Körfez ithalatının düşüşü küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor?

Otomobilden elektroniğe ve dayanıklı tüketim mallarına Körfez ülkeleri küresel talebin itici gücü oldu

Şanghay Limanı'nda ihracata hazır araçlar ve konteynerlerin fotoğrafı, 13 Nisan 2025 (Reuters)
Şanghay Limanı'nda ihracata hazır araçlar ve konteynerlerin fotoğrafı, 13 Nisan 2025 (Reuters)
TT

Körfez ithalatının düşüşü küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor?

Şanghay Limanı'nda ihracata hazır araçlar ve konteynerlerin fotoğrafı, 13 Nisan 2025 (Reuters)
Şanghay Limanı'nda ihracata hazır araçlar ve konteynerlerin fotoğrafı, 13 Nisan 2025 (Reuters)

Amir Diyab Et-Tamimi

Hürmüz Boğazı'nın kapanması yalnızca petrol ve doğalgaz ihracatını tehdit etmekle kalmayıp aynı zamanda dünyanın en önemli talep ve ithalat merkezlerinden birini de tehlikeye atıyor. Körfez ülkelerinin küresel bir enerji kaynağı olmanın ötesinde, dünya genelindeki fabrikaları ve şirketleri harekete geçiren bir tüketim ve lojistik pazar konumunda olduğu biliniyor. Peki Körfez ithalatının düşüşü, salt enerji ihracatının ötesinde küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor?

ABD/İsrail-İran savaşı, Arap Körfezi bölgesinin küresel ekonomi için ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Körfez'den gelen tedarik aksaklıkları yalnızca ham petrol ve sıvılaştırılmış gazla sınırlı kalmadı; petrokimyasal ürünler, kimyasal gübreler, alüminyum ve geleneksel sektörler ile tarım başta olmak üzere pek çok sanayi, hizmet ve tüketim alanının ihtiyaç duyduğu diğer kritik hammaddeler de bu aksaklıktan nasibini aldı.

Kuzeyde Kuveyt'ten güneydoğuda Umman'a ve geniş topraklarıyla Suudi Arabistan'a uzanan Körfez, coğrafi açıdan görece küçük bir alan oluşturuyor. Bölge dışından gelenler dahil toplam nüfus 62 milyonu aşmıyor.

Bununla birlikte bölge ülkeleri, 1950'li yıllarda petrol zenginliğinin keşfedilmesinden bu yana bazı nitelikleri tartışmalı da olsa tarihsel ölçekte kayda değer bir ekonomik yapılanmayı başardı. Bu süreç, yüksek yaşam standartları, nitelikli sosyal hizmetler ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesine yol açtı. Söz konusu kapasite, bu ülkelere önemli gelirler sağlarken kamu, özel sektör ve hane halkı harcamalarını güçlendirdi. Böylece biriken finansal servet, dünya genelinde çeşitli coğrafyalarda ve başlıca serbest dövizler cinsinden yatırım araçlarına yönlendirilebildi.

Bu ülkeler bir zamanlar yaşamın en temel gereksinimi olan suya ulaşamıyordu, ancak deniz suyunu arıtarak hem insanlar hem hayvanlar hem de bitkiler için su güvenliğinin temel kaynağına dönüştürdüler. Körfez ülkeleri aynı zamanda elektrik üretimini de geliştirerek hem modern yaşam merkezlerine hem de çeşitli üretim faaliyetleri için enerji kaynaklarını güçlendirebilen ekonomilere dönüştüler.

Savaşın acı yansımaları gölgesinde beklentiler ne?

Bu beklentiler, savaşın acı sonuçları göz önüne alındığında gerçekçi bir zemine oturtulabilir mi? Savaşın yansımalarının Körfez ülkelerinin ekonomik planlarını etkileyeceğine ve bu ülkeleri sivil projelerin aleyhine savunma ve silahlanma projelerine daha fazla kaynak ayırmaya iteceğine şüphe yok. Öte yandan bu durum, ortak ülkelere önümüzdeki yıllarda savunma ve güvenlik teçhizatı ihracatlarını artırma fırsatı tanıyabilir. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardı analize göre Körfez ülkelerinin söz konusu yansımalardan hızla toparlanması ve ekonomik projeleri ile ekonomik çeşitlendirme stratejilerini hayata geçirmek için adım hızlandırması kaçınılmaz görünüyor.

Körfez ekonomileri 2025 yılının üçüncü çeyreğinde istikrarlı büyümenin eşiğindeydi; bu dönemdeki gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) yaklaşık 595,8 milyar dolara ulaştı. Bu veri, söz konusu yılın GSYİH'nın 2,4 trilyon dolara yaklaşabileceğine işaret ediyor.

Bu performans, Körfez ülkelerinin doğrudan tüketim, imalat sektörüne girdi ya da hizmet ve tarım sektörlerine yönelik olmak üzere daha fazla temel ithalat absorbe edebilecek kapasiteye sahip olduğunu gösteriyor.

İran savaşından alınan başlıca dersler neler?

ABD/İsrail-İran savaşı, dünya ülkeleriyle ve bunlar arasında Arap ülkeleriyle açık ilişkiler kurmanın önemini bir kez daha teyit etti. Bölge ekonomilerini yormayacak dengeli ilişkiler inşa etmenin zorunluluğunu da gözler önüne serdi. Aynı zamanda bu ilişkiler, Avrupa, Asya ve ABD’deki çeşitli ülkeler ve bölgesel kuruluşlarla karşılıklı çıkarların hayata geçirilmesine zemin hazırlıyor. Bu da Körfez ülkelerinin küresel ekonomik büyümeye destek vermesindeki rolünü, siyasi istikrar düzeyini yükselten ekonomik ve güvenlik sistemleri inşa etmesini ve önümüzdeki ekonomik dönüşümlerle baş edebilecek yetkin insan kaynağı kapasitesi geliştirmesini güçlendiriyor. İran'la yaşanan savaş krizi, bölge ülkeleri için başkalarıyla ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde kurulması gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor olabilir.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.