Washington ve Pekin arasında ticaret görüşmeleri sürüyor

Washington ve Pekin arasında ticaret görüşmeleri sürüyor
TT

Washington ve Pekin arasında ticaret görüşmeleri sürüyor

Washington ve Pekin arasında ticaret görüşmeleri sürüyor

ABD'li ve Çinli üst düzey müzakereciler, Salı günü ticaret görüşmeleriyle ilgili sonraki adımları belirlemek üzere telefon görüşmeleri yaptı. Öte yandan Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılması beklenen zirvenin tarihinin henüz belirlenmediğini açıkladı.
Çin'in resmi haber ajansı Xinhua’nın haberine göre ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve  ABD Ticaret Temsilcisi Robert Laitheiser, Çin Merkezi Maliye ve Ekonomi Liderlik Grubu Ofisi Direktörü ve Başbakan Yardımcısı Liu He ile ticaretle ilgili “kilit meseleleri” tartışmak üzere telefon görüşmesi yaptılar. Xinhua’nın kısa haberinde telefon görüşmelerinde “bir sonraki adımların” konuşulduğu belirtilirken daha fazla detay verilmedi.
Çin ile ABD arasındaki karşılıklı olarak değeri toplam 360 milyar doları aşan ürünlere ağır vergilerin uygulanmasıyla sonuçlanan ticaret anlaşmazlığı, piyasalarda aylardır devam eden bir gerginlik yarattı. Her iki taraftan da üst düzey müzakereciler, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan “ateşkesin” sona ermesi nedeniyle, Çin ürünlerine gümrük tarifelerinin uygulanacağı Cuma gününden önce anlaşmaya varılmasını istiyor.
Zirvenin tarihi henüz belirlenmedi
Öte yandan Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Başkan Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi’nin katılacakları ticaret zirvesi için henüz bir tarih belirlenmediğini ve ticaret müzakerelerinin hala devam ettiğini söyledi.
Başkan Trump daha önce, iki ülke arasındaki bir ticaret anlaşmasına varabilmek için Çinli mevkidaşıyla bu ay Florida'daki Mar-a-lago golf kulübünde bir zirve yapılabileceğini dile getirmişti. Ancak zirvenin yapılacağı tarihi açıklamak için henüz erken olduğunu belirten Sanders, iki lider arasındaki zirveye ilişkin bir gelişme olduğunda bilgi vereceklerini söyledi.
Trump ile Şi arasında telefon görüşmesi yapılıp yapılmadığını bilmediğini açıklayan Beyaz Saray Sözcüsü, Trump’ın ABD için yararı olmayacak bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini vurguladı. Sanders, Trump’ın geçen ay Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yaptığı zirvenin başarılı olmamasının, Pekin'deki konumlarını zayıflatmayacağını belirterek, “Bu mantıksız. Anlaşmanın iyi ve ABD’nin çıkarları doğrultusunda olması halinde bir anlaşma imzalayacaktır. Ancak iyi bir anlaşma olmadığını hissederse, imza atmaya değmeyeceğini düşünecektir. Başkan, herhangi bir anlaşmanın çıkarlarımıza uygun olmasını, ticaretin adil ve karşılıklı yapılmasını, fikri mülkiyetimizin korunmasını ve güvence altına alınmasını sağlayacaktır” dedi.
Anlaşma sağlanırsa, doğalgaz ithalata tekrar başlayacak
Öte yandan Çin Ulusal Petrol Şirketi'nden (CNPC) bir yetkili, ABD ile doğalgaz (LNG) konusundaki görüşmelerin devam ettiğine işaret ederek, “Çin'in LNG talebi, iki ülke arasındaki ticari anlaşmazlığın çözümünde ABD ile daha fazla işbirliği yapılmasına yol açıyor” şeklinde konuştu.
Çin, ABD ile arasındaki ticaret anlaşmazlığının ardından geçtiğimiz yıl ABD'den LNG ithal etmeyi bıraktı. CNPC Genel Müdür Yardımcısı Ho Chi-Jun, Pazartesi günü CERAWeek 2019 enerji konferansında yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticari anlaşmazlık çözüldüğünde ABD'den yapılan petrol ve LNG ithalatının artabileceğini söyledi. Ho, bunun ticaret ilişkilerinin iyileşmesine ve ticaret açığının azaltılmasına katkıda bulunacağını da sözlerine ekledi.
Çin'in LNG talebinin 2030 yılına kadar her yıl ortalama yüzde 8 oranında artmasının beklendiğine işaret eden Ho, CNPC’nin, ABD’li LNG tedarikçileri ile görüşmelerde bulunduğunu da sözlerine ekledi. Ho, dünyanın en büyük petrol ve LNG üreticilerinden biri olan ABD ile en büyük tüketicisi Çin arasında işbirliği ihtiyacı olmasının doğal olduğuna dikkati çekti.
Hava kargo taşımacılığı krizden olumsuz etkileniyor
Öte yandan Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nden (IATA) Salı günü yapılan açıklamada, Çin ile ABD arasındaki gerginliğin bu yıl hava kargo taşımacılığı sektörünü vuracağı belirtilerek, gümrük tarifelerinin küresel ekonomiyi olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekildi.
IATA’nın hava kargo taşımacılığı sektörü için büyüme tahminlerini önemli ölçüde azaltması, iki ekonomi devi arasındaki ticaret savaşının etkilerinin son göstergesi oldu. IATA, geçtiğimiz Aralık ayında yüzde 3.7 olan hava kargo taşımacılığı büyüme tahminini yarıya indirerek yüzde 2 olarak duyurdu.
IATA CEO’su Alexandre de Juniac’ın, Singapur'da gazetecilere yaptığı açıklamaya göre hava kargo taşımacılığı sektörü sadece Ocak ayında yüzde 1.8 oranında küçülme gösterdi. IATA Baş Ekonomisti Brian Pearce ise açıklamasında, “Küresel ticarette bir sorunla karşı karşıyayız. Sınır ötesi ticaret büyük ölçüde zayıfladı. Bu durum taşımacılık sektörüne büyük zarar veriyor” şeklinde konuştu. Bununla birlikte hava kargo taşımacılığı sektöründeki büyümenin, İngiltere’nin AB’den çıkışı (Brexit) konusundaki belirsizlik ve genel korumacılıktan olumsuz yönde etkilendiği belirtildi.
Her ne kadar ABD'li ve Çinli yetkililer, ticaret anlaşmazlığına ilişkin çözüm arayışında ilerleme kaydettiklerini söyleseler de Washington ve Pekin'den yapılan çelişkili açıklamalar, bir anlaşmaya varma tarihinin belirsizliğini koruduğunu ortaya koydu.



Boeing: Suudi Arabistan’ı havacılık ve turizm alanında küresel merkez haline getirmek için stratejik bir ortaklık kuruyoruz

(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)
(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)
TT

Boeing: Suudi Arabistan’ı havacılık ve turizm alanında küresel merkez haline getirmek için stratejik bir ortaklık kuruyoruz

(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)
(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)

Boeing, Suudi Arabistan’daki varlığını güçlendirmeyi hedeflediğini ve bölgede büyüme için önemli fırsatlar gördüğünü açıkladı. Şirket, Suudi Arabistan ile iş birliğinin artık yalnızca uçak tedarikiyle sınırlı olmadığını, Krallık’ın havacılık ve turizm alanında küresel merkez olma hedefini destekleyen uzun vadeli bir ortaklığa dönüştüğünü belirtti.

Boeing’in Ortadoğu Satış ve Ticari Pazarlama Başkan Yardımcısı Omar Arekat yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan pazarının ABD dışındaki en önemli pazarlardan biri olduğunu ifade etti. Arekat, ülkede artan filo yenileme ihtiyacı ve hava taşımacılığı ağlarının genişlemesinin talebi yükselttiğini, bunun da Suudi pazarını şirket için stratejik bir konuma taşıdığını vurguladı.

Dönüşümü desteklemek

Arekat, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın havacılık sektöründe yürüttüğü dönüşüme destek verdiklerini ve ülkeyle uzun yıllara dayanan iş birliğinin artık daha derin ve stratejik bir aşamaya geçtiğini bildirdi. Şirket, yaklaşık 80 yılı aşan ortaklığın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedeflerinin hız kazanmasıyla yeni bir evreye girdiğini ifade etti.

Açıklamada, farklı model uçakları kapsayan ve 140’tan fazla uçağı içeren siparişlerin bu büyümenin önemli bir göstergesi olduğu belirtildi. Bu siparişler arasında Boeing 787 Dreamliner ve Boeing 737-8 modellerinin yer aldığı aktarıldı. Boeing yetkilileri, söz konusu genişlemenin Suudi Arabistan’ın küresel hava bağlantılarını güçlendirdiğini ve daha düşük yakıt tüketimi ile emisyon sağlayan uçaklar sayesinde sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğini vurguladı.

fbgrtyn
 Boeing’in Ortadoğu Satış ve Ticari Pazarlama Başkan Yardımcısı Omar Arekat (Boeing)

Ayrıca Vizyon 2030 kapsamında havacılık sektörünün artık entegre bir stratejik sistem haline geldiği, ekonomik çeşitlendirme ve yerel içerik artırma hedefleri doğrultusunda yeniden yapılandırıldığı ifade edildi. Bu dönüşümün bakım ve onarım hizmetlerine olan talebi artırdığı, aynı zamanda havacılıkla bağlantılı yerel tedarik zincirleri ve sanayi alanlarının gelişmesine de katkı sağladığı belirtildi.

Bakım hizmetlerinin yerelleştirilmesi

Boeing, bu kapsamda yerel ortaklıklarını genişlettiğini ve bakım ile motor onarım süreçlerinin Suudi Arabistan içinde yürütülmesi yönünde adımlar attığını açıkladı. Şirket ayrıca, sektörde kullanılan alüminyum ve titanyum gibi temel malzemelerin üretimine yönelik ilk aşama imalat fırsatlarını da Suudi şirketleriyle birlikte değerlendirdiğini bildirdi. Bu adımların, sanayi alanında daha yüksek öz yeterlilik ve sürdürülebilir yerel kapasite oluşturmayı hedeflediği belirtildi.

Arekat, Boeing 787 Dreamliner uçaklarının Riyad Havayolları (Riyadh Air) filosuna teslim edilmesini, Suudi Arabistan’ın gelecekteki havacılık ağının inşasında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Arekat, bu uçakların uzun menzilli uçuş kapasitesi ve yüksek operasyon verimliliği sayesinde Riyad’dan farklı kıtalara doğrudan seferlerin mümkün hale geldiğini ve şehrin küresel bir havacılık merkezi olma hedefini desteklediğini ifade etti.

fd vfd
Boeing 737 model uçak (Boeing)

Arekat ayrıca, hava bağlantılarındaki genişlemenin ekonomik açıdan önemli bir kaldıraç etkisi oluşturduğunu vurguladı. Buna göre artan bağlantı ağı; turizmin canlanmasına, yatırımların çekilmesine, ticaretin kolaylaşmasına ve yolcu ile iş trafiğinin artmasıyla birlikte doğrudan ve dolaylı istihdam olanaklarının büyümesine katkı sağlıyor.

Küresel merkez

Boeing, Suudi Arabistan’ın havacılıkta küresel merkez olma hedefini hızlandıran unsurlardan biri olarak Riyad Havayolları ile kurulan ortaklığı gösterdi. Şirket, bu iş birliğinin altyapı geliştirme, nitelikli insan kaynağı temini ve düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesi gibi bazı zorluklara rağmen stratejik önem taşıdığını belirtti. Söz konusu alanlardaki eksikliklerin, kamu ve özel sektör ile akademik kurumlar arasında daha güçlü bir iş birliği için fırsat oluşturduğu ifade edildi.

Arekat, jeopolitik gelişmelere rağmen Suudi Arabistan ve bölgedeki hava yolu talebinin güçlü bir şekilde artmaya devam ettiğini söyledi. Bu büyümenin, büyük ölçekli altyapı yatırımları ve uzun vadeli kalkınma stratejileriyle desteklendiğini, sektörün ekonomik temellerinin ise küresel dalgalanmalara rağmen sağlam kaldığını vurguladı.

Arekat ayrıca, bu ivmenin Boeing’i Suudi pazarındaki varlığını genişletmeye yönelttiğini belirtti. Şirketin, taşıma kapasitesinin artırılması ve yerel yetkinliklerin geliştirilmesine destek vererek Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda daha esnek ve çeşitlendirilmiş bir havacılık sektörü oluşmasına katkı sağlamayı amaçladığı ifade edildi.

İnsan faktörü

Boeing, yetenek geliştirme alanında insan kaynağına yapılan yatırımın şirket stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Arekat, şirketin akademik iş birlikleri ve yerel eğitim programları aracılığıyla eğitim ve bilimsel araştırmaları desteklediğini belirtti. Ayrıca 2012 yılından bu yana toplumsal girişimlere yapılan yatırımın 60 milyon riyali aştığını ifade etti.

efvbef
Boeing, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na katıldı. (Şarku’l Avsat)

Arekat, Suudi hava yolu şirketleriyle kurulan ortaklıkların, ülkenin küresel tedarik zincirleri içindeki konumunu güçlendirmede kritik rol oynadığını söyledi. Bu kapsamda dijital çözümler, veri analitiği ve operasyonel uzmanlıkların kullanılmasıyla verimliliğin artırıldığı ve yolcu deneyiminin iyileştirildiği belirtildi. Arekat, bu çalışmaların Suudi Arabistan’ın bölgesel bir havacılık hizmetleri ve sanayi merkezi olma hedefini desteklediğini ve Vizyon 2030 doğrultusunda sektörün dönüşümüne katkı sağladığını bildirdi.


Katar, savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazından ilk LNG sevkiyatını yaptı

Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
TT

Katar, savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazından ilk LNG sevkiyatını yaptı

Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)

Katar’dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan bir tanker, İran ile savaşın başlamasından bu yana bölgeden gerçekleştirilen ilk sevkiyat olarak Hürmüz Boğazı’nı geçti.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten derlediği gemi takip verilerine göre ayın başlarında Katar’daki Ras Laffan ihracat terminalinde yüklenen Al Kharaitiyat adlı tanker boğazı terk etti ve şu anda Umman Körfezi’nde bulunuyor.

Veriler, geminin bir sonraki varış noktasının Pakistan olduğunu gösteriyor.

Görünüşe göre tanker, İran tarafından onaylanan ve Hürmüz Boğazı’ndan İran kıyısı boyunca uzanan kuzey rotasını kullandı.

London Stock Exchange Group verilerine göre Katar LNG tankeri Al Kharaitiyat, Katar’daki Ras Laffan limanından ayrıldıktan sonra Cumartesi günü Pakistan’ın Qasim Limanı’na doğru Hürmüz Boğazı’na yöneldi.

Bu geçiş, İran ile savaşın başlamasından bu yana bir Katar LNG tankerinin boğazdan yaptığı ilk geçiş olarak kaydedildi.

Reuters’a konuşan kaynaklar, Katar’ın bu LNG kargosunu Pakistan’a sattığını ve işlemin iki ülke hükümetleri arasında yapılan bir anlaşma kapsamında gerçekleştiğini söyledi.

Kaynaklara göre İran, Katar ve Pakistan arasındaki güveni artırmak amacıyla sevkiyata onay verdi.

Anlaşmaya yakın bir kaynak, Reuters’a Pakistan’ın gaz sıkıntısını hafifletmek için sınırlı sayıda LNG tankerinin boğazdan geçişine izin verilmesi konusunda İran ile görüşmeler yürüttüğünü aktardı.

Ayrıca İran’ın bu süreçte yardım sağlamayı kabul ettiği ve tarafların ilk geminin güvenli geçişi için koordinasyon içinde olduğu belirtildi.

Katar, Pakistan’ın başlıca LNG tedarikçileri arasında yer alıyor.

London Stock Exchange Group verilerine göre, Marshall Adaları bayraklı ve “Qatar Gas Transport Company (Nakilat)” tarafından işletilen tankerin kapasitesi 211 bin 986 metreküp.

Reuters’a konuşan bir kaynak, daha önce İran Devrim Muhafızları’nın 6 Nisan’da Hürmüz Boğazı’na doğru ilerleyen iki Katar LNG tankerini—“Al Thumama” ve “Rasheeda”—durdurduğunu ve gemilerin herhangi bir açıklama yapılmadan oldukları yerde beklemeleri emrini aldığını söyledi.

Katar, dünyanın en büyük ikinci LNG ihracatçısı konumunda olup sevkiyatlarının büyük kısmı Asya’daki alıcılara gidiyor.

İran saldırılarının Katar’ın LNG ihracat kapasitesinin yüzde 17’sini aksattığı, onarım çalışmalarının ise yıllık 12,8 milyon tonluk üretimde 3 ila 5 yıl sürecek kesintilere yol açmasının beklendiği bildirildi.


Aramco beklentileri aştı: İlk çeyrekte düzeltilmiş gelir 33,6 milyar dolara ulaştı

Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
TT

Aramco beklentileri aştı: İlk çeyrekte düzeltilmiş gelir 33,6 milyar dolara ulaştı

Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)

Saudi Aramco, 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü operasyonel esnekliği ve küresel dalgalanmalara karşı yüksek hazırlık seviyesi sayesinde analist beklentilerini belirgin şekilde aşan olağanüstü bir finansal performans sergiledi.

Şirketin pazar günü yayımladığı mali sonuçlar açıklamasına göre, düzeltilmiş net gelir yaklaşık yüzde 26 artarak 33,6 milyar dolara (126 milyar riyal) yükseldi. Böylece analistlerin 109 milyar riyal seviyesindeki ortalama beklentisi aşılmış oldu. Geçen yılın aynı döneminde şirketin düzeltilmiş net geliri 99,8 milyar riyal seviyesindeydi.

Şirket ayrıca, sürdürülebilir ve artan getiri sağlama stratejisi doğrultusunda 21,89 milyar dolar (82,08 milyar riyal) tutarında temel temettü dağıtımını onayladı. Bu adım, nakit akışlarına ve finansal yapısının gücüne duyulan güveni yansıtıyor.

Sonuçlar, Aramconun karmaşık jeopolitik koşullara rağmen operasyonel faaliyetlerden 30,7 milyar dolar düzeyinde nakit akışı üretme kapasitesini koruduğunu da ortaya koydu.

Şirketin güçlü büyümesi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını etkileyen mevcut jeopolitik gelişmelere karşı dayanıklılığını teyit etti. “Doğu-Batı” petrol boru hattının tam kapasiteyle işletilmesi kapsamında yapılan stratejik altyapı yatırımları, küresel piyasalara enerji akışının sürdürülmesinde ve enerji şokunun etkilerinin hafifletilmesinde kritik rol oynadı. Bu durum şirketin küresel enerji güvenliği açısından güvenilir ortak konumunu daha da güçlendirdi.

bgrbgrbg
Cidde’de bulunan ve Saudi Aramco şirketine ait bir petrol tesisi olan Kuzey Cidde Terminali’ndeki depolama tankları (AP)

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine uyguladığı abluka ve ABD-İsrail çatışmasının enerji arzını daraltarak fiyatları yükseltmesi üzerine Aramco, doğu kıyısındaki ham petrol akışını Kızıldeniz’deki Yenbu Limanı’na yönlendirdi.

Aramco Başkanı ve CEO’su Mühendis Amin Nasser, “Günlük 7 milyon varil kapasiteye ulaşan Doğu-Batı boru hattımız, küresel enerji şokunun etkilerini hafifleten hayati bir tedarik damarı olduğunu kanıtladı” dedi. Nasser, “Güvenilir enerji arzı kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Ham petrol fiyatları yılın ilk çeyreğinde şubat başındaki 60 dolar seviyelerinden mart ayında varil başına 100 doların üzerine çıktı. Bu yükselişte İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının küresel enerji krizine yol açması etkili oldu.

Finansal Verilerin Analizi

Ayrıntılara göre düzeltilmiş net gelir 33,6 milyar dolar (125,97 milyar riyal) seviyesine ulaşarak analistlerin 31,16 milyar dolarlık ortalama tahminini geride bıraktı. Bu rakam, tek seferlik kalemler, ikame maliyetleri, bazı türev araçlardaki gerçeğe uygun değer dalgalanmaları ve finansman giderleri gibi toplamda yaklaşık 1,06 milyar dolar (3,96 milyar riyal) tutarındaki muhasebe etkileri hariç tutulduktan sonra şirket operasyonlarının gerçek performansını yansıtıyor. Söz konusu veriler, şirketin Suudi finans piyasası platformunda yayımlanan sonuçlarında yer aldı.

Net kâr, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 25’in üzerinde artarak 25,51 milyar dolardan (95,68 milyar riyal) 32,04 milyar dolara (120,13 milyar riyal) yükseldi. Artışta ham petrol satışlarındaki yükseliş ve fiyat artışları etkili oldu.

Hissedarlara ait net gelir de yıllık bazda yüzde 25,5 artış kaydederek 32,04 milyar dolara ulaştı.

Bu yükselişin temel nedeni, toplam gelirlerin yüzde 7 artarak 115,49 milyar dolara (433,10 milyar riyal) çıkması oldu. Artış; ham petrol, rafine ürünler ve petrokimya ürünlerindeki fiyat yükselişi ile satılan ham petrol ve kimyasal ürün miktarlarındaki artıştan kaynaklandı. Satışlara bağlı diğer gelirler de 34,14 milyar riyale ulaştı.

sdfvbfrb
Amin Nasser, “Aramco”nun önceki bir etkinliğinde konuşma yaparken (Reuters)

Çeyreklik bazda bakıldığında ise şirketin net kârı 2025’in son çeyreğine göre yüzde 72,9 yükseldi. Kâr 18,53 milyar dolardan 32,04 milyar dolara çıktı. Bu güçlü büyümede kâr marjlarındaki iyileşme ve işletme maliyetlerindeki düşüş etkili oldu. Gelir vergisi ve zekât yükümlülükleri artsa da şirket, arama-üretim ile rafineri ve petrokimya sektörlerindeki verimlilik artışı sayesinde maliyet dalgalanmalarını yönetmeyi başardı.

Finansal yapı açısından Aramco, özkaynaklarını yıllık yüzde 3,9 artırarak 408,46 milyar dolara (1,5 trilyon riyal) yükseltti. Hisse başına kâr 0,13 dolar (0,50 riyal) olarak gerçekleşti. Bu da şirketin sürdürülebilir temettü politikasını sürdürme kapasitesine duyulan güveni artırdı.

Nakit Akışı ve Finansal Yapı

Şirket, faaliyetlerden 30,7 milyar dolar (115,2 milyar riyal) düzeyinde nakit akışı elde etti. Serbest nakit akışı ise geçen yılki 19,2 milyar dolardan 18,6 milyar dolara (69,9 milyar riyal) geriledi. Bu düşüşte, faaliyet sürekliliğini sağlamak amacıyla işletme sermayesinde yapılan 15,8 milyar dolarlık (59,1 milyar riyal) stratejik artış etkili oldu.

Şirket ayrıca güçlü sermaye yapısını koruyarak borçluluk oranını yüzde 3,8’den yüzde 4,8’e çıkardı. Ortalama yatırım sermayesi getirisi yüzde 20,7 olarak gerçekleşti ve bu durum varlık yönetimindeki etkinliği ortaya koydu.

Temettü ve Gelecek Büyüme Planları

Yönetim kurulu, güçlü performans doğrultusunda ilk çeyrek için 21,9 milyar dolar (82,1 milyar riyal) tutarında temel temettü dağıtımını açıkladı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 3,5 artış anlamına geliyor. Ödemelerin yılın ikinci çeyreğinde yapılması planlanıyor.

Uzun vadeli büyümeyi güvence altına almak isteyen şirket, ilk çeyrekte üretim kapasitesini artırmak ve kritik altyapısını güçlendirmek amacıyla 12,1 milyar dolar (45,4 milyar riyal) sermaye harcaması gerçekleştirdi.

Operasyonel Esneklik ve Kriz Yönetimi

Sonuçları değerlendiren Amin Nasser, şirketin performansının güçlü operasyonel hazırlığını ve mevcut jeopolitik ortamın karmaşıklığına uyum sağlama kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.

Nasser, günlük 7 milyon varil kapasiteyle çalışan Doğu-Batı boru hattının petrol ve ürün akışını küresel pazarlara ulaştıran hayati bir arter haline geldiğini belirtti. Bu hattın, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kısıtlamalarından etkilenen müşterilere destek sağladığını ve küresel enerji şokunun etkilerini hafiflettiğini ifade etti.

“Son gelişmeler, petrol ve doğal gazın enerji güvenliği ile küresel ekonominin sürdürülebilirliği açısından temel önemini açıkça ortaya koyuyor” diyen Nasser, “Tüm zorluklara rağmen ‘Aramco’, gelişmiş yerel altyapısı ve küresel ağı sayesinde stratejik önceliklerine odaklanmayı sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

Nasser, Reuters’a yaptığı açıklamada ise dünyanın son iki ayda yaklaşık 1 milyar varil petrol kaybettiğini söyledi. Enerji akışının yeniden başlaması durumunda bile sistemin normale dönmesinin zaman alacağını belirten Nasser, “Hedefimiz basit: Sistem üzerindeki baskıya rağmen enerji akışının sürmesini sağlamak” dedi.