Boeing krizi uçak seferlerini nasıl etkiler?

Phoenix Sky Harbor Uluslararası Havalimanı’nda Southwest havayolu şirketine ait park halindeki bir Boeing 737 Max 8 tipi uçak. (AFP)
Phoenix Sky Harbor Uluslararası Havalimanı’nda Southwest havayolu şirketine ait park halindeki bir Boeing 737 Max 8 tipi uçak. (AFP)
TT

Boeing krizi uçak seferlerini nasıl etkiler?

Phoenix Sky Harbor Uluslararası Havalimanı’nda Southwest havayolu şirketine ait park halindeki bir Boeing 737 Max 8 tipi uçak. (AFP)
Phoenix Sky Harbor Uluslararası Havalimanı’nda Southwest havayolu şirketine ait park halindeki bir Boeing 737 Max 8 tipi uçak. (AFP)

Endonezya’daki Line Air havayolu şirketine ait Boeing 737 Max tipi yolcu uçağının 189 kişinin ölümüne yol açan kazasından 5 ay sonra, geçen pazar günü yaşanan ve 157 kişinin ölümüne neden olan bir başka uçak kazası daha gerçekleşmişti. Ardından dünyanın dört bir yanından ülkeler ve havayolu şirketleri, Boeing 737 Max tipi uçakların seferlerini durdurma kararı almıştı.
Bloomberg, kazaların ardından yaşanan Boeing krizinin uçak seferlerini nasıl etkileyeceğine dair bir rapor yayınladı. Raporda, krize ilişkin ortaya atılan bazı soruların cevapları verildi...
1 - Uçuşum krizden etkilenir mi?
Boeing 737 Max tipi uçakların şu anda küresel havayolu uçak filosunda önemli bir yeri olmasına rağmen uçak seferleri krizden büyük olasılıkla etkilenmeyecek. Boeing, şubat ayının sonunda dünyanın dört bir yanındaki havayollarına ve kiralama şirketlerine 376 adet uçak teslim etti. Küresel havayolu filosunda en son istatistiklere göre 24 bin 400 uçak var.
2 -  Havayolları çalışmalarını nasıl sürdürecek?
Boeing 737 Max’in eski modelleri de dahil olmak üzere havayolları farklı tiplerdeki uçaklarla çalışmalarını sürdürebilir. Havayolları ayrıca yolcuları aynı varış noktasına giden diğer uçuşlara da aktarabilir.
3 - Kriz havaalanlarında kaos yaratır mı?
Her ne kadar şu ana kadar havaalanlarında büyük çapta bir kaos rapor edilmemiş olsa da söz konusu tipteki uçaklar uzun süre kullanım dışı kalırsa kaos olasılığı artabilir.
4 - Yolcular uçağın tipini nasıl öğrenebilir?
Seyahat edenlerin rezervasyon ayrıntılarını öğrenmek için biletlerini iyice kontrol etmeleri gerekiyor. İnternet üzerinden yapılan rezervasyonlarda ise birçok site uçağın modelini belirterek yolcunun uçuşuna dair ayrıntıları öğrenmesini sağlıyor.
5 - Kriz ne kadar sürer?
Bu durum, uçağın kara kutularının incelenmesi, raporun açıklanması ve varsa gerekli önlemlerin alınmasına bağlı. Etiyopya Havayolları’nın bugün Twitter’daki resmi hesabından yapılan açıklamada uçağın kara kutularının incelenmek üzere Fransa’ya gönderileceği belirtildi. Kaza Soruşturma Dairesi’nden Etiyopyalı bir heyetle Paris’e gönderilecek olan uçuş veri kaydedicisini ve kokpit ses kayıt cihazını incelemeye alması tüm dünyanın beklediği bir adım.
6 - ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) krize nasıl bakıyor?
FAA yaptığı açıklamada kazanın nedenini belirmek için henüz erken olduğuna işaret ederek mevcut veriler ışığında sistematik bir performans sorunu görmediklerini duyurdu.
7 - Uçuş yasağı ne zaman kaldırılır?
Havacılık yetkilileri söz konusu uçağın güvenli olduğunu ispatlayacak kanıtlar arıyor. Bunun için 737 Max tipi uçağın kara kutularının inceleme raporunun yayınlanması lazım. Ardından Boeing ve ABD’li yetkililerden uçağın seferlerinin tamamen güvenli hale getirilmesi için alınacak önlemler konusunda onay alınması da gerekiyor.
Tartışmalar sürerken ABD Başkanı Donald Trump dün gece Boeing 737 Max tipi uçakların ABD hava sahasını kullanmalarının yasaklandığını duyurdu. Başkan Trump, emrin derhal uygulanması talimatı verirken Boeing Şirketi, 737 Max tipi uçakları seferlerinin geçici olarak yasaklanması kararını desteklediğini açıkladı.



Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.


Rusya, Ukrayna'yı ikinci kez hipersonik füzeyle vurdu

Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)
Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)
TT

Rusya, Ukrayna'yı ikinci kez hipersonik füzeyle vurdu

Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)
Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Washington'dan Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik yeni saldırılarda nükleer savaş başlığı taşıyabilen orta menzilli balistik füze kullanmasına yanıt vermesini istedi.

Moskova, Kiev'de en az dört kişinin ölümüne neden olan Ukrayna'ya yönelik yoğun gece bombardımanı sırasında Oreşnik hipersonik füzesini ikinci kez kullandığını doğruladı. Ukrayna, bu saldırıları Avrupa için “ciddi bir tehdit” ve Batı için bir “sınama” olarak değerlendirdi.

Avrupa Birliği'nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas, Rusya'nın saldırısını kınayarak, Başkan Putin'in barış istemediğini ve Moskova'nın diplomasiye daha fazla füze ve yıkımla yanıt verdiğini söyledi.

Kallas, Rusya'nın Oreşnik füzelerini kullanmasının Ukrayna'ya karşı açık bir gerilimi artırma ve Avrupa ile Amerika'ya bir uyarı olduğunu ifade etti.

Kallas, AB üye ülkelerine hava savunma sistemlerini güçlendirmeleri çağrısında bulundu.


Trump: Çin ve Rusya'ya Venezuela'da olmalarını istemediğimizi bildirdim

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen toplantıda Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Exxon Mobil CEO'su Darren Woods'u dinliyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen toplantıda Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Exxon Mobil CEO'su Darren Woods'u dinliyor (AFP)
TT

Trump: Çin ve Rusya'ya Venezuela'da olmalarını istemediğimizi bildirdim

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen toplantıda Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Exxon Mobil CEO'su Darren Woods'u dinliyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen toplantıda Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Exxon Mobil CEO'su Darren Woods'u dinliyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasının ardından, hangi petrol şirketlerinin Venezuela'da faaliyet göstereceğine kendi yönetiminin karar vereceğini söyledi. Trump, bu şirketlerin Latin Amerika ülkesindeki faaliyetlerinin güvenliğini sağlayacağına söz verdi.

Beyaz Saray'da düzenlenen toplantıda enerji şirketi yöneticilerine yaptığı açıklamada Trump, “Hangi petrol şirketlerinin pazara gireceğine, hangilerinin girmesine izin vereceğimize karar vereceğiz ve onlarla bir anlaşma imzalayacağız” dedi.

Maduro'nun iktidarı döneminde yabancı petrol şirketleri için hiçbir güvenlik garantisi olmadığını belirten Trump, “Ama şimdi tam bir güvenlik var. Venezuela bugün tamamen farklı bir ülke” diyerek, şirketlerin muhatabının Karakas değil Washington olacağını ifade etti.

ABD'nin “Venezuela'daki geçici yetkililerle koordineli olarak, bizim iznimiz olmadan Venezuela'dan ayrılan bir petrol tankerini gözaltına aldığını” açıkladı. Tanker şu anda Venezuela'ya geri dönüyor.

Tankerdeki petrolün “bu tür satışlar için özel olarak hazırladığımız enerji anlaşması kapsamında pazarlanacağını” belirtti. “Şu anda Venezuela'yı yönetenlerle iyi ilişkilerimiz var” diye vurguladı.

Enerji Bakanı Chris Wright ve İçişleri Bakanı Kristi Noem'in önümüzdeki hafta petrol şirketlerinin temsilcileriyle bir araya geleceğini belirten Trump, Beyaz Saray toplantısına petrol sektöründe faaliyet gösteren 17 şirketin yetkililerinin katıldığını ifade etti.

Trump, çok önemli bir açıklama yaparak, “Rusya ve Çin'e Venezuela'da olmalarını istemediğimizi bildirdim... Çin, bizden ve Venezuela'dan istediği kadar petrol satın alabilir” ifadesini kullandı.

ABD başkanı, muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi María Corina Machado'nun Venezuela yönetiminde rol oynayabileceği ihtimalini dışlamadı.

Öte yandan Trump, yönetimi tarafından uzun süredir eleştirilen solcu Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun önümüzdeki ay Beyaz Saray'ı ziyaret edeceğini duyurdu ve ilişkiler konusunda iyimser olduğunu ifade etti.

Birkaç gün önce Trump, Venezüella'nın lideri Nicolás Maduro'yu deviren askeri operasyonun ardından Kolombiya cumhurbaşkanını tehdit eden Beyaz Saray, çarşamba günü Petro ile telefonda görüştükten sonra tutumunu değiştirmiş görünüyor.

Truth Social'da şöyle yazdı: “Kolombiya ve Amerika Birleşik Devletleri için her şeyin yolunda gideceğinden eminim, ancak Amerika Birleşik Devletleri'ne kokain ve diğer uyuşturucu maddelerin akışı durdurulmalıdır.”

Trump, İran'daki duruma da değindi ve “İran büyük bir sıkıntı içinde. Bana öyle geliyor ki, halk bazı şehirlerin kontrolünü ele geçiriyor, ki bu birkaç hafta önce kimsenin olabileceğini düşünmediği bir şeydi.” Trump, “İran insanları öldürmeye başlarsa Amerika müdahale edecek” dedi.

Trump Suriye konusunda, “Suriye hükümeti ile Kürtler arasında barış” görmeyi umduğunu ifade etti.

Grönland ile ilgili olarak ise, “Grönland'ı nazikçe ya da zorla ele geçireceğiz... Grönland'ı ele geçirirsek daha iyi savunabiliriz” ifadelerini kullandı.