Afganistan’da çatışmalar hız kesmeden sürüyor

Celalabad'da bir araya gelen ve barış çağrısında bulunan gösteriler
Celalabad'da bir araya gelen ve barış çağrısında bulunan gösteriler
TT

Afganistan’da çatışmalar hız kesmeden sürüyor

Celalabad'da bir araya gelen ve barış çağrısında bulunan gösteriler
Celalabad'da bir araya gelen ve barış çağrısında bulunan gösteriler

Afganistan'da siyasi bir çözüme ulaşmaya yönelik çabaların azalması ve Taliban’ın ABD’nin Afganistan Büyükelçisi ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da görüşmeyi resmen reddetmesi ülkedeki çatışmaların artmasına neden oldu.
Gergin atmosfere Pakistan makamları tarafından Taliban liderlerine yönelik tutuklama operasyonlarının eklenmesi, Afgan hükümeti ile NATO güçleri ve Taliban arasındaki çatışmaları şiddetlendirdi.
Afgan hükümet kaynakları, Taliban militanlarının cumartesi günü ülkenin güneyinde bulunan Helmand eyaletindeki bir düğünü bastıklarını ve bir Afgan istihbarat memuruna suikast düzenlediklerini aktardı.
Yerel meclisten yapılan açıklamada, Nad Ali'de gerçekleştirilen saldırıda üç sivilin yaralandığı kaydedildi. Yetkili, en az altı polisin militanlar tarafından rehin alındığını belirtirken, Helmand Valiliği Sözcüsü Ömer Zuvak böyle bir saldırının gerçekleştiğini teyit etti, fakat öldürülen istihbarat yetkilisinin ismini vermeyi reddetti.
Helmand eyaleti, ülkede süre gelen 17 yıllık savaş boyunca bir Taliban kalesi olarak kalmaya devam ediyor. Taliban’ın Nisan ayında bahar saldırılarını başlattığını ilan etmesinden bu yana militanlar, işledikleri cinayetlere ilişkin hedeflerini değiştirdi.
Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, grubun düşman eksenine yönelik gerçekleştirmiş olduğu saldırılarda en az sivil ve maddi kaybın hedeflendiğini söyledi.
Ülkenin güneydoğusunda bulunan Paktika eyaletindeki Afganistan özel kuvvetlerine komuta eden Azizullah Kervan, Haziran ayrında Kabil’deki bir parkta açılan ateş sonucu öldürülmüş ve saldırının sorumluluğunu Taliban üstlenmişti. Açıklama Taliban kuvvetlerinin Faryab eyaletinden Mezar-ı Şerif’e doğru giden ve ABD kuvvetleri ile hükümet güçlerinden oluşan bir konvoya saldırmasından sonra gerçekleşmişti. Taliban kuvvetleri tarafından konvoya yönelik gerçekleştirilen saldırının neticesinde 40’a yakın zırhlı araç tahrip edilmiş, 30 kadar mekanizma ciddi şekilde hasar görmüş, 20 hükümet askeri öldürülmüş ve 30 diğer kişi yaralanmıştı. Taliban’ın bu saldırısını, ABD uçakları tarafından Faryab eyaletindeki bir köye yönelik gerçekleştirilen saldırılar izledi. Taliban'ın açıklamasına göre, saldırı sonrasında bölgedeki bir dizi ev tahrip oldu. Afgan hükümetindeki memurları ve yetkilileri hedef alan operasyonlarını artıran Taliban militanları, Nangarhar eyaletine bağlı Bagrami bölgesinde bir askeri komutanı öldürdü. Ayrıca, Argandab ilçesindeki bir askeri komutanı korumasıyla birlikte öldüren Taliban, Kabil'in kuzeydoğusunda bulunan Parvan eyaletinde bir hakimi esir aldı ve Şinvari ilçesinin güvenlik şefi Nur Aga ile birlikte özel birlik komutanını ve 9 askeri öldürdü.
Taliban’ın açıklamasına göre hareketin savaşçıları, devletin askeri bölgelerine yönelik bir dizi saldırı düzenledi. Gazne eyaletindeki bir askeri karargahı havan topları ile bombalayan Taliban güçleri, Farah eyaletinde bir güvenlik bariyerinin kontrolünü ele geçirdi. Hükümet güçleri, Taliban kuvvetlerinin saldırılarının ardından yaşadığı ağır kayıplardan sonra başkent Kabil'in doğusunda bulunan Lagman eyaletindeki bazı bölgelerden geri çekildi. Taliban’ın açıklamasına göre, Belh, Nangarhar, Vardak, Parvan ve Zabul bölgelerinde gerçekleştirilen saldırılarda 20'den fazla hükümet askeri öldürüldü. Ayrıca Bagram Hava Üssü, Taliban kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen füze saldırılarına sahne olurken, ABD kuvvetlerinin konuşlandığı üsse yönelik 10 roket atışı gerçekleştirildi.
Afgan yetkilileri tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Taliban’ın iki ayrı bölgeye gerçekleştirdiği saldırılar sonrasında en az 20 Afgan güvenlik unsuru hayatını kaybetti. Silahlı militanlar, Afganistan’ın kuzeyindeki Faryab Vilayeti’nde bulunan Şirin Tagab bölgesinde bir konvoya saldırı düzenledi. Yerel meclis üyesi Semiullah Hayr Ha tarafından 18 Ocak’ta belirtilene göre, saldırıda 10 asker yaşamını yitirdi, en az 5 asker yaralandı, 2 asker de Taliban’a esir düştü. Yetkililere göre militanlar, ayrıca milyon dolarlık 20 zırhlı aracı da ateşe verdi. Yerel meclis üyesi Muhammed Arif’e göre ise Faryab Vilayeti’ndeki silahlı unsurlar, Afganistan istihbaratına mensup bir kişiyi öldürdü. Taliban militanları, kontrolleri altındaki bölgeleri genişletmek amacıyla geçtiğimiz yıldan bu yana Afganistan’ın kuzeyindeki bölgelere yönelik saldırılarını tırmandırdı. Bölgesel meclis üyesi Dadullah Kani’ye göre, ülkenin batısındaki Farah Vilayeti’nde ise Taliban’ın bir kontrol noktasına saldırısı sırasında 9 polis yaşamını yitirdi. Vilayette yer alan Farah şehrinde patlak veren çatışmaları takiben 6 güvenlik görevlisi de Taliban’a esir düştü. Yetkililere göre, Taliban militanları Farah eyaletinin yaklaşık 80'ini kontrol ediyor.
Taliban hareketi tarafından yapılan bir açıklamada, ABD güçleri tarafından desteklenen hükümet kuvvetlerinin, Taliban militanlarıyla bağları olduğu gerekçesiyle bir dizi eyalette gerçekleştirdikleri saldırılar ile sivilleri öldürdüğü iddia edildi. Açıklamaya göre, başkent Kabil'in kuzeydoğusunda bulunan Parvan ilinde 5 sivil hayatını kaybederken, Afganistan'ın güneyindeki Kandahar ili ile Faryab'ın kuzeyindeki bir köydeki çok sayıda ev hükümet güçleri tarafından tahrip edildi ve 20’ye yakın kişi yaralandı. Açıklamada ayrıca ülkenin doğusunda bulunan Host bölgesinde bir din adamının da öldürüldüğü kaydedildi.
Taliban tarafından yapılan bir açıklamaya göre, hükümet güçleri ile hareketin savaşçıları arasında gerçekleşen çatışmaların ardından 4 köyün kontrolü ele geçirildi ve başkent Kabil'in kuzeyinde bulunan Beğlan iline bağlı Nehrin ilçesindeki hükümet güçleri tahliye edildi. Açıklamada ayrıca hareketin başkent Kabil'in doğusunda bulunan Lagman eyaletindeki bir askeri üssü bombaladığı ve üsteki bazı tesislerde yangın çıktığı kaydedildi.
Afganistan'da yayın yapan Hama Press Ajansı'nın aktardığına göre, Afgan hava kuvvetleri tarafından ülkenin kuzeyinde bulunan Kunduz iline yönelik gerçekleştirilen saldırılarda 15 Taliban savaşçı öldürüldü veya yaralandı. Ajansın Afgan ordusuna bağlı Şahin Kolordusu’ndan aktardığına göre, Afgan savaş uçaklarının Mezza ve Kala-i Zal bölgelerindeki Taliban mevkilerini bombalamasının ardından 9 kişi öldürüldü. Ayrıca Afgan savaş uçakları tarafından Taliban savaşçılarının kullandığı motosikletlere yönelik gerçekleştirilen hava saldırılarında 6 kişi yaralandı.
Kunduz eyaleti, Taliban savaşçıları ile hükümet güçleri arasında neredeyse günlük çatışmaların yaşandığı sıcak bölgelerden biri olarak kabul ediliyor.



Hegseth: İran'ın gemileri hedef alan herhangi saldırısına "yıkıcı bir şekilde" karşılık vereceğiz

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bugün Pentagon'da Genelkurmay Başkanı Dan Keane ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bugün Pentagon'da Genelkurmay Başkanı Dan Keane ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
TT

Hegseth: İran'ın gemileri hedef alan herhangi saldırısına "yıkıcı bir şekilde" karşılık vereceğiz

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bugün Pentagon'da Genelkurmay Başkanı Dan Keane ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bugün Pentagon'da Genelkurmay Başkanı Dan Keane ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth bugün yaptığı açıklamada, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda bir çatışma arayışında olmadığını, ancak İran’ın deniz taşımacılığını hedef alması halinde “yıkıcı” bir karşılık vereceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Hegseth gazetecilere yaptığı açıklamada, “Biz bir çatışma peşinde değiliz, ancak İran’ın, taraf olmayan ülkelerin ve onların mallarının uluslararası bir su yolundan geçişini engellemesine izin verilemez” dedi.

ABD’nin deniz taşımacılığını İran kaynaklı saldırılara karşı korumayı amaçladığını belirten Hegseth, “Özgürlük Projesi” adı verilen Hürmüz Boğazı’ndaki operasyonun geçici olduğunu ifade etti.

Reuters haber ajansına göre ise Hegseth, İran’ın ticari gemilere saldırması durumunda “muazzam bir ateş gücüyle” karşılık göreceği uyarısında bulundu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile ortak ülkelerin, yüzlerce gemi, nakliye şirketi ve sigorta firmasıyla etkin iletişim halinde olduğunu söyledi.

Hegseth ayrıca ateşkesin henüz sona ermediğini vurguladı.


ABD, İran’a ait botları imha etti... Tahran “Hürmüz’de yeni denklem” istiyor

ABD, İran’a ait botları imha etti... Tahran “Hürmüz’de yeni denklem” istiyor
TT

ABD, İran’a ait botları imha etti... Tahran “Hürmüz’de yeni denklem” istiyor

ABD, İran’a ait botları imha etti... Tahran “Hürmüz’de yeni denklem” istiyor

ABD ordusu, İran’a ait altı küçük botu imha ettiğini ve Tahran tarafından fırlatılan seyir füzeleri ile insansız hava araçlarını engellediğini açıkladı. Bu gelişmenin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini yeniden açmayı amaçlayan yeni bir ABD deniz operasyonunu engelleme girişimleri sırasında yaşandığı belirtildi.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ve müttefiklerinin “ateşkesi ihlal ederek ve abluka uygulayarak deniz taşımacılığı ile enerji sevkiyatının güvenliğini tehlikeye attığını” söyledi. Kalibaf, “Hürmüz Boğazı’nda yeni bir denklemin oluştuğunu” ifade etti.

İran medyası ise ülkenin güneyindeki Deyr Limanı iskelesinde çok sayıda ticari gemide yangın çıktığını bildirdi. Haberde, itfaiye ekiplerinin yangını kontrol altına almaya çalıştığı, yangının çıkış nedeninin ise henüz bilinmediği aktarıldı.


Amerika Birleşik Devletleri, göçmen sorunu nedeniyle Çin vatandaşlarına vize kısıtlamaları getirmeye hazırlanıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentindeki Gimhae Uluslararası Havalimanı'nda ikili bir görüşme gerçekleştirdi- 30 Ekim 2025 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentindeki Gimhae Uluslararası Havalimanı'nda ikili bir görüşme gerçekleştirdi- 30 Ekim 2025 (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, göçmen sorunu nedeniyle Çin vatandaşlarına vize kısıtlamaları getirmeye hazırlanıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentindeki Gimhae Uluslararası Havalimanı'nda ikili bir görüşme gerçekleştirdi- 30 Ekim 2025 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentindeki Gimhae Uluslararası Havalimanı'nda ikili bir görüşme gerçekleştirdi- 30 Ekim 2025 (Reuters)

Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, Çin’in ABD’de yasa dışı olarak bulunan vatandaşlarını geri kabul etme konusunda oyalandığını belirterek, Pekin’in tutumunu değiştirmemesi halinde Washington’un seyahat kısıtlamalarını sıkılaştırmaya hazırlandığını söyledi.

ABD’nin Çin’e yönelik bu son uyarısı, Trump’ın 14–15 Mayıs tarihlerinde Pekin’e gerçekleştirmesi planlanan ziyaretinden yalnızca birkaç gün önce geldi. Ziyarette Trump’ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı görüşmelerde sınır dışı işlemlerini ve diğer konuları ele alması bekleniyor.

Söz konusu ziyaret, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde seçmenlere sunabileceği ticari tavizler elde etmeyi hedefleyen Trump açısından önem taşıyor. Anketler, Cumhuriyetçi Parti’nin bu seçimlerde kayıp yaşayabileceğini gösteriyor.

Trump, geçen yılın başında ikinci dönemine başlamasından beri, sınır dışı edilen kişileri kabul etmeyi reddeden ülkelere gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulama tehdidinde bulundu. Bu yaklaşım, seçim kampanyasının ve göç politikalarının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Çin ise uzun yıllardır, vize süresini aşan ya da ülkeye yasa dışı yollarla giren on binlerce vatandaşını geri alma taleplerini reddediyor. Pekin, Trump göreve geldiğinde “vatandaşlığı doğrulanan kişilerin” geri kabul edilebileceğini belirtmiş, ancak kimlik tespit sürecinin zaman alacağını ifade etmişti.

ABD’li üst düzey bir yetkili, Çin’in 2025’in başlarında charter ve ticari uçuşlarla yaklaşık 3 bin kişiyi kabul etmesinin ardından, son altı ayda iş birliğini azalttığını söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Çin’in vatandaşlarını geri alma konusunda ABD ile tam iş birliği yapmayı reddettiğini ve bunun uluslararası yükümlülüklerin ihlali olduğunu savundu.

Yetkili ayrıca, Çin’in sınır dışı süreçlerinde iş birliğini artırmaması halinde ABD’nin vize başvurularında talep edilen mali teminatları artırmayı, daha fazla vizeyi reddetmeyi ve sınırda girişleri kısıtlamayı değerlendirebileceğini ifade etti.

Yetkili, “Çin hükümetinin bu tutumu, gelecekte kurallara uyan Çin vatandaşlarının seyahatlerini de tehlikeye atabilir” dedi.

Washington’daki Çin Büyükelçiliği ise konuya ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermedi.

Pekin daha önce yaptığı açıklamalarda, yasa dışı göçe karşı olduğunu vurgulamış ve bunu “uluslararası iş birliği gerektiren bir mesele” olarak tanımlamıştı.