​Trump, seçim kampanyalarında en fazla bağışı toplayan isim oldu

Trump başkanlık yarışına erken girmesi nedeniyle önümüzdeki seçimler için en fazla bağışı topladı. (AFP)
Trump başkanlık yarışına erken girmesi nedeniyle önümüzdeki seçimler için en fazla bağışı topladı. (AFP)
TT

​Trump, seçim kampanyalarında en fazla bağışı toplayan isim oldu

Trump başkanlık yarışına erken girmesi nedeniyle önümüzdeki seçimler için en fazla bağışı topladı. (AFP)
Trump başkanlık yarışına erken girmesi nedeniyle önümüzdeki seçimler için en fazla bağışı topladı. (AFP)

ABD vergi komitesinin bu yılın ilk çeyreğindeki ilk kampanya fonu raporunu açıklamasından bu yana siyasi adaylar arasındaki rekabet arttı. Adaylar raporlara göre seçim belgelerini yeniden hazırlamaya başladı. Raporlara göre ABD Başkanı Donald Trump, mart ayına kadar 30 milyon dolar toplarken aynı dönem içinde Demokrat Parti’den Bernie Sanders’ın topladığı meblağ 18 milyon dolar oldu.
2020 Başkanlık seçimlerine adaylığını oldukça erken duyuran Trump böylece kampanyası için en büyük miktarı toplayan isim oldu. Trump, önceki başkanların aksine 2017’de göreve geldiğinin ikinci günü aday olacağını açıklayarak seçimlerden çok daha önce fon toplayan ilk ABD Başkanı olma unvanını elde etti.
Kampanya fonu raporları, adayların güçleri ve açıklanan adaylar arasındaki fon durumu hakkında daha açık bir tablo elde etmek için önemli bir kriter olarak biliniyor. Her ne kadar adaylar hakkında hüküm vermek için henüz vakit erken olsa da taraflar arasındaki rekabet ilerleyen zamanlarda artabilir. Fakat toplanan bağış mikarları, maliyetli olması beklenen seçimlerde her adayın gücüne işaret ediyor.
2019’un ilk çeyreğinde 30 milyar dolardan fazla bağış toplayan Trump, kampanya başından bu yana toplamda 41 milyon dolar topladı. Raporlara göre, 60 milyar doların üzerinde olan Başkan Trump’ın kampanyası diğer adayları geçerek kendisini ilk sıraya taşıdı.
Trump, bağımsız Vermont Senatörü olan 77 yaşındaki Sanders ve eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’i hedef alarak yaptığı açıklamada “Çılgın Bernie Senders ve uyuyan Joe Biden… Bu iki isim muhtemelen ülke tarihindeki en iyi ekonomiye öncülük eden adayla karşı karşıya gelecek” dedi.
Senatör Bernie Sanders Demokrat aday grubuna liderlik yapıyor. Demokrat kanadın 10 ay sonra Iowa eyaletinde düzenlenecek toplantının ardından başkan adayını belirlemesi bekleniyor.
Sanders, aldığı fonların sadece yüzde 27’sini harcayarak ilk çeyreği 15.,7 milyon dolarla kapattı. Senatör ve eski Kalifornia eyalet Başsavcısı Kamala Harris, Sanders’in ardından ikinci sırada yer alarak şimdiye kadar 12 milyon dolar bağış topladı ve bunun yaklaşık yüzde 36’sını harcadı. İlk çeyreği 9 milyon dolarla kapattı. Bu fon sağlamadaki gücünün, 2020’nin şubat ayına kadar yeterli olacağını gösteriyor.
ABD Başkanlık seçiminde Demokrat Parti aday adaylarından Beto O'Rourke, ilk çeyreğin sonlarında başkanlık yarışına girdi ve 18 günde 9,4 milyon dolar bağış toplayarak büyük bir başarı sağladı. Sanders gibi fonların yüzde 27’sini harcayarak bankada 6,8 milyon dolar bıraktı.
Yarışa hazırlanan Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren yeterli fonu elde edemedi. İlk çeyrekte 6 milyon dolar fon toplayan Warren, bu fonun 5,2 milyon dolarını harcadı.
Bir diğer Demokrat aday olan Kirsten Gillibrand, 2020 başkanlık yarışı kampanyası için 3 milyon dolar ile mevcut senatörler arasında en düşük rakamı topladı. New York Times’ın haberine göre, Gillibrand’ın en düşük fonu toplama sebepleri arasında 2017'de cinsel tacizle suçlanan Senatör Al Franken'e istifa etmesi için yaptığı baskı var.
Söz konusu mali raporlar, başkan adaylarının kampanyalarının desteklenmesi için büyük bağışçılara yönelmesi gerektiğini işaret ediyor. Bu, seçim kampanyalarını destekleyen iş adamları ve ekonomik şirketlerin çoğunu etkileyen ABD- İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) Konferansı’nın büyük demokrat adaylar tarafından boykot edildiğinin açıklanması nedeniyle zor olabilir.
Üst düzey destekçilerin bağışçılara hizmet veren politikalar ve hedefler doğrultusunda başkan adayları seçim programlarını değiştirmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Bu durum, başkanlık seçimlerinde son dönemece girilmeden adayların saha dışında kalmasına ya da kaybetmelerine neden olabilir.



İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)

İran resmi haber ajansı IRNA, İran ile ABD arasında yeni bir görüşme planlanmadığını aktardı. Haber, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamasının ardından geldi.

IRNA, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta bulunan İran heyetine yakın bir kaynağın, heyetin “ABD ile müzakere yapma niyetinde olmadığını” söylediğini aktardı.

Trump ise pazar günü Axios’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde yeniden açma önerisini reddetmesinden bir gün sonra İran ile görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlamasını beklediğini söylemişti.

IRNA, “İran’ın görüş ve tutumlarının geçen salı günü Katarlı bir arabulucu aracılığıyla ABD tarafına açık ve net şekilde iletildiğini” bildirdi. İran heyetinin salı günü Tahran’a döneceği belirtildi.

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı ABD denizaltılarının avlanma alanı

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın yalnızca kapalı olmadığını, aynı zamanda “ABD denizaltılarının avlandığı bir yer” olduğunu ileri sürdü.

Muhibbi, pazartesi sabaha karşı IRNA tarafından yayımlanan mesajında, “Hürmüz Boğazı yalnızca kapalı değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından ABD denizaltılarının avlandığı bir yerdir” ifadelerini kullandı.

Muhibbi ayrıca, “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish denizaltısıydı. Son derece gelişmiş, otonom şekilde hareket eden, sonar cihazları ve hassas bir navigasyon sistemiyle donatılmış insansız bir denizaltı. Değeri milyonlarca dolar” dedi.

Tahran geçen hafta çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için bir plan sunmuştu.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip olan su yolu, yaklaşık yedi ay önce başlayan ve çıkmaza giren ABD-İran çatışmasının temel başlıklarından biri konumunda. İran o tarihten bu yana boğazı fiilen kapalı tutarken Washington da İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD-İran arasında dolaylı görüşme ihtimali

Axios ise konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Washington ile Tahran arasında pazartesi gününden itibaren dolaylı görüşmeler yapılabileceğini bildirdi. Bu ihtimal, ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerden birkaç gün sonra gündeme geldi.

İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ön koşul olarak tüm cephelerde, Lübnan da dahil olmak üzere, yedi gün boyunca çatışmaların durdurulmasını, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Donald Trump ise cumartesi günü Tahran’ın bu önerisini reddetti.

ABD, Hürmüz Boğazı’nda daha sonra bazı gemilerin saldırıya uğramasına rağmen 1 Eylül’den bu yana İran’a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemedi.


Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.