Yemen hükümeti: Husiler yaralıların isimlerini açıklamıyor

Yemen hükümeti: Husiler yaralıların isimlerini açıklamıyor
TT

Yemen hükümeti: Husiler yaralıların isimlerini açıklamıyor

Yemen hükümeti: Husiler yaralıların isimlerini açıklamıyor

Yemen hükümeti, istihbarat tarafından elde edilen bilgiler doğrultusunda yaptığı açıklamada “Husilerin yurt dışına çıkarmak istediği yaralıların arasında 4 Lübnanlı ve 2 İranlı olduğunun” belirlendiğini duyurdu. Bu durumun İran destekli Husilerin yaralılarının isimlerini ifşa etmeme hususundaki ısrarının sebebini gösterdiği kaydedildi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Yemen Hükümet Sözcüsü Racih Badi, terör örgütü Hizbullah’a mensup olduğu düşünülen 4 Lübnanlının ve Devrim Muhafızları’nın 2 unsurunun Husilerin yurt dışına çıkarmak istediği yaralılar listesinde bulunduğunu belirtti.
Açıklamalarını Yemen'in geçici başkenti Aden'deki hükümet merkezinde yapan Badi, “Elde ettiğimiz istihbarat bilgileri, yaralıların arasında 4 Lübnanlı ve 2 İranlı olduğunu doğruluyor. İran destekli Husi milisleri bu nedenle yaralıların isimlerini ifşa etmemekte ısrar ediyor” dedi.
Husilerin “yaralıların yurt dışına çıkarılması şarttı”, eylül ayındaki Cenevre müzakerelerinin başlamasından önceöne sürdükleri üç talebinden biriydi. Söz konusu şartlar, Husi heyetinin katılımının önüne geçerek müzakerelerin başarısız olmasına yol açmıştı.
Reuters haber ajansının bildirdiğine göre yaralıların yurt dışına taşınması meselesi BM Elçisi ile yapılan görüşmeler sırasında isyancıların lideri tarafından gündeme getirildi.
Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilere göre Husi milisleri, Yemen’e ilişkin herhangi müzakereye başlamadan önce 50 yaralı ve 50 refakatçinin transfer edilmesini şart koştu. Milislerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, kişisel Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada Abdulmelik el-Husi ve BM Temsilcisi arasında yapılan görüşmede yaralılar konusunun ele alındığını belirtti. Abdusselam açıklamasında yaralılar konusunun geçen çarşamba günü transfer edilenler olup olmadığına dair net bir bilgi vermedi.
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ve ekibinin çabalarının ardından Yemen’deki taraflar arasındaki görüşmelerin aralık ayı başlarında İsveç’te başlaması bekleniyor.
BM İnsani Yardım Koordinatörü Lise Grande eşliğinde dün Hudeyde kentini ziyaret eden BM elçisi Griffiths konuya dair şu açıklamalarda bulundu:
“Bu sabah Sana'dan Hudeyde’ye geldim. Üst düzey yetkililer tarafından sıcak bir şekilde karşılanmaktan ve ziyarete ilişkin yapılan organizasyondan minnettarım. Dün Sana’da Ensarullah Hareketi liderliğiyle bir araya geldim. Görüşmelerimizde BM’nin Hudeyde’deki barışı korumaya nasıl katkıda bulunabileceğini tartıştık. Bugün BM’nin taraflar arasında gerçekleştirilecek ayrıntılı müzakerelerde yer alması gerektiği üzerinde anlaştığımız hususunda sizi bilgilendirmek için buradayım.”
El-Arabiya’nın kaynaklardan edindiği bilgilere göre darbeci Husi milisleri, BM Elçisi’nin askeri kışlalara dönüştürülen tesisleri ve benzeri  yerleri ziyaret etmesini engellediler ve sokaklarda hendekler kazdılar. Griffiths, isyancıların atadığı eyalet valisi ve yine milisler tarafından belirlenen vekiller ile görüşmelerde bulundu.
Griffiths konuya dair yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Dünyanın gözü Hudeyde’nin üzerinde. Tüm ülkelerin liderleri ve devlet başkanları bize Hudeyde’de barışı korumamıza ilişkin çağrıda bulundu. Bugün buraya arkadaşlarım ve meslektaşlarım olan BM İnsani Yardım Koordinatörü Lise Grande ve Dünya Gıda Programı Yemen Direktörü Stephen Anderson ile birlikte Hudeyde’deki halkı daha fazla yıkımdan korumak için nasıl katkıda bulunabileceğimizi doğrudan öğrenmek için geldim. Son zamanlarda düşmanlıkların durdurulmasına yönelik yapılan çağrıları memnuniyetle karşılıyorum. Bu, sivillerin hayatlarını korumak ve taraflar arasında güven oluşturmak için atılmış temel bir adımdır. Bildiğiniz gibi taraflar arasında istişareleri yeniden başlatmak için çok yakında İsveç'te bir araya gelmeyi planlıyorum. Böyle bir rolün temel insani yardım hattını koruyacağına inanıyoruz. Ayrıca böyle bir rolün limanın kapasitesini ve etkinliğini arttırmak için uluslararası çabalara da katkı sağlayacağını umuyoruz.”
BM Sözcüsü, Reuters haber ajansının aktardığı açıklamasında da “Uluslararası örgütün hayati yardım hattını korumak için Hudeyde Limanı’nın yönetiminin denetlenmesine yardımcı olmaya hazır olduğunu” söyledi.
BM Sözcüsü Real Lublinie dün yaptığı açıklamada uluslararası Elçi’nin çatışmanın taraflarına liman yönetimi hakkında özel fikirler sunacağını dile getirerek bunun amacının “limanı potansiyel yıkımdan korumak ve Yemen halkının temel insani yardım hattını muhafaza etmek” olduğunu belirtti.
BM Elçisi Griffiths’in Yemen hükümetiyle görüşmek ve Husilerle gelinen nokta hakkında hükümete bilgi vermek için hafta sonu Riyad’ı ziyaret etmesi bekleniyor.
Yemen Dışişleri Bakanı Halid el-Yemani daha önce Husi milislerin yaşadığı kayıplara ve sonuçlarına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Husiler şu an büyük bir tedirginlik hissediyor. Hudeyde operasyonları aynı zamanda bölgede hareket eden birçok Husi milisini hedef alıyor. Zira bu proje gerek petrol veya parçalanmış füze kaçakçılığı, gerekse Yemen pazarlarını zehirle dolduran uyuşturucu ticareti açısından olsun Husiler için büyük bir kaynak ve kazanım olarak görülüyor.”
Hudeyde’nin milyon dolarlık bir proje olduğunu vurgulayan el-Yemani açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bu bir ölüm kalım meselesidir. Bu yüzden üzerlerinde büyük bir baskı hissediyorlar. Ne yazık ki Özel Temsilci, her gün bir sorunu çözmeye çalışıyor. Ancak sürekli olarak başka bir sorun ve başka bir taleple karşılaşıyor. Bu adımlar barış getirmeyecek.”



Lübnan, Hizbullah yetkilileri hakkında adli yakalama kararları çıkarıyor

Beyrut Adalet Sarayı, (dolaşımda)
Beyrut Adalet Sarayı, (dolaşımda)
TT

Lübnan, Hizbullah yetkilileri hakkında adli yakalama kararları çıkarıyor

Beyrut Adalet Sarayı, (dolaşımda)
Beyrut Adalet Sarayı, (dolaşımda)

Lübnan askerî yargısı, Hizbullah mensuplarının da aralarında bulunduğu kişilerle birlikte ele geçirilen patlayıcı yüklü kamyon dosyasında adli takibatın kapsamını genişletti. Şüphelilerin soruşturmaya katılmayı reddederek ifade vermeye gitmemesi üzerine, yargı makamları yeni adımlar attı.

Şarku’l Avsat’ın adli kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Askerî Mahkeme nezdindeki hükümet komiseri Yargıç Claude Ganem, gözaltındaki Heysem Emhaz’ın eşi ile kamyonun sahibi hakkında arama ve soruşturma talimatı çıkardı. Her iki kişinin de ifadeye çağrılmalarına rağmen gelmediği ve izlerini kaybettirdiği belirtildi.

Soruşturmada, patlayıcıların taşınmasıyla bağlantıları araştırılan yeni isimler de tespit edildi. Öte yandan, Hizbullah’ın “Sacid” ve “Zülfikar” kod adlarıyla bilinen iki yetkilisi hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararlarının henüz uygulanmadığı bildirildi.

Lübnan ordusunun istihbarat birimi ile Bilgi Şubesi, Ali el-Kürdi, Heysem Emhaz ve Emhaz’ın eşine ait telefonlardan elde edilen veriler üzerinden soruşturmayı sürdürüyor. Söz konusu veriler, şüphelilerin olaydaki rollerini belirlemek amacıyla karşılaştırmalı incelemeye tabi tutuluyor.

Hizbullah ise aranan kişileri teslim etmeyi reddediyor ve kamyonun, içindeki yükle birlikte iade edilmesini talep ediyor. Örgüt, söz konusu sevkiyatın sorumluluğunu üstlendiğini açıklarken, kendisine bağlı herhangi bir yetkilinin veya mensubunun gözaltına alınmasını “İsrail saldırganlığı” olarak nitelendiriyor.


Riyad ve Hamis Muşayt semalarında Husilere ait iki balistik füze imha edildi

Yemen’deki Meşru Yönetime Destek Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’deki Meşru Yönetime Destek Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Riyad ve Hamis Muşayt semalarında Husilere ait iki balistik füze imha edildi

Yemen’deki Meşru Yönetime Destek Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’deki Meşru Yönetime Destek Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki Meşru Yönetimi Destekleme Koalisyonu, dün Husiler tarafından Riyad ve Hamis Muşayt yönüne fırlatılan iki balistik füze ile ülkenin güney bölgesine gönderilen iki insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Koalisyon ayrıca, Husilerin Suudi Arabistan’ın aşiretlerin ve sivillerin toplandığı alanları hedef almakla tehdit ettiği yönündeki iddialarını reddetti. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, perşembe günü yaptığı açıklamada, söz konusu iddiaların “asılsız olduğunu ve hiçbir gerçeğe dayanmadığını” belirterek bunları kesin bir dille yalanladı.

Açıklamada, bu iddiaların içerik ve zamanlama bakımından kamuoyunu yanıltmaya, Husilerin yaşadığı krizleri ve uygulamalarını gündemden uzaklaştırmaya ve Yemen’in köklü aşiretlerini kendi çatışmalarına dâhil etmeye yönelik girişimleri yansıttığı ifade edildi.

Koalisyon açıklamasında ayrıca Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenliğine ve istikrarına yönelik tutumunun değişmediği vurgulandı. Riyad yönetiminin Yemen halkıyla arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarını korumaya önem verdiği belirtilerek, iki halkın çıkarlarını gözeten, güvenlik ve istikrarı güçlendiren ve Yemen aşiretlerinin istismar edilmesini ya da Yemenlilerin güvenlik, barış ve kalkınma beklentilerine hizmet etmeyen çatışmalara sürüklenmesini önlemeyi amaçlayan bir yaklaşım benimsendiği kaydedildi.


Netanyahu Batı Şeria’yı kapattı, eşi benzeri görülmemiş bir operasyonla tehdit etti

İşgal altındaki Batı Şeria’nın el Halil kentinin kuzey girişindeki kontrol noktasında İsrail güçleriyle çatışan Filistinli silahlı kişilerden biri (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın el Halil kentinin kuzey girişindeki kontrol noktasında İsrail güçleriyle çatışan Filistinli silahlı kişilerden biri (AFP)
TT

Netanyahu Batı Şeria’yı kapattı, eşi benzeri görülmemiş bir operasyonla tehdit etti

İşgal altındaki Batı Şeria’nın el Halil kentinin kuzey girişindeki kontrol noktasında İsrail güçleriyle çatışan Filistinli silahlı kişilerden biri (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın el Halil kentinin kuzey girişindeki kontrol noktasında İsrail güçleriyle çatışan Filistinli silahlı kişilerden biri (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iki Filistinlinin el Halil kentinin girişlerinden birinde düzenlediği silahlı saldırıda 2 İsrail askerinin öldürülmesinin ardından dün işgal altındaki Batı Şeria’nın tamamen kapatıldığını duyurdu ve bölgede eşi benzeri görülmemiş bir operasyon yürütüleceği tehdidinde bulundu.

Netanyahu ve aşırı sağcı müttefikleri, seçimlere dört gün kala saldırıyı kendi siyasi gündemleri doğrultusunda kullanmakta gecikmedi. Netanyahu, Hamas’ın bütün liderlerini her yerde ve her zaman takip edip hedef alacaklarını taahhüt etti. Saldırının gerçekleştiği bölgedeki Filistinlilere ait evlerin ve saldırganların çıktığı mahallenin yıkılacağını, geniş çaplı gözaltı operasyonları düzenleneceğini ve altyapının tahrip edileceğini ifade etti. Netanyahu ayrıca Filistin Yönetimi’nin dağıtılması gerektiğini belirtti.

Netanyahu, İsrail askerlerinin Batı Şeria’da büyük çaplı bir saldırıyı önlediğini ileri sürerek, İsrail ordusuna ve güvenlik güçlerine el Halil kentini derhâl kuşatma altına alma ve Batı Şeria’nın tamamının kapatılmasına hazırlanma talimatı verdiğini açıkladı.

Netanyahu’nun açıklamaları, Savunma Bakanı Israel Katz’ın da katıldığı güvenlik toplantısının sonrasında yapıldı. Katz, İran ve Hamas’ı seçimleri etkilemeye çalışmakla suçladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre  olayda iki Filistinli, el Halil’in dış kesimlerinde bulunan bir İsrail kontrol noktasına gelerek İsrail askerlerine saldırdı. Kısa sürede çatışmaya dönüşen olay yaklaşık 20 dakika sürdü.

Görüntü ve videolarda, iki silahlı saldırganın eş zamanlı saldırı başlattığı görülürken, olayda 2 İsrail askeri öldü, 3 asker yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren iki Filistinli ise çıkan çatışmada öldürüldü.