Yeni Zelanda katliamının intikamını almak isteyen Arnavut tutuklandı

Yakalandıktan sonra Vaban Amiti (AFP)
Yakalandıktan sonra Vaban Amiti (AFP)
TT

Yeni Zelanda katliamının intikamını almak isteyen Arnavut tutuklandı

Yakalandıktan sonra Vaban Amiti (AFP)
Yakalandıktan sonra Vaban Amiti (AFP)

ABD vatandaşlığı bulunan Arnavut asıllı 21 yaşındaki Vaban Amiti, terör eylemi planlama gerekçesiyle Montana’daki bir mahkemede hâkim karşısına çıkarıldı.
Bozeman Chronicle gazetesinin haberine göre şahıs, DEAŞ örgütünü desteklediği ve Suriye’ye gitme planı içinde olduğundan FBI tarafından takip ediliyordu. Yeni Zelanda katliamının intikamını almak istediğini belirten Amiti, FBI tarafından suç işlemeye yakın olduğu gerekçesiyle tutuklandı.
Gazetenin haberine göre polis onu atış eğitimi yaptığı sırada tutukladı. FBI ajanları, Arnavut asıllı Amiti’nin Suriye’ye gitmek için para topladığını ayrıca ABD’de sinagog, askeri merkezler ve iş bulma kurumlarına yönelik saldırı planı yaptığını belirtti.
NBC televizyonu, Amiti’nin kendisi ile irtibata geçen ajanla diyaloğunda Yeni Zelanda katliamıyla ilgili video görüntüleri istediğini ve çok öfkeli olduğunu belirterek, “Olayın intikamını almak için hiç ayırt etmeden rastgele saldıracağım” dedi.
AP’nin haberine göre Amiti’nin avukatı John Rhodes, müvekkilini serbest bırakmak için çalıştığını söyledi ancak avukatın daha fazla bilgi vermekten kaçındığı aktarıldı. FBI’dan bir görevli, hâkim karşısında Amiti ile ilk kez 2018 yılında irtibat kurduklarını daha sonraki görüşmelerde DEAŞ’I destekleyen yorumlar yaptığını açıkladı.
Ajanla görüşmelerinde sık sık DEAŞ’ı desteklediği ve Irak ya da Suriye’de savaşmak istediğini söyleyen zanlı önce ABD’de bir eylem gerçekleştirmek istediğini söylese de daha sonraki görüşmelerde kendisine vatandaşlık verdiği için bu görüşünden vazgeçtiğini belirtti.
FBI ajanının belirttiğine göre, Amiti geçen ay aile sorunlarından dolayı hayattan nefret ettiğini söyleyerek, New York’tan Montano’ya taşındı ve burada bir iş buldu. Ajan, Amiti’nin Montano’ya taşınır taşınmaz silah almak için çaba gösterdiğini söyledi.



Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılar sürüyor... Pakistan'dan İran'ın dini liderine mesaj

Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılar sürüyor... Pakistan'dan İran'ın dini liderine mesaj
TT

Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılar sürüyor... Pakistan'dan İran'ın dini liderine mesaj

Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılar sürüyor... Pakistan'dan İran'ın dini liderine mesaj

Körfez suları ve Hürmüz Boğazı'nda düşük yoğunluklu çatışmalar sürüyor. ABD güçleri, İran'a ait insansız hava araçlarını düşürdüğünü açıkladı. Bu gelişme, ABD'nin bir gün önce Hürmüz Boğazı'ndaki adalarda bulunan radar sistemlerini hedef alan saldırılar düzenlemesinin ardından yaşandı. İran Dışişleri Bakanlığı ise Washington'u ateşkes anlaşmasını ihlal etmek ve üç aydan uzun süredir devam eden arabuluculuk çabalarını baltalamakla suçladı.

Pakistan İçişleri Bakanı, Pakistan Genelkurmay Başkanı ile Başbakanı tarafından İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'e gönderilen ve "önemli" olarak nitelendirilen bir mesajı iletti.

Lübnan cephesinde ise İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alan ve iki subay ile bir askerin hayatını kaybetmesine yol açan hava saldırısı, ülkenin güneyindeki dengeleri yeniden değiştirdi. Söz konusu saldırı, İsrail'in kademeli olarak geri çekilmesi ve Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanmasını öngören bir anlaşmanın hemen ardından gerçekleşti.

Saldırının, Lübnan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rudolf Heykel'in, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir'in daveti üzerine Pakistan'a gerçekleştirdiği ziyaretle aynı döneme denk gelmesi de dikkat çekti.


Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ABD-İran müzakerelerinin en ağır sınavı oldu

Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ABD-İran müzakerelerinin en ağır sınavı oldu

Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)

İran ile ABD dün insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle karşılıklı saldırılar gerçekleştirdi. Bu gelişme, iki taraf arasındaki donuk ateşkesin şimdiye dek geçirdiği en ağır sınav oldu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İran makamlarıyla koordinasyon sağlamaksızın Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 4 petrol tankeri olduğunu açıkladı ve uyarıların ardından tankerlerden birinin durdurulduğunu bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'ın Kuveyt, Bahreyn ve Hürmüz Boğazı istikametinde fırlattığı 6 balistik füze ile 4 İHA’yı engellediğini duyurdu. Yedinci bir füzenin hedefine ulaşamadığını belirten CENTCOM'un açıklamasını, Kuveyt ordusunun ve Bahreyn Savunma Bakanlığı'nın iki ülkenin hava sahasına giren onlarca füzeyi bertaraf ettiklerine dair açıklamaları izledi.

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını ‘en güçlü ifadelerle’ bir kez daha kınadı ve bu saldırıların bölgesel ve uluslararası güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), ‘İran'ın terör eylemlerini sürdürmesinin barışı baltalama isteğinin bir kanıtı’ olduğunu ifade etti.

Müzakere cephesinde ise Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, Tahran ile Washington arasındaki arabuluculuğu yeniden başlatmak amacıyla İranlı yetkililerle görüşmeler yapacağını açıkladı.

Diğer taraftan Washington'da ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un, olası bir anlaşma halinde İran'ın nükleer maddelerine ilişkin hazır planlar geliştirmek amacıyla 100 nükleer uzmanla ‘gizli bir toplantı’ yaptığı ortaya çıktı.


İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alması tüm dengeleri alt üst etti

İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
TT

İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alması tüm dengeleri alt üst etti

İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)

İsrail’in Lübnan ordusunu hedef alan ve iki subay ile bir erin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan hava saldırısı, ülkenin güneyindeki tüm dengeleri alt üst etti. Saldırı, İsrail'in kademeli olarak çekilmesini ve Lübnan ordusunun güneye konuşlanmasını öngören bir anlaşmanın hemen ardından gerçekleşti. Üstelik saldırı, Lübnan Genelkurmay Başkanı General Rudolf Heykel'ın Pakistanlı mevkidaşı Mareşal Seyyid Asım Münir'in daveti üzerine Pakistan'ı ziyaret ettiği sırada yaşandı.

İsrail ordusu saldırıyı kabul ederek soruşturma başlatıldığını açıkladı. Lübnan ordusu ise saldırıyı ‘düşmanca ve vahşice’ olarak nitelendirerek saldırının ‘istikrarın yeniden tesisine ve kapsamlı ateşkese ulaşmaya yönelik çabaları sabote etmeyi amaçladığını’ savundu.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, saldırının ‘Lübnan egemenliğine ve uluslararası hukuk ile normlara açık bir ihlal’ olduğunu belirterek ülkenin güneyinde istikrar ve güvenliği tehdit eden ‘devam eden gerginliğin’ bir parçası olduğunu vurguladı. Meclis Başkanı Nebih Berri ise "Bu suç, hiçbir şekilde İsrail'in meşrulaştırmaya çalıştığı gibi bir hata ya da kaza değil” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan, kardeş Lübnan Cumhuriyeti'ne yönelik süregelen İsrail saldırganlığını en güçlü ifadelerle kınıyor ve Lübnan'ın egemenliğini ile ordusunu hedef almayı kesinlikle reddediyor” ifadeleri yer aldı. Suudi Arabistan, güvenliğini ve istikrarını tehdit eden her durumda Lübnan’la ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu teyit etti.