Yaşasın Tunus Partisi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor

Yaşasın Tunus Partisi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor
TT

Yaşasın Tunus Partisi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor

Yaşasın Tunus Partisi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor

Tunus Başbakanı Yusuf Şahid’in desteklediği Yaşasın Tunus Partisi Genel Koordinatörü Selim el-Azabi, birçok şehirde düzenlenen kuruluş konferanslarının ilk aşamasının sona erdiğini açıkladı. El-Azabi, 27 Ocak’ta resmen ilan edilen partinin, 6 Ekim’de yapılması kararlaştırılan parlamento seçimlerine ve 17 Kasım’da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık süreci kapsamında 13 seçim dairesinde (toplamda 33) siyasi yapılara odaklandığını belirtti.
Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Divanı başkanı görevinden alınan el-Azabi, bu konferansları düzenlemenin asıl amacının, tüm yetkinlikleri benimsemek, bunları bir bütünlük ve uyum çerçevesinde parti faaliyetlerine dahil etmek olduğunu belirtti.
Söz konusu konferanslar, 28 Nisan’da Yaşasın Tunus Partisi’nin ilk seçim konferansına yönelik hazırlıkların bir parçası olarak sayılıyor.
Yaklaşan parlamento seçimleriyle ilgili son anketlere göre parti, üst sıralardaki İslamcı Nahda Hareketi ile güçlü bir şekilde rekabet ediyor. Bu açıdan Nahda Hareketi liderleri, Nida Partisi ile eski koalisyonun enkazları üzerinde bu yeni partiyle siyasi bir ittifak yapmaya hazırlanıyor. Bu çerçevede el-Azabi, Yusuf Şahid’in “yeni partinin siyasi lideri olarak” gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmak için parti adayı olabileceğini söyledi. Selim el-Azabi ayrıca, Cumhurbaşkanı Baci Kaid el-Sibsi’ye partinin kuruluş konferansında “onur konuğu” olma daveti sunulduğuna dikkati çekerek, Yaşasın Tunus Partisi’nin siyasi liderinin Yusuf Şahid olduğunu vurguladı.
Öte yandan Essam el-Şabi liderliğindeki Cumhuriyetçi Parti, Halil el-Zaviye liderliğindeki Demokratik Çalışma ve Özgürlükler Forumu ve Fevzi el-Şerefi liderliğindeki Sosyal Demokrat İlerleme Partisi başta olmak üzere muhalif partilerden oluşan bir grup, Tunus’taki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinden birkaç ay önce oluşan mevcut siyasi atmosferi eleştirdi.
Söz konusu partiler, Yusuf Şahid’in liderliğindeki mevcut rejimin başarısızlığından söz ederken, her düzeyde askıda kalmış sorunların ele alınması gerektiğini belirtti. Kasbah Partisi ve Raşid el-Gannuşi liderliğindeki Nahda Hareketi arasında olan siyasi anlaşmalar da şiddetle eleştirildi.
Aynı şekilde Cumhuriyetçi Parti Başkanı Essam el-Şabi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Nida Partisi’nin sert düşüşünün ardından iktidar rejiminin de düşüşü, toplumsal durumu daha da tırmandırıyor” diyerek, gelecek seçimlerin söz konusu durumu değiştirmek için bir fırsat olduğunu belirtti.
Mustafa bin Cafer tarafından kurulan Demokratik Çalışma ve Özgürlükler Forumu da parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en iyi koşullarda yapılması amacıyla elverişli ve sağlam bir atmosfer oluşturulması için iktidar koalisyonun siyasi iradeye sahip olmamasına dair endişelerini dile getirdi.



Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.