Kasım Süleymani, ABD ile müzakereleri reddediyor

Kasım Süleymani, ABD ile müzakereleri reddediyor
TT

Kasım Süleymani, ABD ile müzakereleri reddediyor

Kasım Süleymani, ABD ile müzakereleri reddediyor

Kasım Süleymani, Tahran’da İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı Emir Ali Hacızade ile (Mehr)
İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, ABD ile müzakere yapmayı reddetti. Süleymani, ABD baskısının İran’ı müzakere masasına oturtmayı amaçladığını belirtirken, İran Meclis Başkan Ali Laricani de müzakere görüşmelerinin stratejik bir hata olacağını söyledi.
Kasım Süleymani dün, İran hükümetinin ABD tarafı ile müzakere etme isteğine ilişkin çeşitli taraflara mektuplar göndermesinin ardından müzakere masasına geri dönme olasılığı konularını ele aldı. Düşmanların ekonomik baskılarla İran'ı müzakere masasına çekmeye çalıştığını söyleyen Süleymani, mevcut şartlarda müzakerelerin teslimiyet olduğunu söyleyerek, “Kesinlikle bu zilleti kabul etmeyeceğiz” dedi.
“Dirençli ekonomi” vurgusu
Süleymaniye göre bu durumdan kurtulmanın en iyi çözümü, dirençli bir ekonomiye başvurmak. “Dirençli ekonomi” terimi, İran yatırımına bağlı, yabancı ülkelere bağlı olmayan ve uluslararası yaptırımlarla yüzleşmek için 2011 yılında İran Dini Lideri Ali Hamaney tarafından kullanıldı. Hamaney, Ruhani hükümetinin nükleer anlaşmasının uygulanmasının ardından dış yatırımı teşvik etme yönündeki isteklere karşı dirençli ekonomi stratejinin uygulanması gerektiğini yineledi.
Kasım Süleymani, "Düşmanlar, güvenlik sorunu ve ekonomik kriz yoluyla ülkemize darbe vurma amacındalar. Bu doğrultuda da tüm imkânlarını kullanıyorlar" diyerek, ekonomik baskının İran sokakları ve yönetim arasındaki ilişkiye etki ettiğini söyledi. Süleymani ayrıca, İran halkının özellikle bu konuda uyanık olması gerektiğini söyledi.
ABD’nin Batı ve Orta Asya’daki etkisinden bahseden Süleymani, “Onlar bugünkü İran'ın güçlü bir ülke olduğunu ve askeri ile güvenlik açısından yüksek seviyeye ulaştığını bilmeli. Düşmanlar ne kadar tehdit ederse onların (askeri ve güvenlik) maliyeti de artacaktır" ifadelerini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise ülkesinin ABD ile görüşmesinin yaptırımların kaldırılması ve 'yasadışı uygulamalar için özür dilenmesi' durumunda gerçekleşebileceğini söyleyerek, Trump’ın müzakere yapısını sorguladı.
Meclis Başkanı’ndan tepki
Öte yandan, İran Meclis Başkanı Ali Laricani dün yaptığı açıklamada, ABD ile müzakere etmenin stratejik bir hata olduğunu söyleyerek bu görüşe karşı çıktı. Fars haber ajansının Devrim Muhafızları Sözcülüğünden alıntıladığı haberde Laricani, ABD Başkanı Donald Trump’ı, İranlıları telsim almak ve aşağılamaya çalışmakla suçladı.
Laricani, İranlı tarafları basit düşünce sebebi ile ABD ile müzakere yapma çağrısını eleştirerek, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin önemsiz olduğunu, ABD’nin İran ile müzakere etmek için makul olmayan 12 şartı olduğunu belirtti.
Laricani, Tahran’ın siyasi meselelere yönelik müzakere edilmiş çözümlere karşı olduğu fikrini reddederek, ülkesinin Riyad ile müzakere kapısını kapatmadığını söyledi.
Öte yandan İran Petrol Bakanlığı'nın haber sitesinde yer alan açıklamaya göre İranlı üst düzey bir görevli, ABD'nin İran petrol sektöründeki yaptırımlarının, dünya ham petrol piyasalarının istikrarını tahrip edeceğini belirtti.
İran Petrol Bakanı Yardımcısı Amir Hüseyin Zamaninia, bu yaptırımların ABD’nin dünyadaki güç dengesini değiştirmeye çalışırken verdiği tepkilerin bir örneği olduğunu söyledi.



İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)

İran resmi haber ajansı IRNA, İran ile ABD arasında yeni bir görüşme planlanmadığını aktardı. Haber, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamasının ardından geldi.

IRNA, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta bulunan İran heyetine yakın bir kaynağın, heyetin “ABD ile müzakere yapma niyetinde olmadığını” söylediğini aktardı.

Trump ise pazar günü Axios’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde yeniden açma önerisini reddetmesinden bir gün sonra İran ile görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlamasını beklediğini söylemişti.

IRNA, “İran’ın görüş ve tutumlarının geçen salı günü Katarlı bir arabulucu aracılığıyla ABD tarafına açık ve net şekilde iletildiğini” bildirdi. İran heyetinin salı günü Tahran’a döneceği belirtildi.

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı ABD denizaltılarının avlanma alanı

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın yalnızca kapalı olmadığını, aynı zamanda “ABD denizaltılarının avlandığı bir yer” olduğunu ileri sürdü.

Muhibbi, pazartesi sabaha karşı IRNA tarafından yayımlanan mesajında, “Hürmüz Boğazı yalnızca kapalı değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından ABD denizaltılarının avlandığı bir yerdir” ifadelerini kullandı.

Muhibbi ayrıca, “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish denizaltısıydı. Son derece gelişmiş, otonom şekilde hareket eden, sonar cihazları ve hassas bir navigasyon sistemiyle donatılmış insansız bir denizaltı. Değeri milyonlarca dolar” dedi.

Tahran geçen hafta çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için bir plan sunmuştu.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip olan su yolu, yaklaşık yedi ay önce başlayan ve çıkmaza giren ABD-İran çatışmasının temel başlıklarından biri konumunda. İran o tarihten bu yana boğazı fiilen kapalı tutarken Washington da İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD-İran arasında dolaylı görüşme ihtimali

Axios ise konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Washington ile Tahran arasında pazartesi gününden itibaren dolaylı görüşmeler yapılabileceğini bildirdi. Bu ihtimal, ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerden birkaç gün sonra gündeme geldi.

İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ön koşul olarak tüm cephelerde, Lübnan da dahil olmak üzere, yedi gün boyunca çatışmaların durdurulmasını, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Donald Trump ise cumartesi günü Tahran’ın bu önerisini reddetti.

ABD, Hürmüz Boğazı’nda daha sonra bazı gemilerin saldırıya uğramasına rağmen 1 Eylül’den bu yana İran’a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemedi.


Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.