Lübnan siyasetinde ilk gündem maddesi olan yolsuzlukla mücadele, devletin kamuoyuyla birlikte seferber olduğu nadir konulardan biri. Yapılan açıklamalar ise yolsuzlukların yeni hükümet krizine de yansıdığını ortaya koyuyor.
Finans ve Bütçe Komitesi Başkanı İbrahim Kenan’a göre söz konusu durum, Lübnanlıları yolsuzlukla mücadeleye yönelik çalışma ortaya koyma konusuna ikna etmiyor. Zira parlamentodaki Finans ve Bütçe Komitesi’nin onaylanması, kamu sektörüne ilişkin yolsuzlukla mücadele yasası, üyelerinin mezhebi ve partizan çizgilerinin dışında olması gereken özel bir ulusal organın kurulması, yürütme organı kontrolünün bir kısmının sivil toplumu ve yargıyı temsil eden sendikalara verilmesi çerçevesinde herhangi bir değişiklik yaşanacağını düşünmüyorlar.
Üst düzey bir yetkili, konuyla ilgilenen kişilerin komite üyelerinin hesap ve partizan fikirlerden uzak olması talep edilen bir şeffaflık içerisinde seçilmesini umduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan yetkili, “Siyasi yolsuzlukla mücadele, kamu idarelerinde ve kurumlarında da yolsuzlukla mücadelenin yolunu açıyor. Siyasi partiler anayasaya aykırı davrandıkları, ekonomik durumu etkileyecek yasaları değiştirebilecekleri sürece durum açık, hiçbir kurum konuya dair gerekenleri yapamayacak. Şu an tanık olduğumuz durum, reform çerçevesinde değil siyasi çerçevede yolsuzluğun ortaya çıkmasından kaynaklanıyor” dedi.
Eski bakan ve Milletvekili İnaya İzzeddin tarafından geçtiğimiz ay başlatılan “Stratejik Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Stratejisi” proje taslağı, siyasi yolsuzluğun sadece bazı gelişmekte olan ülkelerde görüldüğü sonucuna vardı.
Devletin yapısını kurumları ve idareleri ile tahrip eden yolsuzlukları kimin yaptığı ise bilinmemekte. 1920 yılında büyük Lübnan devletinin inşasının başlamasından günümüze kadar, hiçbir bakan veya üst düzey yetkili yolsuzluk hususunda cezalandırılmadı. Yani mücadele, teorik bir alanda sınırlı kaldı.
Uygulamada ise yolsuzluk yayıldı ve alevlendi. Bu çerçevede Lübnan hazinesinin geri kalanını olumsuz etkileyen anlaşmalara dair de bir bilgi akışı mevcut. Bu sebeple hesap verebilirlik siyasi muhalifler arasında rekabetle bağlantılı, mevsimsel ve medya düzeyinde kaldı.
Yüksek Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Mervan Abud, birimlerde çalışan personellerin yarısının görevden alınması gerektiğini söyledi. Hiçbir çalışanın yargılanmadığını belirten Abud, “Yolsuzluktan suçlu bulunan herkes bir an önce cezaevine girmelidir. Yolsuzluk dosyalarının hiçbiri bir neticeye ulaşmadı” dedi.
Kontrol birimlerindeki yetkililer, üzerlerinde çalıştıkları dava sayısına, yolsuzluk, rüşvet veya pozisyonlarının kötüye kullanımı dolayısıyla tutuklananlara ilişkin sorulara cevap vermekten kaçındı.
Merkez Bankası’nın hazinesi, 1954 yılında yasadışı zenginleşme kanununun yürürlüğe girmesinden bu yana sunulan 64 binden fazla mali borç belgesi içeriyor. Ancak bu belgelerin, ne herhangi biri şu ana kadar açıldı, ne de içerikleri açıklandı. Hiçbir yetkili de iktidarda bulundukları dönemde mali durumlarının gelişimini şeffaf bir şekilde gösteren finansal incelemeye tabi tutulmadı.
Eski Milletvekili Gassan Muhayber Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yasadışı zenginleştirme kanununun 1952 yılında onaylanmasından bu yana hiçbir zaman mutlak bir şekilde kullanılmadığını söyledi. Bu nedenle bu yasanın etkinleştirilmesi için hatalı olan boşlukların doldurması gerektiğini söyleyen Muhayber, Temsilciler Meclisi’ndeki bilgilere ulaşma yasasının onaylanmasını kabul edilemez olduğunu ve tüm idarelerin yürürlükteki uygulamaları uygulamaktan kaçındığını belirtti. Yargının etkinliği, bağımsızlığı ve bütünlüğüne de dikkati çeken Gassan Muhayber, meselenin birçok kusur barındırdığını söyledi.
Muhayber, “Lübnan’da yolsuzluğun tespitini engelleyen ve kendini koruyan bir sistem çerçevesinde etkisiz yasalar var. Bu yasaların, çalışanların kovuşturulması ve bakanların dokunulmazlığıyla ilgili olanlar başta olmak üzere şeffaflık ve hesap verebilirliğe dayalı olarak değiştirilmesi gerekiyor. Çalışanların kovuşturulmasındaki bazı engellerin üstesinden gelmek, yolsuzluk davalarının soruşturulması ve ilgili yetkililerin yargıya sevk edilmeleri için işe, Yolsuzlukla Mücadelenin Korunması, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Kurumu gibi yeni kanunlarla başlanmalı” ifadelerini kullandı.
Gassan Muhayber, “Lübnan’daki ilk sorun, politik olarak korunan yapısal yolsuzluk sistemidir. Ne yazık ki mevcut siyasi sınıf, en güçlü ve yenilenmiş taraf... Seçim yasası aracılığıyla sürekliliğini sağlamak için kapalı güvencelere sahip. Bu sınıf sarsılamaz. Değişimin de şeffaflığa ve hesap verilebilirliğe dayalı ulusal bir koalisyon kapsamında tutarlı çabalar gerektiren ciddi bir talep olduğunu düşünmüyor. Bu yüzden etkili araçların benimsenmesine izin veren yeni bir kültür inşa etmemiz gerekiyor. Sahnenin, yolsuzluk düzeyinde büyük bir değişim yaşayacağı konusunda bahse girerim, ancak etkin takip kurumları gerekli” dedi.
Temsilciler Meclisi’nin de bir takip organı olması gerektiğini belirten Muhayber, “1989 yılında Taif Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana hükümetin hesap verebilirliği sorumluluğu yalnızca 19 defa yerine getirildi, yani yılda bir defadan az. Bu durum parlamentolar tarihinde benzeri görülmemiş bir durum. Soru ve sorgulamaları destekleyen düzenlemeler de bağımsız milletvekilleri tarafından değiştirilmeli. Parlamento gözetiminin etkinliği, konseyin iç yasası tarafından engelleniyor. Aynı şekilde Merkezi Kontrol Konseyi organından takip heyetleri, muhasebe divanları ve ihale organları mevcut. Bu heyetler, sadece küçük yolsuzluk durumlarında güçlüdür. Yolsuzlukla mücadelede çok zayıflar ve bu organları geliştirmek gerekiyor. Hepsi çok zayıf” şeklinde konuştu.
Muhayber ayrıca, “Talepler, siyasi irade ile sınırlı değil. Araçlara ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve çalışma ekibi yolsuzlukla mücadele ciddi. Ancak bu amaçla etkili araçlara güvenmeyi göze alamıyorlar. Kurtuluş, Yolsuzlukla Mücadele Stratejik Planı’nın uygulanmasıyla sağlanır. Durum zor. Ancak sürdürülebilirse, savaşta hasar alsak bile kurtuluş mümkün. Sebat, siyasi zorbalara ve yolsuzluk yapanlara karşı zafer kazanılmasını sağlayabilir” dedi.
Lübnan’da yolsuzlukla mücadele sürüyor
Geçtiğimiz ay Lübnan’da yolsuzluğu ve yeni hükümetin kurulamamasını protesto etmek için düzenlenen gösteriler (AP)
Lübnan’da yolsuzlukla mücadele sürüyor
Geçtiğimiz ay Lübnan’da yolsuzluğu ve yeni hükümetin kurulamamasını protesto etmek için düzenlenen gösteriler (AP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)