Lübnan Başbakanı Saad Hariri, babasının suikast sonucu ölmesinin 14'üncü yılı münasebetiyle başkent Beyrut'ta düzenlenen törende konuştu. Hariri, “Lübnan herhangi bir eksene bağlı değildir” dedi.
Lübnan Başbakanı Saad Hariri, babası ve eski Başbakan Refik Hariri suikastına ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması için 2019'un beklenen "adalet yılı" olduğunu söyledi. Lübnan'ın herhangi bir eksene tabi olmayan bağımsız bir Arap ülkesi olduğunu vurgulayan Hariri, “Biz Taif Anlaşması'nın bekçileriyiz” dedi.
Konuşmasında hükümetin programını engelleme girişimleriyle yüzleşme sözü veren Libnan Başbakanı, Suriyeli mültecilerden gönüllü dönüş yapmak isteyenlere desteğini de yineledi. “Ülkesinin bir Suriye’de yerinden edilmiş rehineleri rejime teslim etme aracı olarak görülmesini” reddettiğini belirtti.
Müstakbel Hareketi tarafından düzenlenen törene Hizbullah hariç, birçok partiden ve hareketten liderler düzeyinde katılım vardı. Suudi Arabistan Kraliyet Elçisi ve Kraliyet Mahkemesi Danışmanı Nizar el Alula ile bir dizi ülkenin büyükelçilerinin de katılım gösterdiği törende binlerce Lübnan vatandaşı da iştirak etti.
Konuşmasında suikastın üzerinden tam 14 yıl, Uluslararası Mahkeme'nin harekete geçmesinin üzerinden de 11 yıl geçtiğini hatırlatan Hariri, birkaç ay sonra gerçekleşecek karar oturumu sonucunda 2019'un, babasının suikastına ilişkin gerçeğin öğrenilmesi için beklenen "adalet yılı" olacağını dile getirdi.
Suikasta ilişkin devam eden davada intikam amaçlı ve tepkisel değil, adaletin yerini bulacağı ve gerçeklerin üzerinin örtülmediği bir kararın çıkmasının istendiğini söyleyen Hariri ne kadar zor olursa olsun tek adalet makamının yargı olduğunu vurguladı.
Hariri konuşmasının şu sözlerle sürdürdü:
"Refik Hariri'nin öldürülmesi Lübnan'ı tahrip etmeyi ve Lübnanlıların kendi ülkelerinde karar sahibi olmalarını önlemeyi amaçlıyordu. Bu nedenle ona ihanet ettiler. Ona karşı en şiddetli siyasi ve medya karalama kampanyaları başlattılar. Fakat işe yaramadı. Projesini engellediler. Hapis cezası almak, ülkeden kovmak ve Beyrut'u ezmekle tehdit ettiler. Yine başarılı olamadılar. En sonunda onu öldürdüler."
“Bedelini ödedik”
Ülkede 2005 yılından bu yana çekişme ve krizlerin yaşandığını, hizmetlerin, büyümenin ve iş imkanlarının azaldığını belirten Hariri, Taif Anlaşması'ndan sonra babasının Lübnan'a döndüğünde başardığı hizmetleri hatırlatarak halk tarafından da iyi bilinen "Vatandan daha büyük olan nedir?" sözünü tekrarladı.
“Bütün tarihimiz boyunca ellerimizde bir damla kan olmadı” diyen Hariri, bunun bedelini ise ülke gençliğinin kanıyla ödediklerini belirtti.
“Silah kullanmadık, militanlar için eğitim merkezleri açmadık. Sadece Lübnan' ve dünyada, tüm üniversitelerden mezunlar ordusunu vererek kırk binden fazla gencimize eğitim kapısını açtık” ifadesini kullandı.
Lübnan Başbakanı, ülkenin önündeki sürece ilişkin şunları söyledi:
“Önümüzde büyük bir çalışma planı var. Herkes ülkede çekişmelerin ve krizlerin yaşandığını, enerji ve çevre sorunlarının, hizmetlerin, büyümenin ve iş imkanlarının azaldığını konuşuyor. Geçen 10 yılı bölgemizde yaşanan savaşlar, iç çekişmelerin doğurduğu siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlıklar ile geçirdik. Şu an bir yol ayrımındayız. Ya anlaşmazlıklar içinde boğulacağız ya da çalışmaya başlayacağız. Şimdi hesaplaşma ya da pazarlık vakti değil. İnsanları dürüstlüğe ve ahlaka çağırarak suçlamanın artık bir yararı yok. Özellikle yeni nesiller için iş fırsatları oluşturulmalı, israf ve yolsuzlukla mücadele edilmeli. Somut projeler olmalı. Gençler devletinin şeffaf ve temiz olmasını istiyor. Grupların ve partilerin devleti değil olmasını değil.”
Hariri, hükümetin üzerinde çalıştığı ortak plana dair de açıklamalarda bulundu:
"Bu program, bakanlık talimatıyla, gelişigüzel hazırlanmış bir plan değil. Bu, bütün partilere ve siyasi güçlere sunularak hükümetin bir buçuk yıldır üzerinde çalıştığı bir programdır. Programda, devletin projeleri uygulama konusunda yetkin uluslararası organların kontrolü, şeffaflık ilkesi ve reform konusundaki taahhüdü yeniden benimsendi. Bu, Arapların ve uluslararası toplumun bizim yanımızda yer alması anlamına geliyor. Bizim de yanlışları düzeltme ve uygulama sorumluluğumuz var. Bugün top bizim sahamızda oynanıyor. Herkes meydana davetli. Ben bunu başta kendime, hükümete ve Temsilciler Meclisi'ne bir meydan okuma olarak görüyorum. Herkesi reform atılımına katılmaya ve ülkeyi kurtarmaya çağırıyorum. Hükümeti, elektrik kesintileri, atık ve kanalizasyon sorunları ile yolsuzluk sorunlarını çözmeye, bunlarla artık vakit kaybetmemeye davet ediyorum.”
Lübnan Başbakanı konuşmasında "Cedre Konferansı'nda ve uluslararası toplumla yapılan çalışmalarda elde edilenlerin ardından Bakanlar Kurulu'nun yeniden siyasi sorunların arenasına dönmesi düşünülemez" dedi. Kendisi ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri'nin Bakanlar Kurulu ve Temsilciler Konseyi'ni bir “çalışma atölyesine” dönüştürme kararı aldıklarını vurguladı
Hariri konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Önümüzde görmezden gelemeyeceğimiz fırsatlar bulunuyor. Karar ve uygulama bizim elimizde. Ya mücadele ederek, hep birlikte iş birliği yaparak başaracağız ve ülkeyi gerçek bir kurtarma fırsatına götüreceğiz ya da ülkeyi gereksiz tartışmalarda boğacağız. Bütün bu meselelerin varlığını kabul ediyor, istisnasız bütün liderlerle ve partilerle iş birliği yapmak için elimizi uzatıyoruz.”
Hariri'nin gündeminde Taif Anlaşması da vardı:
«Anlaşma bir anayasa ve ulusal uzlaşı formülüdür. Lübnanlılar arasında bir arada bulunmanın temelidir ve farklı şekillerde yorumlanamaz. Dürüst olmak gerekirse; devletin tüm meselelerine müdahale etmesiyle başlayan Suriye vesayeti döneminde Taif Anlaşması'nın dışına çıkıldığını belirtmek gerek.”
Ancak bugün Sayın Cumhurbaşkanın’dan ve diğer yetkili liderlerden Taif anlaşmasından ayrılmadıklarını teyit eden net sözler ve sorumlu konuşmalar duyuyoruz. diyerek “Biz bugün olduğu gibi yarın da Taif anlaşmasının bekçileriyiz.” dedi.
“Mültecilerin trajedisi sona erdirilmeli”
Suriyeli mültecilerin ülkelerine gönüllü olarak geri dönüş yapabileceklerine de değinen Lübnan Başbakanı, Rusya’nın girişimlerinin de bu yönde olduğuna dikkat çekerek uluslararası toplumun ilave pratik adımlar atması, mültecilerin trajedisinin sona erdirmesi gerektiğini belirterek “Tüm bölgelerdeki sosyal, hizmet ve mali yükün devletin omuzlarından kaldırması lazım” ifadesini kullandı.
Suriye'deki rejimin yerinden edilmiş kişilerden “intikam almak istediği ve geri dönüşleri için şartlar koyduğu" yönündeki görüşüne dikkat çeken Hariri, konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu durum sadece bizimle ilgili değil. Ürdün'e bakın... Devlet rejimle temas halinde ve herhangi bir sonuç alabilmiş değil. Resmi olarak güvenlik bağlantısı olduğunu ilan eden Türkiye bile henüz bir sonuca ulaşamadı. Hiç kimse bu işi uzatmaya çalışmıyor. Nitekim Lübnan güvenlik güçleri, mültecilerin iadesi için Suriye tarafıyla görüşmelerini sürdürüyor. Çünkü biz mültecilerin rahat bir şekilde evlerine geri dönmelerini ve zorlu yaşam koşullarına son verilmesini hedefliyoruz. Ancak hiçbir koşulda, 'yerinden edilmiş rehinelerin' rejime devretme aracı olarak kullanılmasını kabul edemeyiz ve etmeyeceğiz.”
Lübnan'ın kendi anayasası ve kanunları bulunan, herhangi bir eksene tabi olmayan bağımsız bir Arap ülkesi olduğunu vurgulayan Hariri, ülkesinin bölgedeki silahlanma yarışı için bir arena olmadığının altını çizdi.
Lübnan Başbakanı'nın katılım gösterdiği etkinlik kapsamında Refik Hariri'nin eşi Nazik Hariri de bir konuşma yaptı. Refik Hariri’nin suikast öncesi süreçte gerçekleştirdiği başarılar ve yeniden yapılanma süreci hakkında kısa bir belgesel gösterimi gerçekleştirildi.
Kısa filmlerle Refik Hariri’nin ölümü sonrasında yapılan14 Mart anlaşması süreci, mevcut başbakan ve cumhurbaşkanlığı uzlaşısına kadar karşılaşılan engeller, Mişel Avn’ın cumhurbaşkanı seçilmesi ve ardından Lübnan hükümetinin kurulması aşamaları gösterildi.
Etkinlik kapsamında ayrıca Refik Hariri'nin suikasttan önce oturduğu kafede bir merasim düzenlendi. Hariri'nin Beyrut'un merkezindeki şehitliğinde meşale yakıldı. Refik Hariri ve diğer şehitler için dualar edildi.14 Mart ekibinin önde gelen isimlerinin yanı sıra Rusya Büyükelçisi Alexander Zasypkin de devleti adına mezara çelenk bıraktı.
Hariri: 2019, adalet yılı olacaktır
Lübnan Başbakanı Saad Hariri, babasının suikast sonucu ölmesinin 14'üncü yılı münasebetiyle düzenlenen törende konuştu (EPA)
Hariri: 2019, adalet yılı olacaktır
Lübnan Başbakanı Saad Hariri, babasının suikast sonucu ölmesinin 14'üncü yılı münasebetiyle düzenlenen törende konuştu (EPA)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة