinde Avustralya'nın Rolü

Japonya’nın toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayan ve en büyük LNG tedarikçisi olan Avustralya, geleneksel ticaret yollarındaki gerilimler karşısında "güvenli liman" olarak konumlanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu zirve, Japon şirketlerinin Avustralya'daki gaz tesislerinde olası grevler veya ihracat vergilerinin artırılması yönündeki siyasi baskılara dair endişelerini de gidermeyi amaçlıyor.

Bu ekonomik hamleler, giderek büyüyen savunma iş birliğinin devamı niteliğinde. Ziyaret, Avustralya'nın Japon savaş gemileri tedariki için imzaladığı 10 milyar Avustralya dolarlık tarihi savunma anlaşmasından bir ay sonra gerçekleşiyor.

Güvenlik, savunma ve enerji alanlarındaki bu entegrasyon; Hint-Pasifik bölgesinde güçlü bir set oluşturmayı ve küresel piyasaları sarsan "enerji şokuna" rağmen ekonomik büyümenin sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.


OPEC+, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından bu yana üçüncü üretim artışını onayladı

OPEC logosu
OPEC logosu
TT

OPEC+, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından bu yana üçüncü üretim artışını onayladı

OPEC logosu
OPEC logosu

OPEC+ ittifakına üye yedi ülke, önümüzdeki haziran ayında petrol üretimini günlük 188 bin varil artırma kararı aldı. Bu adım, üst üste üçüncü aylık üretim artışı olarak kaydedildi.

Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Cezayir, Kazakistan, Rusya ve Umman'dan oluşan bu yedi ülke, piyasa istikrarına olan bağlılıklarını yineledi.

OPEC tarafından yapılan açıklamada, Nisan 2023’te duyurulan ek gönüllü üretim kesintilerinin, piyasa koşullarına bağlı olarak kademeli şekilde kısmen ya da tamamen geri alınabileceği belirtildi. Açıklamada ayrıca, söz konusu ülkelerin piyasa gelişmelerini yakından izlemeyi sürdüreceği ifade edildi.

Piyasa istikrarını destekleme çabaları kapsamında, yedi ülke temkinli bir yaklaşım benimsemenin önemini vurgulayarak, üretim ayarlamalarını artırma, durdurma ya da geri çekme konusunda tam esnekliğin korunacağını bildirdi. Bu kapsamda, Kasım 2023’te duyurulan önceki gönüllü kesintilerin de geri alınabileceğine işaret edildi.

Ayrıca söz konusu adımın, üretim fazlasının telafi edilmesi sürecini hızlandırma imkânı sağlayacağı belirtildi.

Ülkeler, iş birliği bildirgesine tam uyum konusundaki ortak taahhütlerini yinelerken, üretim düzenlemelerinin Ortak Bakanlar İzleme Komitesi tarafından denetleneceğini vurguladı. Ocak 2024’ten bu yana oluşan üretim fazlasının tamamen telafi edilmesi hedefi de yeniden teyit edildi.

OPEC+ üyesi yedi ülkenin bir sonraki toplantısının 7 Haziran 2026’da yapılacağı bildirildi.