Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Kabine İşlerinden sorumlu Devlet Bakanı ve Dünya Hükümetler Zirvesi’nin Başkanı Muhammed el-Karkavi'ye göre, 12 Şubat’taki son faaliyet oturumu da dahil geçen 7 oturum sırasındaki sonuç ve kazanımlar doğrultusunda Dünya Hükümetler Zirvesi, hükümet eyleminin geliştirilmesi için küresel bir platform olarak çabalar ortaya koydu.
El-Karkavi, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajında, zirvenin hükümet çalışmalarına tanık olunacak büyük dönüşümlerdeki en acil soruları, tartışmaların hükümetler açısından net bir gelecek portresine nasıl katkı sağlayabileceğini ele aldığını vurguladı.
Muhammed el-Karkavi'nin Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tamamı;
-Dünya Hükümetler Zirvesi’nin 7. oturumunda farklı olan nedir? Zirvenin önceki oturumların başarısına ne katacak?
Dünya Hükümetler Zirvesi, 7. oturumda, hükümet çalışmalarının geleceği açısından önceki 6 oturumdaki yaklaşımı sağlamlaştırdı. Aynı şekilde son yıllarda elde edilen sonuç ve başarıları geliştirmeye, acil sorulara cevap aramaya devam edildi.
Mesela; İnsanlığın tanık olduğu büyük ve hızlı değişiklikler ışığında hükümet çalışmalarının tanık olacağı başlıca değişiklikler nelerdir? Hükümetlerimiz, gelecekle başa çıkmak için hazır mı? Çeşitli sektörlerde geleceğe dair eylem şekli nedir? Kuruluşlardaki “görev kadrolarından” kaybolacak işler neler? Eğitim şekli ne olacak? Hangi beceri ve yetenekler aranacak ve hükümetler gelecekte bunları elde edebilecek mi? Tıbbi ve sağlık hizmetleri nasıl sağlanacak? Hükümetler gelecekteki şehirleri nasıl yönetecek? Vatandaşlar, gelecekte hükümetlerinden neler bekleyecek? Tüm bu sorular ve diğerleri, en büyük küresel zirve platformunda 140’tan fazla ülkenin, 30 Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşunun, 600’ün üzerinde konuşmacı, uzman, düşünür ve araştırmacının katılımıyla tanık olunacak 200’den fazla oturumda hükümet çalışmalarındaki küresel deneyimler çerçevesinde ele alındı.
Böylece insani durumun iyileştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması, refah topluluklarının oluşturulması, istikrar, refah ve sosyal barışa katkı sağlamak üzere halklar arasındaki kalkınma açığının kapatılması hususlarında yollar arandı.
Zirvenin ana teması, hükümet çalışmalarının temeline geri dönmekse, ki bu temel insandır, zirvenin gündemi de insan haklarını, gelişim ve hizmet anlamında hükümet programlarının merkez ekseni olarak benimseme olmalı. Zirve; toplantılar, tartışmalar ve forumlar aracılığıyla insanlığın karşılaştığı en önemli konuları ve zorlukları ele aldı, en belirgin hükümet eğilimlerini inceledi. Zira Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al-Maktum da “geleceği inşa etmenin en iyi yolunun derinlikleri incelemek, fırsatları keşfetmek ve zorluklara hazırlanmak” olduğunu belirtti.
-Dünya Hükümetler Zirvesi, değişikliklerin uluslararası doğasını anlama ve bunlarla ilgilenme konusunda bir hareket oluşturmaya nasıl yardımcı olabilir?
Dünya Hükümetler Zirvesinin, gelecekte hükümet çalışmalarının araçlarını ve mekanizmalarını araştırmak isteyen, bölge ve dünyadaki bu tür tek büyük toplantı olduğu söylenebilir. Zirve, toplantı masasındaki katılımcıların deneyim, vizyon ve başarı öykülerinden faydalanarak, bu alandaki en önemli küresel eğilimleri belirleme, toplumların karşılaştığı acil sorunların tanımlanmasına katkıda sağlama, ülke ve hükümetlerin karşılaştığı mevcut ve gelecekteki en önemli zorlukları özetleme, özellikle de teknoloji alanındaki en son gelişmelerden haberdar olma ve buna dayalı olarak gelecek planları ve stratejileri belirleme açısından da önemli.
-Küresel değişiklikler hızlıca yaşanıyor. Gelişen teknolojilerle, “değişim” de bir gereklilik haline geldi. Yeni hükümet çalışmalarında teknoloji ne kadar acil ve gerekli bir faktör?
Bugün, hızlı teknolojik gelişmeler, hükümet çalışma mekanizmalarından ayrı tutulduğunda görülmemekte. Teknoloji, gelişim ve modernizasyon yeteneğine sahip yenilikçi hükümet tecrübelerini değerlendirmek üzere bir ölçüt haline geldi. Geleceğin hükümetlerindeki teknolojinin yardımcı veya tamamlayıcı bir faktör olmadığını, aksine hükümetin kurumsal alt yapısının temel bir parçası, bir geliştiricisi ve ayrılmaz bir parçası olduğunu anlamamız gerekiyor. Bugün hazırlık faslına girdiğimiz geleceğin hükümeti, dijital ve endüstriyel zekanın hükümetidir.
Geleceğin devletleri tamamen dijital devletler olacaklar. Şimdi biz de teknolojinin katkıda bulunduğu bu çok gerçekçi teknik alana hazır olmak zorundayız. Zira bu alan, her türlü yenilik için açık bir alandır ve bu alana adapte olmak, dilini ve araçlarını geliştirmek büyük bir yetenek gerektiriyor.
-Son oturumdan ve mevcut oturumun başlamasından bu yana dünya, büyük çoğunluğu hükümetlerinden memnun olmayan bir olaya tanık oldu. “Uluslar nasıl başarılı olabilir, bu pratikte nasıl mümkün olur?
Uluslar, kalkınma için temel olarak insanı ele almada başarı sağlarsa, yürürlüğe koyduğumuz ve uygulamak istediğimiz tüm politikalar, planlar veya programlar da insanla başlar ve biter. Şeyh Muhammed bin Raşid Al-Maktum'un belirttiği gibi uluslar, hükümetlerini onararak, daha fazla esneklik, daha iyi bir hazırlık ve geleceğin araçlarına yatırım yapma becerisi kazanır. Uluslar, halklarının çıkarlarını, arzularını ve hayallerini gerçekleştirmek için halklarına inanarak, onların çıkarlarını diğer her türlü çıkarın üstüne koyarak başarı elde edebilir.
-Dünya Hükümetler Zirvesi’nin bu oturumu, geleceğin 7 eksenini benimsiyor mu? Bu eksenleri bir araya getiren şey nedir? Neden diğerleri değil de bunlar seçildi?
Tüm oturumlar, forumlara ve diyaloglar ileriye dönük 7 eksen altında toplandı. Bunlar; Teknoloji ve geleceğini hükümetleri üzerindeki etkisi, eğitim sistemi ve sonuçlarının işgücü piyasası ve gelecekteki becerilerle olan bağlantıları, sağlık ve yaşam kalitesi, ekosistem- iklim değişikliği ve etkileri, ticari ve uluslararası işbirliği, yeni ilişki ve ortaklıklar, hükümetler ve insanlar arasındaki bilgi ve iletişim, toplulukların ve politikaların geleceği...
Bu yedi eksen veya yön, hükümet çalışmalarının hareketliliğini sağlar ve geleceğin toplumlarını inşa etmenin temelini ve istikrarını oluşturur. Ancak bu önemli eksenlerin bütün olduğunu, araçlarının ve mekanizmalarının bulunduğu ayrı birimler olarak parçalanamayacaklarını idrak etmek önemli. Geleceğin hükümetlerinin buradaki rolleri, bu eksenler arasındaki bağlantı açısından önemlidir.
-Önceki oturumlarda bir ülkenin ev sahipliği yapmasına alışılmışken, hükümet performansını geliştirmeye dair deneyimleri incelemek için 3 ülke mi ev sahipliği yapıyor? Neden özellikle bu 3 ülke seçildi?
Dünya Hükümetler Zirvesi, dünyanın her yerinde tüm önemli devlet deneyimlerine açık bir platformdur. Zirve, canlı bir laboratuvardır ve başarılı bir deneyim, üzerine ışık tutulmayı hak eder. “Misafir ülkenin” önceki oturumlarda elde ettiği deneyimlerden sonra, bu geleneği birden fazla ülkede sürdürmek istedik, çünkü böylece mümkün olduğunca fazla deneyime ışık tutabiliyoruz. Bu oturumda 3 ülkede 3 farklı tecrübe yakalamak istedik. Bunları birbirlerinden ayırt eden şey de siyasi nüfuz veya küresel ekonomi bağlamında küresel bir harita üzerinde belirgin görünmemeleri. Ancak üçü de hükümet çalışmalarında mükemmellik ve liderlik yoluyla zor denklemler elde etti. Bu yıl, zirve platformu Estonya, Ruanda ve Kosta Rika’daki deneyimleriyle ilgileniyor. Örneğin, Estonya nüfusu 1,3 milyon olan küçük bir ülke ve güçlü bir ekonomidir. Ücretsiz eğitim ve evrensel sağlık hizmetleri ile Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden de biridir. Tamamen dijital bir toplum (e-Estonya) oluşturma hedefiyle, 2014 yılında dijital olarak en gelişmiş ülkelerden biri oldu. Ayrıca E-Residency'i (e-vatandaşlık) de dünyaya tanıtan ilk ülke oldu.
Ruanda’nın tecrübesi de azımsanmayacak düzeyde. 1994 yılında en büyük soykırımlardan birine tanık oldu, ancak enkazların arasından kalkmayı başardı. Büyük bir ekonomik sıçrama yaşadı. Diğer birçok fakir ülke için bir model haline geldi. Bugün Ruanda, yatırım merkezi haline geldi. Öyle ki bir şirket kurmak 5 saatten fazla sürmüyor. Sadece bu da değil, ülkedeki turizm sektörü, temel döviz kaynağı haline geldi. 10 yıldan az bir zamanda Ruanda’da gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) yılda 900 milyon dolardan 9,5 milyar dolara yükseldi. Ruanda deneyimi, kaçınılmaz olarak Dünya Hükümetler Zirvesi platformunda ele alınmayı hak ediyor.
Diğer taraftan Orta Amerika ülkesi olan Kosta Rika da bir model haline gelmeden önce ekonomik krizlerden mustaripti. Özellikle çevresel alanda gelişmiş politikalar ortaya koydu. Çevresel sürdürülebilirliği ölçen ve değerlendiren Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) 5 kriterini taşıyan dünyadaki tek ülke. Aynı şekilde yeni ekonomiler inşa eden “New Economics Foundation” kuruluşu tarafından “mutluluk gezegeni” sınıflandırmasında 2019 yılında ilk sırada yer aldı. Kosta Rika dünyadaki ilk çevreci devlet oldu. 2016 yılında elektriğin yüzde 98’inden fazla çevre dostu olan yeşil kaynaklardan üretilmeye başlandı.
-Sizce hükümetler, geleceğin doğasını anlamada ne gibi zorluklarla karşı karşıya? Zorluklarla başa çıkılabilir mi? Dünya Hükümetler Zirvesi bu konuda nasıl pratik çözümler veya öneriler sunabilir?
Kuşkusuz zorlukların birçoğu, aralarında ekonomik, toplumsal, siyasi ve en önemlisi de teknolojik gelişmelere ayak uydurma isteği çerçevesinde. Hükümet çalışma mekanizmalarında her gün değişim yaşadığımızı söyleyebiliriz. Bu değişimler; planlar, stratejiler, aşamalı ve sürekli değişen aşamalar ve ileri beceriler gerektiriyor. Esnek, açık fikirli ve ileriye dönük hükümetler, zorluklarla mücadele konusunda kesinlikle daha yeteneklidir.
7 oturum boyunca Dünya Hükümetler Zirvesi, bu alandaki zorlukların ve değişikliklerin çoğunun takibinde yer aldı. Yenilikçi fikirler geliştirdi, çözümler önerdi, başarılı küresel deneyimleri inceledi. Dünya Zirvesi, hükümetlerin çalışmalarının nasıl geliştirileceğinin incelenmesi ve gelecek nesiller için farklı sektörlerde performansların artırılması için hükümet başkanlarının, yetkililerin, uzmanların, girişimcilerin varlığında binden fazla tartışma oturumuna ev sahipliği yaptı. Bu yıl da zirve, geleceğin hükümetlerinin çalışmalarının çeşitli yönlerini kapsayan 20’den fazla rapor yayınladı.
-Özel şirketlerden büyük isimler de yer aldı. Bu şirketler ve kuruluşlar hükümetlere neler sunabilir?
Özel sektör kuruluşları ve uluslararası şirketler, toplulukların güçlendirilmesi, yoksulluk, eğitim ve hastalık sorunlarının ortadan kaldırılmasının yanı sıra ülke ve toplum ekonomilerinin inşasına ve güçlendirilmesine katkıda bulunma ve daha iyisini sağlama konusunda önemli bir rol oynamaktadır.
Büyük şirketler ile verimli ve yapıcı işbirliği sağlamak hükümetlerin görevidir. Özel sektör bir rakip değil, aksine ortak, ekonomik açıdan ve toplumun güçlendirilmesi açısından bir kaynaktır. Aynı şekilde geleceğin hükümetinin çalışmalarının bir sonraki aşamasında özel sektör ve büyük şirketler, insanların ve toplulukların yaşamlarını etkilemede da hayati bir rol oynayacak.
Büyük şirketlerin değişim ve etki oluşturmaya öncülük etmesi için hükümetlerin, hükümet çalışmalarından geri çekildiğine dair işaretler yoğunlaşırken, ulaşım, tıp, uzay ve medya gibi çeşitli alanlarda da aktif olarak çalışmalar sarf ediliyor.
El-Karkavi: Dijitalleşme ve endüstriyel zeka, geleceğin hükümetlerinin en önemli özelliği
Dünya Hükümetler Zirvesi Başkanı Muhammed el-Karkavi
El-Karkavi: Dijitalleşme ve endüstriyel zeka, geleceğin hükümetlerinin en önemli özelliği
Dünya Hükümetler Zirvesi Başkanı Muhammed el-Karkavi
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة