BM, Lübnan ordusunun güneydeki varlığını güçlendirmek istiyor

Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 12 Mart’ta BM Genel Sekreter Yardımcısı ve beraberindeki heyet ile görüştü (Dalati ve Nahra)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 12 Mart’ta BM Genel Sekreter Yardımcısı ve beraberindeki heyet ile görüştü (Dalati ve Nahra)
TT

BM, Lübnan ordusunun güneydeki varlığını güçlendirmek istiyor

Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 12 Mart’ta BM Genel Sekreter Yardımcısı ve beraberindeki heyet ile görüştü (Dalati ve Nahra)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 12 Mart’ta BM Genel Sekreter Yardımcısı ve beraberindeki heyet ile görüştü (Dalati ve Nahra)

Birleşmiş Milletler (BM), Lübnan ve İsrail arasındaki deniz sınırını belirlemek için herhangi bir girişimin yokluğunda bölgede istikrar ve Lübnan ordusu ile Güney Lübnan’daki BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) arasında işbirliği sağladıktan sonra güneydeki Lübnan ordusunu harekete geçirmeye ve deniz kabiliyetlerini geliştirmeye çalışıyor.
Söz konusu yöneliş, BM Barış Gücü Operasyonları’ndan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean Pierre Lacroix’in bu hafta başlarındaki Beyrut ziyareti sırasında daha da güçlendi. Fransız yetkili, ziyareti kapsamında 12 Mart’ta Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Başbakan Saad Hariri ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil ile bir araya geldi. Lübnanlı yetkililer, Lacroix’in Lübnan’daki varlığından ve Lübnan makamlarıyla mevcut işbirliğinden duydukları memnuniyeti dile getirirken, Lübnan Cumhurbaşkanının UNIFIL’e verdiği desteğe dikkati çekti.
Bakanlık kaynaklarına göre Lacroix de ziyareti sırasında 1701 sayılı BM kararına yönelik bağlılığını yineledi. Kaynaklara göre toplantıda, Lübnan ordusu ve UNIFIL arasındaki mevcut işbirliği ele alınırken, güneydeki orduyu daha da güçlendirme çağrısı yapıldı. Aynı şekilde güneyde devam eden eğitim ve ortak güce de dikkat çekildi.
Kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığına göre Jean Pierre Lacroix, BM’nin Lübnan ordusunun UNIFIL deniz kuvvetlerine katılımını güçlendirme arzusunu dile getirirken, taraflar arasındaki mevcut işbirliğinden memnuniyet duyduğunu belirtti.
UNIFIL, güney deniz sınırının belirlenmesi konusunda yetkili olmamasına rağmen Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Lacroix ile ekonomik bölgedeki Lübnan sınırı meselesini de ele aldı. Kaynaklar ise deniz sınırı konusunda herhangi bir yeni girişim olacağı iddialarını reddetti.
Mişel Avn, Jean Pierre Lacroix’i kabulü sırasında Lübnan ordusu ve güneyde faaliyet gösteren (ve sınır bölgesinde güvenlik ve istikrarın güçlenmesine katkı sağlayan) uluslararası güçler arasındaki mevcut yakın işbirliğinden söz etti. Avn, konuya ilişkin yapılan önerilere rağmen Lübnan’ın özel ekonomik bölgedeki deniz sınırının belirlenmesi için hala İsrail ile karşı karşıya olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı, İsrail’in Lübnan’ın egemenliğine yönelik ihlallerini durdurma gerekliliğine de dikkati çekti.
Lübnan’daki UNIFIL Komutanı Stefano Del Col ve Lübnan’daki BM Genel Sekreteri Jan Kubis’in de eşlik ettiği Lacroix, BM’nin UNIFIL’ın çalışmaları başta olmak üzere Lübnan hükümetiyle çeşitli alanlarda işbirliğinin önemine değindi. Fransız yetkili, söz konusu işbirliğinin özellikle yeni hükümetin kurulması sonrasında giderek daha da güçlendiğini belirterek, ordunun sınırdaki barışı korumak üzere oynadığı role değindi.
Lacroix, “Lübnan makamları ve BM kuvvetleri arasındaki ilişki, özellikle de onlarca yıldır Güney Lübnan’daki varlığımız dolayısıyla bizim açımızdan esastır. Bu durum, Lübnan makamlarıyla birlikte ele aldığımız bazı sorunların var olmasına rağmen, durumu sakinleştirmeye katkı sağladı. Bu nedenle Lübnan Devleti ve güneydeki yerel makamlar ve aynı zamanda halk ile işbirliğine büyük bir önem veriyoruz. Bu da hareket özgürlüğümüz ve duruma karşı yaklaşımımız aracılığıyla uluslararası kararlar uyarınca gerekli görevlere saygı duymamızı ve bu görevleri yerine getirmemizi sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Özellikle Lübnan ordusuyla olan işbirliğinin, askıdaki bazı önemli sorunların varlığına rağmen güneydeki durumu sakinleştirdiğini söyleyen Fransız yetkili, “Yeni hükümetle bu işbirliğinin devam etmesinden mutluluk duyuyoruz. İşbirliği, UNIFIL’ın faaliyet gösterdiği alanlarda ordunun da varlığını güçlendirerek Lübnan için önemli projelere ivme kazandıracak bir fırsat teşkil ediyor” şeklinde konuştu. Lacroix ayrıca, UNIFIL ve BM’nin Lübnan’a verdiği desteğin yenilenmesinden duydukları memnuniyeti de dile getirdi.
Öte yandan BM heyeti, Baabda Sarayı’ndan ayrılarak Cibran Basil ile görüşmek üzere Dışişleri Bakanlığına yöneldi. Toplantı sonrasında Jean Pierre Lacroix, “Güney Lübnan halkı ve yerel makamlarla temas halindeyiz. Çalışma alanlarımızdaki sakin durumu korumaya çalışıyoruz. Aktif ve destekleyici rolümüzü sürdüreceğiz. Aynı şekilde Lübnan makamlarıyla da görüşmelerimizin odak noktası olan iyi işbirliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Çalışma alanlarımızda Lübnan ordusunun varlığının nasıl güçlendirileceği ve Lübnan donanmasının kapasitesinin nasıl arttırılacağı da dahil, bir dizi önemli meselede ilerleme kaydetmek için yeni hükümetin kurulması sonrasında da ilişkilerimize devam etmek ve bu konuda destekleyici bir rol oynamak istiyoruz” dedi.
Lacroix, hükümet sarayında Başbakan Saad Hariri ile görüşmesi sonrasında da “başbakanın, kendi ve hükümetin UNIFIL’e olan desteğini dile getirdiğini” belirtti. Fransız yetkili, “Lübnan’ın güneyinde faaliyet gösteriyoruz. Bu bölgedeki insanları iyi tanıyoruz. Onlarla, yerel ve Lübnan’daki ulusal makamlarla, ülkedeki güvenlik güçleriyle ve silahlı kuvvetlerle yıllardır birlikte çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Lacroix sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu durum, bizim açımızdan çok önemlidir. Çünkü eğer bu işbirliğine sahip olmazsak görevlerimizi de yerine getiremeyiz veya bu barışçıl işbirliğini sürdürmeye katkıda bulunamayız. Lübnan’da yeni bir hükümetin varlığı, güneydeki Lübnan silahlı kuvvetlerinin güçlendirilmesi, Lübnan’daki silahlı kuvvetlerin deniz kapasitelerinin arttırılması ve güneydeki Lübnan kuvvetlerinin sayısındaki artışın dikkatle sürdürülmesi konularında bazı projelerle ilerleme sağlanabilir. Bu durum bizim için çok önemli. Çünkü Lübnan makamları ve güvenlik güçleriyle bir kez daha çalışıyoruz ve bu düzeyde daha fazlasını yapmak için sabırsızlanıyoruz”.



YPJ’nin Suriye'deki rolü ne olacak? Şam yönetimiyle müzakereler sürüyor

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
TT

YPJ’nin Suriye'deki rolü ne olacak? Şam yönetimiyle müzakereler sürüyor

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ), Suriye savaşı sırasında ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) saflarında savaştı ve ülkenin kuzey ve doğusunun geniş bölümünde DEAŞ'ın bölgeden çıkarılmasına yardımcı oldu.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığı habere göre Beşşar Esed'in 2024'ün sonlarında devrilmesi ve silahlı muhalif saflarda yer alan İslamcı savaşçıların öncülüğündeki yeni hükümetin göreve gelmesinden beri birliklerin geleceği belirsizliğini koruyor.

fgthy
SDG Lideri Mazlum Abdi, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile birlikte 25 Ağustos 2026'da Şam'daki Halk Sarayı'nda televizyondan yayımlanan konuşma öncesinde, (AFP)

Yeni yönetim, daha önce dağınık ve bağımsız şekilde faaliyet gösteren silahlı grupları devlet kurumlarına entegre etmeye çalıştı. Geçen hafta SDG, kendisini resmen feshettiğini açıklarken, lideri Mazlum Abdi Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın danışmanı olarak atandı. SDG'nin bazı mensupları da Savunma Bakanlığı'na katıldı.

Ancak yeni Suriye Savunma Bakanlığı'nda kadın savaşçılar yer almıyor. YPG lideri Newroz Ahmed, geçen hafta Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaptığı görüşmelerde, kendisine kadın savaşçılarının orduda yerinin olmayacağının bildirildiğini söyledi.

gthyju
Newroz Ahmed, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'da Reuters'a röportaj verirken - 31 Ağustos

Ahmed, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'daki bir askeri üste Reuters'a yaptığı açıklamada, “Orduya katılmak istedik, çünkü güçlerimiz kendilerini bir tugay veya bağımsız bir tabur şeklinde düzenli biçimde korumalarını sağlayacak deneyim ve yeterliliğe sahip” dedi. Ahmed, “Temel şartımız, bu gücün düzenli bir yapı içinde olması, farklı yerlere dağıtılmaması ve küçük gruplar halinde konuşlandırılmamasıydı. Bu öneriyi reddettiler” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı'nda rol mü?

YPG, şu anda örgütlü bir savaş gücü olarak varlığını sürdürmesini sağlayacak alternatif formül bulmak amacıyla Suriye İçişleri Bakanlığı ile görüşmeler yürütüyor.

Görüşmeler, yeni yönetimin on yılı aşkın süren iç savaşın sona ermesinin ardından Suriye'nin güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

İçişleri Bakanlığı bünyesinde hâlihazırda turizm polisi aracılığıyla kadın personel bulunuyor. Bu yılın başlarında, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Suriye merkezi yönetiminin, YPG’li kadın savaşçıların İçişleri Bakanlığı'na bağlı bu kadın birimine katılmasını önerdiğini belirtmişti.

Ancak kaynaklar, YPJ’nin bu öneriyi reddettiğini doğrularken, birlik sözcüsü de kendilerine böyle bir teklif yapıldığını yalanladı.

Newroz Ahmed, Reuters'a yaptığı açıklamada, “Kadın Koruma Birlikleri”nin bunun yerine İçişleri Bakanlığı'na bağlı özel operasyon güçlerine katılmayı önerdiğini söyledi. Ahmed, bu birimin kendi güçlerinin yetenekleriyle daha fazla örtüştüğünü ve erkeklerin ağırlıkta olduğu güvenlik güçlerinde kadınların temsilinin artırılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

gh
YPJ mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında - 22 Ağustos (Reuters)

Ahmed, “İçişleri Bakanlığı ile konuyu görüştüğümüzde, güçlerimizde bin 500'den fazla kadın savaşçı bulunduğunu söyledik ve bu gücün tamamının entegre edilip edilmeyeceğini sorduk” dedi. Ahmed, yanıtı “önümüzdeki günlerde” almayı beklediğini ifade etti.

Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıkları, görüşmeler hakkında Reuters'ın sorularını henüz cevaplamadı. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba ise cuma günü Rudaw'a yaptığı açıklamada, “Kadın Koruma Birlikleri” mensubu kadın savaşçıların bakanlık saflarında memnuniyetle karşılanacağını söyledi, ancak üstlenecekleri muhtemel role ilişkin ayrıntı vermedi. El-Baba ayrıca birliklerin Suriye'nin tamamında konuşlandırılacağını ve tek bir coğrafi bölgeyle sınırlandırılmayacağını ifade etti.

JPJ’nin geleceği meselesi, bu gücü çatışma yıllarında büyük mücadelelerle elde edilen siyasi ve toplumsal kazanımların sembolü olarak gören çok sayıda Kürt kadın açısından daha geniş önem taşıyor.

JPJ mensubu 20 yaşındaki Josko Siyager, “Kadınları her zaman zayıf olarak görüyorlar... Biz gücümüzü erkeklerden almıyoruz, mevcut devletten de almıyoruz... Elbette özel bir statümüzün olmasını istiyoruz ve bu konuda ısrar ediyoruz” dedi.

YPG’ye bağlı bir birliğe komuta eden 31 yaşındaki Binaber Baran ise Suriye anayasasının bu güçlerin rolünü açıkça güvence altına alması gerektiğini düşünüyor. Baran, “Bugüne kadar hiçbir zaman birilerinin bizi savunmasını beklemedik... Biz kadınlar kendimizi savunduk” ifadelerini kullandı.


Cezayir, Tanezruft Çölü'ndeki askeri kışlayı uyuşturucu kaçakçıları için cezaevine dönüştürüyor

Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
TT

Cezayir, Tanezruft Çölü'ndeki askeri kışlayı uyuşturucu kaçakçıları için cezaevine dönüştürüyor

Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)

Cezayir, hayat şartları açısından dünyanın en zorlu bölgelerinden biri olan Tanezruft Çölü'nde bulunan bir askeri kışlayı, uyuşturucu kaçakçıları için yüksek güvenlikli cezaevine dönüştürecek. Karar, Cezayir Cumhurbaşkanlığı tarafından dün açıklandı.

Karar, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun başkanlığında düzenlenen Yüksek Güvenlik Konseyi toplantısında alındı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, yeni cezaevinin “uyuşturucu baronları ve satıcılarına” tahsis edileceği belirtildi ancak başka ayrıntı verilmedi.

Yetkililer ayrıca, birçok ülkede bulunan kurumlara, örneğin ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi'ne (DEA), benzer şekilde uyuşturucuyla mücadele konusunda uzmanlaşmış bir güvenlik birimi kurulmasına karar verdi.

Açıklama, yaklaşık 46 milyon nüfusa sahip, Akdeniz'e kıyısı bulunan ve yaklaşık 6 bin 400 kilometrelik kara sınırına sahip Cezayir'de uyuşturucu kaçakçılığındaki artış konusunda yetkililerin uyarılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.

Şarku’l Avsat’ın Ulusal Uyuşturucuyla Mücadele ve Bağımlılık Dairesi'nin verilerinden aktardığına göre Cezayir'de uyuşturucu bağımlılarının sayısı 2024 yılında 3 milyonu aştı.

Yetkililer düzenli olarak geniş çaplı uyuşturucu operasyonları ve ele geçirmeler gerçekleştirildiğini duyuruyor. 21 Ağustos'ta, psikotropik bir madde olan pregabalin içeren 10 milyondan fazla kapsülün yanı sıra 33 kilogramdan fazla kokain ele geçirildiği açıklandı. Operasyon, rekor miktarda uyuşturucunun ele geçirildiği bir baskın olarak nitelendirildi.

Cezayir'in Mali sınırında, ülkenin güneybatı ucunda bulunan Tanezruft, neredeyse tamamen ıssız bir çöl bölgesi. Yaz aylarında sıcaklıkların 50 santigrat dereceyi aşabildiği bölge, Sahra Çölü'nün en izole ve zorlu kesimlerinden biri olarak kabul ediliyor.


Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik planı engelledi

Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
TT

Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik planı engelledi

Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)

Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik bir planı, Esed rejiminin kalıntıları ile Hizbullah'a bağlı faaliyet gösteren bir güvenlik ağını çökerterek engelledi.

Yargı kaynakları, “Şarku’l Avsat”a yaptıkları açıklamada, ağın üyelerinden 5 kişinin (3 Suriyeli ve 2 Lübnanlı) gözaltına alındığını bildirdi. Kaynaklara göre ağ, Suriye'den savaşçıları kuzey sınırı üzerinden Lübnan'a sokuyor, ardından bu kişileri Beyrut'un güney banliyölerine ve daha sonra Baalbek-Hermel bölgesindeki bir eğitim kampına götürüyordu.

Kaynaklar, gözaltına alınanlar arasında eski Suriye rejimindeki güvenlik birimlerinden birinin sorumluluğunu üstlenmiş olan Suriyeli Albay Menaf Ali Safi'nin de bulunduğunu belirtti.

Kaynaklar ayrıca ağın elinde el bombaları, makineli tüfekler ve keskin nişancı tüfeklerinin de bulunduğu silah ve mühimmatın ele geçirildiğini belirtti.

Gözaltına alınanların, “Hacı Alaa” olarak bilinen bir kişinin yönetimindeki Hizbullah mensupları ve kadroları tarafından eğitildiklerini kabul ettikleri kaydedildi. Şüpheliler, eğitimlerin kamuoyuna açıklanan amacının “mevcut Suriye güçlerinin Lübnan'ın Bekaa bölgesine yönelik olası bir saldırısına karşı hazırlık yapmak” olduğunu öne sürdü.

Kaynaklar, ağın eski Suriye ordusunda tümgeneral olan Muhammed Cabir tarafından yönetildiğini vurguladı. Moskova'da bulunan Cabir'in, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e yakınlığıyla bilindiği ifade edildi.