İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
TT

İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından patlak veren protestolarda can kaybı artarken, ülkedeki ekonomik krizin dinamikleri mercek altına alındı.

Wall Street Journal'ın analizinde, yaklaşık 5 milyar dolarlık batık krediyle iflas eden Ayandeh Bankası'nın İran'daki "ekonomik çöküşün hem sembolü hem de hızlandırıcısı olduğu" yazılıyor.

İranlı iş insanı Ali Ansari'nin 2013'te kurduğu Ayandeh Bankası, geçen yıl ekimde iflas etmişti.

150'si başkent Tahran'da olmak üzere ülke çapında 270 şubeye sahip bankanın kurucusu, eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'a yakın isimlerdendi.

Bankanın iflasından birkaç gün sonra Ansari, İran Devrim Muhafızları'na finansman sağladığı gerekçesiyle Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alındı.

Ansari, finans kuruluşunun iflasının "bankanın kontrolü dışındaki kararlar ve politikalar" nedeniyle yaşandığını savundu.

Ayandeh Bank'ın malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredildi. Ancak analizde, bunun sorunu çözmek yerine halihazırda ABD ambargosu nedeniyle zorluk çeken İran ekonomisine iyice yük bindirdiği belirtiliyor.

Banka, 2018'de Iran Mall adlı alışveriş merkezine yaptığı yatırımla da dikkat çekmişti. Pentagon'un binasının iki katı büyüklüğündeki yapıda kütüphane, havuz, spor salonları, bahçeler ve IMAX sinema salonunun yanı sıra 16. yüzyıldan kalma bir Pers sarayından esinlenerek tasarlanan özel bölümler yer alıyordu.

Haberde, Ansari'nin bu proje sayesinde Ayandeh üzerinden kendi şirketlerini fonladığına dikkat çekiliyor. Banka iflas ettiğinde kaynaklarının yüzde 90'ından fazlasının Ansari'nin yönetimindeki projelere aktarıldığı ortaya çıkmıştı.

Analize göre Ayandeh, ABD'nin 2018'de yaptırımları tekrar devreye koymasıyla başlayan geniş çaplı finansal krizin merkezinde yer alıyor.

Bu dönemde finansman sıkıntısı çeken İranlı bankalar, yüksek faiz oranları uygulayan ancak teminat talep etmeden kredi veren acil likidite mekanizmaları aracılığıyla Merkez Bankası'ndan borç almaya bağımlı hale gelmişti. Merkez Bankası da enflasyon döngüsü uyarılarına rağmen kredileri finanse etmek için para basıyordu.

Tüm bu gelişmelerin, geçen ay ülkede patlak veren ekonomik krize giden süreci hazırladığı belirtiliyor.

Yaptırımlara ek olarak İsrail'in, Tahran'ın finansal destek sağladığı Hizbullah'a ağır darbe vurması ve Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesi gibi gelişmelerle İran bölgede zayıflamaya başladı.

Geçen yıl haziranda İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalar da Tahran'ın ekonomisini sarsmaya devam etti.

IMF'nin Ortadoğu ve Orta Asya Birimi'nin eski yardımcı direktörü Adnan Mazarei, İsrail'in saldırısının ardından "rejimin meşruiyetinin giderek azaldığını" savunarak, Ayandeh'in iflasının bu süreci hızlandırdığını söylüyor.

İsveç merkezli SEB bankasından Erik Meyersson da protestoların sonucu ne olursa olsun Tahran yönetiminin finansal sorunlarının yarattığı baskının süreceğini belirtiyor:

Harcama yaparak durumu çözebilselerdi daha önce yaparlardı ve böyle bir şiddete başvurmak zorunda kalmazlardı. Bu durum rejim için işleri gerçekten daha da zorlaştırıyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre en az 2 bin 571 kişi eylemlerde hayatını kaybetti. Bunlardan 2 bin 403'ü gösterici, 147'si güvenlik güçleri ve hükümet destekçileri, 9'u protestolara katılmayan sivil ve 12'si 18 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor.

Independent Türkçe, Wall Street Jorunal, Times of Israel



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.