Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Türkiye'yi çevreleyen denizlerde nefes kesecek

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Türkiye'yi çevreleyen denizlerde nefes kesecek
TT

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Türkiye'yi çevreleyen denizlerde nefes kesecek

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Türkiye'yi çevreleyen denizlerde nefes kesecek

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Karadeniz, Akdeniz ve Marmara Denizi’nde eş zamanlı olarak Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı birliklerinin de katılacağı Mavi Vatan-2019 Taktik Tatbikatı nefes kesecek.
Türkiye'yi çevreleyen 3 denizde aynı anda yapılmasıyla bir ilke imza atılacak olan tatbikat hakkında bilgi veren Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu, 103 geminin görev alacağını söyledi.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından gerçekleştirilecek olan ve 10 gün sürecek olan Mavi Vatan-2019 Taktik Tatbikatı, yarın başlıyor. 27 Şubat-8 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan tatbikat, 13 firkateyn, 9 korvet, 16 hücum bot, 7 denizaltı, 7 mayın avlama gemisi, 17 yardımcı sınıf gemi, 14 karakol gemisi, 22 çıkarma gemisi, 1 eğitim gemisi olmak üzere toplam 103 adet gemiyle gerçekleştirilecek. Karadeniz, Akdeniz ve Marmara Denizleri'nde Donannma Komutanlığı Deniz Harp Merkezi Komutanlığı koordinesinde yapılacak tatbikatta 10 gün boyunca deniz harekat birliklerine yönelik su üstü harbi, savunma harbi, deniz altı savunma harbi, mayın harbi, elektronik harp ve denizde denetim harekatını içeren harekata hazırlık eğitimleri ve yüksek suratlı gelişmiş insansız su üstü ve hava hedeflerine fiili silah atışı eğitimleri; Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından taktik hava gayreti, havadan ihbar ve kontrol uçağı eğitimleri; Kara Kuvvetleri Komutanlığından taarruz ve genel maksat helikopterlerinin atılımı ile müşterek eğitimler verilecek. Yerli ve milli gemiler ile askeri sistemlerin kullanılacağı tatbikat, yabancı ülkelerden gözlemcilerin katılımına açılmayacak.
Deniz Kuvvetleri Komutanları tatbikat hakkında önemli bilgiler aktardı 
Liman ziyaretleri ile gemilerin ziyarete açılacağı tatbikatın tanıtım toplantısı Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığında Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun katılımı ile yapıldı. Toplantıda Tatlıoğlu'nun yanı sıra, Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğramiral Yavuz Kılıç, Deniz Eğitim Öğretim Komutanı Tümamiral Kadir Yıldız, Deniz Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Berker Emre Tok, Deniz Hava Komutanlığı Alper Yeniel ve basın mensupları yer aldı. Toplantıda tatbikat hakkında açıklamalarda bulunan Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu, tatbikatın ülke etrafını kaplayan denizlerde eş zamanlı olarak yapılmasıyla ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı ekiplerinin katılması ile bir ilke imza atılacağını söyledi. Tatbikatta eğitimlerin de verileceğini belirten Bağcıoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat durumuna hazır bir duruma getirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
“Milli olarak geliştirilen deniz harp uydu sitemi denenerek tatbikat bilgisayar destekli olacak” 
Türkiye'nin ilk defa bu büyüklükteki bir deniz tatbikatına ev sahipliği yapacağını söyleyen Bağcıoğlu, “Mavi Vatan-209 Taktik Tatbikatı planlaması kapsamında NATO tatbikat planlama esasları ile uyumlu olacak şekilde 6 aylık bir tatbikat planlama süreci uygulamış. Karargahta jenerik bir senaryoyla harekat planlama süreçlerini işletmiş ve bu planda yerli ve milli olarak geliştirilen deniz harp uydu sitemi denenerek tatbikatın bilgisayar destekli olması icra edilmiştir. Tatbikat, Deniz Harp Komutanlığında kurulan 165 kişilik ekip tarafından sevk ve idare edilmektedir. Tüm denizlerde yüksek tempo ile tatbikatlarını sürdüren donanmamız, bu tatbikata da dünyanın gelişmiş deniz kuvvetlerinde bile nadir görülen gemi, deniz karakol uçağı ve deniz helikopteri yüzdesi ile iştirak etmektedir” dedi.
“Cumhuriyet tarihimizde ilk defa Anadolu'yu çevreleyen 3 denizde aynı anda tatbikat yapılacak” 
Deniz Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Komutanlığının katılımı ile gerçekleşecek tatbikatta yerli ve yeni sistemlerin kullanılacağını belirten Bağcıoğlu, “Bu çerçevede tatbikata 13 firkateyn, 9 korvet, 16 hücum bot, 7 denizaltı, 7 mayın avlama gemisi, 17 yardımcı sınıf gemi, 14 karakol gemisi, 22 çıkarma gemisi, 1 eğitim gemisi olmak üzere toplam 103 adet gemiyle katılacağız. Ayrıca deniz karakol uçakları, deniz helikopterler, insansız hava araçları, SAT görev timleri, SAS görev timleri, amfibi deniz piyade taburları, Kara Kuvvetleri Komutanlığından gelen maksat ve taarruz helikopter ekipleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığından taktik hava gayreti ve havadan ihbar kontrol uçağı, Sahil güvenliği Komutanlığından ise sahil güvenlik gemi ve botları iştirak edecektir. Cumhuriyet tarihimizde ilk defa Anadolu'yu çevreleyen 3 denizde aynı anda ve Deniz Kuvvetlerinin gemi, uçak, helikopter ve kıyı birliklerinin topyekün iştirak ettiği Mavi Vatan Tatbikatı esnasında Batı Akdeniz'den Hint Okyanusu'na kadar; NATO ve uluslararası görevlere de aynı dikkatle devam edildiğini sunmak istiyorum” diye konuştu.
Tatbikat 8 bölgeden hareketle başlayacak 
Bazı birliklerin uluslararası tatbikatlar sebebi ile Mavi Vatan tatbikatına katılamayacağını dile getiren Bağcılaroğlu, “Bu kapsamda halen 1 fırkateynimiz, 1 deniz altımız, 1 deniz karakol uçağımız Orta Akdeniz'de NATO tatbikatına; 1 fırkateynimiz Adel Körfezi'nde deniz haydutluğu ile mücadele tatbikatına; 1 korvetimiz Birleşmiş Milletler'in Lübnan'daki geçici kuvveti harekatına ve 1 mayın avlama gemimiz NATO görev grubu ile Romanya'daki tatbikata iştirak etmektedir.Mavi Vatan-2019 tatbikatı, 27 Şubat günü birlik ve gemilerin Karedeniz Ereğli, Umuryeri, Gölcük, Herdek, Çanakkale, Foça, Aksas ve Mersin İskenderun'dan hareketleri ile başlayacaktır” şeklinde konuştu.
“Gemiler halkın ziyaretine açılacak” 
Tatbikat sonrasında 33 yurtiçi, 7 yurtdışı limanının ziyaret edileceğini de belirten Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu, “27 Şubat 2 Mart tarihleri arasında temel deniz harekat birliklerine yönelik su üstü harbi, savunma harbi, deniz altı savunma harbi, mayın harbi, elektronik harp ve denizde denetim harekatını içeren harekata hazırlık eğitimleri ve yüksek suratlı gelişmiş insansız su üstü ve hava hedeflerine fiili silah atışları, Hava Kuvvetleri Komutanlığından taktik hava gayreti, havadan ihbar ve kontrol uçağı, Kara Kuvvetleri Komutanlığından taarruz ve genel maksat helikopterlerinin atılımı ile müşterek eğitimler, tatbikata iştirak eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı kıyı birlikleri tarafından ise görev fonksiyonlarına göre eğitimlerin yapılması planlanmıştır. Trabzon'dan İskenderun'a kadar Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz sahillerinin tamamını kapsayacak şekilde tatbikata iştirak eden 68 gemi tarafından 33 yurt içi liman ziyareti yapılacaktır. Gemiler halkın ziyaretine açılacak ve aziz şehitlerimizin bize emaneti olan aileleri ve gazilerimiz ağırlanacaktır. Ayrıca Karadeniz sahildarı Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kapsayacak şekilde yurt dışında 7 liman ziyareti gerçekleştirilecektir” ifadelerini kullandı.
Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Yankı Bağcıoğlu'nun konuşmasının ardından toplantı sona erdi.  



Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
TT

Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)

Cibuti, Etiyopya ve Somali liderlerini bir araya getiren ve yaklaşık 40 gün içinde ikinci kez düzenlenen üçlü zirvede, bölgede gerilime neden olan başlıca dosyalar ele alındı. Zirve aynı zamanda, Etiyopya’nın Rönesans Barajı nedeniyle Mısır’ın su güvenliğine yönelik tehditler ve Addis Ababa yönetiminin Kızıldeniz’e çıkış arayışı bağlamında Kahire’nin tutumuna ilişkin soruları da gündeme getirdi.

Etiyopya Haber Ajansı (ENA) dün, Cibuti’de düzenlenen görüşmeden fotoğraflar yayımlayarak Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in bölgesel iş birliği konularını ele aldığı temaslar gerçekleştirdiğini bildirdi. Ajans görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı paylaşmadı.

Somali Ulusal Haber Ajansı (SONNA) ise Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un çarşamba günü düzenlenen üçlü zirveye katıldığını aktardı. Ajansa göre görüşmeler özellikle güvenlik ve terörle mücadele alanlarında ortak koordinasyonun güçlendirilmesine odaklandı.

Toplantıda ayrıca Somali’nin demokratik dönüşüm sürecine verilen desteğin artırılması, ortak yatırımların geliştirilmesi, bölge ülkeleri arasında hareketliliğin kolaylaştırılması ve bölgesel entegrasyonu güçlendirecek ekonomik altyapı projelerinin teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Bu, iki aydan kısa sürede düzenlenen ikinci zirve oldu. Üç lider daha önce 31 Ocak’ta Etiyopya’nın doğusunda bir araya gelmişti. O toplantıda SONNA, Afrika Boynuzu’ndaki güvenlik ve siyasi durumun değerlendirildiğini, mevcut zorluklara çözüm bulunması ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının ele alındığını bildirmişti.

Mısır’ın beklentisi

Konuya hâkim Mısırlı bir kaynak, Kahire’nin bölgedeki Etiyopya faaliyetlerini yakından izlediğini belirterek, Addis Ababa yönetiminin bölgedeki dalgalı durumdan ve dünyanın İran savaşıyla meşgul olmasından yararlanarak nüfuzunu yeniden düzenlemeye çalışmasından endişe duyulduğunu söyledi.

Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bizim için önemli olan Cibuti ve Somali’nin tepkilerinin, Addis Ababa’nın bölgesel hâkimiyet kurma girişimini reddetme yönünde varılan mutabakatla uyumlu olmasıdır” dedi. Aynı kaynak, bunun Mısır’ın bu ülkeler arasındaki ilişkilere müdahalesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Hâkimiyet kurma ve nüfuz genişletme fikri Mısır tarafından kabul edilemez. Zirvenin sonuçlarını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Mısırlı uzmanlar ise söz konusu zirvenin bir ittifakla sonuçlanmasını beklemiyor. Uzmanlara göre toplantı, son iki yılda Etiyopya ile Somali arasında yaşanan anlaşmazlıkların gölgesinde, tarafların çıkarlarını öne çıkaran üçlü bir iş birliğini güçlendirme amacı taşıyor.

Afrika Boynuzu son dönemde bölgedeki yüksek gerilim nedeniyle dikkat çeken zirvelere sahne oldu. Bunların en öne çıkanlarından biri, Ekim 2024’te Somali, Mısır ve Eritre liderleri arasında düzenlenen zirveydi. Mogadişu ile Addis Ababa arasında tartışmalı bir limanın kontrolü konusunda yaşanan gerilim ortamında gerçekleştirilen toplantıda üç ülke, ‘bölgedeki zorluk ve tehditlerle mücadelede ittifak’ vurgusu yapmıştı.

fergthyju
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed (ENA)

Mısır’ın eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime’ye göre “söz konusu zirve yeni bir ittifak olarak nitelendirilemez. Gerçek şu ki, bölge ülkeleri arasında üçlü bir iş birliği söz konusu. Toplantının odak noktası, başta terörle mücadele olmak üzere hayati öneme sahip konuların koordinasyonu ile yatırım alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve iç durumların ele alınmasıdır.”

Halime, “Zirvede ele alınan konular, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına, ortak kalkınma sürecinin ilerlemesine hizmet ediyor ve şu aşamada bir ittifak anlamına gelmiyor. Bu yaklaşım, Mısır’ın Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinde barışın yaygınlaştırılmasını ve komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan politikalarıyla çelişmiyor” dedi.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan da Halime ile aynı görüşü paylaşarak, zirvenin özellikle Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlıklar yerine ortak çıkarların güçlendirilmesine yönelik olarak düzenlendiğini vurguladı.

Etiyopya hamleleri

İlk zirveden yaklaşık 10 gün önce Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, iki yıl kadar önce kendisine deniz erişimi sağlama teklifinde bulunulan Cibuti’yi ziyaret etti. Başbakan, ziyaretinde ticaret ve lojistik konularına odaklandı; bu durum, Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim talebini sürdürmesi nedeniyle Mısır ve kıyıdaş ülkelerin direnişiyle bir yıldan fazla süredir devam eden tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Etiyopya, 1993’te Eritre’nin yaklaşık otuz yıl süren savaşın ardından bağımsızlığını kazanmasıyla kara ile çevrili bir ülke haline geldi. Bu durum, Etiyopya’yı komşu ülkelerin limanlarına bağımlı kıldı. Ülke, uluslararası ticaretinin yüzde 95’inden fazlasının geçtiği Cibuti Limanı’na özellikle güveniyor ve lojistik hizmetler için yıllık yüksek ücretler ödüyor; bu hizmetler Cibuti için önemli gelir kaynağı oluşturuyor.

sdfgthy
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud çarşamba günü Cibuti’ye geldi. (SONNA)

Halime, son gelişmelerin Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişimi konusuyla bağlantılı düzenlemelerin bir parçası olmadığını belirterek, deniz erişimi meselesinin genellikle iki ülke arasında yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ele alındığını, tek bir ülke içindeki bölgesel bir mesele olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Somali’ye ilişkin olarak Halime, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve siyasi dönüşümünü sağlamak amacıyla bir strateji izlediğini ve tüm taraflarla dengeli ilişkiler kurmaya çalıştığını vurguladı. Ayrıca, Kızıldeniz kıyısındaki ülkelerle olan ilişkilerin sağlam ve doğru bir çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.

Bu görüşe, Somali’nin Etiyopya ile böyle toplantılara katılmasının Mısır ile ilişkilerini kaybetmesi anlamına gelmeyeceğini belirten Hasan da katıldı. Hasan’a göre, “Mogadişu, Addis Ababa ile bir ittifak kurarak Mısır ile iş birliğini telafi edemez.”


İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Tahran’da Besic güçlerine ait kontrol noktalarını hedef aldığını duyurdu. Açıklamada saldırıların, İran’daki rejimi zayıflatma çabalarının bir parçası olduğu belirtildi.

Besic, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kontrolü altında bulunan yarı askerî bir güç olarak biliniyor. Gerektiğinde devreye sokulan bu yapı, genellikle ülke içindeki protestoların bastırılmasında kullanılıyor.

İsrail ordusu yazılı açıklamasında, son dönemde Tahran’da Besic güçlerine ait yeni kontrol noktalarının tespit edildiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Bu noktaların tespit edilmesinin ardından İsrail Hava Kuvvetleri, ordunun istihbarat bilgilerine dayanarak son 24 saat içinde Besic kontrol noktalarını ve unsurlarını hedef aldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, söz konusu güçlerin, özellikle son aylarda rejimin iç protestoları bastırma çabalarında başlıca rol oynadığı; göstericilere karşı aşırı şiddet, toplu gözaltılar ve güç kullanıldığı öne sürüldü.

İsrail ve ABD 28 Şubat’ta İran’a yönelik bir bombardıman dalgası başlattı; saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. ABD ve İsrail, İran halkına ayaklanma ve yöneticilerini devirmeleri çağrısında bulundu.

İran’da aylar önce yetkililere karşı eşi görülmemiş protestolar düzenlenmiş, gösteriler geçtiğimiz ocak ayında zirveye ulaşmıştı. Yetkililer protestoculara karşı güvenlik operasyonu başlatmış ve gösterileri ‘isyan eylemleri’ olarak nitelendirmişti. İnsan hakları örgütleri ise söz konusu operasyonlarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, on binlerce kişinin de gözaltına alındığını bildirdi. Buna karşın, ülkenin maruz kaldığı saldırılar sırasında örgütlü bir muhalefetin ortaya çıktığına dair herhangi bir işaret görülmediği ve İran yönetiminin iktidarı bırakmaya hazır olduğuna dair bir belirti bulunmadığı ifade edildi.

Tahran’da yaşayan bazı kişiler AFP’ye yaptıkları açıklamada, DMO’nun ABD-İsrail saldırıları karşısında kontrolü sağlamak amacıyla başkentin farklı noktalarında kontrol noktaları kurduğunu söyledi. Tahran’da yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen 30’lu yaşlardaki bir kadın, “En küçük polis merkezleri bile kapalı, bu yüzden görevlilerin gidebileceği bir yer yok… Var olduklarını ve durumun kontrol altında olduğunu gösterebilecekleri tek yol kontrol noktaları kurmak” ifadelerini kullandı.


İsrail, Lübnan'daki güvenli bölgelerin alanını daraltıyor

Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)
TT

İsrail, Lübnan'daki güvenli bölgelerin alanını daraltıyor

Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)

İsrail, başkent Beyrut'un merkezini, kıyı şeridini, güneyden ve güney banliyölerinden gelen on binlerce yerinden edilmiş insanın yaşadığı banliyölerini hedef almasının ardından, Lübnan'daki "güvenli bölgelerin" alanını daraltıyor. Bu durum, Zahrani bölgesi, İklim el-Tuffah bölgesi ve Litani'nin kuzeyinde yer alan batı Bekaa'daki köylere yönelik tam tahliye uyarılarının kapsamının genişletilmesiyle aynı eş zamanlı olarak gelen en geniş çaplı tırmanış oldu.

Bu durum, Hizbullah'ın kuzey ve orta İsrail'e doğru 200 roket ve insansız hava aracı fırlatarak duyurduğu askeri tırmanışla aynı zamana denk geldi; grup, iki gün önce kuzey İsrail sakinlerine verilen tahliye emirlerini uyguladığını iddia etti. Eş zamanlı olarak, grup İran füzeleriyle birlikte fırlatılan roketlerle İsrail hava savunma mevzilerini hedef aldı; bu taktik, geniş çapta dikkat dağıtma taktiği olarak yorumlandı.

Diğer yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, "Savaş ve barış kararını yeniden tesis etme ve daha fazla kayıp, yıkım ve yerinden edilmeden başka bir şey kazanmadığımız yeni destek macerasına son verme konusundaki duruşumuzdan geri dönüş yok" ifadelerini kullandı.