6 maddede Silikon Vadisi'ni sarsan DeepSeek

Çin merkezli şirket, Batılı muadillerini geride bırakarak "şok dalgası" yarattı

DeepSeek'in çıkışı, ABD'li şirketlerde yüzlerce milyar dolarlık kayba yol açtı (Dado Ruvic/Reuters)
DeepSeek'in çıkışı, ABD'li şirketlerde yüzlerce milyar dolarlık kayba yol açtı (Dado Ruvic/Reuters)
TT

6 maddede Silikon Vadisi'ni sarsan DeepSeek

DeepSeek'in çıkışı, ABD'li şirketlerde yüzlerce milyar dolarlık kayba yol açtı (Dado Ruvic/Reuters)
DeepSeek'in çıkışı, ABD'li şirketlerde yüzlerce milyar dolarlık kayba yol açtı (Dado Ruvic/Reuters)

Dünyanın en değerli şirketini tarihi bir kayba uğrattı, hisseleri alt üst etti ve bazılarına göre yapay zekada yeni bir çağ başlattı. 

Henüz iki yaşını bile doldurmayan Çin merkezli bir şirket, Silikon Vadisi'ne şok dalgaları göndererek teknolojiyle yakından uzaktan ilgisi olan kimsenin son birkaç gündür başka bir şey konuşmasına izin vermiyor.

DeepSeek'in birkaç hafta arayla piyasaya sürdüğü iki ayrı modeli, hem performansı hem inanılmayacak kadar ucuza mal edilip satılmasıyla dünya çapında endişe, korku, merak ve heyecan yaratıyor.

ABD'yle Çin arasındaki teknoloji savaşında yeni bir sayfa açan gelişmeler, Batı'nın üstünlüğü elinde tutmak için kısıtlamalar dışında yöntemler bulması gerektiği düşüncesini beraberinde getiriyor.

Logos'ta bu hafta DeepSeek'in yarattığı sarsıntıyı, yapay zekanın geleceği için ne anlama geldiğini, yeni modellerle ilgili iddiaları ve güvenliklerine dair endişeleri tüm yönleriyle masaya yatırıyoruz.

1) DeepSeek: OpenAI'ın en büyük rakibi 

Çin'in Hangzhou kentinde 2023'te kurulan DeepSeek, ilk yapay zeka geniş dil modelini aynı yıl piyasaya sürdü. 

Ancak sırayla Aralık 2024 ve geçen hafta kullanıma sunduğu V3 ve R1 modellerinin, OpenAI gibi devlerin araçlarını geride bıraktığı iddialarına kadar pek dikkat çekmedi.

V3 modeliyle desteklenen yapay zeka aracı, dün (27 Ocak Pazartesi) itibarıyla ABD'de en çok indirilen iPhone uygulamasıydı. 

ABD merkezli şirketlerle yarışan modelleri daha ucuza geliştirip sattığını öne süren DeepSeek, Nvidia'dan Microsoft'a kadar teknoloji devlerinin yüzlerce milyar dolar değer kaybetmesine neden oldu. 

Bağımsız testlerde V3, OpenAI'ın GPT-4o ve Anthropic'in Claude Sonnet 3.5 gibi araçlarının performansını yakaladı ve Meta'nın Llama 3.1'i ve Alibaba'nın Qwen2.5'ini de geride bıraktı. 

DeepSeek, V3 modelini sadece iki ay içinde 6 milyon dolardan daha düşük fiyata eğitildiğini iddia ediyor. Ayrıca bunu Nvidia'nın daha az gelişmiş H800 çiplerinden sadece 2 bin adet kullanarak yaptığını savunuyor. 

Buna karşın OpenAI'ın GPT-4'ü geliştirmek için 80-100 milyon dolar civarında para harcadığı tahmin ediliyor. Diğer yandan uzmanlar, V3'ü geliştirmek için harcanan miktarın 6 milyonun daha üstünde olduğunu ve bu paranın sadece bilgi işlem gücü için harcandığını ifade ediyor.

DeepSeek'e göre 20 Ocak Pazartesi günü piyasaya sürülen R1 ise pek çok testte OpenAI'ın o1'inden daha iyi performans sergiledi.

Bu iki araç, V3 veya ChatGPT gibi modellerden farklı olarak "düşünebilen" veya "mantık  yürüten" yapay zeka modelleri olarak adlandırılıyor. 

Kendi doğruluklarını kontrol eden bu modellerin, cevap verme süresi uzasa da hata yapma ihtimali epey düşüyor. Bu açıdan özellikle bilimsel çalışmalarda öne çıkıyorlar.

R1'in geliştirilmesine ne kadar para veya çip harcandığı net bir şekilde bilinmiyor. Ancak modelin açık kaynak olarak yayımlanması, kodunun incelenip değiştirilmesine imkan tanıyor.

DeepSeek modelin nasıl eğitildiği gizli tutmasına karşın açık kaynak özelliğiyle de her şeyi kapalı kapılar ardında saklayan OpenAI'a rakip olduğu söylenebilir. 

Çinli şirket ayrıca iki modelini de ABD'li rakibinden çok daha ucuza kullanıma sunuyor. 

Bütün bunlar göz önüne alınınca yapay zeka sektörüne gerçekten bu kadar para harcanmasına gerek olup olmadığı sorusu teknoloji gündeminin merkezine oturdu. 

2) Nvidia'dan tarihi kayıp

Son yıllarda yapay zeka çalışmalarındaki patlamayla çip satışlarında fırlama yaşayan Nvidia, dünyanın en değerli şirketi haline bile gelmişti.

Ancak kendisini tahtından indiren de yine yapay zeka oldu.

DeepSeek'in yarattığı dalganın etkisiyle Nvidia'nın hisseleri pazartesi günü yüzde 17 değer kaybetti.

Forbes'a göre piyasa değerinde 589 milyar dolar kaybeden şirket, ABD tarihindeki herhangi bir şirketin bir günde yaşadığı en büyük değer kaybına imza attı. 3 Eylül 2024'te 279 milyar dolar değer kaybeden Nvidia, önceki rekorun da sahibiydi.

Son gelişmeyle birlikte çip üreticisi en değerli şirket ünvanını da tekrar Apple'a teslim etti.

Yatırımcıların, daha az çiple gelişmiş yapay zeka modelleri üretilebileceği endişesinden kaynaklanan krizden en çok Nvidia etkilenmesine karşın diğer şirketler de durumdan nasibini aldı.

Google'ın çatı şirketi Alphabet 100 milyar dolara yakın değer kaybı yaşarken, Microsoft da 7 milyar civarında kayba uğradı.

Nvidia'nın rakibi Advanced Micro Devices'ın hisseleriyse yüzde 6'dan fazla düşüş yaşadı.

Diğer yandan Nvidia, DeepSeek'le ilgili gelişmelerin, kendi çiplerinin ne kadar işe yaradığını gösterdiğini düşünüyor.

Kaliforniya merkezli şirket dün yaptığı açıklamada R1 modelinin "mükemmel bir yapay zeka gelişmesi" olduğunu ifade ederek şöyle ekledi:

DeepSeek'in çalışması, bu tekniği kullanarak ve yaygın olarak kullanılabilen modellerden ve ihracat kontrolüne tamamen uygun hesaplamalardan yararlanarak yeni modellerin nasıl yaratılabileceğini gösteriyor.

3) ABD ve Çin'in soğuk savaşı: "Yapay zekanın Sputnik anı"

Pek çok uzmana göre DeepSeek, ABD'nin çip kısıtlamalarının Çin teknolojilerine ket vurmak yerine daha fazla gelişmesine neden olduğunun kanıtı. 

Yapay zeka ve savunma teknolojileri yarışında öne geçmek isteyen ABD, ilk olarak Ekim 2022'de gelişmiş çip ve işlemcilerin Çin'e satışına kısıtlamalar getirmişti.

Görevden yeni ayrılan Joe Biden yönetimi, bu kısıtlamaların kapsamını genişletmeyi amaçlayan yeni düzenlemeler önererek kararı Donald Trump iktidarına bıraktı.

Henüz net bir açıklama yapılmadı ancak Trump, "mevcut ihracat kontrollerindeki boşlukları tespit edip ortadan kaldırmaya" yönelik bir karar imzalayarak Biden'ın önerisini kabul edeceği sinyali verdi.

Ancak DeepSeek'in son atılımları bu kısıtlamaların pek işe yaramadığını düşündürüyor. Şirket her ne kadar Nvidia ürünlerini kullansa da en azından V3, daha az gelişmiş çiplerle geliştirildi.

Daha önce Çin'in en büyük serbest yatırım fonlarından High-Flyer'ın kurucu ortaklarından biri olan DeepSeek CEO'su Liang Wenfeng'in kısıtlamalardan önce, 10 bin adet Nvidia A100 grafik işlemci çipi aldığı söyleniyor. 

V3'ün arkasındaki H800'ün Çin'e satışıysa 2023'te yasaklanmıştı.

Liang, 2024'te yaptığı bir açıklamada "Yaşadığımız sorun hiçbir zaman finansman olmadı; gelişmiş çiplerin ihracat kontrolü oldu" demişti.

Fakat uzmanlar, ABD kısıtlamalarının Çinli bilim insanlarını daha yenilikçi yöntemler arayışına ittiğini ve DeepSeek'in de bunun göstergesi olduğunu düşünüyor.

ABD'deki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Gregory Allen ise "Teknoloji yeniliği gerçek ancak piyasaya sürülme zamanlaması doğası gereği politik" diyor:

İhracat kontrollerinin boşuna olduğunu ya da ters etki yarattığını göstermeye çalışmak şu anda Çin dış politikasının gerçekten önemli bir hedefi.

DeepSeek'in yarattığı etkiyle ilgili en ilgi çekici yorumlardan biriyse teknoloji yatırımcısı Marc Andreessen'den geldi. Andreessen, Sovyetler Birliği'yle ABD arasındaki Soğuk Savaş dönemindeki uzay keşfi yarışını başlatan olaya atıf yaparak "Deepseek R1, yapay zekanın Sputnik anı" dedi.

Trump'a teknoloji politikaları danışmanlığı yapan yatırımcı, ABD'nin yapay zeka endüstrisini aşırı düzenlemesinin kendi şirketlerini engelleyeceğine ve Çin'in öne geçmesini sağlayacağına dair uyarıyor.

ABD Başkanı Trump ise DeepSeek'in ABD şirketleri için bir "uyandırma çağrısı" olduğunu söylüyor. 20 Ocak'ta başkanlık koltuğuna oturan Trump, dün yaptığı açıklamada "Çin ve Çin'deki bazı şirketler hakkında bir şeyler okuyorum, özellikle bir tanesi daha hızlı ve çok daha ucuz bir yapay zeka yöntemi geliştiriyor" diyerek ekledi: 

Bu iyi bir şey çünkü çok fazla para harcamanız gerekmiyor. Ben bunu olumlu ve değerli bir şey olarak görüyorum.

4) Yapay zekanın geleceğini nasıl etkileyecek?

Trump'ın sözünü ettiği gibi DeepSeek'in hamlesi, yapay zeka modellerinin daha düşük fiyata geliştirilebileceğini gösteriyor. 

Ancak şirketin etkisi bununla sınırlı değil.

Modellerin uygun fiyata sunulmasının yanı sıra açık kaynaklı olmasının, yapay zeka modelleri geliştirmede demoktatikleştirici bir etki yaratacağını düşünenler var.

Bunlara R1'in daha az gelişmiş versiyonlarının dizüstü bilgisayarlarda çalışması da eklenince, sektörün daha geniş bir kitlenin erişimine açılması bekleniyor.

Henüz net bir şey söylemek için erken ama kısa süre içinde daha küçük girişimlerin yapay zeka alanına girmeye başladığını görebiliriz.

Bunların yanı sıra DeepSeek, diğer şirketlerin fiyatları düşürmesine de yol açabilir. 

Diğer yandan pazar araştırma şirketi eMarketer'dan Gadjo Sevilla, "OpenAI gibi (kâr için bastıran) pazar liderlerinin kısa vadede fiyatlandırmayı düşürmesi pek olası değil" diyerek ekliyor:

Muhtemelen kurumsal kullanıcılar için önemli olan temel farklılaştırıcı özellikler olarak güvenlik üzerinde duracaklar.

5) Güvenlik ve sansür endişeleri

Çin'in kişisel verileri çaldığı iddiaları, bazılarının DeepSeek'e çekimser yaklaşmasına neden oluyor.

Şirketin kullanıcı bilgilerini Çin'deki sunucularda sakladığını belirtmesinin, teknolojinin ABD'de benimsenmesine engel olacağını düşünenler var.

Ancak DeepSeek'in verileri saklayan tek şirket olduğu söylenemez. OpenAI, yeni piyasaya sürdüğü Operator'da kullanıcılar konuşmayı silse bile verileri 90 güne kadar saklayabileceğini duyurmuştu.

Ayrıca ChatGPT'deki konuşmalar da aracı geliştirmek için kullanılabiliyor. 

DeepSeek'e yönelik bir diğer endişeyse taraflı davranması. Çin merkezli modeller, "temel sosyalist değerleri içermesi" gerektiği için Tayvan'ın özerkliği gibi belirli konular hakkında yanıt vermiyor. Ancak Ars Technica'ya göre model bulutta değil, Çin dışında yerel olarak çalıştırıldığında böyle bir sınırlama yaşanmıyor. 

Bazıları bu şekilde uygulanan sansürün, yapay zekanın yanlış cevaplar üretmesinden daha kötü olduğunu düşünüyor.

6) DeepSeek yalan mı söylüyor?

DeepSeek'in yeni modellerinin sergilediği performansı ölçen testlerin güvenli olmadığını öne sürenler var.

Ayrıca şirketin, modelleri bu testleri geçecek şekilde eğittiği ihtimali de tartışılıyor.

Bu iddiaların doğruluğu hakkında net bir şey söylemek henüz mümkün değil. Ancak diğer şirketlerin araçlarının da benzer testlere tabi tutulduğunu söylemekte fayda var. Uzmanlar bu testlerin her zaman gerçek kullanımdaki performansı yansıtmayabileceğini ifade ediyor.

Şirkete yönelik bir diğer suçlamaysa, modelini aslında 50 bin adet NVIDIA H100 çipiyle geliştirdiği ancak ihracat kısıtlamaları nedeniyle bunu açıklayamadığı yönünde.

Teknoloji milyardei Elon Musk da bu iddialar hakkında "Belli ki öyle" diyerek görüşünü ifade etti.

Çin merkezli şirketin başarısıyla ilgili en çarpıcı soru işaretlerinden biriyse kendisini ChatGPT sanması.

TechCrunch'ın geçen ay aktardığı üzere V3'e hangi model olduğunu soran kullanıcılar "Ben ChatGPT'yim" yanıtını alıyor. Bu durum, V3'ün eğitiminde kullanılan verilere dair soru işaretleri yaratıyor.

DeepSeek, V3'ün eğitim verilerinin kaynağı hakkında fazla bilgi vermiyor. Ancak GPT-4'ün ürettiği halka açık metinleri içeren verilerle eğitildiyse, model GPT-4'ün çıktılarından bazılarını ezberlemiş ve bunları tekrarlıyor olabilir.

Uzmanlar bunun kazayla yaşanabileceğini ancak kasten OpenAI aracının verisiyle eğitilmiş olabileceğini de söylüyor.

OpenAI, kendisiyle rekabet eden modeller geliştirmek için araçlarının yanıtlarını kullanmaya izin vermiyor.

Independent Türkçe



Bitcoin madenciliği firmalarının yeni sektörü belli oldu

Bitcoin, Ekim 2025'teki zirvesinden uzakta olsa da son haftalarda toparlandı (Reuters)
Bitcoin, Ekim 2025'teki zirvesinden uzakta olsa da son haftalarda toparlandı (Reuters)
TT

Bitcoin madenciliği firmalarının yeni sektörü belli oldu

Bitcoin, Ekim 2025'teki zirvesinden uzakta olsa da son haftalarda toparlandı (Reuters)
Bitcoin, Ekim 2025'teki zirvesinden uzakta olsa da son haftalarda toparlandı (Reuters)

Kripto para madenciliği şirketleri, yapay zeka sektörüne yönelmeye başladı.

BBC'nin haberine göre Bitcoin madenciliği için devasa veri merkezlerine ve güçlü bilgisayarlara yıllarca yatırım yapan şirketler, artık altyapılarını yapay zeka firmalarının kullanımına açıyor.

Yapay zeka şirketlerinin de milyarlarca dolarlık yatırımlarla benzer türde bilgi işlem altyapısına ihtiyaç duyması, bu firmalar için yeni bir gelir kapısı sağladı.

Bitcoin, Ekim 2025'te 124 bin dolarla zirveye ulaştıktan sonra sert düşüş yaşamıştı. Ancak son dönemde yeniden 80 bin dolar bandına yükseldi.

Diğer yandan analizde, kripto para madenciliği firmalarının gelirleri üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ediliyor.

TerraWulf, Ionic Digital, Core Scientific, IREN, Bitdeer, Riot Platforms ve Hut 8, yatırımlarını ve altyapılarını yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem alanına açan şirketler arasında yer alıyor.

Riot Platforms, bu ay ABD'li yapay zeka devi Anthropic'le 20 yıl sürecek 9 milyar dolar değerinde bir anlaşma imzalamıştı.

Bitdeer da Anthropic'e bilgi işlem kapasitesi sağlamak üzere 16 yıllık anlaşma yaptığını duyurmuştu.

Kazakistan'da 2020'de büyük bir Bitcoin madenciliği tesisi açan Enegix de dönüşüm sürecinde. Şirketin CEO'su Yerbolsyn Sarsenov, yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem şirketleriyle görüşmeler yürüttüklerini, faaliyetlerinin önemli bir bölümünü bu alanda sürdüreceklerini söylüyor.  

Öte yandan kripto madenciliği tesislerini yapay zeka için yeniden donatmak pahalı bir süreç. Bazı şirketler dönüşümü finanse etmek için Bitcoin varlıklarının bir kısmını satmak zorunda kaldı.

Kripto para analisti Wolfie Zhao, Bitcoin'in son dönemdeki yükselişine rağmen halka açık birçok madencilik şirketinin gelecek dönemde yapay zeka sektörüne ağırlık vermeyi sürdüreceğini savunuyor.

Zhao ayrıca bu firmaların, yapay zeka şirketleriyle uzun sözleşmeler yaptığına ve altyapılarında önemli dönüşümler gerçekleştirdiğine işaret ediyor. Şirketlerin kripto para madenciliğine dönmelerinin zorlaşacağına dikkat çekiyor.

Ancak Bitdeer strateji direktörü Haris Basit, şirketin Bitcoin üretmeye devam edeceğini söylüyor. Birçok işletmenin hem kripto madenciliğini hem de yapay zeka bilgi işlem hizmetlerini birlikte yürüten ikili bir modele yöneleceğini öngörüyor.

Independent Türkçe, BBC, CNBC


ABD, İran'a karşı ekonomi savaşında "Irak modelini" mi uygulayacak?

İran yönetimi, ABD'nin ekonomik savaş ilanına karşı direniş mesajı vermişti (Reuters)
İran yönetimi, ABD'nin ekonomik savaş ilanına karşı direniş mesajı vermişti (Reuters)
TT

ABD, İran'a karşı ekonomi savaşında "Irak modelini" mi uygulayacak?

İran yönetimi, ABD'nin ekonomik savaş ilanına karşı direniş mesajı vermişti (Reuters)
İran yönetimi, ABD'nin ekonomik savaş ilanına karşı direniş mesajı vermişti (Reuters)

ABD, İran'a karşı başlattığı ekonomik operasyonda Irak'a yönelik adımların benzerini atabilir.

Reuters'ın analizinde, ABD'nin İran'la ticari ilişkilerini sürdüren ülkeleri dolar merkezli finans sisteminden dışlama yoluna gidebileceği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a "ekonomik can simidi" sağlayan her ülkenin ağır sonuçlarla karşılaşacağı tehdidini savurmuştu. İran Dışişleri Bakanlığı ise Trump yönetiminin "ekonomik terörizm" uyguladığını bildirmişti. 

Analize göre bu durum, İran'ın son yıllardaki başlıca ticaret ortakları Türkiye, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, Pakistan ve Umman'ı Washington'ın hedefi haline getirebilir.

ABD yönetimi, 2003'teki Irak işgalinden bu yana Bağdat'ın petrol gelirlerinden elde ettiği dolarlar üzerinde etkili bir kontrol mekanizmasına sahip.

Irak'a ait 100 milyar doları aşkın rezerv ABD'de tutuluyor. Bağdat yönetimi, petrol gelirlerinin ve finans sisteminin işleyişi için büyük ölçüde Washington'a bağımlı durumda.

Beyaz Saray, Irak'a gönderilecek 500 milyon dolarlık nakit sevkıyatını nisanda durdurmuş, ülkedeki İran destekli Şii milisler üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla güvenlik anlaşmalarının bazılarını askıya almıştı.

Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'tan Neil Quilliam, ABD'nin uyguladığı baskının Irak'ın İran'la yaptığı finansal işlemleri daha maliyetli hale getirdiğini söylüyor. Irak'ın ABD merkezli finans sistemine kesintisiz erişmek zorunda olduğu için baskıya karşı son derece kırılgan kaldığını vurguluyor.

Quilliam, "Çin veya Türkiye gibi ülkeler daha büyük ekonomilere ve baskıya göğüs gerebilecek daha geniş bir manevra alanına sahip. Irak'ın ise daha az alternatifi ve önemli ölçüde daha az finansal dayanıklılığı var" diyor.

Ancak Washington'ın baskısı, Bağdat'ın Tahran'la ekonomik bağlarını koparmaya yetmedi. Bu da Irak'ı ABD ve İran'a bağımlılığı arasında bir ikileme düşürdü.

Resmi verilere göre Irak'la İran arasındaki ticaret hacmi 2025'te 10 milyar doları aşarken, bunun büyük bölümünü İran'ın Irak'a yaptığı gıda ve tüketim malları ihracatı oluşturdu.

İran, güçlü Şii milisler ve siyasi partiler aracılığıyla Irak'ta askeri, siyasi ve ekonomik nüfuz sahibi. Tahran yönetimi aynı zamanda komşusunu uzun süredir önemli bir ekonomik destek kanalı olarak görüyor. Tahran, Bağdat'la yaptığı ihracat yoluyla döviz elde ederken, komşusunun bankacılık sistemini kullanarak ABD yaptırımlarını aşıyor.

İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde enerji sektörü de önemli. Iraklı yetkililere göre Bağdat, elektrik üretiminde kullanılan İran doğalgazı için yılda 4 ila 5 milyar dolar ödüyor. Yetkililer, yeni ABD önlemlerinin bu ödemeleri tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor.

Öte yandan Beyaz Saray, yeni yaptırımlar kapsamında hedef alınacak ülkelerin adını açıkça paylaşmadı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günkü açıklamasında ABD yaptırımlarına uymayan ülkelerin İran gibi izole edileceği tehdidini savurmuştu. Ancak hedef alınacak muhtemel ülkelerin adının neden paylaşılmadığı sorulduğunda "Küresel finans sistemini neden havaya uçurmak isteyeyim ki?" yanıtını vermişti.

Independent Türkçe, Reuters, The Atlantic, Tesnim


Dünyanın en çılgın borsasından 2,5 trilyon dolar nasıl silindi?

Dünya piyasaları, KOSPI'deki sert düşüşü yakından takip etmişti (Reuters)
Dünya piyasaları, KOSPI'deki sert düşüşü yakından takip etmişti (Reuters)
TT

Dünyanın en çılgın borsasından 2,5 trilyon dolar nasıl silindi?

Dünya piyasaları, KOSPI'deki sert düşüşü yakından takip etmişti (Reuters)
Dünya piyasaları, KOSPI'deki sert düşüşü yakından takip etmişti (Reuters)

Güney Kore borsası, yapay zeka patlamasının etkisiyle dünyanın en hızlı yükselen piyasalarından biriyken haftalar içinde sert bir çöküş yaşadı.

Yarı iletken çip üreticileri Samsung Electronics ve SK Hynix öncülüğündeki güçlü yükseliş sayesinde ivmelenen Kore Bileşik Hisse Senedi Fiyat Endeksi (KOSPI) 2025 başından bu yana değerini üçe katlamıştı.

Ancak endeks haziran ve temmuzda 6 hafta içinde yüzde 40 civarında düştü ve yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değerini kaybetti. KOSPI daha sonra dip seviyesinden yaklaşık yüzde 20 toparlandı.

Wall Street Journal'ın analizinde "dünyanın en çılgın borsası" diye nitelenen piyasadaki çöküşün en büyük mağdurları, endeksteki günlük işlem hacminin yüzde 60 ila 70'ini oluşturan bireysel yatırımcılar oldu.

Güney Kore'de "karıncalar" diye anılan bu yatırımcılar mayısta kullanıma sunulan tek hisseye dayalı kaldıraçlı ETF'ler sayesinde Samsung ve SK Hynix hisselerindeki pozisyonlarını borç ve türev ürünler aracılığıyla iki katına çıkardı. Ancak bu durum, yükseliş sırasında kazançları büyüttüğü gibi düşüşte de kayıpları katladı.

Analize göre yapay zeka talebinin gücüne ilişkin endişeler ve Çinli şirketlerden gelen rekabet, yarı iletken hisselerindeki ralliyi tersine çevirdi.

Seul'de yaşayan 30 yaşındaki İngilizce öğretmeni Yoon Jae-yi, borsada 19 bin dolar kaybettiğini söylüyor. 44 yaşındaki ses mühendisi Yoon Kyung-min ise işinden ayrıldıktan sonra kıdem tazminatının yarısını yarı iletken hisselerine yatırdığını ancak rallinin tersine dönmesiyle bir haftada 7 bin 200 dolar kaybettiğini anlatıyor.

Lee Jae-myung yönetimi yüksek riskli ürünlerin piyasaya sunulmasının önünü açtığı gerekçesiyle yatırımcıların tepkisiyle karşı karşıya. Hükümet daha sonra yeni kaldıraçlı ürünlerin onayını durdurmuş, bunlarla işlem yapmak için gerekli nakit teminatı üç kat artırarak yaklaşık 21 bin dolara çıkarmıştı.

Ülkedeki 14 milyon bireysel yatırımcıyı temsil eden Kore Hissedarlar Birliği'nin başkanı Jung Eui-jung ise hükümetin önlemleri artırmasını talep ediyor:

Dalgalanma gerçekten çok şiddetli. Burası sağlam bir yatırım alanından çok bir kumar masasına, bir kumarhaneye benziyor. 

Jung, tek hisseye dayalı kaldıraçlı ETF'lerin borsadan kaldırılmasını ve ağır kayıplar yaşayan bireysel yatırımcılar için kurtarma önlemleri alınmasını da istiyor.

Seul yönetimi, sermaye piyasası reformlarının da katkısıyla Morgan Stanley Capital International'ın (MSCI) Güney Kore'yi "gelişmiş piyasa" kategorisine yükseltmesini umuyordu.

Ancak MSCI, hazirandaki raporunda ülkenin "gelişmekte olan piyasa" sınıflandırmasını değiştirmemişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNBC