DEAŞ’lı mahkumlar için Alman-Amerikan ihtilafı

Fotoğraf (AFP)
Fotoğraf (AFP)
TT

DEAŞ’lı mahkumlar için Alman-Amerikan ihtilafı

Fotoğraf (AFP)
Fotoğraf (AFP)

Taliban hükümetinin 2001'deki yenilgisinden sonra El Kaide militanlarının Afganistan içlerine dağılmasından sonra benzeri bir durumun tekrarlanmaması için ABD yetkilileri defalarca hem Irak’ta hem de Suriye’deki mahkumların Avrupa ülkelerine gizlice girmemeleri için yargılanmaları gerektiğini vurguluyor.
Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Lien Pentagon’da DEAŞ’lı yabancı militanların kaderini tartıştı. AFP DEAŞ militanlarının durumunun Washington ile Berlin arasında anlaşmazlığa neden olduğunu aktardı. Alman Bakan ABD'li yetkililerle görüşmesi sonrasında gazetecilere verdiği demeçte şunları söyledi: “Her bir vakayı ayrı ayrı ele alacağımızı bir kez daha vurguladım. Asıl sorunun bölgede terörist faaliyetler hakkında kanıt toplamak olduğuna ikna olduk” dedi.
Alman Savunma Bakanı gazetecilerle yaptığı görüşmede, Suriye’deki ABD kuvvetlerinin bulunması konusundaki memnuniyetini belirtti. Bakan, ABD güçlerinin bölgede yeterince uzun süre kalacaklarını ve DEAŞ’a karşı oluşturulan Uluslararası Koalisyon’un tüm üyelerinin terörle mücadeleye odaklandığını vurguladı.
ABD kaynakları, Beyaz Saray'ın, Irak’ın kuzeyi ve Suriye’nin doğusundaki kamplarda tutulan DEAŞ militanlarından ve ailelerinden yüzlerce gözaltının geleceğini incelemek için Savunma, Güvenlik, Dışişleri ve Adalet Bakanlıkları temsilcilerinden oluşan gizli bir komite kurduğunu aktardı.
Komitenin amacı ise Afganistan’da yaşanan terör fenomeninin tekrarlanmaması. Taliban’ın Kabil’den uzaklaştırılmasının ardından El Kaide militanları Afganistan’ın kırsal kesimlerine dağılmış ve daha büyük bir terör tehdidi ortaya çıkmıştı.
The Washington Post gazetesi, gizli komitenin esir olarak tutulan DEAŞ militanlarının vatandaşı oldukları ülkelere dönüşleri, adil biçimde yargılanmaları ve ailelerinin akıbeti gibi konuları ele aldığını belirtti.



Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ABD-İran müzakerelerinin en ağır sınavı oldu

Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ABD-İran müzakerelerinin en ağır sınavı oldu

Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)

İran ile ABD dün insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle karşılıklı saldırılar gerçekleştirdi. Bu gelişme, iki taraf arasındaki donuk ateşkesin şimdiye dek geçirdiği en ağır sınav oldu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İran makamlarıyla koordinasyon sağlamaksızın Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 4 petrol tankeri olduğunu açıkladı ve uyarıların ardından tankerlerden birinin durdurulduğunu bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'ın Kuveyt, Bahreyn ve Hürmüz Boğazı istikametinde fırlattığı 6 balistik füze ile 4 İHA’yı engellediğini duyurdu. Yedinci bir füzenin hedefine ulaşamadığını belirten CENTCOM'un açıklamasını, Kuveyt ordusunun ve Bahreyn Savunma Bakanlığı'nın iki ülkenin hava sahasına giren onlarca füzeyi bertaraf ettiklerine dair açıklamaları izledi.

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını ‘en güçlü ifadelerle’ bir kez daha kınadı ve bu saldırıların bölgesel ve uluslararası güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), ‘İran'ın terör eylemlerini sürdürmesinin barışı baltalama isteğinin bir kanıtı’ olduğunu ifade etti.

Müzakere cephesinde ise Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, Tahran ile Washington arasındaki arabuluculuğu yeniden başlatmak amacıyla İranlı yetkililerle görüşmeler yapacağını açıkladı.

Diğer taraftan Washington'da ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un, olası bir anlaşma halinde İran'ın nükleer maddelerine ilişkin hazır planlar geliştirmek amacıyla 100 nükleer uzmanla ‘gizli bir toplantı’ yaptığı ortaya çıktı.


İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alması tüm dengeleri alt üst etti

İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
TT

İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alması tüm dengeleri alt üst etti

İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)

İsrail’in Lübnan ordusunu hedef alan ve iki subay ile bir erin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan hava saldırısı, ülkenin güneyindeki tüm dengeleri alt üst etti. Saldırı, İsrail'in kademeli olarak çekilmesini ve Lübnan ordusunun güneye konuşlanmasını öngören bir anlaşmanın hemen ardından gerçekleşti. Üstelik saldırı, Lübnan Genelkurmay Başkanı General Rudolf Heykel'ın Pakistanlı mevkidaşı Mareşal Seyyid Asım Münir'in daveti üzerine Pakistan'ı ziyaret ettiği sırada yaşandı.

İsrail ordusu saldırıyı kabul ederek soruşturma başlatıldığını açıkladı. Lübnan ordusu ise saldırıyı ‘düşmanca ve vahşice’ olarak nitelendirerek saldırının ‘istikrarın yeniden tesisine ve kapsamlı ateşkese ulaşmaya yönelik çabaları sabote etmeyi amaçladığını’ savundu.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, saldırının ‘Lübnan egemenliğine ve uluslararası hukuk ile normlara açık bir ihlal’ olduğunu belirterek ülkenin güneyinde istikrar ve güvenliği tehdit eden ‘devam eden gerginliğin’ bir parçası olduğunu vurguladı. Meclis Başkanı Nebih Berri ise "Bu suç, hiçbir şekilde İsrail'in meşrulaştırmaya çalıştığı gibi bir hata ya da kaza değil” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan, kardeş Lübnan Cumhuriyeti'ne yönelik süregelen İsrail saldırganlığını en güçlü ifadelerle kınıyor ve Lübnan'ın egemenliğini ile ordusunu hedef almayı kesinlikle reddediyor” ifadeleri yer aldı. Suudi Arabistan, güvenliğini ve istikrarını tehdit eden her durumda Lübnan’la ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu teyit etti.


Washington: Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi tehdit eden iki İran İHA’sı düşürdü

Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)
Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)
TT

Washington: Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi tehdit eden iki İran İHA’sı düşürdü

Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)
Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)

ABD ordusu bugün Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi tehdit ettiğini ileri sürdüğü iki İran insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda "Bugün Ortadoğu'daki ABD kuvvetleri Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğini tehdit eden iki adet tek kullanımlık İran İHA’sını düşürdü" ifadelerini kullandı.

CENTCOM ayrıca ‘ABD kuvvetlerinin İran saldırganlığına karşı kendini savunmaya devam etmek için tam teyakkuz ve hazırlık halinde olduğunu’ vurguladı.

CENTCOM cuma akşamı Hürmüz Boğazı'na doğru hareket eden dört İran İHA’sını düşürdüğünü, ardından İran'ın kıyı gözetleme radar mevzilerini vurduğunu açıklamıştı.

İran ise buna karşılık olarak ABD'nin müttefikleri Kuveyt ve Bahreyn'deki askeri tesislere füze fırlattığını duyurdu. ABD ordusu, altı balistik füzeyi düşürdüğünü, yedinci bir füzenin ise hedefi ıskaladığını bildirdi.